Toplam 19,439 Hadis
Konular

Cihad Kategorisi

Ubade b. es-Sâmit'in bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#19,339
"Ev, kişinin kutsal bölgesidir. Kim haremine (evine) izinsiz girerse onu öldür."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10471 *Hadisi Ahmed ve Taberâni rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Muhammed b. Kesir es-Sülemi bulunmaktadır. 2 2 Hadisi Ahmed (5/326) rivayet etmiştir.

Kuheyd b. Mutarrif el-Ğifâri der ki:

#19,337
Bir kişi Hz. Peygamber'e (sallallahualeyhi vesellem): "Bana birisi saldırırsa ne yapayım?" diye sordu. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) üç defa onu uyarmasını, eğer adam hala vazgeçmezse onunla dövüşmesini emretti. Adam: "O zaman sonumuz ne olur?" diye sorunca Allah'ın Resulü (sav): "Eğer seni öldürürse, sen Cennete gidersin. Sen onu öldürürsen o Cehenneme girer" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10470 *Hadisi Ahmed, Taberâni ve Bezzâr rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir.1 1 Hadisi Ahmed (3/422) ve Taberâni el-Mu'cemu'l-kebir'de (19/39) muhtasar olarak rivayet etmişlerdir. Bezzâr da (no. 1864) rivayet etmiştir.

Şeddâd b. Evs'in bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#19,330
"Kim yerden bir kanş toprağı zulüm ederek alırsa, kıyamet gününde yerin yedi katı boynuna geçirilecektir. Kim malını savunurken öldürülürse şehittir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10469 *Hadisi Taberâni rivayet etmiştir. Ravilerden Kaza'a b. Suveyd'i, İbn Ma'in ve İbn Adiy bir rivayette güvenilir bulmuş; çoğunluk ise zayıf olduğunu söylemiştir. Diğer ravileri, güvenilir kimselerdir. 3 3 Hadisi Taberâni e/-Mu'cemu'l-kebir'de (no. 8170) rivayet etmiştir.

İbn Abbâs'ın bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#19,327
"Malını savunurken öldürülen kişi şehittir. Ailesini savunurken öldürülen şehittir. Kendini savunurken öldürülen kişi de şehittir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10468 *Hadisi Taberâni rivayet etmiştir. Ravilerden Cuveybir metruktur. 2 2 Hadisi Taberâni el-Mu'cemu'l-kebir'de (no. 12641) rivayet etmiştir.

Abdullah b. Zübeyr ve Amir b. Kureyz'in bildirdiklerine göre Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#19,326
"Malını savunurken öldürülen -veya - ölen kişi şehittir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10467 *Hadisi Taberâni el-Mu'cemu'l-evsat'ta ikisinden rivayet etmiştir. el-Mu'cemu'l-kebir'de ise İbnu'z-Zübeyr'den rivayet etti. Bezzâr da aynı şekilde rivayet etti. Ravilerden Abdullah b. Mus'ab ez-Zübeyri zayıftır. 1 1 Hadisi Bezzâr (no.1863) rivayet etmiş ve: "İbnü'z-Zübeyr'den sadece bu isnadla merffi. olarak rivayet edildiğini biliyoruz" demiştir.

Enes' in bildirdiğine göre Resülullah (sav) şöyle buyurmuştur:

#19,324
"Malını savunurken öldürülen kişi şehittir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10466 *Hadisi Bezzâr ve Taberâni el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Ravilerden Mübarek b. Suhaym metruktur.2 2 Hadisi Bezzâr (no.1862) ve Taberâni el-Mu'cemu'l-evsat'ta (no. 1852) rivayet etmiştir.

Abdullah (b. Mes'üd)'un bildirdiğine göre Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#19,323
"Malını savunurken öldürülen kişi şehittir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10465 *Hadisi Taberâni rivayet etmiştir. Ravilerden Ubeyd b. Muhammed el-Muharibi zayıftır. Bezzâr da metruk bir ravi olan hocası Abbad b. Ahmed el-Arzemi'den rivayet etti. 1 1 Hadisi Taberâni el-Mıı'cemu'l-kebir'de (10463) rivayet etmiştir. Senedinde yalana sayılan Amr b. Şimr bulunmaktadır. Bezzâr da (no. 1861) rivayet etmiştir.

Câbir b. Abdillah' ın bildirdiğine göre Resülullah (sav) şöyle buyurmuştur:

#19,322
"Malını savunurken öldürülen kişi şehittir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10464 3 Hadisi Ebû Ya'lâ (no.2061) rivayet etmiştir. Senedinde zayıf sayılan Amr b. Osmân el-Kilabi bulunmaktadır.

Mus' ab b. Sa' d, babasından, Resûlullah' ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:

#19,321
"Malını savunurken öldürülen kişi şehittir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10463 *Hadisi el-Mu'cemu's-sağir'de Taberâni ve Bezzâr rivayet etti. Taberâni'nin senedi ceyyiddir.2 2 Hadisi Taberâni el-Mu'cemu's-sağir'de (no. 428) rivayet etmiş ve: "İsmâil b. Ayyaş bu hadisi rivayette tek kaldı" demiştir. Bezzâr da rivayet etmiş ve: "Sa' d' den sadece bu senedle rivayet edildiğini biliyoruz" demiştir.

Zeyd b. Ali b. Hüseyin, babasından, o da dedesinden Resülullah'ın (sav) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:

#19,320
"Malını savunurken öldürülen kişi şehittir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10462 *Hadisi Ahmed rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir.1 1 Hadisi Ahmed (no. 590) ve Ebû Ya'lâ (no. 6775) rivayet etmiştir.

Sa' d'ın bildirdiğine göre Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur:

#19,319
"Hakkını savunurken ölen kişinin ölümü ne güzeldir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10461 *Hadisi Ahmed rivayet etti ve bu hadisin içinde bir olayı da zikretti. Taberâni, el- Mu'cemu'l-evsat'ında rivayet etti. Ahmed'in ravileri Sahih'in ravileridir. Ancak Ebu Bekr b. Hafs, Sa'd'dan dinlememiştir.

İbn Abbâs'ın bildirdiğine göre Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur:

#19,318
"(Hakkını savunurken) zulmen öldürülen, şehittir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10460 *Hadisi Ahmed rivayet etmiş olup ravileri Sahih'in ravileridir. 2 2 Hadisi Ahmed (no. 2780) rivayet etmiştir.

Filistinli Abbad b. Kesir, Fesile adında Filistinli bir kadının, babasından şöyle naklettiğini bildiriyor:

#19,317
Hz. Peygamber' e (sallallahu aleyhi vesellem): "Ya Resulallah! Kişinin kavmini sevmesi asabiyetten (ırkçılıktan) midir?" diye sordum. Resulullah (sailallahu aleyhi vesellem): "Hayır; ama asabiyet (ırkçılık) kişinin kavminin zulmüne yardım etmesidir" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10459 Derim ki: Ebû Dâvûd ve başkaları: "Kişinin kavmini sevmesi asabiyetten midir?" Resûlullah (sailallahu aleyhi wsellem): «Hayır» buyurdu" kısmının dışındaki bölümünü rivayet ettiler. *Hadisi Ahmed rivayet etmiştir. Ravilerden Abbad b. Kesir eş-Şami'yi, İbn Hibban ve başkalan güvenilir bulmuş, Nesai ve başkalan ise zayıf olduğunu söylemiştir. 1 1 Hadisi Ahmed (4/107-160) Filistin halkından olan Abbad b. Kesir yoluyla, o da Fesile adlı bir kadından onun: "Babamın şöyle dediğini işittim ... " ifadesiyle rivayet etti. Abdullah b. Ahmed dedi ki: "İlim ehlinden işittiğime göre bu kadırun -Fesile'nin- babası Vasile b. el-Eşka'dır. Nitekim babamın bu hadisi Vasile b. el-Eska'nın hadislerinin sonuna yerleştirdiğini gördüm. Onun için bu hadisi onun hadislerine ilhak ettiğini zannettim. Lakin bu hadisi tekrar edip Ka'b b. İyad'ın hadisleri arasına koydu.

Ebu Said el-Hudrl der ki:

#19,316
Bizler yanındayken Allah'ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: "İçinizde Kur'an'ın tenzili için savaştığı gibi, tevili için savaşacaklar da vardır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10458 *Hadisi Ahmed rivayet etmiş olup senedi ceyyiddir. Bu hadisin Hz. Ali'nin menkibeleri ve onunla savaşanlar konusunda bundan daha uzun bir versiyonu vardır.

Yezid b. el-Esam anlatıyor:

#19,315
Hasan'la beraber çıktım. Bir cariye Hasan'ın tırnaklarındaki kınayı çıkarıyordu. Bu sırada kendisine bir yığın mektup geldi. Hasan: "Ey cariye! Leğeni getir" dedi. Leğene su doldurup hiçbirini açmadan ve hiçbirine bakmadan mektupları suya attı. Ben: "Ey Ebu Muhammed! Bunlar kimden gelmiş?" dediğimde: "Irak halkından, hakka dönmeyen ve batıldan vazgeçmeyen bir topluluktan geldi. Ben onlardan kendi adıma korkmuyorum. Ama şunların hesabına korkuyorum" deyip Hüseyin'i işaret etti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10457 *Hadisi Taberâni rivayet etmiş olup Abdullah b. el-Hakem b. Ebi Ziyad dışındaki ravileri, Sahih'in ravileridir. 1 1 Hadisi Taberâni el-Mu'cemu'l-keblr'de (no. 2691) rivayet etmiştir.

Ebu't-Tufeyl anlahyor:

#19,314
Resulullah (sailallahu aleyhi veıellan) zamanında bir adamın bir oğlu oldu. Adam çocuğu Hz. Peygamber'in yanına götürdü. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) yüzünü sıvazlayıp bereketli olması için ona dua etti; bunun üzerine alnında yay gibi bir kıl meydana geldi. (Daha sonraları) Hariciler zamanında bu çocuk, Haricilere karşı sevgi besleyince, alnındaki saç döküldü. Babası, Haricilere kablmaması için onu alıp bağlayarak hapsetti. Ben çocuğun yanına girdim ve: "Allah' tan kork! Allah'ın Resulü'nün (sallallahu aleyhi vesellem) duasıyla alnında çıkan saçın döküldüğünü görmedin mi?" diyerek, Hariciler hakkındaki görüşünü terk edene ve onlardan nefret edene dek ona nasihat ettim. Daha sonra alnındaki o saç tekrar çıktı ve tövbe etti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10456 Hadisi Ahmed rivayet etmiştir. Ravilerden Ali b. Zeyd b. Cud'an'da zayıflık mevcuttur. Güvenilir olduğunu söyleyenler de vardır. Diğer ravileri, Sahih'in ravileridir.

İbn Ômer'in bildirdiğine göre Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur:

#19,313
"Ey Ümmi Abd' in oğlu! Bu ümmetten olan isyancılar hakkında Allah'ın nasıl hüküm verdiğini biliyor musun?" dedi. Ben:" Allah ve Resulü daha iyi bilir" deyince, Allah'ın Resulü (sailallahu aleyhi veselkm): "Yaralısının üzerine gidilmez, esiri öldürülmez, kaçanı kovalanmaz ve geride bıraktığı mallar paylaştınlmaz" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10455 *Hadisi Bezzâr ve Taberani. el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Taberâni: "Bu hadis Resulullah'tan (saDallahualeyhi vesellem) sadece bu senetle rivayet edilmiştir" dedi. Derim ki: Ravilerinden Kevser b. Hakim, zayıf ve metruktur.1 1 Hadisi Bezzâr (no.1849) rivayet etmiş ve: "Resulullah'tan (sav) sadece bu yolla rivayet edildiğini biliyoruz. Hadisi Nafi'den sadece Kevser b. Hakim rivayet etti" dedi.

Kesir b. Nemir bildiriyor:

#19,312
Cuma gecesi Hz. Ali halka hitap ederken Kufe mescidine girdim. Mescidin değişik yerlerinden bazıları kalkıp tahkim yapmaya (yani "Hüküm ancak Allah'ındır" demeye) başladılar. Hz. Ali eliyle işaret ederek: "Bu, kendisiyle batıl kastedilen doğru sözdür. Sizinle ilgili Allah'ın Kitabı ve Resulullah'ın (sallallahu aleyhi veselkm) sünnetiyle muhakeme edilmeyi bekliyorum. Aranızda eşit bir şekilde taksim yaparım. Bizimle birlik olduğunuz müddetçe sizi bu mescitte namaz kılmaktan alıkoymayız ve siz bizimle savaşmadıkça sizinle savaşmayız" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10454 *Hadisi Taberâni rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Muhammed b. Kesir el- Kufi bulunmaktadır.

Abdurrahman b. Udeys el-Belevi der ki:

#19,311
Resülullah (salJallahu aleyhi vesellern): "ôyle insanlar gelecek ki; okun avı delip çıktığı gibi dinden çıkacaklar. Bunlar Lübnan dağında veya Celil dağında öldürülecekler" dediğini işittim. (Ravi) İbn Lehia der ki: "İbn Udeys, Lübnan dağında veya Celil dağında öldürüldü."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10453 *Hadisi Taberâni el-Mu'cemu'l-eusat'ta hocası Bekr b. Sehl'den rivayet etti. Bu zat, vasat bir ravidir. Zayıf olduğunu söyleyenler de vardır. Diğer ravileri, hadisleri hasen veya sahih kabul edilen kimselerdir.

Ali'nin azatlısı Ebü Cafer anlatıyor:

#19,310
Hz. Ali ile beraber Nehrevan savaşında bulundum. Savaş bitince: "Çolağı arayın!" dedi. Onu aradılar, ama bulamadılar. Ali öldürülen her kişinin başına bir kamış dikilmesini emretti. Onu bir adamın havuzunda kararmış ve çok kötü kokar bir şekilde buldular. Eli kadın memesi gibi zayıf ve kıllıydı. Ali ona bakınca: "Allah ve Resulü doğru söylediler" dedi. Oğlu Hasan veya Hüseyin ise babalarının şöyle dediğini duydu: "Muhammed ümmetini bu topluluktan kurtaran Allah' a hamdolsun. Eğer Muhammed ümmetinden sadece üç kişi kalsaydı biri bunlarla aynı görüşte olurdu. Bunlar erkeklerin sulbünde, kadınların rahmindedir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10452 *Hadisi Taberâni el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravilerden tanımadıklarım vardır.

