Toplam 23,220 Hadis
Konular

Guslü Gerektiren Haller Kategorisi

Ümmü Süleym anlatmaktadır:

#11,461
Ben, Hz. Peygamber'in (sallallahu aleyhi vesellem) eşi Ümmü Seleme'nin komşusuydum. Ümmü Süleym: "Ey Allah'ın Resulü! Kadın rüyasında kocasının kendisiyle cinsel ilişkiye girdiğini görse, gusül etmeli midir?"
diye sordu. Ümmü Seleme: "Elleri toprak olasıca, Ümmü Süleym! Allah Resulü'nün huzurunda kadınları rezil ettin" diye çıkışınca Ümmü Süleym: "Muhakkak ki Allah, hakikati söylemekten çekinmez. Bizler Peygamber' e (sallallahu aleyhi vesellem) bilmediklerim,izi soruyoruz. Bu, o konuda cahil kalmaktan daha iyidir" diye cevap verdi. Bunun üzerine Peygamber (sallallahualeyhi vesellem): "Elleri toprak olasıca Ümmü Süleym! Eğer kadın ıslaklık hissederse, muhakkak gusül almalıdır" buyurdu. Bunu duyan Ümmü Seleme: "Ey Allah'ın Resülü, kadının da suyu var mıdır?" diye sordu. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) de: "Öyleyse çocuğu ona nasıl benziyor. Kadınlar, erkeklerin (aynı özellikleri taşıyan) karındaşlarıdırlar" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 1 Hn: 754 Ahmed b. Hanbel tarafından rivayet edilmiş bu hadis Sahlh-i Buhiirl'de de muhtasar olarak geçmiştir. Fakat Ahmed'in senedinde Ümmü Süleym ile İshak b. Abdullah b. Ebi Talha arasında kopukluk vardır. İnşallah, Taharet bölümünde ihtilamla ilgili hadisler gelecektir.

İshak b. Abdillah b. Ebi Talha ninesi Ürnmü Süleym'e dayanarak nakletmektedir:

#11,339
Ürnmü Süleym, Hz. Peygamber' in (sallallahualeyhivesellem) eşi Ümmü Seleme'nin komşusu idi ve "Ya Resulallah! Ne buyurursun? Kadın rüyasında kocasının kendisiyle cinsel ilişkiye girdiğini görürse, yıkanmalı mıdır?" diye sordu. Ürnmü Seleme: "Hay elleri toprak olasıca Ürnmü Süleym, Resülullah' ın (sallallahu aleyhi vesellem) huzurunda kadınlan rezil ettin" diye çıkıştı. Ürnmü Süleym: "Allah hakikati dile getirmekten haya etmez. Bizim Peygamber' e (sallallahu aleyhi vesellem) anlamadığımız bir meseleyi sormamız, onun cahili olarak yaşamamızdan daha hayırlıdır" diye cevap verdi. Peygamber (sallallahualeyhiveselleın) de: "Asıl senin ellerin toprak olsun, Ümmü Seleme. Kadın eğer su/yaşlık hissederse, yıkanmalıdır" buyurdu. Ürnmü Seleme: "Ya ResUlallah! Kadının da suyu mu olurmuş?" deyince Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Ya çocuğu ona nasıl benziyor? Kadınlar erkeklerin kardeşleridirler" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 2 Hn: 1450 *Ahmed b. Hanbel tarafından rivayet edilen hadis, Sahih'te daha kısa metinle geçmiştir. Fakat İshak, Ümmü Süleym'den hadis işitmemiştir.

İbrahim (en-Nehai) bildiriyor:

#11,334
Abdullah b. Mesud'a karısıyla cinsel ilişkiye giren, ama boşalmadan kalkan adamın durumu soruldu. "Ben karımla aynısını yaptım mı yıkanıyorum" diye cevap verdi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 2 Hn: 1445 *Bunu Taberani el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravileri güvenilir kimselerdir.

Hz. Ali, Abdullah b. Mes'ud ve Aişe demişlerdir ki:

#11,333
"(Cinsel ilişkide) Sünnet yeri sünnet yerini aşınca gusül gerekir"

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 2 Hn: 1444 *Senedinde yer alan Cabir el-Cu'fi zayıftır.2 2 Taberani, el-Mu'cemu'l-keblr, no. 9251.

