Toplam 22,892 Hadis
Konular

Sehavet ve Kerem Kategorisi

Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: 

#9,450 "Muhâcirler Medîne'ye geldikleri vakit ellerinde hiçbir şey yoktu. Ensar ise arazi ve akar sahibi kimselerdi. Her yıl mallarını, ürünlerinin yarısını onlara vermek, bunlar da çalışma ve bakım işlerini üzerlerine almak şartıyla anlaştılar. Enes'in annesi kendine ait olan bir hurmalığı Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a verdi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Hayberlilerle savaşıp orayı fethettikten sonra muhâcirler, bağlarını ensar'a iade ettiler. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) da zikri geçen hurmalığı Enes'in annesine iâde etti."
وعن أنس رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]لَمَّا قَدِمَ المُهَاجِرُونَ المَدِينَةَ لَمْ يَكُنْ بَأيْدِيهِمْ شَىْءٌ، وَكَانَتِ ا‘نْصَارُ أهْلُ ا‘رَاضِى وَالْعِقَارِ فَقَاسَمُوهُمْ عَلى أنْصَافِ ثِمَارِ أمْوَالِهِمْ كُلَّ عَامٍ وَيَكْفُونَهُمُ الْعَمَلَ وَالمُؤْنَةَ. وَكَانَتْ أمُّ أنَسٍ أعْطَتْ رسولَ اللّه # عِذَاقاً كَانَتْ لَهَا، فَلَمَّا فَرَغَ النبىُّ # مِنْ قِتَالِ أهْلِ خَيْبَرَ رَدَّ المُهَاجِرُونَ إل ا‘نْصَارِ مَنَائِحَهُمْ وَرَدَّ رسولُ اللّهِ # إلى أُمِّ أنَسٍ عِذَاقَهَا[. أخرجه الشيخان.»الْعِذَاقُ« جمع عَذْقٍ بفتح العين وهو النخلة بما عليها من الحمل.»المَنِيحةُ« هنا: العطية

Buhârî, Hibe: 35; Müslim, Cihâd: 70, (1771);

Cübeyr İbnu Mut'im (radıyallâhu anh) anlatıyor:

#9,449 وعن جبير بن مُطْعِمٍ رَضِيَ اللّهُ عَنْه قالَ: ]بَيْنَمَا رسولُ اللّهِ # يَسِيرُ قَافًِ مِنْ حُنَيْنِ فَعَلِقَ بِهِ ا‘عْرَابُ يَسْألُونَهُ؟ حَتَّى اضْطَرُّوهُ إلى سَمُرَةٍ فَخَطَفَتْ رِدَاءَهُ فَوَقَفَ. فقَالَ أعْطُونِى رِدَائِى: فَلَوْ كَانَ لى عَدَدُ هَذِهِ العِضَاهِ نَعَماً لَقَسَمْتُهُ بَيْنَكُمْ، ثُمَّ َ تَجِدُونِى بَخِيً وََ كَذَّاباً وََ جَبَاناً[. أخرجه البخارى .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) Huneyn dönüşü yol alırken bedeviler ısrarla (ganimetin taksimini)taleb ediyorlardı. Öyle ki bir ara, Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'ı bir semure ağacına doğru sıkıştırdılar ve ridasını kaptılar. Bunun üzerine durup şunu söyledi: "Ridamı verin, şu taşlar sayısınca koyun olsa, ben yine de onu aranızda taksim ederdim. Ve sonra görürdünüz ki, ben ne cimriyim, ne yalancıyım, ne de korkağım."

Buhârî, Cihâd: 24, Humus: 19;