Cundub anlatıyor:

#19,306
Hariciler, Hz. Ali' den ayrıldıkları zaman, Ali onların peşinden gitti; biz de onunla beraber çıktık. Haricilerin askerlerinin bulunduğu yere varınca, Kur' an okuyanların sesi arı vızıltısı gibi geliyordu. Aralarında ibadetten elleri nasırlaşmış ve secdeden dolayı yüzlerinde iz oluşmuş kişiler vardı. Onları gördüğümde içime bir şüphe düştü, durup mızrağımı yere sapladım ve atımdan inerek kalkanımı bırakarak zırhımı üzerine koydum. Atımın gemini alıp mızrağa doğru namaza durarak, namazda: "Allahım! Bunlarla savaşmak sana itaatse buna izin ver. Eğer isyansa bana bunun işaretini göster" diye dua ettim. Bu sırada Hz. Ali, Hz. Peygamber'in katırına binmiş bir şekilde geldi ve benim hizama ulaşınca: "Ey Cundub! Şüpheden Allah' a sığın" dedi. Bunun üzerine hızlı bir şekilde yanına vardım. O da bineğinden inerek namaza durdu. Bu sırada at üzerinde bulunan bir kişi geldi ve: "Ey Müminlerin emiri!" dedi. Ali: "Ne istiyorsun?" deyince, adam: "Bu topluluktan bir şey istiyor musun?" dedi. Ali: "O nedir?" deyince, adam: "Nehri geçip gittiler" dedi. Ali: "Nehri geçmediler" dedi. Ben: "Sübhanallah!" dedim. Sonra başka birisi geldi ve: "Ey Müminlerin emiri!" dedi. Ali: "Ne istiyorsun?" deyince, adam: "Bu topluluktan bir şey istiyor musun?" dedi. Ali: "O nedir?" deyince, adam: "Nehri geçip gittiler" dedi. Ben: "Allahu Ekber!" dedim. Ali: "Nehri geçmediler" dedi. Sonra başka birisi atını koşturarak geldi ve: "Ey müminlerin emiri!" dedi. Ali: "Ne istiyorsun?" deyince, adam: "Bu topluluktan bir şey istiyor musun?" dedi. Ali: "O nedir?" deyince, adam: "Nehri geçip gittiler" dedi. Ali yine: "Nehri geçmediler ve geçemeyecekler. Nehrin bu tarafında öldürülecekler. Bu, Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) ahdidir" dedi. Ben: "Allahu Ekber" dedim ve kalkıp binmesi için bineğini tuttum. Ali, bineğine bindikten sonra gidip zırhımı giydim ve atımın yanına gidip üzerine binerek Ali ile beraber ilerlemeye başladım. Ali: "Ey Cundub!" deyince; ben: "Buyur ey Müminlerin emiri!" dedim. Ali: "Ben onlara mushafı iyi bilen, Rabbinin Kitab'ına ve Resftlullah' ın (sallallahu aleyhi veselleın) sünnetine çağıran birini göndereceğim. Hariciler onu ok yağmuruna tutmadıkça geri dönmeyecek. Ey Cundub! Bizden on kişi bile ölmeyecek; onlardan ise on kişi bile kurtulamayacak" dedi. Haricilerin yanına vardığımızda onlann yerlerinde olduğunu ve hiçbir yere gitmediklerini gördük. Hz. Ali, taraftarlannı çağırıp savaş düzenini aldırdı; sonra safın bir tarafından diğer tarafına kadar iki defa gidip gelerek: "Kim bu Mushaf'ı alarak onların üzerine yürüyüp Allah'ın Kitab'ına ve Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) sünnetine davet eder ve şehit olup Cennete girer?" dedi. Benu Amir b. Sa' sa' a' dan bir genç dışında kimse bu çağrıya icabet etmedi. Ali, gence: "Yerine geri dön!" dedi. Sonra ikinci defa seslendi. Yine o gençten başkası çıkmadı. Üçüncü defa seslenip aynı genç çıkınca Ali: "Al bunu o halde!" dedi. Genç Mushaf'ı aldı. Ali: "Şunu bil ki; öldürüleceksin. Seni ok yağmuruna tutmadıkları müddetçe sakın bize dönme!" dedi. Genç Mushaf'ı alarak Haricilere doğru yürüdü. Kendisini duyacakları bir mesafeye gelince, Hariciler genç geri dönmeden savaşı başlatblar. Bir kişi de genci bir ok ile vurdu. Bunun üzerine genç yüzünü bize doğru dönerek oturdu. Ali: "Topluluğun üzerine saldırın" dedi. Cundub dedi ki: O şüpheden sonra bu elimle öğle namazını kılmadan önce sekiz kişi öldürdüm. Bizden on kişi bile ölmezken; onlardan on kişi bile kurtulamadı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10451 *Hadisi Taberâni el-Mu'cemu'l-evsat'ta Ebu's·Sabiğa yoluyla Cundub'den rivayet etti. Ebu's-Sabiğa'yı tanımıyorum. Diğer ravileri, güvenilir kimselerdir.

Abdullah b. Abbâs anlatıyor:

#19,287
Harura'lılar (Hariciler) Hz. Ali'den ayrılıp bir evde tek başlarına toplandıkları zaman, ben Ali'ye: "Ey müminlerin emiri! Namazı geciktir ki; şu topluluğa gidip onlarla konuşayım" dedim. Ali: "Onların sana zarar vermelerinden korkuyorum" dedi. Ben: "İnşallah zarar veremezler" dedim ve Yemen yapımı kıyafetlerimin en güzellerinden giyinip yanlarına girdim. Onlar öğle sıcağında istirahata çekilmişlerdi. Daha önce onlardan fazla ibadete daha düşkün bir topluluğun yanına girmemiştim. Elleri deve dizi gibi nasırlı, secde(lerin çokluğu) yüzlerinde bir iz bırakmıştı. Yanlarına girdiğimde: "Hoş geldin ey Abbas'ın oğlu! Neden geldin?" diye sordular. Ben: "Size Resülullah'ın (sallallahu aleyhi vealem) ashabından bahsetmek için geldim. Vahiy (onların zamanında) indi ve bunun anlamını en iyi onlar bilir" dedim. Bazıları: "Onunla konuşmayın"; bazıları ise: "Onunla konuşacağız" dediler. Ben: "Hz. Peygamber'in amcasının oğlu, damadı, kendisine ilk iman eden ve Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) ashabının kendisiyle beraber olduğu kişiden neyin intikamını alıyorsunuz?" dedim. Onlar: "Üç şeyin intikamını alıyoruz" dediler. Ben: "Onlar nedir?" dediğimde ise şöyle dediler: "Birincisi; Allah' ın dininde insanları hakem tayin etti. Halbuki Yüce Allah: «Hüküm, ancak Allah'ındır» (Yusuf Sur. 40) buyurur. Ben: "Başka ne?" dediğimde şöyle dediler: "Savaştı, ama esir ve ganimet almadı. Eğer onlar kafirse, onların malı kendisine helaldi. Eğer onlar mümin ise onların kanı kendisine haramdı." Ben: "Başka ne?" dediğimde şöyle dediler: "Kendisine ait olan Emirü'l-müminin sıfatını sildi. Eğer o, Emirü'l-müminin değilse, kafirlerin emiridir." Ben: "Size Allah'ın Kitab'ından ve Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) sünnetinden inkar edemeyeceğiniz şeyleri anlatırsam (hatanızdan) geri dönersiniz değil mi?" deyince, onlar: "Evet" dediler. Ben şöyle devam ettim: "Allah'ın dininde insanları hakem tayin etti" sözünüze gelirsek; Yüce Allah: Ney inananlar! ihramlı iken avı öldürmeyin. Sizden bile bile onu öldürene, ehli hayvanlardan öldürdüğü kadar olduğuna içinizden iki adil kimsenin hükmedeceği, Kabe'ye ulaşacak bir kurbanı ödeme, yahut düşkünlere yemek yedirme şeklinde kefaret ya da yaptığının ağırlığını tatmak üzere bunlara denk oruç tutma vardır." (Mil.ide Sur. 95) Kadın ve kocası hakkında ise şöyle buyurur: "Kan kocanın arasının açılmasından endişelenirseniz, erkeğin ailesinden bir hakem ve kadının ailesinden bir hakem gönderin." (Nisa Sur. 35) Allah rızası için size soruyorum: Burada insan kanının akmasını durdurmak ve aralarını ıslah etmek için hüküm vermesi mi daha önemlidir? Yoksa çeyrek dirhem değerindeki bir tavşan için hüküm vermesi mi daha önemlidir?" Onlar: "Vallahi; kanın akıtılmasını durdurmak ve insanların arasını ıslah etmek daha önemlidir" dediler. Ben: "O halde (sorunu) bunu hallettik!" deyince, onlar: "Vallahi evet" dediler. Ben şöyle devam ettim: Savaşıp esir ve ganimet almamasıyla ilgili sözünüze gelince; annenizi (Aişe'yi) esir mi alacaksınız? Yoksa başkasına yapmanızı helal gördüğünüz şeyi ona da mı helal kabul ediyorsunuz. (Böyle yaparsanız) küfre düşersiniz. Eğer onun anneniz olmadığını iddia ederseniz yine küfre düşersiniz ve İslam' dan çıkarsınız. Yüce Allah: "Müminlerin, Peygamberi kendi nefislerinden çok sevmeleri gerekir; onun e~leri onların anneleridir" (Ahzab Sur. 6) buyurur. Siz iki sapıklık arasında gidip geliyorsunuz. Bunlardan hangisini isterseniz tercih edin. O halde bunu da hallettik!" onlar: "Vallahi evet" dediler. Ben şöyle devam ettim: Kendine ait olan Emirü'l-müminin sıfahnı sildi" sözünüze gelince; Resulullah (sallallahu aleyhi veselleın) Hudeybiye günü aralarında bir anlaşma yazmak üzere Kureyşlileri çağırdı ve: "Şöyle yaz: Bu, Allah'ın Resulü Muhammed'in hükmettiği şeydir" deyince, Kureyşliler: "Vallahi eğer Allah'ın Resulü olduğuna inansaydık, seni Kabe'den uzaklaştırmaz ve seninle savaşmazdık. Muhammed b. Abdillah olarak yaz" dediler. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Vallahi! Beni yalanlasanız da ben, Allah'ın ResUlüyüm. Ey Ali! Muhammed b. Abdillah yaz" buyurdu. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) Ali' den daha üstündür. Bunu da hallettik mi?" Onlar: "Vallahi evet" dediler ve içlerinden yirmi bin kişi geri döndüler; geriye kalan dört bin kişi ise nihayet öldürüldü.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10450 *Hadisi Taberâni rivayet etmiştir. Ahmed de bir bölümünü rivayet etti. İkisinin de ravileri, Sahih'in ravileridir. 1

Hz. Ali der ki:

#19,286
Muhammed'in ailesinden ilim ehli olanlar ile Aişe binti Ebi Bekr, Zu's-Sudeyye ashabının, ümmi olan Resulullah'ın (sallallahu a1eyhi vesellem) diliyle lanetlendiklerini biliyorlar. Ona (Aişe'ye) sorunuz." Bir rivayette de: "Nehrevan ashabı" şeklinde geçmiştir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10449 *Hadisi Taberani el-Mu'cemu's-sağlr'de ve el-Mu'cemu'l-evsat'ta iki senedle rivayet etmiş olup birinin ravileri, güvenilir kimselerdir. 1 1 Hadisi Taberâni el-Mu'cemu's-sağlt'de (no.433) ve el-Mu'cemu'l-evsat'ta (no. 1792) rivayet etmiştir.

Mesrûk'un bildirdiğine göre

#19,285
Hz. Aişe ona: "Zu's-Sudeyye'yi kim öldürttü? Ali b. Ebi Talib mi?" diye sordu. Mesruk: "Evet" deyince, Aişe: "Reslllullah (sallallahu aleyhi vesellem): «Kur' an okuyan bir topluluk çıkacak (ama okudukları) boğazlarından aşağı geçmeyecek. Dinden, okun avı delip geçtiği gibi çıkıp gidecekler. Aralannda kolu sakat bir adam olacak" buyurduğunu duydum" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10448 *Hadisi Taberâni el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Ravilerden Amr b. Abdilğaffar'ın hadisleri metruktur.

Hz. Aişe,

#19,284
Aişe, Haricilerden söz edip onları -yani Nehr(evan) halkını- kimin öldürdüğünü sordu. "Ali öldürdü" dediklerinde; Aişe: "Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem): «Ümmetimin en şerlileri olan bunlan, ümmetimin en hayırlılan öldürecektir» buyurduğunu duydum" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10447 *Hadisi Ebu Ya'la rivayet etmiştir. Ravilerden Ata b. es-Saib, ahir ömründe bunamıştır. Taberâni el-Mu'cemu'l-evsat'ta bunu bir kıssa ile birlikte aktardı.

Asım b. Kuleyb' in bildirdiğine göre babası anlatıyor:

#19,283
Hz. Ali, halkın bazı işleriyle ilgilenirken ben yanında oturuyordum. O sırada yanına kıyafetleri yolculuktan geldiğini belli eden bir adam gelerek: "Ey müminlerin emiri!" dedi. Ali halkla ilgilendiği için adama cevap veremedi. Ben adama: "Neyin var?" diye sorunca adam şu karşılığı verdi: Ben hacdan veya umreden geliyorum. -Hangisi olduğunu hatırlamıyorum.- Aişe'ye uğradım; bana: "Sizin taraflardan çıkan ve Haruriyye denilen topluluk kimdir?" diye sordu. Ben: "Harura denilen yerden çıkan bir topluluktur. Bu sebeple onlara Haruriyye adını verdiler" dedim. Aişe: "Onların helak oluşuna şahit olanlara ne mutlu. Vallahi! Eğer İbn Ebi Talib'e sorarsanız, onlar hakkında size bilgi verir" dedi. Ben de bunun üzerine Ali'ye sormak için geldim. Hz. Ali işini bitirince: "Demin izin isteyen nerede?" diye sordu. Adam kalkıp bana söylediklerini Ali'ye anlath. Ali üç defa tehlil (La ilahe illallah) dedikten sonra ekledi: Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) yanındayken ve yanında benden başka sadece Aişe varken bana eliyle doğu tarafına işaret ederek şöyle buyurdu: "Ey Ali! Şöyle şöyle bir yerde çıkan bir topluluk hakkında ne dersin? Bunlar Kur'an okurlar (ama okudukları) boğazlarından aşağı geçmez. Dinden, okun avı delip geçtiği gibi çıkıp giderler. Aralarında pazusu olduğu halde kolu olmayan bir adam olacak. Pazusu Habeşli bir kadının memesi gibi olacak." Kendisinden başka ilah olmayan Allah rızası için size soruyorum: Ben size bu kişinin onların içinde olduğundan bahsettim mi?" Onlar: "Evet" dediler. Ali: "Gidip onu buldunuz ve tarif edildiği gibi biri olduğunu görüp sürükleyerek getirdiniz" deyip üç defa: "Allah ve Resulü doğru söylemiştir" diye ekledi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10446 *Hadisi Ebu Ya'lâ rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir. Bezzâr buna benzer bir rivayette bulundu. 1 1 Hadisi Ebu Ya'lâ (no.472) ve Bezzâr (no. 1855-1856) rivayet etmiştir.

