Toplam 23,319 Hadis
Konular

Kuran Kategorisi

İbn Abbas'ın bildirdiğine göre Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)şöyle buyurmuştur.

#21,072
İbn Abbas'ın bildirdiğine göre Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)şöyle buyurmuştur. "Yüce Allah, Adem'in belinden Na'miin'da -yani Arafat'ta- söz aldı. Onun sulbülden yarattığı her bir züriyyeti çıkararak kanncalar gibi onun önüne yaydı. Sonra onlarla yüz yüze konuşarak: "Ben sizin Rabbiniz değil miyim? (Onlar da) «Evet, sen bizim Rabbimizsin. Biz buna şahit olduk» dediler. Bunu, kıyamet günü, «Bizim bundan haberimiz yoktu» dememeniz veya «Daha önce babalanmız Allah'a ortak koşmuşlardı, biz de onlardan sonra gelen bir nesildik (onlann izinden gittik). Batıl peşinden gidenlerin yaptıkları

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 11020; misin?» dememeniz için yaptlk."ı * Bunu Ahmed b. Hanbel rivayet etmiş olup ravileri, Sahih'in ravileridir. 2 ı A'raf Sur. 172-173. 2 Ahmed b. Hanbel (2455)

Ubey b. Ka'b,

#21,071
Ubey b. Ka'b, Yüce Allah'ın "Rabbin Ademoğullarının sulbünden züriyyetlerini çıkarmıştı ... " ayeti ile ilgili olarak şunları söylemiştir: Onları topladı, çifter çifter ayırdı, onlara şekil verdi. Sonra onları konuşturdu, onlar da konuştular. Sonra onlardan söz ve ahit aldı. "Ben sizin Rabbiniz değil miyim? (Onlar da) Evet, sen bizim Rabbimizsin. Biz buna şahit olduk" sözleriyle onları kendilerine şahit tuttu. Buyurdu ki: Ben yedi kat semayı ve yedi kat yeri size şahit tutuyorum. Size atanız Adem'i de şahit tutuyorum. Ki kıyamet günü "Biz bunu bilmezdik" demeyesiniz. Bilin ki: Benden başka tanrı yoktur. Benden başka Rab yoktur. Bana hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ben sizlere elçilerimi göndereceğim. Onlar size bu sözünüzü ve ahdinizi hahrlatacaklardır. Size kitaplarımı indireceğim. Onlar da şöyle karşılık verdiler: "Biz şahitlik ederiz ki sen bizim Rabbimiz ve tanrımızsın. Bizim senden başka Rabbimiz yoktur. Senden başka tanrımız yoktur." Böylece (Allah'ın rububiyetini) ikrar ettiler. Hz. Adem onlara bakması için yüksekçe bir yere çıkarıldı. Adem, onların aralarında zengin, fakir, yakışıklı ve başka sfuet ve özellikte kimseler görünce "Ya Rabbi, kulların arasında eşitlik sağlasan ya!" dedi. Allah: "Ben bana şükredilmesini istedim" buyurdu. Sonra tepelerinde kandiller gibi duran peygamberleri gördü. Ki peygamberlerden peygamberlik ve nübüvvet konusunda "Hani biz peygamberlerden söz almıştık; senden, Nuh'tan .... Meryem oğlu lsa'dan da"ı ayetinde işaret edildiği gibi başka bir söz alınmışh. İsa'nın ruhu da o ruhlar arasında idi ve Allah onu Meryem' e gönderdi. Ubey' in bildirdiğine göre bu ruh,

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 11019; * Bunu Abdullah b. Ahmed, durumu bilinmeyen (mestur) biri olan hocası ı Ahzab Sur. 7. 2 Abdullah b. Ahmed b. Hanbel, Müsned (5/135

İbn Abbas anlatıyor:

#20,999
Resulullah (sallallahu aleyhi veselleın) şöyle buyurmuştur: "Allah, Musab. İmran'a tecelli edince, yedi dağ havada uçuşarak sağa sola dağıldılar. Bunlardan beşi Hicaz'a, ikisi de Yemen'e kondu. Hicaz'daki dağlar şunlardır: Uhud, Sebir, Hirıi, Sevr ve Verkan. Yemen'deki dağlar ise Hasiir ile Sabir' dir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 11018; Taberani; el-mucemu'l Kebir (17,21), Araf sur. 143)

İbn Abbas'ın bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi veselleın) şöyle buyurmuştur:

#20,998
"Allah, Musab. İmran'a tecelli edince, yedi dağ havada uçuşarak sağa sola dağıldılar. Bunlardan beşi Hicaz'a, ikisi de Yemen'e kondu. Hicaz'daki dağlar şunlardır: Uhud, Sebir, Hirıi, Sevr ve Verkan. Yemen'deki dağlar ise Hasiir ile Sabir' dir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 11017; dağlar ise Hasiir ile Sabir' dir." * Bunu Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup raviJerinderı Talha b. Amr el-Mekki metruktur.

Amr b. Avf anlatıyor:

#20,941
Fetih yılı Allah Resulü (sallallahu aleyhi vesellem) ile beraber savaşa çıktık. Sayımız 1000 küsurdu. Allah, Mekke ve Huneyn'in fethini müyesser kıldı. Huneyn ile Taif arasına geldiğimizde Allah Resulü (sallallahu aleyhi vesellem) üzerine silah asılan bir ağaç gördü. Nitekim bu yüzden ağaç "Zat-ı envat (dilek ağacı)" diye isimlendirilmişti. Fakat Yüce Allah'ın dışında bu ağaca da tapınılıyordu. Resulullah (sallallahu aleyhi veselleın) bunu öğrenince, sıcak bir yaz gününde oradan kalkıp yakınındaki bir gölgeye çekildi. Bu sırada bir adam: "Ya Resulallah! Bunlarda olduğu gibi sen de bize «dilek ağacı» yapıver" dedi. Bunun üzerine Allah Resulü (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Bunlar, eski geleneklerdir. Canım kudret elinde bulunana yemin ederim ki, siz dediler..... MOsa dedi ki: Allah sizi Alemlere üstün kılmışken ben size Allah'tan başka bir tann mı arayayım?"de aynen İsrail oğullannın Musa'ya dediklerini dediniz. İsrail oğullan: "Ey Musal Onların tanrıları olduğu gibi sen de bizim için bir tanrı yap!

