Toplam 22,921 Hadis
Konular

Teşekkür Bölümü Kategorisi

.

#9,955
yeni hadis

.

Hazret-i Câbir (b. Abdulla)'den (rivâyet edildiğine göre) Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem):

#6,940 مَنْ أُبْلِيَ بَلاءً فَذَكَرَهُ فَقَدْ شَكَرَهُ، وَمَنْ كَتَمَهُ فَقَدْ كَفَرَهُ
"Kime bir nimet verilir de o nimeti dile getirirse, onun şükrünü yerine getirmiş olur. Eğer onu (kimseye söylemeyerek) gizlerse, onu inkar etmiş olur."

Ebu Davud, Edeb: 12 Hn: 4814; Ebu Naim, Ahbaru İsbehan Hn: 855.

Enes radıyallahu anh dedi ki:

#3,470 لَمَّا قَدِمَ النَّبِيُّ الْمَدِينَةَ، أَتَاهُ الْمُهَاجِرُونَ، فَقَالُوا: يَا رَسُولَ اللَّهِ، مَا رَأَيْنَا قَوْمًا أَبْذَلَ مِنْ كَثِيرٍ وَلَا أَحْسَنَ مُوَاسَاةً مِنْ قَلِيلٍ مِنْ قَوْمٍ نَزَلْنَا بَيْنَ أَظْهُرِهِمْ، لَقَدْ كَفَوْنَا الْمُؤْنَةَ، وَأَشْرَكُونَا فِي الْمَهْنَإِ حَتَّى لَقَدْ خِفْنَا أَنْ يَذْهَبُوا بِالْأَجْرِ كُلِّهِ، فَقَالَ النَّبِيُّ : " لَا مَا دَعَوْتُمُ اللَّهَ لَهُمْ وَأَثْنَيْتُمْ عَلَيْهِمْ
Rasulullah s.a.v., Medine'ye gelince Muhacirler kendisine gelerek; “Ey Allah’ın Rasulü!” dediler; “Aralarına girip misafir olduğumuz bu Ensar kardeşlerimiz kadar çok olan şeyden bol bol dağıtan, azı da en iyi şekilde taksim eden bir toplum hiç görmedik. Sıkıntılarımızı giderdiler, mutluluklarına bizi ortak ettiler. Tüm sevapları alıp götüreceklerinden korktuk.” Bunun üzerine Rasulullah s.a.v. şöyle buyurdu: “Hayır öyle değil… Siz onlar için dua ettiğiniz ve kendilerinin yaptığı bu iyilikleri bildiğiniz sürece onlara karşı vazifenizi yapmış olursunuz.” 

Ebu Davud ve diğerlerinin rivayetinde ise: Muhacirler (Hazret-i Peygambere):
أَنَّ الْمُهَاجِرِينَ قَالُوا: يَا رَسُولَ اللَّهِ، ذَهَبَتْ الْأَنْصَارُ بِالْأَجْرِ كُلِّهِ، قَالَ: لَا، مَا دَعَوْتُمُ اللَّهَ لَهُمْ وَأَثْنَيْتُمْ عَلَيْهِمْ
Ey Allah'ın Rasulü Ensar, sevabın hepsini götürüp gittiler. (Bu hususta ne buyurursun)? diye sormuşlar da (Hazret-i Peygamber): Hayır, onlar (in size yaptıkları iyilikler) için onlar hakkında Allah'a dua ettiğiniz ve (sizlere yaptıkları hayırlardan dolayı) kendilerim övdüğünüz sürece, (onların yaptıkları hayırların sevabına siz de ortak olursunuz)" buyurmuştur. Ebu Davud, Edeb: 12 Hn: 4812; Beyhaki, Sünenil Kübra Hn: 11125 ve Edeb Hn: 253.

Tirmizi, Sıfatül Kıyame ver Rekaik vel Vera: 44 Hn: 2487; Ahmed, Müsned: 12602; Bezzar Müsned Hn: 6798; İbn Şeybe, Tarihul Medine Hn: 854. Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle sahih hasen garibtir.

