Toplam 19,786 Hadis
Konular

Rüya ve Tabir Kategorisi

Ümmül-Alâ el-Ensâriyye (r.anha)'dan: Ensâr'dan bir kadın olan Ümmül Alâ, Rasûlullah ile bey'at etmiş­tir. Ümmül-Alâ, râvîsi Hârice'ye, kendilerinin Muhâcirler'i aralarında kur'a ile taksim ettiklerini haber verip şöyle demiştir:

#9,426 طَارَ لَنَا عُثْمَانُ بْنُ مَظْعُونٍ فِي السُّكْنَى حِينَ اقْتَرَعَتِ الْأَنْصَارُ عَلَى سُكْنَى الْمُهَاجِرِينَ، فَاشْتَكَى، فَمَرَّضْنَاهُ حَتَّى تُوُفِّيَ، ثُمَّ جَعَلْنَاهُ فِي أَثْوَابِهِ، فَدَخَلَ عَلَيْنَا رَسُولُ اللَّهِ فَقُلْتُ: رَحْمَةُ اللَّهِ عَلَيْكَ أَبَا السَّائِبِ فَشَهَادَتِي عَلَيْكَ لَقَدْ أَكْرَمَكَ اللَّهُ، قَالَ وَمَا يُدْرِيكِ؟، قُلْتُ: لَا أَدْرِي وَاللَّهِ، قَالَ: أَمَّا هُوَ فَقَدْ جَاءَهُ الْيَقِينُ إِنِّي لَأَرْجُو لَهُ الْخَيْرَ مِنَ اللَّهِ، وَاللَّهِ مَا أَدْرِي وَأَنَا رَسُولُ اللَّهِ مَا يُفْعَلُ بِي وَلَا بِكُمْ، قَالَتْ أُمُّ الْعَلَاءِ: فَوَاللَّهِ لَا أُزَكِّي أَحَدًا بَعْدَهُ، قَالَتْ: وَرَأَيْتُ لِعُثْمَانَ فِي النَّوْمِ عَيْنًا تَجْرِي، فَجِئْتُ رَسُولَ اللَّهِ فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لَهُ، فَقَالَ: ذَاكِ عَمَلُهُ يَجْرِي لَهُ
Bi­zim ailemizin payına Osman b. Mahzun (r.a.) düşmüştü. Biz Usman'ı ev­lerimizde konukladık. Fakat Usman (bir müddet sonra) ölüm sebebi olan bir hastalıkla hastalandı. Vefat edince gasledildi ve kendi elbi­sesi içinde kefenlendi. Sonra Rasulullah (s.a.v) cenazenin yanına geldi. Ümmül-Ala dedi ki: Ben (cenazeyi tezkiye ederek): — Ey Ebas-Saib! Allah'ın rahmeti senin üzerine olsun! Benim (senin hakkında bildiğim ve cemaate bildirmek istediğim) şehadetim şudur ki: Allah Taala muhakkak sana ikram etmiştir! dedim. Bunun üzerine Rasulullah: — "Allah Taala'nın bu ölüye ikram ve inayet buyurduğunu sa­na ne bildiriyor?" buyurdu. Ben de O'na: — Ya Rasulallah! Babam Sana feda olsun! Allah (bu imanlı ku­luna ikram etmez de) kime ikram eder? dedim. Bu defa da Rasulullah: — "Usman ibn Maz'un'a gelince; yemin ederim ki, ona yakın gelmiştir (yani o ölmüş bulunuyor). Ve yine Allah'a yemin ederim ki, ben de bu ölü için hayır ve saadet umarım. Yine Allah'a yemin ederim ki, ben Allah'ın Rasulü iken bana (ve size yarın) Allah tara­fından ne muamele edileceğini bilemem!" buyurdu. diğer rivayette ise: Bunun üzerine Ümmül-Ala dedi ki: — Vallahi bundan sonra ben kimseyi tezkiye etmeye cesaret ede­miyorum! dedi. Ümmül Ala: Rasulullah'ın bu sözü beni kederlendirdi de aka­binde uyudum. Rüyamda Usman'a aid akmakta olan bir pınar gör­düm. Uyanınca bu rüyayı Rasulullah'a haber verdim. Rasulullah: — "Bu senin Usman için gördüğün akan pınar, onun (sevab ge­tiren) amelidir" buyurdu

Buharî, Tabîr: 13, 37 Hn: 7018; Hakim, Müstedrek Hn: 3625; Beyhaki, Süneni Kübra Hn: 19711. Hadis merfu, sahih ve gariptir.

Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor:

#9,425 وعن جابر رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال: ]جَاءَ أعْرَابىٌّ إلى رسولِ اللّه # فقَالَ: إنِّى حَلَمْتُ أنّ رَأْسِى قُطِعَ فَأنَا أتْبَعُهُ. فَزَجَرَهُ وَقَالَ: َ تُخْبِرْ بِتَلَعُّبِ الشَّيْطَانِ بِكَ في المَنَامِ[. أخرجه مسلم .
"Bir bedevi Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'e gelip: "- Rüyamda  başımın kesildiğini, kendimin de onun peşine düştüğünü gördüm" dedi. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) adamı azarlayıp: "- Sakın ha! Şeytanın, rüyanda seninle eğlenmesini kimseye anlatma!" dedi.

[Müslim, Rü'ya 12, (2268).]

Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor:

#9,424 وعن عائشة رَضِىَ اللّهُ عَنْها قالت: ]رَأيْتُ ثََثَةَ أقْمَار سَقَطْنَ في حُجْرَتِى فَقَصَصْتُ رُؤْيَاى عَلى أبِى بَكْرٍ فَسَكَتَ. فَلَمَّا تُوفِّىَ رسول اللّه # وَدُفِنَ في بَيْتِى قال أبُو بكْرٍ: هذَا أحَدُ أقْمَارِكِ وَهُوَ خَيْرُهَا[. أخرجه مالك .
"Rüyamda hücreme üç ayın düştüğünü gördüm. Rüyamı babam Ebu Bekir (radıyallahu anh)'e anlattım. Sükut etti, cevap vermedi. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) vefat edip de odama defnedilince Ebu Bekir: "- İşte (rüyanda gördüğün) üç aydan biri ve en hayırlısı!"dedi."

[Muvatta, Cenâiz 10, (1, 232).]

