Toplam 19,122 Hadis
Konular

Mevizeler/Öğütler Kategorisi

Abdullah İbnu Ebi Bekr anlatıyor: 

#8,914 وعن عبداللّه بن أبي بكرٍ: ]أنَّ أبَا طَلْحَةَ ا‘نْصَارِىَّ رَضِيَ اللّهُ عَنْه كَانَ يُصَلِّي في حَائِطٍ لَهُ فَطَارَ دُبْسِيُّ، فَطَفِقَ يَتَرَدَّدُ وَيَلْتَمِسُ مَخْرَجاً فََ يَجِدُ. فأعْجَبَ أبَا طَلْحَةَ ذلِكَ فَتَبِعَهُ بَصَرُهُ سَاعَةً، ثُمَّ رَجَعَ الَى صََتِهِ، فَإذَا هُوَ َ يَدْرِى كَمْ صَلّى. فَقَالَ: لَقَدْ أصَابَنِى في مَالِى هذَا فِتْنَةٌ. فَجَاءَ الى رَسُولِ اللّهِ #، فَذَكَرَ لَهُ الَّذِى أصَابَهُ فِي صََتِهِ، وَقَالَ: يَا رَسُولَ اللّهِ، هُوَ صَدَقَةٌ فَضَعْهُ حَيْثُ شِئْتَ[. أخرجه مالك.»الحَائِطُ« البستان.و»الدُّبسىُّ« طائر صغير، وقيل هو ذكر اليمام .
 "Ebu Talha el-Ensari (radıyallahu anh) bahçesinde namaz kılıyordu. Derken (dübsi denen kumruya benzeyen) bir kuş uçtu. Gidip gelmeye, çıktığı yeri aramaya başladı, fakat bulamadı. Bu hal Ebu Talha'nın garibine gitti ve bir müddet gözleriyle kuşu takip etti. Sonra namazına döndü. Ne kadar kıldığını bilemiyordu. Kendi kendine: "Bu malımdan bana fitne arız oldu!" dedi. Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a gelerek namazda başına gelen fitneyi anlattı ve "Ey Allah'ın Resulü! Bu (bağım Allah için) sadakadır, onu dilediğine ver!" dedi."

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/187. [Muvatta Salat 67, (1, 98).]

Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: 

#8,913 وعن أنسٍ رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]صَلّى بِنَا رَسُولُ اللّهِ # يَوْماً ثُمَّ رَقىَ الْمِنْبَرَ وَأشَارَ بِيَدِهِ قِبَلَ الْقِبْلَةِ، وَقَالَ: أُر ِيتُ اŒنَ مُنْذُ صَلَّيْتُ لَكُمُ الصََّةَ الْجَنَّةَ وَالنَّارَ مُمَثَّلَتَيْنِ في قُبُلٍ هذا الْجِدَارِ، فَلَمْ أرَ كَالْيَوْمِ في الْخَيْرِ وَالشَّرِّ[. أخرجه البخاري .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bir gün bize namaz kıldırdı, sonra minbere çıktı, eliyle kıble cihetine işaret etti ve: "Size namaz kıldırdığım andan beri, bana cennet ve cehennem gösterildi. Onlar şu duvarın önünde temessül etmiş vaziyette idiler. Hayırda ve şerde bugünkü kadarını hiç görmedim" buyurdu."

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/186. [Buhârî, Ezan 91, Salat 40, Rikak 18.]

İmam Malik'e ulaştığına göre, Hz. İsa İbnu Meryem (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurmuştur:

#8,912 وعن مالِك أنَّّهُ بَلَغَهُ أنَّ عِيسَى ابْنَ مَرْيَمَ عَلَيْهِ السََّمُ قَالَ: ]َ تُكْثِرُوا الْكََمَ بِغَيْرِ ذِكْرِ اللّهِ فَتَقسُو قُلُوبَكُمْ، وَإنَّ الْقَلْبَ الْقَاسِىَ بَعِيدٌ مِنَ اللّهِ، وَلكِنْ َ تَعْلَمُونَ، وََ تَنْظُرُوا في ذُنُوبِ النَّاسِ كَأنَّكُمْ أرْبَابٌ، وَانْظُرُوا في ذُنُوبِكُمْ كَأنَّكُمْ عَبِيدٌ، فإنَّمَا النَّاسُ مُبْتَلىً وَمُعَافىً، فَارْحَمُوا أهْلَ الْبََءِ، وَاحْمَدُوا اللّهَ عَلى الْعَافِيَةِ[ .
"Allah'ın zikri dışında çok kelam etmeyin, kalpleriniz katılaşır. Çünkü katı kalp Allah'tan uzaktır, fakat bunu bilemezsiniz. Kendiniz efendiler imişçesine insanların günahlarına bakmayın, bilakis, kullar olarak kendi günahlarınıza bakınız. Çünkü insanlar(ın bir kısmı) belaya maruzdur, (bir kısmı) afiyete mazhardır, bela (imtihan) sahiplerine merhamet edin. Mazhar olduğunuz afiyete de hamd edin." 

