Toplam 18,362 Hadis
Konular

Adak ve Yeminler Kategorisi

Atâ b. Ebi Rebâh anlatıyor:

#17,254
Şerid, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)' e Fetih gününde gelip: "Ya Resulallah! Eğer yüce Allah Mekke'nin fethini sana nasip ederse Beyt-i Makdis'te namaz kılmayı adamıştım" deyince, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) üç kere: "Burada namaz kil" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6983 *Hadisi Taberâni, el-Mu'cemu'l-kebir'de mürsel olarak rivayet etmiş olup ravileri güvenilir kimselerdir. 1 1 Taberâni, M. el-Kebir (7258)

Abdullah b. Amr' dan rivayet edildiğine göre

#17,253
As b. Vail, Cahiliye devrinde yüz deve kurban etmeyi adamıştı. Hişam b. el-As (oğlu) onun hissesinden elli deveyi kurban etti. Amr, bunu Resulullah (sav)' e sorunca Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Baban şayet Allah'ın birliğini kabul edip ikrar etseydi ve sen onun yerine oruç tutup sadaka verseydin bu, ona fayda ederdi."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6982 *Hadisi Ahmed rivayet etmiş olup ravilerden Hacac b. Ertat tedlis yapan biridir. 2 2 İmam Ahmed, Müsned (6704)

Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) zamanında ailesini koruyup gözetme yükümlülüğü üzerine almiş olan Mervân b. Kays anlatıyor:

#17,252
Bir adam, Resullah (sallallahu aleyhi vesellem)' e gelip: "Ya Resulullah! Babam vefat etti. Üzerinde Mekke'ye yürüyerek gitme ve orada deve kurban etme adağı bulunuyordu. Geriye miras ol:ırak mal da bırakmadı. Onun adağını yerine getireyim mi? Onun yerine Kabe'ye yürüyerek gidip, onun yerine kendi malımdan deve kurban edeyim mi?" diye sorunca Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Evet, onun adağını yerine getir. Onun yerine kurban kes, onun yerine Kfibe'ye yürü. Babanın üzerinde bir adama ait bir borcu olsa da sen onun bu borcunu kendi malından ödesen bu, adamı razı etmez mi, ne dersin? O halde Yüce Allah razı edilmeye en ziyade layık olandır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6981 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravileri güvenilir kimselerdir.1 1 Taberâni, M. el-Kebir (20/359)

Muhammed b. Kureyb, babasından, o İbn Abbâs ile Sinan b. Abdillah el-Cüheni kanalıyla halasından bildiriyor:

#17,251
Halası, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)' e gelip: "Ya Resulallah! Annem öldü, üzerinde Kabe'ye yürüyerek gitme adağı bulunuyordu" deyince Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Kabe'ye yürüyerek gitmeye güç yetirebilir misin?" diye sordu. Kadın "Evet" deyince; Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Öyleyse annenin yerine Kabe'ye yürüyerek gid(ip hac yap)" buyurdu. Kadın "Böyle yapmamla onun adağını ödemiş olur muyum?" diye sorunca Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Evet, annenin bir borcu olsa da sen onu annenin yerine ödesen bu, ondan kabul edilir mi, ne dersin?" diye buyurunca kadın: "Evet" dedi. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) bunun üzerine: "Allah buna daha ziyade hak sahibidir" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6980 *Hadisi Taberâni, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravilerden Muhammed b. Kureyb zayıftır.

İbn Abbâs'ın bildirdiğine göre

#17,250
"Sa' d b. Uba.de, Cahiliye devrinde yerine getirmeden ölen annesinin adağı hakkında Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)' e fetva sorunca Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) annesinin adağını-yerine getirmesini emretti.·

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6979 Ben derim ki: Bu hadis, Cahiliye devrinde kısmı hariç Sahih'te geçmektedir. *Hadisi Bezzâr rivayet etmiş olup ravileri Sahih'in ravileridir. 1 1 Bezzar, Müsned (1347), Taberâni, M. el-Kebir (5365)

Kızının bildirdiğine göre Kerdeme,

#17,249
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)' e: "Ben üç tane devemi kurban etmeyi adamışhm" diye ne yapması gerektiğini sorunca Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Eğer adadığın develer, Cahiliye toplumlanndan bir toplum içinse, ya da Cahiliye bayramlanndan bir bayram içinse veya put içinse adağını yerine getirme. Eğer bunlardan başka bir şey içinse adağını yerine getir." Babası: "Ya Resulallah! Bu kızın annesi üzerinde yürüyerek hac yapma adağı varsa onun yerine yürüyerek ben hac yapayım mı?" diye sordu. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Evet" diye cevap verdi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6978 *Hadisi Ahmed rivayet etmiştir. Senedinde tanımadığım biri bulunmaktadır. 2

Kerdem b. Süfyaıt'ın bildirdiğine göre kendisi,

#17,248
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)' e Cahiliye devrinde adadığı bir şeyi sorunca Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) ona şöyle buyurdu: "Put için mi, yoksa dikili taşlar için mi (adakta bulundun)?" Kerdem: "Hayır, vallahi Allah için adakta bulunmuştum" deyince Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Allah için adadığın şeyi yerine getir, O' nun için aldığın kurbanı bir yerde kes ve adağını yerine getir" buyurdu

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6977 *Hadisi Ahmed rivayet etmiştir. Senedinde tanımadığım biri bulunmaktadır. 1 1 İmam Ahmed, Müsned (3/419)

Havvât b. Cübeyr anlatıyor:

#17,247
Hastalanmıştım ve Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) bana ziyarete gelmişti. İyileşince bana şöyle buyurdu: "Hastalanan hiçbir insan yoktur ki bir şey adamaksın ya da hayırdan bir şey yapmaya niyet etmiş olmasın. Allah için vaat ettiğin Şey ne ise onu yerine getir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6976 *Hadisi Taberini, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravilerden Abdullah b. İshak el-Hâşim'yi Ukayli zayıf görmüştür. 2 2 Taberani, M. el-Kebir (4148)

Ebu'l-Bahteri anlatıyor:

#17,246
Abdullah (b. Mes'ud)'un talebelerinden biri ile hanımı arasında bir konuşma geçti. Kadın: "Senin ve ailenin katığı, koyunumun sütünden başka bir şey değildir" deyince adam, (bu söze öfkelenerek) koyunun sütünden hiçbir şey yememeye yemin etti. Onlara bir gün misafir geldi. Kadın onlara koyunun sütünden ikram etti. Adam (yani kocası): "Sen de biliyorsun ki ben, bunu yiyecek değilim" deyince kadın: "Vallahi sen yemesen, ben de yemem" dedi. Bu sefer misafir: "Vallahi siz yemezseniz, ben de yemem" dedi. Adam ve karısı akşam yemeği yemeden gecelediler. Hadise Abdullah'a ulaştı Adam, Abdullah'ın yanına gelince Abdullah adama: "Seninle ailen arasında ne geçti?" diye sordu. Adam: "Aramızda geçen ne talak, ne zihar, ne de İladır" dedi ve olan biteni anlattı. Abdullah adama şöyle dedi: "Sana yemin ederim ki ailene döndüğünde senin ilk yaphğın şey o koyunun sütünden yemen olacak. O koyunun sana helal olması için yemininden dolayı kefaret vermeni de uygun görüyorum."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6975 *Hadisi Taberâni, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravilerden Atâ b. es-Sâib Ahir ömründe bunamıştır. lakın kendisi güvenilir biridir. Diğer ravileri, güvenilir kimselerdir. 1 1 Taberâni, M. el-Kebir (8968), Dırar b. Surad zayıftır.

Mesrûk anlatıyor:

#17,245
Abdullah b. Mes'ud'a deve memesi getirildi. Ondan yemeye başladı ve oradaki insanlara "Yaklaşın!" dedi. İnsanlar yaklaşb; ama bir adam onlardan uzak kaldı. Abdullah: "Sana ne oldu (ki yemiyorsun)?" deyince adam: "Ben kendime deve memesini haram kılmıştım" dedi. Abdullah ona şöyle dedi: "Bu, şeytanın düşüncelerindendir. Yaklaş veya yemininden dolayı kefaret ver." Abdullah sonra şu ayeti okumuştur: "Ey iman edenler! Allah'ın size helal kıldığı temiz yiyecekleri haram kılmayın." 1

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6974 *Hadisi Taberâni, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravileri Sahin'in ravileridir. 2 1 Mâide Sur. 87. 2 Taberâni, M. el-Kebir (8908)

İbn Abbâs diyor ki:

#17,244
"Her kim, kendisini veya çocuğunu kurban etmeyi adarsa (kefaret olarak) bir koç kessin." Ravi devamını yukarıdakine benzer bir şekilde vermiştir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6973 *Ravileri Sahih'in ravileridir.3 3 Taberâni, M. el-Kebir (11995), Abdurrezzak, Musannef (15905)

Atâ b. Ebi Rabah'ın bildirdiğine göre

#17,241
bir adrun İbn Abbas'a gelerek: "Ben kendimi kurban etmeyi adadım" deyince İbn Abbas ona şu karşılığı verdi: "Hiç şüphesiz sizin için Allah'ın Resulü'nde güzel bir örnek vardır." 1

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6972 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat ve el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. 2 1 Ahzâb Sur. 21. 2 Taberâni, M. el-Kebir (11443), Taberâni, M. el-Evsat (210)

İbn Abbâs anlatıyor:

#17,237
Bir adam ve annesi, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)' e geldiler. Adam cihad etmek istiyor, annesi ise onu engelliyordu. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Annenin yanında kal Çünkü senin cihad ettiğinde alacağın sevabının benzeri annenin yanındadır." Daha sonra başka biri gelip: "Ben kendimi kurban etmeyi adadım" dedi. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) meşgul idi. Adam ve annesi gidince Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) kendisini kurban etmek isteyen kişiyi buldu ve şöyle buyurdu: "O Allah'a hamdolsun ki adağını yerine getiren ve kötülüğü her tarafı kaplamış olan bir günden (kıyamet günü) korkan birini ümmetim içerisine koydu. Senin malın var mıdır?" Adam: "Evet" deyince Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Yüz tane deveyi Mekke' de kesilmek üzere kurban olarak gönder. Bunu üç sene içerisinde yap. Çünkü sen, yüz deveyi beraberce senden alacak birini bulamazsın. "

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6971 *Hadisi Taberâni, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravilerden Rişdin b. Küreyb oldukça zayıf biridir.2 2 Taberâni, M. el-Kebir (12163)

