Toplam 23,601 Hadis
Konular

Giyim Kuşam Süs Kategorisi

İbn-Abbas (r.a.) nın şöyle dediği rivayet edildi: 

#10,022
«Kadın   için, saçına yün peruka takmakta  bir sakınca yoktur. Ancak yasak oian,  insan saçından olanıdır.» (a)   Bir rivayette şöyle dedi:  '   . «Saç dökülmüş ise peru'ka ku!lanma;kta bir sakınca yoktur.»

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife, Libas ve Zine Hn: 432/8

El-Heysem bir 'kişiden yaptığı rivayette şöyle dedi:

#10,021
«Ebu Kuhafe, Hz. Peygamber'in huzuruna geldiğinde sakalı iyice uza­mış ve yayılmıştı. Resulullah (SAVı) etiyle sakalı şeriflerinin enini ve boyunu göste­rerek: «— Onun sakalım şöylece alsaydıntzl» buyurdu.

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife, Libas ve Zine Hn: 431/7

Ebû Zerr'in şöyle dediği rivayet edildi: Nebî saüallahü aleyhi ve seİiem buyurdu ki:

#10,020
«Ağarmış   (saçların)   rengini   değiştirmede   kullandığımız şeylerin   en güzeli kına ve ketm (2) dir. (a)   Bir rivayette şöyle buyurdu: Saçların rengini değiştirmede kullandığınız şeylerin en güzeli kına ve ketendir.» (b)   Bir rivayette şöyle buyurdu: «Kına ve  ketem, ağarmış saçların rengini  değiştirmece  kullandığınız şeylerin en güzelerindendirler.» Ketem:  Bir  bitki .dalı  oiup  siyah saç boyası yapmada  kullanılırdı.

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife, Libas ve Zine Hn: 430/6

İbn Ömer'in şöyle dediği rivayet edildi: Resûiullah sallailahü aleyhi ve sellern buyurdu ki: 

#10,019
Saç (ve sakalınızı) kına  ile boyaym ve böylece yahudi ve hıristiyanlara muhalefet edin!»

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife, Libas ve Zine Hn: 429/5

Hz.  Ali  (K.V.) nifi şöyle dediği  rivayet edildi:

#10,018
«Resulullah saliatlahü aleyhi ve seilemin hane-i saadetlerinde üze­rinde mahlukat resmi bulunan bir örtü asılı idi. Cibril aleyhisselam Re-suiullah sailallahü aleyhi ve selleme gelişini tehir etti. Sonraki gelişinde Hz. Peygamber sordu: «— Bana güşin-e ne engel oldu?»  Cibril cevap verdi: «— Biz, içerisinde köpek ve resimler bulunan eve girmeyiz. Örtüyü topla ve asma; resimlerin başlarını kopar (sil) ve şu yavru köpeği de dı­şarı çıkar!» i1} I İçeride  bulunan   küçük  köpek,  henüz çocuk yaşta  olan  Hasan  ile Hüseyin haz­retlerinin   oynamaları   için  getirilmiş  olduğu, yapılan  rivayetlerden ani aşmaktadır.

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife, Libas ve Zine Hn: 428/4

Huzeyfe'nin şöyle dediği  rivayet edildi:

#10,017
«İpek ve dibac eibise giymeyi Hz. Peygamber nehy etti. Ve:  «Bunla­rı  afrirette ancak nasibi olmayan  kimse giyer» dedi.

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife, Libas ve Zine Hn: 427/3

Ebû Cuheyfe'nin   şöyle dediği  rivayet  ediidi:

#10,016
(Bir gün) elbisesi yerlere kadar uzanan bir adamın yanından Hz. Pey­gamber geçmiş,  elbisesini toplayarak adamın  omuzuna atmıştı.»

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife, Libas ve Zine Hn: 426/2

Ebû   Hüreyre'nin  şöyle dediği  rivayet edildi:

#10,015
«Resululiah saliallahü aleyhi ve sellemin, Şam yapısı bir kavuğu var­dı.- (a)   'Bir rivayette şöyle dedi: «Resulullah saliallahü aleyhi ve  sellem'in  Şam yapısı beyaz bir  ka­vuğu vardı.» .

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife, Libas ve Zine Hn: 425/1 

Utbe İbnu Abdi's-Sülemî radıyallahu anh anlatıyor:

#8,874 وعن عُتْبَةُ بن عبدِ السُّلَمِى رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]إسْتَكْسَيْتُ رَسُولَ اللّهِ فَكَسَانِي خَيْشَتَيْنِ. فَلَقَدْ رَأيْتُنِي وَأنَا أكْسِي أصْحَابِي[. أخرجه أبو داود .
"Resulullah'dan beni giydirmesini talep ettim. Bunun üzerine bana iki parça hayşe (adi keten) bezi giydirdi. Kendimi, bununla arkadaşlarım arasında en iyi giyinmiş gördüm." 

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/92.  [Ebu Dâvud, Libâs 6, (4032).]

1. (5296)-Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor:

#8,873 عن عائشة رَضِيَ اللّهُ عَنْها قالت: ]صَنَعْتُ لِرَسُولِ اللّهِ # بُرْدَةً سَوْدَاءَ فَلَبِسَهَا، فَلّمَا عَرِقَ فيهَا وَجَدَ مِنْهَا رِيحَ الصُّوفِ، فَقَذَفَهَا، وَكَانَ تُعْجِبُهُ الرِّيحُ الطَّيِّبَةُ[. أخرجه أبو داود .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a siyah bir bürde (hırka) yaptım, bunu giydi. İçinde terlediği zaman ondan yün kokusu hissetti. Bunun üzerine o hırkayı çıkarıp attı. Aleyhissalatu vesselam güzel kokudan hoşlanırdı." 

