Toplam 22,984 Hadis
Konular

İslam Garib Başladı Garib Olacak Kategorisi

Şureyh b. Ubeyd el-Hadrami’den rivayetine göre Allah Rasülü:

#1,821 إِنَّ الإِسْلامَ بَدَأَ غَرِيبًا وَسَيَعُودُ غَرِيبًا، أَلا لا غُرْبَةَ عَلَى الْمُؤْمِنِ، مَا مَاتَ مُؤْمِنٌ فِي غُرْبَةٍ غَابَتْ عَنْهُ فِيهَا بَوَاكِيهِ إِلا بَكَتْ عَلَيْهِ السَّمَاءُ وَالأَرْضُ، ثُمَّ قَرَأَ رَسُولُ اللَّهِ :ف فَمَا بَكَتْ عَلَيْهِمُ السَّمَاءُ وَالأَرْضُق، ثُمَّ قَالَ: " إِنَّهُمَا لا يَبْكِيَانِ عَلَى الْكَافِرِ
“Şüphesiz İslam garip olarak başlamış, garip olarak dönecektir. Dikkat ediniz; mümine gariplik yoktur. Bir mümin kendisine ağlayacak kimselerin olmadığı gurbet yerde ölecek olursa, ona gök ve yeryüzü ağlar, buyurmuş sonra da: “Gök ve yer onların helakine ağlamadı.” ayetini tilavet edip: Şüphesiz gök ve yer kafire ağlamazlar, buyurmuştur.

Beyhaki, Şuabul İman Hn: 9887 ve diğerleri.

Abdullah b. Amr r.a. der ki: Rasülullah şöyle buyurdu:

#1,820 أَحَبُّ شَيْءٍ إِلَى اللَّهِ الْغُرَبَاءُ، قِيلَ: وَمَنِ الْغُرَبَاءُ؟، قَالَ: الْفَرَّارُونَ بِدِينِهِمْ، يَبْعَثُهُمُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ مَعَ عِيسَى ابْنِ مَرْيَمَ عَلَيْهِ السَّلامُ
“Garibler Allah’ın kullarından en çok sevdiği kişiler.” —Garibler kimlerdir diye sorulunca şöyle buyurdu: —Dinlerine sığınanlar. Kıyamet günü İsa bin Meryem a.s. ile birlikte olacaklar.”

Ahmed, Zühd Hn: 808; Ebu Naim Hilyetül Evliya Hn: 53;Müsnedi Sad bin Ebi Vakkas Rn: 81 ve diğerleri merfu ve mevkuf olarak. Hadisin ravisi Sufyan bin Veki diyor ki: Ahmed bin Hanbelin onlardan biri olmasını umuyorum.” (Garib Osman) der ki: Ahmed bin Hanbelin onlardan birisi olması şundandır: Halkul Kuran fitnesinde devlet eli ve baskısı ile Kuranın mahlûk olduğu fikrini benimseyip benimsemediklerini tespit için devrin âlimleri imtihana tabi tutuldu birçok âlim ölüm korkusuyla diliyle bu fikri ikrar etmek zorunda kaldı. Sıra Ahmed bin Hanbele gelince o bu düşünceyi ölüm pahasına ret etti Kuranın mahlûk olmadığını söyledi her türlü tehdit şiddete işkenceye rağmen zindanlardaki işkencelere rağmen o direndi ve kazandı. İşte o kendi döneminde dininde sağlam kaldı canı pahasına dinine sığındı mevlasına iltica etti.

Vasile b. Eska r.a’dan rivayet edildiğine göre Rasülullah şöyle buyurmuş:

#1,819 إِنَّ الإِسْلامَ بَدَأَ غَرِيبًا، وَسَيَعُودُ غَرِيبًا "، قَالُوا: يَا رَسُولَ اللَّهِ، وَمَنِ الْغُرَبَاءُ؟ قَالَ: الَّذِينَ يُصْلِحُونَ إِذَا فَسَدَ النَّاسُ، وَلا يُمَارُونَ فِي دِينِ اللَّهِ، وَلا يُكَفِّرُونَ أَحَدًا مِنْ أَهْلِ التَّوْحِيدِ بِذَنْبٍ
“İslam garib bir halde başladı ve yine garib bir hale dönecektir. Denildi ki: Garipler kimlerdir? Buyurdu ki: “Onlar ki insanlar bozulduğu zaman kendilerini ıslah edip düzeltirler, Allahın dininden ayrılmaz ve günahından dolayı da ehli tevhid’ten (ehli kıbleden) kimseyi tekfir etmezler (dinden çıktın kafir oldun sen kafirsin) denemezler.”

