Toplam 23,164 Hadis
Konular

Rüya ve Tabir Kategorisi

Nafi ya da Muhammed b. Sirin, Hz. Aişe'den bildiriyor:

#20,530
Ben rüyamda üç Ay'ın kucağıma düştüğünü gördüm. Ebu Bekir: "Eğer rüyan doğru çıkarsa, senin evine yeryüzü halkının en hayırlıları olan üç kişi defnedilecektir" dedi. Sonra Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) vefat edince Ebu Bekir, Aişe'ye: "İşte gördüğün Ay'ların en hayırlısı ey Aişe" dedi. Daha sonra (vefat ettiklerinde) Ebu Bekir ve Ömer de onun evine defnedildiler.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11776. Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de bu ifadeyle rivayet etmiştir. Aynı hadisi el-Mu'cemu'l- evsat'ta da yine Aişe'den nakletmiş olup ravileri, Sahih'in ravileridirler.1 1 Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir (23/48).

Ebu Bekre'nin bildirdiğine göre Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem):

#20,529
"İçinizde hiç kimse rüya gördü mü?" diye sordu. Hemen Aişe: "Ya Resulallah! Ben üç Ay'ın kucağıma düştüğünü gördüm" dedi. Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "Rüyan doğru çıkacak ve senin evine cennet ehlinin en hayırlısı gömülecektir." buyurdu. Çok geçmeden Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) vefat etti ki, o Aişe'nin gördüğü Ay'ların en üstünü idi: Sonra Ebu Bekir, sonra da Ömer vefat etti ve ikisi de onun evine defnedildiler.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11775. Hadisi Taberani rivayet etmiş olup ravilerinden Ömer b. Said el-Ebah zayıftır.

Zekeriyya b. İbrahim b. Abdillah b. Muti, babasından, o da dedesinden bildiriyor:

#20,528
Muti b. el-Esved rüyasında kendisine bir çanta kuru hurma hediye edildiğini gördü. Sonra bunu Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) anlatınca Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "Genç hanımlarından hamile olanı var mı?" diye sordu. Muti: "Evet. Leys oğullarından olan hanımım, Ümmü Abdullah hamile" dedi. Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) de: "O, erkek çocuk dünyaya getirecek" buyurdu. Dediği gibi hanımı bir erkek çocuk dünyaya getirdi. Sonra Muti onu alıp Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdi ve Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ona Abdullah ismini verdi, bir hurmayı ağzında ezerek onun damağına sürdü ve onun için bereket diledi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11774. Hadisi Taberani, Zekeriyya b. İbrahim'den nakletmiştir ki, ne onu, ne de babasını tanıyorum.

Abdullah b. Amr b. el-As anlatıyor:

#20,527
Uykudaki birinin gördüğü gibi rüya gördüm. Sanki parmaklarımdan birinde yağ, diğerinde bal, onları yalıyordum. Sabah olunca bunu Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) anlattım. Buyurdu ki: "Sen iki kitabı; Tevrat'ı ve Kur'an'ı okuyacaksın." Nitekim Abdullah bu iki kitabı okurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11773. Hadisi Ahmed b. Hanbel rivayet etmiş olup ravilerinden İbn Lehia'da zayıflık vardır.

İbn Ziml el-Cüheni anlatmaktadır:

#20,526
Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) sabah namazını kıldıktan sonra ayağını katlayarak yetmiş kere "Sübhanallahi ve-bihamdihi ve-estağfirullah, innehu kane tevvaba" (Allah'ı hamd ile tespih eder. Allah'tan bağışlanmak dilerim. Kuşkusuz Allah tövbeleri çokça kabul eder)" dedikten sonra şöyle buyururdu: "Yetmiş sayısı, yedi yüz muamelesi görür. Günde işlediği günahların sayısı yedi yüzden fazla olan kimsede hayır olmaz." Sonra yüzünü cemaate dönerdi. Rüya dinlemekten hoşlanırdı. Bu sebeple "İçinizde rüya gören var mı?" diye sorardı. İbn Ziml der ki: "Ben gördüm, ya Resulallah" dedim. "Hayrını göresin, şerrinden korunasın. Hayırsa bizim, şerse düşmanlarımızın başına. Hamd olsun alemlerin rabbi Allah'a. Rüyanı anlat" buyurdu. Ben de şöyle anlattım: Bütün insanları geniş, rahat bir yola girmişler ilerlerken gördüm. Onlar bu halde iken yol, henüz gözlerimin benzerine tanık olmadığı bir çayırın/ otlağın kenarına geldi; her taraf yemyeşildi. Bir taraftan da yağmur çiseliyordu. İçinde türlü türlü bitkiler vardı. Derken kendimi ilk atlı kafilesi içinde gördüm. Atlılar çayırın kenarına gelince tekbir getirdiler. Sonra bineklerine binip yollarına devam ettiler. Kimisi iyice otlandı, kimisi saman çöpü aldı ve bu şekilde yollarına devam ettiler. Sonra insanların kalabalık kısmı geldi. Çayırın başına gelince tekbir getirerek "Burası konaklamak için ne güzel bir yerdir" dediler. Onların sağa sola sapmalarını adeta görür gibiydim. Bunu görünce, ben yoluma devam ettim. Ta çayırın sonuna kadar vardım. Bir de baktım ki, yedi basamaklı bir minber üzerinde sen varsın ya Resulallah. Minberin en üst basamağında sen duruyordun. Senin sağında esmer, iri yapılı ve koç burunlu bir zat vardı. Konuşurken, yükseliyor, boyu bütün erkeklerin boyunu geçiyordu. Solunda yapılı, orta boylu, kızıl tenli, çok parlak yüzlü, sanki saçlarını suyla ıslatmış bir zat vardı. O konuştuğu zaman, kendisine saygıdan hep beraber ona kulak kesiliyordunuz. Önünüzde ise yaşlı bir zat vardı. Yaratılış ve simaca insanların sana en çok benzeyeniydi. Herkes ona doğru yöneliyor, ona gitmek istiyordu. Onun önünde de cılız yaşlı bir dişi deve vardı ve sen ya Resulallah, sanki o deveden korunmaya çalışıyordun. Allah Resulü'nün (sallallahu aleyhi ve sellem) rengi değişti, bir süre öyle kaldı, sonra kendine gelince şöyle buyurdu: "Görmüş olduğun o rahat/düz ve geniş yol, size rehberlik eden hidayeti temsil etmektedir. Siz o yol üzeresiniz. Görmüş olduğun çayırlık ise dünya ve dünyanın müreffeh geçimliğini temsil etmektedir. Ben ve ashabım yoldan geçip gittik ve biz o hayattan hiçbir şeye bağlanıp kalmadığımız gibi, o hayat da bize yapışıp kalmadı. (Yani ne biz onu istedik, ne de o bizi istedi). Sonra bizim ardımızdan ikinci nesil geldi ki onlar bizden kat kat fazla idiler. Kimisi ondan iyice beslendi, kimisi bir avuç saman vs. aldı. Sonra insanların en kalabalık kısmı geldi ve meranın sağına soluna temayül gösterdiler. Kuşkusuz biz Allah'tan gelmişiz yine ona döneceğiz. Sen ise düzgün bir yol üzere devam ettin. Benimle buluşuncaya kadar da aynı minval üzere devam edeceksin. Yedi basamaklı ve beni en üst basamağında gördüğün minbere gelince, dünya yedi bin yıllıktır ve ben son bin yılda gönderildim. Sağımda gördüğün esmer, iri yapılı zat, Hz. Musa'dır. O, Allah'ın kendisiyle konuşmuş olmasının faziletiyle konuşurken, sair erkeklerden daha yüksek boylu olur. Solumda gördüğün yapılı, orta boylu, adeta yüzünü suyla yıkamışçasına çok parlak yüzlü olan zat da İsa b. Meryem'dir. Allah onu yücelttiği için kendisine saygı duyulur. Yaratılış ve simaca insanların bana en çok benzeyeni olarak gördüğün ihtiyar ise atamız Hz. İbrahim'dir. Hepimiz onu önder edinir, ona uyarız. Beni kendisinden korunmaya çalışırken gördüğün dişi deve de kıyamettir. Zira kıyamet, bizim üzerimize kopacaktır. Ne benden sonra başka bir peygamber, ne de benim ümmetimden sonra başka bir ümmet gelecektir. " Ondan sonra Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) başka rüya sormadı. Ancak herhangi biri kendisi gelir, gönüllü olarak rüyasını anlatırsa, anlatırdı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11772. Hadisi Taberani rivayet etmiş olup ravilerinden Süleyman b. Ata el-Kureşi zayıftır.

