Toplam 18,846 Hadis
Konular

Humma, Ateşlenme ve Diğer Hastalıklar Kategorisi

İsmet dedi ki:

#14,548
Resulullah (sallallahu aleylü vesellem) kabirlerin arasında ayakkabıyla dolaşan bir adam görünce şöyle buyurdu: "Ey köseleli kişi, ayakkabılannı çıkar!"

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4323 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-keblr'de rivayet etmiştir. İsnadı zayıftır. 1 1 Taberaru, el-Mu'cemu'l-keblr (17/185); Fadl oldukça zayıfhr; Taberani'nin hocası Ah. b. Rişdin hadis uydurmakla töhrnetlidir.

Abdullah b. Mes' ud dedi ki:

#14,547
"Bir Müslümanın kabrine basmaktansa bir ateş koruna basmayı tercih ederim."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4322 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-keblr'de rivayet etmiştir. İsnadında yer alan Ata b. es-Saib şaibelidir.

Umara b. Hazm dedi ki:

#14,546
Resulullah (sallallahu aleylü vesellem) beni kabrin üzerinde oturmuş bir vaziyette görünce şöyle buyurdu: "Ey kabrin yanındaki! Kabrin üzerinden in, ne sen kabirdekini rahatsız et, ne de o seni."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4321 •Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-keblr'de rivayet etmiştir. Ayrıca senedinde yer alan İbn Lehi'a şaibelidir.

Ebû Said el-Hudri dedi ki:

#14,545
Resullullah (sallallahu aleyhi veıellem) kabirler üzerine yapı yapılmasını, üzerlerine oturulmasını ve ona doğru namaz kılınmasını yasakladı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4320 *Derim ki: İbn Mace bu konuda sadece "Üzerine yapı yapılması" kısmını rivayet etmiştir. Hadisi, Ebu Ya'la rivayet etmiş olup ravileri güvenilir kimselerdir. 3 3 Ebu Ya'la, Müsned (1020), İbn Mace (1564).

Ümrnü Seleme dedi ki:

#14,544
Reslllullah (sallallahualeyhivesellem) kabirlerin üzerine bina/ duvar/ türbe yapılması veya kireçlenmesini yasakladı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4319 *Hadisi İmam Ahmed rivayet etmiştir. Mürsel bir rivayette ise şu ilave yer almıştır: " ... veya kabrin üzerine oturulmasını (yasakladı.)" Aynca senedinde yer alan İbn Lehi'a şaibelidir. 2 2 Ahmed, Müsned (6/299)

Beşir b. el-Hasasiyye dedi ki:

#14,543
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)' e Baki' de yetişmiştim ki şöyle buyurduğunu işittim: "Bu kabirlerdeki mümin halka selam olsun!" Fakat aniden ayakkabımın ipi koptu. Bunun üzerine: "Ayakkabının ipi mi koptu?" diye sordu. Ben de dedim ki: "Ya Resullallah! Uzun zamandır akrabalarımdan ve yakınlarımdan uzak bekar hayatı yaşıyorum." O da şöyle buyurdu: Ey Beşfr! Seni kendileri olmasa yeryüzü ve üzerindekilerin tersyüz olacağı (gibi yanlış bir) inanca sahip bir kavminden seni tutup kurtaran/çıkaran Yüce Allah'a hamd etmen gerekmez mi?"

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4318 *Hadisi Taberani. el-Mu'cemu'l-evsat ve el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. Ricali güvenilir kimsedir. İleride inşallah Menakib bölümünde de geleceği üzere imam Ahmed başka bir rivayet zinciriyle rivayet etmiştir. 1 1 Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir (1236)

Mucemmi b. cariye, babasından-bildiriyor:

#14,542
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) Amr b. A vf oğllarından bir adamın cenazesine kablmışh. Kabristana kadar ona eşlik edip şöyle buyurdu: "Kabir halkına selam olsun!" (Bunu üç defa dedi(kten sonra da sözlerine şöyle devam etti) "Sizlerden Müslüman ve Mümin olanlara. Sizler bizlerin önünden gidenler, bizler sizleri arkadan takip edenleriz. Yüce Allah bizlere de, sizlere de afiyet/ güzellikler ihsan eylesin."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4317 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat ve el-Mu'cemu'l-keblr'de rivayet etmiştir. İsnadında yer alan İsmail b. Ayyaş şaibelidir; fakat güvenilir olduğu söylenmiştir.

Abdullah b. Ömer der ki:

#14,541
Resullullah (sallailahualeyhivesellem) Uhud dönüşünde Mus'ab b. Umeyr ve arkadaşlarının yanından geçerken durup şöyle dedi: "Sizlerin Allah katında diriler olduğunuza şehadet/ tanıklık ederim. (Daha sonra dirilere hitaben sözlerine şöyle devam etti) Bundan dolayı onları ziyaret edip onlara selam verin. Canımı elinde tutan Allah'a yemin olsun ki kıyamete kadar kendilerine selam.veren herkesin selamlanna karşılık verirler."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4316 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. Darekutni, senedinde bulunan Ebu Bilal el-Eş'ari'nin zayıf olduğunu belirtmiştir.

Abdullah b. Ömer bildiriyor:

#14,540
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) Bakiu'l-Garkad adlı mezarlığa gitmişti. Orada şöyle buyurdu: "Müslüman ve Mümin diyannın halkına selam olsun! Yüce Allah öncülere (önden gidenlere/ yani ölenlere) rahmet eylesin. İnşallah bizler de sizlere (ölmek ve sizinle birlikte olmak suretiyle) yetişeceğiz/ katılacağız."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4315 *Hadisi Bezzar 1 rivayet etmiştir. İsnadında yer alan Galib b. Ubeydillah zayıftır. 1 Bezziir (864

İbn Ebi Muleyke dedi ki:

#14,539
Hz. Ebu Bekr'in oğlu Abdurrahman (Mekke'nin' 12 mil dışında bulunan) Hubeşi denilen yerde vefat etmişti. Hz. Aişe hac yaptığı zaman kabrinin yanına gelip şöyle dedi (mealen şu şiiri okudu): Onlarca yıl birbirinden ayrılmaz etle tırnak gibiydik. Ama ayrılınca o kadar uzun beraberlikten sonra Ben ve Malik bir gece dahi sabahlamamış gibiydik.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4314 *Hadisi Taberani, el-Mu'.cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. Ravileri Sahih'in ravileridir.

Hz. Ali der ki:

#14,538
"İki bayramda mezarlığa gitmek sünnettendir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4313 *Hadisi Taberani. el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. İsnadında yer alan Haris zayıftır. 2 2 Bu hadis zevfildden değildir. Tirmizi, Sünen'inde (1055) tahric etmiştir.

Ebü Hureyre'nin bildirdiğine göre Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#14,537
"Her kim anne ve babasının veya ikisinden birisinin kabrini her Cuma ziyaret ederse günahlan bağışlanıp aynca iyilerden olarak yazılır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4312 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu's-sağir ve el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. İsnadında yer alan Abdulkerim Ebu Umeyye zayıftır. 1 1 Taberani, el-Mu'cemu's-sağir (955).·

Abdullah b. Ömer bildiriyor:

#14,536
Resulullah (sallallahu aleyhi vessellem) mezarlığa yürüyerek giderdi ve yürüyerek dönerdi. Hz. Ebu Bekr ile Hz. Ömer de böyle yaparlardı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4311 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat ve el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. İsnadında tanımadığım biri vardır. 2 2 Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir (13382), el-Mu'cemu'l-evsat (116 M. el-Bahreyn)

Bezzar'ın rivayet ettiği bir hadis-i şerifte Resulullah (sailallahualeyhi vesellem) bir gece kapısını çalarak kendisine şöyle der:

#14,535
"Ey Ebu Muveyhibe! Bir şeyle emrolundum. Hadi bakalım kalk. Ben Baki (Medine mezerlığın)da ki kişilere istiğfar dilemekle emrolundum." Bunun üzerine ben de harkete geçip Medine mezarlığına geldiğimde şöyle bµyurdu: "Ey kabir sahipleri! Esen kalınız (es-Selamu aleykum) Sizlerin burada karşılaştığınız, insanlann karşılaşacağından daha hafiftir. Yüce Allah'ın, sizleri yaklaşmakta olan bir fitneden nasıl kurtardığını bir bilseniz."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4310 *İmam Ahmed ile Bezzar'ın isnadları zayıftır. 1 1 Bezzar (863).

Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in azatlısı Ebû Muveyhibe dedi ki:

#14,534
Reslullah (sallallahu aleyhi vesellem)' e, Medine mezarlığında yatçın kişiler için cenaze namazı kılması emredildi. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) de geceleyin üç defa namaz kıldı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4309 *Hadisi, İmam Ahmed daha uzun metinle rivayet etmiştir. İnşallah, Peygamberlik Mucizelerinin vefa kısmında gelecektir. 1 1 Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir (13733), Ahmed, Müsned(3/488).

Hz. Aişe der ki: Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'i şöyle buyururken işittim:

#14,533
"Sizlere üç şeyi yasaklamıştım: Kabir ziyareti, kurban etlerinin üç günden fazla saklanması ve kendisiyle içki içilen kaplann kullanılmalan. Artık kardeşlerinizi ziyaret edip onlara selam verin; çünkü onlarda ibret vardır. Kurban etlerine gelince onu hem yiyebilir hem de stoklayabilirsiniz. Şunu iyi bilmelisiniz ki; her sarhoş edici şey şaraptır ve her şarap ta haramdır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4308 *Derim ki: Sahih'te bir bölümü yer almıştır. Bu hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş ve şöyle demiştir: Abdulcebbar'dan sadece Muhammed b. Ebi'l-Husayb rivayet etmiştir. Derim ki: Ondan bahseden kimseyi bulamadım.

Sevbân'ın bildirdiğine göre Resullullah (sallallahualeyhivesellem) şöyle buyurmuştur:

#14,532
"Sizlere kabir ziyaretini yasaklamıştım; artık ziyaret edebilirsiniz. Ancak bu ziyaretinizi, günahlannın affedilmesi isteği ve onlar için hayır dua şeklinde yapın. Ayrıca sizlere, kurban etlerini üç günden fazla bekletmenizi yasaklamıştım. Artık o etlerden yiyip stok yapabilirsiniz. Diğer taraftan ben sizlere, kabak, çömlek ve ağaçtan oyulmuş kap gibi içlerinde şarap kurulan kaplarda nebiz (şıra) yapmanızı yasaklamıştım; artık nebiz (şıra) yapabilir ve bundan yararlanabilirsiniz."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4307 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de 1 rivayet etmiştir. İsnadında yer alan Yezid b. Rabia er-Rahabi zayıftır. 1 Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir (1419)

İbn Abbâs' ın bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#14,531
"Sizlere kabir ziyaretini yasaklamıştım; artık ziyaret edebilirsiniz, ancak çirkin şeyler konuşmayın. Aynca sizlere, kurban etlerini üç günden fazla bekletmenizi yasaklamıştım. Artık yiyin ve stok yapın. Sizlere şıra içmeyi de yasaklamıştım artık içebilirsiniz. Ancak sakın sarhoş edici şeyler içmeyin."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4306 ·*Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat ve el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. İsnadında yer alan Nadr Ebu Ömer çok zayıftır. Derim ki: Bu hadislerin devamı Kurbanlar ve İçecekler ketaplannda inşallah gelecek.

Zeyd b. Sabit'in bildirdiğine göre Resülullah (sallallahualeyhiveıellem) şöyle buyurmuştur:

#14,530
"Kabirleri ziyaret edin; ancak çirkin şeyler konuşmayın."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4305 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu's-sağir'de rivayet etmiştir. İsnadında yer alan Muhammed b. Kesir b. Mervan çok zayıftır. 2 2 Taberani, el-Mu'cemu's-sağir (881).