Abdullah İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) bir başka rivayette şöyle demektedir:

#9,423 وفي روايةٍ قال: ]رَأيْتُ في المَنَامِ كَأنَّ في كَفِّى سَرَقَةً مِنْ حَرِيرٍ َ أرِيدُ بِهَا مَكَاناً في الجَنَّةِ إَّ طَارَتْ بِى إلَيْهِ فَقَصَصْتُهَا عَلى حَفْصَةَ فَقَصَّتْهَا عَلى رسولِ اللّهِ # فقَالَ: إنَّ أخَاكِ رَجُلٌ صَالِحٌ[»السَّرَقَةُ« بتحريك الراء: قطعة من جَيِِّد الحرير .
"Rüyamda, avucumda  seraka denen iyi cins ipekten bir parça gördüm, cennette, her nereyi arzu etsem beni oraya uçuruyordu. Bu rüyamı Hafsa (radıyallahu anha)'ya anlattım. O da Resulullah'a anlatmış. Resulullah (aleyhissalatu vesselam): "Kardeşin salih bir kimse" diye  yormuş."

[Buhârî, Ta'bir 25; Müslim, Fedâilu's-Sahâbe 139, (2478).]

İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor:

#9,422 وعن ابن عمر رَضِىَ اللّهُ عَنْهما قال: ]كانَ الرَّجُلُ في حَيَاةِ رسولِ اللّهِ # إذَا رآى رُؤْيَا قَصَّهَا عَلَيْهِ، وَكُنْتُ غَُماً شَابّاً عَزَباً أنَامُ في الْمَسْجِدِ، فَرَأيْتُ في الْمَنامِ كَأنَّ مَلَكَيْنِ أخَذَانِى فَأتَيَا بِى إلى النَّارِ، فَإذَا هِىَ مَطْوِيَّةٌ كَطَىِّ الْبِئْرِ، وَإذَا لَها قَرْنَانِ كَقَرْنَى البِئْرِ، فَإذَا فِيهَا أنَاسٌ قَدْ عَرَفْتُهُمْ فَجَعَلْتُ أقُولُ أعُوذُ بِاللّهِ مِنَ النَّارِ ثََثاً. فَلَقِيَهُمَا مَلَكٌ آخَرُ فَقالَ لِى: لِمَ تُرَعْ؟ فَقَصَصْتُهَا عَلى حَفْصَةَ فَقَصَّتْهَا حَفْصَةُ عَلى رسولِ اللّه # فقَالَ: نِعْمَ الرَّجُلُ عَبْدُاللّهِ لَوْ كانَ يُصَلِّى مِنَ اللَّيْلِ. قَالَ سَالم: فَكَانَ عَبْدُاللّهِ بَعْدَ ذلِكَ َ يَنَامُ مِنَ اللّيْلِ إَّ قَلِيً[. أخرجه الشيخان
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) zamanında kişi, bir rüya görecek olsa onu aleyhissalatu vesselam efendimize anlatırdı. O sıralarda ben genç, bekar bir delikanlıydım, mescidde yatıp kalkıyordum. Bir gün rüyamda, iki meleğin beni yakalayıp cehennemin kenarına kadar getirdiklerini gördüm. Cehennem kuyu çemberi gibi çemberlenmişti. Keza (kova takılan) kuyu direği gibi iki de direği vardı. Cehennemde bazı insanlar vardı ki onları tanıdım. Hemen istiazeye başlayıp üç kere: "Ateşten Allah'a sığınırım" dedim. Derken beni getiren iki meleği üçüncü bir melek karşılayıp, bana: "Niye korkuyorsun? (korkma)" dedi. Ben bu rüyayı kızkardeşim Hafsa (radıyallahu anha)'ya anlattım. Hafsa da Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a anlatmış. Resulullah (aleyhissalatu vesselam): "- Abdullah ne iyi insan,  keşke bir de gece namazı kılsa!" demiş. Salim der ki: "Abdullah bundan sonra geceleri pek az uyur oldu!"

[Buhârî, Ta'bir, 35, 36, Salât 58, Teheccüt 2, Fedâilu'l-Ashâb 19; Müslim, Fedâilu's-Sahâbe 140, (2479).]

Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in şöyle söylediğini işittim:

#9,421 وعن أنس رَضِىَ اللّهُ عَنْه قال: ]سَمِعْتُ رسولَ اللّه # يَقُولُ: رَأيْتُ اللَّيْلَةَ فِيمَا يََرَى النَّائمُ كَأنِّى في دَارِ عُقْبَةَ بْنِ رَافِعٍ، وَأُتِيتُ بِرُطَبٍ مِنْ رُطَبِ ابْنِ طَابَ فَأوَّلْتُهُ أن الرِّفْعَةَ لَنَا في الدُّنْيَا، وَالْعَاقِبةَ في اŒخِرَةِ، وَأنَّ دِينَنَا قَدْ طَابَ[. أخرجه مسلم وأبو داود .
"Ben bu gece, rü'yamda, kendimi Ukbe İbnu Rafi'in evinde imişim gördüm. Orada bana İbnu Tab denen cinsten taze hurma getirildi. Ben bu rüyayı şöyle te'vil ettim: "Yükselme dünyada bizimdir, ahirette de hayırlı akibet bizimdir, dinimiz de tamamlanmıştır." 

[Müslim, Rü'ya 18, (2270); Ebu Dâvud, Edeb 96, (5026).]