İbnü' s-Simt bildiriyor:

#11,331
Bilal' den şöyle işittim: "Ya Resulallah, dedim, ben eşimle ilişkiye girdim. İkimiz de soyunduk; ama boşalmadım. Bu yüzden gusletmem gerekir mi?" "Evet. Ben aynısını eşimle yaptım. Boşalmadığım halde yıkandık" karşılığını verdi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 2 Hn: 1442 *Bunu Taberani el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup senedinde ismi geçen Muhammed b. İsmail b. Ali el-Vesavisi zayıftır.1 1 Bezzar, Vesavisi'nin hadis uydurduğunu söylemiştir.

Abdurrahman b. Aiz bildiriyor:

#11,330
Bir adam Muaz b. Cebel' e guslü gerektiren cinsel ilişkinin ölçüsünü, tek elbise içinde namaz kılmanın hükmünü ve bir de hayızlı kadınla helal olan ilişkiyi sordu. Muaz bunlara şöyle cevap verdi: Ben bunları Resülullah' a (sallallahu aleyhi vesellem) sordum. Buyurdu ki:
"Sünnet yeri sünnet yerini aşınca gusül gerekir. Tek elbise içinde namaz konusuna gelince, elbiseye iyice sarın. Hayızlı kadınla helal olan ilişkiye gelince, izar/bel altı kıyafeti üzerinden olan ilişki helaldir. Fakat bundan sakınmak daha evladır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 2 Hn: 1441 *Bunu Taberani el-Mu'cemu'l-keblr'de rivayet etmiştir. Ebu Davud, hadisin sadece hayızlı kadın meselesine dair kısmını vermiştir. Ebu Davud'un ravileri içinde geçen Bakıyye b. el-Velid tedlis yapması sebebiyle zayıftır. Buradaki rivayetin isnadı ise hasendir.2 2 Taberani, el-Mu'cemu'l-keblr, XX, 99. Senedinde ismi geçen Abdurrahman b. Aiz, Muaz'dan hadis işitmemiştir.

Hem Akabeli, hem de Bedir gazisi olan Rifa'a b. Rafi' bildiriyor:

#11,328
Hz. Ömer'in yanındaydım. Ona: "Zeyd b. Sabit Mescid'de, cinsel ilişkiye girdiği halde boşalmadan kalkan kimse hakkında kişisel görüşüyle fetva veriyor" denildi. (Bunu söyleyen zata) Ömer: "Hemen onu bana getir" dedi. O da Zeyd'i alıp getirdi. ömer: "Ey kendinin düşmanı! Sen ne zaman Resulullah'ın (sallallahu aleyhi veselleın) Mescid'inde kişisel görüşüne göre fetva verecek seviyeye ulaştın!?" diye çıkışlı. Zeyd: "Ben böyle bir şey yapmadım. Fakat bunu bana amcalarım Resulullah'tan (sallaDahu aleyhi vesellem) naklen bildirdiler" deyince Ömer: "Hangi amcaların?" diye sordu. Zeyd: "Ubey b. Ka'b, Ebu Eyyub ve Rifa' a b. Rafi" deyince ömer bana dönerek: "Bu çocuk ne söylüyor?" dedi. Ben de: "Biz, Resulallah (sallallahu aleyhi vesellem) zamanında böyle yapardık" dedim. "Peki bunu Resulullah'a (sallallahu aleyhi vesellem) sordunuz mu?" dedi. (Rifa'a) Yine "Biz onun döneminde bunu yapardık" deyince, halkı toplayıp bu meseleyi onlara sordu. Ali b. Ebi Talib ve Muaz b. Cebel dışında herkes suyun ancak sudan dolayı gerekeceği konusunda görüş birliği etti. Onlar ise: "Sünnet yeri sünnet yerini aşınca gusül gerekir" dediler. Hz. Ali: "Ey Müminlerin emiri! Şüphesiz ki insanlar içinde bunu en iyi bilenler Peygamber' in (sallaDahu aleyhi vesellem) eşleridir. Birini göndererek bu meseleyi Hafsa'ya sordur" dedi. Hz. Ömer birini gönderip bu meseleyi sordurduğunda Hafsa: "Benim bu konuda bilgim yoktur. Birini gönderip Aişe'ye sordur" dedi. Hz. Aişe de: "Sünnet yeri sünnet yerini aşınca gusül gerekir" diye görüş beyan edince Ömer öfkeyle "Kimsenin böyle bir şey yaphğını duymayayım. Yoksa canını yakarım" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 2 Hn: 1439 *Bunu Ahmed b. Hanbel ve el-Mu'cemu'l-kebir'de Taberani rivayet etmiş olup Ahmed b. Hanbel'in ravileri, İbn İshak hariç, güvenilir kimselerdir. İbn İshak ise güvenilir olmakla beraber müdellistir. Sah'ih'te hadisin bir kısmı geçmiştir. Taberani, el-Mu'cemu'lkeb'ir'de şu ilaveyi de zikretmiştir: Sonra azil konusuna dalıp bunda bir beis yoktur, dediler. Bu esnada bir adam arkadaşına gizlice bir şeyler fısıldadı. Ömer:

