Toplam 23,487 Hadis
Konular

Medine’nin Fazileti Kategorisi

Ebu Hüreyre r.anhu'dan:, Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu:

#4,067 لَا يَصْبِرُ عَلَى لَأْوَاءِ الْمَدِينَةِ وَشِدَّتِهَا أَحَدٌ إِلَّا كُنْتُ لَهُ شَهِيدًا أَوْ شَفِيعًا يَوْمَ الْقِيَامَةِ
“Medine’nin her türlü sıkıntısına, kim sabredip katlanırsa kıyamet gününde kendisine şahid ve şefaatçi olacağım.” Aynı Hadisi İbn Ömer r.a'dan rivayet edenler: Müslim, Hac: 86 Hn: 1377; Ahmed, Müsned Hn: 5965
Sad b. Ebu Vakkas r.a'dan rivayet edenler: Bezzar Müsned Hn: 1124
İbn Ömer r.a'nın rivayetinin uzunca metni yine Müslimde şöyledir:
أَنَّهُ كَانَ جَالِسًا عَنْدَ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ فِي الْفِتْنَةِ، فَأَتَتْهُ مَوْلَاةٌ لَهُ تُسَلِّمُ عَلَيْهِ، فقَالَت: إِنِّي أَرَدْتُ الْخُرُوجَ يَا أَبَا عَبْدِ الرَّحْمَنِ، اشْتَدَّ عَلَيْنَا الزَّمَانُ، فقَالَ لَهَا عَبْدُ اللَّهِ: اقْعُدِي لَكَاعِ، فَإِنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ K يَقُولُ: " لَا يَصْبِرُ
عَلَى لَأْوَائِهَا وَشِدَّتِهَا أَحَدٌ، إِلَّا كُنْتُ لَهُ شَهِيدًا أَوْ شَفِيعًا يَوْمَ الْقِيَامَةِ
Yuhannes b. Abdullah rahimehullah'dan o kendisi fitne zamanında Abdullah (b. Ömer)ın yanında o turuyordu. Derken Abdullah'a azadlı bir cariyesi ge­lerek ona selam verdi ve:
— Ben (buradan) çıkmak istiyorum ya Eba Abdirrahman (İbn Ömerin Künyesi)! (Çünkü) fena zamana çattık; dedi. Abdullah ona şu cevabı verdi:
— (Yerinde) otur aptal! Zira ben Rasülullah sallallahu aleyvi vesellem'i:
"Eğer bir kimse Medine'nin şiddetine ve sıkıntısına katlanırsa ben ona şahit yahut şefaatçi olurum buyurduğunu işittim." Müslim, Hac: 86 Hn: 1377; Ahmed, Müsned Hn: 6139; Nesai, Sünenil Kübra Hn: 4267; Beyhaki, Şuabul İman Hn: 9728.

Tirmizi, Menakıb: 68 Hn: 3924; Müslim, Hac: 86 Hn: 1378;  Tirmizî: Bu konuda Ebû Saîd, Sûfyân b. ebî Züheyr ve Sübeyatel Eslemiyye’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle hasen garibtir. Salih b. ebû Salih; Süheyl b. Ebû Salih’in kardeşidir.

Cerir b. Abdullah r.a.’den rivâyete göre, Peygamber s.a.v şöyle buyurmuştur: 

#4,066 " إِنَّ اللَّهَ أَوْحَى إِلَيَّ أَيَّ هَؤُلَاءِ الثَّلَاثَةِ نَزَلْتَ فَهِيَ دَارُ هِجْرَتِكَ: الْمَدِينَةَ، أَوْ الْبَحْرَيْنِ، أَوْ قِنَّسْرِينَ
Allah bana hicret edeceğimde bildirdi ki: “Şu üç şehirden hangisine gidersen orası senin hicret yurdundur; Medine, Bahreyn ve Kınnesrin.” 

Tirmizi, Menakıb: 68 Hn: 3923; Hakim, Müstedrek Hn: 4192; Taberani, Mucemül Kebir Hn: 2417; Beyhaki, Delailin Nübüvve Hn: 746; Mizzi, Tehzibul Kemal Hn: 2671. Hakim isnadı sahih amma tahriç etmediler der. Tirmizî: Bu hadis garibtir. Bu hadisi sadece Fadl b. Musa’nın rivâyetiyle bilmekteyiz.

Enes b. Mâlik r.anhu'dan:

#4,065 أَنّ رَسُولَ اللَّهِ طَلَعَ لَهُ أُحُدٌ، فَقَالَ: " هَذَا جَبَلٌ يُحِبُّنَا وَنُحِبُّهُ، اللَّهُمَّ إِنَّ إِبْرَاهِيمَ حَرَّمَ مَكَّةَ وَإِنِّي أُحَرِّمُ مَا بَيْنَ لَابَتَيْهَا
Nebi s.a.v’e, Uhud dağı göründü, bunun üzerine şöyle buyurdu: “Bu bizi seven bizim de kendisini sevdiğimiz bir dağdır. Allah’ım! İbrahim, Mekke’yi haram kıldı. Ben de Medine’nin iki taşlık arasını haram kılıyorum.”
Bu Hadisi Rafi b. Hadiçten rivayet edenler: Müslim, Hac: 85 Hn: 1363;

Tirmizi, Menakıb: 68 Hn: 3922;  Buhârî, Hac: 27 Hn: 3367 ve 7333; Müslim, Hac: 85 Hn: 1363; Ahmed, Müsned Hn: 12101 ve daha niceleri. Hadis merfu, meşhur ve sahihtir. Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Rasülullahın haram kılma yetkisinin dedili.