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 11016; ı A'raf Sur. 138-140. * Bunu Taberani, rivayet etmiş olup ravilerinden Kesir b. Abdillah'ı çoğunluk zayıf değerlendirirken Tirmizi hadisini hasen derecesinde görmüştür.1 1 Taberaru, el-Mu'cemu'l-lrebir (17/21)

Abdullah b. Busr anlatıyor:

#20,939
Bir gün Humus'tan yola çıktım. Gece karanlığı çökünce ağaçlığa sığındım. Bölge halklarından yanıma gelenler oldu. Onlara A'raf süresinin: "Rabbiniz, gökleri ve yeri alb günde yaratan ve sonra Arş'a hükmeden, günduzü durmadan kovalayan gece ile bürüyen; Güneş'i, Ay'ı, yıldızları, hepsini buyru~una baş e~direrek var eden Allah'tır. Bilin ki yaratma da, emir de O'nun hakkıdır. Alemlerin Rabbi olan Allah Yüce'dir" ayetini okudum. Birbirlerine "Bu kişiyi sabaha kadar koruyun" dediler. Sabah olunca bineğime binip yoluma devam ettim.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 11015; 2 A'raf Sur. 54. * Bunu Taber3ni, rivayet etmiş olup ravilerinden Müseyyeb b. V3dıh zayıf olmakla beraber güvenilir olarak kabul edilmiştir.

ômer b. Abdirrahman el-Medeni, babasından nakletmiştir:

#20,938
Resulullah'a (sallallahu aleyhi vesellem) Araf'takilerin kimler olduğu soruldu. Buyurdu ki: "Babalanna isyan ettikleri halde Allah yolunda öldürülen kimselerdir. Babalarına asi olmalan onlann cennete girmelerine mani olurken, Yüce Allah yolunda öldürülmüş olmalan cehenneme girmelerine manı olmuştur."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 11014; * Bunu Taberani, rivayet etmiş olup ravilerinden EbO Ma'şer Necih zayıftır.

EbU Said el-Hudri'nin bildirdiğine göre Resuullah'a (sallallahu aleyhi vesellem) A'raf'takilerin kimler olduğu soruldu. Buyurdu ki:

#20,937
"Onlar, babalanna karşı gelen ve fakat Allah yolunda öldürülen kimselerdir. Şehitlik onların cehenneme girmelerine mani olduğu gibi günahlan da cennete girmelerine mani olmuştur. Bu yüzden cennet ile cehennem arasında bir sur üzerinde bulunurlar. Allah bütün yaralanların hesabını tamamlayıncaya kadar orada etleri ve yağları solar. Allah yarattıklarının hesaplannı tamamlayıp bunlardan başkası kalmayınca, onlara rahmetiyle muamele eder ve hepsini rahmetiyle cennetine sokar."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 11013; * Bunu Taberani, el-Mu'cemu's-sağlr ve el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravilerinden Muhammed b. Mahled er-Ruayni zayıftır.ı ı Taberaru, el-Mu'cemu's-sağir (666). Taberaru: "Hadis Ebı'.i Said' den sadece bu isnadla rivayet edilmektedir" açıklamasını yapmışhr. Taberaru'nin hocası Ubeydullah b. Muhammed b. Huseys ed-Dimyati'nin biyografisi yazılmamışhr. Aynca İbn Adi de, erRuayni'nin asılsız rivayetler naklettiğini belirtmiştir.

İbn Mes'ud,

#20,936
"Onlar deve (cemel) iğne deli!ıinden geçinceye kadar cennete giremeyecekler"t ayetini okur, "J-J:-ı (cemel)" kelimesi ile "erkek deve"nin kastedildiğini söylerdi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 11012; * Bunu Taberani, iki ayrı tarikle rivayet etmiş olup birinin ravileri, Sahih'in ravileridir. Ne var ki İbrahim, İbn Mes'ud'a yetişmemiştir. Diğer kanalı ise zayıftır.2 1 A'raf Sur. 46. 2 Taberaru, el-Mu'cemu'l-kebir (8691)

İbn Abbas der ki:

#20,935
Kureyşliler Beyt'i (Kabe'yi) çıplak olarak tavaf ederlerken aynı zamanda ıslık çalıp el çırparlardı. Bunun üzerine Yüce Allah: "De ki: Allah'ın kullan için yarattı~ı süsü ve temiz nzıldan kim haram kıldı? De ki: «Onlar, dünya hayatında, özellikle kıyamet gününde müminlerindir.• işte bilen bir topluluk için ayetleri böyle açıklıyoruz" ayetini indirdi. Böylece onlara elbise giymeleri emredilmiş oldu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 11011; * Bunu Taberani, rivayet etmiş olup ravilerinden Yahya el-Himmani zayıftır.3 2 A' raf Sur. 32. 3 Taberani, el-Mu'cemu'l-kebtr (12324)

İbn Ömer der ki:

#20,934
"Kim (Allah'ın huzuruna iyilikle gelirse, ona getirdiğinin on katı sevap verilir'' ayeti, Bedeviler hakkında inmiştir. Dinleyenlerden biri: "Muhacirler hakkında ne var, ey Ebu Abdirrahman?" diye sordu. "Bundan daha iyisi, şu ayet" dedi: "Şüphesiz Allah, zerre kadar haksızlık yapmaz. Zerre kadar iyilik olsa onu kat kat artınr ve iyilik sahibine kendi katından büyük ecir verir."ı

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 11010; 4 En'am Sur. 160. * Bunu Taberani. rivayet etmiş olup ravilerinden Atıyye zayıftır.

Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem):

#20,933
"Dinlerini parça parça edip fırkalara ayrılanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur''2 ayetini "Bunlar, bu ümmete mensup kimseler olup bidatlerin ve şahsi tutkulann peşinden gidenlerdir" diye açıklamıştır

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 11009; * Bunu Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravileri, Muallel b. Nüfeyl müstesna, Sahlh'in ravileridir. Fakat Muallel de güvenilirdir.3 ı 896 nolu hadisin mükerreridir. Aynca bak. Taberani, el-Mu'cemu's-sağlr (560). Senedinde ismi geçen Bakıyye b. el-Velid ve Mücalid b. Said zayıftırlar. Bak. İbnu'lCevzi, el-İlelü 'l-mütentihiye (209). ı En'am Sur. 159. 3 Taberaru, el-Mu'cemu'l-evsat (668). Taberani demiştir ki: "Bu hadisi Süfyan'dan, Musa b. A'yun'dan başkası rivayet etmemiş ve Muallel bunun rivayetinde teferrüd etmiştir."

