Toplam 23,594 Hadis
Konular

Biat Kategorisi

Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre,

#7,300
Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Mutlaka idareci olabilmek için hırslı davranacaksanız o da sizin için pişmanlık ve sıkıntı olacaktır. Sahibine hayır ve bereket getiren idarecilik ne güzel, böyle bir idareden mahrum kalmak ta ne kötüdür.”

Nesai, Biat:39 Hn: 4140 ; Buhârî, Ahkam: 7.

Ubâde b. Sâmit (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#7,299
Bir gurup insanla birlikte Rasulullah (s.a.v)’in yanındaydık şöyle buyurdu: “Hiçbir şeyi Allah’a ortak koşmayacağınıza, hırsızlık yapmayacağınıza, zina etmeyeceğinize dair Bana biat ediniz dedi ve bu konuda ayetler okuyarak: “Sizden kim sözünde durarak öylece yaşarsa sevabını Allah verecektir. Kim de bu suçlardan birini işler de bu suç gizli kalırsa onun işi Allah’a kalmıştır. Dilerse Allah o kimseyi affeder dilerse azablandırır.”

Nesai, Biat:38 Hn: 4138 ; Buhârî, Ahkam: 43; İbn Mâce, Cihad: 41.

Tarık b. Şihab (r.a)’tan rivâyete göre,

#7,298
bir adam ayağını üzengiye koymuş olduğu halde Rasulullah (s.a.v)’e gelerek: “Hangi cihad daha değerlidir?” diye sormuştu da Rasulullah (s.a.v): “Zalim idarecinin karşısında hakkı konuşmaktır” diye cevap verdi.

Nesai, Biat:37 Hn: 4138 ; Müsned, 18076 .

İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre,

#7,297
Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Müslüman bir kimse için hoşlansa da hoşlanmasa da İslam’ın emirlerine göre her emri dinleyip itaat etmesi gerekir. Günaha götürecek emirleri dinlemesi ve itaat etmesi gerekmez.”

Nesai, Biat:34 Hn: 4135 ; Sadece Nesai rivayet etmiştir .

Ali (r.a)’den rivâyete göre,

#7,296
Rasulullah (s.a.v) bir müfreze yolladı. Bir adamı da başlarına komutan tayin etti. Komutanları vardıkları yerde ateş yaktırıp ateşe girin diye emir veriyor. Oradakilerden bir kısmı ateşe girmek isteyince diğerleri biz iman ederek ateşten kaçtık diyerek (onlarında) girmelerine engel oldular. Bu olayı gelip Rasulullah (s.a.v)’a anlatınca Rasulullah (s.a.v) ateşe girmek isteyenlere: “Eğer o ateşe girseydiniz kıyamete kadar ateşte kalırdınız” buyurdu. Diğer kimselere de güzel sözler söyleyerek onları taktir etti. (Ebu Musa rivayetinde güzel sözler söyledi diyor) Sonra da: “Allah’a isyan olacak konuda hiç kimseye itaat olunmaz. İtaat ancak dinin emirlerindedir” buyurdu.

Nesai, Biat:34 Hn: 4134 ; Buhârî, Ahkam: 1; İbn Mâce, Cihad: 40 .

Kasım b. Muhammed (r.a)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir:

#7,295
Halamdan işittim şöyle diyordu: Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Sizden biriniz iş başına geçer ve Allah onun hayrını isterse, Allah ona salih kimseyi yardımcı kılar ve kendisine unuttuğu şeyi hatırlatır ve işlerinde yardımcı olur.”

Nesai, Biat:33 Hn: 4133 ; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Ebu Eyyub (r.a)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#7,294
Rasulullah (s.a.v)’den işittim şöyle diyordu: “Gönderilen her Peygamber ve onlardan sonra gelen halifelerin müşavirleri vardır. Kimi müşavirler dinin emrettiği şeyleri emreder kötü yollardan sakındırır. Kimi müşavirler de devletin işlerini bozmaktan çekinmez. Kötü müşavirlerden korunan kimse tehlikelerden korunmuş olur.”