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/87. [Ebu Dâvud, Libâs 22, (4074).]

Süveyd İbnu Gafele anlatıyor: 

#8,872 وعن سُوَيْدُ بنِ غَفَلَةَ قَالَ: ]خَطَبَ عُمَرُ رَضِيَ اللّهُ عَنْه بِالْجَابِيَةِ، فقَالَ: نَهى رَسُولُ اللّهِ # عَنْ لُبْسِ الْحَرِيرِ إَّ مَوْضِعَ إصْبَعٍ أوْ إصْبعَيْنِ أوْ ثَثٍ أوْ أربَعٍ[. أخرجه مسلم .
 "Hz. Ömer (radıyallahu anh) el-Cabiye'de halka hitap ederek: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) iki, üç veya dört parmak yeri hariç, ipek giymeyi yasaklamıştı!" dedi."

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/85.  [Müslim, Libas 12, (2069).]

Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor:

#8,871 وعن أنسٍ رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]رَخَّصَ رَسُولُ اللّهِ # لِلزُّبَيْرِ بْنِ الْعَوَّامِ وَعَبْدِالرَّحْمنِ بْنِ عَوْفٍ رَضِيَ اللّهُ عَنْهما في لُبْسِ الْحَرِيرِ لْحِكَّةِ كَانَتْ بِهَمَا[. أخرجه الخمسة .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) Zübeyr İbnu'l-Avvam ve Abdurrahman İbnu Avf (radıyallahu anhüma) için kendilerindeki uyuz sebebiyle ipekli giymelerine izin verdi."

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/83.

İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: 

#8,870 عن ابن عبّاسٍ رَضِيَ اللّهُ عَنْهما قال: ]إنَّمَا نَهى رَسُولُ اللّهِ # عَنِ الثَّوْبِ المُصْمَتِ مِنَ الْحَرِيرِ، وَأمَّا الْعِلْمُ وَسَدى الثَّوْبِ فََ بَأسَ بِهِ[. أخرجه أبو داود .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) saf ipekten yapılmış elbiseyi yasakladı. Ama alem olarak konan ve kumaşın direzisinde kullanılan ipeğe yasak yoktur."

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/83.  [Ebu Davud, Libas 12, (4055).]

Müslim'in bir diğer rivayetinde şöyle denmiştir. 

#8,869 وفي رواية لمسلم: ]أنَّ أُكَيْدِرَ دُومَةِ الْجَنْدَلِ أهْدَى الى النّبَىِّ # ثَوْبَ حَرِيرٍ فأعْطَاهُ عَلِيّاً، وقَالَ: شَقِّقْهُ خُمُراً بَيْنَ الْفَواطِمَ[.»والفواطم« جمع فاطمة، وهن: فاطمة الزهراء بِنْتِ رَسُولِ اللّهِ #، وفاطمة بنت أسد: أم علي بن أبي طالب، وفاطمة بنت حمزة. وقيل الثالثة فاطمة بنت عتبة ابن ربيعة، وكانت قد هاجرت.»الحُلةُ السِّيراءُ« المخططة بابريسم والقز.و»أطَرْتُهَا« شققتها وقسمتها بينهن .
Dumetu'l-Cendel şefi Ukeydir, Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a ipek bir elbise hediye etti. Aleyhissalatu vesselam da onu Hz. Ali (radıyallahu anh)'ye verdi ve: "Bunu Fatımalar arasında taksim et!" buyurdular. "

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/82. [Müslim, Libas 18, (2071).]

Ümmü Halid Bintu Halid İbni Said İbni'l-As (radıyallahu anhümâ) anlatıyor

#8,868 عن أمّ خَالِدْ بِنْتُ خَالِد بن سعيد بن العاص رَضِيَ اللّهُ عَنْهما قالت: ]أُتِىَ رَسُولَ اللّهِ # بِثِيَابٍ فيهَا خَمِيصَةٌ سَوْدَاءُ. فقَالَ: مَنْ تَرَوْنَ أكْسُو هذهِ؟ فَسَكَتُوا. فقَالَ: اِئْتُونِى بِأُمِّ خَالِدٍ فَأُتِىَ بِِى، فَألْبَسْنِيهَا بِيَدِهِ، وقَالَ: أبْلى وَأخْلِقِى مَرَّتَيْنِ، وَجَعَلَ يَنْظُرُ الى عَلَمِ الْخَمِيصَةِ وَيُشِيرُ بِيَدِهِ اليّ، وَيَقُولُ: يَا أمَّ خَالِدٍ هذَا سَناً يَا أمَّ خَالِدٍ هذَا سَنّاً. وَالسَّنَا بِلِسَانِ الْحَبَشَةِ: الْحَسَنُ[. أخرجه البخاري وأبو داود.»أخلقى« بالفاء والقاف.و»الخميصةُ« كساء اسود له علم، فإن لم يكن له علم فليس بخميصة .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a benekli siyah bir giysi getirilmişti. "Bunu kime giydirmemi uygun bulursunuz?" buyurdular. Herkes susmuştu. "Bana ümmü Halid'i getirin!" emrettiler. Beni yanına götürdüler. Giysiyi elleriyle bana giydirdi ve sonra da: "Üstünde eskit, üstünde eskit!" diye iki sefer tekrarladılar. Siyah kumaşın beneğine bakıyor, eliyle de bana işaret ediyor ve: "Ey Ümmü Halid! Bu senna (güzel), ey Ümmü Halid bu senna!" diyordu. Senna, Habeşistan dilinde güzel demekti." 

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/77. [Buhârî, Libas 22, 32, 188; Menakıbu'l-Ensar 37, Edeb 17; Ebu Davud, Libas 1.]