Hz. Ali, Resullullah (sallallahu aleyhi vesellem)' in kabirlerin ziyaret edilmelerini, içki kaplarının kullanılmalarını ve kurban etlerinin üç gün içinde tüketilmemeleri halinde stok edilmesini yasakladığını, ancak daha soma ise şöyle buyurduğunu nakletmiştir:

#14,529
"Ben sizlere kabir ziyaretini yasaklamıştım; artık ziyaret edebilirsiniz. Çünkü bu, sizlere ahireti hatırlatır. Aynca ben sizlere, bazı kap kaçaklann kullanılmasını yasaklamıştım; artık dilediğinizden içebilirsiniz (kullanabilirsiniz). Ancak sarhoş edenden uzak durun. Aynca ben sizlere, kurban etlerini üç günden fazla bekletmenizi yasaklamıştım. Artık bundan istediğinizi de stok yapıp saklayabilirsiniz."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4304 *Derim ki: Sahlh'te bunun bir bölümü vardır. Hadisi, Ebu Ya'la 1 ve İmam Ahmed rivayet etmiştir. İmam Buhari: "İsnadında yer alan Rabia b. en-Nabiğa'nın Hz. Ali'den kurbanla ilgili rivayet ettiği hadisler sahih değildir" demiştir. 1 Ebu Ya'la, Müsned (278), Ahmed, Müsned (1/145)

Zeyd b. el-Hattab bildiriyor:

#14,528
Mekke' nin fethedildiği gün Resullullah (sallallahu aleyhi vesellem) ile birlikte kabirlere doğru gitmiştik. Resulullah (sav) bir kabrin yanına oturdu. Sanki yalvarıyordu. Daha sonra kalkıp gözlerindeki yaşı sildi. Hz. Ömer, bizim en önümüzde olduğundan Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in yanına gelerek ona: "Anam babam sana feda olsun, neyin var/ seni ağlatan nedir?" diye sorunca Resulullah (sallallahu aleyhi veselleın) şöyle buyurdu: "Rabbimden beni doğuran ve üzerinde hakkı bulunan annemin kabrini ziyaret etmek için müsaade etmesini istedim. Beni sakındırdı." Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) daha sonra oturmamız işaretini verince bizler de oturduk. Şöyle buyurdu: "Ben sizlere· kabir ziyaretini yasaklamıştım. Arhk sizlerden ziyaret etmek isteyen kişi ziyaret edebilir. Yine ben sizlere, kurban etlerini üç günden fazla bekletmenizi yasaklamıştım. Artık bunu rahatlıkla yiyip istediğinizi de stok yapıp saklayabilirsiniz. Bir de bazı kap kaçaklann kullanılıp bazılannın ise kullanılamamasını emretmiştim. Bunlarda nebiz (şıra) yapabilirsiniz. Şüphesiz ki kap kaçak bir şeyi helal veya haram kılmaz. Ancak sarhoş eden her şeyden sakının."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4303 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-keblr'de rivayet etmiştir. Ravileri arasında tanımadığım biri vardır. Derim ki: İçecekler bölümünde inşallah bu konuda başka hadisler gelecek. 1 1 Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir (4648) Ravilerinden Ebfı Cenab, çok tedlis yapması nedeniyle zayıf addedilmiştir.

Hz. Aişe bildiriyor:

#14,527
Resulullah (sav) kabirlerin ziyaret edilmelerini yasakladıktan sonra tekrar buna izin verdi ve tahminime göre şöyle buyurdu: il Çünkü o, ahireti hatırlatır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4302 *Hadisi Bezzar 3 rivayet etmiştir. Ricali güvenilir kimselerdir. 3 Bezzar (862) Kavl-i Nebi dışındaki metin İbn Mace'de yer almışhr.

Ebu Said el-Hudri'nin bildirdiğine göre Resullullah (sav) şöyle buyurmuştur:

#14,526
"Kurban etlerini üç günden fazla bekletmenizi yasaklamıştım. Artık bunu rahatlıkla yiyip stok yapabilirsiniz. Aynca sizleri kabir ziyaretinden sakındırmıştım; artık ziyaret edebilirsiniz. Ancak sakın ha Allah' ı kızdıracak sözler söylemeyin. Aynca sarhoş edici içecekler kurulan kap, bardak vb. kullanmamanız konusunda da sizleri uyarmıştım; o kaplan (temizledikten sonra) kullanabilir ve nebiz 1 yapabilirsiniz. Ancak şunu iyi bilin ki her sarhoş edici (içecek) haramdır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4301 *Hadisi Bezzar 2 rivayet etmiştir. İsnadı hasendir. Ravileri Sahlh'in ravileridir. 1 Kuru üzüm, hurma, bal, arpa, buğday vb. şeylerin suda bekletilerek onu tatlandırması yolu ile elde edilen bir içecek çeşidi. Sarhoş etsin veya etmesin aynı adla anılır. Nitekim, nebiz'e şarap (hamr) dendiği gibi, üzüm suyundan elde edilen şerbete de nebiz denilmektedir (Bakz. İbnu'l-Esr, en-Nihiiye fi Garlbil-Hadis, 5/8. Ancak burada kastedilen ve izin verilen, hadisin sonundan da anlaşıldığı gibi, sarhoş etmeyenidir.) 2 Bezzar (861)

Ümmü Seleme'nin bildirdiğine göre Resullullah (sav) şöyle buyurmuştur:

#14,525
"Sizlere kabir ziyaretini yasaklamıştım. Artık onlan ziyaret edebilirsiniz; zira bunda sizler için alınacak dersler/ibretler vardır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4300 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de 2 rivayet etmiştir. İsnadında yer alan Yahya b. el-Mütevekkil zayıftır. 2 Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir (23/278)

Ebü Said el-Hudri'nin bildirdiğine göre Resullullah (sav) şöyle buyurmuştur:

#14,524
"Ben, sizlere kabir ziyaretini yasaklamıştım. Artık onlan ziyaret edebilirsiniz; zira bunda alınacak dersler vardır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4299 *Hadisi, İmam Ahmed rivayet etmiştir. Ravileri Sahih'in ravileridir.1 1 Ahmed, Müsned (3/38).

Osman b. Abdirrahman der ki: Bana kardeşim şöyle anlatı:

#14,523
Baban Abdurrahman, İbnü' z-Zübeyr ile (savaşırken yaralandı ve baban) öldü. İbnü'z-Zübeyr onun Kabe'nin mescidine gömülmesini emretti. Daha sonra da izlerinin belli olmaması için üzerinden at geçirip çiğnenmek suretiyle de düzleştirilmesini emretti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4298 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebfr'de rivayet etmiştir. Darekutni isnadında yer alan Osman'ın zayıf olduğunu bildirmiştir.

Muaviye der ki:

#14,522
"Kabrin tesviye edilmesi (düzleştirilip yükseltilmemesi) sünnettendir. Yahudi ve hırıstiyanlar, kabirlerini yükseltirler; sakın onlara benzemeyiniz.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4297 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-keblr'de 3 rivayet etmiştir. Ravileri Sahlh'in ravileridir. 3 Taberaru, el-Mu'cemu'l-keblr (19/352)

Ya'la b. Siyabe der ki: Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) bir kabre uğrarnıştı ki şöyle buyurdu:

#14,521
"Bu kabirde yatan kişi, büyük günah dışındaki bir şeyden dolayı azap ediliyor." Resullullah (sallallahu aleyhi vesellem) daha sonra bir dal getirilmesini emredip onu kabre saplayarak: "Yaş olduğu sürece o kişinin kabir azabının hafifletilmesini ümit ediyorum" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4296 *Hadisi, İmam Ahmed 2 rivayet etmiştir. Hüseyni: "İsnadında yer alan Habib b. Ebi Cubeyre meçhuldür" demiştir. 2 Ahmed, Müsned (4/172)

Ebu Hureyre bildiriyor:

#14,520
Resullullah (salallahu aleyhi vesellem) bir kabre uğrayıp: "Bana iki dal parçası getirin" buyurdu. Bunlardan birini başucuna, diğerini ise ayak ucuna koydu. Ona: "Ya Resullallah! Bu ona bir fayda verir mi ki?" sorusuna ise: "Bunlar yaş olduklan sürece azabın bir kısmını hafifletir" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4295 *Hadisi, İmam Ahmed 1 rivayet etmiştir. Ravileri Sahlh'in ravileridir. 1 Ahmed, Müsned (2/441)

Abdullah b. Ömer bildiriyor:

#14,519
Bir ara ben, Bedir civarlarında dolaşırken, aniden boynunda boyunduruk bulunan bir adam, bir çukurdan çıkarak bana: "Ey Abdullah! Bana su ver!" diye seslendi. Ancak, ismimi bildiği için mi, yoksa bu, Arapların seslenirken kullandıkları bir genel isim olduğu için mi Abdullah dedi bilemiyorum. O kuyudan elinde kırbaç bulunan başka bir adam çıkıp o da: "Ey Abdullah! Ona su verme! Çünkü o kafirdir" diye seslendi. Daha sonra da ona, elindeki kırbaçla, çukuruna geri dönünceye kadar vurdu. Bunun üzerine hızlıca Resullullah (sallallahu aleyhi vesellem)' in yanına gelerek kendisine olanları haber verince bana: "Gerçekten de onu gördün mü?" diye sordu. Ben de ona: "Evet" dedim. Bu sefer şöyle buyurdu: "O kişi Allah'ın düşmanı Ebu Cehil b. Hişam'dı. Gördüğün ise onun kıyamete kadar devam edecek olan azabıydı."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4294 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. İsnadında yer alan Abdullah b. Muhammed b. el-Muğira zayıftır. 1 1 Bak. İbn Ebi'd-Dünya, Men'âşe ba'de'l-mevt (33-4).

Abdullah b. Ömer bildiriyor:

#14,518
Resullullah (sallallahu aleyhi vesellem) kabirlerin yanından elinde yaş bir hurma dalıyla geçerken bu dalı ikiye bölüp birini bir kabre, diğerini ise başka bir kabre saplayıp geçti. Bunun üzerine biz kendisine: "Ya Resullallah! Bunu neden yaptınız?" diye sorunca: "Buradaki iki kişiden biri laf taşıyıcılığı yapmış olması sebebiyle azap ediliyordu. Diğeri ise sidikten sakınmıyor (temizliğe dikkat etmiyor)du. Bu dal yaş olduğu müddetçe bunlar azap edilmeyecekler" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4293 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebfr'de rivayet etmiştir. İsnadında yer alan Cafer b. Meysere zayıftır.

Ebû Umâme anlatıyor:

#14,517
Resulullah (sav) çok sıcak bir günde Medine mezarlığının oradan geçiyordu. Bu arada insanlar da onun peşinden yürüyorlardı. Onların ayak seslerini işitince içinde değişik bir takım duygulara kapıldı. Durup insanların kendisini geçmelerini bekledi ki kalbinde kibir namına bir şey oluşmasın. Daha sonra Medine mezarlığında iki adamın defnedildiği kabirlerin yanına uğrayınca: "Bugü.n buraya kimi defnettiniz?" diye sordu. "Ya Resfilallah! Falanca ve filancayı" dediler. Bunun üzerine Resulullah (sav): "O ikisi hem azap edilmekte, hem de imtihan edilmektedirler" buyurdu. Oradakiler de: "Ne oldu ki (neden)?" diye sorunca: "Buradaki iki kişiden biri laf taşıyıcılığı (koğuculuk) yapıyor; diğeri ise sidikten sakınmıyor (temizliğe dikkat etmiyor)du" buyurdu. Daha sonra bir hurma dalı alıp ikiye yardı ve bunları kabirlerin üzerine dikti. Oradakiler bu davranış üzerine: "Ya Resulallah! Neden böyle bir şey yaptınız?" diye sorunca: "Kendilerinden bu azap hafifletilsin diye (yaptım)" buyurdu. Bu sefer ashab: "Ya Resulluallah! Ne zamana kadar azap edilecekler?" diye sorunca: "Bu, Allah'dan başka hiç kimsenin bilemediği bir bilinmeyendir. Şayet kalplerinizin katılığı ve ileri geri ölçüsüz konuşmalannız olmasaydı benim duyduklanmı sizler de duyardınız" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4292 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebfr'de rivayet etmiştir. İsnadında yer alan Ali b. Yezid şaibelidir. 1 1 Taberani, el-Mu'cemu'l-kebfr (7869). Aynca Muaz b. Rifa'a adlı ihtilaflı bir ravi de vardır.