Üsame b. Zeyd r.a. dedi ki: Rasülullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

#778 مَنْ صُنِعَ إِلَيْهِ مَعْرُوفٌ فَقَالَ لِفَاعِلِهِ: جَزَاكَ اللَّهُ خَيْرًا فَقَدْ أَبْلَغَ فِي الثَّنَاءِ
“Bir kimseye bir iyilik yapılırsa o kimse de iyilik yapan kimseye Allah seni dünya ve ahirette hayırla mükafatlandırsın derse şüphesiz en güzel övgüyü yapmış ve karşılığını vermiş olur.” Tirmizi der ki: Bana Abdurrahman b. Hazım el Belhi aktararak şöyle dedi: Mekki b. İbrahim’den işittim şöyle diyordu: İbn Cüreyc el Mekki’nin yanında idik bir dilenci geldi bir şeyler istedi. İbn Cüreyc hizmetçisine bir dinar ver dedi. Hizmetçi: Yanımda bir dinardan başka para yok onu verirsem çoluk çocuk aç kalırsın. İbn Cüreyc kızdı ve şöyle dedi: Onu o fakire ver! Mekki diyor ki: Biz İbn Cüreyc’in yanındaydık bir adam bir mektup ve bir kese getirdi. Bazı arkadaşları onu göndermişlerdi. Mektupta şöyle yazılıydı. Sana elli dinar çıktı. Busefer İbn Cüreyc keseyi açtı paraları saydı. Orada elli bir dinar çıktı. Busefer İbn Cüreyc hizmetçisine dedi ki: Ben fakire bir dinar verdim. Allah’ta bir dinar ve fazladan da elli dinar verdi.

Tirmizi, Birr ve Sıla 87 Hn: 2035; ž Tirmizi: Bu hadis hasen ceyyid garibtir. Bu hadisi sadece Üsame b. Zeyd’in rivâyetiyle bu şekliyle bilmekteyiz. Ebu Hüreyre’den bu hadisin bir benzeri rivâyet edilmiştir. Muhammed’e sordum bu hadis hakkında bir şey bilemedi.

Eşas b. Kays el-Kindir.a. dedi ki: Rasülullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

#701 لَا يَشْكُرُ اللَّهَ مَنْ لَا يَشْكُرُ النَّاسَ
“İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah’a da şükretmiyordur.”

Ahmed, Müsned Hn: 11306; Henned ibn Siri Zühd Hn: 781; İbn Ebid Dünya, Kadail Havaic Hn: 73; Kudai, Müsnedi Şihab Hn: 830; Abdullah bin Ömer el-Makdisi, Cüz'ü Hn: 27ve diğerleri.

Ebu Hüreyre r.a. dedi ki: Rasülullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

#700 لَا يَشْكُرُ اللَّهَ مَنْ لَا يَشْكُرُ النَّاسَ
"İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah'a şükretmez."
Tirmizi'nin rivayetinde ise hadis şöyle:
مَنْ لَا يَشْكُرُ النَّاسَ لَا يَشْكُرُ اللَّهَ
“İnsanlara teşekkür etmesini bilemeyen Allah’a da şükredemez.”

Buhari, Edebül Müfred Hn: 218; Ebu davud, Edeb: 12 Hn: 4811; Tirmizi, Birr ve Sıla 35 Hn: 1954; Ahmed, Müsned Hn: 7879, 7959, 8801, 9628, 1004; Tayalisi, Müsned Hn: 2613; İbn Hibban, Sahih Hn: 3407; Beyhaki, Sünenil Kübra Hn: 11122 ve Şuabul İman Hn: 9117; İbn Büşran, Emali Hn: 89; Hatip, Camiul Ahlakirravi ve Edebüs Sema Hn: 500; Taberi, Tehzibül Eser Hn: 114; Haraiti, Şükrullahi alaNimeh Hn: 80 ve diğerleri. Tirmizi:ž Bu hadis hasen sahihtir.

Enes (radıyalahu anh) anlatıyor: "Muharcirler hicretle Medine'ye gelip (Ensar'ın yardımlarını gördükleri) vakit şöyle dediler:

#92 يَا رَسُولَ اللَّهِ، مَا رَأَيْنَا قَوْمًا أَبْذَلَ مِنْ كَثِيرٍ وَلَا أَحْسَنَ مُوَاسَاةً مِنْ قَلِيلٍ مِنْ قَوْمٍ نَزَلْنَا بَيْنَ أَظْهُرِهِمْ، لَقَدْ كَفَوْنَا الْمُؤْنَةَ، وَأَشْرَكُونَا فِي الْمَهْنَإِ حَتَّى لَقَدْ خِفْنَا أَنْ يَذْهَبُوا بِالْأَجْرِ كُلِّهِ، فَقَالَ النَّبِيُّ عَلَيْهِ السَّلامُ: " لَا مَا دَعَوْتُمُ اللَّهَ لَهُمْ وَأَثْنَيْتُمْ عَلَيْهِمْ
"Ey Allah'ın Rasulü! Biz, çok maldan böylesine cömertce veren, az maldan da yardımı böylesne güzel yapan aralarına inmiş bulunduğumuz şu Medinelilerden başka bir kavmi hiç görmedik! Bize bedel işlerimizi yaptılar, hayatımızı düzene koymada yardımcı oldular. Biz (hicret ve ibadetlerimizle kazandığımız) sevapların hepsini onlar alacak diye korkuyoruz!" Resulullah (aleyhissalatu vesselam) onlara şu cevabı verdi: "- Hayır! Onlar sizin dua ve teşekkürlerinizden hasıl olan sevabı alacaklar."