Ebu Musa (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

#9,420 وعن أبى موسى رَضِىَ اللّهُ عَنْه قال: ]قال رسولُ اللّه #: رَأيْتُ في المَنَامِ أنِّى أُهَاجِرُ مِنْ مَكَّةَ إلى أرْضٍ بِهَا نَخْلٌ، فَذَهَبَ وَهَلِى إلى أنَّهَا اليَمَامَةُ. أوْ هَجَرُ، فَإذَا هِىَ الْمَدِينَةُ يَثْرِبُ، وَرَأيْتُ في رُؤْيَاىَ هذِهِ أنِّى هََزَزْتُ سَيْفاً فَانْقَطَعَ صَدْرُهُ فَإذَا هُوَ مَاأصِيبَ بِهِ الْمُؤمِنُونَ يَوْمَ أحُدٍ، ثُمَّ هَزَزْتُهُ أخْرى فَعَادَ أحْسَنَ مِمَّا كانَ، فَإذَا هُوَ مَا جَاءَ اللّهُ بِهِ مِنَ الْفَتْحِ وَاجْتِمَاعِ الْمُؤْمِنِينَ، وَرَأيْتُ فِيهَا أيْضاً بَقَراً وَاللّهِ خَيْرٌ. فَإذَا هُمُ النَّفَرُ مِن الْمُؤمِنِينَ يَوْمَ أحُدٍ، وَإذَا الخَيْرُ مَا جَاءَ اللّهُ تَعالى بِهِ مِنَ الْخَيْرِ وَثَوَابِ الصِّدْقِ الَّذِى آتَانَا اللّهُ تَعالى بَعْدُ يَوْمَ بَدْرٍ[. أخرجه الشيخان.»وَالْوَهَلُ«  بالتحريك الوهم.
"Rüyamda kendimi Mekke'den, hurma ağaçları bulunan bir  beldeye hicret ediyorum gördüm. Ben bunu, hicretimin Yemame'ye veya Hacer'e olacağı şeklinde tahmin etmiştim, meğer Yesrib şehrine imiş. Bu rüyamda kendimi bir kılıncı sallıyor gördüm, kılıncın başı kopmuştu. Bu, Uhud Savaşı'nda mü'minlerin maruz kaldıkları musibete delalet ediyormuş. Sonra kılıncımı tekrar salladım. Bu sefer, eskisinden daha iyi bir hal aldı. Bu da, Cenab-ı Hakk'ın fetih ve Müslümanların biraraya gelmeleri nev'inden  lutfettiği nimetlerine delalet etti. O aynı rüyamda sığırlar ve Allah'ın (verdiği başka) hayrını gördüm. Sığırlar Uhud gününde mü'minlerden bir cemaate çıktı, (gördüğüm başka) hayır da Allah'ın Bedir'den sonra (nasib ettiği fetihlerin) hayrı ve bize Rabbimizin lutfettiği (Bedru'l-Mev'id) sıdkının sevabı olarak çıktı." 

[Buhari, Ta'bir 39, 44, Menakıb 25, Meğazî 9, 26, Menâkıbu'l-Ensâr 45; Müslim, Rü'ya 20, (2272).]

Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle demişti: 

#9,419 وعن أبى هريرة رَضِىَ اللّهُ عَنْه قال: ]قال رسولُ اللّه #: لَمْ يَبْقَ بَعْدِى مِنَ النُّبُوَّةِ إَّ الْمُبَشِّرَاتُ. قَالُوا: وَمَا الْمُبَشِّرَاتُ؟ قالَ: الرُّؤْيَا الصَّالِحَةُ[. أخرجه البخارى متص، ومالك عن عطاء مرس.وزاد: يَرَاهَا الرَّجُلُ المُسْلِمُ أوْ تُرَى لَهُ .
"Benden sonra, peygamberlikten sadece mübeşşirat (müjdeciler) kalacaktır!" Yanındakiler sordu: "- Mübeşşirat da nedir?" "- Salih rüyadır!" diye cevap verdi." Muvatta'nın rivayetinde şu ziyade var: "Salih rüyayı salih kişi görür veya ona gösterilir."

[Buharî, Tabir 5; Muvatta, Rüya 3, (2, 957); Ebu Davud, Edeb 96, (5017).]

Ebu Saîd (radıyallahu anh) anlatıyor: 

#9,418 وفي أخرى للبخارى ومالك عن أبى سعيد رَضِىَ اللّهُ عَنْه قال: ]رُؤْيَا المُؤْمِنِ جُزْءٌ مِنْ سِتَّةٍ وَأرْبَعِينَ جُزْءاً مِنَ النُّبُوَّةِ[ .
"Mü'minin rüyası, nübüvvetin kırk altı cüzünden bir cüzdür."

[Buharî, Ta'bir 4, Muvaatta 1, (2, 956).] 

Buhârî'nin bir rivayetinde Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurur:

#9,417 وفي أخرى للبخارى قال: ]قال رَسولُ اللّهِ #: مَنْ رَآنِى في المَنَامِ فقَدْ رَآنِى فَإنَّ الشَّيْطَانَ َ يَتَمَثَّلُ بِى[ .
"Beni rüyada gören, gerçekten  beni görmüştür, çünkü şeytan benim suretime giremez."

[Buharî, Tabir 2, 10; Müslim, Rüya 10; (2266); Muvatta, Rüya 1, (2, 956).]

Ebu Saîd el Hudri r.a.'dan: O, Rasülullah (s.a.v)in şöyle buyurduğunu işitmişti:

#1,392 إِذَا رَأَى أَحَدُكُمُ الرُّؤْيَا يُحِبُّهَا، فَإِنَّمَا هِيَ مِنَ اللَّهِ، فَلْيَحْمَدِ اللَّهَ عَلَيْهَا وَلْيُحَدِّثْ بِمَا رَأَى، وَإِذَا رَأَى غَيْرَ ذَلِكَ مِمَّا يَكْرَهُهُ، فَإِنَّمَا هِيَ مِنَ الشَّيْطَانِ، فَلْيَسْتَعِذْ بِاللَّهِ مِنْ شَرِّهَا وَلَا يَذْكُرْهَا لِأَحَدٍ فَإِنَّهَا لَا تَضُرُّهُ
“Herhangi biriniz sevdiği bir rüya görürse o Allah’tandır. Allah’a hamdetsin ve gördüğünü anlatsın. Hoşlanmadığı cins bir rüya görürse bu şeytandandır onun şerrinden Allah’a sığınsın ve onu hiç kimseye anlatmasın böylece o rüya ona zarar vermez.”

Tirmizi, Deavat 53 Hn: 3453; Buhari, Tabir: 27 ve diğerleri.ž Tirmizî: Bu konuda Ebu Katade’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle hasen garibtir. İbn’ül Hâd’ın ismi Yezîd b. Abdullah b. Üsâme b. el Hâd el Medenî olup güvenilen bir kimsedir. Mâlik ve diğer kimseler kendisinden hadis rivâyet etmişlerdir.

Semüre bin Cündeb r.a. dedi ki:

#339 كَانَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ " إِذَا صَلَّى بِنَا الصُّبْحَ أَقْبَلَ عَلَى النَّاسِ بِوَجْهِهِ، وَقَالَ: هَلْ رَأَى أَحَدٌ مِنْكُمُ اللَّيْلَةَ رُؤْيَا؟
“Rasülullah (s.a.v.), sabah namazını kıldırdıktan sonra yüzünü cemaate çevirir ve bu gece rüya göreniniz var mı?” diye sorardı.

Buhari, Tabir: 48; Tirmizi, Rüya 10 Hn: 2294 ve diğerleri. Tirmizi: Bu hadis hasen sahihtir. Bu hadis, Avf’tan, Cerir b. Hâzim’den, Ebû Reca’dan, Semure’den daha uzun bir şekilde rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Aynı şekilde Muhammed b. Beşşâr bu hadisi Vehb b. Cerîr’den kısa olarak rivâyet etmiştir.