Süleyman İbnu Yesar rahimehullah anlatıyor: 

#9,720 أَنَّ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ، صَلَّى بِالنَّاسِ الصُّبْحَ، ثُمَّ غَدَا إِلَى أَرْضِهِ بِالْجُرُفِ فَوَجَدَ فِي ثَوْبِهِ احْتِلَامًا، فَقَالَ: " إِنَّا لَمَّا أَصَبْنَا الْوَدَكَ لَانَتِ الْعُرُوقُ "، فَاغْتَسَلَ وَغَسَلَ الْاحْتِلَامَ مِنْ ثَوْبِهِ وَعَادَ لِصَلَاتِهِ
"Hz. Ömer radıyallahu anh halka sabah namazını kıldırdı ve arkadan Curuf nam mevkideki arazisine gitti. Orada, elbisesinde meni bulaşığı gördü. "Biz dedi, yağlı yeyince, damarlarımız gevşedi (bu yüzden ihtilam olduk)."
Derhal yıkanda ve elbisesinde gördüğü meni bulaşığını da yıkadı. Sonra, namazını iade etti."

Malik, Muvatta Hn: 112; Ebu Musab Zühri, Muvattayı Malik Hn: 136. Garip Osman der ki: Hadis mevkuf/sahabe sözü ve sahihtir.

Hazreti Aişe radıyallahu anhe dedi ki:

#9,694 وعنها رَضِيَ اللّهُ عَنْها: ]أنَّ أمَّ سُلَيْمٍ رَضِيَ اللّهُ عَنْها. سَألَتْ رسُولَ اللّهِ # عَنِ المَرْأةِ تَرَى في مَنَامِهَا مَا يَرَى الرَّجُلُ، هَلْ عَلَيْهَا مِنْ غُسْلٍ؟ فقَالَ: نَعَمْ، إذَا رَأتِ الَمَاءَ. قالَتْ عَائِشَةُ رَضِيَ اللّهُ عَنْها: فَقُلْتُ لَهَا: تَرِبَتْ يَدَاكِ. فقَالَ رسولُ اللّهِ #: دَعِيهَا يَا عَائِشَةُ، وَهَلْ يَكُونُ الشَّبَهُ إَّ مِنْ قِبَلِ ذلِكَ؟ إذَا عََ مَاؤُهَا مَاءَ الرَّجُلِ أشْبَهَ الْوَلَدُ أخْوَالَهُ، وإذَا عََ مَاءُ الرَّجُلِ مَاءَهَا أشْبَهَ الْوَلَدُ أعْمَامَهُ[. أخرجه مسلم، وهذا لفظه، ومالك وأبو داود والنسائي .
— «Bir Hanını Resulüllah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) 'e Kadın ihti­lam olurda suyu görürse yıkanacakmı? diye sordu. Resulüllah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem):
— «Evet» cevabım verdi Âişe kadına: «Allah hayrını versin. Kahro­lası!» dedi. Bunun üzerine Resulüllah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem):
— «Bırak onu. Benzerlik bundan başka bir sebebten mi olur? Kadı­nın suyu erkeğin suyuna galip gelince çocuk dayılarına benzer; erkeğin suyu kadınınkine galip gelirse çocuk amcalarına benzer.» buyurdular.

Müslim, Hayz: 7 Hn: 316; Ahmed, Müsned Hn: 24088; Tahavi, Müşkilil Eser Hn: 2660; Beyhaki, Sünenil Kübra Hn: 733; Ebu Yala Müsned Hn: 4395; Mizzi, Tehzibul Kemal Hn: 3205.