Abdullah b. Mes' ûd' un bildirdiğine göre Resullullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#14,516
"Ölüler mezarlannda öyle azap edilirler ki hayvanlar dahi onlann seslerini işitirler."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4291 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-keblr'de rivayet etmiştir: İsnadı hasendir.1 1 Taberaru, el-Mu'cemu'l-kebir (10459)

Ebu Said el-Hudrl anlabyor:

#14,515
Bir yolculuk esnasında Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) ile beraberdik. Kendisi bineğinin üzerindeydi. Bineği aniden ürkerek aksileşti. Bunun üzerine Resülullah (sallallahualeyhi vesellem)' e: "Ya Resulallah! Bineğiniz neden ürktü?" diye sorunca şöyle buyurdu: "Çünkü bineğim, mezannda azap gören bir adamın sesini işitti. Onun için ürktü."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4290 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. İsnadında yer alan Cabir el- Cu'fi çok şaibelidir. Aynı zamanda tevsik edilmiştir.

Enes der ki:

#14,513
Kendisi hakkında hadis uydurma töhmetinde bulunmayacağım Resülullah (sav)' in ashabından biri bana. anlattı: Resülullah (sav) ve Bilal, Baki mezarlığında bir ara dolaşırken, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi veselleın) aniden: "Ey Biliil! Benim duyduğumu sen de duyuyor musun?" diye sorunca o: "Ya Resa.lallah! Vallahi bir şey duymuyorum" diye cevap verdi. Bunun üzerine Resülullah (sav), Cahiliye zamanında ölmüş olan kişileri kast ederek: "Bu kabir sahiplerinin azap edildikleri (çığlık) seslerini duymuyor musun?" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4288 *Hadisi, İmam Ahmed 1 rivayet etmiştir. Ravileri Sahlh'in ravileridir. 1 Ahmed, Müsned (3/259)

Enes buyurdu ki:

#14,512
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) Ebu Talha'run hurma bahçesinde bir takım ihtiyaçlarını giderip dolaşırken Bilal da ona hürmeten yanında yürümek yerine ardı sıra geliyordu. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) bir kabrin yanından geçerken, Bilal kendisine yetişinceye kadar durdu. Yetiştiğinde ona: "Hey gidi Bilal! Benim duyduğumu sen de duyuyor musun?" diye sorunca Bilal: "Duymuyorum" diye cevap verdi. Bunun üzerine Resulullah (sav): "Kabrin sahibi (içindeki yatan kişi) azab ediliyor" buyurdu. Kabrin kime ait olduğunu sorunca bir Yahudi kabri olduğunu öğrendi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4287 *Hadisi, İmam Ahmecl 1 rivayet etmiştir. Ravileri Sahlh'in ravileridir . 1 Ahmed, Müsned (3/151)

Ebû Hureyre'nin bildirdiğine göre Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#14,511
"Mümin, kabrinde gülistanda gibidir. Kabri kendisi için yetmiş zira genişletilip, Dolunay'ın aydınlattığı gibi aydınlatılır. (Daha sonra da ashaba sordu) "••• Bilsin ki onun dar bir geçimi olur ve kıyamet günü de onu kör olarak haşrederiz" 2 ayetinin neden indirildiğini biliyor musunuz? Peki ya « ... dar bir geçim» ile ne kast edilmektedir biliyor musunuz?" Onlar da:" Allah ve Resillü daha iyi bilir" dediler. Resülullah (sav) şöyle buyurdu: "Bu, kafirin azabı kabrindedir demektir. Bana dilediği her şeyi rahatlıkla yapabilme gücüne sahip olan Yüce Allah' a yemin ederim ki onlara tam doksan dokuz ejderha musallat olur. Ejderhanın ne olduğunu biliyor musunuz? Bunlar doksan dokuz yılan olup her bir yılanın yedi tane kafası vardır. Bunlar kıyamet gününe kadar, kafirin üzerine üfler, onu sokar ve tırmalayıp hırpalarlar."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4286 •Hadisi, EbO Ya'la rivayet etmiştir. İsnadında yer alan Derrac isimli kişinin hadisi hasendir; kendisi konusunda ihtilaf vardır. 3 2 Taha Sur. 124. 3 Ebu Ya'la, Müsned (6644)

Ebu Said el-Hudri'nin bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#14,510
"Kafire kabirde doksan dokuz ejderha musallat olur. Kıyamet gününe kadar onu sokarlar. Bunlardan sadece biri yeryüzüne üfleyecek olsa hiçbir yeşillik bitmez."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4285 *Hadisi, İmam Ahmed ve mevkuf olarak Ebû Ya'la rivayet etmiştir. İsnadında yer alan Derrac hem şaibelidir, hem de tevsik edilmiştir. 1 1 Ahmed, Müsned (6/38), İbn Hibban, Sahih (3121), Ebu Ya'la, Müsned (1329)

Hz. Aişe'nin bildirdiğine göre Resullullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#14,509
"(Kabirde) kafir olan kişiye, biri ayak, diğeri ise başucuna olmak üzere iki yılan gönderilir: Bu iki yılan kıyamete kadar o adamı ısınr dururlar."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4284 *Hadisi, İmam Ahmed 1 rivayet etmiştir. İsnadı hasendir. 1 Ahmed, Müsned (6/152)

Taberani, M. el-Evsat'ta tahric etmiştir: Cabir dedi ki:

#14,508
Reslllullah (sailallahu aleyhivesellem) Neccar oğullan kabilesine ait ve Cahiliye zamanında ölmüş olan bir takım kadınların mezarlarının yanından geçerken söz taşıyıcılığı yapmaları sebebiyle kabirlerinde azap edildikleri (çığlık) seslerini işitti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4283 *Ahmed'in ravileri Sahih'in ravileridir. Ayrıca senedinde yer alan İbn Lehi'a şaibelidir.

Cabir b. Abdillah bildiriyor:

#14,507
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) Neccar oğullarına ait bir bölgeye girmişti. Neccar oğullarından, Cahiliye zamanında ölen biİ- takım adamların, kabirlerinde azab edildikleri işkence seslerini işitince Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) ürpererek hemen oradan ayrıldı. Ashabına da kabri azabından Allah'a sığınmalarını emretti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4282 *Hadisi Bezzar ve İmam Ahmed rivayet etmiştir. 2 2 Ahmed, Müsned (3/295-6), Bezzar (871), Ebu Ya'la, Müsned (2149)

Hz. Aişe' den rivayet edildiğine göre

#14,506
yanında çalışıp ona hizmet eden Yahudi bir kadın vardı. Aişe ona her iyilik yaphğında mutlaka şöyle derdi: "Allah seni kabir azabından korusun." Hz. Aişe şöyle devam ediyor: Bunun üzerine Resulullah (sallallahu aleyhi vessellem) yanıma geldiğinde kendisine dedim ki: "Ya Resulallah! Kabirde kıyamet gününden evvel azap var mı?" Resullullah (sav) şöyle dedi: "Hayır! O da nedir (o da nereden çıktı)?" Hz. Aişe dedi ki: "Şu yahudi kadına her iyilik yaphğımda o da bana mutlaka: «Allah seni kabir azabından korusun» diyor." Bunun üzerine Resulullah (sav) şöyle buyurdu: "Yahudiler yalan söylüyorlar. Zaten onlar devamlı Allah' a karşı yalan uydurmaktadırlar. Kıyametin dışında herhangi bir azap yoktur." Hz Aişe şöyle devam ediyor: Bu düşünce bir süre bu şekilde böyle algılandı. Bir müddet sonra Resullullah (sallallahu aleyhi vesellem) bir gün ortasında elbisesini tutmuş gözleri kızarmış bir vaziyette, sesinin en yüksek tonuyla şöyle sesleniyordu: "Ey insanlar! Gecenin karanlık parçalan gibi fitneler sizleri yanılttı. Ey insanlar! Şayet benim bildiklerimi bilseydiniz az güler, çok ağlardınız. Ey insanlar! Kabir azabından Allah' a sığının; çünkü kabir azabı gerçektir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4281 *Derim ki: Sahlh'te bu hadisin bir bölümü vardır. Hadisi, İmam Ahmed 1 rivayet etmiştir. Ravileri Sahlh'in ravileridir. 1 Ahmed, Müsned (6/81)

İbn Abbas dedi ki:

#14,505
Kabre gelen iki meleğin isimleri Münker ve
Nekir'dir. (Kur'an-ı kerim' de isimleri geçen) Harut ve Marut yer yüzüne inmeden önce gökteyken isimleri Azer ve Aziz idi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4280 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta 1 rivayet etmiştir. İsnadı hasendir. 1 el-Mu'cemu'l-evsat (2724)

Ebü Hureyre'nin bildirdiğine göre Resülullah (saIlallahu aleyhi veselleın) şöyle buyurmuştur:

#14,504
"Ôlü, onu terk edip te geri dönüşlerinde, onlann ayak seslerini işitir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4279 *Hadisi Bezzar rivayet etmiştir. İsnadı hasendir. 4 4 Bezzar (873)-İbn Hibban, Sahih (3118)

Abdullah (b. Mes'üd) dedi ki:

#14,503
Sizlere bir hadis rivayet edersem onun doğruluğunu da haber vermiş olurum: Mümin bir kişi kabre oturduğunda kendisine şunlar sorulur: "Rabbin kimdir? Dinin nedir? Peygamberin kimdir?" O da derki: "Rabbim Allah, dinim İslam, peygamberim de. Muhammed (sav) dir.'' Bunun üzerine kabri genişletilir ve sıkıntısı giderilir. Abdullah daha sonra şu ayeti okudu: "Yüce Allah - şirk ve tağutu reddederek- iman edenleri dünyada ve ahirette sağlam bir söz (olan kelimeyi şehadet) ile sabit tutar. Zalimleri ise saptırır.'' 2

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4278 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de 3 rivayet etmiştir. İsnadı hasendir. 2 İbramın Sur. 27. 3 Taberaru, el-Mu'cemu'l-keblr (9145)

İbn Abbas'ın bildirdiğine göre Resülullah (sallallahu aleyhl vesellem) şöyle buyurmuştur:

#14,502
"Ölü defnedildiğinde kendisini bırakıp ta geri gidenlerin ayak seslerini duyar."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4277 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de 1 rivayet etmiştir. Ricali güvenilir kimselerdir. 1 Taberaru, el-Mu'cemu'l-kebir (11135)

Ebu Hureyre bildiriyor: Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) ile bir cenazede bulunmuştuk. Defin işlemleri tamamlanıp ta insanlar dağılınca Resulullah (sav) şöyle buyurdu:

#14,501
"O şu anda sizlerin ayak seslerini duymaktadır. Kendisine, gözleri bakır kazanını andıran Münker ve Nekir geldi. Köpek dişleri sığınn boynuzlan gibidir. Sesleri şimşek gibidir. Onu oturtup neye ibadet ettiğini, peygamberinin kim olduğunu sorarlar. Bu kişi Allah'a ibadet edenlerden ise: «Allah'a ibadet ederdim. Peygamberim ise bize Allah' ın açık delillerini getiren ve bizim de kendisine inanıp peşinden gittiğimiz Muhammed (sallallahualeyhi vesellem)' dir>> der. İşte bu, Allah'ın şu ayetinde geçmektedir: «Yüce Allah - şirk ve tağutu reddederek- iman edenleri dünyada ve ihirette sağlam bir söz (olan kelime-i şehadet) ile sibit tutar.» 1 Bunun üzerine kendisine: «Sağlam ve hiçbir tereddüt bulunmayan bir inançla yaşadın; yine bu inanca sahipken vefat ettin ve bu şekilde de diriltileceksin.» Daha sonra ise kendisine cennetten bir kapı açılıp kabri de genişletilir. Şayet tereddüt edenlerden ise: (kendisine sorulan sorulara) "Bilmiyorum insanlann bir şeyler söylediklerini duydum, ben de aynısını söyledim» diye cevap verir. Bunun üzerine kendisine: «Hep şüpheyle yaşadın, bu şekilde öldün ve bu şüpheli inanç üzere de diriltileceksin» der. Daha sonra da cehenneme bir kapı açılıp ejderha ve akrepler kendisine musallat olup ısınrlar. Bu yaratıklardan birisi dünyaya üfleyecek olsa bir daha hiçbir bitki yetişmezdi. Yer. ise kemikleri bir birine gerinceye kadar onu sıkmakla emrolunur."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4276 •Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Ayrıca senedinde yer alan İbn Lehi'a şaibelidir. 1 İbrahim Sur. 27.