Ömer b. el-Hattab'ın naklettiğine göre Resftlullah (sallallahu aleyhi vesellem) Aişe'ye der ki:

#20,932
"Ey Aişe! «Dinlerini parça parça edip flrkalara aynlanlar>dan maksat bidat çıkaranlar ile şahsı tutkularının peşinden gidenlerdir. Bunlar için tövbe kapılan kapalıdır. Ben onlardan uzağım, onlar da benden uzaktırlar."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 11008; * Bunu Taberani, el-Mu'cemu's-sağir'de ceyyid bir isnadla rivayet etmiştir.1 ı En'am Sur. 159.

Ebu Hureyre'nin naklettiğine göre Hz. Peygamber (sallallahualeyhi vesellem),

#20,931
"Rabbinin bazı alametleri geldiği gün'' ayetini "Maksat, Güneş'in battığı yerden doğmasıdır" şeklinde açıklamıştır.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 11007; * Bunu Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir. Ben derim ki: Hadisin, Kıyamet Alametlerine dair bölümde başka varyantları da vardır.

Abdullah b. Mes'ud,

#20,930
Yüce Allah'ın "Onlar (inanmak için) kendilerine ille meleklerin gelmesini veya Rabbinin gelmesini veyahut Rabbinin bazı alimlerinin gelmesini mi bekliyorlar? Rabbinin bazı alametleri geldiği gün, önceden inanmamış ya da imanıyla ha)'lr kazanmamış olan kimseye artık imam bir fayda sağlamaz" ayeti ile ilgili der ki: "İşaret edilen alametlerden maksat, Güneş ile Ay'ın yan yana duran iki deve gibi, batıkları yerden doğmasıdır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 11006; * Bunu Taberani, iki ayn kanalla rivayet etmiş olup biri budur ve ravileri arasında ismi geçen Abdullah b. Muhammed b. Said b. Ehi Meryem zayıftır. Diğeri ise muhtasar olup ravileri, güvenilir kimselerdir.

Abdullah b. Mes'üd bu ayetle ilgili der ki:

#20,929
Resulullah (sallallahu aleyhivesellem) bize bir çizgi çizdi. Sonra: "Bu, Allah'ın yoludur'' buyurdu. Sonra onun sağına ve soluna başka çizgiler çizerek şöyle buyurdu: "Bunlar ise birbirleriyle bağlantısı bulunmayan başka yollar olup her bir yolun başında bir şeytan durur ve (halkı) o yola girmeye çağırr." Ardından şu ayeti okudu: "Şüphesiz bu benim dosdoğru yolumdur. Buna uyun. Başka yollara uymayın. Çünkü o yollar sizi Allah'm yolundan a)'lnr."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 11005; * Bunu Ahmed b. Hanbel ve Bezz3r rivayet etmiş olup ravilerinden Astm b. Behdele zayıf yönü bulunmakla beraber güvenilirdir.2 1 Ahmed b. Hanbel'in. rivayeti "Bu, Allah'ın dosdoğru yoludur" şeklindedir. 2 Ahmed b. Hanbel (1/465); Bezzar (2210, 2211, 2212)

İbn Mes'ud,

#20,928
Yüce Allah'ın "Hayvanlardan yük ta~ıyanını da tüyünden dö~k yaptlamm da yaratan O'dur" ayetini şöyle açıklamıştır: "41_,.J-ı kelimesi, yük taşıyan deve demektir. ,J-.;JI kelimesiyle ise küçük hayvanlar kastedilmektedir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 11004; * Bunu Taberani. zayıf biri olan hocası Abdullah b. Muhammed b. Said b. Ebi Meryem'den rivayet etmiştir.2ı En'am Sur. 142. 2 Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir (9018)

İbn Ömer,

#20,927
Yüce Allah'ın "Devşirip toplandı§ı gün (tarım ürünlerinin) hakkını verin" ayeti hakkında şunları söylemiştir: (Sahabe) yardım isteyenlere sadaka/ zekat dışında da yardımda bulunurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 11003; * Bunu Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir. 3 En'am Sur. 141.

Amr b. Keysan der ki:

#20,926
Ben "(Onlar, «Sen iyi ders almışsın» desinler diye ve bir de bilen bir toplum için onu (Kur'an'ı) açıklayalım diye ayetleri değişik biçimlerde işte böylece açıklıyoruz)" ayetiyle ilgili İbn Abbas'ı şöyle okurken işittim: "Bu ibare (yani «ders almışsın»), "müzakere etmişsin, okumuşun, mücadele etmişsin, tartışmışsın" gibi anlamlara gelir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 11002; * Bunu Taberani, rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir. 2 ı En'am Sur. 105. 2 Taberaru, el-Mu'cemu'l-kebir (11283)

Abdullah (b. Mes'ud),

#20,925
"Sizin için bir müstekar (belli bir süre kalma yeri), bir de müstevda~ (emanet olarak konulaca~ız yer) vardır"3 ~yeti ile ilgili olarak "Müstekar, rahim; müstevda' ise kişinin öleceği yeryüzüdür" demiştir .4

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 11001; 3 En'am Sur. 98. 4 Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir (9016)

Abdullah (b. Mes'ud) der ki:

#20,750
"Kişinin müstevda'ı (emanet olarak konulduğu yer) dünyadır. Müstekarn (sürekli kaldığı yer) ise rahimdir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 11000; * Bunu Taberani, rivayet etmiş olup ravileri, Sahih'in ravileridir. Ne var ki İbrahim(-i Nehai), İbn Mes'üd'a yetişememiştir.2 ı Ahmed b. Hanbel (5/134-135) 2 Taberaru, el-Mu'cemu'l-kebir (9017)