Nesai, Biat:32 Hn: 4132 ; Sadece Nesai rivayet etmiştir .

Ebu Said (r.a)’ten rivâyete göre,

#7,293
Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Allah’ın gönderdiği her peygamberin veya onlardan sonra gelen halifelerin iki türlü müşavirleri vardır. Biri hayırlı yollar gösterir. Diğeri şerli yolları gösterir ve kötülüğü teşvik eder. Bu kötülüğü teşvik edenlerden korunmuş olanlar Allah’ın koruduğu kimselerdir.”

Nesai, Biat:32 Hn: 4131 ; Buhârî, Ahkâm: 42; Müsned: 10914 .

Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#7,292
Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Her devlet başkanının iki türlü müşaviri vardır. Biri şeriatın emrettiği iyi şeyleri gösterir, kötülüklerden de sakındırır. Diğeri ise yanlış yollar göstererek işini bozmaktan çekinmez. O tür müşavirin şerrinden korunan devlet reisi tehlikelerden korunmuş olur ve haksızlığı yenmiş olur.”

Nesai, Biat:32 Hn: 4130 ; Sadece Nesai rivayet etmiştir .

Temim ed Darî (r.a)’den rivâyete göre,

#7,291
Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Din nasihat ve samimi olmak demektir” Oradakiler de: “Kim için samimi olmak demektir” dedik. Şöyle buyurdu: “1- Kulun Allah’ı tek olarak tanıyıp bilmesi ve Allah’ın kendini tanıttığı gibi inanarak hayatını sürdürüp samimi olması demektir. 2- Kulun Allah’ın Kitab’ını Allah tarafından tarif edildiği gibi bilmesi, öğrenmesi, yaşaması ve başkalarına öğretmede samimi olması demektir. 3- Peygamber (s.a.v)’i örnek alarak kabul etmede ve O’nun gibi yapmayı prensip edinmede samimi olmak demektir. 4- Müslüman idarecilere her konuda itaat ve yardımda samimi olmak demektir. 5- Diğer tüm Müslümanlara her konuda yardımcı olup Cennet’e götüren yolları göstermeye nasihat ve bu yolda samimi olmak demektir” buyurdu.

Nesai, Biat:31 Hn: 4126-4127 ; Sadece Nesai rivayet etmiştir .

Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre,

#7,290
Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Devlet başkanı kalkandır, ondan güç alınarak savaşılır ve onunla tehlikelerden korunulur. Devlet başkanı Allah’a karşı sorumluluk bilincini emreder ve adaletle hükmederse yaptıklarından hep sevap kazanır. Yapılması gerekenleri yapmazsa günah kazanır.”

Nesai, Biat:30 Hn: 4125 ; Buhârî, Ahkam: 17; Müslim, Imara: 9 .

Muaz b. Cebel (r.a)’den rivâyete göre,

#7,289
Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Savaşan kimseler iki çeşittir; birincisi Allah’ın rızasını kazanmak ister, devlet başkanına itaat eder, sevdiği malını güzel yerlere harcar, kötülük ve bozgunculuklardan kaçınır, bu kimsenin uykusu da uyanıklığı da ibadet sayılır ve kendisine sevap kazandırır. İkincisi gösteriş ve savaştı desinler diye savaşır, devlet başkanına isyan eder, yeryüzünde bozgunculuk yaparsa o kimse eli boş döner hiçbir sevap kazanamaz.”

Nesai, Biat:29 Hn: 4124 ; Ebû Davud, Cihad: 25; Dârimi, Cihad: 25 .

İbn Abbas (r.a)’tan rivâyete göre,

#7,288
Nisa Suresi 59. ayeti: “Ey iman edenler Allah’a itaat edin, Resulüne itaat edin ve sizden olup kendilerine otorite emanet edilmiş olanlara da itaat edin” ayeti, Rasulullah (s.a.v)’in bir müfrezeye komutan tayin ettiği Abdullah b. Huzafe b. Kays b. Adiy hakkında nazil oldu.

