Toplam 23,490 Hadis
Konular

Ashabın Fazileti Kategorisi

Abdullah b. Büreyde r.a.’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurmuştur:

#4,008 مَا مِنْ أَحَدٍ مِنْ أَصْحَابِي يَمُوتُ بِأَرْضٍ إِلَّا بُعِثَ قَائِدًا وَنُورًا لَهُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ
“Ashabımdan herhangi bir kimse herhangi bir bölgede ölürse kıyamet günü onlar o ülke halkı için bir lider ve nur olarak mahşer yerine getirlirler.” 

Tirmizi, Menakıb: 59 Hn: 3865; Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis garibtir. Bu hadis Abdullah b. Müslim, Ebû Taybe’den ve Ebû Büreyde’den mürsel olarak rivâyet edilmiştir ki bu rivâyet daha sahihtir.

Abdullah b. Muğaffel r.anhu dedi ki: Rasûlullah s.a.v., şöyle buyurdu: 

#4,005 اللَّهَ اللَّهَ فِي أَصْحَابِي، اللَّهَ اللَّهَ فِي أَصْحَابِي، لَا تَتَّخِذُوهُمْ غَرَضًا بَعْدِي فَمَنْ أَحَبَّهُمْ فَبِحُبِّي أَحَبَّهُمْ، وَمَنْ أَبْغَضَهُمْ فَبِبُغْضِي أَبْغَضَهُمْ، وَمَنْ آذَاهُمْ فَقَدْ آذَانِي، وَمَنْ آذَانِي فَقَدْ آذَى اللَّهَ، وَمَنْ آذَى اللَّهَ فَيُوشِكُ أَنْ يَأْخُذَهُ
“Ashabım hakkında Allah’tan korkunuz! Ashabım hakkında Allah’tan korkunuz! Benden sonra onları hedef alıp eleştirmeyiniz. Onları seven beni sevdiğinden dolayı sever. Onlara buğzeden de bana buğzettiğinden buğzeder. Onlara eziyet eden bana eziyet etmiş olur. Bana eziyet eden de Allah’a eziyet etmiş olur. Allah’a eziyet edeni de Allah hemen cezalandırabilir.”

Tirmizi, Menakıb: 59 Hn: 3862; Müsned: 16201  Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir. Sadece bu şekliyle bilmekteyiz.

Ebû Saîd el Hudrî r.anhu dedi ki: Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu:

#4,004 لَا تَسُبُّوا أَصْحَابِي، فَوَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لَوْ أَنَّ أَحَدَكُمْ أَنْفَقَ مِثْلَ أُحُدٍ ذَهَبًا مَا أَدْرَكَ مُدَّ أَحَدِهِمْ وَلَا نَصِيفَهُ
“Ashabıma dil uzatıp sövmeyiniz, bütün benliğime hakim olan Allah’a yemin olsun ki, sizden biriniz Uhud dağı kadar altın harcasa, onların harcadıkları bir ölçek veya onun yarısına bile ulaşamaz.”

Tirmizi, Menakıb: 59 Hn: 3861; Buhârî, Menakîb: 27; Müslim, Fedail: 17 Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Hadiste geçen “nasıyfehü” ölçeğin yarısı, demektir. Hasan b. Ali el Hallâl, hafız idi Ebû Muaviye vasıtasıyla A’meş’den, Ebû Salih’den ve Ebû Saîd el Hudrî’den bu hadisin bir benzerini bize aktarmıştır.

Cabir r.anhu dedi ki: Rasülullah s.a.v. şöyle buyurdu:  

#4,003 لَا يَدْخُلُ النَّارَ أَحَدٌ مِمَّنْ بَايَعَ تَحْتَ الشَّجَرَةِ
“Ağaç altında biat edenlerden hiç kimse Cehenneme girmeyecektir.”

Tirmizi, Menakıb: 58 Hn: 3860; Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.