Halife b. Bişr'in bildirdiğine göre (babası) Bişr,

#17,225
Müslüman olunca Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) malını ve çocuğunu ona geri vermişti. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) onu ve oğlunu bir iple birbirlerine bağlı olarak ayn ayn gittiklerini görünce: "Bu ne hal, ey Bişr?" diye sormuş; Bişr: "Allah bana malımı ve çocuğumu geri verirse Beytullah'ı bağlı olarak haccetmeye dair yemin etmiştim" diye cevap verince Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vessellem) ipliği tutup keşmiş ve ikisine şöyle buyurmuştur: "Haccınızı yapın. Bu yaphğınız, şeytandandır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6970 *Hadisi Taberâni, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. Senedinde tanımadığım bir ravi bulunmaktadır. 1 1 Taberâni, M. el-Kebir (1218)

İmrân b. Husayn anlatıyor:

#17,152
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) ayağa kalkarak bize her hutbe verdiğinde sadaka vermeyi emreder, müsle'yi (kişinin kendisine eziyet etmesini) yasaklardı. Resulullah (bir hutbesinde) şöyle buyurmuştu: "İyi bilin ki kişinin yürüyerek hac yapmayı adaması da müsle sayılır. Bu kişi, Mekke' de kesilmek üzere bir kurban göndersin ve binekli olarak hac yapsın."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6969 Ben derim ki: Ebû Dâvûd bu hadisi "Burnun delinmesi ve hac yapma" bölümünü kısaltarak rivayet etmiştir. *Hadisi buna benzer ifadelerle Ahmed, Bezzar ve el-Mu'cemu'l-kebir'de Taberani rivayet etmiştir. Ahmed'in ravileri Sahih'in ravileridir. Taberâni'nin rivayet ettiği hadisin ibaresi şöyledir: Resûlullah (sav) müsleyi yasaklamış ve şöyle buyurmuştur: "Müsle, kişinin başkasını iple bağlı olarak veya yürüyerek hac yapmaya yemin etmesidir. Her kim bunlardan biri için yemin ederse yemininden dolayı kefaret versin ve binekli olarak hac yapsın. "

Hz. Aişe anlatıyor:

#17,139
Bir adam Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)' e gelerek: "Kız kardeşim Beytullah' a yürümeyi adadı" deyince Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Kız kardeşine binekli olarak gitmesini emret. Kız kardeşinin kendisine azap etmesine Yüce Allah'ın ihtiyacı yoktur."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6968 *Hadisi Taberâni, el-Mu'cenıu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravilerden Muhammed b. Kesir el-Kûfi'yi Ahmed, Buhari ve İbnu'l-Medini zayıf görmüş; İbn Main ise güvenilir kabul etmiştir. 2 2 Taberâni, M. el-Evsat (1229), İmam Ahmed, Müsned (1/239, 253, 310, 311, 315), Ebu Ya'Ia, Müsned (2737), bak: Sünen-i Ebi Davud (3295-7)

İbn Abbâs'm bildirdiğine göre

#17,138
Ukbe b. Amir, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)' e gelerek kız kardeşinin Beytullah' a yürü(yerek gitmek suretiyle haccet)meyi adadığını söyleyince Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Kız kardeşine binekli olarak gitmesini ve bir deveyi kurbanlık olarak göndermesini emret."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6967 Ben derim ki: Ebu Davud bu hadisi "kurbanlık" kelimesi olmaksızın rivayet eder. *Hadisi Ahmed rivayet etmiş olup, ravileri Sahih'in ravileridir. 1 1 İmam Ahmed, Müsned (2134); Aslı Ukbe b. Amir hadisinden Sahihayn'da yer almıştır.

Tavus anlatıyor:

#17,137
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) Mescid' e girdiği zaman Ebu İsrail namaz kılıyordu. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)' e: "Ya Resulullah! Şu adam oturmaz, insanlarla konuşmaz, gölgede durmaz. Oruç tutmayı da istiyor" denilince Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Bilakis otursun, insanlarla konuşsun, gölgede dursun ve oruç tutsun."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6966 *Hadisi Ahmed ve el-Mu'cemu'l-kebir'de Taberani rivayet etmiştir. Ancak Taberani'nin ifadesi şöyledir: Resulullah (sav), Ebu İsrâil'i güneşte namaz kılarken gördü: "Bu adamm hali nedir?" diye sorunca: "Güneşte durmayı adamış" şöyle dediler, .. Ahmed'in ravileri Sahih'in ravileridir. 1 1 İmam Ahmed, Müsned (4/168), Taberâni, M. el-Kebir (22/391)

Hz. Ali anlatıyor:

#17,136
Bir adam Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)' e gelip: "Ya Resulullah! Ben devemi kurban etmeyi, bir de şöyle şöyle bir şeyi adamışhm" deyince şöyle buyurdu: "Devene gelince; onu kurban et, ama şöyle şöyle dediğin şey şeytandandır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6965 *Hadisi Ahmed rivayet etmiş olup ravilerden Cabir el-Cu'ti zayıftır. Fakat ne var ki Şu'be ve başkaları bu zatı güvenilir kabul etmiştir.

Ali b, Yezid b. Cüd'ân'm bildirdiğine göre

#17,135
Safvan b. el-Muattal, Hassan b. Sabit'i kılıayla bir kere vurmayı adamıştı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6964 *Hadisi Taberâni, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup senedinde yer alan Ali b. Zeyd şaibeli olmakla beraber hadisi hasendir. Ancak buradaki hadis mürseldir. Diğer ravileri güvenilir kimselerdir. 2 2 Taberâni. M. el-Kebir (23/130), Ali b. Zeyd zayıftır.

Kerdem b. Kays anlatıyor:

#17,134
Ben: "Ya Resulallah! Kendim için şu ve şu şeyler adına 5-10 deve kesmeyi adamıştım" deyince Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) Şöyle buyurdu: "Adağını yerine getir; sıla-i rahmi (akrabalık bağlarını) kesmek hususunda ve Ademoğlunun sahip olmadığı şeylerde adam olmaz."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6963 *Hadisi Taberâni rivayet etmiştir ki, inşaallah ileride Nikah kitabında daha uzun metniyle gelecektir. Raviler içerisinde tanımadığım bir ravi bulunmaktadır.1 1 Daha önce geçti: Taberâni. M. el-Kebir (19/191)

Urve b. Ruveym der ki:

#17,133
Bizzat karşılaşıp konuştuğum Ebu Sa'lebe anlatıyor: Ben, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'e gelip: "Ya Resulallah! Ben, Cahiliye putlarından bir put adına 5-10 deve kesmeyi nezretıniştim" deyince Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem): "Adağını yerine getir. Rabbine karşı asla günah işleme" buyurduktan sonra ekledi: "Bir günah konusunda, akrabalar ile ilişkiyi kesmede ve sahip olunmayan şeylerde ise adak söz konusu değildir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6962 *Hadisi Taberâni, el-Mu'cemu'l-kebir'de tamamı "Lukata" bölümünde geçecek olan uzun bir hadis içinde rivayet etmiştir. Ravilerden Ebû Ferve Yezid b. SinAn'ı Ebû Hâtim ve başkalan güvenilir kabul etmiş, bir grup ilim ise zayıf görmüştür

Abdullah b. Bedr'in bildirdiğine göre

#17,132
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: "Bir günah hususunda adak söz konusu olmaz."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6961 *Hadisi Taberani. el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravilerden Ebu'l-Huveyris'i Ahmed ve başkalan zayıf gönnüş, İbn Hibban güvenilir kabul etmiştir. Diğer ravileri, güvenilir kimselerdir .

Nevvas b. Sem'ân el-Kilâbi anlatıyor:

#17,131
Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in Ced'a isimli devesi çalınmıştı. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) bunun üzerine: "Allah onu bana geri verirse Rabbime mutlaka şükredeceğim" buyurdu. Deve bedevi kabilelerinden birine uğradı. Orada Müslüman bir kadın vardı. Deve, otladıklarında tek başına otlar, çöktüklerinde tek başına çökerek boynunun iç kısmını yere yaslardı. Allah kadının kalbine deveye binip kaçırmasını ilham etmişti. İnsanların haberdar olması mümkün değildi. Devenin üzerine oturduğu gibi dehleyip götürdü. Onunla sabah vakti Medine'ye vardı. Müslümanlar deveyi görünce sevindiler ve devenin yanına gittiler. Nihayet Resullullah (sallallahu aleyhi vesellem) geldi ve deveyi görüce: "Elhamdülillah" diyerek Allah' a hamdetti. Kadın: "Ya Resulullah! Ben, Allah beni bu deve üzerinde kurtarırsa deveyi kesip etini yoksullara yedirmeyi adamıştım" deyince Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Deveye ne kötü bir karşılık verdin, sahip olduğun şeylerin dışında senin adakta bulunma hakkın yoktur." Resfilullah (sallallahu aleyhi vesellem)'i acaba oruç veya namaz kılacak mı diye beklediler. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)'in adağını unuttuğunu uınnettiler. Biz, Resulullah' a: "Sen.: «Allah onu bana geri verirse Rabbime mutlaka şükredeceğim» demiştiniz" dedik. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) bunun üzerine şöyle buyurdu: "Elhamdülillah demedim mi?"

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6960 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat ve el-Mu'c.emu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravilerden Amr b. Vakıd el-Kuraşi'yi Muhammed b. el-Mübarek es-Süri güvenilir kabul etmiştir. Muhammed'in bu görüşü reddedilmiştir. Hadis imamlarının çoğu Amr b. Vakıd'ı zayıf görmüş, hadisini terk etmişlerdir. 1 1 Taberâni., M. el-Evsaf (1075)

Câbir anlatıyor:

#17,130
Ebu İsrail, gündüzden geceye kadar bir gün ayakta durmaya ve konuşmamaya dair adamışh. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) ona oturmasını ve konuşmasını emretti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6959 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravilerden Haccac b. Artat tedlis yapan biridir.