Ebu Rafi bildiriyor:

#14,500
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) Ebu Rafi ile, geceleyin dua etmek üzere Baki mezarlığına gitti. Bir müddet dua ettikten sonra geri dönüp te bir kabrin yanından geçerken şöyle dedi: "Of, of, of!" Ebu Rafi kendisine: "Ya Resulallah! Anam babam sana feda olsun, yanında benden başkası mı var?" diye Resulullah (sallallahualeyhi vesellem): "Hayır yok; bilakis ben, şu kabirdeki kişiden dolayı oflayıp pufladım; zira kendisine ben sorulunca şüpheye düştü" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4275 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de 1 . rivayet etmiştir. Senette kendisini tanımadığım bir kişi vardır. 1 Taberani, el-Mu'cemu'l-keblr (961), ravilerinden sadece İbn Hibban'ın tevsik ettiği ilci ravi mevcuttur.

Eyyub b. Beşir, babasından bildiriyor:

#14,499
Muaviye oğullarındaki bir anlaşmazlığı düzeltmek üzere giderken bir mezara kafasını çevirip: "Bilmeyesice!" buyurdu. Kendisine bunun sebebi sorulduğunda ise "(Şu) yatan kişiye ben sorulunca «bilmiyorum» dedi de, ondan dolayı" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4274 *Hadisi Bezzar ve el-Mu'cemu'l-keblr'de Taberani rivayet etmiştir. İsnadında yer alan Muhammed b. Suhban zayıftır. 2 2 Bezzar (870), Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir (1237)

Ebu Rafi bildiriyor:

#14,498
Bir ara biz Resulullah (sallallahu aleyhi veıellem) ile beraber Baki mezarlığında onun arkasında yürürken şöyle buyurdu: "Ne doğrul, ne de doğrultu[ (yolunu/doğruyu ne bulasın, ne de buldurulasın) ne doğrul, ne de doğrultu[; ne doğrul, ne de doğrultul" Dedim ki: "Ne yaphm ki? Ya Resulallah!" Buyurdu ki: "Seni. değil, kendisine benim kim olduğum sorulunca tanımadığını iddia eden şu kabirde yatanı kastediyorum" dedi. Ben de bir de bakhm ki kabrinirı üzeri (yeni gömülmüş olması sebebiyle) su serpilmiş vaziyette.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4273 *Hadisi Bezzar ve el-Mu'cemu'l-keblr'de Taberani rivayet etmiştir. Senedinde tanımadığım birisi vardır. 1 1 Bezzar (869), Taberaru, el-Mu'cemu'l-keblr (968).

Hz. Aişe der ki:

#14,497
Resulullah (sav)' e: "Ya Resülallah! Bu ümmet kabirde sınanacaksa, peki benim gibi zayıf bir kadının hali ne olacak?" Resftlullah (sav) şöyle buyurdu: ''Yüce Allah - şirk ve tağutu reddederek- iman edenleri dünyada ve ahirette sağlam bir söz (olan kelime-i şehadet)le sabit tutar."2

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4272 *Derim ki: Aişe'nin Sahm'te bunun dışında rivayet ettiği hadisi vardır. Hadisi Bezzar rivayet etmiştir. Ravileri güvenilir kimselerdir. 2 İbrâhim Sur. 27.

Ebû Hureyre'nin bildirdiğine göre Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#14,496
"Mümin kişinin ölümü gelip te kendisine tayin edilen (hakettiği şey/yer neyse) tayin edildiğinde iştiyakla ruhu hemen bedeninden çıkmayı arzular. Allah.da ona kavuşmaktan hoşlanır. Mümin (kişi ölüp de) ruhu göğe yükselince diğer müminlerin ruhlan onun yanına gelip dünyadaki tanıdıklannın ne halde olduklannı sorarlar. O da: «Ben geldiğimde hala yaşıyordu» şeklinde cevap verince bu, onlann hoşuna gider. Ancak: «O kişi (ben ölmeden önce) öldü» diye cevap verince bu sefer onlar (hayretle): «Fakat kendisi buraya/bize getirilmedi» derler. Mümin kabrine oturtulup kendisine: «Rabbin kimdir?» diye sorulur. O da: «Rabbım Allah» der. Bu defa kendisine: «Peygamberin kim?» denince o da:«Peygamberim Muhammed» der. «Dinin nedir?» sorusuna ise: «Dinim İslam' dır» diye cevap verir. Bunun üzerine kabirde onun için bir kapı açılır ve o şöyle der/veya ona şöyle denir: «Oturacağın/duracağın yere bak.» O da bakar ve daha sonra da kabri bir yatak gibi olur. Ölen kişi şayet Allah düşmanlanndan ise ve kendisi için tayin edilmesi gereken şey tayin edilmişse ruhu kesinlikle bedenden çıkmak istemez. Allah da onunla karşılaşmaktan hoşlanmaz; bilakis bundan öfke duyar. Kabre oturduğu veya oturtulduğunda kendisine: «Rabbın kim?» diye sorulunca: «Bilemiyorum» der. Melekler kendisine: «Hay bilmez olaydın» derler. Bunun üzerine kendisi için cehennemden bir kapı açılır. Daha sonra da öyle şiddetli vurulur ki insan ve cinlerin dışında bütün canlılar duyarlar. Daha sonra da kendisine: «Isınlmış (yırtıcı hayvanlar tarafından ısınlan veya yılan tarafından sokulan) kişinin yattığı gibi sancılı bir şekilde yat» denir. Daha sonra da kabri onu sıkıştınr."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4271 *Derim ki: Sahlh'te bunun bir bölümü vardır. Hadisi Bezzar 1 rivayet etmiştir. Kendisinin kim olduğunu bilmediğim Said b. Bahr el- Karatasi dışındakiler Sahih ricalidir. 1 Bezzar (874)

Yine Taberani'nin M. el-Evsat'ta Ebu Hureyre' den naklen merfu olarak rivayet ettiği bir hadis yer almıştır:

#14,495
"Adama kabrinde gelinir. Başucu yönünden gelindiğinde okuduğu Kur'an onu müdafa edip korur. Kendisine ön taraftan gelindiğinde ise vermiş olduğu sadakalan onu korurlar. Ayak ucu tarafindan gelindiğinde ise mescide giderken attığı adımlar onu korurlar. Sabır (da onu koruyan) bir engeldir. Sabır der ki: Şayet kabirde bir yaren görürsem ona mutlaka dostluk yapanm."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4270 *Bezzar bunun bir bölümünü rivayet etmiştir.

Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vessellem) şöyle buyurmuştur:

#14,494
"Canımı ,elinde tutan Yüce Allah'a yemin olsun ki ölü, onu gömenlerin giderken ayak seslerini dahi duyar. Şayet mümin ise namaz başucunda, zekat sağında, oruç solunda, insanlara olan iyilik, hayır ve hizmetleri ise ayak tarafında dururlar. Melek baş tarafından kendisine yaklaşınca namaz ona: «Benim olduğum tarafta geçiş yeri yok» der. Melek bu defa sağına gelir. Zekat ta kendisine: «Benim tarafımda geçiş yapılacak bir yer yok» der. Solundan gelince de oruç: «Benim tarafımda da geçiş yapılacak bir yer yok» der. Ayak tarafına gelince ise insanlara olan iyilik, hayır ve hizmetleri: «Bizim tarafımızda geçiş yapılacak bir yer yok» derler. Bunun üzerine melek ona: «Otur!» der. O da oturunca melek kendisine Resulullah (sav)'i kast ederek sorar: «Şu sizden önceki adam hakkında ne düşünüyorsun?» O kişi: «Ben onun Allah'ın elçisi olduğuna tanıklık ederim. O bize Rabbimizden, onun apaçık ayetlerini (kanıtlannı) getirdi; bizler de onu doğrulayıp ona uyduk» diye cevap verince bu sefer: «Doğru söyledin; bu düşünce ve inançla yaşadın; bununla da öldün; inşallah bununla da diriltileceksin» der. Adam güneşin bahmındaki gibi bir renk alır ve daha sonra da kabri alabildiğine genişletilir. İşte bu, Yüce Allah'ın şu sözüyle örtüşmektedir: «Yüce Allah - şirk ve tağutu reddederek- iman edenleri dünyada ve ahirette sağlam bir söz (olan kelimeyi şehadet)le sabit tutar.»ı Sonra denir ki: «Ona ateşi görebileceği bir kapı açın.» (Cehennemi görünce kendisine bu defa): «Bu, Allah' a isyan etmiş olsaydın, gideceğin yerdi» denince adamın sevinç ve mutluluğu artar. Daha sonra kendisine Cenneti görebileceği bir kapı açılır ve ona: «Bu ise, Yüce Allah'ın senin için hazırladığı şeyler ve yerindir» denir. Bu defa adamın sevinç ve mutluluğu artar. Teni yeniden eski halini alır ve ruhu cennetin bir ağacına asılı olan bir kuşun canına dönüştürülür. Kafirin ise kabrine başucu tarafından gelindiğinde hiçbir engel yoktur. Bu sefer ayakucu tarafından gelinince yine bir şey olmayınca korkup titreyerek oturur. Kendisine denir ki: «Bu sizin içinizden çıkan adam hakkında ne düşünüyorsun? Onun hakkında nasıl bir ifade verebilirsin?» Kafir kişi ismini bilemeyince «Muhammed» denir. O da bunun üzerine: "İnsanlann onun hakkında bir şeyler söylediğini duydum; ben de aynısını dedim» şeklinde cevap verince, şöyle denir: «Doğru söyledin. Bu düşünce ve inançla yaşadın; bununla öldün; inşallah bununla da diriltileceksin.» Daha sonra kabri onu, kaburgalan birbirine geçinceye kadar sıkar. İşte bu, Yüce Allah'ın şu sözüyle örtüşmektedir: «Bundan böyle kim zikrim, (yani Kur'an ve hükümlerin)den yüz çevirirse; şüphesiz ki onun için dar bir hayat vardır.»ı Daha sonra ise şöyle denir: "Cenneti görebileceği bir kapı açın. Bu, kendisine itaat etmen halinde Yüce Allah'ın senin için hazırladığı şeyler ve yerindi. Bunun üzerine adam pişmanlık ve acı duyar. Bu defa da denir ki: «Ona ateşi görebileceği bir kapı açın!» (Cehennemi görünce kendisine bu defa): «Bu, Allah'ın senin için hazırladığı şeyler ve yerindir» denince, adam pişmanlık ve acı duyar. " (Ravi) Ebu Ömer ed-Darir ekledi: Hammad b. Seleme'ye: "Bu adam kıble ehlinden miydi?" diye sorunca o da: "Evet" karşılığını verdi. Ebu Ömer dedi ki: Sanki bununla kalben yapılmayan, sadece insanlardan duyulduğu şekilde bilinçsiz olarak yapılan şehadet kastedilmiştir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4269 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat't rivayet etmiştir. İsnadı hasendir. 2 1 İbrahim Sur. 27.

