Toplam 18,846 Hadis
Konular

Yemin Kategorisi

Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: 

#9,815 عن أبي هريرة رَضِيَ اللّهُ عَنهُ قال: ]قَالَ رَسُولُ اللّهِ #: نَحْنُ اŒخِرُونَ السَّابِقُونَ؛ وَقَالَ: ‘نْ يَلِجَّ أحَدُكُمْ بِيَمِينِهِ فِي أهْلِهِ آثَمُ لَهُ عِنْدَ اللّهِ تَعَالَى مِنْ أنْ يُعْطِي كَفّارَتَهُ الّتِي افْتَرَضَ اللّهُ تَعالى عَلَيْهِ[. أخرجه الشيخان.يقال: »لَجَّ يَلِجَّ وَاسْتَلجَّ في يَمِينِهِ« إذا ألحّ في استمرار عليها وترك تكفيرها ورأى أنه صادق فيها. وقيل هو أن يحلف ويرى أن غيرها خير منها فيقيم على ترك الكفارة والرجوع الى ما هو خير فذاك آثم له: أى أكثر إثماً من أن يأتي الذي هو خير .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) : "Biz öne geçecek sonuncularız!" buyurdular. Keza: "Birinizin ailesine karşı yaptığı yemininde inadlaşması, Allah nazarında Rab Teala'nın farz kıldığı kefareti ödemesinden daha ağır bir günahtır!" buyurdu." 

 [Buharî, Eyman1; Müslim, Eymân 26, (1655).]

İbnu Abbâs radıyallahu anhümâ anlatıyor:

#9,814 عن ابن عبّاسٍ رَضِيَ اللّهُ عَنهما قَال: ]اخْتَصَمَ رَجَُنِ الى رَسُولِ اللّهِ # فَسَألَ رَسُولُ اللّهِ # الْمُدَّعِيَ الْبَيِّنَةَ فَلَمْ يَكُنْ لَهُ بَيْنَةٌ فَاسْتَحْلَفَ الْمَطْلُوبَ فَحَلَفَ بِاللّهِ الّذِى َ إلهَ إّ هُوَ، فَقَالَ #: بَلى قَدْ فَعَلْتَ، وَلَكِنْ قَدْ غُفِرَ لَكَ بِإخَْصِ قَوْلِ َ إلهَ إَّ اللّهُ[. أخرجه أبو داود .
"İki kişi Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'ın huzurunda murafaa olundular. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) müddeiden (davacıdan) beyyine (delil, şahid) talep etti. Adamın beyyinesi yoktu. Bunun üzerine davalıdan yemin talep etti. O, kendisinden başka ilah bulunmayan Allah'a kasem etti. Resulullah (aleyhissalatu vesselam): "Hayır, sen (iddia edileni) yaptın. Velakin Lailahe İllallah sözündeki ihlas sebebiyle mağfiret olundun!" buyurdu" 

[Ebu Dâvud, Eymân 16, (3275).]

Hz. Aişe anlatıyor: 

#9,812 عن  عائشة رَضِيَ اللّهُ عَنها قالت: ]أُنْزِلَتْ هذِهِ اŒيَةُ: َ يُؤَاخِذُكُمْ اللّهُ بِاللَّغْوِ فِي أيْمَانِكُمْ. فِي قَوْلِ الرَّجُلِ: َ واللّهِ، وَبَلى واللّهِ[. أخرجه البخاري ومالك وأبو داود .
"Şu ayet kişinin kullandığı "Vallahi hayır!" "Billahi evet!" gibi sözler sebebiyle nazil olmuştur. (Mealen): "Allah yeminlerinizde kasıtsız olarak yanılmanızdan dolayı sizi mes'ul tutmaz, fakat ettiğiniz yeminleri bozmanızdan dolayı sizi mesul tutar. Bozulan bir yeminin kefareti ise..."

(Maide 89). [Buhârî, Eymân 14; Muvatta, Eymân 9, (2, 477); Ebu Davud, Eymân 28, (3254).]

Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: 

#9,811 وعن عائشة رَضِيَ اللّهُ عَنها: ]أنَّ أبَا بَكْرٍ رَضِيَ اللّهُ عَنهُ لَمْ يَكُنْ يَحْنثُ قَطُّ في يَمِينٍ حَتّى أنْزَلَ اللّهُ كَفَّارَةَ، فَقَالَ: َ أحْلِفُ على يَمِينٍ فَرَأيْتُ غَيْرَهَا خَيْراً مِنْهَا إَّ أتَيْتُ الّذِى هُوَ خَيْرٌ وَكَفَّرْتُ عَنْ يَمِينِي[. أخرجه البخاري .
"Hz. Ebu Bekr radıyallahu anh, aziz ve celil olan Rabbimiz yemin kefaretini indirinceye kadar yaptığı yeminlerinde hiç hanis olmadı. Ayet inince dedi ki: "Artık, bir yemin edip, sonra aksini yapmanın daha hayırlı olduğunu görecek olsam, (yeminim yerini bulsun diye direnmem) derhal daha hayırlı gördüğüm hususu yapar, yeminim için de kefaret öderim."