Amr b. Şuayb'ın, babası kanalıyla dedesinden bildirdiğine göre

#17,129
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) çok sıcak bir günde hutbe verdi. Güneşte kalmış bir bedevi olduğunu tahmin ettiğimiz birini ayakta gördü. Ona: "Niçin seni ayakta görüyorum?" diye sordu. Bedevi: "Hutbeni bitirinceye kadar oturmamayı adamıştım" deyince Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) ona şöyle buyurdu: "Otur, böyle adak olmaz. Adak, ancak kendisiyle Allah'ın nzası istenen şeydir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6958 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravilerden Abdullah b. Nafi' el-Medeni zayıftır. 2 2 Taberâni, M. el-Evsat (1432), İmam Ahmed, Müsned (6975)

Hz. Ali b. Ehi Tâlib diyor ki:

#17,128
Sizin için Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'den duyduğum alh şeyi aklımda tuttum: "Talak ancak nikahtan sonradır; (köle) azat etme (ona) sahip olduktan sonradır; günah olan bir hususta adağı yerine getinne yoktur."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6957 *Ben derim ki: Hadis, tamamıyla talak bölümünd.:! geçmektedir. Hadisi Taberani, el- Mu'cemu's-sağir'de rivayet etmiş olup ravileri güvenilir kimselerdir.1 1 İleride gelecektir. 7743. Taberâni, M. es-Sağir (266), Taberâni, M. el-Evsat (292)

İbn Abbâs'ın bildirdiğine göre

#17,127
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: "Adak, sadece Allah'a itaat edilen konularda söz konusudur. Sıla-i rahmi terk etmede, talakta ve sahip olunmayan köleyi azat etmek hususunda adak olmaz."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6956 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat ve el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş ve şu ilaveyi vermiştir: "Öfke halinde yemin geçerli değildir. " Hadisin "Sıla-i Rahmi terk etket hususunda adak olmaz" bölümünü Taberani düşürmüştür. Ayrıca el-Mu'cemu'l-kebir'in ravileri güvenilir kjmselerdir. 2 2 Taberâni, M. el-Kebir (10933)

İbn Abbâs'ın bildirdiğine göre

#17,126
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) seferlerinden birinde iken Mekke'ye yakın bir yerde saçları açık bir kadın görüp: "Bu ne haldir?" diye sorunca dediler ki: "Ya Resulallah! Bu kadın Kureyşli bir kadındır. Saçları açık olarak hac yapmayı adamış." Bunun üzerine Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) kadına başına örtü takmasını emretti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6955 *Hadisi Bezzar rivayet etmiştir. Senedinde geçen Yahya b. Ebi Yahya, zayıf ravileme dair Mizanu'l-i'tidalkjtabında geçen raviden başkasıdır. Çünkü bundan Sehl b. el-Fadl el-E'rac, o da Zeyd b. el-Hubab'dan rivayet etmiştir. Diğer ravileri, Sahih'in ravileridir. 1 1 Bezzar, Müsned (1348, 1349)

İbn Abbâs anlatıyor:

#17,125
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) öyle adadıklan için birbirlerine bağlı olarak hac vazifelerini ifa eden iki adamın yanından geçti: "İplerinizi çözün" buyurdu. Adamlar "Ya Resulullah! Bu, bir adaktır" deyince Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "önce iplerinizi çözün, sonra haccınızı yapın."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6954 *Hadisi Taberâni, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravilerden Muhammed b. Kureyb zayıftır.

Abdullah b. Amr' dan rivayet edildiğine göre

#17,124
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) iki adam gördü. Burlar birbirlerine iple bağlı oldukları halde Beytullah' a doğru yürüyorlardı. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Bu bağlamanın sebebi nedir?" diye sorunca: "Ya Resulullah! Beytullah' a beraberce birbirimize bağlı olarak yürümeyi adamıştık" cevabını verdiler. Bunun üzerine Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Böyle adak olmaz." Onların ipliklerini kestikten sonra şöyle buyurdu: "Adak sadece, kendisiyle Allah'ın nzası istenen şeydir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6953 Ben derim ki: Ebû Davud bu hadisin son kısmından bir bölümü rivayet etmiştir. *Hadisi Ahmed rivayet etmiş olup ravilerden Abdurrahman b. Ebi'z-Zinad'ı bir grup alim güvenilir kabul ederken, diğerleri zayıf görmüştür. 1 1 İmam Ahmed, Müsned (6714)

Çöl ahalisinden bir adamdan rivayet edildiğine göre kendisi,

#17,123
Bir akrabasıyla birbirlerine iple bağlı olarak hac yapıyordu. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) onu görünce: "Nedir bu haliniz?" diye sordu. Adam: "Bu bir adaktır" deyince Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) ipliğin kesilip birbirlerinden ayrılmalarını emretti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6952 *Hadisi Ahmed rivayet etmiştir. İsnadında isimsiz raviler bulunmaktadır.

Câbir'in bildirdiğine göre

#17,122
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Yüce Allah'a isyan hususunda adağa vefa gösterme (yerine getirme) söz konusu değildir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6951 *Hadisi Ahmed rivayet etmiş olup ravilerden Süleyman b. Musa'nın Cabir'den hadis işitmediği söylenmiştir. Ahmed hadisi Sahih'in ravileriyle rivayet etmiştir. Cabir'in sözü yani mevkuf olması daha doğrudur.2 2 İmam Ahmed, Müsned (3/297)

Hakem ve Talha b. Musarrif diyorlar ki:

#17,121
Ma'kil b. Sinan, Abdullah b. Mes'ud'a gitti. Ona bir adakta bulunup ta hiçbir şey belirtmeyen kişinin durumunu sordu. Abdullah: "Bir köle azat eder" karşılığını verdi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6950 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravileri Sahlh'in ravileridir. Lakin Talha ve Hakem, İbn Mes'ûd'dan hadis işitmemişlerdir. 1 1 Taberani, M. el-Kebir 9197), Dırâr b. Surad zayıtır.

Ka'b b. Ucre anlatıyor:

#17,120
Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) bir takım asker gönderdi ve: "Allah bunları kurtarırsa O'na mutlaka şükredeceğim" ya da "Allah bunları kurtarırsa O'na şükretme üzerime borç olsun" buyurdu. Askerler sağ salim döndüler ve ganimet elde ettiler. Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) bunun üzerine şöyle buyurdu: "Allahım! Bütün hamdler sana aittir, Sana şükürler olsun, fazlın olan iyilik sana aittir." İnsanlar Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in (özel) bir şey yapmasını beklediler. Fakat Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)'in başka bir şey yaptığinı görmediler. "Ya Resulallah! Sen Allah'a şükredeceğim demiştin" diye hatırlatıklarında Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Ben «Allahım! Bütün hamdler sana aittir, sana şükürler olsun, fazlından iyilik sana aittir» demedim mi?"

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6949 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravilerden Süleyman b. Salim el-Medeni zayıftır. Ben derim ki: Nevvâs b. Sem'an hadisi, "Günah Konusunda Adak Yoktur" bölümünde gelecektir. 1 1 Taberâni, M. el-Kebir (19/144-5)

İbn Ömer diyor ki:

#17,119
"Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) adak adamayı yasakladı. (Buna karşılık adak adadığımızda) adağımızı yerine getirmemizi emretti."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6948 *Hadisi Taberâni, el-Mu'cemu'l-kebir'de iki isnadla rivayet etmiştir. Birinin ravileri Sahih'in ravileridir.

İbn Abbâs'm bildirdiğine göre

#17,118
Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem)' in yanına fetva sormak için bir adam geldi. Bir yemininden dolayı üzerine deve (kurban etmeyi) gerekli kılmıştı. Hz. Peygamber (sav) adama deveyi (kurban etmesi) doğrultusunda fetva verdi. Adamın adağından dönmesini de yasakladı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6947 *Hadisi Taberâni, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravHerden !astm b. Feyyld'ı Ebü Dâvûd güvenilir kabul ederken, İbn Main zayıf görmüştür. Diğer ravileri, güvenilir kimselerdir. 2 2 Taberâni, M. el-Kebir (10700)

Behz b. Hakim'in, babası kanalıyla dedesinden bildirdiğine göre

#17,117
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) ok atışan bir topluluğun yanından geçti. "Vallahi ıskaladın, vallahi tam isabet!" şeklinde yemin ediyorlardı. Resulullah (sav)'i gördüklerinde durdular. Bunun üzerine Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "(Oklarınızı) atın. Çünkü ok atanlann yeminleri boştur. (Uygun olmadığında) yeminlerinde durmama ve kefaret söz konusu değildir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6946 *Hadisi Taberâni, el-Mu'cemu's-sağır'de rivayet etmiş olup ravileri güvenilir kimselerdir. Lakin Taberani'nin hocası olan Yusuf b. Ya'kub b. Abdilaziz es-Sekafi'yi ne tenkit eden, ne de güvenilir kabul eden rastlamadım. 1 1 Taberâni, M. es-Sağir (1151)

Abdullah b. Hasan'ın bildirdiğine göre

#17,116
Ümmü Seleme, azat edilmeyi isteyen bir kölesi hakkında yemin ederek: "Ben, bunu azat edersem, Allah beni ebedi olarak cehennemden azat etmesinn diye yemin etti. Allah'ın dilediği bir süre bekledikten sonra şöyle dedi: "Sübhanallah (ben ne yaptım), halbuki Resulullah (sav)'in şöyle buyurduğunu işitmiştim: UHer kim bir şey uzere yemin eder de ondan başkasını daha hayırlı görürse yemininden dolayı kefaret verdikten sonra daha hayırlı olanı yerine getirsin." Ümınü Seleme bunun üzerine köleyi azat ettikten soma yemininden dolayı kefaret verdi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6945 *Hadis Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravileri güvenilir kişişerdir. Fakat Abdullah b. Hasan, Ümmü Seteme'den hadis işitmemiştir. 1 1 Taberâni, M. el-Kebir (23/307)

Abdullah b. Amr'ın bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:

#17,115
"Her kim, bir şey üzerine yemin eder de ondan başkasını daha hayırlı görürse, daha hayırlı olanı yerine getirsin."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6944 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravilerden Müslim b. Halid ez-Zenci'yi İbn Hibban ve başkaları güvenilir kabul ederken, Ahmed ve başkaları zayıf görmüşlerdir. 1 1 İmam Ahmed, Müsned (6907)

Abdurrahman b. Uzeyne'nin, babasından bildirdiğine göre

#17,114
Resullullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Her kim, bir şey üzerine yemin eder de ondan başkasını daha hayırlı görürse, o kişi daha hayırlı olanı yerine getirsin, yemininden dolayı da kefaret versin."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6943 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravilerden Abdurrahman b. Uzeyne güvenilir biridir. Diğer ravileri, Sahih'in ravileridir.

Muâviye b. el-Hakem es-Sülemi anlatıyor:

#17,113
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)' e: "Ya Resulallah! Ben bir şey üzerine yemin edip sonra da pişman olan (cayan) biriyim" deyince, şöyle buyurdu: "Her kim, bir şey üzerine yemin eder de ondan başkasını daha hayırlı görürse, o kişi daha hayirlı olanı yerine getirsin, yaptığı yemininden dolayı da kefaret versin."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6942 Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Senedindee tanımadığım bir ravi bulunmaktadır.