Nesai, Biat:28 Hn: 4123 ; Sadece Nesai rivayet etmiştir .

Abdurrahman b. Abdu Rabbil Ka’be (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#7,287
Kabe’nin gölgesinde oturan Abdullah b. Amr’ın yanına vardım etrafındakilere şu hadisi anlatıyordu, bizzat ondan işittim: “Rasulullah (s.a.v) ile birlikte bir seferde iken bir yerde konakladık. Bir kısmımız çadır kurmakla meşgul iken bir kısmımız okla atış talimi yapıyor bir kısmımız da hayvanları otlatıyordu. O sırada Rasulullah (s.a.v)’in çağırıcısı “namaz toplayıcıdır” diye seslendi ve toplandık. Rasulullah (s.a.v) kalktı ve şöyle konuştu: “Benden önce gelen her peygamber ümmetini hayırlı gördüğü şeylere yöneltmiş, kötü ve zararlı gördüğü şeylerden de sakındırmıştır. Siz ümmetimin ilk gelenleri yani sizler daha bahtiyarsınız sonradan gelenler hoşlarına gitmeyen felaketlerle karşılaşacaklardır, ortaya çıkan fitnelere kapılarak birbirlerini zayıflatacaklar. Bir fitne ortaya çıkacak Mü’min’ler diyecekler ki bu fitne beni batırır derler fakat durum düzelir sonra tekrar fitne ortaya çıkınca bu bizi felakete götürür derler sonra ortalık yine düzelir. Sizden kim Cehennem’den uzaklaştırılıp Cennet’e girmek isterse ölüm kendine imanlı olduğu halde Allah’a ve ahirete inanır olduğu halde gelsin. İnsanların kendisine nasıl davranmalarını istiyorsa o da insanlara öyle davransın. Güvenerek seçip biat ettiği devlet reisine gücü yettiği nispette itaat etsin. Eğer biri çıkar da devlet reisine karşı gelirse onun boynunu vurun” Abdullah’a yaklaştım ve: “Bu söylediklerini Rasulullah (s.a.v)’den bizzat sen işittin mi?” dedim. “Evet” dedi ve hadisi anlatmaya devam etti.

Nesai, Biat:25 Hn: 4120 ; Müslim, Imara: 10; İbn Mâce, Fiten: 9 .

Seleme b. Ekva (r.a) Haccac’ın yanına girince, Haccac ona şöyle dedi:

#7,286
“Hicret ettikten sonra gerisin geriye çöl hayatına mı döndün (veya buna benzer bir söz söyledi). Bende: Rasulullah (s.a.v) çölde yaşamama izin verdi dedim.

Nesai, Biat:23 Hn: 4115 ; Buhârî, Fiten: 14; Müslim, Imara: 19 .

Hirmas b. Ziyad (r.a)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#7,284
Ben çocuktum elimi biat etmek üzere Rasulullah (s.a.v)’e uzattım benim elimi tutmadı.

Nesai, Biat:20 Hn: 4112 ; Sadece Nesai rivayet etmiştir .

Amr (r.a) babasından rivâyet ederek şöyle demiştir:

#7,283
Sakif kabilesinden gelen heyet arasında cüzzamlı hasta bir kimse vardı. Rasulullah (s.a.v) ona haber göndererek: “Yerine dön seninle biat ettim” buyurdu.

Nesai, Biat:19 Hn: 4111 ; Müslim, Selâm: 36; İbn Mâce, Tıb: 44 .