Benî Esed'den bir kadın anlatıyor:

#8,867 وعن اِمْرَأةٍ من بَنِى أسد قالت: ]كُنْتُ يَوْماً عِنْدَ زَيْنَبَ امْرَأةِ النّبِىِّ # وَنَحْنُ نَصْبُغُ ثِيَاباً لَهَا بِمَغْرَةٍ، فَبَيْنَا نَحْنُ كذلِكَ إذْ طَلَعَ عَلَيْنَا رَسُولُ اللّهِ # فَلَمَّا رَأى الْمَغْرَةَ رَجَعَ. فَلَمَّا رَأَتْ زَيْنَبُ رَضِيَ اللّهُ عَنْها ذلِكَ عََلِمَتْ أنَّهُ كَرِهَ ذلِكَ. فَغَسَلَتْ ثِيَابَهَا وَوَارَتْ كُلَّ حُمْرَةٍ! فَرَجَعَ؛ فَاطَّلَعَ. فَلَمَّا لَمْ يَرَ شَيْئاً دَخَلَ[. أخرجه أبو داود .
"Bir gün, Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'ın zevcelerinden Zeyneb'in yanında idim ve kızıl toprakla onun elbiselerini boyuyorduk. Biz bu işle meşgulken Resulullah Aleyhissalatu vesselam çıkageldi. Ancak kızıl toprağı görünce geri döndü. Zeynep bu hali görünce, Aleyhissalatu vesselam'ın bunu mekruh addettiğini anladı ve derhal elbiselerini yıkadı ve bütün kırmızılığı örttü. Aleyhissalatu vesselam geri döndü ve aniden geldi. (Boyadan) hiçbir şey görmeyince içeri girdi." 

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/73. [Ebu Davud, Libas 20, (4071).]

Hilal İbnu Amir babasından naklediyor:

#8,866 عن هلِ بن عامرٍ عن أبيه قال: ]رَأيْتُ رَسُولَ اللّهِ # بِمِنىً يَخْطُب، وَعَلَيْهِ بُرْدٌ أحْمَرُ، وَهُوَ عَلى بَغْلَتِهِ، وَعَلِىٌّ رَضِيَ اللّهُ عَنْه أمَامَهُ يُعَبِّرُ عَنْهُ[. أخرجه أبو داود .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'ı Mina'da halka hitap ederken gördüm. Sırtında kırmızı bir bürde vardı ve katırının üzerinde idi. Hz. Ali (radıyallahu anh) de önüne durmuş, Aleyhissalatu vesselam'ın söylediklerini tekrarlıyordu."

brahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/71. [Ebu Davud, Libas 21, (4073).]

Abdülvahid İbnu Eymen babasından anlatıyor:

#8,865 وعن عبدُ الواحِدِ بْنِ أيْمَنْ عَنْ أبيه قال: ]دََخَلْتُ عَلى عَائِشَةَ رَضِيَ اللّهُ عَنْها وَعَلَيْهَا دِرْعٌ قِطْرِىٌّ ثَمَنُ خَمْسَةِ دَرَاهِمَ فقَالَت: اِرْفَعْ بَصَرَك الى جَارِيَتِى فإنَّهَا تَزْهَى أنْ تَلْبِسَهُ في الْبَيْتِ، وَقَدْ كَانَ لِى مِنْهَا دِرْعٌ على عَهْدِ رَسولِ اللّهِ # فَمَا كَانَتِ امْرَأةٌ تُقَيِّنُ بِالْمَدِينَةِ إَّ أتَتْ اليّ تَسْتَعِيرُهُ[. أخرجه البخاري.»اَلدُّرُوعُ الْقِطِرِّيَةُ« دروع حمر لها أعم فيها بعض الخشونة، وقيل هى حلل جياد تحمل من قبل البحرين.و»تَزَهى« أى تتكبر.و»تُقيِّنُ« أى تزين للدخول على زوجها .
"Hz. Aişe'nin yanına girdim. Üzerinde kalın Yemen bezinden yapılmış fiyatı beş dirhem olan bir elbise bulunuyordu. Hz Aişe: "Gözünü cariyeme kaldır da ona bir bak! Zira o şimdi benim giydiğim şu elbiseyi evin içinde giymekten arlanır. Halbuki, Resulullah (aleyhissalatu vesselam) zamanında benim o (kaba kumaş)tan bir elbisem vardı. Medine'de zifaf için süslenen her kadın gelip o elbiyi benden iareten alırdı." 

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/69.  [Buhârî, Hibe 34.]

İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ) anlatıyor:

#8,864 وعن أبي زميل قال: حَدّثَنَا ابنِ عبّاسٍ رَضِيَ اللّهُ عَنْهما قال: ]لَمّا خَرَجَتِ الْحَرُورِيّةُ أتَيْتُ عَلِيّاً رَضِيَ اللّهُ عَنْه. فقَالَ: ائْتِ هؤَُءِ الْقَوْم، فَلَبِسْتُ أحْسَنَ مَا يَكُونُ مِنْ حُلَلِ الْيَمَنِ، قَالَ أبُو زُمَيْلٍ: وَكَانَ ابْنُ عَبّاس رَجًُ جَمِيً جَهِيراً. قَالَ ابْنُ عَبّاس: فأتَيْتُهُمْ فقَالُوا: مَرْحَباً بِكَ يَا ابْنُ عَبّاس، مَا هذهِ الْحُلّةُ؟ قُلْتُ: مَا تَعِيبُونَ عَلَىَّ؟ لََقَدْ رَأيْتُ عَلى رَسُولِ اللّهِ # أحْسَنَ مَا يَكُونُ مِنَ الْحُلَلِ[. أخرجه أبو داود .
"Haruriyye (denen Hariciler) çıktığı zaman Hz. Ali (radıyallahu anh)'nin yanına geldim. Bana: "Şu adamlara bir uğra!" dedi. Ben de mevcut Yemen hullelerinin en güzelini giydim." Ebu Zümeyl der k: "İbnu Abbas yakışıklı ve gür sesli biriydi." İbnu Abbas der ki: "Harurilerin yanına vardım. Bana: "Hoş geldin ey İbnu Abbas! Bu takımın da ne?" dediler. Ben: "Beni ayıplıyor musunuz? Ben Resulullah (aleyhissalatu vesselam) üzerinde mümkün olan en güzel elbiseyi gördüm!" dedim."