Ebu'd-Derdâ anlatıyor:

#17,112
Allah, Resulüne ganimet olarak bir miktar deve ihsan etmişti. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) onları dağıtb. Ebu Musa, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)' e: "Ya Resulallah! Bana (da deve) ver" deyince Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem): "Hayır" buyurdu. Ebu Musa bu isteğini üç defa tekrarlayınca Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Vallahi yapamam" buyurdu. Geriye hörgüçleri beyaz olan dört tane deve kalmışb. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Ey Ebu Musa! Bunlan al!" buyurunca Ebu Musa şöyle karşılık verdi:" Ben, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in başına (unutma gibi) bir hatanın gelmiş olmasından korkunca Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Hiç şüphesiz ben, yemin edip de yemin ettiğim şeylerden başkasını daha üstün görürsem yeminimin kefaretini verir, daha üstün olan şeyi yerine getiririm."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6941 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravileri güvenilir kimselerdir. 2 2 Taberâni M. el-Kebir (873)

İmran b. Husayn' dan rivayet edildiğine göre

#17,111
Ebu Musa Resulullah (sallallahu aleyhi vesellern)' e gelip ondan yükünü yüklemek için binek istedi. Ravi hadisin devamını zikretti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6940 *Ravilerden İbrahim b. Muhammed b. lrk'ı, Zebebi zayıf görmüştür. 1 1 Taberâni, M. el-Kebir (18/199-200)

İmran b. Husayn anlatıyor:

#17,110
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)' e kabilemden birkaç kişiyle birlikte gelip ondan eşyalarımızı yüklemek için deve vermesini taleb ettim. İki kere: "Vallahi yanımda sizi üzerinde taşıyacak (deve) yoktur" buyurdu. Fakat daha soma Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) develeri bize gönderdi. Biz de yüklerimizi develere yükledik. Yola koyulunca arkadaşlarıma: "Ben, bu develerin bize bereketli olacağını düşünüyorum. Çünkü Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) bizi yükletmemeye dair yemin ettikten sonra bizi yüklenmemiz için bize develeri verdi" dedim. Hemen Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in yanına geri döndük. Ona yemini hatırlabnca şöyle buyurdu: "Ben yeminimi unutmadım. Lakin bir şey üzerine yemin edip de o şeyden daha hayırlısını gördüğümde daha hayırlı olan şeyi yapar, yeminimin kefaretini de öderim."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6939 *Hadisi Taberâni el-Mu'cemu'l-kebir'de tamamını, el-Mu'cemu'l-evsat'ta bir kısmını rivayet etmiş olup ravilerdl!n Said b. Zerbi zayıftır. 1 1 Taberâni, M. el-Kebir (18/158)

Enes'ten rivayet edildiğine göre

#17,109
Ebu Musa, (eşyalarını taşımak) için Allah'ın Resulun'nden (sallallahu aleyhi vesellem) yük devesi istedi. Bu, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in meşguliyet vaktine rastladığı için: "Vallahi, sana yük devesi veremem" buyurdu. Ebu Müsa geri dönüp gidince Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) onu peşinden çağırdı ve ona yüklemesi için deve verdi. Ebü Musa: "Ya Resulullah! Bana yük devesi vermeyeceğine dair yemin etmiştiniz" deyince Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Yemin ederim ki, elbette sana yük devesi vereceğim."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6938 *Hadisi Ahmed ve Bezzar rivayet etmiş olup Ahmed'in ravileri, Sahih'in ravileridir. 3 3 İmam Ahmed, Müsned (12056, 12835, 12836, 13471, 13621) Bezzar, Müsned (1344), Ebu Ya'la, Müsned (3835)

İbn Ömer'in bildirdiğine göre

#17,108
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: "Her kim, bir şey üzerine yemin eder de o şeyden başkasını daha hayırlı görse, yemininin kefareti yemin ettiği şeyi terk etmesidir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6937 Hadisi Ebû Ya'lâ rivayet etmiş olup ravilerden Muhammed b. Abdirrahman b. el- Beylemâni zayıftır. 2 2 Ebu Ya'la, Müsned (5762), M. b. el-Haris zayıftîr.

İbn Abbâs' ın bildirdiğine göre

#17,107
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: "Her kim, bir şey üzerine yemin eder de o şeyden başkasını (daha hayırlı olarak) görse o (başka) şeyi yerine getirsin. Çünkü böyle yapması, yeminini terk etmesinin kefaretidir. Ancak talak ve köle azat etmek (bu hükümden) istisna edilmiştir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6936 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravilerden Yahya b. Amr b. Malik en-Nukri hakkında Hammad b. Zeyd hadis uydurma suçlamasında bulunmuştur. Başkalan ise bu kişiyi zayıf görmüştür. Darakutni der ki: "Salihçik biridir. Kendisine itibar edilir."1 1 Taberâni, M. el-Kebir (12793)

Ebu Said el-Hudri' den rivayet edildiğine göre

#17,106
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: "Her kim, bir şey üzerine yemin eder de ondan daha hayırlısını görürse yemininin kefareti, o şeyi terk etmesidir. "

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6935 *Hadisi Ahmed rivayet etmiş olup hadisin senedi hasendir. 1 1 İmam Ahmed, Müsned (3/76), isnadı zayıftır.

Ebû Hâzım'ın bildirdiğine göre

#17,105
İbn Ömer, bir adamın yanından geçti. Adamın yanında kendine ait koyunlar vardı. İbn Ömer ona: "Şu koyunu kaça sahyorsun? Şu şu fiyata satar mısın?" diye sorunca adam satmayacağına dair yemin etti. İbn Ömer gidip ihtiyacını ·gördü. Dönüşte adama uğradı. Adam: "Ey Ebu Abdirrahman! Koyunu bana verdiğin (teklif ettiğin) paraya al. (Satmayacağım diye) yemin etmiştim. Şeytana senin aleyhine yardımcı oldum. (Bu uğurda) sana karşı yeminimi bozsam da."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6934 *Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-kebir"de rivayet etmiş olup ravileri Sahih'in ravileridir.

Abdullah b. Mes'ûd diyor ki:

#17,104
"Biz yeminlerimizi yerine getirmekle emrolunduk."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6933 *Hadisi Taberâni, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravilerden İsâ b. el- Müseyyeb zayıftır. 2 2 Taberâni, M. el-Kebir (10404)

Ebü Ûmame el-Bâhili anlatıyor:

#17,103
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) Aişe'nin yanındayken Hz. Aişe'ye bir cariyesi ya da azatlı cariyesi, seride (dilimlenip güneşte kurutulan et) getirip: "Efendim! Buyurun yiyin, etin güzelliği beni hayran bıraktı" dedi. Bunun üzerine Hz. Aişe: "Bunu benden uzaklaştır" deyince Resa.Iullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Eğer et üzerine yaptığın yemini bozarsan onun günahı senin üzerinedir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6932 *Hadisi Taberâni, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravilerden Ali b. Yezid zayıftır. Bazı Âlimler ise onu güvenilir kabul etmiştir. 1 1 Taberâni, M. el-Kebir (2820)

Hz.Aişe' den rivayet edildiğine göre

#17,102
kendisine bir kadın tabak içirisinde kuru hurma hediye etmişti. Bir kısmını yiyip bir miktar kalmıştı ki şöyle dedi: ""Senin üz.erine yemin ederim ki seni mutlaka yiyeceğim." Bunun üzerine Resıllullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: uy eminini tutup gereğini yerine getir. Çünkü günıı4 yeminini bozan kişi üzerinedir. "

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6931 *Hadisi Ahmed rivayet etmiş olup ravileri, Sahih raviteridir.1 1 İmam Ahmed. Müsned(6/114)

Abdullah b. Mes'ûd diyor ki:

#17,101
"Her kim, yemin edip de inşallah derse o kişi istisna etmiş olur."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6930 *Hadisi Taberâni, el-Mu'cem'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravileri, Sahih'in ravileridir. Ancak Kâsım, İbn Mes'ûd'a yetişmemiştir.

Ebû Hureyre'nin bildirdiğine göre

#17,100
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur. "Kişinin her sözünde (inşallah diyerek) istisna etmesi, inmanının tam olmasındandır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6929 *Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravilerden AbduUah b. Said b. Ebi Said zaytftır.

İbn Abbâs, Yüce Allah'ın:

#17,099
Unuttuğunda Rabbini hatırla"2 kavl-i şerifini şöyle tefsir etmiştir: "İstisna etmeyi unuttuğunda hatırladığında istisna et. Bu durum, sadece Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)' e ait olan bir hususiyettir. Dolayısıyla (kişinin yemini bittikten sonra) hiç kimse için yeminin hemen peşinde olması dışında istisna etmesi caiz değildir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6928 *Hadisi Taberâni el-Mu'cemu'l-evsat ve el-Mu'cemu's-sağir'de rivayet etmiş olup ravilerden Abdülaziz b. Husayn zayıftır. 2 Kehf Sur. 23.

İbn Abbâs'ın bildirdiğine göre

#17,098
Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) önce: "Vallahi Kureyş'le mutlaka savaşacağım" buyurmuş, sonrasında "İnşallah" sözünü eklemiştir. Daha sonra yine: "Vallahi Kureyş'le mutlaka savaşacağım" buyurmuş, sonrasında: "İnşallah" sözünü eklemiş; nihayet sonra yine: "Vallahi Kureyş'le mutlaka savaşacağını" buyurduktan sonra yine: "İnşallah" sözünü eklemiştir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6927 *Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravileri Sahih'in ravileridir. Ebu Ya'la hadisi buna benzer lafızlarla rivayet etmiştir. 1 1 Taberani, M. el-Evsat (1008), Taberani, M. el-Kebir (11742), Ebû Ya'Iâ, Müsned (2674)

Şa'bi' den rivayet edildiğine göre

#17,097
Mikdad b. el-Esved, Hz. Osman' dan yedi bin dirhem borç almışh. Osman, Mikdad' a olan borcunu isteyince Mikdad borcunun dört bin dirhem olduğunu söyledi. Osman anlaşmazlığını çözmesi için Mikdad'ı Hz. Ömer'in huzuruna çıkardı. Osman: "Ben ona yedi bin dirhem borç verdim" dedi. Mikdad ise: "Yedi bin dirhem olduğuna dair yemin etsin" deyince Osman: "Yarısını indirdim" dedi ve yemin etmeye yanaşmadı. Hz. Ömer, Osman' a: "Ne veriyorsa al!" deyince Osman şöyle dedi: "Kendisinden başka hiçbir ilah olmayan Allah' a yemin ederim ki onun bana olan borcu yedi bin dirhemdir." Bunun üzerine Hz. Ömer: "Şunun gece, şunun gündüz olduğuna dair yemin etmene engel olan şey nedir?" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6926 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-keblr'de rivayet etmiş olup ravileri Sahih'in ravileridir. 1 1 Taberâni, M. el-Kebir (20/237)

Abdülkahir b. es-Seri anlahyor:

#17,096
Bir adam (Zalim lakaplı vali) Hacac b. Yusuf zamanında Ebu's-Sevvar el-Adevrnin yanında gizlenmişti. Hac.cac ona bir adam gönderip yanına çağırttı. Yanına geldiğinde ona: "Adam yanında mı?" diye sordu. Ebu's-Sevvar: "Hayır, yanımda değil" dedi. Haccac ona "Eğer yanında ise Ümmü' s-Sevvar -karısını kasdediyor- boş olsun mu?" Ebu' s-Sevvar: "Ben Ümmü' s-Sevvclr' ın yanından ayrılırken onu boşamaya niyetlenmedim" karşılığını verdi. Haccac: "Eğer yanında ise sen İslam' dan uzak olasın o halde!" diye çıkışh. Ebu' s-Sevvar, Haccac' a "Peki ben nereye gideyim (ne yapayım), o halde?" deyince Haccac onu serbest bıraktı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6925 *Hadisi Taberani el-Mu'cemu's-sağlr'de rivayet etmiş olup ravileri güvenilir kimselerdir.