İbni Abbas (r.a.) dedi ki: Ebu Hüreyre şöyle bir hadis anlatırdı: “Adamın biri Rasûlullah (s.a.v.)’e gelerek dedi ki: Bu gece Rüyamda bir bulut gördüm ondan bal

#338 أَمَّا الظُّلَّةُ فَظُلَّةُ الْإِسْلَامِ، وَأَمَّا مَا يَنْطِفُ مِنَ السَّمْنِ وَالْعَسَلِ، فَهُوَ الْقُرْآنُ لِينُهُ وَحَلَاوَتُهُ، وَأَمَّا الْمُسْتَكْثِرُ وَالْمُسْتَقِلُّ فَهُوَ الْمُسْتَكْثِرُ مِنَ الْقُرْآنِ وَالْمُسْتَقِلُّ مِنْهُ، وَأَمَّا السَّبَبُ الْوَاصِلُ مِنَ السَّمَاءِ إِلَى الْأَرْضِ فَهُوَ الْحَقُّ الَّذِي أَنْتَ عَلَيْهِ فَأَخَذْتَ بِهِ فَيُعْلِيكَ اللَّهُ، ثُمَّ يَأْخُذُ بِهِ بَعْدَكَ رَجُلٌ آخَرُ فَيَعْلُو بِهِ، ثُمَّ يَأْخُذُ بِهِ بَعْدَهُ رَجُلٌ آخَرُ فَيَعْلُو بِهِ، ثُمَّ يَأْخُذُ رَجُلٌ آخَرُ فَيَنْقَطِعُ بِهِ، ثُمَّ يُوصَلُ لَهُ فَيَعْلُو، أَيْ رَسُولَ اللَّهِ، لَتُحَدِّثَنِّي أَصَبْتُ أَوْ أَخْطَأْتُ؟ فَقَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: " أَصَبْتَ بَعْضًا وَأَخْطَأْتَ بَعْضًا "، قَالَ: أَقْسَمْتُ بِأَبِي أَنْتَ وَأُمِّي لَتُخْبِرَنِّي مَا الَّذِي أَخْطَأْتُ؟ فَقَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: لَا تُقْسِمْ
"Gölgelik yapan bulut İslam’dır, akan yağ ve bal Kur’an’ın yumuşaklığı ve tadıdır. Çok veya az alanlar ise Kur’an’dan nasibini az veya çok almış kimselerdir. Gökten yere doğru uzatılan ip ise üzerinde bulunduğun hak olan İslam’dır. Siz onu tutmuşsunuz Allah’ta sizi yükseltecektir. Sizden sonra o hakkı başka bir kimse tutacak ve onunla yükselecektir. Onun peşinden başka biri tutacak; O’da onunla yükselecektir. Sonra başka biri tutacak onun yüzünden ip kopacak sonra bağlanacak ve oda onunla yükselecektir. Ey Allah’ın Rasulü! bu yorumlamada doğru mu? Yoksa yanlış mı? yaptım. Rasulullah (s.a.v.): “Bir kısmını doğru bir kısmını yanlış yorumladın” buyurdular. Bunun üzerine Ebu Bekir: Ey Allah’ın Rasulü! Anam babam sana feda olsun yemin ederim ki yanıldığım tarafı bana söyleyeceksiniz. Rasulullah (s.a.v.): “Yemin etme” buyurdular.

Müslim, Rüya: 3; Tirmizi, Rüya 10 Hn: 2293; İbn Mace: Rüya: 10 ve diğerleri. Tirmizi: Bu hadis hasen sahihtir.

Ebu Hüreyre r.a. dedi ki: Rasülullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

#337 رَأَيْتُ فِي الْمَنَامِ كَأَنَّ فِي يَدَيَّ سِوَارَيْنِ مِنْ ذَهَبٍ فَهَمَّنِي شَأْنُهُمَا، فَأُوحِيَ إِلَيَّ أَنْ أَنْفُخَهُمَا فَنَفَخْتُهُمَا فَطَارَا، فَأَوَّلْتُهُمَا كَاذِبَيْنِ يَخْرُجَانِ مِنْ بَعْدِي، يُقَالُ لِأَحَدِهِمَا: مُسَيْلِمَةُ صَاحِبُ الْيَمَامَةِ، وَالْعَنْسِيُّ صَاحِبُ صَنْعَاءَ
“Rüyada iki kolumda iki altın bilezik gördüm. Altın bilezik takınmam beni üzdü derken bana o iki bileziği üfle diye vahyedildi. Bende üfleyince uçup gittiler. Bu iki bileziği benim peygamberliğimden sonra ortaya çıkacak iki yalancı peygamberle yorumladım. Biri Yemame’den çıkan Müseylime diğeri de San’a’dan çıkan Ansi’dir.”

Müslim, Rüya: 4; Tirmizi, Rüya 10 Hn: 2292; İbn Mace, Rüya: 10 ve diğerleri. Tirmizi: Bu hadis sahih hasen garibtir.

Ebu Hüreyre dedi ki: Rasûlullah (s.a.v.)’in şöyle devam ettiğini söyledi:

#336 رُؤْيَا الْمُؤْمِنِ جُزْءٌ مِنْ سِتَّةٍ وَأَرْبَعِينَ جُزْءًا مِنَ النُّبُوَّةِ
“Müminin rüyası peygamberliğin kırk altıda biridir.”

Müslim: Rüya: 1; Tirmizi, Rüya 10 Hn: 2291; İbn Mace: Rüya: 3 ve diğerleri.