Ubey b. Ka'b

#20,749
Yüce Allah'm "De ki: «O, size üstünüzden (gökten) veya ayaklann1Z1n altından (yerden) bir azap göndermeğe, ya da sizi flrka fırka birbirinize düşürmeğe ve kiminizin şiddetini kiminize tatbrmaya gücü yetendir.» Bak, anlasınlar diye, ayetleri değişik biçimlerde nasıl açıklıyoruz" ayeti ile ilgili şunları söylemiştir: Ayette zikredilen azap türlerinin hepsi dört tane olup bunların hepsi kaçınılmaz olarak gerçekleşecektir. Bunlardan ikisi, Allah Resulü'nün (sallallahu aleyhi vesellem) vefatından 25 sene sonra gerçekleşmiştir. Müslümanlar fırkalara bölünerek birbirlerine düşmüşlerdir. Geriye ikisi kalmıştır ki bunlar da muhakkak yaşanacaktır: Yere geçirme ve (gökten) taş yağdırma cezalan.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 1999; * Bunu Ahmed b. Hanbel rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir. Ben derim ki: Anlaşılan o ki uBunlardan ikisi Allah ResOlü'nün (salalahı aletti ı.eellem) vefatından 25 sene sonra gerçekleşmiştir" sözü, ravilerden Rabi'ye aittir. Zira Ubey b. Ka'b, fitne dönemine kadar yaşamamıştır. Doğrusunu Allah bilir.ı En'am Sur. 65. Ben derim ki: Bu konudaki hadislerin kalanı, inşallah Fitneler bölümünde gelecektir.1 ı Ahmed b. Hanbel (5/134-135)

Abdurrahman b. Sehl b. Huneyf der ki:

#20,747
Kendisi evlerinden birindeyken Hz. Peygamber' e (sallallahu aleyhi vesellem) "Rablerinin rızasını dileyerek sabah akşam O'na yalvaranlarla beraber sabret" ayeti indi ve hemen Allah' ı zikredenleri aramaya çıktı. Derken Allah' ı zikreden bir topluluk buldu. Aralarında saçı başı dağınık, yalın ayak ve tek parça giysisi olanları vardı. Onları görünce ya~anna oturdu ve: "Ümmetim içinde kendileriyle birlikte olup sabretmemi emrettiği bir topluluk var eden Allah'a hamd olsun" diye şükretti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10999; Kehf Sur. 28. * Bunu Taberani, rivayet etmiş olup ravileri, Sahih'in ravileridir. Taberani Abdurrahman'ı sahabe neslinden biri olarak zikretmiştir.

Bu ayetler hakkında İbn Mes'ud der ki:

#20,745
Kureyş kabilesinin ileri gelenleri, Resıllullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) yanına uğradılar. O sırada Allah Resulü' nün (sallallahu aleyhi vesellem) yanında Habbab, Suheyb, Bilal ve Aınmar vardı. Kureyşliler: "Ey Muhammed! Ben bunlarla mutlu musun?" dediler. Bunun üzerine haklarında Kur'an indi: "Rablerinin huzurunda toplanacaldanndan korkanlan onunla (Kur'an ile) uyar. O'ndan ba~a ne bir dost, ne de araalan vardır. Umulur ki Allah'tan sakınırlar .... Allah zalimleri daha iyi bitir.•ı Bunu Ahmed b. Hanbel ve şu ifadelerle Taberani rivayet etmiştir: Kureyşliler: "Ey Muhammed! Allah aramızda bunlara mı lütfetti? Eğer bunlan yanından kovarsan, sana tabi oluruz" dediler. Bunun üzerine Allah şu ayetleri indirdi: "Rablerinin nzasını dileyerek sabah akşam O'na yalvaranlan (huzurundan) kovma .... Aftah ıükredenleri daha iyi bilmez mi?*2

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10997; 4 En'am Sur. 51-52. * Ahmed b. Hanbel'in ravileri, Kürdüs hariç, Sahih'in ravileridir. Kürdus de güvenilirdir. 3 ı En'am Sur. 51-58. 2 En'am Sur. 51-53. 3 Ahmed b. Hanbel (3985); Taberaru, el-Mu'cemu'l-lcebir (10520); Bezzar (2209) (benzeri).

Ukbe b. Amir' in bildirdiğine göre Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#20,743
"Eğer Yüce Allah'ın dünyada iken bir kula, işlediği onca günahlara rağmen istediğini verdiğini görürsen, (bil ki) bu istidracdan (azdıkça azması ve sonsuz mutluluktan mahrum kalması için ona mühlet vermesinden) başka bir şey değildir." Sonra Resulullah (sallallahualeyhi vesellem) şu ayeti okudu: "Kendilerine yapılan hatırlatmaları unuttuklarında, onlara her şeyin kapısını açtık; nihayet kendilerine verilenlerle sevinip şımardıklarında ansızın onları yakalayıverdik ve o anda bütün umutlarını yitirdiler."ı

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10996; 3 En'am Sur. 44. * Bunu Ahmed b. Hanbel ve "Böylece zalim kavmin kökü kesilmiş oldu. Hamd Alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur"2 ilavesiyle Taberani rivayet etmiştir.3ı En'am Sur. 44.

İbn Abbas,

#20,742
Yüce Allah'ın "~;.~ 'l r-'li (Aslında onlar seni yalanlamıyorlar) ayetini sahabenin il ı:ı .J!~ 'l" şeklinde okuduklarını ve bu ibarenin şu anlama geldiğini söylemiştir: "Onlar ne Peygamber'in (sallallahu aleyhi vesellem) peygamber olmasını, ne de Kur' an' ın Kur' an olmasına engel olabilirler. Değilse mesele seni dilleriyle yalanlamalarıysa, bunu zaten yapıyorlar. Birincisi "...,.,ı .. isY', ikincisi ise "~JS:.;" kökündendir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10995; * Bunu Taberani, rivayet etmiş olup ravilerinden Bişr b. Umare zayıftır.2 ı En'am Sur. 33. 2 Taberaru, el-Mu'cemu'l-kebir (12658). (Aynca hadiste kopukluk vardır)

İbn Abbas der ki:

#20,741
"Onlar hem onu savunuyorlar, hem de kendileri ondan uzak duruyorlar" ayeti Ebu Talib hakkında nazil olmuştur. Çünkü o (insanları) Hz. Peygamber'e (sallallahu aleyhi ~ işkence ve eziyet etmekten men ederken kendisi O' na tabi olmaktan kaçınıyordu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10994; * Bunu Taberani, rivayet etmiş olup . rav.ilerinden Kays b. er-Rabi'y.i Şu'be ve başkaları güvenilir kabul ederlerken, lbn Main ve başkaları za)lıf olarak değerlendirmişlerdir. Diğer ravileri ise güvenilir kimselerdir.3Taberaru, el-Mu'cemu'l-kebir (12682)

Esma binti Yezid der ki:

#20,739
En'am süresi Hz. Peygamber'e (sallallahu aleyhi vesellem) bir defada nazil oldu. öyle ki ağırlığından neredeyse (Peygamber' in) deve(si)nin kemikleri kırılacaktı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10993; * Bunu Taberani, rivayet etmiş olup ravilerinden Şehr b. Havşeb zayıf olmakla beraber güvenilir de kabul edilmiştir.11 Taberaru, el-Mu'cemu'l-kebir (24/178). Senedinde ismi geçen Leys b. Ehi Süleym de zayıftır.

İbn ômer'in bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#20,738
"Bana En'am suresi bir defada indirildi. Nitekim yetmiş · bin melek de tespih ve hamd sesleri arasında onu uğurladı."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 109901; * Bunu Taberani, el-Mu'cemu's-sağir'de rivayet etmiş olup ravilerinden Yusuf b. Atıyye es-Saffar zayıftır.2 Taberani, el-Mu'cemu's-sağir (220).

İbn Mes'ud'un bildirdiğine göre Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem):

#20,737
Ben aralarında bulunduğum sürece onlara şahittim" ayetini "Yani, içlerinde bulunduğum sürece" diye açıklamıştır.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10990; * Bunu Taberani, rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir.ı Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir (9781) (Tefsir kısmı yoktur); Ebii Ya'la (5020)

Abdullah b. Mes'ud~ Yüce Allah'ın "Siz kendinize bakin" ayeti ile ilgili der ki:

#20,736
Henüz bu ayetin zamanı gelmedi. Dolayısıyla sizler tebliğ yapmaya devam edin/ iyiliği emir kötülükten men görevine devam edin. Eğer davetiniz reddedilirse, o zaman kendinize bakın; bu durumda yoldan sapmış olan size zarar veremez.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10989; * Bunu Taberani, rivayet etmiş olup ravileri, Sahi'h'in ravileridir. Ancak Hasan elBasri, İbn Mes'ud'dan hadis işitmemiştir. Doğrusunu Allah bilir. 3 Mfilde Sur. 117.

Ebft Amir el-Eş'ari'nin anlattığına göre Evtas'da onlardan biri öldürülünce Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) kendisine:

#20,733
"Ey Ebu Amir! (Yanlış geleneklerinizi) değiştirsene!" buyurmuş. O da: "Ey iman edenler! Siz kendinize bakın. Siz doğru yolda olunca sapan kimse size zarar veremez" ayetini okumuş. Buna öfkelenen Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuş: "Siz ayeti nasıl anlamışsınız öyle! Ayetin asıl manası: Siz doğru yolda olunca kafirlerden sapıtmış olan size zarar veremez"3 demektir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10988; * Bunu Taberani, şu ifadelerle rivayet etmiştir: Ebu Amir'in bildirdiğine göre onlarda bir olay yaşanmış ve bu yüzden bir müddet Peygamber'den (salalah.ıaleyhiverellem) uzak kalmış. Sonra gelince Hz. Peygamber (salallahu aleyhi vesellem): "Neden görünmüyordun?" diye sormuş. Ebu Amir der ki: Ben de "Ey iman edenler! Siz kendinize bakın. Siz doğru yolda olunca sapan kimse size zarar veremez"1 ayetini okudum. Bunun üzerine Peygamber (salalahu alethi \eellem): "Bundan asıl maksat: «Siz doğru yolda olunca (kafirlerden) sapıtmış olan size zarar veremez,. demektir" buyurdu. * Her iki rivayetin de ravileri, güvenilir kimselerdir. Fakat Ali b. Müdrik'in sahabeden herhangi birinden hadis işittiği bilgisine ulaşamadım.2 ı Mfilde Sur. 105. 2 Taberaru, el-Mu'cemu'l-kebir (24/317); Ahmed b. Hanbel (4/201-202). Ravilerinden Ali b. Müdrik'i İbn Hibban tabii neslinin güvenilirleri arasında zikretmiş ve onun İbn Mes'ud' dan hadis işittiğini belirtmiştir.

Abdullah b. Amr der ki:

#20,732
Kur'an'da geçen "Ey inananlar! içki, kumar, putlar ve fal oklan, şüphesiz şeytan işi pisliklerdir, bunlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz''2 ayeti, Tevrat'ta da geçmiştir: "Yüce Allah, bahlı yok etmek için hakkı indirdi. Bu hak ile oyunu (kumarı), tamburu, defleri, raksı, çalgı aletlerini, (oyun) değneklerini ve şiiri kaldırdı. Rabbim şuna yemin etti ki: Ben içkiyi haram kıldıktan sonra bir kul onu içerse, kıyamet günü kesinlikle onu susuz bırakırım. Yine ben yasakladıktan sonra bir kul içki içmekten vazgeçerse, ona da Kudüs hazinesinden (su) içiririm."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10987; * Bunu Taberani. "Şüphesiz biz seni şahit olarak gönderdik"1 ayeti ile ilgili sahih bir hadisin sonunda rivayet etmiş olup ravileri, Sahih'in ravileridir. ı Ahzab Sur. 45; Fetih Sur. 8.

Abdullah (b. Mes'ud) der ki:

#20,730
İçki yasağı inince Yahudiler "Daha evvel ölen kardeşleriniz de içki içmiyorlar mıydı?" dediler. Bunun üzerine Yüce Allah: "iman edip salih amel işleyenlere daha önceleri tatmış olduklarından dolayı bir sorumluluk yoktur"1 ayetini indirdi. Allah Resulü (sallallahu aleyhi veıellem) buyurdu ki: "Bana «Sen de onlardansın>> denildi."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10986; * Ben derim ki: Hadisin bir kısmı, Sahih'de geçmiştir. Bu şekliyle ise onu Taberani rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir . ı Maide Sur. 93.