Ebu Bekre'nin bildirdiğine göre Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:

#20,525
"Kim beni rüyasında görürse, gerçekte uyanık haldeyken görmüş gibi olur. Kim rüyada kendisini süt içerken görürse bu, fıtrata işarettir. Kim rüyada üzerinde çelikten bir zırh görürse bu, dininin sağlamlığına işarettir. Kim rüyada kendisini bir ev inşa ederken görürse, bu işleyeceği bir amele işarettir. Kim de rüyasında boğulduğunu görürse, bu da cehennemlik olduğuna işarettir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11771. Hadisi Taberani rivayet etmiş olup ravilerinden Hakem b. Zuheyr metruktur.

Enes der ki:

#20,524
Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) isimleri tabir ederdi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11770. Hadisi Bezzar rivayet etmiş olup ravileri arasında tanımadıklarım vardır.2 2 Bezzar (2117). Ayrıca demiştir ki: "Hadisi Enes'den başkası rivayet etmemiştir."

Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem):

#20,523
"Rüyada süt görmek, fıtrata işarettir" buyurmuştur.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11769. Hadisi Bezzar rivayet etmiş olup ravilerinden Muhammed b. Mervan güvenilir olmakla beraber gevşekliği vardır. Diğer ravileri ise güvenilirdirler.1 1 Bezzar (2127). Ayrıca demiştir ki: "Hadisi Hişam'dan, Muhammed ve Avn b. Umare'den başkasının rivayet ettiğini bilmiyoruz. Avn ise hadiste gerçektir."

Ebu't-Tufeyl'in naklettiğine göre Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:

#20,522
"Uykudaki herhangi bir kimsenin gördüğü gibi ben de rüyamda bir kara koyun sürüsü gördüm. Peşinden mor koyun sürüsü geliyordu. Kara koyun sürüsünü Araplara, mor koyun sürüsünü ise Acemlere yordum."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11768. Hadisi Bezzar rivayet etmiş olup ravilerinden Ali b. Zeyd güvenilir olmakla beraber hafızası zayıftır. Diğer ravileri ise Sahih'in ravileridirler. 2 2 Bezzar (2130); Ahmed b. Hanbel (5/455); Ebu Ya'la (904). bak. İbn Hacer, Fethu'l-Bari (12/414).

Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem):

#20,521
"Rüyanı, alim ya da nasihat ehlinden başkasına anlatma" buyurmuştur.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11767. Hadisi Taberani el-Mu'cemu's-sağir'de rivayet etmiş olup ravilerinden İsmail b. Amr el-Beceli'yi İbn Hibban ve başkası güvenilir kabul ederken bir grup bilgin zayıf görmüştür. 1 1 Taberani, el-Mu'cemu's-sağir (903). Taberani demiştir ki: "Hadisi, Hişam b. Hassan' dan Mubarek b. Fadale' den başkası rivayet etmemiş ve İsmail b. Amr hadisi rivayette tek kalmıştır."

Müsenna (İbn Said) demiştir ki: Ben Enes'den şöyle işittim:

#20,520
"Dostumu (sallallahu aleyhi ve sellem) rüyamda görmediğim çok az gece olmuştur." Enes bunu söylerken gözlerinden yaşlar akardı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11766. Hadisi Ahmed b. Hanbel rivayet etmiş olup ravileri Sahih'in ravileridirler.

Huzeyme b. Sabit'in bildirdiğine göre

#20,519
o, rüyasında Peygamber'i (sallallahu aleyhi ve sellem) öptüğünü görmüş. Sonra bunu anlatmış. Bunun üzerine Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) onun için ayağa kalkmış, o da alnından öpmüş.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11765. Hadisi Ahmed b. Hanbel rivayet etmiş olup ravilerinden Umare b. Osman'dan Ebu Cafer el-Hatmi'den başkası rivayette bulunmamıştır. Diğer ravileri ise Sahih'in ravileridirler.2 2 Ahmed b. Hanbel (5/214).

Allah Resulü'nün (sallallahu aleyhi ve sellem), şahitliğini iki kişinin şahitliği yerine koyduğu kişinin oğlu- Umare b. Huzeyme b. Sabit el-Ensari'nin bildirdiğine göre

#20,518
amcası Huzeyme b. Sabit, rüyasında Resulullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) alnına secde ettiğini görmüş. Sonra Resulullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) giderek rüyasını ona anlatmış. Bunun üzerine Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) yanı üzerine uzanmış, o da alnına secde etmiş.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11764. Hadisi Ahmed b. Hanbel hocası Amir b. Salih ez-Zübeyri'den naklen rivayet etmiş olup bu zatı Ahmed b. Hanbel ve Ebu Hatim güvenilir kabul ederken, bir grup zayıf saymıştır. Diğer ravileri ise güvenilirdirler.1 1 Ahmed b. Hanbel (5/216).

