Toplam 19,439 Hadis
Konular

Hayz Kategorisi

Hz. Aişe radıyallahu anhe dedi ki:

#9,751  كُنْتُ أَشْرَبُ وَأَنَا حَائِضٌ، ثُمَّ أُنَاوِلُهُ النَّبِيَّ فَيَضَعُ فَاهُ عَلَى مَوْضِعِ فِيَّ، فَيَشْرَبُ، وَأَتَعَرَّقُ الْعَرْقَ، وَأَنَا حَائِضٌ، ثُمَّ أُنَاوِلُهُ النَّبِيَّ فَيَضَعُ فَاهُ عَلَى مَوْضِعِ فِيَّ
Ben hayz halinde ikn bir şey içer; sonra onu Peygamber (Saiiallahü Aleyhi ve Sellem) e verirdim. O da ağzını benim ağzımın değdiği yere koyarak içerdi. Ben hayızh iken kemiğin etini ısırır sonra onu Peygamber (Sallallahü Aleyhi ye Sellem)'e verirdim. O da ağzını benim ağzımın değ­diği yere koyar (ak ısırır) di. Züheyr: "içerdi" cümlesini zikretmedi.

Müslim, Hayz: Hn: 3 Hn: 303; Tahavi, Ahkamul Kuran Hn: 148; Ahmed, Müsned Hn: 25236; İbn Hibban, Sahih Hn: 1293; Ebu Naim, Müsnedi Müstahreç ala Sahihi Müslim Hn: 689.

İbn Abbas (r.a.)’dan:

#9,748 عَنِ النَّبِيِّ " فِي الَّذِي يَأْتِي امْرَأَتَهُ وَهِيَ حَائِضٌ، قَالَ: يَتَصَدَّقُ بِدِينَارٍ أَوْ نِصْفِ دِينَارٍ
"Hayızlı karısına temas eden kimse hakkında Resulullah (aleyhissalatu vesselam')ın: "Bir veya yarım dinar tasadduk etsin" dediği kaydedilmiştir."
Ebu Davud der ki: "Bu rivayet (yani İbnu Abbas'ın "bir veya yarım..." diyerek yaptığı rivayet) sahihtir,
(diğer "...yarım dinar..." diyen rivayet bu kadar kavi değildir.)"

Ebu Davud, Tahara: 105 Hn: 264; Darimi, Sünen Hn: 1087, 1088, 1096; Ahmed, Müsned Hn: 2122, 2590, 3135; İbn Ebi Şeybe, Musannef Hn: 12497; Taberani, Mucemül Kebir Hn: 12130, 12132; Nesai, Süneni Kübra Hn: 9052, 9052, 9053; Beyhaki, Sünenil Kübra Hn: 1382, 1383, 1384, 1394 ve diğerleri.

İbn Abbas radıyallahu anhüma'dan: Nebi sallalahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

#9,747 إِذَا وَقَعَ الرَّجُلُ بِأَهْلِهِ وَهِيَ حَائِضٌ، فَلْيَتَصَدَّقْ بِنِصْفِ دِينَارٍ
"Kişi, hayızlı karısıyla cinsi münasebette bulunursa (hatasına kefaret olarak) yarım dinar tasadduk etsin."

Ebu Davud, Tahara: 105 Hn: 266; Darimi, Sünen Hn: 1111 ve diğerleri. Ebû Dâvûd dedi ki; "Ali b. Bezîme'nin Miksam tarikiyle Rasû­lullah 'tan mürsel olarak bunun aynısını rivayet etti. Keza Evzaî, Yezîd b. Ebi Mâlik'ten, O da Abdülharnid b. Abdurrahman'dan, o da Rasülullah (sallallahü aleyhi vesellem)'den: "Rasülullah onun(soruyu soran Hz. Ömer'in) beşte iki dinar sadaka vermesini emretti", diye rivayet etmiştir. Bu rivayet mudaldır.

Nafi rahimullah'dan:

#9,743 أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ أَرْسَلَ إِلَى عَائِشَةَ يَسْأَلُهَا هَلْ يُبَاشِرُ الرَّجُلُ امْرَأَتَهُ وَهِيَ حَائِضٌ؟ فَقَالَتْ: لِتَشُدَّ إِزْارَهَا عَلَى أَسْفَلِهَا، ثُمَّ يُبَاشِرْهَا إِنْ شَاءَ ". قَالَ مُحَمَّدٌ: وَبِهَذَا نَأْخُذُ، لا بَأْسَ بِذَلِكَ وَهُوَ قَوْلُ أَبِي حَنِيفَةَ وَالْعَامَّةِ مِنْ فُقَهَائِنَا
"Ubeydullah İbnu Abdillah İbn Ömer (radıyallahu anhüma), Hz. Âişe'ye göndererek -kişi, hayızlı olan hanımıyla mubaşerette bulunabilir mi?- diye sordurdu. Hz. Âişe radıyallahu anha: "Kadının alt kısmına izarını bağlatsın sonra onunla mubaşerette bulunsun" cevabını verdi."
İmam Muhammed b Hasan der ki: "Bizde bunu alıyoruz (bununla amel ediyoruz). Bu aynı zamanda İmam Ebu Hanife ve diğer Fakih imamlarımızında görüşü/uygulamasıdır."