İbn Abbas der ki:

#20,729
İçki yasağı, Ensar kabilelerinden iki kabile hakkında nazil olmuştur. Bunlar içki içip akıllan başlarından gidince birbirleriyle eğlenmeye başladılar. Ayıldıkları zaman kimileri yüzleri, başlan ve sakallarında bazı yara izleri gördüler ve "Bunu kardeşim falan kimse yaptı. Vallahi eğer o bana acıyıp şefkat gösterseydi bunu bana yapmazdı" demeye başladılar. Bunlar kardeştiler ve (daha önce) kalplerinde birbirlerine karşı en ufak bir kin yoktu. Böylece kalplerine kin tohumlan düşmüş oldu. Bunun üzerine Yüce Allah şu ayetleri indirdi: "Ey inananları içki, kumar, putlar ve fal oklan şüphesiz şeytan işi pisliklerdir, bunlardan kaçının ki saadete eresiniz. Şeytan, şüphesiz içki ve kumar yoluyla aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah'ı anmaktan, namazdan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçersiniz değil mi?"1 Ayeti zorlama yorumla aşın bir şekilde yorumlayan bazı kimseler şöyle dediler: "Bu bir pisliktir ve bu pislik daha önce Bedir savaşında öldürülen falan kimsenin, Uhud savaşında öldürülen falan kimsenin midelerine girmiştir." Bunun üzerine Yüce Allah şu ayeti indirdi: "iman edip salih ameller işleyenlere; Allah'a karşı gelmekten sakındıkları, iman ettikleri ve salih amel işledikleri, sonra Allah'a karşı gelmekten sakındıklan ve iman ettikleri, sonra yine Allah'a karşı gelmekten sakındıkları ve iyilik ettikleri takdirde, daha önce tatmış olduklarından dolayı bir günah yoktur. Allah, iyilik edenleri sever."2

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10985; * Bunu Taber3ni. rivayet etmiş olup ravileri, Sahlh'in ravileridir. İçecekler bölümünde İçki Yasağına dair bahiste bunun benzeri rivayetler geçmişti.3 2 Maide Sur. 93. 3 Taberaru, el-Mu'cemu'l-keblr (12459)

İbn Abbas,

#20,728
Yüce Allah'ın "Rabbimizl inandık, bizi de şahidlerden yaz" ayetini şöyle açıklamıştır: Yani bizi de Muhammed ve ümmeti ile birlikte yaz. Çünkü onlar, Peygamber' in (sallallahu aleyhi vesellem) tebliğ vazifesini yerine getirdiğine, üstelik diğer peygamberlerin de tebliğ görevlerini ifa ettiklerine şahitlik etmişlerdir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10984; * Bunu Taberani, zayıf biri olan hocası Abdullah b. Muhammed b. Said b. Ebi Meryem'den rivayet etmiştir.2 ı Maide Sur. 83. 2 Taberaru, el-Mu'cemu'l-kebir (11732)

İbn Abbas,

#20,726
Yüce Allah'ın "Resule indirileni duydukları zaman daha önceden bildikleri hakikat sebebiyle gözlerinden yaşlar boşandığım görürsün" ayeti ile ilgili olarak şu açıklamayı yapmıştır: Bunlar (geçimlerini balıkçılıkla sağlayan) denizciler olup Cafer b. Ebi Talib ile birlikte Habeşistan' dan gelmişlerdi. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) kendilerine Kur' an okuyunca iman ettiler ve gözlerinden yaşlar boşandı. Resdlullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Belki kendi topraklarınıza döndüğünüzde dininizden çıkarsınız" deyince, "Biz dinimizden asla dönmeyeceğiz" dediler. İşte Allah, ayeti onların bu sözleri üzerine indirmiştir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10983; * Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-evsat ve el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravilerinden Abbas b. el-Fadl el-Ensari zayıftır. Ben derim ki: Gıyabi Cenaze namazı ve Necaşi'nin Menkıbeleri bahislerinde hadisin benzer ifadelerle yer alan başka varyantları da vardır. ı Maide Sur. 83.

Selman'a

#20,724
Yüce Allah'ın "Çünkü onlann arasında keşişler ve rahipler vardır ve onlar büyüklük taslamazlar" ayeti sorulunca "Rahipler, manastırlarda yaşayanlardır" dedi. Yine Selman der ki: Allah Resulü'ne (sallallahu aleyhi vesellem) "Çünkü onların arasında keşişler ve rahipler vardır ve onlar büyüklük taslamazlar"3 ayeti nazil oldu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10982; * Bunu Taberilni, rivayet etmiş olup ravilerinden Yahya el-Himmilni ve Nusayr b. Ziyad zayıftırlar. 2 Mfilde Sur. 82. 3 Mfilde Sur. 82.

İbn Abbas anlatıyor:

#20,723
Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi veıellem) korunurdu. Amcası Ebu Talib her gün onun yanına, kendisini korumaları için Haşim oğullarından bazı adamlar gönderirdi. Sonra /1 Ey Peygamberi Rabbinden sana indirileni tebliğ et, eğer bunu yapmazsan O'nun elçiliğini yapmamış olursun. Allah seni insanlardan korur''ı ayeti indi. Bu ayet indikten sonra amcası yine onun yanında kendisini koruyacak adamlar göndermek isteyince, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Amca, artık Yüce Allah beni cinlerden ve insanlardan korumaktadır" deyip (insanlar tarafından) korunmayı reddetti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10981;Maide Sur. 67. * Bunu Taberilni, rivayet etmiş olup ravilerinden Nadr b. Abdirrahman zayıftır.

Ebu Said el-Hudri anlatıyor:

#20,689
Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) amcası Abbas onun korumasını yapanlardandı. /1 Allah seni insanlardan korur" ayeti inince, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) kendisine yönelik korumayı kaldırdı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10980; * Bunu Taberani, el-Mu'cemu's-sağir ve el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravilerinden Atiyye el-Avfi zayıftır.2 ı Maide Sur. 67. 2 Taberaru, el-Mu'cemu's-sağir (418). Taberaru'nin hocası Hamed b. Muhammed b. Hamed Ebu Nasr'ın biyografisi yazılmamıştır. Aynca Taberaru, Ebu Said' den sadece bu isnadla hadis rivayet edildiğini belirtmiştir.