Eş' as b. Kays diyor ki:

#17,095
Bir keresinde yeminimi 70 bin dirheme satın aldım.(Yani kefareti olarak) Çünkü ben, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in şöyle buyurduğunu işittim: "Her kim, Müslüman kardeşinin hakkını (yalan) yemin ile keserse (gaspederse) o kişi, Cenab-ı Hakk'ın gazabına uğrayarak Allah'a kavuşur."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6924 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup, ravilerden İsa b. el- Müseyyib el-Beceli zayıftır.

Cübeyr b. Mut'im'den rivayet edildiğine göre

#17,094
kendisi yemini karşılığında (kefaret olarak) on bin dirhemi (insanlara) vermiş; sonra da şöyle demiştir: "Şu Kabe'nin Rabbine yemin olsun ki ben, yemin ettim mi doğru olarak yemin ederim. Bu, sadece yeminim karşılığında fidye olarak verdiğim şeydir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6923 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravileri güvenilir kimselerdir.1 1Taberâni, M. el-Evsaf (885)

Ebû Ruhm es-Semei' nin bildirdiğine göre Resûlullah (saIIallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#17,093
"Valinin lisanını çalan kişi, hırsızlann en kötülerindendir. Müslüman birinin malını koparmak, günahlann en büyüklerindendir. Hasta ziyareti sevaplardan biridir. Bu ziyaretin tam olması, elini hastanın üzerine koyup onu nasıl olduğunu sormandır. Nikahlanmalan hususunda iki kişi arasında aracılık yaparak onlan bir araya getirmen, aracılıklann en faziletlisindendir. Peygamberlerin giysilerinden gömlekler, şalvarlardan önceliklidir. Yapıldığında kendisine icabet edilen dua, aksırana yapılan duadır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6922 *Ben derim ki: İbn Mâce bu hadisten bir bölüm rivayet etmiştir. Hadisi Taberâni, el- Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir. Bazıları hakkında bir takım tenkitler varsa da bu zarar verecek düzeyde değildir. 1 1 Taberâni, M. el-Kebir ('12/3'36), hadis mürseldir.

Sa'lebe diyor ki:

#17,092
Ben, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in şöyle buyurduğunu işittim: "Her kim, yalan yeminle birinin hakkını kopanrsa o yemin, o kişinin kalbinde nifaktan siyah bir nokta olur ve kıyamete kadar hiç bir şey onu değiştiremez."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6921 *Hadisi Taberani rivayet etmiş olup ravilerden Ubeydullah b. Sa'lebe el-Ensari'yi tanımıyorum. Geri kalan ravileri, güvenilir kimselerdir.3 3 Taberâni, M. el-Kebir (1383), Hakim, Müstedrek (4/294, "sahih")

İmrân b. Husayn diyor ki:

#17,091
"Biz yalan yere yemini büyük günahlardan sayardık."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6920 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravilerden Kesir Ebu'l- Fadl'dan bir grup alim hadis rivayet etmiş; fa!cat hiç kimse kendisini zayıf görmemiştir. Geri kalan ravileri güvenilir kimselerdir.2 2 Taberâni, M. el-Kebir (18/125)

İmrân b. Husayn' dan rivayet edildiğine göre

#17,090
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: "Her kim, bile bile yalan yere yemin ederse cehennemdeki yerini hazırlasın."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6919 *Hadis! Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravilerden Ömer b. İbrahim el-Abdi güvenilir biridir. Kendisi hakkında tenkit yapılmıştır. 1 1 Taberâni, M. el-Kebir (18/149)

Hâris b. el-Bersâ diyor ki:

#17,089
Ben, Resulullah (sav)'in iki Cemre (taşlanan Şeytan) arasında yürürken şöyle buyurduğunu işittim: "Her kim, yalan yere yemin ederek Müslümanın malından bir şey. kopanrsa, o kişi kendisine cehennemde bir evi yurt edinsin."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6918 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravileri, Sahih'in ravileridir.3 3 Taberâni M. 'el-Kebir (3330)

Câbir b. Atik, Resûlullah'ın şöyle buyurduğunu işitmiştir:

#17,088
"Her kim, yeminiyle Müslüman birinin malını kopanrsa, Allah ona cenneti haram; cehennemi ise ona vacip kılar." Bunun üzerine "Ya Resulallah! (Yemin ettiği şey) küçük bir şey bile olsa mı?" denilince Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Misvak için bile olsa" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6917 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravileri Sahih'in ravileridir. Bundan Ebu Süfyan b. Cabir b. Atik müstesnadır. İbn Ebi Hatim ondan bahsetmiş, sahih hadis kitapları sahiplerinden bir çoğu kendisinden hadis rivayet etmiş, fakat hakkında kimse tenkitte bulunmamıştır. 2 2 Taberâni, M. el-Kebir (1782-4)

Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#17,087
"Yüce Allah, ayaklanyla yeri darmadağın eden, boynu Arş'ın altında bükülmüş olan bir horozu haber vermem hususunda bana izin verdi. O horoz şöyle demektedir: "Seni noksan sıfatlardan tenzih ederim. Ey Rabbim, ne büyüksün. "Onun bu sözüne (Allah tarafından) şöyle karşılık verilir: Bunu, benim (ismim)le yalan yere yemin eden kişi bilemez."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6916 *Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravileri Sahih'in ravileridir. 1 1 Taberâni, M. el-Evsat (l/156a}, es-Silsiletu's-sahiha (150)

Eş' as b. Kays diyor ki:

#17,086
Ben, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in şöyle buyurduğunu işittim: "Her kim, Müslüman birinin malını almak için boş ile yemin etse o kişi, Cenab-ı Hakk'ın gazabına uğrayarak Allah'a kavuşur. Dilerse onu affeder, dilerse azap eder. "

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6915 *Ben derim ki: Bu hadis Sahih'de "Dilerse onu affeder, dilerse azap eder" bölümü olmaksızın mevcuttur. Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat ve el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. el-Mu'cemu'l-keblr'in senedinde geçen Ömer b. Muhammed b. Yahya b. Said b. el-Âs'ın biyografisini yazana rastladım. Geri kalan ravileri, güvenilir kimselerdir. el- Mu'cemu'l-evsarın senedinde hadis uyduran biri bulunmaktadır.2 2 Taberâni, M. el-Kebir (644), Taberâni, M. el-Evsat (1664)

Eş'as b. Kays'dan rivayet edildiğine göre

#17,085
Muaz ile bir adam arasında anlaşmazlık vardı. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) birinin yemin etmesi yönünde hüküm verdi. Diğeri "Ya Resulallah! İşi onun yeminine bıraktın. Şimdi o (yemin ederek) malı götürür" deyince, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Fakat o, yalan yere yemin ederse ... " Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) bu sözünün devamında ağır bir ifade kullandı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6914 *Ben derim ki: Sahih'de Eş'as'ın rivayet ettiği buradakinden başka bir hadis vudır. Hadisi Taberani. el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Senedinde geçen Muhammed b. Selam el-Menbeci'nin biyografisi hakkında şöyle denilmiştir: "Rivayetlerinde tek kalan biridir." Geri kalan ravileri, Sahih'in ravileridir. 1 1 Taberâni, M. el-Evsat (1676), Taberâni, M. el-Kebir (636)

Câbir b. Abdillah'ın bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#17,084
"Her kim, Müslüman birinin malını kopanp almak için bile bile yalan yere yemin etse o kişi, Cenab-ı Hakk'ın gazabına uğrayarak Allah'a kavuşur."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6913 *Ben derim ki: Ebu Davüd, Cabir'in buradakinden başka bir hadisini rivayet etmiştir. Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat ve el-Mu'cemu's-sağir'de rivayet etmiş olup ravilerden Abdullah b. Bezi' leyyindir. Diğer ravileri, güvenilir kimselerdir.1 1 Taberâni, M. es-Sağir (627)

Seleme b. el-Ekva' dan rivayet edildiğine göre

#17,083
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) minber üzerindeyken şöyle buyurmuştur: "Hiç kimse, yalan bir şey üzerine yemin etmesin. Yoksa cehennemdeki yerini hazırlar."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6912 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat ve el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. Ravileri güvenilir kimselerdir. 1 1 Taberani, M. el-Kebir (6297)

Ebû Hureyre'nin bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#17,082
"Sevap bakımından taatlerin en hızlısı, sıla-ii rahimdir. Bir ev halkı, günahkıir olmalanna rağmen sırf sıla-i rahim yaptıklanndan dolayı mallan artar ve sayılan çoğalır. Günahlann azap bakımından en hızlısı zulüm ve yalan yere yemindir. Bu, malın bereketini giderir, rahmi (nesli) azaltır ve evleri ıssız bırakır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6911 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravilerden Ebu'd-Dehma el-Es'ab'ı Nüfeyli güvenilir kabul ederken, İbn Hibban zayıf addetmiştir.

Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre

#17,081
Resullullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Her kim yalan söyleyerek masbure (yani kendisinden dolayı hapiE gereken, hüküm yönünden sahibi için bağlayıcılığı bulunan bir) yemin ile yemin etse, o kişi cehennemdeki yerine hazırlansın."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6910 *Hadisi Taberani, el-Mu'cernu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravilerden Muhammed b. Abdillah b. Ulase'yi İbn Main güvenilir kabul ederken, başkalan zayıf görmüştür. Zayıf görülmesi reddedilmiştir

Ebü Seleme b. Abdirrahman'ın, babasından rivayet ettiğine göre

#17,080
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: "Kötü niyetli yalan bir yemin, mal(ın bereketini) giderir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6909 *Hadisi Bezzar rivayet etmiştir. Ravileri Sahih'in ravileridir. Ancak Ebu Seleme'nin babasından hadis işittiği sahihlik kazanmamıştır. Allah en doğrusunu bilir. 3 3 Bezzar, Müsned (1345)

Ebü Süd diyor ki:

#17,079
Ben, Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in şöyle buyurduğunu işittim: "Kişinin, Müslüman malını zimmetine geçirmesine vesile olan yalan bir yemin, rahmi kısırlaştınr."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6908 *Hadisi Ahmed ve el-Mu'cemu'l-kebir'de Taberani rivayet etmiştir. Senedinde isimsiz bir ravi bulunmaktadır.2 2 Cerir, Tehzibu'l-âsâr, Müsned Ali (268-9) 2 İmam Ahmed, Müsned (5/79), Taberâni, M. el-Kebir (22/381)

Ebu Seleme anlatıyor:

#17,078
"Şu ikisine -Said b. Zeyd ve Erva binti Uveys' e- gidip aralarında barış yapın" dedi. Biz de Said b. Zeyd'in yanına gittik. Said şöyle dedi: "Benim, bu kadının hakkından bir şeyi eksilttiğimi mi düşünüyorsunuz? Şahadet ederim ki ben, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in şöyle buyurduğunu işittim: "Her kim haksız yere bir kanş arazi alsa, o yer yedi kat yerden başlayarak onun boynuna dolanır. Her kim kendisini azat edenlerin izni olmadan bir kavmi veli edinirse Allah'ın laneti o kişi üzerindedir. Her kim yemin ederek Müslüman birinin malını kapanrsa, Allah o malı ona bereketli kılmaz."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6907 *Hadisi Ahmed rivayet etmiştir. Buhiri'de bu hadisten şu ibaresi geçmiştir: "Her kim (haksız yere) bir kanş yer alsa, o yer yedi kat yerden başlayarak o kişinin boynuna dolanır. " Hadisin ravileri güvenilir kimselerdir. Ayrıca kısa metniyle Bezzar ve tam metniyle Ebu Ya'la rivayet etmiştir. 1 1 İmam Ahmed, Müsned (1640), Bezzar, Müsned (1346), Ebû Ya'la, Müsned (955), İbn Cerir, Tehzibu'l-âsâr, Müsned Ali (268-9)

Ebu Hureyre diyor ki:

#17,077
Şahadet ederim ki Resuullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in şöyle buyurduğunu işittim: "Şu minberin yanında, yaş bir misvak üzerine bile olsa günahkar olarak (yalan yere) yemin eden hiçbir köle veya hiçbir cariye yoktur ki, cehennemi hak etmiş olmasın."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6906 *Hadisi Ahmed rivayet etmiş olup ravileri güvenilir kimselerdir.2 2 İmam Ahmed, Müsned (2/329)

Urs b. Umeyra anlatıyor:

#17,076
Hadramevtli bir adam ve İmruu'l-Kays b. Abis arasında arazi hususunda bir anlaşmazlık vardı. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in huzuruna geldiler. Resulullah (sav) Hadrametliden delil istedi. Hadramevtlinin delili olmayınca İmruu'l-Kays üzerine, yemin etmesiyle hüküm verdi. Hadramevtli (bunu duyunca) hemen "Ya Resulullah! Onun yemin etmesine imkan tanırsanız -vallahi- arazimi götürür" dedi. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) bunun üzerine: "Her kim Müslüman birinin malını kopannak için bile bile yalan yere yemin etse, 'o kişi Cenab-ı Hakk' ın gazabına uğrayarak Allah'a kavuşur" buyurarak İmruu'l-Kays'ı çağırdı ve ona şu Ayeti okudu: "Allah'ın ahdini ve yeminlerini az bir de§ere de§iıenler var ya; işte onlann Ahirette bir paylan yoktur. Allah onlara kıyamet günü hitap etmeyecek, onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Elem verici azap onlar içindir."2 İmruu'l-Kays "Ya Resulullah Araziyi bırakana ne var?" diye soruca Resftlullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Cennet" cevabını verdi. İmruu'l-Kays bunu duyunca: "Sana şahadet ederim ki! Ben, bu araziyi ona bıraktım" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6904 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-keblr'de rivayet etmiş olup ravileri güvenilir kimselerdir.1 1 Taberâni, M. el-Kebir (17/137-8) 2 Ali İmran Sur. 77.

Adiy b. Umeyra anlatıyor:

#17,075
Kindeli İmruu'l-Kays b. Abis adlı bir adam ile Hadramevtli biri,. aralarındaki anlaşmazlıklarını çözmesi için Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in huzuruna çıktılar. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) Hadramevtlinin delil getirmesi yönünde hüküm verdi. Fakat Hadramevtlinin (arazisini kendisinin olduğunu ispatla~'acak) bir delili yoktu. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) İmruu'l-Kays' ın da yemin etmesine imkan tanıdığında "Vallahi-ya da- Kabe'nin Rabbine yemin olsun ki- arazim elinden çıkar" deyince Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Her kim kardeşinin malını koparmak için yalan yere, bile bile yemin etse o kişi Cenab-ı Hakk' ın gazabına uğrayarak Allah' a kavuşur." Reca ekledi: Resulullah (sallallahu aleyhi vesel!em) şu Ayeti okudu: "Allah'ın dinini ve yeminleri az bir d~ere d~işenler var ya, işte onların ahiretten bir paylan yoktur. Allah onlara kıyamet günü hitap etmeyecek, onlara bakmayacak, onlan temize çıkarmayacaktır. Elem verici azap onlar içindir." (Al-i İmran Sur. 71) Bunun üzerine İmruu'l-Kays dedi ki: "Bu araziyi bırakana ne vardır, ya Resulallah?" Resfilullah (sallallahu aleyhi vesellem) "Cennet" cevabını verince, İmruu'l-Kays: "Sana şahadet ederim ki bu arazinin hepsini ben ona bıraktım" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6903 *Hadisi Ahmed ve el-Mu'cemu'l-kebir'de Taberâni rivayet etmiş olup ravileri güvenilir kimselerdir. 1 *Hadisi Ahmed ve el-Mu'cemu'l-kebir'de Taberâni rivayet etmiş olup ravileri güvenilir kimselerdir. 1 1 İmam Ahmed, Müsned (4/191-2), Taberâni, M. el-Kebir (17/108-9)

Ebu Musa anlatıyor:

#17,074
Biri Hadramevtli olan iki adam anlaşmazlıklarını çözmesi için Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)' e çıktılar. Anlaşmazlıklar, birinin arazisi ile ilgiliydi. Hemen Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) ikisinden birinin yemin etmesini istedi. Diğeri "O zaman arazim elimden çıkar" diyerek feryadı bastı. Bunun üzerine ResUlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:
"Eğer o, yeminiyle haksız yere senin arazini senden koparıyorsa o kişi kıyamet gününde Allah'ın başkasına (rahmet nazarında) nazar etmediği ve (günahlarından) arındırmadığı kişilerden olur. Üstelik onun için elem verici bir
azap vardır." Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in bu sözü üzerine diğeri korktu ve araziyi o kişiye verdi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6902 *Hadisi Ahmed, Bezzâr, Ebu Ya'la ve el-Mu'cemu'l-evsat ve el-Mu'cemu'l-kebir'de Taberani rivayet etmiştir. Hadisin isnadı hasendir. 1 1 İmam Ahmed, Müsned (4/394), Bezzar, Müsned (1359), Ebu Ya'lâ, Müsned (7274), Taberâni, M. el-E'vsât (1094)

İbn Ömer' den rivayet edildiğine göre

#17,073
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) emanet adına yemin eden birini gördü ve ona şöyle buyurdu: "Emanet adına yemin eden sen değil misin?"

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6901 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta. rivayet etmiş olup ravileri güvenilir kimselerdir.

Abdullah (b. Mes'ûd) diyor ki:

#17,072
"Şeytanın yeminiyle yemin etmeyin. Şeytanın yemini sizden birinizin «Allah' ın izzetine yemin olsun ki» demesidir. Buna karşılık Allah'ın buyurduğu gibi siz de şöyle deyin: "İzzetin Rabbi olan Allah' a yemin olsun ki."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6900 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. Ravilerden Abdurrahman el-Mes'udi güvenilir biridir; ama ahir ömründe bunamıştır. 2 2 Taberâni, M. el-Kebir (8890)

Abdullah b. Mes'ûd diyor ki:

#17,071
"Yalan söyleyerek Allah adına yemin etmem bana, doğru söyleyerek başkasının adına yemin etmemden hiç şüphesiz daha sevimlidir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6899 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-keblr'de rivayet etmiş olup ravileri Sahih'in ravileridir. 1 1 Taberâni, M. el-Kebir (8902)

Abdullah b. Mes'ûd anlatıyor:

#17,070
Yahudinin biri Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)' e gelip: "Ümmetin ne güzel bir ümmettir, bir de eşitleıneseler!" dedi. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Nasıl eşitliyorlar ki?!" diye sorunca Yahudi şöyle cevap verdi: "«Bu, Allah'ın ve senin dilediğin şeydir» diyorlar." Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem), bunun üzerine şöyle emir buyurdu: "«Sonra senin dilediğin şeydir» deyin." Yahudi şöyle devam etti: "Ümmetin ne güzel bir ümmettir, bir de şirk koşmasalar! Diyorlar ki: «Falan kişinin hakkı için, falan kişinin hayatı için.»" Bunun üzerine Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem). "Yemin eden kişi, sadece Allah adına yemin etsin" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6898 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-keblr'de rivayet etmiş olup ravilerden Ubeyd b. el- Kasım metruk ve hadis uyduran biridir.

Semure' den rivayet edildiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#17,068
"Tağutlar adına yemin etmeyin, atalarınız adına yemin etmeyin. Allah adına yemin edin."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6896 *Hadisi Bezzar ve el-Mu'cemu'l-kebir'de Taberâni rivayet etmiş; şu ilaveyi irad etmiştir. "Alklh adlna yemin edin. Çünkü onun adına yemin etmeniz. ona daha sevimlidir. Şeytanm yemini ile yemin etmeyin. " Taberâni'nin isnadında mestur raviler bulunmaktadır. Bezzar'ın isnadı ise zayıftır. 1 1 Bezzâr, Müsned (1343), Taberâni, M. el-Kebir (7031)

Sehl b. Huneyf' den rivayet edildiğine göre Resûllullah (sallallahu aleyhi vesellem) onu (elçi olarak) göndermiş ve şöyle buyurmuştur:

#17,067
"Sen benim Mekke halkına gönderdiğim elçimsin. De ki: Resullullah (sallallahu aleyhi vesellem) size selam söylüyor ve size üç şey emrediyor: Allah'tan başkası adına yemin etmeyin ... " Ravi hadisin devamını zikretti. Hadis daha önce geçmiştir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6895 *Hadisi Ahmed rivayet etmiş olup ravilerden Abdülkerim b. Ebi'l-Mühârik zayıftır. 1 1 İmam Ahmed, Müsned (3/487)

İfan Mesûd (R.A)  in şöyle dediği  rivayet edildi:

#10,396
«Eğer Allatı isterse» diye (istisna yapmak suretiyle) ettiği bir yemi­ni bozan "kimse yeminini  bozmuş sayılmaz,  (Kefaret gerekmez.)»

