Toplam 23,487 Hadis
Konular

Siyeri Nebi Peygamberimizin Hayati Kategorisi

İbn Abbas r.a. dedi ki: 

#9,355 أَقَامَ رَسُولُ اللَّهِ بِمَكَّةَ ثَلَاثَ عَشْرَةَ سَنَةً يُوحَى إِلَيْهِ، وَبِالْمَدِينَةِ عَشْرًا، وَمَاتَ وَهُوَ ابْنُ ثَلَاثٍ وَسِتِّينَ سَنَةً
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) Mekke'de, kendisine vahiy geldiği durumda on üç yıl ikamet etti. Altmış üç yaşında da vefat etti."

Diğer rivayette ise:
أَقَامَ رَسُولُ اللَّهِK بِمَكَّةَ خَمْسَ عَشْرَةَ سَنَةً، يَسْمَعُ الصَّوْتَ، وَيَرَى الضَّوْءَ سَبْعَ سِنِينَ، وَلَا يَرَى شَيْئًا، وَثَمَانَ سِنِينَ يُوحَى إِلَيْهِ، وَأَقَامَ بِالْمَدِينَةِ عَشْرًا
Mekke'de ses işitir ve ışık görür olduğu halde on beş yıl ikamet etti. Bunun yedi yılında ışıktan başka bir şey görmedi, sekiz senesinde vahiy aldı. Medine'de on yıl ikamet etti. Altmış beş yaşında olduğu halde vefat etti." Müslim, Fezail: 33 Hn: 2355; İbn Sad, Tabakatul Kübra Hn: 527; El Envar fi Şemailin Nebiyyil Muhtar Hn: 1223; Elkani, şerhu Usulü İtikadi Ehli Sünne vel Cemaa Hn: 1412. İbn Abbasın mekkede 15 yıl kaldı sözünde hata ettiğini urve rahimullah bildirmiştir. Detaylı bilgi için sahihi müslim şerhine baknız...

Müslim, Fezail: 33 Hn: 2353; Tahavi, Müşkilil Eser Hn: 1939; Ahmed, Müsned Hn: 3419; Tayalisi, Müsned Hn: 2874; İbn Sad, Tabakatul Kübra Hn: 532; Taberani, Mücemül Kebir Hn: 12944. Rivayet mevkuf ve sahihtir.

 Enes b. Malik r.anhu dedi ki: 

#4,162 أَنَّ الصَّلَوَاتِ فُرِضَتْ بِمَكَّةَ، وَأَنَّ مَلَكَيْنِ أَتَيَا رَسُولَ اللَّهِ فَذَهَبَا بِهِ إِلَى زَمْزَمَ فَشَقَّا بَطْنَهُ وَأَخْرَجَا حَشْوَهُ فِي طَسْتٍ مِنْ ذَهَبٍ فَغَسَلَاهُ بِمَاءِ زَمْزَمَ ثُمَّ كَبَسَا جَوْفَهُ حِكْمَةً وَعِلْمًا
Namazlar Mekke’de farz kılındı. İki melek gelip Rasulullah s.a.v’i zemzem kuyusunun yanına götürüp karnını yardılar, içersinde olanları çıkarıp altın tasla su ve zemzemle yıkadıktan sonra ilim ve hikmetle doldurarak kapattılar. 

Nesai, Salat: 2 Hn: 448; Müslim, İman: 74; Müsned: 12048 ve diğerleri. Hadis mevkuf sahihtir.

Enes b. Mâlik r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir; 

#3,473 “كَانَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ إِذَا اسْتَقْبَلَهُ الرَّجُلُ فَصَافَحَهُ لاَ يَنْزِعُ يَدَهُ مِنْ يَدِهِ حَتَّى يَكُونَ الرَّجُلُ الَّذِي يَنْزِعُ، وَلاَ يَصْرِفُ وَجْهَهُ عَنْ وَجْهِهِ حَتَّى يَكُونَ الرَّجُلُ هُوَ الَّذِي يَصْرِفُهُ وَلَمْ يُرَ مُقَدِّمًا رُكْبَتَيْهِ بَيْنَ يَدَيْ جَلِيسٍ لَهُ”
“Rasulullah s.a.v. bir kimseyle karşılaşınca onunla tokalaşır o kimse elini bırakmadan elini ondan çekmezdi o kimse yüzünü çevirmeden Rasulullah s.a.v.’de yüzünü ondan çevirmezdi. Rasulullah s.a.v.’in, beraber oturduğu bir kimsenin önüne ayaklarını uzattığı görülmemiştir.”

Tirmizi, Sıfatül Kıyame ver Rekaik vel Vera: 46 Hn: 2490; İbn Mâce, Edeb: 15  Tirmizî: Bu hadis garibtir.