Toplam 18,888 Hadis
Konular

Lanetleşme ve Sövme Kategorisi

Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor:

#8,838 وعن عائشة رَضِيَ اللّهُ عَنْها قالت: ]دَخَلَ على رَسُولِ اللّهِ # رَجَُنِ فَكَلَّمَاهُ بِشَىْءٍ َ أدْرِي مَا هُوَ، فأغْضَبَاهُ، فَسَبَّهُمَا وَلَعَنَهُمَا. فَلَمَّا خَرَجَا قُلْتُ: واللّهِ يَا رَسُولَ اللّهِ لِمَنْ أصَابَ مِنَ الْخَيْرِ شَيْئاً مَا أصَابَهُ هذَانِ. قَالَ: وَمَا ذاكِ؟ قُلْتُ: سَبَبْتَهُمَا وَلَعَنْتَهُمَا. قَالَ: وَمَا عَلِمْتِ مَا شَارَطْتُ عَلَيْهِ رَبِّي؟ قُلْتُ: َ؛ قَالَ: قُلْتُ: اللَّهُمَّ إنَّمَا أنَا بَشَرٌ فأيُّ الْمُؤْمِنِينَ سَبَبْتُهُ أوْ لَعَنْتُهُ فَاجْعَلْهَا لَهُ زَكَاةً وَأجْراً[. أخرجه مسلم .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'ın yanına iki kişi girdi. Resulullah'a bir şeyler söylediler. Fakat ne söylediklerini bilmiyorum. Söyledikleriyle Aleyhissalatu vesselam'ı kızdırmışlardı. Onlara lanet etti, sebbetti (kırıcı konuştu). Adamlar çıkınca: "Vallahi Ey Allah'ın Resulü! Bunların kazandığı hayrı kim kazanabilir?" dedim. "Bu da ne?" buyurdular. "Onlara lanet ettin, sebbettin" dedim. "Benim Rabbime ne şart koştuğumu bilmiyor musun? Dedim ki: "Allahım, ben bir beşerim. [Beşerin razı olduğu gibi razı olur, beşerin kızdığı gibi kızarım.] Öyleyse mü'minlerden hangisine [hak etmediği halde] lanet edersem, sebbedersem bunu onun hakkında [tahur (günahlarından temizlik vesilesi)], (sevabında) bir artış ve ücret kıl" buyurdular."

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/164. [Müslim, Birr 88, (2600).]

Hz. Ebu Hureyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulllah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

#8,837 وعن أبي هريرة رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]قَالَ رَسُولُ اللّهِ #: اَللَّهُمَّ إنِّى أتَّخِذُ عِنْدَكَ عَهْداً لَنْ تُخْلِفَنِيهِ، فإنَّما أنَا بَشَرٌ، فأىُّ الْمُؤْمِنِينَ آذَيْتُهُ، شَتَمْتُهُ، لَعَنْتُهُ، جَلَدْتُهُ، فَاجْعَلْهَا لَهُ صَةً وَزَكَاةً وَقُرْبَةً تُقَرِّبُهُ بِهَا إلَيْكَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ[. أخرجه الشيخان .
"Allahım, ben senden hulf etmeyeceğin bir ahd talep ediyorum. (Biliyorsun) ben bir beşerim. Hangi mü'mine (hataen) eziyet verir, kırıcı söz sarfeder, lanette bulunur, değnek vurup (canını yakar)sam bu haksızlığı onun hakkında, kıyamet günü bir rahmet, (sevabında) bir artış, sana bir yaklaşma vesilesi kıl."

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/163-164.  [Buhârî, Da'avat 34; Müslim, Birr 90, (2601).]

Muhammed İbnu Abdirrahman, annesi Amra Bintu Abdirrahman'dan naklen anlatıyor:

#8,836 وعن محمد بن عبدالرّحمن عن أمِّه عمرة بِنْتِ عبدالرّحمن: ]أنَّ النّبِىَّ # لَعَنَ الْمُخْتَفِيَ وَالْمُخْتَفِيَةَ، يَعْنِى نَبَّاشَ الْقُبُورِ[. أخرجه مالك .
Resulullah (aleyhissalatu vesselam) nebbaş (mezar soyan) erkek ve kadınlara lanet etti." 

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/163. [Muvatta, Cenaiz 44, (1, 238).]

Zeyd İbnu Halid (radıyallahu anh) anlatıyor:

#8,835 وعن زَيْدِ بْنِ خَالِدَ رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]قَالَ رَسُولُ اللّهِ #: َ تَسُبُّوا الدِّيكَ فإنَّهُ يُوقِظُ لِلصََّةِ[. أخرجه أبو داود .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Horoza sövmeyin! Zira o, namaz için uyandırıyor."

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/157.  [Ebu Davud, Edeb 115, (5101).]

