Toplam 19,125 Hadis
Konular

Müsabaka ve Atıcılık Kategorisi

Sehl İbnu Sa'd (radıyallâhu anh) anlatıyor: 

#8,964 وعن سَهْل بن سعد رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]كانَ لِرَسُولِ اللّهِ # فَرَسٌ في حَائِطِنَا يُقَالُ لَهُ اللَّخِيفُ[. أخرجه البخارى.وَيُرْوَى بِالحَاءِ والخَاءِ مُكَبَّراً وَمُصَغَّراً.
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'ın bizim bahçemizde bir atı vardır, adı el-Lahif idi."

Buhârî, Cihâd: 46;

Hz. Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: 

#8,963 وعن أبى هريرة رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]كانَ النَّبىُّ # يُسَمى ا‘نْثى مِنَ الخَيْلِ فَرَساً[. أخرجه أبو داود .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) dişi ata feres derdi."

Ebû Dâvud, Cihâd: 45, (2546);

Yahya İbnu Saîd (radıyallâhu anh) anlatıyor: 

#8,962 وعن يحيى بن سعيد قال: ]رُؤِىَ النَّبىُّ # يَمْسَحُ وَجْهَ فَرسِهِ بِرِدَائِهِ. فَقِيلَ لَهُ في ذلِكَ فقَالَ: إنِّى عُوتِبْتُ اللّيْلَةَ في الخَيْلِ[. أخرجه مالك .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'ın ridası ile atının alnını okşadığı görüldü. Bunun sebebi sorulunca şu cevabı verdi: "Ben bu gece at mevzuunda azarlandım."

Muvatta, Cihâd: 47, (2, 468);

Utbe İbnu Abdillah es-Sülemî (radıyallâhu anh) anlatıyor:

#8,961  وعن عُتْبَةَ بن عبداللّه السلمى رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]قال رسولُ اللّهِ #: َ تَقُصُّوا نَوَاصِىَ الخَيْلِ وََ أعْرَافَهَا وََ أذْنَابَهَا فإنَّ أذْنَابَهَا مَذَابُّهَا، وَمَعَارِفَهَا دِفَاؤُهَا، ونَوَاصِيهَا مَعْقُودٌ فِيهَا الخَيْرُ[. أخرجه أبو داود .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Atın alnındaki tüyleri kesmeyin (boynunun üstündeki) yeleleri de kesmeyin, kuyruğundaki tüyleri de. Çünkü kuyruğu sinekleri vs. kovalar, yeleleri onu ısıtan elbisesidir, alnı ise orada hayır bağlıdır."

Ebû Dâvud, Cihâd: 43, (2542);

Seleme İbnu'l-Ekva' (radıyallâhu anh) anlatıyor:

#8,960 وعن سَلمةَ بن ا‘كوع رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]خَرَجَ رسولُ اللّهِ # عَلى نَفَرٍ مِنْ أسْلَمَ يَنْتَضلُونَ بِالسُّوقِ. فقَالَ: ارْمُوا بَنِى إسْمَاعِيلَ فَإنَّ أبَاكُمْ كَانَ رَامِياً، ارْمُوا وَأنَا مَعَ بَنِى فَُنٍ، فَأمْسَكَ أحَدُ الْفَرِيقَيْنِ بِأيْدَيهِمْ. فقَالَ: مَالَكمْ َ تَرَمُونَ؟ فقَالُوا: كَيْفَ تَرْمِى وَأنْتَ مَعَهُمْ، فقَالَ: ارْمُوا وَأنَا مَعَكُمْ كُلِّكُمْ[. أخرجه البخارى .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) çarşıda ok yarışı yapan Beni Eslem'den bir grupla karşılaşmıştı. Onlara: "Ey İsmailoğulları atın, zira atalarınız atıcı idiler. Atın, ben falan kabileyi tutuyorum" dedi. Bu söz üzerine bir grup atıştan vazgeçti. Efendimiz: "Ne oldu, niye atmıyorsunuz?" diye sordu. Şöyle cevap verdiler: "Nasıl atalım, siz öbür tarafı tutuyorsunuz!" Bunun üzerine: "Atın! dedi, ben hepinizi, her iki tarafı da tutuyorum."

Buhârî, Cihâd: 78, Enbiyâ: 12, Menâkıb: 4;

Bir rivâyette ise şöyle buyurulmuştur:

#8,959 وفي رواية: ]وَمُنَبِّلَهُ، وَارْمُوا، وَارْكَبُوا، وَأنَّ تَرْمُوا أحَبُّ إلىَّ مِنْ أنْ تَرْكَبُوا، كُلُّ لَهْوٍ بَاطِلٌ: لَيْسَ مِنَ اللّهْوِ مَحْمُودٌ إَّ ثََثٌ: تَأدِيبُ الرَّجُلِ فَرَسَهُ، وَمَُعَبَتُهُ أهْلَهُ، وَرَمْيُهُ بَقَوْسِهِ وَنَبْلِهِ فَإنَّهُمَّ مِنَ الحَقِّ، وَمَنْ تَرَكَ الرَّمْى بَعْدَ مَا عَلِمَهُ رَغْبَةً عَنْهُ فإنَّهَا نِعْمَةٌ تَرَكَهَا، أوْ قَالَ كَفَرَها[. أخرجه أصحاب السنن، وهذا لفظ أبى داود.»وَالمُنَبِّلُ« الذي يناول الرامى النّبْلَ ليرمى به، وهو الممِدُّ به.وقوله »كَفَرَهَا« أى جحدها .
(Allah tek bir ok sebebiyle üç kişiyi cennete koyar: Yapan, yeterki hayır maksadıyla yapsın, atan) ve oku atana veren (münebbil). Atın, binin. Sizin (ok) atmanızı, ben binmenizde daha çok seviyorum. Her eğlence batıldır. Eğlenceleriniz içinde sadece şu üç şey (mübahtır), övgüye değer: Kişinin atını te'dib etmesi, hanımıyla mulatafede bulunması, yayla ok atıp, atılan okları toplaması. Bunlar Hakk'tandır. Kim öğrendikten sonra atışı, nefretle terkederse bilsin ki, bir nimeti terketmiştir -veya şöyle dedi-: "Bu nimete karşı nankörlük etmiştir."

Ebû Dâvud, Cihâd: 24, (2513);

Fukaym el-Lahmî anlatıyor: "Ukbe İbnu Âmir (radıyallâhu anh)'e dedim ki: 

#8,958 وعن فُقَيْمَ اللخمى قال: ]قُلْتُ لِعُقْبَةَ بنِ عَامِرٍ رَضِيَ اللّهُ عَنْهما: تَخْتَلِفُ بَيْنَ هذَيْنِ الْغَرَضَيْنِ وَأنْتَ شَيْخٌ كَبِيرٌ وَيَشُقُّ عَلَيْكَ. فقَالَ: لَوَْ كََمٌ سَمِعْتُهُ مِنْ رسولِ اللّهِ # لَمْ أعَانِهِ، سَمِعْتُهُ يَقُولُ: مَنْ تَعلّمَ الرَّمْىَ ثُمَّ تَرَكَهُ فَلَيْسَ مِنَّا أوْ قَدْ عَصَى[. أخرجه مسلم.»ومعناه« الشئ مقاساته ومبسته .
"Sen yaşlanmış bir ihtiyar olduğun halde bu iki hedef arasında gidip geliyorsun, artık bu sana meşakkat veriyor olmalı." Bana şu cevabı verdi: "Eğer Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'dan işittiğim bir söz olmasaydı kendimi bu sıkıntıya atmazdım. Efendimizin şöyle söylediğini işittim: "Kim atıcılık öğrenir ve sonra brakırsa o bizden değildir - veya: asi olmuştur.-"

Müslim, İmâret 169, (1919);

Hz. Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: 

#8,957 وعن أبى هريرة رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]قال رسول اللّه #: مَنْ أدْخَلَ فَرَساً بَيْنَ فَرْسَيْنِ وَهُوَ َ يَأمَنُ أنْ يُسْبَقَ فَلَيْسَ بِقِمَارٍ، وَمَنْ أدْخَلَ فَرَساً بَيْنَ فَرَسَيْنِ وَقَدْ أمِنَ أنْ يُسْبَقَ فَهُوَ قِمَارٌ[. أخرجه أبو داود .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kim, iki at arasına, geçeceğinden emin olunmayan bir üçüncü at dahil ederse, bu kumar olmaz. Kim de geçeceğinden emin olunan atı dahil ederse bu kumar olur."

Ebû Dâvud, Cihâd: 69, (2579);

İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: 

#8,956 مَا ضُمِّرَ مِنَ الْخَيْلِ مِنْ الْحَفْيَاءِ إِلَى ثَنِيَّةِ الْوَدَاعِ، وَأَجْرَى مَا لَمْ يُضَمَّرْ مِنْ الثَّنِيَّةِ إِلَى مَسْجِدِ بَنِي زُرَيْقٍ، قَالَ ابْنُ عُمَرَ: وَكُنْتُ فِيمَنْ أَجْرَى
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam), antrenmanlı atı el-Hafya'dan Seniyyetu'l-Veda'ya kadar koşturdu. Antrenmanlı olmayanı da Seniyyetü'l-Veda'dan Beni Zürayk Mescidi'ne kadar koşturdu."

Buhari, Sahih Hn: 2868; Beyhaki, Süneni Kübra Hn: 18188. Garip Osman der ki: Hadis sahih ve gariptir.

Yine İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: 

#8,955 وعنه رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]سَبَّقَ رسولُ اللّه # بَيْنَ الخَيْلِ وَفَضَّلَ الْقَرْحَ في الغَايَةِ[. أخرجه أبو داود .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) atlar arasında yarışma yaptırdı. Hedefte, beş yaşına basanları tafdil etti."

Ebû Dâvud, Cihâd: 67, (2576);

İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: 

#8,954 وعن ابن عمر رَضِيَ اللّهُ عَنْهما قال: ]كانَ رسولُ اللّهِ # يُضَمِّرُ الخَيْلَ يُسَابِقُ بِهَا[. أخرجه أبو داود .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) atı antremana tabi tutar, (sonra da) onunla yarışa katılırdı."

Ebû Dâvud, Cihâd: 67, (2577);