Ebu Hüreyre r.a. dedi ki: Nebi sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

#335 فِي آخِرِ الزَّمَانِ لَا تَكَادُ رُؤْيَا الْمُؤْمِنِ تَكْذِبُ وَأَصْدَقُهُمْ رُؤْيَا أَصْدَقُهُمْ حَدِيثًا، وَالرُّؤْيَا ثَلَاثٌ: الْحَسَنَةُ بُشْرَى مِنَ اللَّهِ، وَالرُّؤْيَا يُحَدِّثُ الرَّجُلُ بِهَا نَفْسَهُ، وَالرُّؤْيَا تَحْزِينٌ مِنَ الشَّيْطَانِ، فَإِذَا رَأَى أَحَدُكُمْ رُؤْيَا يَكْرَهُهَا فَلَا يُحَدِّثُ بِهَا أَحَدًا، وَلْيَقُمْ فَلْيُصَلِّ قَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ: " يُعْجِبُنِي الْقَيْدُ وَأَكْرَهُ الْغُلَّ، الْقَيْدُ ثَبَاتٌ فِي الدِّينِ
“Ahir zamanda müminin rüyası hiç yalan çıkmayacaktır. Onların rüyalarının en doğru olanı sözü en doğru olanın rüyasıdır. Rüya üç çeşittir; Güzel rüya Allah tarafından müjde ve sevinç vesilesidir. İkinci çeşit rüya insanın günlük yaşantısında zihnini meşgul eden şeylerden kaynaklanan rüyadır. Üçüncüsü ise şeytan tarafından üzüntü veren kabuslu rüyadır. Biriniz hoşlanmadığı bir rüya görürse onu kimseye anlatmasın kalkıp namaz kılsın. Ebu Hüreyre, Peygamber (s.a.v.)’in şöyle dediğini aktardı: “Ayağa bağlanan zincirlerden hoşlanırım fakat boyuna vurulan zincirlerden hoşlanmam çünkü ayağa vurulan zincir dinde sebatlı olunacağını ifade eder.”

Müslim: Rüya: 1; Tirmizi, Rüya 10 Hn: 2291; İbn Mace: Rüya: 3ve diğerleri. Tirmizi: Abdulvehhab es Sekafi bu hadisi Eyyub’tan merfu olarak rivâyet etti Hammad b. Zeyd ise yine Eyyعb’tan mevkuf olarak rivâyet etmiştir.

Abdullah b. Ömer (r.a.) Peygamber (s.a.v.)’in rüyası şöyle anlattı: Peygamber (s.a.v.) buyurdular ki:

#334 رَأَيْتُ امْرَأَةً سَوْدَاءَ ثَائِرَةَ الرَّأْسِ خَرَجَتْ مِنَ الْمَدِينَةِ حَتَّى قَامَتْ بِمَهْيَعَةَ وَهِيَ الْجُحْفَةُ، وَأَوَّلْتُهَا وَبَاءَ الْمَدِينَةِ يُنْقَلُ إِلَى الْجُحْفَةِ
“Saçları dağınık siyah bir kadın gördüm Medine’den çıktı ve bir ovaya dikildi kaldı. Burası Cuhfe’dir. Ben bunu Medine’nin vebası olarak yorumladım veba Cuhfe’ye nakledilecektir.”

Buhari, Tabir: 41; Tirmizi, Rüya Hn: 2290; Darimi: Rüya: 13 ve diğerleri. Tirmizi: Bu hadis hasen sahih garibtir.

Abdullah b. Ömer (r.a.)’den Peygamber (s.a.v.)’in, Ebu Bekir ve Ömer hakkındaki rüyası rivâyet edilmiştir. Rasûlullah (s.a.v.) buyurdular ki:

#333 رَأَيْتُ النَّاسَ اجْتَمَعُوا، فَنَزَعَ أَبُو بَكْرٍ ذَنُوبًا أَوْ ذَنُوبَيْنِ فِيهِ ضَعْفٌ وَاللَّهُ يَغْفِرُ لَهُ، ثُمَّ قَامَ عُمَرُ فَنَزَعَ فَاسْتَحَالَتْ غَرْبًا، فَلَمْ أَرَ عَبْقَرِيًّا يَفْرِي فَرْيَهُ حَتَّى ضَرَبَ النَّاسُ بِعَطَنٍ
“İnsanları bir kuyunun başında toplanmış gördüm. Ebu Bekir bir veya iki kova su çekti kendisi zayıftı Allah onu bağışlasın, sonra Ömer kalktı ve su çekmeye başladı su kovası kocaman bir kaba dönüştü onun yaptığı işi yapabilecek hiçbir cesur kimse görmedim. Sonunda insanlar ve develeri suya kandılar da develerini ağıllarına kapadılar.”

Buhari, Tabir: 28; Müslim, Fedail: 2; Tirmizi, Rüya 10 Hn: 2289 ve diğerleri. Tirmizi: Bu konuda Ebu Hüreyre’den de hadis rivâyet edilmiştir. Bu hadis İbn Ömer rivâyeti olarak sahih garibtir.

Aişe r.a. dedi ki: “Rasûlullah (s.a.v.)’e; Varaka’dan sorulmuştu da Hatice (r.anha) şöyle demişti: O seni tasdik etmişti fakat sen kendini ortaya koymadan önce

#332 أُرِيتُهُ فِي الْمَنَامِ، وَعَلَيْهِ ثِيَابٌ بَيَاضٌ وَلَوْ كَانَ مِنْ أَهْلِ النَّارِ لَكَانَ عَلَيْهِ لِبَاسٌ غَيْرُ ذَلِكَ
Rüyamda bana Varaka gösterildi üzerinde beyaz bir elbise vardı. Eğer Cehennemliklerden olsaydı başka bir elbise olurdu.”

Tirmizi, Rüya 10 Hn: 2288; Ahmed, Müsned Hn: 23231 ve diğerleri. Tirmizi: Bu hadis garibtir. Osman b. Abdurrahman hadisçiler yanında pek sağlam biri sayılmaz.

Ebu Bekre r.a. dedi ki:Bir gün Rasûlullah (s.a.v.), rüya göreniniz var mı? diye sordu. Bir adam ben gördüm dedi ve şöyle anlattı:

#331 أَنَا رَأَيْتُ كَأَنَّ مِيزَانًا نَزَلَ مِنَ السَّمَاءِ فَوُزِنْتَ أَنْتَ وَأَبُو بَكْرٍ، فَرَجَحْتَ أَنْتَ بِأَبِي بَكْرٍ، وَوُزِنَ أَبُو بَكْرٍ وَعُمَرُ، فَرَجَحَ أَبُو بَكْرٍ، وَوُزِنَ عُمَرُ وَعُثْمَانُ، فَرَجَحَ عُمَرُ، ثُمَّ رُفِعَ الْمِيزَانُ فَرَأَيْنَا الْكَرَاهِيَةَ فِي وَجْهِ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ
"Sanki bir terazi gökten indi. Sen ve Ebu Bekir, tartıldınız, sen Ebu Bekir’den ağır geldin sonra Ebu Bekir ile Ömer tartıldı. Ebu Bekir ağır geldi. Ömer ve Osman tartıldılar. Ömer ağır geldi sonra terazi kaldırıldı. Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v.)’in yüzünde hoşnutsuzluk eseri gördük.”