Habib b. Ehi Sâbit anlatıyor:

#19,282
Ebü Vail'e gidip, Hz. Ali'nin öldürdüğü topluluğu sordum ve: "Neden ondan ayrıldılar? Neden kanını helal saydılar? Ali onlan neye davet etti? Onlar neden ayrıldılar? Ali neden onlann kanını helal saydı?" dedim. Ebu Vail şu karşılığı verdi: Sıffin' de Şamlılar ölümle yüzleşince Muaviye ve taraftarları, hilelere başvurdular. Amr b. el-As ona: "Bana bir mushaf gönder, vallahi onu sana geri vermeyiz sonra" dedi. Bir kişi Mushaf' ı alıp geldi ve Amr b. el-As: "Sizinle bizim aramızda hakem, Allah'ın Kitab'ıdır. «Kendilerine Kitab'dan nasip verilenlere baksana»" (Nisa Sur. 44) deyince Hz. Ali: "Evet sizinle bizim aramızda Allah' ın Kitabı hakemdir ve ·biz bunu hakem kabul etmeye sizden daha uygunuz" dedi. O zaman kendilerine Kurra ("Kur' an hafızlan") dediğimiz Hariciler kılıçları boyunlarında asılı oldukları halde geldiler ve: "Ey Müminlerin emiri! Allah bizimle onlar arasında hükmünü verinceye kadar şu topluluğun (Şamlıların) üzerine yürümeyecek misin?" dediler. Sehl b. Huneyf kalkarak şöyle seslendi: Ey insanlar! Kendinizi suçlayınız! Hudeybiye günü Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) ile beraberdik. Eğer savaşmamız gerekseydi savaşırdık. Allah' ın Resftlü (sallallahu aleyhi vesellem) ile müşrikler arasında barış yapıldığı zaman, Ömer b. el-Hattab geldi ve: "Ya Resülallah! Biz hak üzere ve onlar ise batıl üzere değil mi?" dedi. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Evet" deyince, Ömer: "Bizden öldürülenler Cennette, onlardan öldürülenler Cehennemde değil mi?" dedi. Hz. Peygamber: "Evet" deyince, Ömer: "öyleyse, biz ne diye dinimizi aşağı düşürmeye meydan veriyoruz da, Allah onlarla aramızda daha bir hüküm vermemişken geri dönüyoruz?" dedi. Resulullah (sallallahualeyhi veıellem): "Ey Hattab'ın oğlu! Ben, Allah'ın ResUlüyüm. Allah hiçbir zaman beni yardımsız bırakmayacaktır" buyurdu. Ömer, öfkeli bir şekilde Ebu Bekr'in yanına gitti ve: "Ey Ebu Bekr! Biz hak üzere ve onlar ise batıl üzere değil mi?" dedi. Ebu Bekr: "Evet" deyince, Ömer: "Bizden öldürülenler Cennette, onlardan öldürülenler Cehennemde değil mi?" dedi. Ebu Bekr: "Evet" deyince, Ömer: "Öyleyse, biz ne diye dinimizi aşağı düşürmeye meydan veriyoruz da, Allah onlarla aramızda daha bir hüküm vermemişken geri dönüyoruz?" dedi. Ebu Bekr: "Ey Hattab'ın oğlu! O, Allah'ın ResUlüdür. Allah hiçbir zaman onu yardımsız bırakmayacaktır" Bunun üzerine Hz. Peygamber' e Fetih sfiresi nazil oldu. Allah' ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem) Ömer'e haber gönderip inen ayetleri ona okuttu. Ömer: "Ya Resulallah! Bu fetih midir?" diye sorunca, ResU:lullah (sallallahu aleyhi vealem): "Evet" dedi. Ömer nefsi mutmain olarak geri döndü ve halk ta onunla beraber döndüler. (Sehl'in bu konuşması üzerine) Haricilerden olan bu grup daha sonra on bin küsur kişi olarak Harfua'ya gidip yerleştiler. Hz. Ali onlara haber gönderip Allah için bu hareketlerinden vazgeçmelerini istedi. Ama onlar bunu kabul etmediler. Sa'sa'a b. Savhan onlara giderek: "Neden halifenizle savaşıyorsunuz?" diye sordu. Onlar: "Fitne olur endişesiyle" dediler. Sa'sa'a: "Gelecek yılda çıkacak fitne endişesiyle bu yılın fitnesini acele ettirmeyin!" diye çıkıştı. Hariciler: "Geldiğimiz yere geri döneriz. Eğer Ali hakem olayını kabul ederse, Sıffin' de savaştığımız gibi savaşırız. Eğer hakem olayını kabul etmezse onunla beraber savaşırız" dediler ve Nehrevan'a kadar vardılar. Orada bir grup onlardan ayrıldı ve geceleyin halkın üzerine saldırmaya başladılar. Arkadaşları: "Yazıklar olsun size! Ali' den bunu yapmak üzere ayrılmadık" dediler. Durumları Ali'ye ulaşınca kalkıp halka hitap etti ve: "Görüşünüz nedir? Şam ahalisi üzerine mi yürüyelim? Yoksa çoluk çocuğunuzun üzerine saldıranların üzerine mi dönelim?" dedi. Halk: "Onlara geri dönelim" dediler. Ali, onların durumlarını halka anlattı ve Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vealem) onlar hakkında: "İnsanlann ihtilafa düştüğü bir zamanda bir grup çıkacak ve hakka en yakın olanlar bu grubu öldürecektir. Bunlann alameti, onlardan olan bir adamın elinin bir kadın memesi gibi olmasıdır" buyurduğunu söyledi. Yola çıkıp Nehrevan' da birbirleriyle karşılaştılar ve şiddetli bir savaşa tutuştular. Ali'nin atları arbk onlara doğru gitmez olunca, Ali kalkıp: "Ey insanlar! Eğer benim için savaşıyorsanız, benim size verecek bir şeyim yoktur. Eğer Allah için savaşıyorsanız, sizin yapmanız gereken bu değildir" dedi. Ordu üzerlerine öyle bir hamle yaptı ki; yere (cesetleri) saçılınca fitne ortadan kalnuş oldu. Ali: "Onların (cesetlerin) arasında o adamı (Zu's-Sudeyye'yi) bulun" dedi. Adamı aradılar ama bulamadılar. Hatta bazıları: "İbn Ebi Talib, kardeşlerimizle savaşmamız için bizi kandırdı! Böylece onları öldürdük!" dediler. Bunun üzerine Ali'nin gözleri yaşardı, atını getirmelerini söyleyerek atına bindi ve birbirinin üzerine yığılmış ölülerin bulunduğu bir çukura gitti. Çukurdaki adamları ayaklarından sürüyerek çıkardılar ve altlarında o adanu bulup Ali'ye haber verdiler. Ali sevinip: "Allahu Ekber" diyerek tekbir getirdi. Halk ta sevinç içinde geri döndü. Ali: "Bu yıl savaşmayacağım" deyip Kufe'ye geri döndü ve (o yılda) Ali öldürüldü Allah ona rahmet eylesin! Yerine Hasan halife seçildi ve babasının izinden gitti. Sonra Muaviye' ye haber göndererek ona biat etti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10445 Derim ki: Sahih'te bu hadisin bir bölümü vardır. *Hadisi Ebû Ya'lâ rivayet etmiş olup ravileri, Sahih'in ravileridir. 1 1 Hadisi Ebû Ya'lâ (no. 473) rivayet etmiştir.

Ubeydullah b. İyad b. Amr el-Kari anlatıyor:

#19,281
Abdullah b. Şeddad, Ali b. Ebi Talib'in öldürüldüğü gecelerden birinde Irak'tan dönüşünde Hz. Aişe' nin yanına girdi. Biz de Aişe' nin yanındaydık. Aişe, Abdullah b. Şeddad'a: "Ey İbnu Şeddad b. el-Had! Sana soracağım şeye doğru cevap verecek misin? Bana Ali'nin öldürdüğü topluluktan bahset" dedi. İbn Şeddad: "Neden doğru söylemeyeyim?" deyince; Aişe: "Bana onlardan bahset" dedi. İbn Şeddad başladı anlatmaya: Ali b. Ebi Talib, Muaviye ile yazışıp hakemler karar verince, halkın kurralarından sekiz bin kişi karşı çıkıp, Kftfe'nin bitişiğinde bulunan Hamra denilen yerde konakladılar. Bunlar Ali'yi ayıplayarak: "Allah'ın sana giydirmiş olduğu bir gömleği ve vermiş olduğu bir ismi çıkardın. Sonra gidip Allah'ın dininde hakem tayin ettin. Halbuki Allah'tan başka hakem yoktur" dediler. Ali, kendisine itiraz edenlerin kınama ve kendisini terk etme sebebini öğrenince, bir kişiye, Müminlerin emiri'nin yanına Kur' an hafızı olmayanın girmemesini halka ilan etmesini emretti. Evin avlusu Kur' an hafızlanyla dolunca, büyük bir Mushaf getirtti. Ali Mushaf'ı önüne koyup ona vurarak: "Ey Mushaf! Halkla konuş" dedi. Halk: "Ey Müminlerin emiri! Buna ne soruyorsun? Bu sadece kağıtta olan mürekkeptir. Biz ondan gördüğümüz şeyi söyleriz. Ne demek istiyorsun?" dediler. Hz. Ali şöyle dedi: Benimle (aramızdan) çıkıp giden arkadaşlarınız arasında Allah'ın Kitabı vardır. Allah, Kitab'ında bir kadın ve kocasıyla ilgili şöyle buyuruyor: "Karı kocanın arasının açılmasından endişelenirseniz, erkeğin ailesinden bir hakem ve kadının ailesinden bir hakem gönderin; bunlar düzeltmek isterlerse, Allah onların aralarını buldurur." (Nisa Sur. 35) Muhammed ümmetinin hürmeti, bir kadın ve erkeğin hürmetinden daha büyüktür. Muaviye ile yazışırken, Ali b. Ebi Talib yazdığım için beni ayıpladılar. Vaktiyle Suheyl b. Amr bize geldiği zaman, Resftlullah (sallallahu aleyhi veseUem~ "Bismillahirrahmanirrahim" yazdırdı. Suheyl: "Bismillahirrahmanirrahim yazma!" dedi. Hz. Peygamber: "Nasıl yazalım?" diye sorunca, Suheyl: "Bismikellahumrne, yaz!" dedi. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Muhammedun Resulullah, yaz" deyince; Suheyl: "Eğer senin Allah'ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem) olduğunu bilsem sana muhalefet ehnezdirn" dedi. "Bu, Muhammed b. Abdillah'ın Kureyş ile anlaşma şartlarıdır" şeklinde yazdı. Yüce Allah, Kitab'ında şöyle buyurur: "Andolsun ki, ResOlullah, sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çok zikredenler için güzel bir örnektir." (Ahzab Sur. 21) Hz. Ali, onlara (Haricilere) Abdullah b. Abbas'ı gönderdi. Ben, Haricilerin askerlerinin ortasına varana kadar onunla birlikteydim. İbnü'l-Kevva kalkarak halka şöyle hitap etti: "Ey Kur'an'ın hamilleri! Bu, Abdullah b. Abbas'tır. Bunu tanımayan tanısın. Ben bunu Allah'ın Kitab'ından tanıyorum. Bu, Allah'ın haklarında: «Doğrusu onlar çok kavgacı bir topluluktur» (Zuhruf Sur. 58) buyurduğu topluluktandır. Bunu arkadaşının yanına geri gönderin ve Allah' ın Kitabı konusunda onunla tartışmayın." Onların hatipleri kalkıp: "Vallahi Kitab konusunda onunla tartışacağız. Eğer bildiğimiz bir hak ile gelirse ona tabi oluruz. Eğer batılla gelirse, batılla onu sustururuz ve arkadaşına geri göndeririz" dediler. Kitab'la ilgili Abdullah b. Abbas ile üç gün tartıştılar. Onlardan dört bin kişi tövbe ederek geri döndü. Bunların içinde İbnü'l-Kevva da vardı. İbn Abbas onları KUfe'ye Hz. Ali'nin yanına götürdü. Ali geride kalanlara haber gönderip: "Bizimle halk arasında gördüğünüz şeyler cereyan etti. Haram olan kanı akıhnamak, yol kesmemek veya zayıfa zulmetmemek şartıyla dilediğiniz yerde durun. Eğer bunlardan birini yaparsanız hepinize savaş açarız. Allah hainleri sevmez" dedi. Aişe, Abdullah b. Şeddad'a: "Ey Şeddad'ın oğlu! Öldürdünüz mü?" diye sorunca, İbn Şeddad: "Allah' a yemin olsun ki, yol kesip kan akıtarak ahitlerinden dönünceye kadar onlara haber göndermedi" dedi. Aişe:" Allah adına yemin eder misin?" deyince: "Kendisinden başka ilah olmayan Allah' a yemin ederim ki; böyle oldu" dedi. Aişe: "Irak halkının birbirleriyle iki defa: "Zu's-Sudeyye" diyerek konuştukları haberi bana ulaşh" deyince, şöyle cevap verdi: "Onu gördüm ve öldürülenler arasında Ali ile beraber başında durdum. Ali halkı çağırıp: "Bunu tanıyor musunuz?" diye sordu. Gelenlerin çoğu: "Bunu falan oğullarının mescidinde namaz kılarken gördüm" dedi. Namaz kılarken görülmesi dışında hakkında bir şey bilen çıkmadı" cevabını verdi. Aişe: "Iraklılar, Ali adamın başucunda durduğu zaman ne dediğini ileri sürüyorlar?" deyince, şöyle dedi: Ali: "Allah ve Resulü doğru söylemiş" dedi." Aişe: "Bundan başka bir şey dediğini duydun mu?" diye sorunca ise: "Vallahi hayır" dedi. Aişe: "Evet; Allah ve Resulü doğru söylüyor. Allah, Ali'ye rahmet etsin. O, hoşuna giden bir şey gördüğünde muhakkak: «Allah ve Resulü doğru söylemiş» der. Iraklılar, söylediklerine eklemeler yaparak onun adına yalan söylemeye başladılar" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10444 *Hadisi Ebû Ya'lâ rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir.1 1 Hadisi Ahmed (no. 656) ve Ebû Ya'lâ (no.474) rivayet etmiştir.

Mihnef b. Süleym bildiriyor:

#19,280
San' a' da, atlarını yernlemekte olan Ebu Eyyub el-Ensari'nin yanına gittik ve konakladık. Ben: "Ey Ebu Eyyub! Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) ile beraber müşriklerle savaştın; sonra Müslümanlarla savaşmaya geldin" dedim. Ebu Eyyub şu karşılığı verdi: "Allah'ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem) bana şu üç kısım insanla savaşmamı emretti. Ahitlerinden dönenlerle, zalimlerle ve dinden çıkanlarla (Haricilerle). Ben ahitlerini bozanlarla ve zulüm yapanlarla savaştım. İnşallah Nehrevan tepelerinde ve sokaklarında dinden çıkanlarla onların kim olduğunu bilmeden (umursamadan) savaşacağım."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10443 *Hadisi Taberâni rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Muhammed b. Kesir el- Kufı bulunmaktadır.

Abdullah (b. Mes'ud) anlatıyor:

#19,279
Resulullah (sallallahualeyhi vesellem),ahitlerinden dönenlerle, zalimlerle ve dinden çıkanlarla (Haricilerle) savaşmamızı emretti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10442 *Hadisi Taberâni rivayet etmiştir. Ravilerden tanımadığım vardır. 1 1 Hadisi Taberâni el-Mu'cemu'l-kebir'de (no. 10053) rivayet etmiştir.

Amir b. Sa'd b. Ehi Vak.kas anlatıyor:

#19,278
Ammar b. Yasir, Sa'd b. Ebi Vakkas'a: "Neden Ali ile beraber (savaşa) çıkmıyorsun? Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) üç defa: "Ümmetimden öyle bir topluluk çıkacak ki; okun avdan çıktığı (vurulan avı delip geçtiği) gibi dinden çıkacaklar! Ali b. Ebu Talib onlan öldürecek" dediğini duymadın mı?" diye sorunca; Sa' d: "Evet vallahi, duydum. Ama ben kafiri kesecek, fakat mümine dokunmayacak bir kılıç bulana kadar uzlete çekildim" cevabını verdi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10441 *Hadisi Taberâni el-Mu'cemu'l-kebir'de ve el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup senedinde Ömer b. Ebi Aişe bulunmaktadır ki, Zehebi bu raviyi ve bu rivayetini Mi'zan'da zikretti ve: "Bu hadis münkerdir" dedi.

Ebu'l-Vadi Abbad anlatıyor:

#19,277
Ali b. Ebi Talib ile beraber Kufe'ye giderken ... -Ravi, "Çolak" hadisini zikretti.- Bunun üzerine (Ali) üç defa: "Vallahi! Şimdiye kadar ne yalan söyledim, ne de yalanlandım" diyerek şöyle devam etti: "Dostum (sallallahu aleyhi vesellem) Bana cinlerden üç kardeş hakkında bilgi verdi. Bu en büyükleridir. İkincisinin büyük bir topluluğu vardır. Üçüncüsü ise zayıftır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10440 *Hadisi Abdullah b. Ahmed rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir. 1 1 Hadisi Abdullah b. Ahmed bu şekilde (no. 1196, 1189) uzun bir şekilde rivayet etmiştir.