Abdullah b. Mesud r.anhu dedi ki: Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu:

#4,002 خَيْرُ النَّاسِ قَرْنِي، ثُمَّ الَّذِينَ يَلُونَهُمْ، ثُمَّ الَّذِينَ يَلُونَهُمْ، ثُمَّ يَأْتِي قَوْمٌ مِنْ بَعْدِ ذَلِكَ تَسْبِقُ أَيْمَانُهُمْ شَهَادَاتِهِمْ أَوْ شَهَادَاتُهُمْ أَيْمَانَهُمْ
“İnsanların en hayırlısı, benim asrımda yaşayanlardır. Sonra onların peşinden gelenler… Sonra onların peşinden gelenler… Daha sonra öyle toplumlar gelecek ki, yeminlerine dikkat etmeyecekler böylelikle yeminleri şahitliklerini geçecek veya olur olmaz her şeye şahitlik yapacaklarda şahitlikleri yeminlerini geçecektir. Yani ne şahidlik nede yemin sorumluluğunu düşünmeyeceklerdir.”

Tirmizi, Menakıb: 57 Hn: 3859; Buhârî, Menakîb: 17; Müslim, Fedail: 27 Tirmizî: Bu konuda Ömer, Imrân b. Husayn ve Büreyde’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Bu hadis sahihtir.

Câbir b. Abdullah r.anhu dedi ki:  Rasulullah s.a.v.’den işittim şöyle diyordu:

#4,000 لَا تَمَسُّ النَّارُ مُسْلِمًا رَآنِي، أَوْ رَأَى مَنْ رَآنِي
 “Beni gören veya beni göreni gören bir Müslüman’a ateş dokunmayacaktır.” 
Tabiinden olan ravi Talha diyor ki: “Ben Cabir b. Abdullah’ı gördüm.” Musa da: “Ben Talha’yı gördüm” diyor. Yahya’da: Musa bana dedi ki:“Sen de beni gördün dolayısıyla biz Allah’tan ümitliyiz.”

Tirmizi, Menakıb: 57 Hn: 3858; Tirmizî rivâyet etmiştir.  Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir. Bu hadisi Musa b. İbrahim el Ensarî’nin rivâyetleriyle bilmekteyiz. Ali b. el Medîni ve pek çok hadisçi bu hadisi Musa’dan bize aktarmışlardır.

 Enes r.anhu'dan:

#3,999 أَنّ النَّبِيَّ كَانَ يَقُولُ: " اللَّهُمَّ لَا عَيْشَ إِلَّا عَيْشَ الْآخِرَهْ فَأَكْرِمْ الْأَنْصَارَ وَالْمُهَاجِرَهْ
Nebi s.a.v şöyle diyordu: “Allah’ım hayat ancak ahiret hayatıdır. Ensar ve muhacirine ikramlarda bulun…”

Tirmizi, Menakıb: 56 Hn: 3857; Buhârî, Cihâd: 27; Müslim, Cihâd: 17 Tirmizî: Bu hadis hasen sahih garibtir. Enes’den değişik bir şekilde de rivâyet edilmiştir

Sehl b. Sad r.anhu dedi ki:

#3,998 كُنَّا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ وَهُوَ يَحْفِرُ الْخَنْدَقَ، وَنَحْنُ نَنْقُلُ التُّرَابَ فَيَمُرُّ بِنَا، فَقَالَ: " اللَّهُمَّ لَا عَيْشَ إِلَّا عَيْشَ الْآخِرَةِ فَاغْفِرْ لِلْأَنْصَارِ وَالْمُهَاجِرَهْ
Rasulullah s.a.v. ile birlikte hendek kazıyorduk hendek kazıyor biz de toprağını taşıyorduk her tarafımız toz toprak içinde kalmıştı. Bu durumda Rasulullah s.a.v. şöyle diyordu: “Allah’ım, hayat ancak ahiret hayatıdır, Ensar ve Muhacirlerini bağışla…” 

Tirmizi, Menakıb: 56 Hn: 3856; Buhârî, Menakîb: 27; Müslim, Cihâd: 17 Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle hasen sahih garibtir. Ebû Hazim’in ismi Seleme b. Dinar el A’rec ez Zahid’tir. Tirmizî: Bu konuda Enes b. Mâlik’den de hadis rivâyet edilmiştir.