Übeyy İbnu Ka'b (radıyallahu anh) anlatıyor:

#9,657 يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِذَا جَامَعَ الرَّجُلُ الْمَرْأَةَ فَلَمْ يُنْزِلْ؟ قَالَ: " يَغْسِلُ مَا مَسَّ الْمَرْأَةَ مِنْهُ، ثُمَّ يَتَوَضَّأُ وَيُصَلِّي
"Ey Allah'ın Resulü dedim, bir kimse hanımıyla cima yapsa fakat inzal olmasa yıkanması gerekir mi?"
"Kadına değen kısmını yıkar, sonra abdest alır ve namaz kılar!" buyurdular."

Buhari, 293; Ahmed, Müsned Hn: 20618; İbn Hibban, Sahih Hn: 1169; Beyhaki, Sünenil Kübra Hn: 711 ve Marifetis Sünne vel Eser Hn: 359; Müsnedi, Şaşi Hn: 1420; Hazemi El İtibar fi Nasih vel Mensuh minel Eser Hn: 21. Beyhaki der ki: Şafi dedi ki: Su (gusul abdesti cinsel ilişkide ) ancak sudan (meninin akmasından) dolayı gerekirin delili.

Ebu Hüreyre (r.a)’dan: Rasülullah (s.a.v) şöyle buyurdu:

#4,430 “إِذَا جَلَسَ بَيْنَ شُعَبِهَا الْأَرْبَعِ، ثُمَّ اجْتَهَدَ فَقَدْ وَجَبَ الْغُسْلُ”
“Biriniz hanımının el ve ayakları arasına oturur ve cinsel ilişkide bulunursa gusül etmek ona vacip olur.” Bir rivayette de şu ziyade var: "
إِذَا جَلَسَ بَيْنَ شُعَبِهَا الْأَرْبَعِ، وَأَجْهَدَ نَفْسَهُ، فَقَدْ وَجَبَ الْغُسْلُ، أَنْزَلَ أَوْ لَمْ يُنْزِلْ
...İnzal olmasa bile."

Müslim, Hayz: 22 Hn: 351; Buhari, Tahara, Gusl Hn: 291; Nesai, Tahara: 130 Hn: 191, 192; İbn Mâce, Tahara: 111 Hn: 610; Darimi, Sünen Hn: 761; Ahmed, Müsned Hn: 7157, 8369, 8863İbn Hibban, Sahih Hn: 1178 ve diğerleri. Sahihtir.

Âişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#2,992 “رُبَّمَا اغْتَسَلَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ مِنَ الجَنَابَةِ، ثُمَّ جَاءَ فَاسْتَدْفَأَ بِي، فَضَمَمْتُهُ إِلَيَّ وَلَمْ أَغْتَسِلْ”
"Bazen Resulullah (aleyhissalatu vesselam) cenabetten yıkanır, sonra (üşümüş olarak gelip) bana sokulup benim ısıtmamı isterdi, ben de O'nu bağrıma bastırıp ısıtıyordum. Bundan dolayı ben ayrıca yıkanmıyordum."

Tirmizi, Tahara: 91 Hn: 123; İbn Mâce, Tahara: 97; Buhârî, Gusul: 26. Tirmîzî: Bu hadisin isnadında bir sakınca yoktur. Rasûlullah (s.a.v.)’in ashabı ve tabiin alimlerinden pek çoğu: “Gusül abdesti alan erkeğin yıkanmayan karısının yatağında onunla ısınmasında bir sakınca görmemektedir.” Sûfyân es Sevrî, Şâfii, Ahmed ve İshâk’da bu görüştedirler.

Ümmü Seleme (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#2,991 “جَاءَتْ أُمُّ سُلَيْمٍ بِنْتُ مِلْحَانَ إِلَى النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَقَالَتْ: يَا رَسُولَ اللهِ، إِنَّ اللَّهَ لاَ يَسْتَحْيِي مِنَ الحَقِّ، فَهَلْ عَلَى الْمَرْأَةِ، تَعْنِي غُسْلاً، إِذَا هِيَ رَأَتْ فِي الْمَنَامِ مِثْلَ مَا يَرَى الرَّجُلُ؟ قَالَ: نَعَمْ، إِذَا هِيَ رَأَتِ الْمَاءَ فَلْتَغْتَسِلْ، قَالَتْ أُمُّ سَلَمَةَ: قُلْتُ لَهَا: فَضَحْتِ النِّسَاءَ يَا أُمَّ سُلَيْمٍ”
Milhan’ın kızı Ümmü Süleym Peygamber (s.a.v.)’e gelerek: “Ey Allah’ın Rasulü, Allah! Hakkın açıklanmasını yüz kızartıcı olarak kabul etmez. Kadın da rüyasında erkek gibi guslü gerektirecek bir şey görürse gusül gerekir mi?” diye sordum. “Evet meni (su) görürse gusletsin” buyurdular.