Mucemül Kebir Hn: 7695; Tahavi, Müşkilil Eser Hn: 689; Beyhaki, Zühdül Kebir Hn: 209; Abdullah Ensari, Zemmül kelam ve Ehlihi Hn: 53.

Abdurrahman bin Sünne r.a’dan rivayet edildiğine göre Nebi s.a.v.‘i şöyle buyururken işitmiş: Muhakkak ki İslam garib başladı ve garip olarak başa dönecek. Gariplere müjdeler olsun. Garipler kimlerdir diye sorulunca buyurdu ki:

#1,818 الَّذِينَ يُصْلِحُونَ إِذَا فَسَدَ النَّاسُ، وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لَيَنْحَازُ الإِسْلامُ كَمَا يَحُوزُ السَّيْلُ
“Onlar ki insanlar bozulduğu zaman kendilerini düzeltenler. Nefsim kudret elinde olan Allah’a yemin olsun ki selin akıp gittiği gibi İslam da (ictimayı hayattan çekilecek Allahın emir ve yasakları ve Müslümanların hayatından) çıkıp gidecek.”

İbn Kani’i, Mucemüs Sahabe Hn: 1142.

Abdullah (b. Mesud) r.a.’den rivayet edildiğine göre; Rasülullah şöyle buyurmuş:

#1,817 إِنَّ الْإِسْلَامَ بَدَأَ غَرِيبًا، وَسَيَعُودُ غَرِيبًا، فَطُوبَى لِلْغُرَبَاءِ، قَالَ: قِيلَ: وَمَنِ الْغُرَبَاءُ؟ قَالَ: النُّزَّاعُ مِنَ الْقَبَائِل
“İslam, şüphesiz garib olarak başladı ve (günün birinde) garip hale dönüşecek. Ne mutlu garip (mümin)lere. İbn Mesud der ki: “Garibler kimlerdir? Diye soruldu. Rasülullah: “Kabilelerinden (İslamiyet için) ayrılıp uzaklaşanlardır, buyurdu.”

İbn Mace Fiten 15 Hn: 3988; Ahmed, Müsned Hn: 3775 ve diğerleri.

Ebu Hüreyre r.a’dan Nebi şöyle buyurdu:

#1,815 يَكُونُ الْغُرَبَاءُ فِي الدُّنْيَا أَرْبَعَةً: قُرْآنٌ فِي جَوْفِ ظَالِمٍ، أَوْ مَسْجِدٌ فِي نَادِي قَوْمٍ لا يُصَلُّونَ فِيهِ، وَمُصْحَفٌ فِي بَيْتٍ لا يُقْرَأُ فِيهِ، وَرَجُلٌ صَالِحٌ مَعَ قَوْمِ سُوء
“Dünyada dört şey gariptir; Zalimin hıfzındaki Kuran, bir yerde bulunup da içinde namaz kılınmayan cami, evde bulunup okunmayan Mushaf ve kötü kişiler arasında bulunan salih insan.”

Muhammed bin ali bin Tolun, el-Ehadisil meanatil Hafizil Ulema Hn: 29; Semarkandi, Tenbihül Gafilin bi Ehadisi Seyyidil Enbiyai vel Mürselin sayfa 104.

Abdullah b. Amr Bin el As r.a. hadisi; “Bizler bir gün Rasülullah ’in yanındaydık. Buyurdu ki; “Gariplere müjdeler olsun." Denildi ki; "Garipler kimlerdir?" Şöyle buyurdu;

#1,814 أُنَاسٌ صَالِحُونَ، فِي أُنَاسِ سُوءٍ كَثِيرٍ، مَنْ يَعْصِيهِمْ أَكْثَرُ مِمَّنْ يُطِيعُهُمْ
“Kötü insanlar içindeki salih insanlardır. Onlara isyan edenler, itaat edenlerden fazladır.”