Huzeyme b. Sabit der ki:

#20,517
Ben rüyada kendimi Peygamber'in
(sallallahu aleyhi ve sellem) alnına secde ederken gördüm. Sonra bunu
Resulullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) anlatınca: "Muhakkak ki ruh ruh ile
buluşur" buyurdu. Sonra Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şu şekilde
başını eğdi, Huzeyme de alnını O'nun alnı üzerine koydu.

Aynı hadisi Taberani de Peygamber (sa1lallahu aleyhi vesellem)
Huzeyme'ye: "Otur, secde et, aynen rüyanda gördüğün gibi yap"
ifadeleriyle nakletmiştir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11762. Hadisi Ahmed b. Hanbel birkaç isnadla rivayet etmiş olup senetlerden biri budur ve muttasıldır. 1 1 Ahmed b. Hanbel (5/214, 215). Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11763. İki rivayetin de ravileri güvenilirdirler.2 2 Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir (3717).

Abdullah b. Mes'ud demiştir ki:

#20,516
Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) kendisini rüyasında gören kimseye başka surette görünmezdi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11761. Hadisi Taberani rivayet etmiş olup ravileri güvenilirdirler.2 2 Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir (10510).

Malik b. Abdillah el-Has'ami de Resulullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) dayandırarak Ebu Katade hadisinin benzerini nakletmiştir. Ancak bu rivayette Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:

#20,515
"Kim beni rüyasında görürse, muhakkak beni uyanık halde de görecektir; zira şeytan benim suretime giremez."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11760. Hadisi Taberani rivayet etmiş olup senedinde tanımadığım raviler vardır. 1 1 Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir (19/296).

Ebu Bekre'nin bildirdiğine göre Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem):

#20,514
"Kim beni rüyasında görürse, sanki uyanık halde görmüş gibi olur ... " buyurmuştur.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11759. Hadisi Taberani rivayet etmiş olup ravilerinden Hakem b. Zuheyr zayıftır.

Abdullah b. Amr'ın bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):

#20,513
"Kim beni rüyada görürse, sanki uyanık halde görmüş gibi olur. Zira şeytan benim suretime giremez" buyurmuştur.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11758. Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-evsat ile el-Mu'cemu'l-kebir'de "Kim beni rüyada görürse, sanki uyanık halde görmüş gibi olur. Kim de beni görürse, hakkı görmüş olur Zira şeytan benim suretime giremez" ifadesiyle rivayet etmiş olup ravileri güvenilirdirler.

Ebu Said el-Hudri'nin bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):

#20,512
"Kim beni rüyasında görürse, beni gerçekte görmüş olur. Zira şeytan ne benim, ne de Kabe'nin suretine giremez."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11757. Hadisi Taberani el-Mu'cemus-sağir ile el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravilerinden Muhammed b. Ebi's-Seri'de, İbn Main ve başkaları kendisini güvenilir kabul etmekle beraber, gevşeklik vardır. Diğer ravileri ise Sahih'in ravileridirler. 1 1 Taberani, el-Mu'cemu's-sağir (277). Taberani demiştir ki: "Muhammed b. Ebi's-Seri, hadisin rivayetinde tek kalmıştır. Hadis Ebu Said'den yalnız bu senetle rivayet edilmektedir ve «Ne de Kabe'nin suretine» ifadesi yalnız bu hadiste yer almıştır." Taberani'nin hocası İshak b. İbrahim b. Ebi'l-Vers el-Ğazzi'nin biyografisi yazılmamıştır.

Ebu Katade'nin naklettiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:

#20,511
"Salih rüya Allah'tandır. Düş ise şeytandandır. Kim rüyasında hoşlanmadığı bir şey görürse, üç kere sol yanına tükürsün ve şeytandan Allah'a sığınsın. Bu durumda o gördüğü kendisine zarar veremez. Ayrıca şeytan da benim suretimde görünemez."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11756. Ben derim ki: Hadis Sahih'de muhtasar olarak yer almıştır. Bu şekliyle ise Taberani el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup senedi hasendir.

Ebu Milik el-Eşca'i'nin babasına dayandırarak naklettiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):

#20,370
"Kim beni rüyasında görürse, gerçekte görmüş gibi olur" buyurmuştur.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11755. Hadisi Ahmed b. Hanbel, Bezzar ve Taberani rivayet etmiş olup ravileri Sahih'in ravileridirler. 2 2 Ahmed b. Hanbel (3/472; 6/394); Bezzar (2135); Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir (8180). Bezzar'ın metni şöyledir: "Kim beni rüyada görürse, uyanık halde görmüş gibi olur. Zira şeytan benim suretime giremez."

Ebu Katade'nin bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):

#20,369
"Kim beni rüyasında görürse, gerçekte görmüş gibi olur" buyurmuştur.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11754. Hadisi Ahmed b. Hanbel rivayet etmiş olup ravileri Sahih'in ravileridirler.1 1 Ahmed b. Hanbel (5/306).

İbn Ömer' in bildirdiğine göre

#20,368
ResuIullah (sallallahu aleyhi ve sellem) rüyasında kollarında iki altın bilezik olduğunu görmüş ve onlara üfleyince uçup gitmişler. Buyurmuş ki: "Bu iki bilezik, ümmetimin iki yalancı peygamberidir: Biri Yemenli, diğeri Yemameli. Ancak ümmetime hiçbir şekilde zarar veremezler."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11753. Hadisi Taberani ve Ebu Ya'la rivayet etmiş olup ravilerinden Hüseyin b. Kays metruktur.2 2 Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir (13601); Ebu Ya'la (5657).

Ebu Hureyre demiştir ki: Resulullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyururken işittim:

#20,367
"Ben rüyamda Kadir gecesini görmüştüm; fakat daha sonra o bana unutturuldu. Sonra elimde iki altın bilezik gördüm ve onları sevmedim, onlara üfleyince uçup gittiler. Bunu Yemenli ve Yemameli olmak üzere iki yalancı peygambere yordum."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11752. Ben derim ki: Hadisin Kadir gecesiyle ilgili kısmı Sahih'de geçmiştir. *Hadisi Bezzar ve Ahmed b. Hanbel rivayet etmiş olup ikisinin ravileri de güvenilirdirler.1 1 Bezzar (2134); Ahmed b. Hanbel (3/86); Ebu Ya'la (1063). Bezzar demiştir ki: "Kadir gecesiyle ilgili kısmı hariç, hadisin Ebu Said'den yalnız bu senetle rivayet edildiğini bilmekteyiz."