Müslim, Rüya: 3; Tirmizi, Rüya 10 Hn: 2287; İbn Mace: Rüya: 7 ve diğerleri. Tirmizi: Bu hadis hasen sahihtir

Abd b. Humeyd (r.a.), Yakub b. İbrahim b. Sa’d vasıtasıyla babasından Salih b. Kaysan’dan, Zührî’den, Ebû Umâme, Sehl bin Huneyf’den, Ebu Said el Hudri Nebi s.a

#330 نَحْوَهُ بِمَعْنَاهُ
2285 Nolu hadisin benzerini aynı manada rivayet ettiler.

Tirmizi, Rüya 9 Hn: 2286 ve diğerleri.

Sehl bin Huneyf (r.a.) vasıtasıyla Rasûlullah (s.a.v.)’in ashabından bazılarından şöyle rivayet ettiler: Nebi sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

#329 بَيْنَمَا أَنَا نَائِمٌ رَأَيْتُ النَّاسَ يُعْرَضُونَ عَلَيَّ وَعَلَيْهِمْ قُمُصٌ مِنْهَا مَا يَبْلُغُ الثُّدِيَّ، وَمِنْهَا مَا يَبْلُغُ أَسْفَلَ مِنْ ذَلِكَ، فَعُرِضَ عَلَيَّ عُمَرُ وَعَلَيْهِ قَمِيصٌ يَجُرُّهُ، قَالُوا: فَمَا أَوَّلْتَهُ يَا رَسُولَ اللَّهِ؟ قَالَ: الدِّينَ
"Rüyamda insanların bana arz edildiklerini gördüm. Üzerlerinde gömlekler vardı. Kiminin gömleği memelerine kadar kimisi de daha aşağılara kadar, Ömer’in gömleği ise çok uzun olup eteklerini yere değmemesi için çekiyordu. Ashab: Bunun yorumu nasıldır? Dediler. Buyurdu ki: “Bu dindarlıktır.”

Buhari, Tabir: 17; Tirmizi, Rüya 9 Hn: 2285; Darimi, Rüya: 13 ve diğerleri.

İbni Ömer r.a. dedi ki: Resülullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

#328 بَيْنَمَا أَنَا نَائِمٌ إِذْ أُتِيتُ بِقَدَحِ لَبَنٍ، فَشَرِبْتُ مِنْهُ ثُمَّ أَعْطَيْتُ فَضْلِي عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ، قَالُوا: فَمَا أَوَّلْتَهُ يَا رَسُولَ اللَّهِ؟ قَالَ: الْعِلْمَ
Uyurken rüyamda bana süt getirildi ondan içtim fazlasını Ömer b. Hattab’a verdim. Ashab: Ya Raülullah bunun yorumunu nasıl yaptın? Dediler, “İlim”dir buyurdular.

Buhari, Tabir: 7; Tirmizi, Rüya 9 Hn: 2284; Darimi, Rüya: 13 ve diğerleri.ž Tirmizi: Bu konuda Ebu Hüreyre, Ebu Bekre, İbni Abbas, Abdullah bin Selam, Huzeyme, Tufeyl b. Sahbere, Semura, Ebu Umame ve Cabir’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: İbn Ömer hadisi sahihtir.

İbni Abbas r.a. dedi ki: Rasülullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

#327 مَنْ تَحَلَّمَ كَاذِبًا كُلِّفَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ أَنْ يَعْقِدَ بَيْنَ شَعِيرَتَيْنِ، وَلَنْ يَعْقِدَ بَيْنَهُمَا
“Yalandan rüya gördüğünü söyleyen kimse kıyamet günü iki arpa tanesini birbirine bağlamakla mükellef olacak fakat asla onları birbirine bağlayamayacaktır.”

Buhari, Tabir: 45; Tirmizi, Rüya 8 Hn: 2283 ve diğerleri.ž Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.

Kuteybe (r.a.), Ebû Avâne vasıtasıyla Abdul A’lâ’dan, Ebû Abdurrahman es Sülemî’den ve Ali’den

#326 عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ نَحْوَهُ
Nebi s.a.v.'den 2281 Nolu hadisin bir benzerini bize aktarmıştır.

Tirmizi, Rüya 8 Hn: 2282 ve diğerleri. Tirmizi: Bu hadis hasendir. Tirmizi: Bu konuda İbn Abbas, Ebu Hüreyre, Ebu Şüreyh ve Vasile’den hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Bu rivâyet önceki hadisten daha sağlamdır.

Ali r.a. dedi ki: Rasülullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

#325 مَنْ كَذَبَ فِي حُلْمِهِ كُلِّفَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ عَقْدَ شَعِيرَةٍ
“Rüyasına yalan karıştıran veya görmediği halde görmüş gibi rüya anlatan kimseye kıyamet günü bir arpa tanesini bağlamakla mükellef tutulacaktır.”

Tirmizi, Rüya 8 Hn: 2281; Darimi Rüya: 5 ve diğerleri.

Ebu Hüreyre r.a. dedi ki: Rasülullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

#324 الرُّؤْيَا ثَلَاثٌ: فَرُؤْيَا حَقٌّ، وَرُؤْيَا يُحَدِّثُ بِهَا الرَّجُلُ نَفْسَهُ، وَرُؤْيَا تَحْزِينٌ مِنَ الشَّيْطَانِ، فَمَنْ رَأَى مَا يَكْرَهُ فَلْيَقُمْ فَلْيُصَلِّ وَكَانَ يَقُولُ: " يُعْجِبُنِي الْقَيْدُ وَأَكْرَهُ الْغُلَّ، الْقَيْدُ ثَبَاتٌ فِي الدِّينِ وَكَانَ يَقُولُ: " مَنْ رَآنِي فَإِنِّي أَنَا هُوَ، فَإِنَّهُ لَيْسَ لِلشَّيْطَانِ أَنْ يَتَمَثَّلَ بِي وَكَانَ يَقُولُ: " لَا تُقَصُّ الرُّؤْيَا إِلَّا عَلَى عَالِمٍ أَوْ نَاصِحٍ
“Rüya üç kısımdır; Biri hak ve gerçek rüyalardır, bir diğeri ise kişinin günlük yaşantısında kendisini meşgul eden şeylerden kaynaklanan rüyalar, üçüncüsü ise şeytanın üzüntü vermek için gösterdiği kabuslardır. Kim hoşuna gitmeyen bir rüya görürse kalkıp namaz kılsın.” Rasulullah (s.a.v.), rüyalar hakkında şöyle buyurdu: Ayağa vurulan zincir hoşuma gider boyuna vurulan zincirden hoşlanmam; çünkü ayağa vurulan zincir dinde sebatlı olunacağına işarettir. Rasulullah (s.a.v.) konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kim beni rüyada görürse ben o gördüğü kimseyim çünkü şeytan benim şeklime giremez yine Rasulullah (s.a.v.) rüya konusunda şöyle derdi: Rüyayı bilgili bir kimseye veya samimi ve nasihat edici birisine anlatın.”