Tirmizi, Tahara: 90 Hn: 122; Hadisi rivâyet eden Ümmü Seleme dedi ki: Ya Ümmü Süleym kadınları kepaze ettin. Müslim, Hayz: 7; Nesâî, Tahara: 132  Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir. Genelde tüm fıkıhçıların görüşü “Kadın ihtilam olur ve ıslaklık görürse gusül gerekir” şeklindedir. Sûfyân es Sevrî ve Şâfii bu görüştedir. Yine bu konuda Ümmü Süleym, Havle, Âişe ve Enes’den de hadis rivâyet edilmiştir.

Ebu Hüreyre (r.a.)’den rivâyet edilmiştir,

#2,990 “أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لَقِيَهُ وَهُوَ جُنُبٌ، قَالَ: فَانْبَجَسْتُ، فَاغْتَسَلْتُ، ثُمَّ جِئْتُ، فَقَالَ: أَيْنَ كُنْتَ؟، أَوْ أَيْنَ ذَهَبْتَ؟، قُلْتُ: إِنِّي كُنْتُ جُنُبًا، قَالَ: إِنَّ الْمُسْلِمَ لاَ يَنْجُسُ”
Ebu Hüreyre (r.a.)’ cünüp iken Rasulullah (s.a.v.) ile karşılaşmıştı. O durumda Rasulullah (s.a.v.) ile musahafa etmek istemedim ve uzaklaşıp gusül yaptıktan sonra gelince: Neredeydin, nereye gittin dediler ben de cünüp olmuştum o sebeple sizinle görüşüp tokalaşmak istememiştim deyince “Müslüman necis, pis olmaz” buyurdular.

Tirmizi, Tahara: 89 Hn: 121; İbn Mâce, Tahara: 80; Müslim, Hayz: 29; Nesai, Tahara: 173 Hn: 269 ve diğerleri. Sahihtir. Tirmizi: Bu konuda Huzeyfe ve İbn Abbâs’dan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Bu Ebû Hüreyre hadisi hasen sahihtir. İlim sahiplerinden pek çok kimse cünüp kimsenin tokalaşmasında bir sakınca görmezler hayızlı kadın ve cünüp kimsenin terinde de bir sakınca görmemektedirler. Hadiste geçen “Fenhanestü” kelimesi uzaklaşmak geri çekilmek anlamındadır.

Ömer (r.a.)’den rivâyet edilmiştir. Ömer (r.a.), Rasûlullah (s.a.v.)’e sordu:

#2,989 “عَنْ عُمَرَ، أَنَّهُ سَأَلَ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَيَنَامُ أَحَدُنَا وَهُوَ جُنُبٌ؟، قَالَ: نَعَمْ، إِذَا تَوَضَّأَ”
“Herhangi birimiz cünüp olduğu zaman uyuyabilir mi?” “Evet abdest alırsa uyuyabilir” buyurdular.

Tirmizi, Tahara: 88 Hn: 120; Buhârî, Gusül: 25; Müslim, Hayz: 6 ve diğerleri. Tirmizi: Bu konuda Ammâr, Âişe, Câbir, Ebû Saîd ve Ümmü Seleme’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Bu Ömer hadisi bu konuda en güzel ve en sahih olanıdır. Sahabe ve Tabiinden ileri gelenlerinin pek çoğunun görüşü bu hadise göredir. Sûfyân es Sevrî, İbn’ül Mübarek, Şâfii, Ahmed ve İshâk gibi kimseler derler ki: “Cünüp olan kimse uyumak istediğinde abdest alır ve öyle uyur.”

Âişe (r.anha)’dan rivâyet edilmiştir.