Ubâde b. Sâmit (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#7,282
Bir gurup içersinde Rasulullah (s.a.v)’e biat etmiştim. Rasulullah (s.a.v)’de: “Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak üzere, hırsızlık yapmamaya, zina etmemeye, yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmemeye, birbirinize iftira etmemeye, Allah’ın emirlerinde Bana isyan etmemeye söz vermenizle biatınızı kabul ediyorum. Sizden kim bunları yerine getirirse, karşılığını Allah verecektir. Kim de bu suçlardan birini işler de cezasını dünyada çekerse bu onun temizlenmesidir. Kim de bir suç işler ve onu gizlerse, onun işi Allah’a kalmıştır. Allah dilerse azap eder dilerse bağışlar.”

Nesai, Biat:17 Hn: 4107 ; Müslim, Hudud: 10; Dârimi, Siyer: 17.

Abdullah b. Vakdan es Saidî (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#7,281
Bir heyetle Rasulullah (s.a.v)’in huzuruna gelmiştik. Her birimiz ihtiyaçlarını söylüyordu. Rasulullah (s.a.v)’in huzuruna en son ben çıktım ve dedim ki: “Ey Allah'ın Rasulü! Geride bıraktığım kimseler hicret kesildi bitti diyorlar ne dersin?” Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kafirlerle savaş devam ettikçe hicret kesilmez” (Yani küfür diyarındakiler daima İslam memleketine hicret edeceklerdir).

Nesai, Biat:15 Hn: 4103 ; Müsned: 21292 .

Nuaym b. Decace (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#7,280
Ömer b. Hattab’tan işittim şöyle diyordu: Rasulullah (s.a.v)’in vefatından sonra hicret yoktur.”

Nesai, Biat:15 Hn: 4101 ; Sadece Nesai rivayet etmiştir .

Safvan b. Ümeyye (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#7,279 قُلْتُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِنَّهُمْ يَقُولُونَ: إِنَّ الْجَنَّةَ لَا يَدْخُلُهَا إِلَّا مُهَاجِرٌ، قَالَ: " لَا هِجْرَةَ بَعْدَ فَتْحِ مَكَّةَ، وَلَكِنْ جِهَادٌ، وَنِيَّةٌ فَإِذَا اسْتُنْفِرْتُمْ فَانْفِرُوا
Ey Allah'ın Rasulü! Cennet’e hicret edenlerden başkası giremeyecek diyorlar ne dersin?” dedim. Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Mekke’nin fethedilmesinden sonra Medine’ye hicret yoktur. Fakat cihad ve iyi niyet vardır, savaşa çağırıldığınızda hemen koşun.”

Nesai, Biat:15 Hn: 4099 ; Sadece Nesai rivayet etmiştir .

Ya’la (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#7,278
Mekke fethi günü babamı Rasulullah (s.a.v)’e getirerek, “Ey Allah'ın Rasulü, babamın hicreti hususunda biatını kabul et” dedim. Rasulullah (s.a.v)’de: “Hicret bitmiştir fakat cihad etmesi hususunda biatını kabul ediyorum” buyurdu.

Nesai, Biat:15 Hn: 4098 ; Sadece Nesai rivayet etmiştir .

Ebu Fatıma (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#7,277
“Ey Allah'ın Rasulü! Bana öyle bir kulluk tavsiye et ki onu yapıp yolumu doğrultayım.” Rasulullah (s.a.v)’de ona: “Hicret et çünkü şu anda hicretten üstün bir amel yoktur” buyurdu.

Nesai, Biat:14 Hn: 4097 ; Sadece Nesai rivayet etmiştir .

İbn Abbas (r.a)’tan rivâyete göre,

#7,276
Rasulullah (s.a.v), Ebu Bekir ve Ömer hicret eden kimselerdendi. Çünkü onlar Mekke’deki müşrikleri bırakıp Medine’ye hicret etmişlerdi. Ensardan da hicret eden kimseler vardı. Önceleri Medine’de şirk düzeni hakim idi, onlar da Mekke’ye giderek Akabe gecesi Rasulullah (s.a.v)’e biat ettiler.

Nesai, Biat:13 Hn: 4096 ; Sadece Nesai rivayet etmiştir .