Esma'run bildirdiğine göre Resullullah (sallallahualeyhivesellem) şöyle buyurmuştur:

#14,493
"İnsan kabrine girdiğinde şayet mümin ise namaz oruç gibi amelleri kendisini kuşatıp sarar ve bir melek gelir. Namaz onu uzaklaştınr. Bu sefer oruç tarafından gelir ve oruç da onu uzaklaştınnca ona: «Otur!» diye emreder. O kişi de oturunca bu defa kendisine: -Resulullah (sav)'i kastederek-: «Şu adam hakkında ne düşünüyorsun?» diye sorar. O da «Kim?» diye sorunca bu sefer: «Muhammed» der. O kişi: "Ben, onun Allah'ın elçisi olduğuna tanıklık ederim» diye cevap verir. Bu sefer melek ona: "Bu düşünce ve inançla yaşadın; bununla öldün; bununla da diriltileceksin» der. Ôlen kişi, şayet facir veya kafir birisi ise bu defa melek, kendisi ile o ölen kişi arasında hiçbir engel bulunmaksızın onun yanına gelir. Onu oturtup sorar: «Şu adam hakkında ne dersin?» O da: "Hangi adam?» deyince melek: "Muhammed» deyince adam: "Vallahi, bir şey bilmiyorum. İnsanlann onun hakkında bir takım şeyler söylediğini duydum. Ben de onlann dediğini dedim» der. Bunun üzerine melek ona: «Bu düşünce ve inançla yaşadın; bununla öldün; bununla da diriltileceksin» der. Nihayet o kişiye kabrinde kırbaçlı bir canlı musallat edilir. Bu kırbacın ucunda deve ve .at yelesini andıran ateşten püsküller vardır. Allah, ona dur diyene kadar ona vurur. O sağır olup duymadığı için inleme ve çığlık seslerinden dolayı ona merhamet etmez."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4268 *Derim ki: Esma'nın Sahlh'te bundan başka hadisi vardır. Hadisi, İmam Ahmed 1 rivayet etmiştir. Ayrıca Taberani de el-Mu'cemu'l-kebir'de bunun bir kısmını rivayet etmiştir. İmam Ahmed'in ravileri Sahih'in ravileridir. 1 Ahmed, Müsned (6/352-3), Taberaru, el-Mu'cemu'l-kebfr (24/80).

Ahmed' in başka kanalla gelen bir rivayetinde şu fazlalık vardır:

#14,492
" ... ve ona leş kokulu pis elbiseli ve iğrenç yüzlü biri gelerek: «Müjdeler olsun! Allah'ın seni bekleyen sürekli azap ve öfkesi. Allah seni şer (kötülükle) müjdeliyor» der. O da: «Sen de kimsin?» diye sorunca: «Ben, senin pis işlerinim; Allah' a itaat konusunda çok ihmalkar, isyan işlerinde ise çok atik, pratik ve hızlıydın. İşte şimdi de Allah senin cezanı versin» diye cevap verir. Daha sonra da kendisine elinde, şayet bir dağa vurulacak olsa dağı toz duman edip dağıtacak yapıya sahip bir gürz bulunan kör ve sağır birisi musallat edilir. Bu kişi kendisine öyle bir vurur ki onu toprağa çevirir. Daha sonra Allah onu tekrar geri eski haline çevirince o kör kişi tekrar öyle bir vurur ve o da öyle bir çığlık atar ki insanlar ve cinlerin dışındaki bütün varlıklar onun bu çığlığını duyarlar." Bera dedi ki: "Daha sonra da kendisine cenhennem yönünde bir kapı açılıp ateşten bir yer (yatak) hazırlanır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4267

Berâ b. Azib bildiriyor:

#14,491
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) ile beraber EnsAr' dan bir kişinin cenazesine gittik. Kabre ulaştığımızda henüz (lahit işlemi) tamamlanmamıştı. Resülullah (sav) oraya çömelince biz de onun etrafına çömeldik. Sanki kafamızda kuş var (ınışcasına sesimiz soluğumuz çıkmıyordu) Resullullah (sav ) ise elinde bir dal parçasıyla düşünceli bir şekilde yeri eşeliyor. Başını kaldmp: "Kabrin azabından Allah'a sığının!" buyurdu. Bunu iki veya üç defa söyledikten sonra sözüne şöyle devam etti: "Mümin kul, dünyadan aynlma, aJıirete yönelme (ölme) vaktine gelmiş ise, gökten kendisine yüzleri güneş gibi beyaz yüzlü melekler, yanlannda cennet kefenlerinden bir kefen ve en güzel kokulardan elde edilmiş bir kanşımla inip ona bir bakım uzaklıkta oturup beklerler. Ôlüm meleği ise gelip başucunda oturup şöyle der: «Ey huzur içinde olan can! Allah'ın hoşnutluk ve bağışlama (atmosferine girmek üzere) bu bedeni terk edip çık!» O ruh ta, bir ibriğin (sürahinin) ağzından suyun akması gibi bedenden dışan akar. Ôlüm meleği müminin ruhunu teslim alır almaz, uzakta bekleyen melekler, göz açıp kapayıncaya kadarki bir zaman dilimi dahi kaybetmeden, müminin ruhunu onun elinde bırakmayarak hemen gelip alırlar. Böylece hemen onu o kefene oturtup kdnşım kokuyla da onu kuşatırlar. Bu şekilde dünyadaki en güzel parfüm ve kokulardan daha hoş bir kokuya büründürürler. Daha sonra da onu alıp yükselirler. Yanlanndan geçtikleri her melek topluluğu mutlaka: «Bu hoş ruh kime aittir?» diye sorunca onlar da, dünyadaki en güzel isimleriyle kendisini tanıtıp: «Bu, filancanın oğlu falancadır» derler. Bu şekilde dünya semasına kadar devam eder. Dünya semasına geldiklerinde kapının kendisi için açılması istendiğinde kapı kendilerine açılır. Onu her semada o semanın sorumlu ve yetkili olan melekleri bir diğer semaya kadar ve nihayetinde yedinci semaya kadar karşılar ve ona eşlik ederler. Oraya ulaşıldığında Yüce Allah şöyle der: «Kulumun sicilini 'yücelerdendir' olarak yazın! Daha sonra da kendisini yeryüzüne tekrar geri götürün; zira onlan ondan (topraktan) yarattım, ona iade edeceğim ve daha sonra da tekrar ondan çıkartacağım.» Bunun üzerine ruh gerisin geri bedenine iade edilir. Hemen iki melek yanına gelip evvela kendisini oturtur, dafıa sonra da hemen: «Rabbin kim?» diye sorarlar. Kul şu cevabı verir: «Rabbim Yüce Allah' dır.» Bu sefer iki melek: «Peki dinin nedir?» .derler. Adam da: «Dinim İslam' dır» der. İki melek: «Şu sizden çıkan ve sizin gibi insan olan şu adam hakkında ne diyorsun bakalım?» deyince adam da: «0 Resulullah (sallallahualeyhiveıellem)'dir» cevabını verir. Bunun üzerine kendisine: «Ne yaptın? Amellerini anlat bakalım» deyince o da: «Yüce Allah'ın kitabı (olan Kur'fin'ı) okuyup ona inandım ve onu doğrulamak suretiyle destekledim» der. Bunun üzerine semadan şöyle bir ses (duyuru) gelir: «Kulum doğru söylüyor. Hemen kendisine cennette bir yer hazırlayıp cennetten giydirip kendisine cennete açılan bir kapı açın.» Bunun üzerine o kul hemen cennetten gelen güzel hoş kokuyu alıverir ve görebildiğince mezan genişler. Daha sonra da kendisine güzel sima, elbise ve kokulu bir adam gelerek şöyle der: «Müjdeler olsun, memnun olacaksın. Bu, o önceden vaat edildiğin gündür.» Adam bu müjdeyi veren o kişiye sorar: «Sen kimsin? Yüzün iyi bir insanın yüzüne benziyor» O da: «Ben senin iyi işlerinim» der. Bunun üzerine adam da: «Ya Rabbi! Kıyameti kopar, kıyameti kopar da (bana mükafat olarak vereceğin nimetlerden olan) ailem ve malıma kavuşayım.» Kafir kul, dünyadan aynlma ve ahirete yönelme (ölme) vaktine gelmiş ise, gökten kendisine siyah yüzlü melekler yanlannda kıldan örülmüş bir örtü (giyecekle) inip ona bir bakım uzaklıkta oturup beklerler. Ôlüm meleği ise gelip başucunda oturup şöyle der: «Ey iğrenç (pis) can! Allah'ın öfke ve kınama (atmosferine girmek üzere) bu bedeni terk edip çık!» O can da bedeni terk ederken ölüm meleği de o canı ıslak yünün, demir taraktan çıkanlması gibi işkence ederek çekmek suretiyle çıkarıp ta alınca uzakta bekleyen melekler, göz açıp kapayıncaya kadar bir zaman dilimi dahi onun elinde bırakmayarak hemen gelip alırlar. Nihayet hemen onu o kıldan örülmüş örtüye koyarlar. Böylece o yeryüzündeki en iğrenç kokulu leşten daha kötü kokar hale gelir. Daha sonra da onu alıp yükselirler. Yanlarından geçtikleri her melek topluluğu mutlaka: »Bu, pis (iğrenç) koku kime aittir?" diye sorunca onlar da, dünyadaki en çirkin isimleriyle kendisini tanıhp: «Bu, filancanın oğlu falancadır» derler. Bu şekilde dünya semasına kadar devam eder. Dünya semasına geldiklerinde kapının kendisi için açılması istendiğinde kapı kendisine açılmaz." Resülullah (sav) daha sonra: "Gök kapıları kendilerine asla açılmaz ve onlar cennete bir deve iğne deliğinden geçmedikçe asla giremezler"l ayetini okudu. "Bunun üzerine Yüce Allah: «Kaydını 'alçaklardandır' olarak yazın» buyurur. Daha sonra da onun ruhu gerisin geri savuşturulur." Resülullah (sav) daha sonra: Allah'a ortak koşan kimse, gökten düşüp de kuşların kaptığı veya rüzgarın bir uçuruma attığı şeye benzer» 2 ayetini okudu. "Sonra ruhu bedenine iade edilir. Hemen iki melek yanına gelip evvela kendisini oturtur, daha sonra da hemen: «Rabb'in .kim?» diye sorarlar. Şu cevabı verir: «Hı, ne!? Hı! Bilemiyorum.» Bu sefer iki melek: «Peki dinin nedir?» diye sorarlar. Adam yine: «Hı, ne!? Hı! Bilemiyorum.» der. İki melek: «Şu sizden çıkan, sizin gibi insan olan şu adam hakkında· ne diyorsun bakalım?» deyince adam da: «Hı, ne!? Hı! Bilemiyorum» der. Bunun üzerine semadan şöyle bir ses (duyuru) gelir:« Yalan, hemen kendisine cehennemde bir yer hazırlayıp, kendisine cehenneme açılan bir kapı açın.» Bunun üzerine hemen cehennemden o kişiye cehennemin pis kokusu ve yakıcı havası geliverir. Aynca kabri onu kaburgalan bir birine geçinceye kadar sıkar. Daha sonra da leş kokulu pis elbiseli ve iğrenç yüzlü bir adam yanına gelip: «Seni hayal kırıklığı ve dehşete düşürecek şeyin müjdesini ver. Bu, o vaat edildiğin o gündür» deyince o da ona: «Sen de kimsin? Yüzün hiç te hayırlı birinin yuzune benzemiyor» der. O da cevap olarak: «Ben senin pis işlerinim» der. Bu sefer adam: «Ya Rab! Sakın kıyameti koparma!» der."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4266 *Derim ki: Sahih ve diğer kaynaklarda kısa metinle geçmiştir. Hadisi, İmam Ahmed 1 rivayet etmiştir. Ravileri Sahih'in ravileridir. 1 A'raf Sur. 48. 2 Hac Sur. 31. 1 Ahmed, Müsned ( 4/287)