İbn Abbas bildiriyor:

#20,366
Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) kılıcı Zülfikar'ı Bedir savaşında ganimet olarak almıştı. Uhud savaşında gördüğü rüya onunla ilgilidir. Buyurmuştu ki: "Rüyamda sanki kılıcım Zülfikar'da bir körelme gördüm. Bunu başınıza gelecek bir katle yordum. Yine rüyamda terkime bir koç aldığımı gördüm. Bunu askeri birliğin koçuna yordum. Yine rüyamda kendimi sağlam bir zırh içinde gördüm. Bunu da Medine'ye yordum. Yine bir takım sığırların boğazlandığını gördüm. Vallahi bunlar hayırlı sığırlardır. Vallahi bunlar hayırlı sığırlardır." Sonra Allah Resulü'nün {sallallahu aleyhi ve sellem) söyledikleri aynen çıktı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11751. Hadisin farklı kanalları, Uhud Savaşı bahsinde geçmişti. Bu rivayetin senedinde ismi geçen Abdurrahman b. Ebi'z-Zinad zayıftır.2 2 Bezzar (2132).

Enes'in bildirdiğine göre Resululullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:

#20,365
"Uykudaki herhangi birinin gördüğü gibi ben de bir rüya gördüm. Sanki kılıcımın kabzası kırılmıştı. Terkime bir koç almıştım. Kılıcımın kabzasının kırılmasını kavmimden birinin öldürülmesine yordum. Terkime bir koç almamı ise (düşman) kavmin koçunu öldüreceğime yordum." Nitekim Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) müşriklerin sancaktarı Talha b. Ebi Talha'yı öldürtmüştü. Buna karşılık (kendi kabilesinden amcası) Hamza b. Abdilmuttalib ise öldürülmüştü.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11750. Hadisi Bezzar ve muhtasar olarak Ahmed b. Hanbel rivayet etmiş olup ravilerinden Ali b. Zeyd güvenilir olmakla beraber, hafızası zayıftır. İki kaynağın da diğer ravileri güvenilirdirler.1 1 Ahmed b. Hanbel (3/267); Bezzar (2131); Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir (2950).

Ca'de'nin bildirdiğine göre

#20,364
Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) bir adam hakkında bir rüya gördü. Hemen ona birini göndererek yanına çağırttı. Adam gelince rüyasını ona anlatmaya başladı. Adam iri karınlı biriydi ve Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) parmağıyla onun karnına işaret ederek: "Eğer bu böyle olmasaydı, senin için daha hayırlı olurdu" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11749. Hadisi Ahmed b. Hanbel rivayet etmiş olup ravileri güvenilirdirler. 3 3 Ahmed b. Hanbel (4/339 benzeri).

Semure b. Cundub'un bir adama1 dayandırarak naklettiğine Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:

#20,363
"Rüyamda semadan sanki bir kovanın salındığını gördüm. Derken Ebu Bekir kovanın iki kulpundan tutup ondan az bir şey içti. Sonra Ömer geldi ve kovanın kulplarından tutarak ondan iyice kanana kadar içti. Sonra Osman geldi ve kovanın iki kulpundan tutarak ondan içti. O anda kova çözülüp düştü ve ondan Osman'ın üzerine su sıçradı."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11748. Hadisi Ahmed b. Hanbel rivayet etmiş olup ravileri güvenilirdirler. 2 1 el-Mu'cemu'l-kebir'deki rivayete göre hadis meçhul zata aittir. 2 Ahmed b. Hanbel (5/21); Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir (6965). Hadis meçhul bir sahabinin sözüne dayanmaktadır.

Cabir b. Abdillah'ın bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:

#20,362
"Rüyamda yanıma adeta bir yığın hurmanın getirildiğini gördüm. Ondan bir tane alıp ısırdım. Çekirdeğinin beni rahatsız ettiğini hissedince hemen tükürüverdim. Sonra başka bir tane alıp ağzımda ısırdım. Yine çekirdek hissedince hemen tükürüverdim. Sonra başka bir tane aldım. Onda da çekirdek hissettim ve tükürdüm." Ebu Bekir: "Müsaadenle onu tabir edeyim" dedi. Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) de: "Tabir et bakalım" deyince Ebu Bekir şu yorumu yaptı: "Bu, göndermiş olduğun ordudur. Galip gelirler, ganimet elde ederler. Sonra bir adama rastlarlar. Adam, onlardan senin emanını diler ve onu bırakırlar. Sonra başka bir adamla karşılaşırlar. O da kendilerinden senin emanını diler ve onu da bırakırlar. Sonra bir adamla daha karşılaşırlar, o da senin emanını diler ve onu da bırakırlar." Ebu Bekir'i dinleyen Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): "Melek de aynen böyle söyledi" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11747. Hadisi Ahmed b. Hanbel rivayet etmiş olup ravilerinden Mücalid b. Said güvenilir olmakla beraber hakkında tenkit vardır.2 2 Ahmed b. Hanbel (3/399).

Abdurrahman b. Semure anlatıyor:

#20,361
(Bir gün) Resulullah
(sallallahu aleyhi ve sellem) dışarı çıkıp şöyle dedi: "Ben dün gece rüyamda hayret
verici bir şey gördüm. Ümmetimden bir adamın etrafını melekler sarmıştı.
Derken abdesti geldi ve onu bu durumdan kurtardı. Yine ümmetimden bir adamın kabir azabına duçar olduğunu gördüm.
Namazı gelip onu bu durumdan kurtardı.
Ümmetimden başka bir adamı şeytanların sardığını gördüm. Allah'ı zikir
gelerek onu şeytanlardan kurtardı.
Ümmetimden bir başka adamın susuzluktan soluduğunu gördüm. Ramazan
orucu gelerek onun su ihtiyacını giderdi.
Yine ümmetimden bir adamın önünde karanlık, arkasında karanlık, sağında
karanlık, solunda karanlık, üstünde karanlık ve altında karanlık gördüm. Hac ve
umresi gelerek onu bu karanlıktan çıkardı.
Yine ümmetimden bir adama ruhunu almak üzere ölüm meleğinin geldiğini
gördüm. Hemen sıla-i rahim gelerek «Bu, akrabalık ilişkilerini korurdu. O,
akrabalarıyla konuşur, akrabaları da onunla konuşurlardı. Hep onlarla beraber
olmuştur» dedi.
Yine ümmetimden bir adamı cehennem alevinden yüzünü korumaya
çalışırken gördüm. Derken verdiği sadaka gelerek başına gölge yapıp yüzüne
perde oldu.
Yine ümmetimden bir adama azap zebanilerinin geldiğini gördüm. Derken
iyiliği emir ve kötülükten men ameli gelerek onu bu durumdan kurtardı.
Yine ümmetimden bir adamın cehenneme yuvarlandığını gördüm. Allah
korkusuyla akıttığı gözyaşları gelerek onu cehennemden kurtardı.
Yine ümmetimden bir adamın amel defterinin soluna düştüğünü gördüm.
Derken hissettiği Allah korkusu gelerek amel defterini sağ tarafına aldı.
Yine ümmetimden bir adamın mizanının hafif geldiğini gördüm. Karz-ı
hasen (borç verme) iyiliği gelerek mizanını ağır getirdi.
Yine ümmetimden bir adamın, (fırtınada) hurma dallarının1 titrediği gibi
titrediğini gördüm. Allah'a olan hüsnü zannı gelerek titremesini dindirdi.
Yine ümmetimden bir adamın sırat üzerinde kah süründüğünü, kah olduğu
yerde kaldığını, kah bir yere tutunduğunu gördüm. Hemen bana getirdiği
salavat gelerek elinden tutup onu sırat üzerinde ayağa kaldırdı ve böylece sıratı
geçti.
Yine ümmetimden bir adamın cennet kapılarının önüne kadar geldiği halde
kapıların yüzüne kapandığını gördüm. Derken Allah'tan başka tanrı
bulunmadığına dair şehadeti gelerek elinden tutup onu cennete soktu.2"

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11746. Hadisi Taberani iki ayrı isnadla rivayet etmiş olup senetlerden birinde yer alan Süleyman b. Ahmed el-Vasıti ile diğerinde yer alan Halid b. Abdirrahman el-Mahzumi zayıftır. 1 Rivayetin diğer varyantlarında bu yerde "السعفة (hurma dalı)" kelimesi geçmiştir. Tercüme bu kelimeye göre yapılmıştır. 2 Taberani, el-Ehadisu't-tıval (39 muhtasar olarak). Ravilerinden Ali b. Zeyd b. Cud'an, zayıftır.

Ubey b. Ka'b'ın hanımı Ümmü't-Tufeyl anlatmaktadır: Ben Allah Resulü'nü (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyururken işittim:

#20,354
"Ben
uykuda Rabbimi gür saçlı bir genç suretinde gördüm. Mestli idi. Mestin
üzerinde iki altın nalın vardı. Yüzünde de bir altın perde vardı .... "

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11745. Hadisi Taberani rivayet etmiş olup İbn Hibban demiştir ki: "Bu münker bir hadistir. Çünkü Umare b. Amir b. Hazm el-Ensari, Ümmü't-Tufeyl'den hadisi işitmemiştir." Bunu o, Sikat'ında Umare'nin biyografisinde söylemiştir.1 1 Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir (25/143); İbnü'l-Cevzi, el-İlelü'l-mütenahiye (9). Ravilerinden Mervan b. Osman da metruktur.

Ebu Umame'nin bildirdiğine göre Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:

#20,352
"Bana Rabbim en güzel suretle geldi ve «Ey Muhammed!» diye nida etti. Ben de: «Buyur (ya Rabbi) emrine amadeyim» dedim. «Mele-i a'la ne hakkında tartışıyor (biliyor musun)?» diye sordu. Ben: «Bilmiyorum» dedim. Bunun üzerine elini iki göğsümün arasına koydu, o anda oracıkta dünya ve ahiret işlerine dair bana sorduğu her şeyi öğrendim. Sonra yine: «Mele-i a'la ne hakkında tartışıyor (biliyor musun)?» diye sordu. Ben de şöyle cevap verdim: «Dereceler ve kefaretler hakkında tartışıyorlar. Dereceler; şiddetli soğuk günlerde abdesti eksiksiz almak, bir namazın ardından diğer namazı beklemektir» Bunun üzerine Rabbim: «Doğru söyledin. Kim bunları yaparsa, hayırla yaşar, hayırla ölür ve annesinden doğduğu günkü gibi hatasız olur» buyurdu. «Kefaretler ise; yemek yedirmek, selamı yaymak, kötülükleri terk etmek ve bir de gece insanların uykuda oldukları bir esnada kalkıp namaz kılmaktır» dedim." Sonra Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle dua etti: "Allah'ım! Senden bana iyilikleri işleme, kötülükleri terk etme, yoksulları sevme hasletlerini vermeni, ayrıca mağfiret ve tövbemin kabulünü diliyorum. Bir topluluğa fitne vermek istersen, beni, ben fitneye kapılmadan kurtar."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11744. Hadisi Taberani rivayet etmiş olup ravilerinden Leys b. Ebi Süleym zayıf olmasına rağmen hadisi hasen biridir. Diğer ravileri ise güvenilirdirler.

İbn Ömer'in bildirdiğine göre

#20,348
bir gün Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) sabah namazına geç kaldı. Hatta ashabı "(Nerdeyse) güneş doğdu doğacak" demeğe başladı. Sonra çıkıp onlara sabah namazını kıldırdı. Namazdan sonra "Saflarınızda durun" buyurdu. Sonra yüzünü onlara doğru dönerek "Beni (zamanında) yanınıza çıkmaktan alıkoyan neydi, biliyor musunuz?" diye sordu. "Allah ve Resulü daha iyi bilir" dediler. Bunun üzerine Resullullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle anlattı: "Ben namaz yerimde (odamda nafile) namazı kıldım. Derken kulaklarıma vuruldu. Yüce Rabbim en güzel suretle bana geldi ve «Muhammed!» diye nida etti. «Buyur Rabbim. Emrine amadeyim» dedim. «Mele-i a'la ne hakkında tartışıyor (biliyor musun)?» buyurdu. Ben: «Bilmiyorum ya Rabbi» dedim. Bunun üzerine elini iki omzumun ortasına koydu. Öyle ki, elinin soğukluğunu göğüslerimde hissettim. O anda bana sorduğu şeyi(n cevabını) öğrendim. Sonra «Muhammed!» diye nida etti. «Buyur ya Rabbi. Emrine amadeyim» dedim. «Mele-i a'la ne hakkında tartışıyor (biliyor musun)?» diye sordu. «Kefaretler ve dereceler hakkında tartışıyorlar» dedim. «Kefaretler ve dereceler nelerdir?» diye sordu. «Kefaretler; zor zamanlarda bile abdesti eksiksiz almak, cemaatle namazlara yaya olarak gitmek ve bir de namazlardan sonra mescitlerde oturup beklemektir. Dereceler ise; yemek yedirmek, selam vermek, güzel söz konuşmak, gece insanların uykuda oldukları bir esnada kalkıp secde etmektir» dedim. Sonra Yüce Rabbim: «Dile ne dilersen ey Muhammed» buyurdu. Ben de: «Senden bana hayırları işleme, kötülükleri terk etme ve yoksulları sevme hasletlerini nasip etmeni, beni bağışlamanı ve beni esirgemeni diliyorum. Bir toplulukta fitne yaratmak istersen, benim canımı, ben fitneye kapılmadan al. Allah'ım! Senden senin sevgini ve beni senin sevgine yaklaştıracak amelin sevgisini diliyorum. Allah'ım! Senden kalbimden hiç ayrılmayacak bir iman diliyorum ki, böylece başına ancak senin benim için yazdığının geleceğini bileyim ve benim için verdiğin hükmüne razı olayım.»"