Malik, Muvatta Hn: 127; Muhammed, Muvatta Hn: 73; Şafi, El Um Hn: 1291; Darimi, Sünen Hn: 1016; Beyhaki, Sünenil Kübra Hn: 13034 ve Marifetis Sünen vel Eser Hn: 4206 İbn Münzir, El Evsat f Sünen vel İcmai vel İhtilah Hn: 780; Müsnedi Şafi Hn: 1315 ve diğerleri. Metin İmam Muhammedin.

Hz. Aişe (radıyalllahu anhâ) dedi ki: 

#9,742 كَانَتْ إِحْدَانَا إِذَا كَانَتْ حَائِضًا فَأَرَادَ رَسُولُ اللَّهِ أَنْ يُبَاشِرَهَا أَمَرَهَا أَنْ تَتَّزِرَ فِي فَوْرِ حَيْضَتِهَا، ثُمَّ يُبَاشِرُهَا، قَالَتْ: وَأَيُّكُمْ يَمْلِكُ إِرْبَهُ كَمَا كَانَ النَّبِيُّ يَمْلِكُ إِرْبَهُ
"Bizden biri hayızlı olur, Resulullah (aleyhissalatu ve vesselam) da onunla mübaşeret etmek dilerse, ona, hayız olur olmaz izarını bağlamasını emreder, sonra mubaşeret ederdi. Sizden hanginiz, nefsine, Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'ın nefsine hakim olduğu kadar hakim olur?"

Ebu Davud'un bir rivayetinde, "fevr" (evvelinde -ki "hayz olur olmaz" diye karşıladık-) yerine "fevh" denilmiştir (ki bu da "çoğunda" ve "evvelinde" ma'nasına gelir).

Buhari, Hayz: 6 Hn: 302; İbn Mace, Tahara: 121 Hn: 635; İbn Ebi Şeybe, Musannef Hn: 16965, 16966; İbn Hazm, Muhalla Hn: 1059; Beyhaki, Sünenil Kübra Hn: 1359; Camiul Beyan an Tevili eyil Kuran Hn: 3919.

Abdullah İbnu Ebî Kays dedi ki:

#9,714 سَأَلْتُ عَائِشَةَ، عَنْ وِتْرِ رَسُولِ اللَّهِ فَذَكَرَ الْحَدِيثَ، قُلْتُ: كَيْفَ كَانَ يَصْنَعُ فِي الْجَنَابَةِ، أَكَانَ يَغْتَسِلُ قَبْلَ أَنْ يَنَامَ، أَمْ يَنَامُ قَبْلَ أَنْ يَغْتَسِلَ؟ قَالَتْ: كُلُّ ذَلِكَ قَدْ كَانَ يَفْعَلُ، رُبَّمَا اغْتَسَلَ، فَنَامَ، وَرُبَّمَا تَوَضَّأَ، فَنَامَ، قُلْتُ: الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي جَعَلَ فِي الأَمْرِ سَعَةً
 "Hz. Aişe (radıyallahu anha)'ye Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'ın vitir namazından sordum..." Hadisi zikreder. Hadiste şu ibare de var:
"Hz. Âişe'ye: "Resulullah cünübken ne yapardı, uyumadan önce yıkanır mıydı. Veya yıkanmadan önce uyur muydu?" diye sordum? Bana şu cevabı verdi: "Bunların hepsini yapardı. Bazan yıkanır ve sonra uyurdu, bazan abdest alır ve uyurdu." Bunu işitince:

"Bu meselede genişlik koyan Allah'a hamdolsun!" dedim.

Müslim, Hayz: 6 Hn: 310; Ahmed, Müsned Hn: 23893; Beyhaki, Süneni Kübra Hn: 895; Hadisil Serrac birivayeti Şehami Hn: 1176. Hadis merfu ve sahihtir.