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/68-69. [Ebu Davud Libas 8, (4037).]

İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor:

#8,863 وعن ابن عمر رَضِيَ اللّهُ عَنْهما قال: ]نَهى رَسُولُ اللّهِ #: عَنْ هَاتَيْنِ اللِّبْسَتَيْنِ: اَلْمُرْتَفِعَةِ، وَالدُّونِ[. أخرجه رزين .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) şu iki kıyafeti yasakladı: Çok yüksek kıyafet, çok düşük kıyafet."

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/65. [Rezin tahriç etmiştir.]

Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor:

#8,862 وعن جابرٍ رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]نَظَرَ رَسُولُ اللّهِ #: الى صَاحِبِ لَنَا يَرْعى ظَهْراً لَنَا وَعَلَيْهِ بُرْدَانِ قَدْ أخْلَقَا. فَقَالَ: أمَالَهُ غَيْرُ هذَيْنِ؟ قَلْتُ: بَلى لَهُ ثَوْبَانِ في الْعَيْبَةِ كَسَوْتُهُ إيّاهُمَا. فقَالَ: ادْعُهُ، فَلْيَلْبَسْهُمَا، فَلَبِسَهُمَا. فَلَمَّا وَلّى؛ قَالَ رَسُولُ اللّهِ #: مَالَهُ؟ ضَرَبَ اللّهُ عُنُقَهُ. ألَيْسَ هذَا خَيْراً؟ فَسَمِعَهُ الرَّجُلُ فقَالَ: في سَبِيلِ اللّهِ يَا رَسُولَ اللّهِ؟. فقَالَ: في سَبِيلِ اللّهِ. فَقُتِلَ الرَّجُلُ في سَبيلِ اللّهِ[. أخرجه مالك .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam), bize binek hayvanlarımızı güden bir adamımızı gördü. Üzerinde eskimiş (çizgili) iki parçalı giysi vardı. "Onun bu eskilerden başka giyeceği yok mu?" buyurdular. Evet var dedim. Çamaşır torbasında iki giysisi daha var, ben onları giydirmiştim." "Öyleyse çağır onu da, bunları giysin!" emrettiler. (Çağırdım, emr-i Nebeviyi söyledim, o da onları giyindi. Geri gitmek üzere dönünce, Aleyhissalatu vesselam: "Nesi var (da bu yenileri giymiyor?) Allah boynunu vurasıca! Bu daha hoş değil mi?" buyurdular. Adam bu sözü işitti ve: "Allah yolunda mı (boynum vurulsun) ey Allah'ın Resulü?" dedi. "Evet buyurdular, Allah yolunda!" Adam Allah yolunda öldürüldü. 

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/64-65 [Muvatta, Libas 1, (2, 910).]

Muhammed İbnu Yahya İbnu Hibban anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

#8,861 وعن محمّد بن يحيى بن حِبّانٍ قال: ]قَالَ رَسُولُ اللّهِ #: مَا عَلى أحَدِكُمْ إنْ وَجَدَ سَعَةَ أنْ يَتَّخِذَ ثَوْبَيْنِ لِيَوْمِ الْجُمْعَةِ غَيْرُ ثَوْبى مِهْنَتِهِ[. أخرجه أبو داود.»المهنة« الخدمة ومعاناة ا‘شغال .
"Sizden biri bolluğa erince iş elbisesinden başka bir de cum'a elbisesi edinirse üzerine (bir vebal) yoktur."

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/64. [Ebu Davud, Salat 219, (1078); İbnu Mace, İkametu's-Salat 82, (1095).]

Hz. İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

#8,860 وعن ابن عمر رَضِيَ اللّهُ عَنْهما قال: ]قَالَ رَسُولُ اللّهِ #: مَنْ لَبِسَ ثَوْبَ شُهْرَةٍ ألْبَسَهُ اللّهُ ثَوْبَ مَذَلَّةٍ؛ وفي رواية: ألْبَسَهُ اللّهُ أيَّاهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ثُمَّ ألْهَبَ فيهِ النّارَ[. أخرجه الرواية ا‘ولى أبو داود، والثانية رزين.»ثَوْبُ الشّهْرَةِ« هو الذي إذا لبسه ا“نسان افتضح به اشتهر بين الناس، والمراد به ما يجوز للرجال لبسه شرعاً و عرفاً .
"Kim şöhret elbisesi giyerse Allah ona zillet elbisesi giydirir." Bir rivayette de şöyle denmiştir: "...Kıyamet günü Allah ona onun aynısını giydirir, sonra içinde ateşi tutuşturur." 

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/62. [Ebu Davud, Libas 5, (4029), 4030).]

Hz. Ebu Hureyre (radıyallahu anh) anlatıyor: 

#8,859 وعن أبي هريرة رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]لَعَنَ رَسُولُ اللّهِ #: اَلرَّجُلَ يَلْبَسُ لِبْسَةَ الْمَرْأة، وَالْمَرْأةَ تَلْبَسُ لِبْسََةَ الرَّجُلِ[. أخرجه أبو داود.
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) kadın elbisesini giyen erkeğe ve erkek elbisesini giyen kadına lanet etti." 

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/61. [Ebu Davud, Libas 31, (4098).]