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11743. Hadisi Bezzar rivayet etmiş olup ravilerinden Said b. Sinan zayıftır. Bazı kimseler kendisini güvenilir kabul etmiş olsa da bu konuda ona itibar edilmez. Ben derim ki: Bu bölümde abdesti eksiksiz alma konusu ve başka hususlarla ilgili bir takım hadisler geçmişti. 1 1 Bezzar (2129)

Sevban anlatıyor:

#20,346
Sabah namazından sonra Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) yanımıza gelerek şöyle buyurdu: "Bu gece Rabbim en güzel suretle bana geldi ve «Ey Muhammed! Mele-i a'la ne hakkında tartışıyor (biliyor musun)?» diye sordu. Ben: «Hayır» dedim. Sonra bir şey anlattı. O anda gökle yer arasındaki her şey gözümün önünde belirdi. Sonra dedim ki: «Evet, biliyorum. Kefaretler ve dereceler hakkında tartışıyorlar. Dereceler, yemek yedirmek, selam vermek, gece insanların uykuda oldukları bir esnada kalkıp ibadet etmektir.Kefaretler ise, cemaatle namazlara yaya olarak gitmek, zor zamanlarda bile abdesti eksiksiz almak, namazlardan sonra mescitlerde oturup beklemektir.» Sonra Rabbim «Ey Muhammed! Ne istersen söyle, sözün dinlenecektir. Ne istersen iste, istediğin verilecektir» buyurdu. Ben de: «Bana (ne isteyeceğimi) öğret» dedim. Bunun üzerine şöyle söyle, buyurdu: «Allahım! Senden bana hayırları işleme, kötülükleri terk etme ve yoksulları sevme hasletlerini nasip etmeni, beni bağışlamanı ve beni esirgemeni diliyorum. Bir toplulukta fitne yaratmak istersen, benim canımı, ben fitneye kapılmadan al! Allah'ım! Senden senin ve seni seven herkesin sevgisini ve beni senin sevgine ulaştıracak bir sevgi istiyorum»."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11742. Hadisi Bezzar Ebu Yahya kanalıyla Ebu Esma er-Rahabi'den nakletmiştir ki, Ebu Yahya'yı tanımıyorum. Diğer ravileri ise güvenilirdirler.1 1 Bezzar (2129). Ayrıca demiştir ki: "Bu hadis birkaç tarikten rivayet edilmiş olup burada yalnız Sevban hadisini zikretmekle yetindik. Çünkü Sevban hadisinde, ne Muaz, ne İbn Abbas ve ne de Abdurrahman b. Aiş hadisinde bulunmayan ifadeler vardır.

Bir başka rivayete göre Halid b. el-Leclac bildiriyor: Abdurrahman b. Aiş'i şöyle anlatırken işittim:

#20,345
Bir sabah Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) yanımıza çıkageldi... Gerisi bir önceki hadisin benzeridir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11741. Bütün bu rivayetleri Taberani nakletmiş olup "Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) yanımıza çıkageldi" ifadeleriyle başlayan hadisin ravileri güvenilirdirler. Aynı şekilde ilk rivayetin ravileri de böyledir. Fakat ikinci rivayette zikri geçen Muaviye b. İmran el Haremi'yi tanımıyorum. İmam Ahmed b. Hanbel'e Abdurrahman b. Aiş'in Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) naklettiği bu hadis sorulduğunda, "manaca doğrudur" demiştir.

Abdurrahman b. Aiş'in bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:

#20,344
"Rabbimi en güzel surette gördüm. Bana:
«Mele-i a'la hangi konuda tartışıyor? (Biliyor musun)?» diye sordu. «Rabbim
sen daha iyi bilirsin» dedim. Sonra ayasını iki omzumun ortasına koydu.
Avucunun soğukluğunu göğüslerimde hissettim. O anda göklerde ve yer de ne
varsa hepsini öğrendim."
Sonra Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): "işte böylece İbrahim'e
göklerdeki ve yerdeki hükümranlığı ve nizamı gösteriyorduk ki kesin ilme
erenlerden olsun"1 ayetini okuyarak şöyle devam etti:
"Sonra «Ey Muhammed! Mele-i a'la hangi konuda tartışıyor (Biliyor
musun)?» diye sordu. «Kefaretler hakkında» dedim. «Kefaretler nelerdir?»
buyurdu. Ben de şöyle cevap verdim: «Cemaatle namazlara yaya olarak gitmek,
namazlardan sonra mescitte oturup beklemek, zor zamanlarda bile abdest
suyunu azalara ulaştırmak.»
Bunun üzerine Yüce Allah buyurdu ki: «Kim bunları yaparsa, hayırla yaşar,
hayırla ölür ve annesinden doğduğu günkü gibi hatasız olur. Şu hasletler de
dereceleri artırır: Yemek yedirmek, selam vermek, gece insanlar uykudayken
kalkıp ibadet etmen»
Sonra buyurdu ki: «Ey Muhammed! Şöyle dua et: Allah'ım! Senden bana
güzel davranışlarda bulunmayı, çirkin davranışları terk etmeyi, yoksulları
sevmeyi nasip etmeni, beni bağışlamanı, beni esirgemeni ve tövbemi kabul
etmeni diliyorum. Bir topluluğu fitneye uğratmak istersen, benim canımı
fitneye uğramadan al»"
Sonra Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki: "Bunları öğrenin.
Nefsim kudret elinde bulunan (Allah)a yemin ederim ki, bunlar gerçektir."
Diğer bir rivayete göre ise Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bir sabah sevinerek ashabının yanına çıkageldi. Ashabı sevincini yüzünden okuyorlardı .... Bu rivayette "Ey Muhammed! Namaz kıldığın zaman şöyle dua et", yine "Şu hasletler de dereceleri artırır: Oruç tutmak, güzel söz söylemek" ifadeleri yer almıştır.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11739. 1 En'am Sur. 75. Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11740.