Ahmed, Müsned Hn: 6612; İthaful Muhrah Hn: 11693.

Abdullah (b. Mesud) r.a.’den rivayet edildiğine göre; Rasülullah şöyle buyurmuş:

#1,813 إِنَّ الإِسْلامَ بَدَأَ غَرِيبًا، وَسَيَعُودُ غَرِيبًا كَمَا بَدَأَ، فَطُوبَى لِلْغُرَبَاءِ، قِيلَ: مَنْ هُمْ يَا رَسُولَ اللَّهِ؟ قَالَ: الَّذِينَ يَصْلُحُونَ إِذَا فَسَدَ النَّاسُ
“İslam garip başladı. Kıyamet günü garip/ere ne mutlu!" buyurdu. "Garipler kimlerdir, ya Resulallah?" diye sorulunca da “İnsanlar bozulduğu zaman ıslah edenler düzeltenlerdir buyurdu.”

Eddani, Süneni Varid fil Fiten Hn: 288.

Cabir b. Abdullah r.a’dan rivayet edildiğine göre Rasülullah şöyle buyurmuş:

#1,812 جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ يَقُولُ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ : إِنَّ الإِسْلامَ بَدَأَ غَرِيبًا، وَسَيَعُودُ غَرِيبًا، فَطُوبَى لِلْغُرَبَاءِ ". قَالَ: وَمَنْ هُمْ يَا رَسُولَ اللَّهِ؟ قَالَ: " الَّذِينَ يَصْلُحُونَ حِينَ يَفْسَدُ النَّاسُ
“İslam garip bir halde başladı ve yine garip bir hale dönecektir. Ne mutlu o gariplere. Denildi ki: Garipler kimlerdir? Buyurdu ki: Bozuldukları zaman insanları ıslah eden düzeltenlerdir.”

Taberani, Mucemül Evsat Hn: 4915, 8716 ve 8977 ve diğerleri.

Selh b. Sadi r.a. dedi ki: Rasülullah şöyle buyurdu:

#1,811 إِنَّ الإِسْلامَ بَدَأَ غَرِيبًا، وَسَيَعُودُ غَرِيبًا كَمَا بَدَأَ، فَطُوبَى لِلْغُرَبَاءِ، قِيلَ: وَمَنِ الْغُرَبَاءُ يَا رَسُولَ اللَّهِ؟ قَالَ: الَّذِينَ يَصْلُحُونَ إِذَا فَسَدَ النَّاسُ
“İslam garip bir halde başladı ve yine garip bir hale dönecektir. Denildi ki: Garipler kimlerdir? Buyurdu ki: “Onlar ki insanlar bozulduğu zaman ıslah edenler.”

Taberani, Mucemül Evsat Hn: 3056 ve Mucemül Kebir Hn: 5867; Kudai, Müsnedi, Şihab Hn: 1055 ve diğerleri.

İbn Ömer anlatmaktadır: Bir gün Allah Resulü Mescide çıktı selâm verdikten sonra:

#1,810 أَلَا إِنَّ الْإِسْلَامَ بَدَأَ غَرِيبًا وَسَيَعُودُ غَرِيبًا، فَطُوبَى لِلْغُرَبَاءِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ "، قِيلَ لَهُ: وَمَنِ الْغُرَبَاءُ يَا رَسُولَ اللَّهِ؟ قَالَ : الَّذِينَ إِذَا فَسَدَ النَّاسُ صَلَحُوا
“Dikkat edin. Muhakkak ki İslam garip başladı. Kıyamet günü garip/ere ne mutlu!” buyurdu. “Garipler kimlerdir, ya Resulallah?” diye sorulunca da “İnsanlar bozulduğu zaman salih/dürüst kalanlar buyurdu.

Ebu Yala, Müsned Hn: İbn Hacer, Metalibul Aliye Hn: 3112. İsnadı Zayıftır.

Ebu Hüreyre r.a’dan rivayet edildiğine göre Nebi şöyle buyurmuş: Muhakkak ki İslâm garib başladı ve garip olarak başa dönecek. Gariplere müjdeler olsun.

#1,806 الْمُتَمَسِّكُ يَوْمَئِذٍ بِسُنَّتِي كَالْقَابِضِ عَلَى الْجَمْرِ
“Ogün sünnetime sarılan kimse avuç içerisinde ateş tutan kimse gibi olacaktır.”