Hz. Aişe anlatıyor:

#14,490
Yahudi bir kadın gelerek dilenip şöyle dedi: "Beni yedirin! Yüce Allah sizleri Deccal ve kabir imtihanından (belasından) korusun. Ben onu Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) eve gelinceye kadar tutup (oyalayıp) gelince de kendisine şöyle sordum: "Ya Resulallah! Bu yahudi kadın ne söylüyor (söylediklerini bana açıklar mısın)?" Resulllullah (sallallahu aleyhi vesellem) de: "Ne söylüyor?" diye sorunca ben: "Allah sizleri Deccal ve kabir imtihanından belasından korusun, diyor'' dedim. Hz. Aişe şöyle devam ediyor: Bunun üzerine Resullullah (sav) kalkıp ellerini uzatarak açtı. Deccal ve kabir azabının imtihanından (belasından) Allah' a sığındı. Daha sonra da şöyle buyurdu: "Deccal konusuna gelince bundan, ümmetini sakındınnayan hiçbir peygamber yoktur. Ben sizlere aynca hiçbir peygamberin ümmetine haber vermediği bir şeyi de söyleyeceğim. O tek gözlü şaşıdır, Yüce Allah ise böyle değildir. İki gözünün arasında «Kafir» yazılıdır ve bunu her mümin görebilir. Kabir imtihanına gelince: Benimle imtihan olunur; benim hakkımda sorguya çekilirsiniz. Kendisine soru sorulan kişi salih (iyilerden) ise kabrinde oturtulduğunda, korku, endişe ve paniksiz olup kendisine: «Kimlerdendin?» diye sorulunca o da: "İslam' dan (Müslümanlardan)» diye cevap verir. Kendisine bu sefer denilir ki: «Aranızdaki şu falanca adam (Muhammed) kimin nesidir?» O kişi şöyle der: «Muhammed, Allah'ın elçisidir. Bize Allah'tan apaçık deliller ve doğru yolu getirdi. Biz de onu onayladık; arka çıktık.» Bunun üzerine cehennem tarafından bir yank oluşur. İçeri bakınca orada yandıkça parçalanan, parçalandıkça da yanan ateşi görür. O zaman kendisine şöyle denir: «Allah'ın seni kurtardığı şeye bak.» Daha sonra ise kendisi için cenneti görebileceği bir aralık meydana getirilir. Oradaki şeylere ve çiçeklere bakınca kendisine şöyle denir: «Bu, senin cennetteki yerindir. Kesin bir inanca sahiptin ve bu şekilde ruhunu teslim ettin. İnşallah bu şekilde de diriltileceksin.» Adam şayet kötülerden ise korku ve endişeyle kabrinde oturur. Kendisine denir ki: «Ne derdin, ne konuşurdun?» Adam da: «Bilemiyorum» der. Bu sefer kendisine: «Şu sizden önce gelen adam için ne dersin?» diye sorulunca o da: «İnsanlann onun hakkında bir takım şeyler söylediğini duymuştum. Ben de onlar ne konuştularsa aynısını dedim» diye cevap verir. Nihayet kendisi için cenneti görebileceği bir aralık açılır. Oradaki şeylere ve çiçeklere bakınca kendisine şöyle denir: «Yüce Allah'ın (sorumsuz davranış ve yaşamından dolayı) seni mahrum ettiği şeye bak.» Daha sonra da kendisi için cehennem tarafından bir yank açılır, içeri bakınca orada yandıkça parçalanan parçalandıkça da yanan ateşi görü.r. O zaman kendisine şöyle denir: «Bu, senin yerindir. Her zaman şüphe ediyordun; nitekim bu şekilde de öldün ve inşallah bu hal üzere haşr edileceksin.» Daha sonra da ona azap yapılır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4265 *Hadisi, İmam Ahmed 1 rivayet etmiştir. 1 Ahmed, Müsned (6/139), isnadı sahihtir.

Cabir' in bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#14,489
"Bu ümmet, kabirlerinde sorguya çekileceklerdir (imtihan edileceklerdir). Mümin, kabre sokulup dostlan gittiğinde, onun yanına çok öfkeli bir melek gelerek şöyle der: «Falanca adam hakkında ne derdin?» Mümin bu soruya şöyle cevap verir: «Derdim ki o, Yüce Allah'ın elçisi ve kuludur.» Melek kendisine bu defa: «Cehennemde senin için aynlmış olan yerine bak. Allah seni ondan kurtardı. Görmüş olduğun cehennemdeki oturağının yerine sana cennette şu görmüş olduğun yeri verdi.» Böylece o kişi her ikisini de görünce şöyle der: «Müsaade edin de aileme de bunu müjdeleyip haber vereyim.» Kendisine: «Otur(up bekle)!» denir. Münafık ise ailesi (mezan başından) gittiğinde oturur ve kendisine şöyle denir: «Bu adam (Muhammed) hakkında ne derdin?» O da cevaben: «Bilemiyorum. İnsanlar ne dediyse ben de onu dedim» der. Bu sefer ona: · «Bilmez olaydın. Bu, Cennette senin için aynlan yerindi. Allah onun yerine sana Cehennemde bir yer verdi; onunla değiştirdi» denir." Cabir ekledi: O kişi her iki yeri de görür. Resullullah (sav)'in şöyle buyurduğunu işittim: "Her kul öldüğü hal üzere kabrine konulacaktır. Mümin imanlı (inaçlı) olarak, münafık ise yine ikiyüzlü olarak."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4264 *Derim ki: Sahih'te bu bölümün sadece "Her kul öldüğü hal üzere kabrine konulacaktır" kısmı zikredilmiştir. Hadisi, İmam Ahmed rivayet etmiştir. Taberani de el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Ayrıca senedinde yer alan İbn Lehi'a şaibelidir. Bunun dışındakiler güvenilir kimselerdir. 1 1 Ebû Ya'la, Müsned (2316).

Ebu Said el-Hudri bildiriyor: Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) ile beraber bulunduğum bir cenaze namazında Resulullah (sav) şöyle buyurdu:

#14,488
"Ey insanlar! Bu ümmet, kabirlerinde imtihan edileceklerdir. İnsan defnedilip te dostlan dağıldığı zaman bir melek elinde tokmakla gelir. Ônce onu oturtur ve şöyle der: "Bu adam (Muhammed) hakkında ne diyorsun?» Kendisine bu soru sorulan ölmüş kişi şayet Müslüman ise şöyle cevap verir: «Ben, Yüce Allah' dan başka ilah olmadığına ve Muhammed' in de onun elçisi olduğuna tanıklık ederim.» Bu cevabı duyan melek te: «Doğru söyledin» der. Daha sonra da cehennemi görebileceği bir kapı açılıp kendisine şöyle denir: «İşte bu, şayet Rabb'ini inkar edecek olsaydın gideceğin yerdi. Rabbine iman etmen sebebiyle bu da asıl gideceğin yerdin> der. Böylece kendisi için cenneti gördüğü bir kapı açılır. O kişi hemen oraya sıçrayıvermeye çalışırken melek kendisine: «Yerleş (otur)!» deyince kabri genişler. Şayet ölen kişi ·kafir veya münafık ise melek şöyle sorar: «Bu adam (Muhammed) hakkında ne diyorsun?« O da şöyle cevap verir: «Bilmiyorum; insanlann onun hakkında konuştuklannı duymuştum.» Bunun üzerine melek de şöyle der: "Bilmiyesice, okumuyasıca ve doğruluğu bulamıyasıca!» Daha sonra kendisine cennete ulaştıran bir kapı açılır. Sonra melek şöyle der: «Şayet Rabbine inansaydın gideceğin yer burası olacaktı. Ancak sen, Rabbini inkar edince o da bunu değiştirdi.» Böylece kendisine cehenneme doğru bir kapı açılır. Daha sonra o melek elindeki tokmakla öyle şiddetli vurur ki o kişinin haykınşını insan ve cinlerden başka herkes duyar." Oradakilerden biri dedi ki: "Ya Resulallah! Elinde gürz (tokmakla) bir meleği gören herkes dehşete kapılıp afallamazmı ki?" Bunun üzerine Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Allah inananlan, sağlam bir söz üzerinde tutar."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4263 *Hadisi Bezzar ve İmam Ahmed rivayet etmiştir. Aynca şu ayeti ilave etmiştir: "Bu hem dünya, hem de ahiret hayabnda böyledir. Zalimleri de saptınr. Allah dilediğini yapar. " 1 Ravileri Sahih'in ravileridir. 2 . 1 İbrahim Sur. 27. 2 Ahmed, Müsned (3/3), Bezzar (872)

Abdullah b. Ömer bildiriyor:

#14,487
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) sual meleklerinden bahsedince Hz. Ömer: "Bizim o esnada şuurumuz olacak mı?" diye sordu. Bunun üzerine Resulullah (sav): "Bu günkü gibi" (akıllarınız yerinde olacak) buyurunca ômer: "O zaman ben de onların ağzına taş dolduracağım (yani cevapların en güzellerini/ ağzının payını vereceğim)" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4262 *Hadisi, İmam Ahmed ve el-Mu'cemu'l-kebir'de Taber3ni rivayet etmiştir. Ahmed'in ravileri Sahih'in ravileridir. 2 2 Ahmed, Müsned (2/172), İbn Hibban, Sahih (3115). İsnadı hasendir.

Nafi bildiriyor:

#14,486
Safiye binti Ebi Ubeyd'in yanına gitmiştik Resulullah (sav)' den bize şu sözünü rivayet etti: "Şayet kabrin sıkmasından muaf kılınacak bir kişiyi görecek olsaydım o kişi Sa'd b. Muaz olurdu. O dahi bir defa da olsa, kabir tarafından sıkıldı."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4261 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Hadis mürseldir. Senedinde tanımadığım bir kişi vardır. 1 1 el-Mu'cemu'l-evsat (1181), İbn Hibban, Sahih (3112); isnadı Müslim'in şartınca sahihtir.

Enes bildiriyor:

#14,485
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) küçük bir kız veya erkek çocuğun cenaze namazını kıldırıp şöyle buyurdu: "Şayet kabrin sıkmasından kurtulan bir kişi olsaydı, o bu çocuk olurdu."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4260 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Ravileri güvenilir kimselerdir.