Abdurrahman b. Aiş'in Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) ashabından birinden naklettiğine göre

#20,343
bir sabah Allah Resulü (sallallahu
aleyhi ve sellem) sevinç ve neşeyle ashabının yanına çıktı. (Sahabi demiştir ki)
Biz: "Ya Resulallah! Seni neşeli görüyoruz (sebebi nedir)?" diye sorduk.
Buyurdu ki: "Niçin olmayayım ki! Bu gece Rabbim en güzel suretle bana
geldi ve «Ey Muhammed» diye nida etti. Ben: «Buyur Rabbim. Emrine
amadeyim» diye karşılık verdim. «Mele-i a'la hangi konuda tartışıyor? (Biliyor
musun)?» buyurdu. «Bilmiyorum Rabbim» dedim. Aynı şeyi iki üç kere
tekrarladı. Sonra el ayalarını omuzlarıma koydu. Avuçlarının soğukluğunu
göğüslerimde hissettim. O anda göklerde ve yer ne varsa hepsi bana zahir oldu."
Sonra Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): ''İşte böylece İbrahim'e
göklerdeki ve yerdeki hükümranlığı ve nizamı gösteriyorduk ki kesin
ilme erenlerden olsun"1 ayetini okuyarak şöyle devam etti:
Sonra «Ey Muhammed, mele-i a'la hangi konuda tartışıyor (Biliyor
musun)?» buyurdu. «Kefaretler hakkında» dedim. «Kefaretlerden maksat
nedir?» buyurdu. Ben de şöyle dedim: «Cemaatle namazlara yaya olarak
gitmek, namazlardan sonra mescitte oturup beklemek, zor zamanlarda bile
abdesti eksiksiz almak. Kim bunları yaparsa, hayırla yaşar, hayırla ölür ve
annesinden doğduğu günkü gibi hatasız olur. Şu hasletler de onun derecelerini
artırır: Güzel söz söylemek, selam vermek, yemek yedirmek, gece insanlar
uykuda iken kalkıp namaz kılmak»
Sonra buyurdu ki: «Ey Muhammed! Namaz kıldığın zaman şöyle dua et:·
Allah'ım! Senden (bana) güzelliklerle bezenme, çirkinliklerden uzak durma ve
yoksulları sevme hasletlerini (vermeni) ve tövbemi kabul etmeni diliyorum.
İnsanlar arasında fitne yaratmak istersen, benim canımı fitneye uğramadan
al»"

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11738. Hadisi Ahmed b. Hanbel2 rivayet etmiş olup ravileri güvenilirdirler. 1 En'am Sur. 75. ; 2 Ahmed b. Hanbel (4/66).

İbn Abbas der ki:

#20,340
"Peygamberlerin rüyası vahiydir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11737. Hadisi Taberani zayıf biri olan hocası Abdullah b. Muhammed b. Said b. Ebi Meryem'den rivayet etmiştir. Diğer ravileri ise Sahih'in ravileridirler. 1 1 Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir (12302).

Enes anlatmaktadır:

#20,339
Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) güzel rüyadan hoşlanırdı. Hatta çoğu kez "Sizden hiç kimse rüya gördü mü?" diye sorardı. Eğer bir rüya gören olursa, ona rüyasının ne olduğunu sorardı. Şayet rüyası sakıncasızsa, bundan çok hoşlanırdı. Bir gün bir kadın gelerek şöyle dedi: "Ya Resulallah! Ben rüya gördüm. Rüyamda sanki cennete girmiştim. Orada bir gürültü işittim. Gürültüyle birlikte cennet sarsıldı. Baktım ki, Falan oğlu falan, falan oğlu falan getirilmişler ... " Kadın bu şekilde on iki kişi saydı -ki Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) daha önce on iki kişilik bir müfreze göndermişti- Sonra şöyle devam etti: "Bu kişiler elbiseleri toz toprak içinde ve damarlarından kanlar akar bir halde getirildiler. Sonra «Onları Beydah yurduna veya Beydah nehrine götürün» denildi. (Götürdüler). Nehre dalıp çıktılar. Yüzleri adeta dolunay gecesi parlayan Ay gibiydi. Sonra altın sandalyeler getirildi ve onlara oturdular. Sonra bir sahan - veya buna benzer bir şey- getirildi. İçinde kuru hurma vardı, ondan yediler. Sahanı hangi tarafa çevirdilerse, ondan diledikleri kadar meyve yediler. Onlarla beraber ben de yedim." Derken o müfrezenin (askeri birliğin) habercisi geldi ve "Ya Resulallah! Başımıza şöyle şöyle hadiseler geldi. Falan ve falan kimseler öldüler" diye anlatarak o kadının isimlerini saydığı on iki kişiyi saydı. Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "Bana kadını getirin" buyurdu. Kadın gelince "Rüyanı bu kişiye anlat" buyurdu. O da anlattı. Adam: "Olay, aynen kadının Resulullah' a (sallallahu aleyhi ve sellem) anlattığı gibi cereyan etti" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11736. Hadisi Ahmed b. Hanbel rivayet etmiş olup ravileri Sahih'in ravileridirler.1 1 Ahmed b. Hanbel (3/135, 257); Ebu Ya'la (3289).

Enes b. Malik'in naklettiğine göre

#20,338
bir adam Resulullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) gelerek "Ya Resulallah! Ben rüyamda hastalandığımı görüyorum" dedi. Bunun üzerine Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): "Güzel rüya Allah'tan, kötü rüya ise şeytandandır. Bu sebeple sizden biriniz böyle (hoşlanmadığı) bir şey görürse, sol tarafına üç kere tükürsün, rüyasının şerrinden Allah'a sığınsın. Bu durumda onun (gördüğünün) bir zararı dokunmaz" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11735. Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravilerinden Kesir b. Süleym zayıftır. Bununla beraber İbn Hibban kendisini güvenilir kabul etmiş ve fakat ez-Zuafa'da da zikretmiştir. Doğrusunu Allah bilir.

Ümmü Seleme'nin bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):

#20,337
"Sizden biriniz uykusunda hoşuna gitmeyen bir şey görürse, sol tarafına üç kere tükürsün ve gördüğünden (Allah'a) sığınsın" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11734. Hadisi Taberani rivayet etmiş olup ravileri güvenilirdirler.