Abdullah b. Amr (r.a)’dan rivâyete göre,

#7,275
“Bir adam, Rasulullah (s.a.v)’e hangi hicret daha değerlidir?” diye sordu. Peygamber (s.a.v)’de: “Allah’ın yasakladığı şeyleri terk etmendir” buyurdu. Rasulullah (s.a.v) sözüne şöyle devam etti: “Hicret iki türlüdür 1- Şehirlinin hicreti, 2- Çölde yaşayanın hicreti. Çölde yaşayanın hicreti: Çağrıldığında gelmesi, emir olunduğunda yapmasıdır. Şehirlinin hicreti ise çölde yaşayanınkinden daha zordur. Fakat sevabı da daha büyüktür.”

Nesai, Biat:12 Hn: 4095 ; Sadece Nesai rivayet etmiştir .

Ebu Said (r.a)’ten rivâyete göre,

#7,274
bir bedevi Rasulullah (s.a.v)’e gelerek; hicret etmek istediğini söyledi. Peygamber (s.a.v): “Sen ne sanıyorsun hicret zor bir iştir. Senin develerin var mıdır?” buyurdu. Adam: “Evet” dedi. Rasulullah (s.a.v): “Onların zekatlarını veriyor musun?” buyurdu. Adam: “Evet” deyince, Rasulullah (s.a.v): “Yapacağın hayırlı işleri deniz ötesi yerlere de yapsan Allah senin yaptığın kulluktan sevap olarak hiçbir şeyi eksiltmez” buyurdu.

Nesai, Biat:11 Hn: 4094 ; Ebû Davud, Cihad: 1; Müslim, İmara: 21 .

Abdullah b. Amr (r.a)’den rivâyete göre,

#7,273
bir adam Rasulullah (s.a.v)’e gelerek: “Anam ve babamı ağlar vaziyette bırakarak hicret etmek üzere sana biat etmeye geldim” dedi. Rasulullah (s.a.v)’de: “Dön, anan ve babanın yanına onları ağlattığın gibi güldür” buyurdu.

Nesai, Biat:10 Hn: 4093 ; Ebû Davud, Cihad: 33; İbn Mâce, Cihad: 12 .

Ubâde b. Sâmit (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur:

#7,272
“Dikkat edin! Sizler bana kadınların biat ettiği hususlarla birlikte; Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmayacağınıza, hırsızlık etmeyeceğinize, zina etmeyeceğinize, çocuklarınızı besleyememek korkusuyla öldürmeyeceğinize, birbirinize iftira etmeyeceğinize, dinin emrettiği konularda bana karşı gelmeyeceğinize, söz vererek bana biat ediyor musunuz?” buyurdu. Biz de: “Evet Ey Allah'ın Rasulü” dedik ve bu konularda ona biat ettik. Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kim bu suçlardan birini işlerde dünyada cezasını görürse o ceza suçun keffaretidir. Ahirette ayrıca bir ceza daha çekmez. Ama her kim de suçu işler cezasını dünyada çekmezse işi Allah’a kalmıştır, Allah dilerse affeder dilerse cezalandırır.”

Nesai, Biat:9 Hn: 4092 ; Müslim, Hudud: 10; Dârimi, Siyer: 17 .

Ubâde b. Sâmit (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#7,270
Rasulullah (s.a.v) etrafında bulunan ashabına karşı şöyle buyurmuştu: “Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmayacağınıza, hırsızlık yapmayacağınıza, zina etmeyeceğinize, çocuklarınızı açlık endişesiyle öldürmeyeceğinize, bana karşı gelmeyeceğinize, dinin emrettiği konularda bana karşı gelmeyeceğinize söz vererek bana biat ediniz. Kim sözünde durursa ecrini Allah verecektir. Sizden biriniz yukarıda sayılanlardan herhangi birini işler de cezasını Dünya’da çekerse o ceza işlediği suçun keffaretidir. Ahirette ceza çekmez. Kim de bu suçlardan birini işlerde suçu gizli kalıp cezasını Dünya’da çekmezse onun işi Allah’a kalmıştır. Allah dilerse onu affeder dilerse cezalandırır.”