#2,987 “أَنَّهَا غَسَلَتْ مَنِيًّا مِنْ ثَوْبِ رَسُولِ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ”
“Âişe (r.anha) Rasulullah (s.a.v.)’in elbisesine bulaşan meni’yi yıkamıştır.”

Tirmizi, Tahara: 86 Hn: 117; Nesâî, Tahara: 187; İbn Mâce, Tahara: 81  Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir. Bu konuda İbn Abbâs’tan da hadis rivâyet edilmiştir. Âişe (r.anha)’nın, “Rasûlullah (s.a.v.)’in elbisesinden meniyi yıkadı” hadisi ovuşturma hadisine karşıt değildir. Çünkü ovuşturma yeterli olsa bile kişi elbisesi üzerinde meni izi görmekten hoşlanmayabilir. İbn Abbâs “Meni, sümük yerinde bir maddedir bir nevi ot ve bezle giderilmesi kafidir.”

Hemmâm b. Harîs (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#2,986 “ضَافَ عَائِشَةَ ضَيْفٌ، فَأَمَرَتْ لَهُ بِمِلْحَفَةٍ صَفْرَاءَ، فَنَامَ فِيهَا، فَاحْتَلَمَ، فَاسْتَحْيَا أَنْ يُرْسِلَ بِهَا وَبِهَا أَثَرُ الاِحْتِلاَمِ، فَغَمَسَهَا فِي الْمَاءِ، ثُمَّ أَرْسَلَ بِهَا، فَقَالَتْ عَائِشَةُ: لِمَ أَفْسَدَ عَلَيْنَا ثَوْبَنَا؟ إِنَّمَا كَانَ يَكْفِيهِ أَنْ يَفْرُكَهُ بِأَصَابِعِهِ، وَرُبَّمَا فَرَكْتُهُ مِنْ ثَوْبِ رَسُولِ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بِأَصَابِعِي”
Âişe (r.anha)’ya bir misafir gelmişti; uyuması için sarı renkli bir yorgan verilmişti. Yorganı örtünerek uyuyan misafir gece ihtilam oldu yorgan üzerinde ihtilam olduğunun izi olduğu halde bırakmaktan utandı ve su ile yıkayarak iade etti. Bunun üzerine Âişe (r.anha) şöyle dedi. “Yorganımızı yıkamak suretiyle neden bozdu? parmaklarıyla ovuşturması yeterli idi. Bu gibi durumlarda Rasulullah (s.a.v.)’in elbisesini bazen ovuşturduğum olmuştur.”

Tirmizi, Tahara: 85 Hn: 116; Nesâî, Tahara: 188; İbn Mâce, Tahara: 82  Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir. Peygamber (s.a.v.)’in ashabından, tabiinden ve sonraki gelen alimlerden pek çoğunun görüşü: “Ovuşturmak yeterlidir, yıkanması gerekmez” şeklindedir. Sûfyân es Sevrî, Şâfii, Ahmed, İshâk bunlardandır. Mansur, İbrahim, Hemmâm b. el Hâris’den, Âişe’nin bu hadisi A’meşin rivâyeti gibi rivâyet edilmiştir. Ebû Ma’şer bu hadisi İbrahim’den, el Esved’den ve Âişe’den rivâyet etmektedir ki A’meş’in rivâyeti daha sahihtir.

Sehl b. Huneyf (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#2,985 “كُنْتُ أَلْقَى مِنَ الْمَذْيِ شِدَّةً وَعَنَاءً، فَكُنْتُ أُكْثِرُ مِنْهُ الغُسْلَ، فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لِرَسُولِ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، وَسَأَلْتُهُ عَنْهُ، فَقَالَ: إِنَّمَا يُجْزِئُكَ مِنْ ذَلِكَ الوُضُوءُ، فَقُلْتُ: يَا رَسُولَ اللهِ، كَيْفَ بِمَا يُصِيبُ ثَوْبِي مِنْهُ، قَالَ: يَكْفِيكَ أَنْ تَأْخُذَ كَفًّا مِنْ مَاءٍ فَتَنْضَحَ بِهِ ثَوْبَكَ حَيْثُ تَرَى أَنَّهُ أَصَابَ مِنْهُ”
“Mezi gelmesinden dolayı çok sıkıntı ve güçlük çekerdim, bu sebeple çok guslederdim. Durumu, Rasulullah (s.a.v.)’e anlattım ve bu konu hakkında sordum. Meziden dolayı abdest alman yeterlidir buyurdular. Bunun üzerine elbiseme bulaşan mezinin durumu ne olacak dedim “Elbisene bulaşan yerine suyu serpmen kafidir” buyurdular.