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Adak ve Yeminler Hn: 308/7

 Abdullah  (bin Mesûd)un  şöyîe dediği   rivayet edildi:

#10,395
 — ResuluIIah sailallahü aleyhi ve sellem  buyurdu ki: «(Eğer Allah isterse) şeklinde ifitisnaile yapmış olduğu yeminini bo­zan bir kimse için 'bu istisnası geçerlidir. (Yeminini- tutmamış sayılmaz.)

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Adak ve Yeminler Hn: 307/6

Hz. Aişe'nin şöyle dediği rivayet edildi:

#10,394
-Allah, beyhude yere yemin ettiriniz için sizi suçlu tutmaz. [2] ayetinde!ki  «Beyhude yemin,» kişinin:  «tıayır vallahi» ve «evet vallahi*  diye sözünün arasında söylediği, ve  kalbinin hiçbir ahidde bulunma Atnı   efizüHür." diğı sözüdür

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Adak ve Yeminler Hn: 306/5 [2] Ayni sûre ve âyet.

Hz. Aişenin şöyle dediği rivayet edildi:

#10,393
yemin ettiğiniz içki sizi suçlu tutmaz [1] aye-«evet Vallahi» demesidir."

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Adak ve Yeminler Hn: 305/4 [1] Bakara, 225

İmrân  ibn  Hussyn'in şöyle dediği  rivayet edildi-— ResûluIIah sailallahü aleyhi vesellem buyurdu ki­:

#10,392
Allaha karşı gelme, hususunda kendine verilen söz geçersiz­dir    Boyle bir soz vermeden ötürü doğan    günahın izalesi için verilecek nesne «yemin bozmanın» cezası kadardır.  Verilecek

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Adak ve Yeminler Hn: 304/3

İmrân'ın şöyle dediği rivayet edildi:  Resûlullah sallalahü aleyhi vesellem buyurdu ki:

#10,391
«Kim, Allah Tealaya itaat etmek hususunda kendi kendine söz verir­se, sözünü tutsun. Ve 'kim de Allah Tealaya karşı gelmek hususunda kendi kendine söz verirse, sözünde durmasın. Öfke artında yapılan nezir geçersizdir.»

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Adak ve Yeminler Hn: 303/2

Ebû Hüreyre'nin şöyle dediği rivayet edildi-Resûlullah  Sallallahu aleyhi  ve sellem buyurdu ki:

#10,390
cabnk ^.HGrlylu A,"ah  TSaİaya  İSyan   edi'en  ?eyier  çabuk verilen:  «Haddi Tecavüz»dür (beğy) Kendileriyle.  Allah  Teala'ya   itaat  edilerr  şeyler   içersinde en  süratli sevabı verilen ise yakınlar ile münasebeti kesmemektir. Yalan  yere edilen yemin de yuvalan harap ve ıssız çöl haline kor. Diğer !bir rivayette  [şöyle dedi)  : «Haddi aşmaktan, zulüm sebebiyle azgınlık ve serkeşlikten ve akra­balar arasındaki sevgi bağını kesmekten cezası daha çabuk verilen hiç bir şey yoktur.» Yalan- yere edilen yemin ise yuvalan harap, ve yoksul hale kor. Diğer 'bir  rivayette  (şöyle  buyurdu): «Kendileriyle allan taalaya itaat edilen güzel ameller içerisinde ıhiç biri» akrabaya ziyaret etmekten «'daha çabuk sahibine sevap getirmez.» «Kendileriyle Allah taalaya ksrşı getiren 'kötü işler içerisinde hiç biri» haddi aşma azgınlık ve serkeşlikten daha çabuk sahibine ceza getirmez. Ya­lan yere edilen ise, yuvaları harap ve yoksul hale bırakır. Diğer bir riavyette (şöyle buyurdu): «Allah Tealaya karşı yapılan isyana mukabil verilen hiçbir ceza, «beğ-ye» verilen cezadan daha süratli değildir.»

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Adak ve Yeminler Hn: 302/1

İmran b. Husayn (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v)’den işittim şöyle diyordu:

#7,508 النَّذْرُ نَذْرَانِ: فَمَا كَانَ مِنْ نَذْرٍ فِي طَاعَةِ اللَّهِ فَذَلِكَ لِلَّهِ وَفِيهِ الْوَفَاءُ، وَمَا كَانَ مِنْ نَذْرٍ فِي مَعْصِيَةِ اللَّهِ فَذَلِكَ لِلشَّيْطَانِ وَلَا وَفَاءَ فِيهِ، وَيُكَفِّرُهُ مَا يُكَفِّرُ الْيَمِينَ
“Adak iki çeşittir. Biri Allah’a itaat konusunda olup Allah içindir ve yerine getirilmesi gerekir. İkincisi Allah’a isyan konusunda yapılan adaktır ki bu şeytandandır. Yerine getirilmez yemin keffareti gibi keffaret gerekir.”

(Müslim, Nüzür: 5; Tirmizî, Nüzür ve Eyman: 6)

Yahya İbnu Said rahimullah'dan: Kasım İbnu Muhammed'in şöyle söylediğini işittim:

#7,507 أَتَتِ امْرَأَةٌ إِلَى عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبَّاسٍ، فَقَالَتْ: إِنِّي نَذَرْتُ أَنْ أَنْحَرَ ابْنِي، فَقَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ: " لَا تَنْحَرِي ابْنَكِ، وَكَفِّرِي عَنْ يَمِينِكِ "، فَقَالَ شَيْخٌ عِنْدَ ابْنِ عَبَّاسٍ: وَكَيْفَ يَكُونُ فِي هَذَا كَفَّارَةٌ؟ فَقَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ: " إِنَّ اللَّهَ تَعَالَى قَالَ: الَّذِينَ يُظَاهِرُونَ مِنْكُمْ مِنْ نِسَائِهِمْ ثُمَّ جَعَلَ فِيهِ مِنَ الْكَفَّارَةِ مَا قَدْ رَأَيْتَ
"İbnu Abbas (radıyallahu anhüma)'a bir kadın gelip: "Ben oğlumu kurban etmeye nezrettim! (Ne dersin?)" dedi. İbnu Abbas ona: "Oğlunu kesme, yeminine karşı keffarette bulun!" diye cevap verdi. Bu cevap karşısında orada bulunan yaşlı bir zat: "Bu nezirde nasıl keffaret olur?" dedi. İbnu Abbas açıkladı: "Allah Teala hazretleri Kur'an-ı Kerim'de: "Hanımlarına zıhar yapanlarınız bilsin ki, bu sözleriyle hanımları onların anneleri olmuş olmaz. Gerçekten onlar çirkin ve asılsız bir söz söylüyorlar..." (Mücadele 2) buyurmuş, sonra da gördüğün gibi, bu zıharda bulunanlara keffaret takdir etmiştir."

Muvatta, Nüzûr: 7 Hn: 998; Muhammed, Muvatta Hn: 751; İbn Ebi Şeybe, Musanned Hn: 12641; Beyhaki, Süneni Sağir Hn: 4446 ve Süneni Kübra Hn: 18475 ve diğerleri. Hadis mevkuf ve sahihtir.

İmran b. Huseyn (r.a.) dedi ki:

#7,505 كَانَتْ ثَقِيفُ حُلَفَاءَ لِبَنِى عُقَيْلٍ، فَأَسَرَتْ ثَقِيفُ رَجُلَيْنِ مِنْ أَصْحَابِ رَسُولِ اللَّهِ وَأَسَرَ أَصْحَابُ رَسُولِ اللَّهِ رَجُلًا مِنْ بَنِي عُقَيْلٍ وَأَصَابُوا مَعَهُ الْعَضْبَاءَ، فَأَتَى عَلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ وَهُوَ فِي الْوَثَاقِ، قَالَ: يَا مُحَمَّدُ فَأَتَاهُ، فَقَالَ: مَا شَأْنُكَ، فَقَالَ: بِمَ أَخَذْتَنِي وَبِمَ أَخَذْتَ سَابِقَةَ الْحَاجِّ، فَقَالَ: إِعْظَامًا لِذَلِكَ أَخَذْتُكَ بِجَرِيرَةِ حُلَفَائِكَ ثَقِيفَ، ثُمَّ انْصَرَفَ عَنْهُ، فَنَادَاهُ فَقَالَ: يَا مُحَمَّدُ، يَا مُحَمَّدُ، وَكَانَ رَسُولُ اللَّهِ رَحِيمًا رَقِيقًا فَرَجَعَ إِلَيْهِ، فَقَالَ: مَا شَأْنُكَ؟، قَالَ: إِنِّي مُسْلِمٌ، قَالَ: لَوْ قُلْتَهَا وَأَنْتَ تَمْلِكُ أَمْرَكَ أَفْلَحْتَ كُلَّ الْفَلَاحِ، ثُمَّ انْصَرَفَ، فَنَادَاهُ فَقَالَ: يَا مُحَمَّدُ، يَا مُحَمَّدُ فَأَتَاهُ، فَقَالَ: مَا شَأْنُكَ؟ قَالَ: إِنِّي جَائِعٌ، فَأَطْعِمْنِي وَظَمْآنُ فَأَسْقِنِي، قَالَ: هَذِهِ حَاجَتُكَ فَفُدِيَ بِالرَّجُلَيْنِ، قَالَ: وَأُسِرَتِ امْرَأَةٌ مِنْ الْأَنْصَارِ، وَأُصِيبَتِ الْعَضْبَاءُ فَكَانَتِ الْمَرْأَةُ فِي الْوَثَاقِ وَكَانَ الْقَوْمُ يُرِيحُونَ نَعَمَهُمْ بَيْنَ يَدَيْ بُيُوتِهِمْ، فَانْفَلَتَتْ ذَاتَ لَيْلَةٍ مِنَ الْوَثَاقِ، فَأَتَتِ الْإِبِلَ، فَجَعَلَتْ إِذَا دَنَتْ مِنَ الْبَعِيرِ رَغَا، فَتَتْرُكُهُ حَتَّى تَنْتَهِيَ إِلَى الْعَضْبَاءِ، فَلَمْ تَرْغُ، قَالَ: وَنَاقَةٌ مُنَوَّقَةٌ، فَقَعَدَتْ فِي عَجُزِهَا ثُمَّ زَجَرَتْهَا، فَانْطَلَقَتْ وَنَذِرُوا بِهَا، فَطَلَبُوهَا فَأَعْجَزَتْهُمْ، قَالَ: وَنَذَرَتْ لِلَّهِ إِنْ نَجَّاهَا اللَّهُ عَلَيْهَا لَتَنْحَرَنَّهَا، فَلَمَّا قَدِمَتْ الْمَدِينَةَ رَآهَا النَّاسُ، فَقَالُوا: الْعَضْبَاءُ نَاقَةُ رَسُولِ اللَّهِ فَقَالَتْ: إِنَّهَا نَذَرَتْ إِنْ نَجَّاهَا اللَّهُ عَلَيْهَا لَتَنْحَرَنَّهَا، فَأَتَوْا رَسُولَ اللَّهِ فَذَكَرُوا ذَلِكَ لَهُ، فَقَالَ: سُبْحَانَ اللَّهِ بِئْسَمَا جَزَتْهَا نَذَرَتْ لِلَّهِ إِنْ نَجَّاهَا اللَّهُ عَلَيْهَا لَتَنْحَرَنَّهَا، لَا وَفَاءَ لِنَذْرٍ فِي مَعْصِيَةٍ، وَلَا فِيمَا لَا يَمْلِكُ الْعَبْدُ
Adba, Beni Akıl kabilesinden bir adamındı ve hacıları (n devele­rini) geçenlerdendi. Adam (devesiyle birlikte) esir edilip bağlı olarak Hz. Peygamber'e getirildi. Hz. Peygamber (s.a); üstünde kadife olan bir eşeğin sırtında idi. Adam: Ya Muhammedi Beni ve hacıları geçen (bu devey)i niçin tutu­yorsun? dedi. Hz. Peygamber: “Seni, müttefiklerin olan Sakif in suçundan dolayı tutuyorum" buyurdu. Sakifliler, Hz. Peygamberdin ashabından iki kişiyi esir etmişlerdi. Akıl kabilesinden olan adam, söylediği sözler içerisinde "Ben de müslümanım -veya ben de müslüman oldum"[202] dedi. Hz. Peygamber (s.a) geçip gidince -Ebu Davud, "Bu sözü Mu-hammed b. İsa'dan öğrendim" dedi-; Adam: Ya Muhammedi Ya Muhammedi diye bağırdı. Rasulullah (s.a), merhametli (nazik) idi. Adama dönüp; "Ne istiyorsun?" dedi. Ben müslümanım. “Eğer sen bunu kendi işine malikken (esir edilmeden önce) söyleseydin tam manasıyla kurtulurdun." Ebu Davud; "Sonra Süleyman'ın hadisine döndüm." dedi-: Adam: Ya Muhammedi Ben açım, beni doyur. Ben susuzum, beni sula. Rasulullah: "Senin ihtiyacın bu -veya bu onun ihtiyacıdır- (isteğini yapın)" buyurdu.[203] Sonra adam (Sakiflilerdeki) iki kişiye mukabil fidye olarak veril­di. Adba'yı ise, Hz. Peygamber binmek için alıkoydu. Müşrikler, Medinelilerin otlaktaki hayvanlarına baskın yaptılar ve Adba'yı da götürdüler. Onu götürdüklerinde müslümanlardan bir kadını da esir etmişlerdi. Onlar geceleyin develerini avlularında çök-türürlerdi. Bir gece hepsi uyudular, kattın kalktı. Elini hangi deveye dokundursa, deve böğürüyordu. Nihayet Adba'mn yanma geldi. O ita­atkar, binilmeye alışık bir devenin yanına gelmişti. Hemen ona bindi, sonra; eğer Allah kendisini kurtarırsa onu mutlaka boğazlamayı adadı. Kadın Medine'ye gelince, devenin Hz. Peygamber'in devesi ol­duğu anlaşıldı ve Rasulullah bundan haberdar edildi. Bunun üzerine Rasulullah haber saldı, kadın getirildi. Kendisine kadının adağı bil­dirildi. Efendimiz: "Ona ne de kötü ceza vermişsin -veya ona ne de kötü ceza vermiş-; eğer Allah onu bunun üzerinde kurtarırsa onu mutlaka boğazlayacakmış! Allah'a isyan konusundaki ve insanoğlunun sahibi olmadığı şey­deki nezre vefa olmaz" buyurdu.