Ebû Sâid bildiriyor:

#19,276
Huneyn günü, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) ganimetleri taksim ederken ben de oradaydım... Hadisin devamını anlattı. Nihayet şöyle devam etti: "Onlann (Nehrevıln halkının) alılmeti, eli kadının göğsü-yani bir top et- gibi olan ve bu elinin üzerinde aslan yelesi gibi kıllar bulunan bir adamdır!" Ebu Said der ki: Bunu anlathğı zaman Resulullah'la (sallallahu aleyhi vesellem) beraber Huneyn' de bulundum. Nehrevan' da onları öldürdüğü zaman Hz. Ali ile beraber bulundum. O zaman Ali onu aradı; ama bulamadı. Sonra Hz. Ali bu tarife uyan birini(n cesedini) bir duvarın altında buldu. Ali: "Kim bunu tanır?" diye sorunca topluluktan bir adam: "Biz tanırız! Bu, Hurkus'tur. Annesi de şuradadır" dedi. Ali annesine haber gönderip: "Bu kimdir?" diye sordu. Annesi: "Bilmiyorum ey Mü'minlerin erniri! Yalnız şunu biliyorum; Cahiliye devrinde Rebeze' de koyunlarımı otlatıyordum. Gölge gibi bir şey üzerime kapandı ve ondan hamile kaldım; sonra da bunu doğurdum" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10439 *Hadisi Ebû Ya'lâ uzun bir metinle rivayet etmiş olup senedinde Ebû Ma'şer Necih bulunmaktadır ki, bu ravi zayıf sayılmış; ama hadisi yazılır bir ravi olarak kabul edilmiştir. 1 1 Hadisi Ebû Ya'lâ (no. 1022) uzun bir şekilde rivayet etmiştir. Bkz. Ahmed (3/56-65)

Sâid b. Malik bildiriyor:

#19,275
Resulullah (sav),
Nehr(evan) ahalisiyle beraber yaşayacak olan Zu's-Sudeyye'yi
zikrederek şöyle buyurdu: "O, mağara şeytanıdır. Büceyle kabilesinden el-
Eşheb veya İbnu'l-Eşheb denen biri onu zulüm gördüğü kavminden (kurtarıp)
getirip banndıracak!"
Süfyan ekledi: Ammar ed-Dühni bunu anlattığı zaman: "Bizden,
Buceyle' den bir adam onu getirdi" dedi. "Bu adamın Dühn' den Falan b.
Filan el-Eşheb veya İbnu'l-Eşheb denilen kişi olduğunu sanıyorum"
dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10438 *Hadisi Ebü Ya'lâ, kısa metinle Ahmed ve Bezzâr rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir. 2 2 Hadisi Ebû Ya'lâ (no. 753), Ahmed (no. 1551) ve Bezzâr (no. 1854) rivayet etmiş olup senedinde Bekr b. Kırvaş bulunmaktadır ki, Buhari:

Yahya b. Yezid el-Huna! bildiriyor:

#19,274
Hapiste Ferezdak ile beraberdim. Ferezdak şöyle anlattı: Mekke de dolaşırken, Ebft Hureyre ve Ebft Said el-Hudri ile karşılaşıp: "Ben doğu ahalisindenim. Bir topluluk bize saldırıp «La ilfilıe illallah» diyeni öldürüyorlar ve bunu söylemeyen kendini kurtarıyor. Öyle değilse Allah, onu (yani beni yani Ferezdak'ı) -Hişam b. Abdilmelik döneminde Basra emniyetinden sorumlu- Malik b. el-Münzir b. el-Carud'un elinden kurtarmasın!" dedim. Bana şu karşılığı verdiler: Eğer yalan söylüyorsam, Allah seni Malik b. el-Münzir' in elinden kurtarmasın: "Dostumuzun (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurduğunu işittik: "Onları öldüren kişiye bir veya iki şehit sevabı vardır. Onların öldürdüğü kişiye de bir şehit sevabı vardır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10437 *Hadisi Taberâni el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir. 2 2 Hadisi Taberâni el-Mu'cemu'l-evsat'ta (no. 904) ve İbn Ehi Âsım Sünne'de (no. 926) rivayet etmiştir. Taberâni "Bu hadisi şair Ferazdak'tan Yahya b. Yezid dışında kimse rivayet etmemiştir. Halef b. Halife bu rivayette tek kalmışhr. Halef'in de ömrünün sonunda ezberi bozulmuştur.

Ebu Ğâlib anlatıyor:

#19,273
Abdulmelik (b. Mervan) zamanında
Şam' daydım. Haricilerin (kesik) başlan getirilip sopaların üzerinde
asıldı. Ben, içlerinde tanıdığım kimse var mı diye bakmaya geldiğimde,
Ebu Umame'nin orada olduğunu gördüm. Ebu Umame'ye yaklaşıp
sopalar(ın ucundaki başlar)a baktım. Ebu Umame, üç defa: "Cehennem
köpekleri" dedi ve şöyle devam etti: "Göğün altındaki en şerli maktuller
bunlar! Bunların öldürmüş oldukları ise göğün altındaki en hayırlı
ölülerdir." Bunu da üç defa söyledi ve ağlamaklı oldu.
Ben: "Ey Ebü Umame! Neden ağlıyorsun? Bunlar bizim
dinimizdendi" dedim ve kıyamet günü varacakları yeri zikredip şöyle
dedim: "Bunu kendi görüşün olarak mı söylüyorsun; yoksa
Resulullah'tan (sallallahualeyhivescllem)mı duydun?" Ebu Umame şu karşılığı
verdi: "Bunu Hz. Peygamber' den bir, iki, üç, .. .işitmeseydim" -yediye
kadar saydı- söylemezdim. Ali-İmran Suresindeki şu ayeti okumuyor
musun: "Nice yüzlerin ağardığı, nice yüzlerin de karardığı günü
(düşünün.) imdi, yüzleri kararanlara: lnanmanızdan sonra kafir mi
oldunuz? Öyle ise inkar etmiş olmanız yüzünden tadın azabıl (denilir).
Yüzleri ağaranlat ise Allah'ın rahmetindedirler. Onlar orada temellidirler."
(Al-i İmran Sur. 106-107)
Ebü Umame şöyle devam etti: Resullullah (sallallahualeyhivesellen) buyurdu
ki: "Yahudiler yetmiş bir fırkaya aynldılar. Onlardan yetmişi Cehenneme,.biri
Cennete girecektir. Hıristiyanlar yetmiş iki fırkaya aynldılar. Bunlardan yetmiş bir fırka Cehenneme, biri Cennete girecektir. Bu ümmet ise yetmiş üç fırkaya
aynlacaktır. Bunlardan yetmiş iki fırka Cehenneme bir fırka ise Cennete
girecektir." Biz: "Bunların özelliklerini bize anlat" dediğimizde:
"Çoğunluğun olduğu fırkadır" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10436 *Hadisi Taberâni rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir. 1 1 Hadisi Taberâni el-Mu'cemu'l-keblr (no. 8051) ile el-Mu'cemu's-sağir'de (no. 33) ve kısa metinle Ahmed (5/250-269) rivayet etmiştir. 1 "Meme sahibi" anlamına gelen bu lakab, Nehrevan savaşında Hz. Ali'ye karşı savaşan Harici grubu içinde bulunan kolunun birinde belli bir fiziksel noksanlık bulunan kişiye aittir. Kimilerince bu şahsın, vaktiyle Asr-ı Seadet'te ganimet taksimi sırasında Hz. Peygamber'i adaletsiz olmakla suçlayan Temim kabilesinden bir kişi olduğu söylenmiştir.

Ebû Bekr'in bildirdiğine göre

#19,272
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: "Cemaatten aynlıp tek kalanı öldürün."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10435 *Hadisi Taberâni el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Ravilerden Sâlih b. Misem'i tanımıyorum. Diğer ravileri, güvenilir kimselerdir.

Ebû Hazım el-Eşca'i, Muhammed b. Durayh el-Eşça'i' den naklediyor:

#19,271
Size Resulullah' tan (sallallahu aleyhi vesellem) kulaklarımın duyduğu kalbimin anladığı bir hadisi anlatayım mı? Eğer bir defa veya iki defa ya da üç defa veya dört defa veya beş defa ya da altı defa veya yedi defa duymamış olsaydım size bunu anlatmazdım. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Siz bir cemaat halindeyken, birliğinizi bozmak ve cemaatinizi dağıtmak isteyen birisi gelirse; kim olursa olsun onu öldürün."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10434 *Hadisi Taberâni el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Ravileden Abbâs b. Avsece'yi tanımıyorum .

Abdullah b. Umeyr el-Eşca'i'nin bildirdiğine göre

#19,270
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: "Siz bir lider etrafinda birlik halinde iken, kim size gelerek Müslümanların birliğini bozmak, cemaatlerini dağıtmak isterse, onu mutlaka öldürün."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10433 Taberâni rivayet etmiştir. Ravilerden tanımadıklarım vardır.

Ebu Umame,

#19,268
Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem): "Ey inananlar! Sizden olmayanı sırdaş edinmeyin, onlar sizi şaşırtmaktan geri durmazlar, sıkıntıya düşmenizi isterler. Onlann öfkesi ağızlanndan taşmaktadır, kalblerinin gizlediği ise daha büyüktür. Eğer aklediyorsanız, şüphesiz size ayetleri açıkladık# (Ali-İmran Sur. 118) ayeti hakkında: "Bunlar Haricilerdir" buyurduğunu nakletmiştir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10432 *Hadisi Taberâni rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir.2 2 Hadisi Taberâni el-Mu'cemu'l-kebir'de (no. 8048)

İbn Abbâs'ın bildirdiğine göre

#19,267
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) Veda Haccında şöyle buyurmuştur: "Bir orduyla Amalika'yı öldüreceğim!" Hz. Cibril: "Veya Ali b. Ebi Talib'le" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10431 *Hadisi Taberâni rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Yahya b. Seleme b. Kuheyl bulunmaktadır. 1 1 Hadisi Taberâni el-Mu'cemu'l-kebir'de (no. 11088) ve Hakim Müstedrek'te (4/126) rivayet etmiş olup senedinde İsmail b. Yahya ve Yahya b. Seleme b. Kuheyl bulunmaktadır ki bu ravilerin ikisi de metrûktur.

Talk b. Ali anlatıyor:

#19,265
Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) yanındayken bize dedi ki: "Yakın zamanda bir topluluk gelecek; bunlar Kur'an okurlar, ama Kur'an boğazlannı geçmez. Okun avdan çıktığı (vurulan avı delip geçtiği) gibi dinden çıkarlar! Onlan öldüren kişiye müjdeler olsun! Onların öldürdüğü kişiye de müjdeler olsun!" Sonra bana doğru dönüp: "Ey Tihami! Bunlar senin yurdundan çıkacaklar ve nehirler arasında savaşacaklar!" buyurdu. Ben: "Anam babam sana feda olsun! Yurdumda nehir yoktur ki!" deyince: "O zaman olacak!" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10430 *Hadisi Taberâni, Ali b. Yahyâ b. İsmail'in babasından naklettiği bir yolla rivayet etmiş olup bu iki raviyi tanımıyorum.

Sâid b. Cumhan bildiriyor:

#19,263
Gözleri görmez hale gelen Abdullah b. Ehi Evfü'nın yanına gelip selam verdim. Bana: "Sen kimsin?" diye sordu: "Said b. Cumhan" dedim. Bana: "Baban ne yaph?" diye sorunca:" -Hariciler' in bir kolu olan- Ezarika onu öldürdü" dedim. Bunun üzerine: "Ezarika'ya Allah lanet etsin! Ezarika'ya Allah lanet etsin!" dedi. Sonra: "Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem): «Bunlar ateşin (cehennemin) köpekleridir!» buyurduğunu işittim" dedi. Ben: "Yalnız Ezrnka mı? Yoksa Ha.riciler'in hepsi mi?" diye sorunca: "Ha.riciler'in hepsi" dedi. Ben: "Sultan (veya vali) insanlara zulmedip haksızlık yapıyor" dedim. Bunun üzerine elimi tutup şiddetli bir şekilde sıkarak: "Ey İbn Cumha.n! Çoğunlukla beraber olmaya çalış! Eğer sultan sözünü dinlemek isterse evine gidip ona bildiklerini haber ver. Dediklerini kabul ederse (iyi olur), aksi halde onu bırak, sen ondan daha iyi biliyor değilsin!" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10429 *Derim ki: İbn Mâke sadece "Haridler ateşin (cehennemin) köpekleridir!" bölümünü rivayet etti. Hadisi Taberâni ve Ahmed rivayet etmiş olup Ahmed'in ravileri, güvenilir kimselerdir. Ahmed'in, yöneticilere nasihat etmenin keyfiyeti ile ilgili hadisi daha önce Hilafet kitabında bir kaç senedle geçmişti. Bu isnadlardan biri hasendir.

İbn Abbâs'ın bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi veseikm) şöyle buyurmuştur:

#19,262
"Ümmetimden öyle insanlar Kur'an okuyacaklar ki; bunlar okun avdan çıktığı (vurulan avı delip geçtiği) gibi İslam'dan çıkacaklar!"

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10428 *Hadisi Ebû Ya'lâ rivayet etmiş olup ravileri, Sahih'in ravileridir. 2 2 Hadisi Ebû Ya'Iâ (no. 2354), Ahmed ve oğlu (1/256) ve Taberâni el-Mu'cemu'l- kebir'de (no. 11734) rivayet etmiş olup Simak'ın İkrime'den olan rivayetinin muzdarib olmasından dolayı senedinde zayıflık vardır.

Abdullah b. Mes'ûd'un bildirdiğine göre

#19,260
Resulullah (sallallahu aleyhives:!llem): "Neredeyse bir topluluk suyu içtikleri gibi içerek (rahat ve seri bir şekilde) Kur'iin okuyacaklar! Ama Kur'an boğazlarından aşağı geçmez" buyurduktan sonra elini boğazının üzerine koyup: "Şurayı geçmez!" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10427 *Hadisi Taberâni el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olur, senedinde zayıf sayılan Hüseyin b. İdris bulunmaktadır. 1 1 Hadisi Taberâni el-Mu'cemu'l-evsat'ta (no. 829) rivayet etmiştir.

Başka bir rivayette

#19,258
insanlar, aralarında konuşup iyiliği emir ve kötülükten nehiy konusundan söz ettiklerinde Cundub b. Abdillah el- Ezdi susup onları dinliyordu. Bunun üzerine: "Doğru söylüyorlarsa, bugünkü gördüğüm topluluk gibi kurtuluşu hak eden bir topluluk görmedim!" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10426 *Hadisi Taberani iki yolla rivayet etmiş olup birinde Leys b. Ebi Süleym bulunmaktadır ki; bu ravi müdellistir. Diğerinde ise Ali b. Süleyman el-Kelbi bulunmaktadır ki; bu raviyi tanımıyorum. Diğer ravileri, güvenilir kimselerdir.2 2 Hadisi Taberâni el-Mu'cemu'l-kebir'de (no. 1681) rivayet etmiştir. İbn Ehi Hatim, Ali b. Süleyman el-Kelbi'nin biyografisini el-Cerh ve't-Ta'dil'de zikredip: "Hadisinde bir sorun görmüyorum, meşhur bir ravi olmamakla birlikte durumu uygundur" dedi.

Safvân b. Muhriz'in bildirdiğine göre Cundub b. Abdillah Kur'ân okuyan bir topluluğun yanından geçerken:

#19,257
"Bunlar seni aldatmasın! Bugün Kur' an okuyorlar, yann da kılıçlarla çarpışacaklar!" dedikten sonra: "Bana Kur'an okuyan bir topluluk getir! Bu topluluk yaşlılardan olsun!" diye ekledi. Ben de ona Nafi' b. el-Ezrak, Mirdas Ebft Bilal ve onlarla beraber altı veya sekiz kişiyi alıp getirdim. Cundub'un yanına girince dedi ki: Resftlullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurduğunu işittim: "İnsanlara hayrı öğretip kendini unutanın misali; insanlara aydınlık verip kendini yakan kandil gibidir. Kim ilmiyle insanlara karşı riyakarlık yaparsa; Yüce Allah, kıyamet gününde onu teşhir eder. Kim de ilmiyle insanlara karşı gösteriş yaparsa; Yüce Allah, kıyamet gününde onu teşhir eder. Bilin ki, sizden biriniz öldüğü zaman ilk olarak kamı çürüyüp kokar! Dolayısıyla kamına temiz (helal) bir şeyden başka bir şey sokmasın! Kim cennetle arasına bir avuç kanın ginnemesine muktedir olursa bunu gerçekleştirsin! (Haksız yere kimsenin kanını akıtmasın)" 1

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10425 1 Hadisi Taberâni el-Mu'cemu'l-kebir'de (no. 1685) rivayet etmiştir. Leys, tedlis'le itham edilmemiş, ama ahir ömründe ezberi bozulduğundan dolayı zayıf sayılmıştır.