Tirmizi, Tahara: 84 Hn: 115; Buhârî, Gusül: 13; Müslüm, Hayz: 4 ve diğerleri. Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir. Bu hadisi bu şekilde sadece Muhammed b. İshâk’ın rivâyetinden bilmekteyiz. Elbiseye bulaşan mezi hakkında ilim adamları değişik kanaattedirler bir kısmı “yıkanması gerekir” demişlerdir. Şâfii ve İshâk bu görüştedir diğer bir kısmı ise “üzerine su serpmenin yeterli” olacağı kanaatindedirler. Ahmed b. Hanbel: “Su serpmenin yeterli olacağının ümidindeyim.”

Ali (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#2,984 “سَأَلْتُ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَنِ الْمَذْيِ، فَقَالَ: مِنَ الْمَذْيِ الوُضُوءُ، وَمِنَ الْمَنِيِّ الغُسْلُ.”
Rasulullah (s.a.v.)’e Mezi’den sordum: “Mezi’den abdest, meni’den gusül gerekir” buyurdular.

Tirmizi, Tahara: 83 Hn: 114; Buhârî, Gusul: 13; Müslim, Hayz: 4 ve diğerleri. Bu konuda Mikdad b. Esved’den ve Übey b. Ka’b’tan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir. Rasûlullah (s.a.v.)’den Ali b. ebî Tâlib yoluyla değişik yollarla bu hadis rivâyet edilmiştir. “Yani; meziden abdest, meniden gusül gerekir” şeklindedir. Sahabe, tabiin ve sonraki dönemlerdeki pek çok ilim sahiplerinin görüşü budur. Sûfyân, Şâfii, Ahmed ve İshâk bunlardandır.

Aişe (r.anha)’dan rivâyet edilmiştir. Rasûlullah (s.a.v.)’e:

#2,983 “سُئِلَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَنِ الرَّجُلِ يَجِدُ البَلَلَ وَلاَ يَذْكُرُ احْتِلاَمًا؟ قَالَ: يَغْتَسِلُ، وَعَنِ الرَّجُلِ يَرَى أَنَّهُ قَدْ احْتَلَمَ وَلَمْ يَجِدْ بَلَلاً؟ قَالَ: لاَ غُسْلَ عَلَيْهِ، قَالَتْ أُمُّ سَلَمَةَ: يَا رَسُولَ اللهِ، هَلْ عَلَى الْمَرْأَةِ تَرَى ذَلِكَ غُسْلٌ؟ قَالَ: نَعَمْ، إِنَّ النِّسَاءَ شَقَائِقُ الرِّجَالِ”
“Islaklık görüp ihtilam olduğunu hatırlamayan kimsenin durumundan soruldu: “gusül yapar” buyurdular. İhtilam olduğunu hatırlayan fakat ıslaklık görmeyen kimseden soruldu: “Gusül gerekmez” buyurdular.
Ümmü Seleme diyor ki: Ey Allah’ın Rasulü! Bunu gören kadın olursa gusül gerekir mi?’ Rasulullah (s.a.v.) buyurdular ki: “Evet çünkü kadınlar da erkeklerin her yönden benzeridirler.”

Tirmizi, Tahara: 82 Hn: 113; Ebû Dâvûd, Tahara: 94; İbn Mâce, Tahara: 112  Tirmîzî: Bu hadisi sadece Abdullah b. Ömer, Ubeydullah b. Ömer’den, Âişe (r.anha)’ın “Islaklık görüp ihtilam olduğunu hatırlamayan…” hadisini bize aktarmıştır. Yahya b. Saîd bu hadisin râvîlerinden Ubeydullah b. Ömer’i hafızası yönünden zayıf bulmaktadır. Rasûlullah (s.a.v.)’in ashabından ve tabiin dönemi alimlerinden pek çoğunun görüşü: “Uyanan kişi ıslaklık görürse gusletmesi gerekir” şeklindedir. Sûfyân es Sevrî ve Ahmed bunlardandır. Tabiin dönemi alimlerinden bir kısmının görüşü ise: “Eğer ıslaklık meni ise gusül gerekir” Şâfii ve İshâk bunlardandır. “İhtilam olursa ıslaklık görmezse” ilim sahiplerinin çoğunluğuna göre gusül gerekmez.