Şafii, El Um Hn: 884-1592; Müslim, Nezr: 8 Hn: 1644; Ebu Dâvud, Eymân 21 Hn: 3316; Tahavi, Şerhu Meanil Eser Hn: 3418; Darimi, Sünen Hn: 2505; Ahmed, Müsned Hn: 19361; İbn Hibban, Sahih Hn: 4392; Ebu Avane, Müstahreç Hn: 5845; Darekutni, Sünen Hn: 4345; Beyhaki, Süneni Sağir Hn: 3981 ve Süneni Kübra Hn: 16781-18486 ve Marifetis Sünen vel Eser Hn: 5446-5830; Humeydi, Müsned Hn: 851; Taberani, Mucemül Kebir Hn: 14883-14884; İbn Şeybe, Tarihi Medine Hn: 802 ve diğerleri. Ebû Dâvûd: "Esir edilen bu kadın, Ebû Zerr'in karışıdır dedi." Hadir merfu, meşhur ve sahihtir.

Muaz b. Cebel (r.a.)'dan: Rasülullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

#7,501 لا طَلاقَ قَبْلَ نِكَاحٍ، وَلا نَذَرَ فِيمَا لا يَمْلِكُ
"Nikahtan önce talak/boşama yoktur, gücü yetmediği şeylerde de adak yoktur.

Abdurrezzak, Musannef Hn: 11455; Darekutni, Sünen Hn: 3885 ve diğerleri. Hadis merfu ve gariptir. Garip Osman der ki: Tavus rahimullah Muaz bin Cebelle karşılaşmamıştır ve bu hadisi aldığı hocasının ismini belirtmemiştir.

Sabit İbnu'd-Dahhak (r.a.) dedi ki:

#7,410 نَذَرَ رَجُلٌ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ أَنْ يَنْحَرَ إِبِلًا بِبُوَانَةَ، فَأَتَى النَّبِيَّ فَقَالَ: إِنِّي نَذَرْتُ أَنْ أَنْحَرَ إِبِلًا بِبُوَانَةَ، فَقَالَ النَّبِيُّ : هَلْ كَانَ فِيهَا وَثَنٌ مِن أَوْثَانِ الْجَاهِلِيَّةِ يُعْبَدُ؟، قَالُوا: لَا، قَالَ: هَلْ كَانَ فِيهَا عِيدٌ مِنْ أَعْيَادِهِمْ؟، قَالُوا: لَا، قَالَ رَسُولُ اللَّهِ : أَوْفِ بِنَذْرِكَ، فَإِنَّهُ لَا وَفَاءَ لِنَذْرٍ فِي مَعْصِيَةِ اللَّهِ، وَلَا فِيمَا لَا يَمْلِكُ ابْنُ آدَمَ
"Bir adam, Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a: "Ben şu şu yerde bir kurban kesmeye nezrettim!" dedi. Zikrettiği yer cahiliye insanlarının kurban kestikleri bir yerdi. Aleyhissalatu vesselam: "Orada, kendisine ibadet edilen cahiliye putlarından biri var mı?" diye sordu. Adam: "Hayır!" deyince: "Pekiyi orada, onların bayramlarından bir bayram kutlanıyor mu?" diye sordu. Adam yine "hayır!" deyince: "Öyleyse nezrini yerine getir!" emrettiler."

Ebu Davud, Eyman ve Nuzur: 22 Hn: 3313; Taberani, Mucemül Kebir Hn: 1341; Beyhaki, Süneni Sağir Hn: 4475 ve Süneni Kübra Hn: 18531; Cürkani, el İyatil vel Menakir vel Meşahir Hn: 556. Cürkani hadis sahihtir dedi. Hadis merfu ve sahihtir.

Büreyde b. Hasib (r.a.)'dan:

#7,407 أَنّ النَّبِيَّ قَدِمَ مِنْ بَعْضِ مَغَازِيهِ، فَأَتَتْهُ جَارِيَةٌ سَوْدَاءُ، فَقَالَتْ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِنِّي كُنْتُ نَذَرْتُ إِنْ رَدَّكَ اللَّهُ سَالِمًا أَنْ أَضْرِبَ بَيْنَ يَدَيْكَ بِالدُّفِّ، فَقَالَ: " إِنْ كُنْتِ نَذَرْتِ فَاضْرِبِي ". قَالَ: فَجَعَلَتْ تَضْرِبُ، فَدَخَلَ أَبُو بَكْرٍ وَهِيَ تَضْرِبُ، ثُمَّ دَخَلَ عُمَرُ، فَأَلْقَتْ بِالدُّفِّ تَحْتَهَا وَقَعَدَتْ عَلَيْهِ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ : " إِنَّ الشَّيْطَانَ لَيَخَافُ مِنْكَ يَا عُمَرُ
Nebi (s.a.v.) gavzelerinin birinden dönüşünde, siyahi bir cariye gerek: "Ey Allah'ın Rasülü! Allah seni salimen geri getirirse yanıbaşında def çalmaya nezrettim!" dedi. Efendimiz: Eğer nezirde bulunduysan nezrini yerine getir buyurdu. Kadın def çalarken Ebu Bekir (r.a.) içeri girdi kadın çalmaya devam etti. Az sonra Ömer (r.a.) içeri girince kadın elindeki defi yere atıp üstüne oturdu. Bunun üzerine Efendimiz: "Ey Ömer! Muhakkak ki şeytan senden gerçeten korkuyor buyurdu. Beyhaki şu açıklamayı yapar bu hadisin altına: "Çünkü def çalmak mubahtır ve bunda Rasülullah s.a.v. görülmesi ve sağ salim dönmesinin sevinç ve ferahlığı var. Yani kadın seviniyor. (Def çalmak mübah olunca, kadının) nezrine/adağına vefa göstermesine izin verilmiştir. o Vacib değildir. Allah bilirya. Diğer rivayette ise: رَجَعَ رَسُولُ اللَّهِ K مِنْ بَعْضِ مَغَازِيهِ، فَجَاءَتْ جَارِيَةٌ سَوْدَاءُ، فَقَالَتْ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِِنِّي نَذَرْتُ إِنْ رَدَّكَ اللَّهُ سَالِمًا أَنْ أَضْرِبَ عَلَى رَأْسِكَ بِالدُّفِّ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ K: " إِِنْ نَذَرْتِ فَافْعَلِي، وَإِِلا فَلا ". قَالَتْ: إِِنِّي كُنْتُ نَذَرْتُ، فَقَعَدَ رَسُولُ اللَّهِ K فَضَرَبَتْ بِالدُّفِّ "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) gazvelerinden birinden dönmüşü. Siyahi bir cariye gelerek: "Ey Allah'ın Resulü! Allah seni salimen geri getirirse yanıbaşında def çalmaya nezrettim!" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Eğer nezretmişsen haydi yap, değilse yapma!" buyurdu. Kadın: "Evet ben nezirde bulunmuştum!" dedi. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam oturdu, o da def çaldı."

Beyhaki, Süneni Sağir Hn: 4456 ve Süneni Kübra Hn: 18497; Ahmed, Müsned Hn: 22501; İbn Hibban, Sahih Hn: 4386; Müsnedi Bezzar: Hn 4414; ;