Hz. Ali'nin bildirdiğine Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur:

#19,256
"Âhir zamanda bir kavim gelir. Bunlar Kur'an okurlar! Ama Kur'an boğazlarını geçmez! Okun avdan çıktığı (vurulan avı delip geçtiği) gibi İslam' dan çıkarlar! Bunlarla savaşmak her Müslümanın üzerine vaciptir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10424 Derim ki: hadisin "Bunlarla savaşmak her Müslümanın üzerine vaciptir" bölümü dışında kalan kısmı, Sahih'te mevcuttur. *Hadisi Ahmed rivayet etmiş olup ravileri, Sahih'in ravileridir. 1 1 Hadisi Ahmed (no. 1345) ve Bezzâr (no.1858) rivayet etmiştir.

Ebû Said el-Hudri'nin bildirdiğine göre Resulullah (sallallahualeyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#19,255
"Altmış yıl sonra namazı zayi eden, şehvet ve dünyevi tutkulannın peşine düşen bir nesil gelecektir. Bunlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba çarptınlacaklardır. Onlardan sonra bir nesil daha gelecektir. Bunlar Kur'an okurlar! Ama Kur'an bunlann boğazını geçmez! O zaman Kur'an'ı üç kişi okur: Mü'min, münafık ve facir." (Ravi) Beşir ekledi: Velid'e: "Bu üç kişinin durumu nasıl olur?" diye sordum: "Münafık Kur'an'ı inkar ettiği halde okur; facir de maişetini kazanmak için okur. Mü'min ise ona inanarak okur" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10423 *Hadisi Ahmed rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir. Aynı zamanda hadisi Taberâni el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. 2 2 Hadisi Ahmed (3/38-39) rivayet etmiştir.

Abdülaziz b. Abdilmelik b. Müleyl es-Selihrnin bildirdiğine göre babası anlatıyor:

#19,254
Ukbe b. Amir ile beraber Cuma günü minbere yakın bir yerde oturuyordum; Muhammed b. Ehi Huzeyfe mescide girip minbere çıktı ve insanlara hitap ettikten sonra Kur' an-ı Kerim' den bir su.re okudu. Muhammed b. Ebi Huzeyfe insanlar arasında en iyi Kur' an okuyanlardan biriydi. Bunun üzerine Ukbe b. Amir: "Allah ve Resulü doğru söylemiştir. Ben, Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurduğunu işittim: "Bazı adamlar Kur'an okuyacaklar! Ama Kur'an onların boğazını geçmeyecek! Okun avdan çıkhğı (yani vurulan avı delip geçtiği) gibi dinden çıkacaklar!"

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10422 *Hadisi Ahmed ve kısa metinle Taberâni rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir. 1 1 Hadisi Ahmed (4/145) ve Taberâni el-Mu'cemu'l-kebir'de (17/325) rivayet etmiştir.

Câbir b. Abdillah bildiriyor:

#19,253
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) Ci'rane'de Hevazin ganimetlerini insanlar arasında taksim ettiği sırada bir adam ayağa kalkıp .... -Hadis devam ediyor. - Nihayet Hz. Ömer ayağa fırlayıp: "Ya Resulallah! Kalkıp bu münafığı öldüreyim mi?" deyince: "Maazallah! İnsanlar, Muhammed'in ashabını öldünneye başladığını mı duyacaklar? (Buna izin veremem)" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10421 *Hadisi Ahmed rivayet etmiş olup senedinde İbn Lehia bulunmaktadır ki; bu ravi zayıf olmakla birlikte hadisi hasen sayılmıştır. 2 2 Hadisi bu yolla Ahmed' de bulamadım; bundan başka, senedinde İbn Lehia'nın bulunmadığı Ahmed' de iki kanalı vardır (3/354-355). Bkz. İbn Ehi Asım Sünne (no. 943)

Müslim b. Ebi Bekre -bir adamın kendisine:

#19,252
"Hariciler hakkında bir şey işittin mi?" diye sorması üzerine- demiştir ki: Babam Ebu Bekre'nin bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: "Ümmetimden şiddetli (sert) insanlar meydana çıkacak! Dilleri Kur'an okumada fasihtir (çok güzel Kur'an okurlar), ama okuduklan Kur'ıin boğazlannı geçmez! Onları görürseniz öldürün! Tekrar görürseniz tekrar öldürün! Onları öldürene sevap vardır!"

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10420 *Hadisi Ahmed rivayet etmiş olup ravileri, Sahih'in ravileridir. Hadisi Taberâni de rivayet etmiştir. Bezzâr'ın da buna benzer bir rivayeti vardır. 1 1 Hadisi Ahmed (5/44) ve Bezzâr (no.1859) rivayet etmiştir.

Hasan b. Ebi'l-Hasan el-Basri anlatıyor:

#19,251
Sarim, Kufe'ye Ali'nin yanına giderken -Basra' da bir köy olan- Bedar' da Abdullah b. Habbab'la karşılaştı. Beraberinde eşi, çocukları ve cariyesi bulunuyordu. (Sarim): "(Abdullah b. Habbab'ı görünce) Bu, Muhammed'in (sallallahu aleyhi vesellem) ashabındandır. Halimizi, işimizi ve çıkışımızı kendisine soralım" deyince (yanındakiler): "Olur, soralım" dediler. Nihayet onun yanına gidip: "Resulullah' tan (sallallahu aleyhi vesellem) bizimle ilgili bir şey duydun mu? Bize haber verir misin?" dediler. Abdullah şu karşılığı verdi: "Şahıslarıruzla ilgiliyse hayır! Lakin Hz. Peygamber'in (sallaUahu aleyhi vesellem) şöyle buyurduğunu işittim: "Benden sonra bir topluluk gelecek! Bunlar Kur'ıin okurlar, ama Kur'ıin onların boğazlarını geçmez (okuduklarının kendilerine faydası olmaz)! Bunlar dinden çıkar ve ok tekrar yerine dönünceye kadar dine dönmezler! Bunları öldürenlere müjdeler olsun! Bunların öldürdükleri kişilere de müjdeler olsun! Bunlar göklerin gölgelediği, yeryüzünün üstünde taşıdığı en kötü ölülerdir! Bunlar, cehennemin köpekleridir!"

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10419 *Hadisi Taberâni rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Muhammed b. Amr el- Kilai bulunmaktadır. Bu ravinin "Fitneler" bölümünde bir hadisi gelecektir.

Âmir b. Vâsile anlatıyor:

#19,250
Huneyn gününde saçları kesilmiş - veya tıraş edilmiş- bir adam Resftlullah' ın (sallallahu aleyhi vesellem) yanına gelip: "Adaletli davranmadın!" dedi. Hz. Peygamber (sa11allahu aleyhi vesellem) adama: "Ben adaletli davranmıyorsam kim adaletli davranıyor olabilir?" buyurdu. Bu arada Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) dalgınlığı sonucunda adam gitti. Adam kaybolunca Allah'ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem): "Adam nerede?" diye sordu. Adam arandıysa da bulunamadı. Bunun üzerine ResOlullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Ümmetimden simaları buna benzer bir topluluk çıkacak. Okun (vurulan avı delip) avdan çıktığı gibi dinden çıkacaklar! (Ok vurulan avdan çıkınca kişi) ok çubuğuna bakacak, bir şey bulamayacak, sonra ok çubuğunun demir uca geçtiği yere bakacak, bir şey bulamayacak, sonra okun arka kısmına bakacak, yine bir şey (iz) bulamayacak!"

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10418 *Hadisi Taberâni rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir ravilerdir.

Abdullah b. Amr'ın bildirdiğine göre Resulullah (saJlallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#19,249
"Doğu tarafından insanlar çıkacak; Kur'an okurlar, ama Kur'an onlann boğazlarını geçmez! Son firkalan Deccal'le birlikte çıkıncaya kadar onlardan bir nesil heltik oldukça başka bir nesil meydana çıkar."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10417 *Hadisi Taberâni rivayet etmiş olup senedi hasendir.

Abdullah b. Amr'm bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#19,248
"Aranızda öyle bir kavim meydana gelecek ki, bunlar Kur'an okurlar, ama Kur'an onlann boğazlannı geçmez! Onlardan ne zaman bir nesil ortaya çıkarsa (Yüce Allah tarafından) helak edilirler!" Bunu yirmi veya daha fazla tekrarlayıp: "Son fırkaları Deccal'le birlikte çıkıncaya kadar ardı ardına çıkmaya devam ederler" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10416 *Hadisi Taberâni rivayet etmiş olup senedinde müdellis olan Leys b. Ehi Süleym bulunmaktadır. 3 3 Leys b. Ebi Süleym, sonradan ezberi karıştığından dolayı zayıf sayılmış olup tedlisle itham edilmemiştir.

İsme'nin bildirdiğine göre

#19,247
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Ümmetimin münafıklarının çoğu kurralarıdır. (Kur'an okuyanlarındandır)" buyurmuştur.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10415 *Hadisi Taberâni rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Fadl b. el-Muhtar bulunmaktadır. 2 2 Hadisi Taberâni el-Mu'cemu'l-kebir'de (17/179) rivayet etmiştir. Aynı zamanda senedinde yalana olan Taberâni'nin hocası Ahmed b. Rişdin bulunmaktadır.

Abdullah b. Amr'm bildirdiğine göre

#19,246
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: "Ümmetimin münafıklannın çoğu kurralandır. (Kur'an okuyanlanndandır)"

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10414 *Hadisi Ahmed ve Taberâni rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir ravilerdir. Aynı zamanda Ahmed'in senedlerinden birinin ravileri, güvenilir ravilerdir. 1 1 Hadisi Ahmed (2/175) ve Taberâni (no. 6637) rivayet etmiştir.

Ukbe b. Amir'in bildirdiğine göre

#19,245
Resulullah (sallallahu aleyhi
vesellem) şöyle buyurmuştur: "Ümmetimin münafıklannın çoğu kurrıilarıdır.
(Kur'an okuyanlarındandır)"

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10413 *Hadisi Ahmed ve Taberâni rivayet etmiş olup Ahmed'in senedlerinden birinin ravileri, güvenilir ravilerdir. 2 2 Hadisi Ahmed (4/151-154-155) ve Taberâni el-Mu'cemu'/-kebir'de (17/305) rivayet etmiştir.

Ukbe b. Amir'in bildirdiğine göre

#19,244
Resulullah (sallallahu aleyhi veselleın): "Ümmetimden, sütü içer gibi Kur'ıin'ı içecek insanlar çıkacaktır" buyurmuştur.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10412 *Hadisi Taberâni rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir ravilerdir. 1 1 Hadisi Taberâni el-Mu'cemu'l-keblr'de (17/297-298) rivayet etmiştir. Bkz. Elbani, es- Sahiha (no. 1886)

Abdullah b. Ömer' in bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#19,243
"Ümmetimden, (salih) amelleri kötüleştirecek insanlar çıkacaktır. Bunlar Kur'an okurlar; Kur'an boğazlannı geçmez! Sizden biriniz, onlardan birinin ameline nazaran, yaphğını az görür! Onlar Müslüman/an öldürecekler. Ortaya çıktıkları zaman onlan öldürün! Tekrar ortaya çıkhklan zaman yine onlan öldürün! Tekrar ortaya çıktıklan zaman yine onlan öldürün! Onlan öldüren kişiye müjdeler olsun! Onlann öldürdüğü kişi ye de müjdeler olsun! Onlardan ne zaman bir nesil ortaya çıkarsa Yüce Allah onlan heliik edecektir!" buyurdu. Allah'ın Resulü' nün (sallallahu aleyhi vesellem) bundan başka bir şey buyurduğunu bilmiyorum. Hz. Peygamber'in (sallallahu aleyhi vesellem) bu sözü, yirmi defa veya daha fazla tekrarladığını işittim.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10411 *Hadisi Ahmed rivayet etmiş olup senedinde müdellis olan Ebû Cenab bulunmaktadır.

Enes bildiriyor:

#19,242
Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurduğu bana bildirildi -yani hadisi Hz. Peygamber' den bizzat duymadım-: "İçinizde öyle ibadet edip çalışan kişiler olacak ki, insanlar onlann bu hallerini çok beğenecek; onlar da kendilerini beğenecekler! Okun (vurulan avı delip) avdan çıktığı gibi dinden çıkacaklar!"

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10410 *Hadisi Ahmed ve "Enes'in bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur" ibaresiyle Ebû Ya'lâ rivayet etmiş olup ravileri, Sahih'in ravileridir. 1 1 Hadisi Ahmed (3/183-189) ve Ebû Ya'lâ (no. 4066) rivayet etmiştir.

Başka bir rivayette:

#19,241
"Son fırkaları Deccal'le birlikte çıkıncaya kadar ardı ardına çıkmaya devam edecekler."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10409 *Hadisi Ahmed rivayet etmiş olup senedinde bulunan Ezrak b. Kays'ı İbn Hibbân güvenilir saymıştır. Diğer ravileri, Sahih'in ravileridir.

Şerik b. Şihâb bildiriyor:

#19,240
Bana Hariciler hakkında bilgi verecek Hz. Peygamber'in (sallallahu aleyhi vesellem) ashabından biriyle karşılaşmayı temenni ediyordum. Arefe günü arkadaşlarıyla beraber bulunan Ebu Berze ile karşılaştım. Kendisine: "Ey Ebu Berze! Bize Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) Hariciler hakkında söylediği bir hadisi anlat" dedim. Ebu Berze: "Sana kulaklarımın işittiği ve gözlerimin gördüğü bir şeyi anlatayım. Allah'ın Resulü'ne (sallallahu aleyhi vesellem) dinarlar (altın para) getirildi. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) o dinarları dağıtıyordu. Yanında da saçlarını kazıtmış, üzerinde iki beyaz elbise ve yüzünde secde eseri bulunan siyahi bir adam vardı. Adam, Hz. Peygamber' in karşısına geçti; Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) kendisine bir şey vermedi, sağına geçti bir şey vermedi, soluna geçti yine bir şey vermedi, arka tarafından yanına yaklaştı, yine bir şey vermedi. Bunun üzerine adam: "Ey Muhammed! Vallahi bugün dağıtma işinde adaletli davranmadın!" dedi. Böyle söyleyince Allah'ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem) çok hiddetlenip: "Vallahi size karşı benden daha adaletli davranacak birini bulamazsınız!" Bu sözü üç defa tekrarladıktan sonra: "Doğu tarafından insanlar çıkacak; sanki bu adam onlardandır. Görüşleri bunun gibidir. Kur'an okurlar, ama Kur'an onların boğazlannı geçmez! Okun (vurulan avı delip geçtiği ve) avdan çıktığı gibi dinden çıkarlar! Bir daha dine geri dönmezler!" buyurdu ve elini göğsüne koyup: "Alametleri saçlarını kesmeleridir (kazıtmalandır). Son fırkaları çıkıncaya kadar ardı ardına çıkmaya devam ederler. Onlan görürseniz öldürün! -Bunu üç defa tekrarladı.- Onlar yaratıklann en şerlileridir'" buyurdu. Hammad: "Dine geri dönemezler!" ibaresini ekledi.1

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10408 1 Hadisi Ahmed (4/424-425) rivayet etmiştir.