Tirmizi, Kıyamet 45, Hn: 2489; Ebu Davud, Edeb 12, Hn: 4812 ve diğerleri.

Ebu Said r.a. dedi ki: Rasülullah s.a.v. şöyle buyurdu:

#91 مَنْ لَا يَشْكُرُ النَّاسَ لَا يَشْكُرُ اللَّهَ
"İnsanlara teşekkürde bulunmayan Allah'a da şükretmez."
Ebu Hanife rahimullah'ın rivayetinde ise hadis şöyle:
لَا يَشْكُرُ اللَّهَ مَنْ لَا يَشْكُرُ النَّاسَ
"Başkalarına teşekkür etmeyen, Allah'a şükretmiş olamaz!

Tirmizi, Birr ve Sıla 35, Hn: 1954; Ebu Davud, Edeb 11, Hn: 4811; Ahmed, Müsned Hn: 7452 ve diğerleri. Bu konuda Ebu Hüreyre, Eşas b. Kays ve Numan b. Beşir’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizi: Bu hadis hasen sahihtir. Haskefi, Müsnedi Ebu Hanide Edeb Hn:465/19; haraiti, Şükrullah ala Nimeh Hn: 78; Beyhaki, Şuabul İman Hn: 9132.

Cabir r.a'dan: Nebi s.a.v. şöyle buyurdu:

#90 مَنْ أُعْطِيَ عَطَاءً فَوَجَدَ فَلْيَجْزِ بِهِ، وَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَلْيُثْنِ، فَإِنَّ مَنْ أَثْنَى فَقَدْ شَكَرَ، وَمَنْ كَتَمَ فَقَدْ كَفَرَ
“Kendisine bağışta bulunulan kimse imkan bulursa hemen karşılığını versin. Bulamayan kimse bağış yapana teşekkür etsin kim teşekkür ederse vazifesini yapmış olur. Kimde bağışta bulunup iyilik ederse vazifesini yapmış olur. Kimde bağışta bulunup iyilik yapana teşekkür etmez ise nankörlük etmiş olur.
Tirmizi'nin rivayetinde şu ziyade var: وَمَنْ تَحَلَّى بِمَا لَمْ يُعْطَهُ كَانَ كَلَابِسِ ثَوْبَيْ زُورٍ
kendisine verilmeyen bir şeyle kendisinde varmış gibi havalara giren kimse iki yalan elbisesi giymiş çıplak kimse gibidir.” Tirmizi der ki: “ve men keteme fekad kefere” sözünün anlamı: “O yapılan nimete nankörlük etmiş olur” anlamındadır.

Tirmizî, Birr 86, Hn: 2034; Ebu Davud, Edeb 12, Hn: 4813-4814; Beyhaki, Sünenil Kübra Hn: 11120 ve Edeb Hn: 254; Ebu Yala, Müsned Hn: 2137; ve diğerleri. Tirmizi: Bu hadis hasen garibtir. Bu konuda Esma binti ebi Bekir, Aişe’den de hadis rivâyet edilmiştir.

Üsame b Zeyd r.a. dedi ki:

#89 مَنْ صُنِعَ إِلَيْهِ مَعْرُوفٌ فَقَالَ لِفَاعِلِهِ: جَزَاكَ اللَّهُ خَيْرًا فَقَدْ أَبْلَغَ فِي الثَّنَاء
"Kim, kendisine yapılan bir iyliğe karşı, bunu yapana: "Cezakellahu hayran (Allah sana hayırlı mükafaat versin!)" derse teşekkürü en mükemmel şekilde yapmış olur."

Tirmizi, Birr ve Sıla 86, Hn: 2036; İbn Hibban Hn: 3413; Nesai, Sünenil Kübra Hn: 9937 ve diğerleri.