Abdullah b. Amr'ın bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:

#20,336
"Dünya hayatında da, ahirette de onlara müjde vardır.1 Salih rüya, nübüvvetin kırk dokuz cüzünden bir cüz olarak mümine bir müjde olarak verilir. Dolayısıyla kim böyle bir rüya görürse, onu anlatsın. Kim de başka türlü bir rüya görürse, (bilsin ki) o, kendisini üzmek için şeytan tarafından gösterilen bir rüyadır. Dolayısıyla hemen soluna üç kere tükürsün ve sussun; onu (kimseye) anlatmasın."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11733. Hadisi Ahmed b. Hanbel, İbn Lehia tarikiyle Derrac'dan rivayet etmiştir ki, ikisinde de zayıflık bulunmakla beraber hadisleri hasen derecesindedir. Diğer ravileri ise güvenilirdirler. 1 Yunus Sur. 64.

Abdullah b. Ömer'in bildirdiğine göre Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:

#20,335
"Salih rüya, nübüvvetin yetmiş cüzünden bir cüzdür. Bu sebeple kim rüyasında hayırlı bir şey görürse, bu yüzden Yüce Allah'a hamdetsin ve gördüğünü anlatsın. Kim hayırsız bir rüya görürse, rüyasının şerrinden Yüce Allah'a sığınsın ve onu anlatmasın. Bunun kendisine bir zararı dokunmaz."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11732. Hadisi Ahmed b. Hanbel ve el-Mu'cemu'l-evsat'ta Taberani rivayet etmiş olup ravileri, Süleyman b. Davud el-Haşimi hariç, Sahih'in ravileridirler. Süleyman da güvenilirdir.

Ebu Şurayh el-Huza'inin bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:

#20,334
"Şüphesiz insanların Allah'a karşı en cüretkarı, katilinden başkasını öldüren veya İslam döneminde Cahiliye döneminden kalma kan davasını güden veyahut uykuda gözlerine gerçekte görmediği bir şeyi gördürten (görmediği rüyayı görmüş gibi anlatan) kimsedir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11731. Ben derim ki: "Gözlerine gerçekte görmediği bir şeyi gördürten" kısmı hariç hadis Sahih'de geçmiştir. *Hadisi Ahmed b. Hanbel ve Taberani rivayet etmiş olup ravileri, Sahih'in ravileridirler.1 1 Ahmed b. Hanbel (6/32); Tabeani, el-Mu'cemu'l-kebir (22/191).

Hz. Ali'in bildirdiğine göre Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem):

#20,333
"Kim bilerek rüyası hakkında yalan söylerse, kıyamet günü ondan herhangi bir kıla düğüm atması istenir" buyurmuştur.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11730. Ben derim ki: Hadisi "bilerek" ibaresi olmaksızın Tirmizi de irad etmiştir. Bu şekliyle ise Ahmed b. Hanbel rivayet etmiş olup ravilerinden Abdüla'la b. Amir es-Sa'lebi zayıftır. 3 3 Abdullah b. Ahmed (1089 "Kim bilerek rüyası hakkında yalan söylerse, cehennemdeki yerine hazırlansın" ifadesiyle); ayrıca bak. no. 1070, 1088 ("Kim rüyası hakkında yalan söylerse, kıyamet günü kendisinden bir kıla düğün atması istenir" ifadesiyle). Her iki rivayette de Abdüla'la yer almıştır. Öyle anlaşılıyor ki, Heysemi iki rivayeti birleştirmiştir. Doğrusunu en iyi Allah bilir. Çünkü hadis Abdullah b. Ahmed'in rivayetidir. Ahmed b. Hanbel'in değil.

İbn Ömer'in bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):

#20,332
"İftiraların en büyüğü, kişinin gerçek babasını bırakıp başkasına nesep iddiasında bulunmasıdır. Yine iftiraların en büyüğü, gözlerine gerçekte görmediği şeyleri gördürten (görmediği rüyayı görmüş gibi anlatan) ve bir de arazilerdeki işaretleri değiştiren (ve bu suretle gasbetmeyi amaçlayan) kimsenin yaptığıdır" buyurmuştur.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11729. Hadisi Ahmed b. Hanbel rivayet etmiş olup ravilerinden Ebu Osman Abbas b. el-Fadl el-Basri metruktur.2 2 Mükerrer. Bak. no. 6893; Ahmed b. Hanbel (5998). Ebu Osman' dan maksat Abbas b. el-Fadl değil. Velid b. Ebi'l-Velid'dir.

Ubade b. es-Samit'in bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):

#20,331
"Müminin gördüğü rüya, Allah'ın uykuda kulla konuştuğu bir sözdür" buyurmuştur.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11728. Bunu Taberani rivayet etmiş olup senedinde tanımadığım raviler vardır. Bu konuyla ilgili başka hadisler, Hoşlandığı Rüyayı Görmek bölümünde (no. 11732) gelecektir.1 1 Taberani (25/338-339); Ahmed b. Hanbel (5/325 kısa metinle). Ayrıca senedinde kopukluk da vardır. Aynca bak. İbn Ebi Asım, Sünne (486).

Avf b. Malik'in bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):

#20,330
"Müminin gördüğü rüya, nübüvvetin kırk altı cüzünden bir cüzdür" buyurmuştur.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11727. Hadisi Bezzar rivayet etmiş olup ravilerinden, Busr b. Ertat'ın azatlısı Yezid b. Ebi Yezid'i tanımıyorum. Diğer ravileri ise Sahih'in ravileridirler.2 2 Bezzar (2125). Senedinden Yezid b. Ebi Yezid ismi düşmüştür.

Süleyman b. Arib bildiriyor: Ebu Hureyre'nin İbn Abbas'a Resulullah'ın şu sözünü bildirirken işittim:

#20,329
"Müslümanın gördüğü rüya, peygamberliğin kırk cüzünden bir cüzdür."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11726. Ben derim ki: Bu konuyla ilgili yine Enes'ten Sahih'de "kırk altı ve kırk beş" ifadeleriyle bir hadis nakledilmiştir. *Hadisi bu şekliyle ise Bezzar rivayet etmiş olup ravilerinden Abdullah b. İsa el-Hazzaz zayıftır. 1 1 Bezzar (2126).

Enes b. Malik'in bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):

#20,328
"Müminin gördüğü rüya, peygamberliğin yetmiş cüzünden bir cüzdür" buyurmuştur.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11725. Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravilerinden Muhammed b. Ubeydillah el-Arzemi zayıftır.