Ubeyd İbnu Umayr el-Leysî anlatıyor:

#9,703 بَلَغَ عَائِشَةَ، " أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَمْرٍو، يَأْمُرُ النِّسَاءَ إِذَا اغْتَسَلْنَ، أَنْ يَنْقُضْنَ رُءُوسَهُنَّ، فَقَالَتْ: يَا عَجَبًا لِابْنِ عَمْرٍ وَهَذَا، يَأْمُرُ النِّسَاءَ إِذَا اغْتَسَلْنَ، أَنْ يَنْقُضْنَ رُءُوسَهُنَّ، أَفَلَا يَأْمُرُهُنَّ أَنْ يَحْلِقْنَ رُءُوسَهُنَّ، لَقَدْ كُنْتُ أَغْتَسِلُ أَنَا وَرَسُولُ اللَّهِ مِنْ إِنَاءٍ وَاحِدٍ، وَلَا أَزِيدُ عَلَى أَنْ أُفْرِغَ عَلَى رَأْسِي ثَلَاثَ إِفْرَاغَاتٍ
"Hz. Âişe (radıyallahu anha)'ye, Abdullah İbnu Ömer'in, kadınlara yıkandıkları zaman örgülerini açmalarını emrettiği haberi ulaşmıştı, şöyle dedi:
"İbnu Ömer'e hayret doğrusu! Kadınlara başlarını çözmelerini emrediyormuş, bir de traş olmalarını emretmiyor mu? Ben ve Resulullah (aleyhissalatu vesselam) aynı kaptan (beraberce) yıkanırdık. Ben, başıma üç kere su dökmekten başka birşey yapmazdım (da Resulullah müdahale edip "örgülerini de çöz" demezdi)."

Müslim, Hayz: Hn: 333; Ahmed, Müsned Hn: 23639; Beyhaki, Süneni Kübra Hn: 796; İbn Ebi Şeybe, Musannef Hn: 798; İbn Hazm, Muhalla Hn: 209.

Ebu Bekir (r.a.)’ın kızı Esma (r.anha)’dan rivâyete göre,

#3,691 “أَنَّ امْرَأَةً سَأَلَتِ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَنِ الثَّوْبِ يُصِيبُهُ الدَّمُ مِنَ الحَيْضَةِ؟ فَقَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: حُتِّيهِ، ثُمَّ اقْرُصِيهِ بِالمَاءِ، ثُمَّ رُشِّيهِ، وَصَلِّي فِيهِ”
bir kadın Rasulullah (s.a.v.)’e elbisesine bulaşan hayız kanının durumunu sordu da, Rasulullah (s.a.v.)’de şöyle buyurdular: “Onu ovuşturup kazı sonra su dökerek yıka ve onunla namazını kıl.”

Tirmizi, Tahara: 104 Hn: 138; Buhârî, Hayz: 10; Müslim, Hayz: 13 ve diğerleri. Tirmîzî: Bu konuda Ebû Hüreyre ve Ümmü Kays binti Mıhsan’dan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Esmâ’nın hayız kanının yıkanmasıyla alakalı bu hadisi hasen sahihtir. Elbisesine hayız kanı bulaşan ve onu yıkamadan namaz kılan bir kimsenin durumu hakkında ilim adamları farklı görüşler ortaya koymuşlardır. Tabiinden bazı ilim adamları: “Kan dirhem miktarı kadarsa namazını iade eder” derler. Bir kısmı da: “Dirhemden büyükse namazını iade eder” demektedirler. Sûfyân es Sevrî ve İbn’ül Mübarek bunlardandır. Tabiin ve diğerlerinden bazı ilim adamları kan dirhemden fazla bile olsa namazın iadesi gerekmez görüşündedirler. Ahmed ve İshâk bunlardandır. Şâfii: Bu konuda daha titiz davranarak: “Dirhem miktarından az bile olsa mutlaka yıkanması gerekir” demektedir.

İbn Abbâs (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdular:

#3,690 “إِذَا كَانَ دَمًا أَحْمَرَ فَدِينَارٌ، وَإِذَا كَانَ دَمًا أَصْفَرَ فَنِصْفُ دِينَارٍ”
“Kan kırmızı ise bir dinar sarımsı ise yarım dinar sadaka vermelidir.”

Tirmizi, Tahara: 103 Hn: 137; İbn Mâce, Tahara: 123; Dârimî, Tahara: 112  Tirmîzî: Hayızlı kadına cinsel ilişki için yaklaşma konusundaki keffâret hadisi hem merfu hemde mevkuf olarak rivâyet edilmiştir. Bazı ilim adamlarının görüşü bu hadise göredir. Ahmed ve İshâk’da bunlardandır. İbn’ül Mübarek; “Rabbinden bağışlanması için istiğfar eder keffâret gerekmez” demektedir. Tabiinden bazı kimselerin İbn’ül Mübarek’in görüşünde oldukları rivâyet edilmektedir. Pek çok ilim adamı ve Saîd b. Cübeyr, İbrahim en Nehaî bunlardandır.

İbn Abbas (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

#3,689 “عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فِي الرَّجُلِ يَقَعُ عَلَى امْرَأَتِهِ وَهِيَ حَائِضٌ، قَالَ: يَتَصَدَّقُ بِنِصْفِ دِينَارٍ”
“Hayızlı iken hanımına cinsel ilişki için yaklaşan kimse yarım dinar sadaka vermelidir.”