Übey b. Kab (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#2,981 “إِنَّمَا كَانَ الْمَاءُ مِنَ الْمَاءِ رُخْصَةً فِي أَوَّلِ الإِسْلاَمِ، ثُمَّ نُهِيَ عَنْهَا”
“Su, yani yıkanmak sudan, yani meninin gelmesinden dolayıdır, kaidesi İslamın ilk dönemlerinde bir izin olarak vardı sonra kaldırıldı.”

Tirmizi, Tahara: 81 Hn: 110-111; Müslim, Hayz: 21; İbn Mâce, Tahara: 110 111- Bu hadis Ahmed b. Meni’, Abdullah b. Mübarek, Ma’mer ve Zührî’den de rivâyet edilmiştir.  Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir. Guslün, meninin inmesinden dolayı gerekmesi İslamın ilk dönemlerinde idi sonradan kaldırıldı. Peygamber (s.a.v.)’in ashabından değişik kimselerde aynı görüştedirler. Übey b. Ka’b ve Rafi’ b. Hadîç bunlardandır. İlim adamlarının pek çoğu bu hadise göre amel etmektedirler ve, “Erkek karısıyla münasebette bulunur ve menisi gelmese bile her ikisine de gusül gerekir” diyorlar.

İbn Abbas dedi ki:

#2,909 اغْتَسَلَ بَعْضُ أَزْوَاجِ النَّبِيِّ فِي جَفْنَةٍ، فَأَرَادَ رَسُولُ اللَّهِ أَنْ يَتَوَضَّأَ مِنْهُ، فَقَالَتْ: يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّي كُنْتُ جُنُبًا، فَقَالَ: " إِنَّ الْمَاءَ لَا يُجْنِبُ
Rasulullah (s.a.v.)’in hanımlarından biri Cefne’de gusletti, Rasulullah (s.a.v.) o kaptan abdest almak isteyince; “Ya Rasulullah! Ben cünüp idim.” Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Su cünüp olmaz yani pislenmez.”

Tirmizi, Tahara: 48 Hn: 65; İbn Mâce, Tahara: 33; Ebû Dâvûd, Tahara: 35 ve diğerleri. Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir. Sûfyân es Sevrî, Mâlik ve Şâfii’nin görüşü de bu hadis doğrultusundadır.

Âişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#2,771 “إِذَا جَاوَزَ الخِتَانُ الخِتَانَ وَجَبَ الغُسْلُ، فَعَلْتُهُ أَنَا وَرَسُولُ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَاغْتَسَلْنَا”
“Erkeğin sünnet yeri kadının sünnet yerini aşınca gusül yapmak gerekir. Ben ve Rasulullah (s.a.v.) böyle yapıyoruz ve yıkanıyoruz.”

Yine Âişe (r.anha)’dan rivayete göre, Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“إِذَا جَاوَزَ الخِتَانُ الخِتَانَ وَجَبَ الغُسْلُ”
“Sünnet yeri sünnet yerini aşınca gusul yapmak gerekir.”
Tirmizi, Tahara: 80 Hn: 109; Buhari, Gusül: 25; Müslim, Hayz: 27 ve diğerleri. Tirmizi: Âişe (r.anha)’nın hadisi hasen sahihtir. Tirmizi: Bu hadis değişik yollarla rivayet edilmiştir. “Sünnet yeri sünnet yerini aşınca gusül gerekir.” Rasulullah (s.a.v.)’in ashabından pek çok kimse bu görüştedir. Ebu Bekir, Ömer, Osman, Ali, Âişe gibi tabiin ve sonraki dönemin alimleri de aynı görüştedirler. Sufyan es Sevri, Şafii, Ahmed, ve İshak’da “Sünnet yerleri birbirine aşarsa gusül gerekir” demektedirler.

Tirmizi, Tahara: 80 Hn: 108; Buhârî, Gusül: 27; Müslim, Hayz: 22 ve diğerleri. Tirmizi: Bu konuda Ebû Hüreyre, Abdullah b. Amr ve Rafi’ b. Hadîc’den de hadis rivâyet edilmiştir.