İbnu Ebi Müleyke anlatıyor: 

#8,858  وعن ابن أبي مُلَيْكَةَ قَالَ: ]قِيلَ لِعَائِشَةَ رَضِيَ اللّهُ عَنْها. هَلْ تَلْبَسُ الْمَرأةُ النّعْلَ؟ فقَالَتْ: قَدْ لَعَنَ رَسُولُ اللّهِ # الرَّجُلَةَ مِنَ النّسَاءِ[. أخرجه أبو داود.»اَلْمُترجِّلَةُ« من النّساءِ: هِىَ الّتِي تشبّه بالرجال في هيئتهم وأحوالهم وأخقهم وأفعالهم .
"Hz. Aişe (radıyallahu anha)'ye: "Kadın (erkeğe mahsus) ayakkabı giyer mi?" diye sorulmuştu: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) kadınlardan erkekleşenlere lanet etti!" diye cevap verdi."

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/60. [Ebu Davud, Libas 31, (4099).]

Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor:

#8,857 وعن جابرٍ رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]قَالَ رَسُولُ اللّهِ # في غَزْوَةِ غَزَوْنَاها: اِسْتَكْثِرُوا مِنَ النِّعَالِ فإنَّ الرَّجُلَ َ يَزَالُ رَاكِباً مَا انْتَعَلَ[. أخرجه مسلم وأبو داود .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam), katıldığımız bir gazvede buyurdular ki: "Ayakkabıları çoğaltın. Çünkü kişi ayakkabı giydiği müddetçe binmeye devam eder." 

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/58. [Müslim, Libas 66, (2096); Ebu Davud, Libas 44, (4133).]

İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ) diyor ki: 

#8,856  وعن ابن عبّاسٍ رَضِيَ اللّهُ عَنْهما قال: ]مِنَ السُّنَّةِ إذَا جَلَسَ الرَّجُلُ أنْ يَخْلَعَ نَعْلَيْهِ فيَضَعَهُمَا بِجَنْبِهِ[. أخرجه أبو داود .
"Kişi oturduğu zaman, ayakkabılarını çıkarıp (sol) yanına koyması sünnettir." 

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/58. [Ebu Davud, Libas 44, (4138), Salat 89, (648).]

Hz. Ebu Hureyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

#8,855 عن أبي هريرة رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]قَالَ رَسُولُ اللّهِ #: إذَا انْتَعَلَ أحَدُكُمْ فَلْيَبْدَأ بِالْيُمْنَى، وَإذَا خَلَعَ فَلْيَبْدَأ بِالشِّمَالِ[ .
"Biriniz ayakkabı giyince sağdan başlasın, çıkarırken de soldan başlasın [ya ikisini birlikte giysin, ya ikisini birlikte çıkarsın.]" 

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/56. [Müslim, Libas 67, (2097).]

İmam Malik rahimehullah'a ulaştığına göre, 

#8,854  وعن مالك: ]أنَّهُ بَلَغَهُ أنَّ أَمةً كَانَتْ لِعَبْدِ اللّهِ بْنِ عُمَرَ رَآهَا عُمَرُ وَقَدْ تَهَيّأتْ بِهَيْئَةِ الْحَرَائِرِ فَأنْكَرَ ذلِكَ عَلَيْهَا[ .
hürlerin kıyafetine bürünmüş vaziyette görünce bu davranışını normal karşılamayıp müdahale etti. [Kızı Hafsa'nın yanına girip: "Oğlan kardeşinin cariyesini halkın içine karışmış görmedin mi, hürlerin kıyafetine bürünmüş değil mi?" dedi ve Hz. Ömer bu hali hoş karşılamadı.]" 

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/56.  [Muvatta, İsti'zan 44, (2, (981).]

İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ) anlatıyor:

#8,853 وعن ابن عبّاسٍ رَضِيَ اللّهُ عَنْهما قال: ]كَانَتْ أُمُّ سَلَمَةَ رَضِيَ اللّهُ عَنْها َ تَضْعُ جِلْبَابَهَا عَنْهَا وَهِيَ في الْبَيْتِ طَلَباً لِلْفَضْلِ[. أخرجه رزين .
"Ümmü Seleme (radıyallahu anha), evinde iken de cilbabesini (başörtüsünü) fazilet ümidiyle üzerinden hiç çıkarmazdı." [Rezin tahric etti.]

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/56.

Dihye el-Kelbî (radıyallahu anh) anlatıyor: 

#8,852 وعن دِحْيَةُ الْكَلْبِى رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]أُتِىَ رَسُولُ اللّهِ # بِقَبَاطِىَّ فَاَعْطَانِى قُبْطِيَّةً. وَقَالَ: اصْدَعْهَا صِدْعَيْنِ، فَاقْطَعْ إحْدَاهُمَا قَمِيصاً، وَأعْطِ اَخرَ امْرَأتَكَ تَخْتَمِرُ بِهِ، وَلْتَجْعَلْ تَحْتَهُ ثَوْباً َ يَصِفُهَا[. أخرجه أبو داود.»القَباطىُّ« ثياب رقاق بيض بمصر، واحدتها قبطية بضم القاف، وأما بكسر القاف فمنسوب الى القبط، الجيل المعروف.و»الصَّدع« الشق: أي شقها نصفين، وكل واحد منهما صدع بكسر الصاد، وأما بالفتح فهو المصدر
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a (Mısır'dan), (beyaz renkli ve ince olan) kubati kumaşlar getirilmişti. Bana ondan bir kupon verdi ve: "Bunu ikiye böl, bir parçayı kendine kamis yap, diğerini hanımına ver. Bununla kendine bürgü yapsın!" buyurdular. (Ayrılmak üzere Dıhye) geri dönünce: "Hanımına söyle, bunun altına bir astar koysun da bedenini vasfetmesin!" buyurdular."

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/55. [Ebu Davud, Libas 39, (4116).]

Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor:

#8,851 وعن عائشة رَضِيَ اللّهُ عَنْها قالت: ]دَخَلَتْ أسْمَاءُ بِنْتُ أبي بَكْرٍ رَضِيَ اللّهُ عَنْه على رَسُولِ اللّهِ # وَعَلَيْهَا ثِيَابٌ رِقَاقٌ فَأعْرَضَ عَنْهَا. وَقَالَ: يَا أسْمَاءُ! إنَّ الْمَرْأةَ إذَا بَلَغَتِ الْمَحِيضَ لَمْ يَصْلُحْ أنْ يُرَى مِنْهَا إَّ هذَا وَهذا، وأشَارَ الى وَجْهِهِ وَكَفّيْهِ[. أخرجه أبو داود .
"Esma Bintu Ebi Bekr (radıyallahu anhüma), üzerinde ince bir elbise olduğu halde Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'ın huzuruna girmişti. Aleyhissalatu vesselam, ondan yönünü ters istikamete çevirdi ve: "Ey Esma! Kadın hayız yaşına girdi mi ondan sadece şunun ve şunun dışında hiçbir yerinin görünmesi caiz değildir!" dedi ve yüzü ile ellerini işaret etti." 

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/54.  [Ebu Davud, Libas 34, (4104).]

Ümmü Seleme (radıyallahu anhâ) anlatıyor:

#8,850 عن أُمُّ سلَمةَ رَضِيَ اللّهُ عَنْها قالت: ]لَمَّا نَزَلَ قَوْلُهُ تَعالى: يُدْنِىنَ عَلَيْهِنَّ مِنْ جََبِيبِهِنَّ. خَرَجْنَ نِسَاءُ ا‘نْصَارِ كَأنَّ عَلى رُؤُسِهِنَّ الْغِرْبَانَ مِنَ ا‘كْسِيَةِ[. أخرجه أبو داود .
"Cenab-ı Hakkın şu (mealdeki) kavl-i şerifleri indiği zaman, "Ey peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve mü'minlerin hanımlarına söyle. Evlerinden çıktıklarında dış örtülerini üzerlerine alsınlar." (Ahzab 59) Ensar kadınları başlarında (siyah) örtüden kargalar taşıyor oldukları halde dışarı çıkarlardı."

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/54.  [Ebu Davud, Libas 32, (4101).]

Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor:

#8,849  عن جابر رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]رَأيْتُ رَسُولَ اللّهِ # وَهُوَ مُحْتَب بِشَمَلَةٍ قَدْ وَقَعَ هُدْبُهَا عَلى قَدَمَيْهِ[. أخرجه أبو داود .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'ı bir örtü ile ihtiba etmiş gördüm. Örtünün saçağı ayaklarının üzerine dökülmüştü." 

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/52. [Ebu Davud, Libas 23, (4075).]

İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: 

#8,848 وعن ابن عمر رَضِيَ اللّهُ عَنْهما قال: ]مَا قَالَ رَسُولُ اللّهِ # في ا“زَارِ فَهُوَ في الْقَمِيصِ[. أخرجه أبو داود .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) izar hakkında ne söylemişse o, kamis hakkında da muteberdir." 

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/50. [Ebu Davud, Libas 30, (4095).]

Alâ İbn Abdirrahman babasından naklediyor: 

#8,847 وعن الْعََءِ بن عبدالرّحمنِ عن أبيهِ قال: ]سَألْتُ أبَا سَعيدٍ رَضِيَ اللّهُ عَنْه عنِ ا“زارِ. فقَالَ: عَلى الخَبِيرِ سَقَطْتَ قَالَ رَسُولُ اللّهِ #: أُزْرَةُ الْمُؤْمِنِ الى نِصْفِ السَّاقِ، وََ جُنَاحَ عَلَيْهِ فِيمَا بَيْنَهُ وَبَيْنَ الْكَعْبَيْنِ، وَمَا كَانَ أسْفَلَ مِنْ ذلِكَ فَهُوَ في النّارِ، وَمَنْ جَرَّ إزَارَهُ بَطَراً لَمْ يَنْظُرِ اللّهُ إلَيْهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ[. أخرجه مالك وأبو داود. ولم يقل أبو داود: يَوْمَ الْقِيَامَةِ .
"Ebu Said (radıyallahu anh)'e izar hakkında sordum. Dedi ki: "Tam bilene düştün! Resulullah (aleyhissalatu vesselam) şöyle demişti: "Mü'minin izarı bacağın yarısına kadar uzanmalıdır. Burası ile topuklar arasında olmasının da bir günahı yok. Ama topuktan aşağı inen kısım ateştedir. Kim de, gururla izarını (yerde) sürürse kıyamet günü Allah ona (rahmet) nazarı ile bakmaz." Ebu Davud'un rivayetinde "kıyamet günü" ibaresi mevcut değildir.

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/49. [Muvatta, Libas 12, (2, 914, 915); Ebu Davud, Libas 30, (4093); İbnu Mace, Libas 7, (3573).]

Abdurrahman İbnu Avf (radıyallahu anh) anlatıyor: 

#8,846 وعن عبدِالرّحمن بن عوف رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]عَمَّمَنِى رَسُولُ اللّهِ # بِعَمَامَةٍ فَسَدَلَهَا مِنْ بَيْنِ يَدَيَّ وَمِنْ خَلْفِي أصَابِعَ[. أخرجه أبو داود
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bana bir sarık sardı, onu önümden ve arkamdan birkaç parmak sarkıttı." 

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/47. [Ebu Davud, Libas 24, (4079).]