Tirmizi, Rüya 7 Hn: 2280; Darimi, Rüya: 5; İbn Mace: Taibiri rüya: 2 ve diğerleri. Tirmizi: Bu konuda Enes, Ebu Bekre, Ümmü-l Ala, İbn Ömer, Aişe, Ebu Musa, Cabir, Ebu Said, İbn Abbas ve Abdullah b. Amr’dan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizi: Bu hadis hasen sahihtir.

Ebu Rezin el-Ukayli r.a. dedi ki: Rasülullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

#323 رُؤْيَا الْمُسْلِمِ جُزْءٌ مِنْ سِتَّةٍ وَأَرْبَعِينَ جُزْءًا مِنَ النُّبُوَّةِ وَهِيَ عَلَى رِجْلِ طَائِرٍ مَا لَمْ يُحَدِّثْ بِهَا، فَإِذَا حَدَّثَ بِهَا وَقَعَتْ
“Müslümanın rüyası Peygamberliğin kırkaltı da bir parçasıdır kimseye anlatılmadığı sürece kuşun bacağına bağlı gibi olup anlatıldığı vakit düşer.”

Tirmizi, Rüya 6 Hn: 2279; Darimi, Rüya: 2; İbn Mace: Rüya: 6 ve diğerleri. Tirmizi: Bu hadis hasen sahihtir. Ebu Rezin el Ukayli’nin ismi; Lakit bin Amir’dir. Hammad b. Seleme, Ya’la b. Atâ’dan rivâyet ederek: “Vekî’ b. Hudus’den” demiştir. Şu’be, Ebû Avâne ve Hüşeym, Ya’la b. Atâ’dan ve Vekî’den rivâyet ederek “Vekî’ b. Udus’den” dediler ki bu rivâyet daha doğrudur.

Ebu Rezin el-Ukayli r.a. dedi ki: Rasülullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

#322 رُؤْيَا الْمُؤْمِنِ جُزْءٌ مِنْ أَرْبَعِينَ جُزْءًا مِنَ النُّبُوَّةِ، وَهِيَ عَلَى رِجْلِ طَائِرٍ مَا لَمْ يَتَحَدَّثْ بِهَا، فَإِذَا تَحَدَّثَ بِهَا سَقَطَتْ، قَالَ: وَأَحْسَبُهُ قَالَ: وَلَا يُحَدِّثُ بِهَا إِلَّا لَبِيبًا أَوْ حَبِيبًا
“Müminin rüyası peygamberliğin kırkta bir parçasıdır. Kimseye anlatmadığı sürece kuşun ayağına bağlı gibi olup anlatıldığı vakit düşer, Ebu Rezin diyor ki: Zannederim Rasulullah: “Rüyayı ya akıllı veya sevgili bir dosta anlat” buyurdu.

Tirmizi, Rüya 6 Hn: 2278; Darimi, Rüya: 11 ve diğerleri.

Ebu Katade r.a. dedi ki: Rasülullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

#321 الرُّؤْيَا مِنَ اللَّهِ، وَالْحُلْمُ مِنَ الشَّيْطَانِ، فَإِذَا رَأَى أَحَدُكُمْ شَيْئًا يَكْرَهُهُ فَلْيَنْفُثْ عَنْ يَسَارِهِ ثَلَاثَ مَرَّاتٍ وَلْيَسْتَعِذْ بِاللَّهِ مِنْ شَرِّهَا فَإِنَّهَا لَا تَضُرُّهُ
“Rüya Allah’tan, kabuslu rüya ise şeytandandır. Sizden biri hoşuna gitmeyen bir rüya görürse sol tarafına üç sefer tükürsün ve o rüyanın şerrinden Allah’a sığınsın o zaman o kabus kendisine zarar vermez.”

Buhari, Tabir: 3; Tirmizi, Rüya 5 Hn: 2277; Darim: Rüya: 5 ve diğerleri. Tirmizi: Bu konuda Abdullah bin Amr, Ebu Said, Cabir ve Enes’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.

Abdullah (ibni Mesud) r.a. dedi ki: Nebi sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

#320 مَنْ رَآنِي فِي الْمَنَامِ فَقَدْ رَآنِي فَإِنَّ الشَّيْطَانَ لَا يَتَمَثَّلُ بِي
“Rüyasında beni gören gerçekten beni görmüştür, çünkü şeytan benim şeklime giremez.”

Buhari, Tabir: 10; Tirmizi, Rüya 4 Hn: 2276 ve diğerleri. Tirmizi: Bu konuda Ebu Hüreyre, Ebu Katade, İbn Abbas, Ebu Said, Cabir, Enes, Ebu Malik el Eşcai’nin babasından, Ebu Bekre’den ve Ebu Cuhayfe’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.

Ubade bin Samit r.a. dedi ki: Rasülullah sallallahu aleyhi vesellem'e dünya hayatında onlar için müjdeler vardır. (Yunus: 64) ayetini sordum. Buyurdu ki:

#319 هِيَ الرُّؤْيَا الصَّالِحَةُ يَرَاهَا الْمُؤْمِنُ أَوْ تُرَى لَهُ
“O müjde; Müminin gördüğü veya ona görünen iyi rüyadır.”

Buhari, Tabir: 5; Tirmizi, Rüya 3 Hn: 2275; Darimi, Rüya: 1 ve diğerleri. Tirmizi: Harb kendi rivâyetinde: Yahya b. ebî Kesîr bize anlattı demektedir. Tirmizî: Bu hadis hasendir.

Ebu Said (Hudri) r.a. dedi ki: Nebi sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

#318 أَصْدَقُ الرُّؤْيَا بِالْأَسْحَارِ
Rüyaların en doğrusu seher vakitlerinde görülen rüyalardır.”

Tirmizi, Rüya 3 Hn: 2274; Darimi, Rüya: 8ve diğerleri.

Ata bin Yesar rahimullah, Mısırlı bir adamın şöyle söylediğini rivâyet etmektedir: “Ebud Derda’ya “Dünya hayatında onlara müjdeler vardır. (Yunus: 64) ayetinin

#317 هِيَ الرُّؤْيَا الصَّالِحَةُ يَرَاهَا الْمُسْلِمُ أَوْ تُرَى لَهُ
"O Müslümanın gördüğü salih rüya veya müslümana görülen iyi görülen iyi rüyadır.”