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/186.  [Muvatta Kelam 8, (2, 986).]

Hz. Ali (radıyallahu anh) demiştir ki: 

#8,911 وعن علي رَضِيَ اللّهُ عَنْه أنَّّهُ قال: ]َ خَيْرَ في قِرَاءَةٍ لَيْسَ فيهَا تَدَبُّرٌ، وََ عِبَادَة لَيْسَ فيهَا فِقْهٌ؛ اَلْفَقيهُ كُلُّ الْفَقيهِ مَنْ لَمْ يَقَنِّطِ النَّاسَ مِنْ رَحْمَةِ اللّهِ وَلَمْ يُؤَمِّنْهُمْ مَكْرَهُ وَلَمْ يَدَعِ الْقُرآنَ رَغْبَةً عَنْهُ الى مَاسِوَاهُ[. أخرجه رزين .
"Tefekkür edilmeden yapılan kıraatte, (beklenen) hayır yoktur. Fıkıh olmayan ibadette (çok) hayır yoktur. Fakihlerin fakihi, halkı Allah'ın rahmetinden ümitsizliğe düşürmeyen ve Allah'ın mekrinden de emniyete salmayan ve insanları Kur'an'dan başka şeye rağbete sevketmeyen kimsedir." [Rezin tahric etmiştir.]

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/185.

Hz. Huzeyfe (radıyallahu anh) anlatıyor:

#8,910 وعن حُذَيْفَةَ رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]قَالَ رَسُولُ اللّهِ #: اَلْخَمْرُ جِمَاعُ ا“ثْمِ، وَالنّسَاءُ حَبَائِلُ الشَّيْطَانِ، وَحُبُّ الدُّنْيَا رَأسُ كُلِّ خَطِيئَةٍ[. أخرجه رزين.»جماع ا“ثم« أى مجمعة ومظنته.و»الحبائل« الشراك التي يصطاد بها .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Hamr (sarhoş edici içki), günahın her çeşidinin kaynağıdır. Kadın,şeytanın oltasıdır, dünya sevgisi her çeşit hatanın başıdır." [Rezin tahriç etmiştir.]

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/181-182

Ukbe İbnu Amir (radıyallahu anh) anlatıyor:

#8,909 وعن عُقْبَةُ بن عامرٍ رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]خَرَجَ رَسُولُ اللّهِ # يَوْماً فَصَلّى عَلى أهْلِ أُحُدٍ صََتَهُ عَلى الْمَيِّتِ، ثُمَّ انْصَرَفَ الى الْمِنْبَرِ فقَالَ: إنِّي فَرَطٌ لَكُمْ، وَأنَا شَهِيدٌ عَلَيْكُمْ، وَإنِّى وَاللّهِ أنْظُرُ الى حَوْضِي اŒنَ، وإنِّي أُعْطِيتُ مَفَاتِيحَ خَزَائِنِ ا‘رْضِ، واِنِّي واللّهِ مَا أخَافُ عَلَيْكُمْ أنْ تُشْرِكُوا بَعْدِي، وَلَكِنْ أخَافُ عَلَيْكُمْ أنْ تَنَافَسُوا فِيهَا[. أخرجه الشيخان.»الفرط« السابق في السير الى الماء، والمراد أني لكم سابق فإذا قدمتم عليّ وجدتمونِي انتظركم.»المنافسة« المغالبة على تحصيل الشئ وانفراد به 
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bir gün çıkıp Uhud şehidlerine cenazelere kıldığı namazla namaz kıldı. Sonra minbere geçti: "Ben dedi, sizden önce (havuzun başına) varacağım ve ben size şahidlik yapacağım. Şimdi, şu anda ben, vallahi havzımı görüyorum. Bana arzın hazinelerinin anahtarları verildi. Vallahi ben artık sizin benden sonra şirke düşmenizden korkmuyorum. Fakat sizin dünya hususunda birbirinizle rekabete, çekememezliğe düşmenizden korkuyorum."

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/172-173. [Buhârî, Rikak 53, 7, Cenaiz 73, Menakıb 25, Megazi 17, 27; Müslim, Fezail 30, (2296).]