Ukbe b. Vessâc anlatıyor:

#19,239
Hariciler hakkında bana Abdullah b. Amr' dan hadis nakleden bir dostum vardı. Hacca gidip Abdullah b. Amr' la görüştüm. Ona: "Sen Resulullah' ın (sallallahu aleyhi vesellem) ashabının hayatta kalanlarındansın! Yüce Allah sana ilim de vermiştir! Valilerine dil uzatıp onların sapık olduklarını söyleyen insanlar var! (Bunlar hakkında ne dersin?)" dedim. Abdullah şu karşılığı verdi:" Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onların üzerine olsun! Hz. Peygamber' e (sallallahu aleyhi vesellem) (ganimet olarak) altın veya gümüşten bir su kabı getirildi. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) onu ashabı arasında dağıtmaya başlayınca bedevi bir adam kalkıp: "Ey Muhammed! Allah sana adaletli davranmayı emretmişse; sen adaletli davranmadın" dedi. Allah' ın Resftlü (sallallahu aleyhi vesellem): "Yazıklar olsun sana! Benden sonra size karşı kim adaletli davranabilir? (Benden daha adaletli davranan birini bulabilir misiniz?)" buyurdu. Adam dönüp gidince Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem): "Ümmetimde buna benzer insanlar vardır (ortaya çıkacaktır)! Kur'an okurlar, ama Kur'an onlann boğazlannı geçmez! Ortaya çıkarlarsa onları öldürünüz! Tekrar ortaya çıkarlarsa tekrar onları öldürünüz!" buyurdu ve bunu üç defa tekrarladı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10407 *Hadisi Bezzâr rivayet etmiş olup ravileri, Sahih'in ravileridir. 1 1 Hadisi Bezzâr (no. 1850) rivayet etmiştir.

Şehr b. Havşeb bildiriyor:

#19,238
Yezid b. Muaviye'ye biat edildiği zaman Şam'a geldim. Nevf'in kaldığı yer bana haber verildi. Yanına vardığımda üzerinde kenarları süslü bir elbise bulunan bir adam geldi. İnsanlar onun etrafında toplandı. Meğer gelen kişi Abdullah b. Amr b. el-As'mış. Nevf onu görünce konuşmasını kesip sustu. Abdullah dedi ki: Resulullah' ın (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurduğunu işittim: "Şüphesiz hicretten sonra hicret olacaktır. İnsanlar Hz. İbrahim'in hicret ettiği yere sığınacaklardır. (O zaman) yeryüzünde halkın şerlilerinden başka kimse kalmayacaktır! Yurtları onları kabul etmez hale gelecektir (kovacaktır)! Yüce Allah onları alçaltacaktır! Ateş onları maymun ve domuzlarla beraber haşredecektir. Ateş, yattıkları zaman onlarla beraber yatacaktır! Rahatlamak üzere öğle uykusuna çekildikleri zaman onları bekleyecek ve arkada kalanları yer bitirecek." (Yine) Abdullah dedi ki: "Hz. Peygamber' in (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurduğunu işittim: "Doğu tarafından ümmetimden . insanlar çıkacak! Kur'ıin'ı okurlar; Kur'ıin boğazlarını geçmez! Onlardan ne zaman bir nesil (ortaya) çıkarsa helıik olur! Onlardan ne zaman bir nesil (ortaya) çıkarsa helıik olur! -Bu cümleyi on defadan fazla tekrarladı.- Deccıil, geri kalanları arasında çıkıncaya kadar onlardan ne zaman bir nesil (ortaya) çıkarsa helıik olur!"

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10406 *Hadisi Ahmed uzun bir hadiste rivayet etmiş olup senedinde Şehr bulunmaktadır ki, bu ravi güvenilir olup hakkında zarar vermeyen şeyler konuşulmuştur. Diğer ravileri, Sahih'in ravileridir. 1 1 Hadisi Ahmed (no. 6871) bir kısmını da (no. 6952) rivayet etmiştir. Bkz. Tehzibu'l- Asar -Müsned Ali-s. 125. Nevf ise: el-Bikali'dir.

Abdullah b. el-Haris b. Nevfel'in kölesi Mıksem Ebu'l-Kâsım anlatıyor:

#19,237
Telid b. Kilab el-Leysi ile beraber çıkıp ayakkabısını elinde tutup Kabe'nin etrafında tavaf eden Abdullah b. Amr b. el-Âs'ın yanına geldik. Ona: "Temimi (Temim kabilesine mensup adam) Huneyn günü Hz. Peygamber'le konuştuğu zaman Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) yanında bulunuyor muydun?" diye sorduk. Abdullah şu karşılığı verdi: Evet, Allah'ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem) insanlara ganimeti dağıtırken Benu Temim' den Ebu'l-Huvaysira adında bir adam gelip Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) başında durarak: "Ey Muhammed! Bugün ne yaptığını gördüm" dedi. Allah'ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem) "Evet, ne gördün?" diye sorunca: "Adaletli davranmadığını gördüm!" dedi. Bunun üzerine Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) hiddetlenip: "Yazıklar olsun sana adalet benim yanımda bulunmazsa kimin yanında bulunur? (Ben adaletli değilsem kim adaletli olabilir?)" buyurdu. Bunun üzerine Ömer b. el-Hattab: "Ya Resulallah! Onu öldürelim mi?" deyince Allah'ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem): "Hayır, onu bırakın! Onun bir taraftar grubu olacak ve bunlar okun (vurulan) avı delip çıktığı gibi dinden çıkıncaya kadar dinde aşınya gidecekler! Ok (vurulan) avdan çıkınca okun ucuna bakılacak bir şey bulunmayacak; sonra ok çubuğuna bakılacak bir şey bulunmayacak; sonra okun arka kısmına bakılacak bir şey bulunmayacak. Ok, fışkı ve kanın içinden geçip hızlı bir şekilde aynlmış olacakhr! (Yani onlarda da bu ok misali dinden eser kalmaz)" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10405 *Hadisi Ahmed ve kısa metinle Taberâni rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir ravilerdir.

Ebû Bekre bildiriyor:

#19,236
Hz. Peygamber' e dinarlar (altın paralar) getirildi. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) dinarları avuç avuç almaya, sonra sağına bakmaya başladı. Sanki birisiyle istişare ediyor, sonra (avucuna aldığı dinarları) dağıtıyordu. Bu arada saçlarını kesmiş (kazıtmış), üzerinde (altlı üstlü) iki beyaz elbise ve yüzünde secde eseri bulunan siyahi bir adam: "Bu taksimde (paylaştırma işinde) adaletli davranmadın!" dedi. Bunun üzerine Allah'ın Resulü (sallallahualeyhi vesellem) hiddetlendi ve: "Benden sonra size kim adaletli davranır? (Kim benden daha adaletli davranabilir?)" buyurdu. (Sahabe): "Ya Resulallah! Onu öldürelim mi?" diye sorunca: "Hayır! (onu öldürmeyin!)" buyurdu. Sonra ashabına: "Bu ve arkadaşlan, okun yaydan çıktığı gibi dinden çıkarlar! İslam'ın hiçbir şeyine yapışmazlar (üzerlerinde dinden hiçbir eser kalmaz)" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10404 *Hadisi Ahmed, Bezzâr ve kısa metinle Tabarâni rivayet etmiş olup senedinde ahir ömründe ezberi karışmış olan Ata b. es-Sâib bulunmaktadır. 1 1 Hadisi Ahmed (3/42), Bezzâr (no. 1852) ve İbn Ehi Asım Sünne' de (no. 927) rivayet etmiştir. Ata' dan rivayet eden Hammad b. Ebi Seleme'nin ezberi bozulmadan önce ondan hadis duymuştur. Aynca senedinde bulunan Bilâl b. Buktur meçhul bir ravi olup İbn Hibbân onu güvenilir saymıştır.

Câbir anlatıyor:

#19,235
Hz. Peygamber'in (sallallahu aleyhi vesellem) yanından bir adam geçti. Sahabe onun hakkında iyi şeyler söyleyip övdüler. Allah'ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem): "Onu kim öldürebilir?" buyurdu. Ebü Bekr: "Ben öldürürüm!" deyip gitti. Adamın yanına varınca; çizmiş olduğu bir daire içinde namaz kıldığını gördü. Adamı o hal üzere görünce öldürmeden geri döndü. Bunun üzerine Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Onu kim öldürebilir?" buyurdu. Ömer: "Ben öldürürüm!" deyip gitti. Aynı şekilde adamı bir daire içinde namaz kıldığı halde gördü ve onu öldürmeden geri döndü. Allah'm Resülü (sallallahualeyhivesellem): "Kim onun hakkından gelir? (veya kim onu öldürebilir?)" buyurdu. Ali: "Ben öldürürüm!" dedi. Hz. Peygamber: "Evet, sen onun hakkından gelirsin! Ama ona yetişeceğini zannetmiyorum!" buyurdu. Nitekim Ali bulunduğu yere vardığında adam gitmişti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10403 *Hadisi Ebü Ya'lâ rivayet etmiş olup ravileri Sahih'in ravileridir. 2 2 Hadisi Ebu Ya'lâ (no. 2215) rivayet etmiştir.

Enes b. Mâlik bildiriyor:

#19,234
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) devrinde ibadeti ve (ibadetteki) ictihadı (çalışkanlık ve hassaslığı) hoşumuza giden bir adam vardı. Onu -adıyla- Hz. Peygamber' e zikrettik; Allah'm Resulü (sallallahu aleyhi vesellem) onu tanımadı. Vasıflarını anlattık; Allah'm Resulü (sallallahu aleyhi vesellem) yine onu tanımadı. Onu anlatırken adam çıkageldi: "İşte şu adam!" dedik. Resulullah (sallallahu aleyhivesellem): "Siz, bana şeytanın tesiriyle yüzünde karalık bulunan birini haber veriyorsunuz!" buyurdu. Adam gelip başlarında durdu ve selam vermedi. Hz. Peygamber ona: "Allah için sana soruyorum: Meclisimin karşısında durduğun zaman içinden: «Bu mecliste benden daha faziletli ve daha hayırlı kimse yoktur!» dedin mi?" diye sordu. Adam: "Evet" dedikten sonra geçip namaz kılmaya başladı. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Bu adamı kim öldürebilir?" buyurdu. Ebu Bekr: "Ben öldürürüm!" dedi. Adamın yanına girince namaz kılmakta olduğunu gördü. Ebu Bekr: "Sübhanallah! Allah'ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem) namaz kılanları öldürmeyi yasakladığı halde namaz kılan bir adamı nasıl öldürürüm!" deyip çıktı. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Ne yaptın?" diye sorunca: "Siz namaz kılanları öldürmeyi yasakladığınız halde namaz kılarken onu öldürmeyi uygun bulmadım!" dedi. Ömer: "Ben öldürürüm!" dedi. Adamın yanına girip yüzünü secdeye kapadığım görünce: "Ebu Bekr benden daha faziletlidir!" deyip çıktı. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Ne yaptın?" diye sorunca: "Adamın secdeye kapandığım görünce onu öldürmeyi uygun bulmadım!" dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber: "Bu adamı kim öldürebilir?" buyurdu. Ali: "Ben öldürürüm!" dedi. Allah'm Resulü (sallallahu aleyhi vesellem): "Ona yetişirsen öldürürsün!" buyurdu. Nitekim Ali girince adam çıkıp gitmişti. ResUlullah' m (sallallahu aleyhi vesellem) yanma dönünce Hz. Peygamber (sallallahu aleyhivesellem): "Ne yaptın?" diye sordu. Ali: "Çıkıp gitmiş!" dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem): "Bu adam öldürülseydi ümmetimden iki kişi arasında anlaşmazlık oluşmazdı; bu adam, (ihtilaf çıkaracak olanlann) başı ve sonu olurdu" buyurdu. (Ravi) Musa ekledi: Muhammed b. Ka'b'm: "Bu adam, Hz. Ali'nin öldürdüğü Zu' s-Sudeyye adlı kişidir!" dediğini işittim.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10402 *Hadisi Ebü Ya'lâ rivayet etmiş olup senedinde Müsa b. Ubeyde bulunmaktadır ki, bu ravi metrüktur. Hadisi Bezzâr da kısa metniyle rivayet etmiş olup ravilerinin bir kısmı zayıf oldukları halde güvenilir sayılmışlardır. Fitneler bölümünde bundan daha uzun bir tariki (senedi) vardır. 1 1 Hadisi Ebû Ya'lâ (no. 2215-3668) uzun bir şekilde ve Bezzâr (no. 1851) rivayet etmiş olup senedinde hafızası zayıf olan kadı Şerik bulunmaktadır.

Enes b. Mâlik anlatıyor:

#19,233
Resulullah (sallallahu aleyhi veselleın) devrinde Hz. Peygamber'le (sallallahu aleyhi vesellem) beraber savaşan bir adam vardı. Savaştan dönüp bineğinden inince Resülullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) Mescid'ine gidip namaz kılmaya başlar ve namazını uzatırdı. Bundan dolayı Hz. Peygamber'in ashabından bir kısmı bu adamın kendilerinden daha faziletli olduğunu düşünmeye başladılar. Bir gün Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem), ashabı arasında oturmuşken yanlarından geçti. Ashabından biri: "Ya Resülallah! İşte bu, o adamdır!" dedi. Allah' ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem) onu çağırdı (ya da kendiliğinden yanlanna geldi). Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) onun yanlanna geldiğini görünce: "Canım elinde bulunan Allah'a yemin olsun ki, bu adamın iki gözü arasında şeytanın tesiriyle bir karalık vardır!" buyurdu. Adam, Hz. Peygamber' in (sallallahu aleyhi vesellem) meclisine gelince Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) ona: "Meclisimin karşısında durduğun zaman içinden: «Bu mecliste benden daha hayırlı kimse yoktur!» dedin mi?" diye sordu. Adam: "Evet" dedikten sonra Mescid'in bir tarafına gidip ayağıyla bir çizgi çizdi ve ayaklarını o çizgi hizasına koyup namaz kılmaya başladı. Allah'ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem): "Kim kalkıp bu adamı öldürebilir?" buyurdu. Ebu Bekr kalktı. (Ebu Bekr dönünce) Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Adamı öldürdün mü?" diye sordu. Ebu Bekr: "Onu namaz kılar halde buldum! Onu öldürmekten çekindim!" dedi. Hz. Peygamber tekrar: "Hanginiz kalkıp bu adamı öldürebilir?" diye sordu. Ömer: "Ben" dedi ve kılıcını alıp gitti. Ama aynı şekilde adamı namaz kılar halde bulunca geri döndü. Bunun üzerine Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) Ömer' e: "Adamı öldürdün mü?" diye sordu. Ömer de: "Onu namaz kılar halde buldum! Onu öldürmekten korktum!" dedi. Allah' ın Resfilü (sallallahu aleyhi vesellem) tekrar: "Hanginiz kalkıp bu adamı öldürebilir?" diye sordu. Ali: "Ben" deyince Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Ona yetişirsen, sen onu öldürebilirsin!" buyurdu. Nihayet Ali gitti; fakat adamı bulamadı. Geri dönünce Hz. Peygamber (sallallahualeyhivesellem): "Adamı öldürdün mü?" diye sordu. Ali: "Yeryüzünde ne tarafa gittiğini bilemedim!" dedi. Bunun üzerine Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Şüphesiz bu şahıs, ümmetim arasında çıkacak ilk fitnedir!" buyurdu. Allah' ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem) devamla: "Onu öldürseydin veya (biri) öldürseydi iki kişi arasında anlaşmazlık çıkmazdı. Şüphe yok ki, İsrail oğullan yetmiş bir fırkaya ayrıldılar. Bu ümmet ise yetmiş iki fırkaya ayrılacaktır; (kurtuluşa eren) bir ftrka dışında kalan bütün ftrkalar cehenneme gidecektir!" buyurdu. Biz: "Ya Resulallah! Kurtuluşa eren fırka kimlerdir?" diye sorduk. Resulullah (sallallahualeyhivesellem): "Cemaattir" buyurdu. Yezid er-RakkAşi dedi ki: Enes' e: "Cemaat nerededir?" diye sorunca: "Valilerinizin yanında! Valilerinizin yanında!" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10401 *Hadisi Ebû Ya'lâ rivayet etmiştir. Ancak Yezid er-Rakkaşi'yi çoğunluk zayıf saymış olmakla birlikte bu ravide hafif bir güvenirlik mevcuttur. Diğer ravileri, Sahih'in ravileridir. Bundan önce Ebû Bekre ve Ebû Said'in hadisi sahih sayılmıştır. 1 1 Hadisi Ebû Ya'lâ (no. 90) rivayet etmiştir.