İmran İbnu Husayn (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: 

#8,834 وعن عمران بن حصين رَضِيَ اللّهُ عَنْهما قال: ]بَيْنَمَا رَسُولُ اللّهِ # في بَعْضِ أسْفَارِهِ وَامْرَأةٌ مِنَ ا‘نْصَارِ عَلى نَاقَةٍ لَهَا، فَضَجِرَتْ فَلَعَنَتْهَا، فَقَالَ رَسُولُ اللّهِ #: خُذُوا مَا عَلَيْهَا وَدَعُوهَا فإنَّهَا مَلْعُونَةٌ. قَالَ عِمْرَانُ رَضِيَ اللّهُ عَنْه: فَكَأنِّي أرَاهَا تَمْشِي في النّاسِ، مَا يَعْرِضُ لَهَا أحَدٌ[. أخرجه مسلم وأبو داود .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bir seferdeydi. Ensardan bir kadın devesinin üzerinde giderken yüksek sesle devesine lanet okudu. Bunu işiten Aleyhissalatu vesselam: "Devenin üzerindeki eşyaları alın ve deveyi salıverin, zira artık o lanetlenmiştir" buyurdular." İmran (radıyallahu anh) der ki: "Sanki ben deveyi insanlar arasında yürürken görür gibiyim, kimse ona dokunmuyordu." 

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/157. [Müslim, Birr 80, (2595); Ebu Davud, Cihad 55, (2561).]

Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor:

#8,833 وعن أبي هريرة رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]قَالَ رَسُولُ اللّهِ #: إنَّ هذِهِ الرِّيحَ مِنْ رَوْحِ اللّهِ، تَأتِى بِالرَّحْمَةِ وَتأتِى بِالْعَذَابِ! فإذَا رَأيْتُمُوهَا فََ تَسُبُّوهَا. وَاسْألُوا اللّهَ خَيْرَهَا، واسْتَعِيذُوا بِاللّهِ مِنْ شَرِّهَا[. أخرجه أبو داود .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Bu rüzgar, Allah'ın rahmetindendir. Rahmeti de, azabı da getirir. Onu görünce, sakın ona sövmeyin. Allah'tan rüzgarın hayr (getirmes)ini dileyin, şer (getirmes)inden Allah'a sığının." 

]İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/154  [Ebu Dâvud, Edeb 113, (5097).]

Yine Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: 

#8,832 وعنه رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]قَالَ رَسُولُ اللّهِ #: قَالَ اللّهُ تعالى: يُؤْذِينِى اِبْنُ آدَمَ، يَسُبُّ الدَّهْرَ، وَأنَا الدَّهْرُ. بِيَدِى ا‘مْرُ أُقَلِّبُ اللَّيْلَ وَالنَّهَارِ[. أخرجه الثثة وأبو داود.وقوله: »وَأنَا الدَّهْرُ« كانَ من عادة العرب ذم الدهر عند حدوث النوازل والنوائب اعتقاداً منهم أن الدهر: الزمان فاعل ذلك. فقال اللّه تعالى: أنا الدهر: أي أنا الذي احل بهم ذلك، الدهر الذي يزعمونه، واللّه أعلم .
Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Allah Teala hazretleri şöyle dedi: "Ademoğlu, dehre söverek beni üzüyor. Halbuki ben dehrim. Emir benim elimde. Gece ve gündüzü ben çeviririm." 

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/152. [Buharî, Edeb 101, Tefsîr, Câsiye 1, Tevhîd 35, Müslîm, Elfâz 2, (2246); Muvatta, Kelâm 3, (2, 984); Ebu Dâvud, Edeb 181, (5274).]

Hz. Ebu Zerr (radıyallahu anh) anlatıyor:

#8,831 وعن أبي ذرٍّ رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]قَالَ رَسُولُ اللّهِ #: َ يَرْمِي رَجُلٌ رَجًُ بِالْفِسْقِ أوِ الْكُفْرِ إَّ رُدَّتْ عَلَيْهِ إنْ لَمْ يَكُنْ صَاحِبُهُ كَذلِكَ[. أخرجه البخاري .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Bir kimse diğer bir kimseyi fıskla veya küfürle itham etmesin. Aksi takdirde, itham edilen arkadaşında bunlar yoksa, kelime kendine dönderilir." 

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/145. [Buhârî, Edeb 44).]

Hz. Ebu Hureyre (radıyallahu anh) anlatıyor:

#8,830 وعن أبي هريرة رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]قِيلَ يَا رَسُولَ اللّهِ! اُدْعُ اللّهَ عَلى الْمُشْرِكِينَ وَالْعَنْهُمْ. فقَالَ: إنِّي إنَّمَا بُعِثْتُ رَحْمَةً وََلَمْ اُبْعَثَ لَعّاناً[. أخرجه مسلم .
Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a: "Ey Allah'ın Resulü! Müşriklere beddua et, onları lanetle!" denilmişti. Şu cevabı verdi: "Ben rahmet olarak gönderildim, lanetleyici olarak değil!" 

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/144-145 [Müslim, Birr 87, (2597)]

Ebu'd-Derda (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

#8,829 وعن أبي الدَّرْدَاءِ رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]قَالَ رَسُولُ اللّهِ #: َ يَكُونُ اللَّعَانُونَ شُفَعَاء وََ شُهَدَاءَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ[. أخرجه مسلم وأبو داود .
"Laneti çok yapanlar kıyamet günü şefaatçi olamazlar, şehid de olamazlar."

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/143. [Müslim, Birr 85, (2598); Ebu Davud, Edeb 53, (4907).]