Malik, Muvatta, Rüya: 1 (Yahya bin Yahya rivayeti); Tirmizi, Rüya 3 Hn: 2273 ve diğerleri. Tirmizi: Bu konuda Ubade b. Samit’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizi: Bu hadis hasendir.

Enes bin Malik r.a. dedi ki: Rasülullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

#316 إِنَّ الرِّسَالَةَ وَالنُّبُوَّةَ قَدِ انْقَطَعَتْ، فَلَا رَسُولَ بَعْدِي وَلَا نَبِيَّ "، قَالَ: فَشَقَّ ذَلِكَ عَلَى النَّاسِ، فَقَالَ: " لَكِنْ الْمُبَشِّرَاتُ "، قَالُوا: يَا رَسُولَ اللَّهِ، وَمَا الْمُبَشِّرَاتُ؟ قَالَ: " رُؤْيَا الْمُسْلِمِ، وَهِيَ جُزْءٌ مِنْ أَجْزَاءِ النُّبُوَّةِ
Risalet ve Nübüvvet sona ermiştir. Benden sonra ne Rasul nede Nebi gelmeyecektir. Bu haber Müslümanlara zor gelince Rasulullah (s.a.v.): Fakat sevindirici müjdeleyici şeyler vardır buyurdu. Ashab: Ey Allah’ın Rasulü bu sevindirici şeyler nelerdir? Deyince Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Müslümanın rüyasıdır ve rüya peygamberliğin bir parçasıdır.”

Buhari, Tabir: 4; Tirmizi, Rüya 2 Hn: 2272 ve diğerleri. žTirmiz: Bu konuda Ebu Hüreyre, Huzeyfe bin Esid, İbn Abbas, Ümmü Kürz ve Ebu Üseyd’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Bu hadis; Muhtar b. Fülfül’ün rivâyeti olarak hasen sahih garibtir.

Ubade bin Samit r.a. dedi ki: Rasülullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

#315 رُؤْيَا الْمُؤْمِنِ جُزْءٌ مِنْ سِتَّةٍ وَأَرْبَعِينَ جُزْءًا مِنَ النُّبُوَّةِ
“Müminin rüyası peygamberliğin kırkaltıda biridir.”

Buhari, Tabir: 3; Müslim, Rüya: 1; Tirmizi, Rüya 1 Hn: 2271 ve diğerleri.ž Tirmizi: Bu konuda Ebu Hüreyre, Ebu Rezin, Ukayli, Ebu Said Hudri, Abdullah bin Amr, Avf b. Malik, İbn Ömer ve Enes’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizi: Ubade hadisi sahihtir.

Ebu Hüreyre r.a. dedi ki: Rasülullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

#314 إِذَا اقْتَرَبَ الزَّمَانُ لَمْ تَكَدْ رُؤْيَا الْمُؤْمِنِ تَكْذِبُ وَأَصْدَقُهُمْ رُؤْيَا أَصْدَقُهُمْ حَدِيثًا، وَرُؤْيَا الْمُسْلِمِ جُزْءٌ مِنْ سِتَّةٍ وَأَرْبَعِينَ جُزْءًا مِنَ النُّبُوَّةِ، وَالرُّؤْيَا ثَلَاثٌ: فَالرُّؤْيَا الصَّالِحَةُ بُشْرَى مِنَ اللَّهِ، وَالرُّؤْيَا مِنْ تَحْزِينِ الشَّيْطَانِ، وَالرُّؤْيَا مِمَّا يُحَدِّثُ بِهَا الرَّجُلُ نَفْسَهُ، فَإِذَا رَأَى أَحَدُكُمْ مَا يَكْرَهُ فَلْيَقُمْ فَلْيَتْفُلْ وَلَا يُحَدِّثْ بِهَا النَّاسَ، قَالَ: وَأُحِبُّ الْقَيْدَ فِي النَّوْمِ وَأَكْرَهُ الْغُلَّ، الْقَيْدُ ثَبَاتٌ فِي الدِّينِ
“Kıyamet zamanı yaklaşınca Müminlerin rüyası; hiç yalan çıkmayacaktır. Rüyası en doğru olanlar sözü en doğru olanlardır. Müslümanın rüyası peygamberliğin kırk altıda biridir. Rüya üç çeşittir; Salih rüya ki: Allah’tan kuluna bir müjdedir. Şeytanın üzüntü vermesi şeklindeki kabuslu rüya ve insanın günlük yaşantısına zihnini meşgul eden şeylerden kaynaklanan rüya, sizden biriniz hoşlanmadığı bir rüya görürse kalksın, sol tarafına tükürsün ve o rüyayı insanlara anlatmasın.” Rasulullah (s.a.v.), şöyle devam etti: “Rüyada ayaklara vurulan zinciri severim boyunlara geçirilen zincirden hoşlanmam.” Ayaklara vurulan zincir; dinde sebat anlamına gelir.

Buhari, Tabir: 3; Müslim, Rüya: 1; Tirmizi, Rüya 1 Hn: 2270 ve diğerleri.ž Tirmizi: Bu hadis hasen sahihtir.

Ebu Said el Hudri (r.a) dedi ki: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu:

#214 بَيْنَا أَنَا نَائِمٌ رَأَيْتُ النَّاسَ يُعْرَضُونَ عَلَيَّ وَعَلَيْهِمْ قُمُصٌ، مِنْهَا مَا يَبْلُغُ الثُّدِيَّ، وَمِنْهَا مَا يَبْلُغُ دُونَ ذَلِكَ، وَعُرِضَ عَلَيَّ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ، وَعَلَيْهِ قَمِيصٌ يَجُرُّهُ "، قَالَ: فَمَاذَا أَوَّلْتَ ذَلِكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ؟، قَالَ: " الدِّين
“Ben uykuda iken rüyamda bana insanlar arz olundu; kiminin gömlekleri göğüslerine kadar kimileri de daha kısa gömlekliydi. Ömer b. Hattab ta bana gösterildi onun da bir gömleği vardı, o gömleğini yerde sürüklüyordu.” Ey Allah’ın Rasulü! Bunu neye yorumladın” diye sordum. Rasulullah (s.a.v)’de: “Din” diye yorumladım buyurdu.

Tirmizî, Rüya: 10; Darimi, Rüya: 13; Nesai, İman 18 Hn: 5011 ve diğerleri.