 [Buharî, Eymân 1.]

Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

#9,810 عن جابر رَضِيَ اللّهُ عَنه قال: ]قَالَ رَسُولُ اللّهِ #: َ يَحْلِفُ أحَدٌ عِنْدَ مَنْبَرِي هذَا عَلى يَمِينِ آثِمَةٍ، وَلَوْ عَلى سِوَاكٍ أخْضَرَ، إَّ تَبَوَّأَ مَقْعَدَهُ مِنَ النَّارِ[. أخرجه مالك وأبو داود، وهذا لفظه .
"Şu minberimin yanında kim günaha sebep olan bir yemin ederse, hatta bu, yeşil bir misvak çubuğu için dahi olsa, mutlaka cehennemdeki yerini hazırlamış olur."

[Muvatta, Akdiye 10, (2, 727); Ebu Davud, Eyman 3, (3246); İbnu Mace, Ahkam 9, (2325).]

İmran İbnu Husayn (radıyallahu anhümâ) anlatıyor:

#9,809 عن عمران بن حصين رَضِيَ اللّهُ عَنهما قال: ]قَالَ رَسُولُ اللّهِ #: مَنْ حَلَفَ عَلى يَمِينٍ مصْبُورَةٍ كَاذِباً فَلَيَتَبَوَّأْ بِوَجْهِهِ مَقْعَدَهُ مِنَ النَّارِ[. أخرجه أبو داود.»اليمينُ المصبورةُ« هي الزمة لصاحبها من جهة الحكم .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kim, (mahkeme  gereği, yapması icabeden) bir yeminde yalan yere yemin ederse bu yemini sebbebiyle cehennemdeki yerini hazırlamış olur." 

[Ebu Davud, Eyman 1, (3242).]

İbrahim Nehaî merhum anlatıyor:

#9,808 وعن إبراهيم، يعنى النخعى قال: ]كَانُوا يَنْهَوْنَا، وَنَحْنُ غِلْمَانٌ، أنْ نَحْلِفَ بِالشَّهَادَةِ وَالْعَهْدِ[. أخرجه البخاري في ترجمة .
"Biz çocukken, (büyüklerimiz) bizi şehadet ve ahd ile yemin etmekten menederlerdi."

 [Buharî, Eyman 10.]

Büreyde (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

#9,807 وعن بريدة رَضِيَ اللّهُ عَنه قال: ]قَالَ رَسُولُ اللّهِ #: مَنْ حَلَفَ بِا‘مَانَةِ فَلَيْسَ مِنَّا[. أخرجه أبو داود .
"Kim emanetle yemin ederse bizden değildir!" 

[Ebu Davud, Eyman 6, (3253).]

Hz. Ebu Hureyre (radıyallahu anh) anlatıyor:

#9,806 وعن أبي هريرة رَضِيَ اللّهُ عَنه قال: ]كَانَتْ يَمِينُ رَسُولِ اللّهِ # إذَا حَلَفَ: َ، َوأسْتَغْفِرُ اللّهَ[. أخرجه أبو داود .
"Yemin ettiği zaman Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'ın yemini: "Hayır! Allah'a istiğfar ederim ki..." şeklindeydi."

[Ebu Davud, Eyman 12, (3265).]

Ebu Said (radıyallahu anh) anlatıyor: 

#9,805 وعن أبى سعيد رَضِيَ اللّهُ عَنه قال: ]كَانَ رَسُولُ اللّهِ # إذَا اجْتَهَدَ في الْيَمِينِ قال: َ، وَالّذِى نَفْسُ أبِى الْقَاسِمِ بِيَدِهِ[. أخرجه أبو داود .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) yeminde mübalağa edince: "Hayır! Ebu'l-Kasım'ın  nefsini elinde tutan Zat-ı Zülcelal'e yemin olsun ki..." derdi."

[Ebu Davud, Eyman 12, (3264); İbnu Mace, Kefarat 1, (2090).]

İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ) anlatıyor:

#9,804 عن ابن عبّاس رَضِيَ اللّهُ عَنهما: ]قَالَ رَسُولُ اللّهِ # لِرَجُلٍ حَلَّفَهُ: احْلِفْ بِاللّهِ الّذِي َ إلهَ إَّ هُوَ مَالَهُ عِنْدَكَ شَيْءٌ، يَعْنِي لِلْمُدَّعِي[. أخرجه أبو داود .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) yemin teklif ettiği bir kimseye şöyle söyledi: "Haydi! Kendinden başka ilah olmayan Allah'a kasem ederek o kimsenin yani iddia sahibinin sende hiçbir şeyi olmadığına yemin et!" 

 [Ebu Davud, Akdiye 24, (3620).]