Ebu Said el-Hudri'nin bildirdiğine göre

#19,232
Ebu Bekr, Hz. Peygamber'in (sallallahu aleyhi vesellem) yanına gelip: "Ya Resulallah! Falan vadiye uğradım; orada güzel görünümlü huşu içinde namaz kılan bir adam gördüm" dedi. Allah'ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem) ona: "Git, onu öldür!" diye emir buyurdu. (Ebu Said) dedi ki: Ebu Bekr, onun yanına gidip o halde görünce onu öldürmek istemedi. (Bir şey yapmadan) Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) yanına döndü. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) Ômer'e: "Git, onu öldür!" diye emir buyurdu. Aynı şekilde Ömer de gidip onu Ebu Bekr'in gördüğü o hal üzere görünce onu öldürmek istemedi ve (bir şey yapmadan) Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) yanına dönüp: "Ya Restllallah! Onu huşu içinde namaz kılarken görünce öldürmek istemedim" dedi. Allah'ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem): "Ey Ali! Git, sen onu öldür!" diye emir buyurdu. Ali oraya gidince onu göremedi. Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) yanına dönüp: "Ya Resulallah! Onu göremedim!" dedi. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Şüphesiz bu (kaybolan kişi) ve bunun taraftarları Kur'an'ı okuyacaklar, ama Kur'an onların boğazlarını geçmeyecek. Ok (vurulan) avı delip çıktığı gibi bunlar dinden çıkarlar. Ok tekrar dönüp yerine gelinceye kadar da dine dönemeyecekler! Onları öldürünüz! Onlar yaratıkların en kötüsüdürler" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10400 *Hadisi Ahmed rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir ravilerdir. 1 1 Hadisi Ahmed (3/15) rivayet etmiştir.

Müslim b. Ehi Bekre, babasından bildiriyor:

#19,231
Resulullah (sav) namaza giderken secde etmiş halde bulunan bir adamın yanından geçti. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) namazı kıldırıp döndü. Adam hala secdeden kalkmamıştı. Bunun üzerine Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Bu adamı kim öldürebilir?" diye sordu. Bir adam kalkıp kollarını sıvayarak kılıcını çekip salladıktan sonra: "Anam babam sana feda olsun ya Resulallah! Allah'a secde eden ve Allah'tan başka ilah olmadığına, Muhammed'in Allah'ın kulu ve Resftlü olduğuna şahadet getiren bir adamı nasıl öldüreyim?" dedi. Allah'ın Resftlü (salJallahu aleyhi vesellem) tekrar: "Bu adamı kim öldürebilir?" diye sorunca bir adam kalkıp: "Ben öldürebilirim" dedi. Bu adam da kollarını sıvayarak kılıcını çekip sallayınca eli titremeye başladı. Böyle olunca adam: "Ya Resülallah! Allah'a secde eden ve O'ndan başka ilah olmadığına, Muhammed'in Allah'ın kulu ve Resulü olduğuna şahadet getiren bir adamı nasıl öldüreyim?" dedi. Bunun üzerine ResUlullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Canım elinde bulunan Allah'a yemin olsun ki, bu adama öldürseydiniz; bu ilk ve son fitne olurdu!" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10399 *Hadisi Ahmed ve Taberâni rivayet etmişlerdir. Ahmed'in ravileri, Sahih'in ravileridir. 1 1 Hadisi Ahmed (5/42) ve İbn Ebi Asım Sün ne' de (no. 938) rivayet etmiştir.

Abdullah (b. Mes'üd)'un bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)

#18,892
"Hakimlere gitneden önce halk, aralarındaki hadlerde birbirini affetsin. Dava hakime götürülünce, hakim onlar arasında Allah'ın Kitab'ıyla hükmeder (artık davalılar birbirini affedemez)" buyurmuştur.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10560; * Hadisi Ebi Ya'la rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan -Abbas b. el-Fadl elEnsari bulunmaktadır.1Hadisi Ebu Ya'la (5401) rivayet etmiştir. Senedinde bulunan Ebu Macid el-İdi meçhuldür. Haccac b. Ertat da zayıftır.

Abdullah b. Amr'ın bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem):

#18,891
"Kocası yanında olmayan kadının yatağına oturan kişinin hali, kıyamet gününün yılanlanndan birisi kendisini sokmuş kişinin hali gibidir" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10559;* Hadisi Taberani rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir.

Abdullah b. Ebi Katade, babasından, Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem)

#18,890
"Kocası yanında olmayan kadının yatağına oturan kişiye, (ceza olarak) kıyamet günü bir yılan tahsis edilir" buyurduğunu bildiriyor.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10558; * Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l•kebir'de ve el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Ravilerden İbn Lehia'nın kendisinde zayıflık bulunmasına rağmen hadisi hasendir.2 Hadisi Taberaru el-Mu'cemu'l-kebir'de (3278) rivayet etmiştir.

Enes'in bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem):

#18,889
"Cihada çıkmış olanların kadınlarına yaklaşmaktan sakınınız" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10557; * Hadisi Bezzar rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Said b. Zerbi bulunmaktadır. ı Hadisi Bezzar (1552) rivayet etmiş ve: "Zayıf bir ravi olan Said b. Zerbi, Hasan' dan hadisi rivayette tek kalnuşbr'' demiştir.

Amr b. Şurahbil b. Said b. Sa' d b. Ubade, dedesinden, Resulullah'ın (salallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:

#18,888
"Sa'd kıskançtır. Ben ondan daha kıskancım. Yüce Allah benden daha kıskançtır." Bir adam: "Yüce Allah, neyi kıskanır?" diye sorunca, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Allah yolunda cihad eden kişinin ailesine yaklaşılmasını (rahatsız edilmesini) kıskanır" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10556; * Hadisi Ahmed, Nur Suresinin tefsirinde uzun bir şekilde rivayet etmiştir. Ravilerden Ebü Ma'şer Necih zayıftır.

İbn Abbâs'ın şöyle dediği  rivayet edildi:       

#10,029
«Bedir savaşında   alınan  ganimetleri, Hz. Peygamber Medine'ye var­madan önce paylaştırmadı.»

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife, Cihad Hn: 320/7

İbn Ömer'in şöyle dediği rivayet edildi:

#10,028
«Hayber  savaşı   günü (alınan     ganimetlerin) pay edilmesin-den önce «beşte bir»in satılmasını Hz. Peygamber nehy etti.»

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife, Cihad Hn: 319/6

İbn Abbâs'ın şöyie dediği  rivayet edildi:

#10,027
Hendek savaşı günü müşriklerden biri hendek içerisinde öldürüldü. Laşesinin kendilerine verilmesi için, bize müşrikler önemli bir mal teklif ettiler. Fakat Hz. Peygamber tundan nehyetti.»

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife, Cihad Hn: 318/5

Atiyye el-Kurezî'nin şöyle  dediği   rivayet edildi:

#10,026
«Kureyze (savaşı) günü, biz (esir aiınarr Kureyzeliler), Resulüllah (S.AJ e gösterildik. Büyük olanlarımızın öldürülmesini 'küçüklerimizin de köle edilmelerini emretti. Böylece «kasığında kıl bitmiş» olanlar (tesbit edilip) öldürüldü, bitmeyenler sağ bırakıldı.» a)    Diğer -bir rivayette şöyle dedi: «Nebi saliallahü-aleyhi ve selleme gösterildim:» «— Bakınız; 'kasığında  kıl  bitmişse boynunu  vurun,  değilse kalsın? emrini verdi. Beni böylece çocuk buldokları için kendi halime bırakıldım.» Eb)    Bir diğer rivayette şöyle dedi: «Kureyze esirleri arasında idim. Beni de gösterdiler. Kasıklarıma bak­tıklarında 'kılı bitmemiş -olduğum anlaşılınca köleler arasına kattılar.»

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife, Cihad Hn: 317/4

ibn Bureyde'nfn şöyle dediği rivayet edildi:

#10,025
«Hz.  Peygamber, o tesirleri) burun, kulak, dil ve benzeri organlarını kesmek   suretiyle   cezalandırılmasını  yasak   etti.»

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife, Cihad Hn: 316/3

İbn  Bureyde'riin babasının şöyle dediği rivayet edildi:

#10,024
Resululfah (S.A.V.) bir orduyu yahud bir müfrezeyi harbe gönderirken onların komutanına: «Allanır? emirlerini tutup yasaklarından kaçınmasını», Ve sonra da emrinde olan müslümanlara dönerek «İyi ve güzel işlerde bu­lunmalarını» tavsiyede -bulunur ve şuniaorı söylerdi: „Allah yolunda Allah'ın ismiyle savaşın. Allah'ı inkar edenlerle vuruşun. Düşmandan alacağınız mallara ihanet etmeyin. Vereceğiniz ahdi eşitlik içinde yerine getirin. İbret için, kimsenin burun kulak ve benzeri uzuvlarını kesmeyin. Küçük çocukları ve çok ihtiyarları öldürmeyin. Düş­manınızla karşı karşıya geldiğiniz zaman onları önce islama çağırın. Ka­bul etmezlerse, cizye vermelerini teklif edin. Onu da reddederlerse vu­ruşmaya başlayın. Bir kale halkını muhasara edip (esir aldığınız) zaman ve onlar da siz­den, «Allahu Tealanın hükmü ne ise ona göre hareket etmenizi» isterler­se, dediklerini yapmayın. Zira Allah'ın hükmünün ne olduğunu siz bilemez­siniz. O takdirde kendi hükmünüze göre hareket edin. Karşınıza çıkan du­ruma göre haklarında hükmünüzü verin. Sizden, kendilerine vereceğiniz ahde karşı Allah'ı borçlu göstermenizi isterlerse, siz kendi kendinizi ve babalarınızı borçlu gösterin. Zira, kendi adınıza esirlerinizi vermiş oldu­ğunuz ahdi tutmanız Allah'ın- adına verdiğiniz ahdi bozmaktan daha kolay­dır. Diğer bir rivayete göre şöyle buyurdu: «Sizden, kendisine vereceğiniz ahd için Allah'ı ve resulünü 'borçlu göstermenizi isterlerse vermeyin. Siz kendi kendinizi ve babalarınızı borç­lu gösterin. Zira kendi adınıza ve bahalarınızın adına vermiş olduğunuz ah­di tutmamanız daha kolaydın»

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife, Cihad Hn: 316/2

İbn Bureyde'nin şöyle dediği rivayet edildi: Resûlullah Sailalahü aleyhi ve sellem buyurdu ki:

#10,023
«Allah teala savaşanların, karılarını, savaşmayıp geri kalanlara, 'kendi anneleri gibi ıharam 'kılmıştır.» Savaşanlardan birinin geride bıraktığı ehline, diğerlerinden kkn hıya­net ederse, şüphesiz kıyamet gününde o savaşana: «— Şimdi öcünü ondan- al! denecektir.» *{Evet), savaşanlar hakkında ne zannediyorsunuz!»

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife, Cihad Hn: 315/1

-Ahnef İbnu Kays anlatıyor:

#7,796 ــ عن ا‘حنف بن قيس قال: ]كُنتُ في نفرٍ منْ قُريْشٍ فمَرَّ أبُو ذَرٍّ رضِىَ اللّهُ عنهُ وهو يقولُ: بَشِّرِ الْكَانزِينَ بِرَضفٍ يُحْمَى عَلَيْهِمْ في نَارِ جَهَنَّمَ فَيُوضَعُ عَلَى حَلَمَةِ ثدْى أحَدِهِمْ حتَّى يَخْرُجَ مِنْ نُغْضِ كَتِفِهِ، وَيُوضَعُ عَلَى نُغْضِ كَتِفِهِ حَتَّى يَخْرُجَ مِنْ حَلَمَةِ ثَدْيِهِ يَتَزَلْزَلُ؛ فَوَضَعَ الْقَوْمُ رُؤُسَهُمْ فمَا رَأَيْتُ أحَداً مِنْهُمْ رَجَّعَ إلَيْهِ شَيْئاً، فأدْبَرَ فَاتَّبَعْتُهُ حتَّى جَلسَ إلى سَارِيَة فَقُلْتُ: ما رَأَيْتُ هؤُŒءِ إَّ كَرِهُوا مَا قُلْتُ لَهُمْ. فقَالَ: إنَّ هؤُŒءِ َ يَعْقِلُونَ شَيْئاً؛ إنَّ خَلِيلِى أبَا الْقَاسِمِ # دَعانِى فأجَبْتُهُ فقَالَ: أتَرَى أُحُداً؟ فقلتُ أَرَاهُ؛ فقَالَ: ما يَسُرُّنِى أنَّ لِى مِثْلَهُ ذَهَباً أُنْفِقُهُ كُلَّهُ إَّ ثََثَةَ دَنَانِيرَ، ثُمَّ هؤُŒءِ يَجْمَعُونَ الدُّنْيَا َ يَعْقِلُونَ شَيْئاً. قُلْتُ: مَالَكَ وَ“خْوَانِكَ مِنْ قُرَيْشٍ َ تَعْتَرِيهِمْ وَتُصِيبُ مِنْهُمْ؟ قَالَ َ؛ وَرَبِّكَ َ أسْأَلُهُمْ عَنْ دُنْيَا وََ أسْتَفْتِيهِمْ عَنْ دِينٍ حتَّى ألْحَقَ بِاللّهِ وََرَسُولِهِ. قَالَ قُلْتُ: مَا تَقُولُ في هذَا الْعَطاءِ؟ قَالَ خُذْهُ: فَإنَّ فِيهِ الْيَوْمَ مَعْونةً، فَإذَا كَانَ ثَمَناً لِدِينِكَ فَدَعْهُ[. أخرجه الشيخان .
"Ben Kureyş'ten bir grubla oturuyordum. Oradan Ebu Zerr (radıyallahu anh) geçti. Şöyle diyordu: "- Mal biriktirenleri, cehennem ateşinde kızdırılan taşlarla müjdele. Bu kızgın taşlar onların her birinin memelerinin uçlarına konacak, ta kürek kemiklerinden çıkacak; kürek kemiklerine konacak, ta meme uçlarından çıkacak. (Böylece) çalkalanıp duracaklar" dedi. Bu konuşmayı dinleyenler başlarını indirdiler. Onlardan hiçbirinin bu adama cevap verdiğini görmedim. Bunun üzerine adam dönüp gitti. Ben de peşinden onu takip ettim. Nihayet bir direğin dibine oturdu. - Bu adamların, senin kendisine söylediklerinden hoşlanmadıklarını görüyorum, dedim. Şu cevabı verdi: - Bunların hakikaten hiçbir şeye aklı ermiyor. Dostum Ebu'l-Kasım (aleyhissalatu vesselam) bir keresinde beni çağırdı. Yanına varınca bana: - Uhud'u görüyormusun?dedi. - Evet görüyorum dedim. Bunun üzerine: - Bunun kadar altınım olmasını istemem, (olsaydı) üç dinar müstesna hepsini infak ederdim,buyurdu. Ebu Zerr (radıyallahu anh) önceki sözünü te'kiden: - Bu (Kureyşliler var ya) dünyayı topluyorlar hiçbir şeye akılları ermiyor, dedi. Ben: - Seninle bu Kureyşli kardeşlerinin arasında ne var ki, onların yanına uğramıyor, onlardan birşey almıyorsun? dedim. Ebu Zerr: - Hayır! Rabbine yemin ederim, taa Allah ve Resulüne kavuşuncaya kadar ben onlardan ne dünyalık isterim ne de kendilerine din namına bir şey sorarım, dedi. Ben tekrar: - Şu ihsan meselesi hakkında ne dersin? dedim. - Sen onu al. Çünkü, bugün onda bir nafaka var. Ancak, bu ihsan dinin karşılığında yapılırsa, bırak alma, dedi.

Buhârî, Zekât: 4; Müslim, Zekât: 34. (992); İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 3/163-164.

İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor:

#7,795 ــ وعن ابن عمر رَضِىَ اللّهُ عَنْهُما. ]أنَّ عُمَرَ بنَ الخَطّابِ رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ: عُسِّلَ وَكُفِّنَ وَصُلِّىَ عَلَيْهِ وَكانَ شَهِيداً[. أخرجه مالك .
"(Babam) Ömer İbnu'l-Hattab (radıyallahu anh) şehid olduğu halde yıkandı, kefenlendi, üzerine namaz kılındı." 

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları:5/258. " Muvatta, Cihad 36, (2, 463).]

Ebu Sellâm, sahabeden birinden rivayet etmektedir: 

#7,794 ــ وعن أبى سم عن رجل من الصحابة رَضِىَ اللّهُ عَنْهُم قال: ]أغَرْنَا عَلى حَىٍّ مِنْ جُهَيْنَةَ فَطَلَبَ رَجُلٌ مِنَ المُسْلِمِينَ رَجًُ مِنْهُمْ فضَرَبَهُ فَأخْطَأهُ فَأصَابَ نَفْسَهُ. فقَالَ #: أخَاكُمْ يَا مَعْشَرَ المُسْلِمِينَ فَابْتَدَرَهُ النَّاسُ فَوَجَدوهُ قَدْ مَاتَ فَكَفَّنَهُ رسولُ اللّه # بِثِيَابِهِ وَدَمِهِ وَصَلَّى عَلَيْهِ وَدَفَنهُ. فقَالُوا أشَهِيدٌ يَا رسولَ اللّهِ؟ فقَالَ نَعَمْ؛ وَأنَا لَهُ شَهِيدٌ[. أخرجه أبو داود .
"Cüheyne'den bir mahalle üzerine baskın yaptık. Müslümanlardan biri, (teke tek vuruşmak üzere) onlardan bir adam taleb etti. (Bir cengaver gelince) hemen kılıncıyla saldırıya geçti. Ancak hata yaptı ve kılıncı kendisine isabet etti. Resulullah (aleyhissalatu vesselam): "Ey Müslümanlar, kardeşinize (yardım edin)" diye bağırdı. Halk ona doğru koşuştu. Ama ölmüştü. Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) onu elbisesi ve kanı ile birlikte sardı, üzerine namaz kıldı ve defnetti. "Ey Allah'ın Resulü, bu şehid midir?" diye sordular. "Evet o şehiddir ve ben ona bu hususta şahidim" cevabını verdi." 

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları:5/258. [Ebu Dâvud, 40, (2539).]

Ümmü Harâm (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: 

#7,793 وعن أم حزام رَضِىَ اللّهُ عَنْها قالتْ: ]قال رسولُ اللّه #: المَائِدُ)ـ3( في البَحْرِ الَّذِى يُصِيبُهُ القَئُ لَهُ أجْرُ شَهِيدٍ، وَالْغَرِيقُ لَهُ أجْرُ شَهِيدَيْنِ[. أخرجه أبو داود .
"Deniz tutması sebebiyle (gemide) kusan kimseye şehid sevabı verilir. Boğularak ölene de iki şehid sevabı vardır."

]İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları:5/258. [Ebu Dâvud, Cihâd 10, (2493).]

Sa'lebe İbnu Ebî Malik anlatıyor: 

#7,792 ــ وعن ثعلبة بن أبى مالك: ]أنَّ عُمَرَ بن الخطَّابِ رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ: قسََمَ مُُرُوطاً بَيْنَ نِسَاءِ أهْلِ المَدَينَةِ فَبَقِىَ منْهَا مِرْطٌ جَيِّدٌ. فقَالَ لَهُ بَعْضُ مَنْ عِنْدَهُ: يا أمِيرَ المُؤمِنِينَ؟ أعْطِ هذَا ابْنةَ رسولِ اللّه # الَّتِى عِنْدَكَ، يُرِيدُونَ أمَّ كُلْثُومٍ بِنْتَ عَلىٍّ فقَالَ أمُّ سَلِيطٍ أحَقُّ بِهِ فإنَّهَا مِمَّنْ بَايَعَ رسولَ اللّه # وَكَانَتْ تَزْفِرُ لَنَا الْقِرَبَ يَوْمَ أحُدٍ[. أخرجه البخارى.»المِرْطُ« كساء من خزّ أو صوف يُؤتَزَرُ بهِ. وقوله: »تزْفِرُ لنا الْقِرَبَ« أى تخيطها .
"Ömer İbnu'l-Hattab (radıyallahu anh), bir kısım bürgüyü Medineli kadınlar arasında taksim etmişti, geriye güzel bir bürgü kaldı. Yanındakilerden bazıları kendisine: "Ey müminlerin emiri, bunu da senin yanında bulunan Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'ın kızına ver" dediler. Bununla, Hz. Ali (radıyallahu anh)'in kızı Ümmü Gülsüm'ü kastediyorlardı. Hz. Ömer onlara: "Ümmü Selit, buna daha çok hak sahibidir. Zira o, Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a biat etmişti ve Uhud Savaşı'nda bize kırbalarla su taşıyordu" dedi. 

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları:5/255. [Buhârî, Megâzî 22, Cihâd 66.]

Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: 

#7,791 ــ وعن عائشة رَضِىَ اللّهُ عَنْها قالت: ]أُتِىَ النَّبىُّ # بظَبْيَةٍ)ـ1( فِيها خرَزٌ فَقَسَّمَهَا لِلْحُرَّةِ وَا‘مَةِ. قالتْ وكَانَ يَقْسِمُ لِلْحُرِّ وَالْعَبْدِ[. أخرجه أبو داود. ______________)ـ1( الظبية: جراب صغير عليه شعير. وقيل هي شبه الخريطة والكيس.
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a içerisinde boncuk bulunan bir dağarcık getirildi. Boncukları Resulullah (aleyhissalatu vesselam), hür ve cariye kadınlar arasında dağıttı." Hz. Aişe devamla der ki: "Babam da (boncuğu) hür- köle ayırımı yapmadan kadınlara dağıtırdı."

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları:5/252. [Ebu Dâvud, Harâc 14, (1952).]

İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor:

#7,790 ـ وعن ابن عمر رَضِىَ اللّهُ عَنْهُما قال: ]كُنَّا نُصِيبُ في مغَازِينَا الْعَسَلَ وَالْعِنَبَ فَنَأكُلُه وََ نَرْفَعُهُ[. أخرجه البخارى .
Biz gazvelerimiz sırasında, bal ve kuru üzüm elde ederdik ve bunları (taksim edilmek üzere, diğer ganimet mallarının yanına) kaldırmaz, yerdik."

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları:5/250.  [Buhârî, Humus 20].

Nâfi', İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ)'den anlatıyor:

#7,789 ــ وعن نافع عن ابن عمر رَضِىَ اللّهُ عَنْهُما. ]أنَّ عَبْداً لَهُ أبَقَ فَلَحِقَ بِأرْضِ الرُّومِ فَظَهَرَ عَلَيْهِمْ خَالِدُ بنُ الْوَلِيدِ رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ فَرَدَّهُ إلَيْهِ، وَأنَّ فَرَساً لَهُ غَارَ فَظَهَرُوا عَلَيْهِمْ فَرَدَّهُ إلَيْهِ[. أخرجه البخارى، وهذا لفظه، ومالك وأبو داود.وفي رواية: في الفَرَسِ عَلى عَهْدِ رسولِ اللّه #.وفي رواية في الموطأ: في الْعَبْدِ وَالْفَرَسِ فَرُدَّا عَلَيْهِ، وَذلِكَ قَبْلَ أنْ تُصِيبَهُمَا المقَاسِمُ.وقال أبو داود: في العَبْدِ فَرَدَّهُ عَلَيْهِ رسولُ اللّه # وَلَمْ يُقْسَمْ.ومعنى »غَارَ« أى هرب .
"İbnu Ömer'in bir kölesi kaçarak Rum diyarına geçti. Bilahare, Halid İbnu'l-Velid (radıyallahu anh) Rumlara galebe çaldı. (Esirler arasında, kaçan bu köle de vardı) Halid köleyi İbnu Ömer'e iade etti. Onun kaybolan bir atı vardı. (Askerler) onu da ele geçirdiler. Halid atı da İbnu Ömer'e iade etti" (Bu rivayetin lafzı Buhari'nin rivayetine uygundur.) Bir rivayette: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) zamanında kaçan bir at mevzubahistir." Muvatta'nın bir rivayetinde, düşman tarafından ganimet edildikten sonra ele geçirilen bir köle ve at mevzubahistir. Bunlar, taksimden önce eski sahibine iade edilebilirler. Ebu Davud, köleyi mevzubahis eder ve Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'in taksime tabi tutmadan eski sahibine iade ettiğini belirtir.

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları:5/249.[Buhârî, Cihâd 187; Muvattâ, Cihâd 17, (2, 452); Ebu Dâvud, Cihâd 135, (2698, 2699); İbnu Mâce, Cihâd 15, (2748).]

İmam Mâlik, Sevr İbnu Zeyd ed-Dîlî'den mürsel olarak rivayet ettiğine göre ed-Dîlî demiştir ki

#7,788 ــ ولمالك مرسً عن ثور بن زََيد الدِّئْلى قال: ]بَلَغَنِى أنَّ رسولَ اللّه قالَ: أيُّمَا دارٍ أوْ أرْض قُسِّمَتْ في الجَاهِلِيةِ فهى عَلى قِسْمِ الجاَهِلِيَّةِ، وَأيُّمَا دَارٍ أوْ أرْضٍ أدْرَكَهَا ا“سَْمُ وَلَمْ تُقَسِّمْ فَهى عَلى قِسْمِ ا“سَْمِ[ .
"Bana Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'ın şöyle söylediği ulaştı: "Hangi ev veya arazi, cahiliye devrinde taksim edilmiş ise, artık o, cahiliye taksimi üzerinedir. Ancak hangi ev veya arazi, taksim edilmeden İslam'a girmiş ise, artık onun taksimi İslam'a göre yapılır."

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları:5/248.  [Muvatta, Akdiye 35, (2, 746)].

İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) buyurmuştur ki: [Ebu Dâvud, Ferâiz 11, (2914); İbnu Mace, Rühûn 21, (2485).]

#7,787 ــ وعن ابن عباس رَضِىَ اللّهُ عَنْهُما قال: ]كُلُّ قِسْمٍ قُسمَ في الجاَهِلِيَّةِ فَهُوَ عَلى مَا قُسمَ، وَكُلُّ قِسْمٍ أدْرَكَهُ ا“سَْمُ فَهُوَ عَلى قِسْمِ ا“سَْمِ[. أخرجه أبو داود موقوفاً .
"Cahiliye devrinde taksim edilmiş olan her mal, taksim edildiği şekil üzeredir. İslam döneminde yapılan taksimat, İslam'ın taksim esasına göredir."

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları:5/247.

Bir rivayette, Şihâbu'z-Zührî şöyle demiştir: 

#7,786 ــ وفي رواية قال: ]وَبَلَغَنَا أنَّ النَّبىَّ # حَمى النَّقِيعَ، وَأنَّ عُمَرَ حَمى السَّرفَ وَالرَّبَذَةَ[ .
"Bize ulaşan habere göre, Resulullah (aleyhissalatu vesselam) Nakii, Hz. Ömer (radıyallahu anh) de Seref ve Rebeze'yi hima ilan etmişlerdir."

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları:5/245. [Buhârî, Şirb 11].

Sa'b İbnu Cessâme anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

#7,785 ــ وعن الصعب بن جثّامة قال: ]قال رسولُ اللّه #: حِمى إَّ للّهِ تَعالى وَلِرَسُولِه[. أخرجه البخاري وأبو داود.
"Koruluk ittihazı sadece Allah ve Resulü'ne ait (bir hak)dır."

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları:5/245.  [Buhârî, Şirb 11, Cihâd 146; Ebu Dâvud, Harâc 39, (3083, 3084).]

Âsım İbnu Küleyb (rahimehullah) babası (Küleyb)'den o da ensârî birinden naklederek anlatıyor:

#7,784 ــ وعن عاصم بن كليب عن أبيه عن رجل من ا‘نصار قال: ]خَرَجْنَا مَعَ رسولِ اللّه # في سَفَرٍ فأصَابَ النَّاسَ حَاجَةٌ شَدِيدَةٌ وَجَهْدٌ فأصَابُوا غَنَماً فَانْتَهَبُوهَا فإنَّ قُدُورَنَا لَتَغْلِى إذْ جَاءنَا رسولُ اللّهِ # يَمْشِى فأكْفَأ الْقُدُورَ بِقَوْسِهِ ثُمَّ جَعَلَ يُرَمِّلُ اللَّحْمَ بِالتُّرَابِ. ثُمَّ قَالَ: إنَّ النُّهْبَةَ لَيْسَتْ بِأحَلَّ مِنْ المَيْتَةِ أوْ إنَّ المَيْتَةَ لَيْسَتْ بِأحَلَّ مِنَ النُّهْبَةِ: الشَّكُّ مِنْ هَنَّادٍ الرَّاوِى[. أخرجهما أبو داود .
"Biz Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ile birlikte bir sefere çıkmıştık. Sefer sırasında şiddetli bir kıtlık ve sıkıntıya maruz kaldık. Derken, bir ganimet ele geçirdik. Askerler, onu hemen yağmalayıverdiler. Resulullah (aleyhissalatu vesselam), yaya olarak (teftiş maksadıyla) yanımıza geldiğinde tencerelerimiz kaynamaya başlamıştı bile. Yayı ile tencereleri deviriverdi. Etleri de toprağa buladı. (Hepsini böylece yenmeyecek hale getirdikten) sonra şu açıklamayı yaptı: "Yağma malı, laşeden daha helal değildir" veya (şöyle demişti): "Laşe, yağma malından daha helal değildir." (Rivayetin sonundaki) şek ravilerden Hennad'a aittir." 

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları:5/242.  [Ebu Dâvud, Cihâd 138, (2705).]

Abdullah İbnu Amr İbni'l-Âs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor:

#7,783 ــ وعن عبداللّه بن عمرو بن العاص رَضِىَ اللّهُ عَنْهُما ]أنَّ النَّبىَّ # وَأبَا بَكْر وَعُمَر رَضِىَ اللّهُ عَنْهُما حَرَّقُوا مَتَاعَ الْغَالِّ وَضَرَبُوهُ وَمَنعُوهُ سَهْمَهُ[.
"Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam), Ebu Bekir ve Ömer (radıyallahu anhüma), ganimet hırsızının mallarını yaktılar ve kendisini de dövdüler."

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları:5/242.  [Ebu Dâvud, Cihâd 145, (2715).]

Abdullah b. Amr b. As (r.a.) ddi ki:

#7,782 كَانَ عَلَى ثَقَلِ النَّبِيِّ رَجُلٌ، يُقَالُ لَهُ: كِرْكِرَةُ فَمَاتَ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ : " هُوَ فِي النَّارِ فَذَهَبُوا يَنْظُرُونَ إِلَيْهِ فَوَجَدُوا عَبَاءَةً قَدْ غَلَّهَا
"Nebi (s.a.v)'in ağırlıklarının başını bekleyen Kirkire denen bir zat vardı, derken vefat etti. Resulullah (aleyhissalatu vesselam):"O cehennemdedir!" buyurdu. Bu söz üzerine adamı görmeye gittiler. üzerinde, ganimetten çalınmış bir aba buldular." Buhari adamın adına Kerkere de dendiğini belirtir.

Buhârî, Cihâd: 190 Hn: 3074; İbn Ebi Şeybe, Musannef Hn: 32830; Beyhaki, Süneni Sağir Hn: 3956 ve Süneni Kübra Hn: 16746; Hatip, El Kifaye fi İlmir Rivaye Hn: 543; Usdül Ğabe Hn: 1397; Zehebi, Siyeri Alemi Nübela Hn: 1170 ve diğerleri. Hadis merfu, sahih ve ravi sayısı açısından gariptir.