Ebu Eyyub bildiriyor:

#14,484
Küçük bir çocuğun gömülmesi anında Resulullah (sav)) şöyle buyurdu:" Şayet kabrin kucaklamasından kaçabilen olsaydı, o bu çocuk olurdu."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4259 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. Ravileri Sahih'in ravileridir.2 2 Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir (3858)

Enes bildiriyor:

#14,483
Resülullah (sallallahu aleyhi vessellem)' in kızı Zeyneb vefat etmişti. Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) ile birlikte giderken kendisinin çok dalgın ve üzüntülü olduğunu gördüğümüzden kabristana varıncaya kadar kendisiyle konuşmadık. Kabrinin lahdi henüz bitmemişti; oraya çömelince biz de etrafına oturuverdik. Birazcık kendi kendine mınldanıp daha sonra göğe baktı. Kabrin kazılma ve lahit yapım işi tamamlanınca Resülullah (sallallahu aleyhi veseilem) kabre indi. O esnada yüzündeki hüznün arttığını gördüm. Daha sonra Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem), oradaki işini bitirince yüzünün aydınlanıp gülümsediğini gördüm. Bunun üzerine kendisine: "Ya Resülallah! Sizi çok üzüntü ve kederli görünce bir türlü konuşmaya cesaret edemedik. Daha sonra ise seviçli olduğunuzu fark ettik; bunun hikmeti nedir?" diye sorunca Resulullah (sallallalnı aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Kabrin şiddetli baskı ve sıkıntısı, buna karşılık Zeyneb'in ise ne kadar narin ve zayıf olduğunu düşünüyordum. İşte bu bana ağır geliyordu. Bunun üzerine Allah' dan onun bu sıkınhsını hafifletmesini diledim. O da bunu kabul etti. Kabir onu cin ve insanlann dışındakilerin duyacağı kadar sıktı."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4258 *Hadisi Taberani. el-Mu'cemu'l-evsat ve el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. İsnadı hasendir. 1 1 Taberani , el-Mu'cemu'l-kebir (745)

İbn Abbas bildiriyor:

#14,482
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) Sa'd b. Muaz'ın defnedildiği gün. kabrinin üzerine çömelerek şöyle buyurdu: "Kabir imtihanından veya sorgusundan kurtulan biri olsaydı bu, Sa'd b. Muaz olurdu. Kendisi sıkıştınldı, fakat daha sonra da gevşetildi."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4257 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat ve el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. Ravileri güvenilir kimselerdir. 1 1 Taberaru, el-Mu'cemu'l-kebir (10827), es-Silsiletu's-sahiha (1695)

Müminlerin annesi Hz. Aişe anlatıyor:

#14,481
Yahudi bir kadın yanıma gelerek kabir azabından bahsetti. Daha sonra Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) geldiğinde kendisine o kadının söylediklerini nakledince herhangi bir yorumda bulunmadı. Ancak bir başka zaman dedi ki: "Ey Aişe! Kabir azabından Allah'a sığın. Bundan kurtulan biri olsaydı bu, Sa' d b. Muaz olurdu. Ancak kendisi fazla sıkıştınlmamıştır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4256 *Derim ki: Bu olay, kabir azabıyla ilgili uzun bir hadiste zikredilmiştir. Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Ayrıca senedinde yer alan İbn Lehi'a şaibelidir.

Hz. Aişe' nin bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#14,480
"Kabrin müthiş bir sıkma özelliği vardır. Bundan kurtulan biri olsaydı bu Sa'd b. Muaz olurdu."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4255 *Hadisi, İmam Ahmed, Nafi'den, o da Hz. Aişe'den rivayet etmiştir. Başka bir rivayette ise Nafi ile Aişe arasında kimliği belirtilmemiş bir ravi zikredilmiştir. İki senedin ricali de Sahih ricalidir. 2 2 Ahmed, Müsned (6/55/98), es-Silsiletu's-sahiha (1695)

Gâbir b. Abdillah bildiriyor:

#14,479
Sa' d (b. Muaz) defnedildiğinde biz de Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) in yanında idik. Resülullah (sav) tesbih edince (Sübhanallah deyince) insanlar da uzunca tesbih çektiler (Sübhanallah dediler). Daha sonra da tekbir getirince (Allahu Ekber deyince) insanlar da tekbir getirdikten (Allahu Ekber dedikten) sonra: "Ya Resülallah! Neden tesbih çektin (Sübhanallah dedin)?" diye sordular. Cevaben şöyle buyurdu: "Kabri daralıp bu iyi insanı sıktı (işte ben de bundan dolayı tesbih edince) Yüce Allah onun bu sıkıntısını kaldırdı."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4254 *Hadisi, imam Ahmed rivayet etmiştir. Taberani de el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. İsnadında yer alan Mahmud b. Muhammed b. Abdirrahman b. Ömer b. el- Cemûh hakkında el-Hüseyni: "Eleştiriye maruz kalmıştır" derken; ben ise onun dışında bu adamdan bahsedene rastlamadım. 1 1 Ahmed, Müsned (3/360, 337). Ravilerinden Muaz b. Rifa'a da zayıftır.

Huzeyfe anlatıyor:

#14,478
Bir cenazede Resulullah.(sallallahualeyhi vesellem) ile beraberdik. Kabre ulaştığımızda bir kenarına oturup kabre doğru bir bakıp gözlerini yummaya başladı. Daha sonra da şöyle dedi: "Mümin olan kişiye (mezannda) öyle bir baskı uygulanır ki bu yüzden omuz, bel ve göğüs kemikleri birbirinden kurtulur. Kafir olan kişinin üzerine ise ateş doldurulur."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4253 *Bu hadisin tamamı inşallah Zühd kitabında zikredilecektir. Hadisi, İmam Ahmed rivayet etmiştir. İsnadında yer alan Muhammed b. Cabir zayıftır.

Ebû. Hureyre dedi ki: Resullullah (sallahu aleyhi vesellem) ile beraber bir cenazeye gitmiştik. O cenazenin kabrinin yanına oturup dedi ki:

#14,477
"Bu kabir, her Allah'ın günü net ve anlaşılır bir ses ve ifadeyle şöyle der: Ey insanoğlu! Beni nasıl oldu da unuttun? Benim yalnızlık evi; kimsesizlik evi; ıssızlık evi; kurt evi ve sadece Allah'ın genişlememi istediği kişiler dışındakilere darlık ve sıkınh evi olduğumu anlayamadın mı?" Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) daha sonra şöyle buyurdu: "Kabir ya cennet bahçelerinden bir bahçe, ya da cehennem çukurlanndan bir çukurdur."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4252 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. İsnadında yer alan Muhammed b. Eyyub b. Süveyd zayıftır.

Ebu'l-Haccac es-Sûmali'nin bildirdiğine göre Resullullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#14,476
"Ôlü kabre konduğunda kabir kendisine şöyle der: «Ey insanoğlu! Sana yazıklar olsun. Benim hakkımda ne kadar da toy ve bilgisizsin. Benim sıkıntılı ve karanlık bir ev (yer) olduğumu bilmez misin? Benim yanımdan sürekli feddad şeklinde gelip giderken ne kadar da gafildin.» Şayet bu kişi iyi bir kişi ise onun yerine kabirde cevap görevlisi şöyle cevap· verir: «Peki ya bu kişi dünyadayken iyiliği emretmiş, kötülükten de sakındırmış ise?» Bunun üzerine kabir: «O halde ben ona güllük gülistanlık olayım» der. Nihayet bedeni yeniden aydınlanıp ruhu ô.lemlerin Rabb'ına yükselir." İbn Aid dedi ki: "Ey Ebu'l-Haccac! Feddad nedir?" diye sorunca o şu karşılığı verdi: "Yeğenim! Bazen senin yaphğın (yürüdüğün) gibi ayağı bir ileri, bir geri atmakhr." O da o vakit giyinip hazırlanmakta idi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4251 *Hadisi Ebû Ya'la ve el-Mu'cemu'l-kebir'de Taberani rivayet etmiştir İsnadında yer alan Ebû Bekr b. Ebi Meryem ihtilat sebebiyle zayıftır. 1 1 Ebu Ya'la, Müsned (6870), Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir (Zl./377). Aynca isnadında Bakıyye yer almışbr.

Hz. Aişe bildiriyor:

#14,475
Resullullah (sallallalhu aleyhi vesellem) oğlu İbrahim' in kabrine su serpti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4250 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Taberani'nin hocasının dışındakiler Sahih ricalidir.

Amir b. Rabia bildiriyor:

#14,474
Resullullah (sallallahualeyhivesellem), Osman b. Maz'un'un mezarının başında durdu ve kabrinin üzerine su dökülmesini emretti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4249 *Hadisi Bezzar 2 rivayet etmiştir. Ravileri güvenilir kimselerdir. Ancak Bezzar'ın hocası olan Muhammed b. Abdillah'ı tanıyamadım. 2 Bezzar (843)

Said b. Abdillah el-Evdi bildiriyor: Ebu Ubâde son nefeslerini verirken yanındaydım; şöyle dedi:

#14,473
Ben öldüğümde, bana Resulullah (sallallahualeyhi vesellem)'in ölülerimize yapmamızı emrettiği şeyleri yapın; zira Resulullah (sailallahu aleyhi veselleın) bizlere şöyle emretti: "Kardeşlerinizden biri ölüp te üzerini toprakla örttükten sonra biriniz kabrinin başucunda dursun ve daha sonra da şöyle desin: «Ey falanca (kadın)ın oğlu filanca!» Kabirdeki kişi onu duyar; ancak ona cevap veremez. Daha sonra şöyle desin: «Ey falanca (kadı)nın oğlu filanca!» Bunun üzerine kalkıp oturur. Daha sonra şöyle desin: «Ey falanca (kadı)nın oğlu filanca!» ölü de: <

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4248 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-keblr'de 1 rivayet etmiştir. İsnadında tanıyamadığım bir grup vardır. 1 Taberaru, el-Mu'cemu'l-kebir (7979). Bu hadisin zayıf olan başka tarikleri de vardır; Bkz. es-Silsiletu'd-daife (599).

Muhammed b. Sirin der ki:

#14,472
Enes' in beraberinde Resülullah (sallahu aleyhi vesellem)' e ait küçük bir değnek vardı. Enes ölünce, o değneği de kefeninin gömleğinin göğüs kısmına koymak suretiyle birlikte gömdüler.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4247 *Hadisi Bezzar rivayet etmiştir. Ravileri güvenilir kimselerdir.2 2 Bezzar (840)

Katade bildiriyor:

#14,471
Enes, oğullarından birini gömmüştü. Şöyle dedi: "Allahım! Yeri yanlarından uzaklaştır (ki onu sıkıştırmasın) ve göğün kapılarını ruhu için aç. Kendisine bu yurdundan (evinden) daha hayırlı bir ev ver."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4246 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de 1 rivayet etmiştir. Ricali güvenilir kimselerdir. 1 Taberaru, el-Mu'cemu'l-kebir (687)

Hakem b. el-Haris es-Sulemi

#14,470
Resullullah (sallallahu aleyhi vesellem) ile beraber tam üç defa savaşmışh. Kendisi bize şöyle dedi: "Beni gömüp te kabrimin üstüne su serptikten sonra mezarımın başında durup kıbleye dönerek benim için dua edin."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4245 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de 3 rivayet etmiştir. İsnadında yer alan Atiyye ed-Da'a'yı tanımıyorum. 3 Taberaru, el-Mu'cemu'l-kebir (3171)

Vasile bildiriyor:

#14,469
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) ölü kabre konulduğunda şöyle derdi: "Allah'ın adıyla ve Resulullah'ın (sallallahu aleyahi vesellem) yolu üzere." Başının arkasına, omuzlarının ve dizlerinin arasına ve arkasına birer tuğla bırakırdı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4244 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de 2 rivayet etmiştir. İsnadında yer alan Bistam b. Abdilvehhab meçhuldür. 2 Taberaru, el-Mu'cemu'l-kebir (3396)

Abdurrahman b. el-Ala b. el-Leclac bildiriyor: Babam bana dedi ki

#14,468
Öldüğümde kabrimin içini (sırt üstü değil de, yan duruş vaziyeti verecek şekilde) lahit yap, Beni oraya yerleştirdiğinde ise şöyle söyle: "Yüce Allah adıyla ve onun elçisinin dini üzere." Daha sonra da üzerime toprağı serpiştirip başucumda Bakara suresinin başı ve sonunu oku; zira ben, Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in böyle buyurduğunu işittim.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4243 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. Ricali güvenilir kimselerdir. 1 1 Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir (19/220)

Abdullah b. Ömer der ki: Resulullah (sallallahualeyhivesellem)' in şöyle dediğini işittim:

#14,467
"Sizden biriniz öldüğünde onu bekletmeyin. Hemen mezanna ulaştınn. Mezannın başında Fatiha suresi, ayak ucunda ise Bakara suresinin sonu okunsun."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4242 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. İsnadında yer alan Yahya b. Abdillah el-Bablutti zayıftır. 3 3 Taberaru, el-Mu'cemu'l-kebir (13613) Ayrıca Eyyilb b. Nuheyk metn1ktur.