Ebu'l-Müleyh babası (radıyallahu anh)'tan anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm):

#8,845 عن أبي الْمُلَيْح عن أبيه رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]قَالَ رَسُولُ اللّهِ #: اِعْتَمُّوا تَزْدَادُوا حِلْماً؛ قَالَ: وَقَالَ عَلىٌّ رَضِيَ اللّهُ عَنْه: اَلْعَمَائِمُ تِيجَانُ العَرَبِ[. أخرجه أبو داود .
"Sarık sarın da hilminiz ziyadeleşsin!" buyurdular. Ravi devamla der ki: "Hz. Ali (radıyallahu anh) da: "Sarıklar Arapların taçlarıdır" buyurdular."

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/46. [NOT: Hadis, Teysir'de Ebu Davud'a nisbet edilmiş ise de, onda mevcut değildir. Camiu's-Sağir'de mevcuttur (1, 555).]

Enes r.a. dedi ki:

#846 “كَانَ أَحَبَّ الثِّيَابِ إِلَى رَسُولِ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَلْبَسُهَا الحِبَرَةُ”
“Rasülullah (s.a.v.)’e elbiselerin en sevimli ve hoş geleni Yemen tarafında dokunan çizgili bir nevi pamuklu kumaştı.”

Tirmizi, Libas: 45 Hn: 1787; Ebu Davud, Libas: 12 ve diğerleri. Tirmizi: Bu hadis hasen sahih garibtir.

Huzeyfe r.a. dedi ki:

#842 أَخَذَ رَسُولُ اللَّهِ بِعَضَلَةِ سَاقِي أَوْ سَاقِهِ، فَقَالَ: هَذَا مَوْضِعُ الْإِزَارِ ، فَإِنْ أَبَيْتَ فَأَسْفَلَ، فَإِنْ أَبَيْتَ فَلَا حَقَّ لِلْإِزَارِ فِي الْكَعْبَيْنِ
“Rasülullah (s.a.v.), inciğimin veya kendi inciğinin kasını tutarak işte elbisenin yeri burasıdır. Bunu kabul etmez isen biraz daha aşağısıdır. Bunu da kabul etmez isen elbisenin topuklarda hakkı yoktur.”

Buhari, Libas: 5; Tirmizi, Libas 41 Hn: 1783; Ebu Davud, Libas: 25 ve diğerleri.ž Tirmizi: Bu hadis hasen sahihtir. Sevrî ve Şu’be bu hadisi Ebû İshâk’tan rivâyet etmişlerdir.

Abdullah b. Büşr rahimullah'dan rivayet edildiğine göre, şöyle dedi: Ebu Keşbe el Enmar r.a’den işittim şöyle diyordu:

#841 كَانَتْ كِمَامُ أَصْحَابِ رَسُولِ اللَّهِ بُطْحًا
“Rasülullah (s.a.v.)’in ashabının elbiselerinin kolları (yenleri) genişti.”

Tirmizi, Libas 40 Hn: 1782; Usdul Gabe Hn: 1956. Tirmizi: Bu hadis münker olup pek hoş karşılanmaz. Abdullah b. Büşr; Basralı olup hadisçiler yanında zayıf kabul edilir. Yahya b. Saîd ve başka hadisçiler zayıf kabul etmişlerdir. “Buth” geniş demektir.

Aişe r.a'dan rivayet edildiğine göre dedi ki: Rasülullah (s.a.v.) bana şöyle buyurdu:

#839 إِذَا أَرَدْتِ اللُّحُوقَ بِي فَلْيَكْفِكِ مِنَ الدُّنْيَا كَزَادِ الرَّاكِبِ وَإِيَّاكِ وَمُجَالَسَةَ الْأَغْنِيَاءِ وَلَا تَسْتَخْلِقِي ثَوْبًا حَتَّى تُرَقِّعِيهِ
“Cennet’te bana ulaşmak istiyorsan dünyadan bir yolcunun azığı kadarı sana yetsin zenginlerle beraber olmaktan sakın elbiseyi yama yapıncaya kadar eskimiş sayma.” Tirmizi der ki: “Zenginlerle beraber olmaktan sakın” sözünün manası Ebu Hüreyre’den rivayet edilen: “Bir kimse yaratılışta ve rızıkta kendisinden üstün olan bir kimseyi görürse kendinden aşağı olan ve kendisinin ondan üstün olduğu kimseye baksın ki bu bakış Allah’ın nimetini hor görmemesi için daha uygundur” hadisine yakındır. Avn b. Abdullah’tan rivayete göre, şöyle demiştir: “Zenginlerle arkadaş oldum kendimden daha kederli kimse görmedim. Hayvanımdan daha üstün hayvan, elbisemden daha üstün elbise görüyorum. Sonra fakirlerle arkadaş oldum da rahatladım. Bu iki haber: “Zenginlerle beraber olunmaması gerektiğini” en güzel biçimde açıklamaktadır.

Tirmizi, Libas 38 Hn: 1780; Tirmizi: Bu hadis garibtir. Bu hadisi sadece Salih b. Hassân’ın rivâyetiyle bilmekteyiz. Muhammed’den işittim diyordu ki: Salih b. Hassân’ın hadisleri münker olup pek makbul sayılmaz. İbn ebî Zibin kendisinden hadis rivâyet ettiği Salih b. Ebî Hassân ise güvenilen bir kimsedir.

Usame bin Umeyr r.a'dan:

#830 أَنّ النَّبِيَّ " نَهَى عَنْ جُلُودِ السِّبَاعِ أَنْ تُفْتَرَشَ
“Peygamber (s.a.v.), yırtıcı hayvan derilerini döşeme yaparak kullanmayı yasaklamıştır.” Tirmizi der ki: ž Muhammed b. Beşşar, Yahya b. Said vasıtasıyla Said’den, Katade’den, Ebu’l Melih’den bize rivayet etti: “Rasulullah (s.a.v.) yırtıcı hayvan derilerini döşeme ve giyim olarak kullanmayı yasakladı. Muhammed b. Beşşar, Muaz b. Hişam vasıtasıyla babam bana aktardı. Katade’den Ebu’l Melih’den rivayet ederek “Rasulullah (s.a.v.), yırtıcı hayvan derilerinin kullanılmasını hoş görmezdi.”