Tirmizi, Tahara: 103 Hn: 136; Nesâî, Hayz: 9; İbn Mâce, Tahra: 123

Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#3,687 “قَالَ لِي رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: نَاوِلِينِي الخُمْرَةَ مِنَ الْمَسْجِدِ، قَالَتْ: قُلْتُ: إِنِّي حَائِضٌ، قَالَ: إِنَّ حَيْضَتَكِ لَيْسَتْ فِي يَدِكِ”
“Rasulullah (s.a.v.) bir gün bana mesciddeki namaz kıldığım seccadeyi bana alır mısın dedi. Ben de hayızlı olduğumu söyledim” Bunun üzerine buyurdular ki: “Hayız senin elinde değil veya hayızlı olup olmamak senin elinde değil ki.”

Tirmizi, Tahara: 101 Hn: 134; İbn Mâce, Tahara: 120; Buhârî, Hayz: 11  Tirmîzî: Bu konuda İbn Ömer ve Ebû Hüreyre’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Bu Âişe hadisi hasen sahihtir. İlim adamlarının pek çoğunun görüşü böyledir bu konuda ayrı görüş bilmiyoruz. Hayızlı kimsenin mescidden bir şey alıp vermesinde bir sakınca yoktur.

Abdullah b. Sad (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#3,686 “سَأَلْتُ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَنْ مُوَاكَلَةِ الحَائِضِ؟ فَقَالَ: وَاكِلْهَا”
Rasulullah (s.a.v.)’e hayızlı kadınla birlikte yemek yemenin durumundan sordum da: “Onunla beraber” ye buyurdular.

Tirmizi, Tahara: 100 Hn: 133; İbn Mâce, Tahara: 125; Müslim, Hayz: 3  Tirmîzî: Bu konuda Âişe ve Enes’den de rivâyetler vardır. Tirmîzî: Bu Abdullah b. Sa’d’ın hadisi hasen garibtir. İlim adamlarının çoğunluğunun görüşü bu olup hayızlı kimseyle yemek yemekte bir sakınca yoktur. Hayızlı kadının abdest aldığı su kabından artan sudan dolayı değişik görüşler belirmiştir. Kimisi buna izin verirken kimisi de hoş görmemiştir.

Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#3,685 “كَانَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ إِذَا حِضْتُ يَأْمُرُنِي أَنْ أَتَّزِرَ، ثُمَّ يُبَاشِرُنِي. وَفِي البَابِ عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ، وَمَيْمُونَةَ”
“Rasulullah (s.a.v.) hayızlı olduğum zaman bana hayızlı elbise giymemi emreder ve yatakta benimle birlikte olurdu.”

Tirmizi, Tahara: 99 Hn: 132; Buhârî, Hayz: 22; Müslim, Hayz: 2  Tirmîzî: Bu konuda Ümmü Seleme ve Meymûne’den de rivâyetler vardır. Tirmîzî: Âişe’nin bu hadisi hasen sahihtir. Peygamber (s.a.v.) ashabı ve tabiinden pek çok kişi bu görüşte olup, Şâfii, Ahmed ve İshâk’ta bu görüştedir.

Muâze (r.anha)’dan rivâyete göre,

#3,683 “أَنَّ امْرَأَةً سَأَلَتْ عَائِشَةَ، قَالَتْ: أَتَقْضِي إِحْدَانَا صَلاَتَهَا أَيَّامَ مَحِيضِهَا؟ فَقَالَتْ: أَحَرُورِيَّةٌ أَنْتِ؟ قَدْ كَانَتْ إِحْدَانَا تَحِيضُ فَلاَ تُؤْمَرُ بِقَضَاءٍ”
bir kadın Âişe (r.anha)’a “Hayızlı günlerimizde geçirdiğimiz namazları kaza edecek miyiz” diye sordu. Bunun üzerine Âişe (r.anha) O kadına “Sen Kur’an dışında başka hükümleri kabul etmeyen Harura’daki insanlardan mısın yoksa? Rasulullah (s.a.v.) zamanında bizden hayızlı kadınların namazlarını kaza etmeleri istenmezdi” buyurdular.

Tirmizi, Tahara: 97 Hn: 130; Buhârî, Hayz: 21; Müslim, Hayz: 15 ve diğerleri. Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir. “Hayızlı namazlarını kaza etmez” şeklindeki hadis değişik kanallardan da Âişe (r.anha)’dan rivâyet edilmiştir. Fıkıhçıların çoğunluğunun görüşü bu olup; “Hayızlı orucunu kaza eder namazını kaza etmez” görüşünde hemfikirdirler.