Eslem bin Selh Rezzzaz Hn: 383.

Bekir bin Amir el-Meafiri dedi ki: Rasülullah şöyle buyurdu:

#1,805 طُوبَى لِلْغُرَبَاءِ، الَّذِينَ يُمْسِكُونَ بِكِتَابِ اللَّهِ حِينَ يُتْرَكُ، وَيَعمَلُونَ بِالسُّنَّةِ حِينَ تُطْفَأُ
“Gariplere müjdeler olsun. Onlar ki insanlar terk ettikleri halde Allah'ın kitabına sıkıca tutunup bağlı kalanlar sünnet üzere amel edenler.”

İbn Vadih, Elbedeu Hn: 171.

İbn Abbas r.a’dan rivayet edildiğine göre Rasülullah şöyle buyurmuş:

#1,804 إِنَّ الإِسْلامَ بَدَأَ غَرِيبًا، وَسَيَعُودُ غَرِيبًا، فَطُوبَى لِلْغُرَبَاءِ، وَإِنَّ بَيْنَ يَدَيِ السَّاعَةِ فِتَنًا كَقِطَعِ اللَّيْلِ الْمُظْلِمِ، يُمْسِي الرَّجُلُ فِيهَا مُؤْمِنًا، وَيُصْبِحُ كَافِرًا، وَيُصْبِحُ مُؤْمِنًا، وَيُمْسِي كَافِرًا، يَبِيعُ أَقْوَامٌ دِينَهُمْ بِعَرَضٍ مِنَ الدُّنْيَا
“İslam garib başladı. Ve (günün birinde) tekrar başladığı gibi garib olacak, gariplere müjdeler olsun. Şüphesiz ki gece karanlığı gibi arkası görülmeyen karanlık fitneler olacak. İşte o zaman kişi mümin olarak akşamlayacak kafir olarak sabahlayacak ve sabah mümin olacak akşama kafir olacak kabileler (guruplar, fırkalar, topluluklar) dinlerini dünyalık karşılığı satacaklar.”

Taberani, Mucemül Evsat Hn: 5806; Abdullah Ensari, Zemmül kelam ve Ehlihi Hn: 53.

İmam Mücahid rivayet ettiğine göre Rasülullah şöyle buyurmuş:

#1,803 إِنَّ الإِسْلامَ بَدَأَ غَرِيبًا وَسَيَعُودُ غَرِيبًا، فَطُوبَى لِلْغُرَبَاءِ بَيْنَ يَدَيِ السَّاعَةِ
“İslam garib bir halde başladı ve yine garib bir hale dönecektir. Kıyamet saatinin hemen önünde (yaşayacak) olacak. Gariblere müjdeler olsun“(Bu gariplik)”

Nuaym bin Hammad, Fiten Hn: 507.

Salim bin Abdullah b. Ömer r.a. dedi ki: Rasülullah s.a.v.‘i işittim şöyle buyuruyordu:

#1,802 بَدَأَ الإِسْلامُ غَرِيبًا، وَلا تَقُومُ السَّاعَةُ حَتَّى يَكُونَ غَرِيبًا كَمَا بَدَأَ فَطُوبَى لِلْغُرَبَاءِ حِينَ يَفْسُدُ النَّاسُ، ثُمَّ طُوبَى لِلْغُرَبَاءِ حِينَ يَفْسُدُ النَّاسُ
“İslam garib bir halde başladı ve kıyamet saati yaklaşmadıkça da İslam tekrar garip olarak başa dönmedikçe Gariplere müjdeler olsun. İnsanlar bozulduğu zaman gariplere müjdeler olsun. Sonra insanlar bozulduğu zaman din adına garip kalanlara müjdeler olsun.”

İbn Vazih el-Kurtubi, El-Bid’u ven Neyhi Hn: 173.

Enes b. Malik r.a’dan Rasülullah şöyle buyurdu:

#1,801 إِنَّ الْإِسْلَامَ بَدَأَ غَرِيبًا وَسَيَعُودُ غَرِيبًا، فَطُوبَى لِلْغُرَبَاءِ
"İslam, şüphesiz garip (gibi) başladı ve (günün birinde) tekrar garib (gibi) olacaktır. Ne mutlu o garib (mümin)lere.”