Nesai, Biat:9 Hn: 4091 ; Müslim, Hudud: 10; Dârimi, Siyer: 17.

Ya’la b. Ümeyye (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#7,269
Mekke’nin fethi günü babam Ümeyye’yi Rasulullah (s.a.v)’in huzuruna götürerek; Ey Allah'ın Rasulü! Babamın hicret etmeye dair biatını kabul et dedim. Rasulullah (s.a.v)’de: “Hicret bitmiştir, cihad konusundaki biatını kabul ediyorum” buyurdu.

Nesai, Biat:9 Hn: 4090 ; Sadece Nesai rivayet etmiştir .

Yezid b. ebi Ubeyd (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#7,267
Seleme b. Ekva’ya sordum: “Hudeybiye günü Rasulullah (s.a.v)’e hangi konuda biat etmiştiniz?” O da: “Ölesiye kadar savaşmaya demişti.”

Nesai, Biat:8 Hn: 4089 ; Müsned: 15912 .

Câbir (r.a)’den rivâyete göre,şöyle demiştir:

#7,266
Biz Rasulullah (s.a.v) ile ölmeye değil savaştan kaçmamak üzere biat ettik.

Nesai, Biat:7 Hn: 4088 ; Müslim, İmara: 18; Dârimi, Siyer: 18 .

Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre,

#7,265
Rasulullah (s.a.v):“Hoşuna giden ve gitmeyen hallerde senin için kolayda olsa zorda olsa itaatten ve başkalarını kendi nefsine tercih etmekten şaşmaz.”

Nesai, Biat:5 Hn: 4085 ; Müslim, İmara: 8; Müsned: 8596 .

Cerir b. Abdullah r.a. dedi ki:

#672 بَايَعْتُ رَسُولَ اللَّهِ عَلَى إِقَامِ الصَّلَاةِ، وَإِيتَاءِ الزَّكَاةِ، وَالنُّصْحِ لِكُلِّ مُسْلِمٍ
“Namaz kılmak, zekat vermek ve her müslümana karşı nasihat edip samimi olmak üzere Peygamber (s.a.v.)’in siyasi otoritesini kabul edip biat ettim.”

Müslim, Birr ve Sıla: 23; Tirmizi, Birr ve Sıla Hn: 1925; Nesai, Beya: 14 ve diğerleri.ž Tirmizi: Bu hadis sahihtir.

Ubade b. Samit (r.a) dedi ki: Rasülullah (s.a.v)’in yanında oturuyorduk şöyle buyurdu:

#207 تُبَايِعُونِي عَلَى أَنْ لَا تُشْرِكُوا بِاللَّهِ شَيْئًا، وَلَا تَسْرِقُوا، وَلَا تَزْنُوا، قَرَأَ عَلَيْهِمُ الْآيَةَ، فَمَنْ وَفَّى مِنْكُمْ فَأَجْرُهُ عَلَى اللَّهِ، وَمَنْ أَصَابَ مِنْ ذَلِكَ شَيْئًا فَسَتَرَهُ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ فَهُوَ إِلَى اللَّهِ، إِنْ شَاءَ عَذَّبَهُ، وَإِنْ شَاءَ غَفَرَ لَهُ "
“Allah’a hiç bir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek üzere bana biat edin (Benim siyasi otoritemi kabul ediniz)” diyerek bir kısım ayetler okudu ve: “Sizden her kim bu verdiği sözünde durursa karşılığını Allah verecektir. Kim de o suçlardan birini işler de Allah’ta onun suçunu gizlerse, o Allah’a kalmıştır dilerse ona azap eder dilerse affeder.”

Müslim, Cihad: 1; Müslim, Cihad: 18, Nesai, İman ve Şearihi: 14 Hn: 5002 ve diğerleri.