İbn Abbas anlatıyor:

#20,688
Yahudilerden Nebbaş b. Kays isminde bir adam: "Senin Rabbin çok cimri, hiç infakta bulunmuyor" dedi. Bunun üzerine Yüce Allah şu ayeti indirdi: "Yahudiler, «Allah'ın eli sıkıdır:. dediler. Bu dediklerinden ötürü kendi elleri bağlansın, lanet olsun onlara. Bilakis O'nun iki eli de açıktır, dilediği gibi infakta bulunur."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10979; * Bunu Taberani, rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir.2 ı Maide Sur. 64. 2 Taberaru, el-Mu'cemu'l-lceblr (12497)

Ammar b. Yasir anlatıyor:

#20,687
Nafile bir namazda rüku halindeyken Ali b. Ebi Talib' in başına bir dilenci dikildi. O da yüzüğünü çıkarıp dilenciye verdi. Sonra Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) yanına giderek bunu ona anlattı. Bunun üzerine Resulullah' a (sallallahu aleyhi vesellem) şu ayet nazil oldu: "Sizin dostunuz ancak Allah, O'nun peygamberi ve namaz lalan, zekat veren ve rüku eden müminlerdir." Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) ayeti okuduktan sonra buyurup niyaz etti: "Ben kimin dostu isem Ali de onun dostudur. Allahım! Ona dost olanlara sen de dost ol; ona düşman olanlara sen de düşman ol."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10978; * Bunu Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravileri, arasında tanımadıklarım vardır.

Câbir b. Abdullah (r.a)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#20,686
ona "Allah, kendilerini sevdiği, onlann da O'nu sevdiği bir topluluk/kavim getirir" ayeti sorulunca şöyle buyurdu: "Bunlar önce Yemen'den, sonra Kinde'den, sonra Sekun'dan ve sonra da Tucib' den olan şu kavimdir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10977; 2 Taberaru, el-Mu'cemu'l-evsat (1414). Tudb kabilesi Sekfuı'un, Sekfuı da Kinde'nin bir koludur ve hepsi de Yemen kabileleridir.

Iyad el-Eş' ari der ki

#20,684
"Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onlan sever, onlar da Allah'ı severler. Onlar mü'minlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı güçlü ve onurludurlar. Allah yolunda cihad ederler. (Bu yolda) hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar. işte bu, Allah'ın bir lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir" ayeti inince Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) Ebu Musa'yı kastederek: "İşte onlar, bu zatın kavmidir" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10976; * Bunu Taberani, rivayet etmiş olup ravileri, Sahih'in ravileridir.1, 3Mailde Sur.54. Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir (17/371)

İbn Abbas anlatıyor:

#20,683
Yüce Allah, "Kim Allah'ın indirdikleriyle hükmetmezse, işte onlar kafirlerin ta kendileridirler. •ı "Kim Allah'ın indirdikleriyle hükmetmezse, işte onlar zalimlerin ta kendileridirler."2 "Kim Allah'ın indirdikleriyle hükmetmezse, işte onlar fasıklann ta kendileridirler''J ~yetlerini indirdi. Yüce Allah, bu ~yetleri Yahudilerden iki grup hakkında indirmiştir. Cahiliye döneminde bunlardan biri diğerini mağlup etmiş ve bunun sonucunda galip tarafın (şerefli olanın) öldürdüğü her maktul için 50 vesak, mağlup (zelil) tarafın galip taraftan (şereflilerden) öldürdüğü her maktul için de 100 vesak fidye verilmesi hususunda anlaşıp aralarında barış yapmışlar. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) hicret edip Medine'ye ayak basbğında onlar bu anlaşmalarına göre davranıyorlardı. Bu iki grup ta Hz. Peygamber'in (sallallahu aleyhi vesellem) gelişine (kendiliklerinden) rıza gösterdiler. Yoksa Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) onlara üstünlük kurmak suretiyle onları kendisine itaate zorlamamışh. Bu şekilde barış içinde yaşamlarını devam ettirirken bir gün mağlup fırka, galip fırkaya mensup bir adamı öldürdü. Galip taraf mağlup tarafa: "Bize 100 vesak gönderin" diye haber yolladı. Mağlup taraf ise: "Bu adalet midir? İki grubun da dinleri bir, soyları bir, ülkeleri bir olduğu halde birinin diyeti diğerinin diyetinin yansı kadar! Biz bu şarh daha önce sadece sizin bize olan zulmünüz ve bizim sizden korkumuz sebebiyle kabul etmiştik. Fakat şimdi Muhammed geldi. Artık bu fidyeyi size vermeyeceğiz" deyip bu taleplerini reddettiler. Neredeyse bu yüzden iki fırka arasında savaş çıkacakh. Sonunda Resulullah'ı (sallallahualeyhivesellem) aralarında hakem tayin etme konusunda anlaşblar. Sonra galip taraf meseleyi aralaiında müzakere ederek şu karara vardılar: "Vallahi Muhammed, sizden alıp onlara verdiğinin iki kahru onlardan alıp size vermez. Onlar bize verilen miktarı kabul etmişlerdi. Bu, bizim haksızlık yapmamız ve onları yenmemiz sebebiyleydi. Bu yüzden Muhammed' in yanına birini sızdınn, size onun konuyla ilgili görüşünü aktarsın. Eğer size istediğinizi verirse, onu hakem kabul edersiniz. Eğer vermezse, ondan uzak durur, hakem tayin etmezsiniz." Bunun sonucunda münafıklardan bazılarını Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) yanına sızdırdılar ki kendilerine onun bu konudaki görüşünü öğrenip bildirsinler. Allah Resftlü (sallallahu aleyhi vesellem) gelince Allah onların kurdukları bütün planlarını ve ne yapmak istediklerini Resftlüne haber verdi. Bu konuda Yüce Allah şu ayetleri indirdi: "Ey ResOll Kalpleri inanmamışken, a~ızlanyla, «inandık» diyenlerden küfür u~runda mücadele edenlerin hali seni üzmesin ... Kim Allah'ın indirdikleriyle hükmetmezse, işte onlar fasıklann ta kendileridirler."ı Sonra o iki grup hakkında: "Vallahi onlar hakkında ayet nazil oldu. Yüce Allah bu ayetle, onlan kastetmiştir" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10975; Maide Sur. 44. ı Maide Sur. 44. 2 Maide Sur. 45. 3 Maide Sur. 46. * Ben derim ki: Rivayetin bir kısmını EbQ Davud da nakletmiştir. Bu şekliyle ise Ahmed b. Hanbel ve Taberani rivayet etmiş olup ravilerinden Abdurrahman b. Ebi'z-Zinad zayıf olmakla beraber güvenilir de kabul edilmiştir. Ahmed b. Hanbel'in diğer ravileri ise güvenilir kimselerdir.2 ı Maide Sur. 41-47. 2 Ahmed b. Hanbel (2212); Taberaru, el-Mu'cemu'l-kebir (10732)