İbn Mace Fiten 15 Hn: 3987 ve diğerleri. Hadis hasendir.

Ebu Hüreyre r.a. dedi ki: Rasülullah şöyle buyurdu:

#1,800 بَدَأَ الْإِسْلَامُ غَرِيبًا، وَسَيَعُودُ غَرِيبًا، فَطُوبَى لِلْغُرَبَاءِ
İslam garib olarak başladı ve başladığı gibi (günün birinde) garib haline dönüşecektir. Ne mutlu o garib (mümin)’lere.”

Müslim, İman: Hn: 147; İbn Mace Fiten 15 Hn: 3986; Ahmed, Müsned Hn: 8849 ve diğerleri. Hadis sahihtir.

Amr bin Avf r.a. dedi ki: Rasülullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

#254 إِنَّ الدِّينَ لَيَأْرِزُ إِلَى الْحِجَازِ كَمَا تَأْرِزُ الْحَيَّةُ إِلَى جُحْرِهَا، وَلَيَعْقِلَنَّ الدِّينُ مِنَ الْحِجَازِ مَعْقِلَ الْأُرْوِيَّةِ مِنْ رَأْسِ الْجَبَلِ، إِنَّ الدِّينَ بَدَأَ غَرِيبًا وَيَرْجِعُ غَرِيبًا، فَطُوبَى لِلْغُرَبَاءِ الَّذِينَ يُصْلِحُونَ مَا أَفْسَدَ النَّاسُ مِنْ بَعْدِي مِنْ سُنَّتِي
“Yılanın toplanıp deliğine girdiği gibi din de toplanıp hicaz bölgesine çekilecektir. Dağ keçilerinin dağların başında toplandıkları gibi din de yani dini yaşayanlar da Hicaz bölgesinde toplanacaktır. Allah’ın dini yani İslam dini, toplumlar arasında yabancı bir sistem olarak başlamıştır ve ileride tekrar yabancı hale gelecektir. Ne mutlu o gariblere ki insanların bozdukları şeyleri benim sünnetim ve yolumla değiştirip düzelteceklerdir.” Diğer rivayette ise: الَّذِينَ يُحْيُونَ سُنَّتِي وَيُعَلِّمُونَهَا عِبَادَ اللَّهِ Onlar ki sünnetimi ihya ederler ve Allah’ın kullarına öğretirler.” (Taberani, Mucemül Kebir Hn: 13499; Müsnedi Şihab Hn: 1053) Diğer rivayette ise: الَّذِينَ يَصْلُحُونَ إِذَا فَسَدَ النَّاسُ، يَتَمَسَّكُونَ بَعْدِي بِسُنَّتِي “Onlar ki insanlar bozulduğu zaman ıslah edenler ve benden sonra sünnetime sarılanlar.” (Ebu Nuaym, Mucemüs Sahabe Hn: 1212).

Tirmizi, İman 13 Hn: 2630; Ebu Naim, Marifes Sahabe Hn: 5069; İbn Ebi Haysüme, Tarih Hn: 1349 ve diğerleri. Tirmizi: Bu hadis hasen sahihtir.

Abdullah b. Mesud r.a. dedi ki: Rasülullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

#253 إِنَّ الْإِسْلَامَ بَدَأَ غَرِيبًا وَسَيَعُودُ غَرِيبًا كَمَا بَدَأَ، فَطُوبَى لِلْغُرَبَاءِ
“İslam garib bir halde başladı ve yine garib bir hale dönecektir. Ne mutlu o gariblere.”

Tirmizi, İman 13 Hn: 2629; İbn Mace, Fiten: 15; Darimi, Rikak: 42 ve diğerleri.ž Bu konuda Sad, İbn Ömer, Cabir, Enes ve Abdullah b. Amr’dan da hadis rivayet edilmiştir. Tirmizi: İbn Mesud rivâyeti olarak bu hadis hasen sahih garibtir. Bu hadisi Hafs b. Gays’ın A’meş’den rivâyetiyle bilmekteyiz. Ebû’l Ahvas’ın ismi: Avf b. Mâlik b. Nadle el Cûşemî’dir. Kendisinden sadece Hafs rivâyet etmiştir.