 Ebu Hüreyre r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,064 “لَوْ رَأَيْتُ الظِّبَاءَ تَرْتَعُ بِالمَدِينَةِ مَا ذَعَرْتُهَا، إِنَّ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: مَا بَيْنَ لاَبَتَيْهَا حَرَامٌ”
Medine ceylanlarının yayıldıklarını görsem, onları ürkütmem; çünkü Rasulullah s.a.v.: “Medine’nin iki taşlığı arası mukaddes ve haramdır” buyurmuştur. 

Tirmizi, Menakıb: 68 Hn: 3921; Buhârî, Hac: 27; Müslim, Hac: 17 Tirmizî: Bu konuda Saîd, Abdullah b. Zeyd, Enes, Ebû Eyyûb, Zeyd b. Sabit, Rafî’ b. Hadîç, Sehl b. Huneyf ve Câbir’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Ebû Hüreyre hadisi hasen sahihtir.

Câbir r.a.’den rivâyete göre:

#4,063 “أَنَّ أَعْرَابِيًّا بَايَعَ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَلَى الإِسْلاَمِ فَأَصَابَهُ وَعَكٌ بِالمَدِينَةِ فَجَاءَ الأَعْرَابِيُّ، إِلَى رَسُولِ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَقَالَ أَقِلْنِي بَيْعَتِي، فَأَبَى رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَخَرَجَ الأَعْرَابِيُّ ثُمَّ جَاءَهُ فَقَالَ: أَقِلْنِي بَيْعَتِي، فَأَبَى، فَخَرَجَ الأَعْرَابِيُّ، فَقَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِنَّمَا الْمَدِينَةُ كَالكِيرِ تَنْفِي خَبَثَهَا وَتُنَصِّعُ طَيِّبَهَا”
Bir bedevi, Peygamber s.a.v’e; Müslüman olmak üzere biat etti. Medine de sıtmaya yakalandı ve Peygamber s.a.v’e gelerek: “Benim biatımı geri ver” dedi. Rasulullah s.a.v., kabul etmedi. Sonra yine geldi ve “Biatımı geri ver” dedi. Rasulullah s.a.v., yine kabul etmedi de o bedevi Medine’den çıkıp gitti. Bunun üzerine Rasulullah s.a.v. şöyle buyurdu: “Medine bir pota’ya benzer kirini atar temizini bırakır.” 

Tirmizi, Menakıb: 68 Hn: 3920; Buhârî, Hac: 27; Müslim, Hac: 17 Tirmizî: Bu konuda Ebû Hüreyre’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.

Ebû Hüreyre r.a.’den rivâyete göre, Peygamber s.a.v şöyle buyurdu: 

#4,062 “آخِرُ قَرْيَةٍ مِنْ قُرَى الإِسْلاَمِ خَرَابًا الْمَدِينَةُ”
“İslam memleketlerinden en son yıkılacak olan memleket Medine’dir.” 

Tirmizi, Menakıb: 68 Hn: 3919; Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir. Bu hadisi sadece Hişâm b. Urve’nin, Cünade’den rivâyetiyle bilmekteyiz. Tirmizî: Muhammed b. İsmail, Ebû Hüreyre’nin bu hadisine hayret etmiştir.

İbn Ömer r.a.’dan:

#4,061 “أَنَّ مَوْلاَةً لَهُ أَتَتْهُ فَقَالَتْ: اشْتَدَّ عَلَيَّ الزَّمَانُ، وَإِنِّي أُرِيدُ أَنْ أَخْرُجَ إِلَى العِرَاقِ. قَالَ: فَهَلاَّ إِلَى الشَّامِ أَرْضِ الْمَنْشَرِ اصْبِرِي لَكَاعِ، فَإِنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ: مَنْ صَبَرَ عَلَى شِدَّتِهَا وَلَأْوَائِهَا كُنْتُ لَهُ شَهِيدًا أَوْ شَفِيعًا يَوْمَ القِيَامَةِ”
“İbn Ömer’in azad edip hürriyetine kavuşturduğu kadın yanına gelerek zor günler geçiriyorum bu yüzden Irak’a gitmek arzusundayım.” Bunun üzerine İbn Ömer, şukarşılığı verdi: “Neden toplanma yeri olan Şam’a değil… Sabret ahmak kadın… Ben Rasulullah s.a.v.’in şöyle buyurduğunu işittim: Her kim Medine’nin darlık ve kıtlığına katlanırsa kıyamet günü ben ona şahid ve şefaatçi olacağım.” 

Tirmizi, Menakıb: 68 Hn: 3918; Müslim, Hac: 27 Tirmizî: Bu konuda Ebû Saîd, Sûfyân b. ebî Züheyr ve Sübey’a el Eslemiyye’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Bu hadis Ubeydullah’ın rivâyeti olarak bu şekliyle hasen sahih garibtir.

İbn Ömer r.anhu dedi ki: Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu:

#4,060 “مَنْ اسْتَطَاعَ أَنْ يَمُوتَ بِالمَدِينَةِ فَلْيَمُتْ بِهَا، فَإِنِّي أَشْفَعُ لِمَنْ يَمُوتُ بِهَا”
“Her kim Medine’de yerleşip orada ölmeye gücü yeterse orada ölsün; çünkü ben Medine’de ölenlere şefaat edeceğim.” 

Tirmizi, Menakıb: 68 Hn: 3917; İbn Mâce, Menasik: 179  Tirmizî: Bu konuda Sübey’a binti-l Hâris el Eslemiyye’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Eyyûb es Sahtiyanî’nin rivâyeti olarak bu hadis hasen garibtir.