Abdullah (b. Mes'ud)'a

#20,681
ayette geçen "..:...-11" kelimesinin manası soruldu. O da: "Rüşvet" dedi. "(Bir davada) hüküm verirken mi?" diye soruldu. "O (dediğin şey) küfürdür" karşılığını verdi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10974; * Hadisi TaberAni, Şerik kanalıyla Seri'den, o da Ebu'd-DuhA'dan rivayet etmiştir ki Seri'yi tanımıyorum. Diğer ravileri ise güvenilir kimselerdir.2 1 Maide Sur. 41. 2 Taberaru, el-Mu'cemu'l-kebir (9098)

İbn Abbas,

#20,680
Yüce Allah'ın "Ey Resul Kalpleri iman etmediği halde ağızlanyla «inandık» diyen kimselerden ve Yahudilerden küfür içinde koşuşanlar(ın hali) seni üzmesin. Onlar durmadan yalana kulak verirler ve sana gelmeyen (bazı) kimselere kulak verirler; kelimeleri yerlerinden kaydınp değiştirirler. «Eğer size şu verilirse hemen alın, o verilmezse sakının!» derler. Allah bir kimseyi şaşkınlığa (fitneye) düşürmek isterse, sen Allah'a karşı, onun lehine hiçbir şey yapamazsın. Onlar, Allah'ın kalplerini temizlemek istemediği kimselerdir. Onlar için dünyada rezillik vardır ve ahirette onlara mahsus büyük bir azap vardır'' ayeti ile ilgili olarak şu açıklamayı yapmıştır: Bunlar, Yahudilerdirler. Onlardan bir kadın zina etmişti. Yüce Allah, zina suçuna Tevrat'ta recim cezasını takdir etmişti. Yahudiler, kadını recmetmek istemediler ve "Muhammed' e gidin. Belki onun yanında bir ruhsat vardır. Varsa, kabul edin" dediler. Bu maksatla Hz. Peygamber' e (sallallahu aleyhi vesellem) gittiler ve: "Ey Ebu'l- Kasım! Bizden bir kadın zina etti. Onun hakkında ne buyurursun?" diye sordular. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem): "Tevrat'ta Allah'ın zina eden kimse hakkında verdiği hükmü nedir?" diye sordu. "Sen Tevrat'ı boş ver. Bu konuda senin görüşün nedir?" dediler. Bunun üzerine Allah Resulü (sallallahu aleyhi vesellem): "Bana içinizde Musa'ya indirilen Tevrat'ı en iyi bilenlerinizi getirin" dedi. Sonra onlara: "Sizi Firavun hanedanlığın(ın zulmün)den kurtaran, denizi yarıp selamete çıkaran ve Firavun hanedanını suda boğan (Allah) hakkı için bana söyleyin: Tevrat'ta Allah'ın zina eden hakkındaki hükmü nedir?" diye sordu. Onlar da:" Allah'ın hükmü recimdir" dediler.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10973; 1 Maide Sur. 41. * Bunu TaberAni, rivayet etmiştir. Ancak ravilerinden Ali b. Ebi Talha, İbn AbbAs'tan hadis işitmemiştir.

İbn Abbas yine der ki:

#20,679
Kur' an' da her nerede "fa" kelimesi geçmişse, bu "azab"; her nerede "J;i" kelimesi geçmişse bu da "rahmet" ifade eder.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10972; * Bunu Taberani, rivayet etmiş olup ravilerinden Sehl b. İbrahim el-Mervezi hakkında bilgim yoktur.

İbn Abbas,

#20,678
Yüce Allah'ın "Allah'a ve Resulüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut o yerden sürülmeleridir. Bu cezalar, onlar için dünyadaki bir rezilliktir. Ahirette de onlara büyük bir azap vardır" ayeti ile ilgili olarak şunları söylemiştir: Kitab ehlinden bir topluluk ile Allah Resulü (sallallahu aleyhi vesellem) arasında anlaşma ve sözleşme vardı. Fakat onlar anlaşmalanru bozdular, yeryüzünde bozgunculuk yaptılar. Allah da Peygamber' ini (sallallahu aleyhi vesellem) onları dilerse öldürmek, dilerse asmak, dilerse ellerini ve ayaklarını çaprazlama kesmek konusunda muhayyer bıraktı. Sürgünden maksat ise yeryüzünün bir bölgesine kaçmaktır. Eğer bu durumdaki bir kimse tövbe ederek dönüp İslam' a girerse önceden işledikleri sebebiyle cezalandırılmaz.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10971; * Bunu Taberani, rivayet etmiştir. Ancak Ali b. Ebi Talha, İbn Abbas'dan hadis işitmemiştir. ı ı Maide Sur. 33. 2 Taberam, el-Mu'cemu'l-k.eblr (13034)

Abdullah b. Amr'ın bildirdiğine göre Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#20,676
"İnsanların en şerlileri şu üç kişidir: Semud kavminin dişi devesini kesen, Adem'in kendi kardeşini öldüren oğlu ki yeryüzünde akıtılan her kanın onun üzerinde bir vebali vardır; çünkü o, öldürme adetini başlatan ilk kişidir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10970; * Ben derim ki: Asıl nüshada üçüncü şahıs silinmişti. Fakat üçüncüsünün de Hz. Ali'nin katili olduğu anlaşılmaktadır. Bunu Taberani, rivayet etmiş olup ravilerinden İbn İshak müdellistir.3 2 Maide Sur. 27. 3 12319 nolu hadisin mükerreridir. Senedinde ismi geçen Haklın b. Cübeyr de zayıftır.