Tirmizi, Libas 32 Hn: 1771; Ebu Davud, Libas: 40. Tirmizi: Saîd b. Ebû Arûbe’den başkasının bu hadisin senedinde; “Ebul Melîh’den ve babasından” dediğini bilmiyoruz. Muhammed b. Beşşâr, Muhammed b. Cafer vasıtasıyla Şu’be’den, Yezîd er Rişk’den, Ebû’l Melîh’den rivâyet ederek: “Rasûlullah (s.a.v.), yırtıcı hayvanların derilerini kullanmayı yasakladı” demiştir. Bu rivâyet daha sahihtir.

Mugire b. Şube r.a'den:

#827 أَنّ النَّبِيَّ : لَبِسَ جُبَّةً رُومِيَّةً ضَيِّقَةَ الْكُمَّيْنِ
“Peygamber (s.a.v.), yenleri (kol ağızları) dar Rum cübbesi giymişti.”

Buhari, Libas: 10; Tirmizi, Libas 30 Hn: 1768 ve diğerleri. Tirmizi: Bu hadis hasen sahihtir.

Ebu Said r.a. dedi ki: Rasülullah (s.a.v.) yeni bir elbise giydiği zaman o elbiseyi sarık gömlek vs. olarak ismini belirtir ve şöyle dua ederdi:

#826 اللَّهُمَّ لَكَ الْحَمْدُ، أَنْتَ كَسَوْتَنِيهِ، أَسْأَلُكَ خَيْرَهُ وَخَيْرَ مَا صُنِعَ لَهُ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّهِ وَشَرِّ مَا صُنِعَ لَهُ
“Allah’ım sana hamdolsun, bunu bana sen giydirdin senden bu elbisenin hayrını ve hayırda kullanılmasını istiyorum şerrinden ve şerde kullanılmasından da sana sığınırım.”

Tirmizi, Libas 29 Hn: 1767; Ebu Davud, Libas: 1 ve diğerleri. Tirmizi: Bu konuda Ömer r.a. ve İbn Ömer’den de hadis rivâyet edilmiştir. Hişâm b. Yunus el Kûfî, Kâsım b. Mâlik el Müzenî vasıtasıyla Cüreyri’den geçen hadisin benzerini bize rivâyet etmiştir. Bu hadis hasen garib sahihtir.

Ebu Hüreyre r.a. dedi ki:

#825 كَانَ رَسُولُ اللَّهِ إِذَا لَبِسَ قَمِيصًا، بَدَأَ بِمَيَامِنِهِ
“Rasülullah (s.a.v.) gömlek giyeceği zaman giyinmeye sağ tarafından başlardı.”

Buhari, Libas: 8; Tirmizi, Libas 28 Hn: 1766; Ebu Davud, Libas: 3 ve diğerleri.ž Tirmizi: Bir çok kimse bu hadisi Şu’be’den bu senedle Ebû Hüreyre’den mevkuf olarak rivâyet etmişlerdir. Bu hadisi merfu olarak sadece Abdussamet b. Abdulvaris, Şu’be yoluyla rivâyet etmiştir.

Esma binti Yezid b. Seken el Ensariyye r.a. dedi ki:

#824 كَانَ كُمُّ يَدِ رَسُولِ اللَّهِ إِلَى الرُّسْغِ
“Rasülullah (s.a.v.)’in elbisesinin kolunun uzunluğu (yeni) bileğine kadardı.”

Buhari Libas: 8; Tirmizi, Libas 28 Hn: 1765; Ebu Davud, Libas: 3 ve diğerleri.ž Tirmizi: Bu hadis hasen garibtir.

Ümmü Seleme r.a. dedi ki:

#823 كَانَ أَحَبَّ الثِّيَابِ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ الْقَمِيصُ
“Rasülullah (s.a.v.)’e elbiselerin en sevimlisi gömlekti.”

Buhari Libas: 8; Tirmizi, Libas 28 Hn: 1764; Ebu Davud, Libas: 3 ve diğerleri.

Ümmü Seleme r.a'dan rivayet edildiğine göre dedi ki:

#822 كَانَ أَحَبَّ الثِّيَابِ إِلَى النَّبِيِّ الْقَمِيصُ
“Nebi (s.a.v.)’e elbisenin en sevimlisi gömlekti.”

Buhari, Libas: 8; Tirmizi, Libas 28 Hn: 1763; Ebu Davud, Libas: 3 ve diğerleri.ž Tirmizi: Muhammed b. İsmail’den işittim şöyle diyordu: Abdullah b. Büreyde’nin annesinden ve Ümmü Seleme’den rivâyeti daha sahihtir. Ne var ki hadisin senedinde “annesinden” kaydını sadece Ebu Sümeyle zikretmektedir.

Ümmü Seleme r.a. dedi ki:

#821 كَانَ أَحَبَّ الثِّيَابِ إِلَى النَّبِيِّ الْقَمِيصُ
"Nebi (s.a.v.)’in hoşuna giden elbise gömlek idi."

Buhari, Libas: 8; Tirmizi, Libas 28 Hn: 1762; Ebu Davud, Libas: 3 ve diğerleri.ž Tirmizi: Bu hadis hasen garibtir. Bu hadisi sadece Abdulmü’min b. Hâlid’in rivâyetiyle bilmekteyiz. Bu hadisi sadece o rivâyet etmiştir. Kendisi mervezlidir. Bazıları bu hadisi Ebû Sümeyle’den Abdulmümin b. Hâlid’den, Abdullah b. Büreyde’den, annesin’den ve Ümmü Seleme’den rivâyet etmişledir.