Ebu Said el-Hudri der ki:

#14,466
Ben, Ali b. Ebi Talib'e: "Ey Ebu'l-Hasan! Hangisi daha üstündür; cenazenin önünde yürümek mi, arkasında yürümek mi?" diye sorunca Hz. Ali dedi ki: "Ey Ebu Said! Bunu senin gibi birisi mi soruyor?" Ben de cevaben: "Bunu benden başkası da sormaz; zira Ebu Bekr ve Ömer'i cenazenin önünde yürüdüklerini gördüm" dedim. O da şöyle karşılık verdi: "Allah onlara rahmet eylesin; kusurlarını bağışlasın; her ikisi de bizim duyduğumuzun aynısını duymuşlardı. Ancak yumuşak huylu insanlardı ve kolaylaştırmaktan hoşlanırlardı. Ey Ebu Said! Kardeşinin arkasında yürüdüğünde sus ve kendini onun yerine koy. Kardeşin dünya konusunda seninle yarışıyorken ondan (dünyadan) hüzünlü bir şekilde, bütün her şeyi alınmış ve elinde azık olarak sadece yaptığı iyi işlerle ayrıldı. Kabre ulaştığında ve insanlar oturduğunda oturma; onun yerine kabrin kenarında durup ölü kabre indirilirken şöyle de: «Yüce Allah'ın adıyla, Yüce Allah yolunda ve Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in milleti üzere. Ey Allahım! Kulun sana geldi ve sen kendisine gidilen en değerlisin. Dünya ve arkasındakileri bıraktı. Kendisine karşılaşacağı şeyleri, ayrılıp terk ettiği şeylerden daha hayırlı eyle; zira sen şöyle buyurdun: "Allah katındaki şeyler, iyi olanlar için daha hayırlıdır." »1 Sonra da mezarın üzerine üç avuç toprak serpersin."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4241 *Hadisi Bezzar rivayet etmiştir. İsnadında yer alan Abdullah b. Eyyub zayıftır. 2 1 Aı-i İmran Sur. 198. 2 Bezzar (839), aynca Atıyye ihtilaflı bir ravidir.

İbn Sirin'den rivayet edildiğine göre

#14,465
Enes b. Malik, Ensar'dan bir adamın cenazesinde bulunmuştu. İşte· o ortamda oradakiler duyulacak şekilde istiğfar edince bu olayı kınamadı ve o ölüyü de ayakucu tarafından kabre soktular.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4240 *Hadisi, İmam Ahmed 1 rivayet etmiştir. Ravileri Sahih'in ravileridir. 1 Ahmed, Müsned (4080)

Ebu Umame dedi ki:

#14,464
Resullullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in kızı Ümmü Külsüm kabre koyulurken Resullullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Sizi yerden yarattık, oraya döndüreceğiz, sizi tekrar oradan çıkaracağız" 1 ayetini okuduktan sonra: "Allah'ın adıyla, Allah yolunda ve Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in dini ·üzere" dedi mi, demedi mi bilemiyorum? Onun mezar taşını koyunca hemen kurumuş balçık parçaları alıp onlara uzatarak: "Kerpiçler arasındaki boşluklan kapatın"buyurdu. Daha sonra da: "Aslında bu (yapılanlar), ölü için hiçbir anlam taşımaz; ancak dirilerin gönlünü hoş ediyor."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4239 *Hadisi, İmam Ahmed 2 rivayet etmiştir. İsnadı hasendir. 1 Taha Sur. 55 2 Ahmed, Müsned (5/254)

Ebû Said dedi ki:

#14,463
Uhud savaşı günü Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in habercisi şöyle bir duyuruda bulundu: "Şehitleri yattıklan yerlerde bırakın (defnedin)."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4238 *Hadisi Bezzar rivayet etmiştir. İsnadı hasendir.

Kesir b. Abdillah, babasından, o da dedesinden bildiriyor:

#14,462
Abdullah Zu'l-Bicadeyn, Tebuk savaşında gece yarısı vefat edince Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) onun defnedileceği kabre inip Ebu Bekr ve ôıner' e hitaben: "Bana kardeşinizi sarkıtın (uzatın)." Daha soma Resuullah (sallallahu aleyhi vesellem) onu kabrine yerleştirince: "Ey Allahım! Ben ondan razıyım, sen de razı ol" buyurdu. Bunun üzerine Ebü Bekr şöyle dedi: "Vallahi o kabrin sahibinin ben olmasını istedim."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4237 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. Kesir zayıftır.

Enes b. Malik dedi ki:

#14,461
"Ölünün defnedilmesi ve üzerine toprak ablmasında sünnet olan kıble tarafından başlanmasıdır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4236 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. İsnadında yer alan Ubeyde b. Hassan zayıftır.

Muhammed (b. Sirin) bildiriyor:

#14,460
Enes b. Malik ile beraber bir cenazedeyken onun emrettiği şekilde ölü, kabrin ayak tarafından içeriye sarkıtıldı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4235 *Hadisi, İmam Ahmed rivayet etmiştir. Ricali güvenilir kimselerdir.1 1 Ahmed, Müsned (4081).

Safvan b. Amr el-Sekseki dedi ki:

#14,459
Bir cenazeyi defnetmek için gitmiştik. Bir de baktı ki cenaze sahipleri (akrabaları) onu mezara kıble tarafından sokuyorlar. Bunun üzerine Kerb el-Yahsubi dedi ki: Nu'man b. Beşir şöyle dedi: Resülullah (saDallaluı aleyhi veseIIem) buyurdu ki: "Her evin bir kapısı vardır. Kabrin kapısı da ayak tarafıdır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4234 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. Senedinde bilinmeyen bir grup vardır.

İbn Abbas dedi ki:

#14,458
Resullullah (sallallahu aleyhi vesellem) Ebu Bekr ve Ömer, ölüyü mezara kıble tarafından sokarlardı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4233 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-keblr'de 2 rivayet etmiştir. İsnadında yer alan Abdullah b. Hiraş, İbn Hibban'a göre güvenilir kimsedir. Bir gruba göreyse zayıftır. 2 Taberaru, el-Mu'cemu'l-keblr (11112)

Enes bildiriyor:

#14,457
Allah kendisine rahmet etsin Hz. Rukayye vefat edince Resulullah (sav) şöyle buyurdu: "(Dün gece) eşiyle ilişkide bulunmuş olanlar kabre inmesin." Bunun üzerine Hz. Osman kabre girmedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4232 *Hadisi, İmam Ahmed 1 rivayet etmiştir. Ravileri Sahih'in ravileridir. 1 Ahmed, Müsned (3/270)

Ubey b. Ka'b, Resulullah (sav) den şöyle rivayet etmiştir:

#14,456
"Hz. Adem vefat edince onu melekler su ile tekli (üç, beş, yedi vs. gibi) yıkayıp mezanna içerden lahit yaptılar. Sonra da: «Bu, Adem ve oğullannın · hep takip edecekleri yol (uygulama) olacak» dediler."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4231 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. İsnadında yer alan kişiler güvenilir kimselerdir. Ancak bazıları şaibelidir.

Bureyde dedi ki:

#14,455
Resulullah (sallallahualeyhivesellem)'in kabrine, kıble tarafına gelecek şekilde tuğlayla lahit yapıldı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4230 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Senedinde şaibeli olan Yahya el-Himmani vardır .

Hz. Aişe ile İbn Ömer'den rivayet edildiğine göre

#14,454
Resulullah (sallallahualeyhivesellem)'in mezarına içerden lahit yapıldı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4229 *Hadisi, İmam Ahmed rivayet etmiştir. Ravileri Sahlh'in ravileridir.

Abdullah b. Ömer bildiriyor:

#14,453
Bir Habeşistanlıınn, Medine' de defnedilmesi üzerine Resulullah (sallallahualeyhivesellem) şöyle buyurdu: "Kendisinden yaratılmış olduğu balçığa defnedildi."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4228 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. İsnadında yer alan Abdullah b. İsa el-Hazzaz zayıftır. 1 1 Ebû Nuaym, Ahbâr İsbehen (2/304). Bkz. es-Silsiletu's-sahlha (1858).

Ebu'd-Derda bildiriyor:

#14,452
Biz bir ara mezar kazarken, Resullullah (sallallahu aleyhi vesellem) uğrayıp: "Ne yapıyorsunuz?" diye sorunca biz de ona:"Şu zenci için kabir kazıyoruz" dedik. Bunun üzerine O: "Eceli (ölümü) onu kendi toprağına getirmiş" buyurdu. Ebu Usame dedi ki: "Ey Kufe halkı! Bunu sizlere neden anlattığımı biliyor musunuz? Çünkü Ebu Bekr ve Ömer, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)' in toprağından yarahlmışlardı" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4227 *Hadisi Taberani. el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. İsnadında yer alan Ahvas b. Hakim'i İcli'! ve başkaları tevsik etmiş; çoğunluk ise zayıf addetmiştir.

Ebu Said bildiriyor:

#14,451
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) Medine' de dolaşırken bir grup insanın · kabir kazdıklarını gördü. Kimin için kazdıklarını sordu. Onlar da: "Gelip buralarda ölen bir Habeşistanlı için" dediler. Bunun üzerine Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "La ilahe illallah! Yerinden ve göğünden, yarahldığı toprağa sürülmüş."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4226 *Hadisi Bezzar rivayet etmiştir. İsnadında yer alan Ali b. el-Medini'nin babası olan Abdullah zayıftır. 1 1 Bezzar (842). Bkz. es-Silsiletu's-sahlha (1858).

Huzeyfe bildiriyor:

#14,450
Hz. Ömer bir cenazeye davet edilince oraya gitmek üzere yola koyuldu. Kendisine: "Ömer, otur! O, onlardan (yani münafıklardan)" dedim. O da: "Senden, Allah'ın adı hamına söylemeni istiyorum. Söyle bana ben onlardan mıyım?" diye sorunca Huzeyfe: "Hayır değilsin; ama şunu da bilesin ki senden başka hiç kimseye bunu açıklamayacağım."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4225 *Hadisi Bezzar rivayet etmiştir. Ricali güvenilir kimselerdir.

Enes b. Malik bildiriyor:

#14,449
Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) Abdullah b. Ubey'in cenaze namazını kılmak isteyince Cebrail onun elbisesinden tutarak şu ayeti okudu: "Onların hiçbirinin ne namazını kıl, ne de kabrinin başında dur." 1

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4224 *Hadisi, Ebu Ya'la 2 rivayet etmiştir. İsnadında yer alan Yezid er-Rakaşi şaibelidir. Ayrıca tevsik edilmiştir. 1 Tevbe Sur. 84 2 Ebu Ya'la, Müsned (4112).

Enes der ki:

#14,448
Resulullah (sallailahu aleyhi vesellem)' e hizmet eden genç bir köle vardı. Bu köle hastalanmıştı. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) onun ziyaretine gittiğinde: "Allah'tan başka ilah olmadığına ve benim de onun elçisi olduğuma tanıklık eder misin?" diye sordu. Bunun üzerine çocuk babasına bakmaya başlayınca babası: "Muhammed'in sana söylediğinin aynısını söyle!" dedi. Çocuk ta bunu kabul etti. Ölünce Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) buyurdu ki: "Kardeşinizin cenaze namazını kılın."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4223 *Hadisi, Ebu Ya'la rivayet etmiştir. Ravileri Sahih'in ravileridir.2 2 Ahmed, Müsned (3/260), Ebû Ya'Ia, Müsned (4306)