Toplam 23,612 Hadis
Konular

Haya Kategorisi

Yala bin Umeyye r.a. dedi ki: Rasülullah şöyle buyurdu:

#11,043 إِنَّ اللَّهَ حَيِيٌّ حَلِيمٌ، يُحِبُّ الْحَيَاءَ وَالسِّتْرَ
"Allah haya sahibi halimdir. Hayayı ve örtünmeyi sever.”

Sakvetül Tasvif Hn: 785.

Enes (r.a.) dedi ki: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdu ki:

#8,366 إِنَّ لِكُلِّ دِينٍ خُلُقًا، وَخُلُقُ الْإِسْلَامِ الْحَيَاءُ
"Her bir dinin kendine has bir ahlakı vardır. İslam'ın ahlakı hayadır."

İbn Mace, Sünen Zühd 17 Hn: 4181; Muvatta, Hüsnü'l-Hulk 9 Hn: 949; İbn Cad, Müsned Hn: 2877; Taberani, Mucemüs Sağir Hn: 13 ve Mucemül Evsat Hn: 1758 ve diğerleri.

Ebu Saidil Hudri (r.a.) dedi ki:

#8,365 كَانَ النَّبِيُّ : " أَشَدَّ حَيَاءً مِنَ الْعَذْرَاءِ فِي خِدْرِهَا، فَإِذَا رَأَى شَيْئًا يَكْرَهُهُ عَرَفْنَاهُ فِي وَجْهِهِ .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) çadırdaki bakire kızdan daha çok haya sahibi idi. Hoşlanmadığı bir şey görmüşse biz bunu yüzünden hemen anlardık."

Buhârî, Edeb 77, Menâkıb 23 Hn: 6102; Müslim, Fedâilun-Nebi 67 Hn: 2323; İbn Mace, Zühd Hn: 4180; Ahmed, Müsned Hn: 11286 ve diğerleri.

.

#755
yeni hadis

.

.

#44
yen hadis

.

Yala bin Müneyye r.a. anlatıyor: Resulullah (s.a.v). kırda peştemalsiz olarak yıkanan bir adam görmüş ve minbere çıkıp Allah'a hamd ve senada bulunduktan sonra:

#43 حَيِيٌّ سِتِّيرٌ يُحِبُّ الْحَيَاءَ وَالسَّتْرَ، فَإِذَا اغْتَسَلَ أَحَدُكُمْ، فَلْيَسْتَتِرْ إِنَّ اللَّهَ
"Muhakkak ki Aziz ve Celil olan Allah utangaçtır, (ayıplara) ka­palıdır, utanmayı ve örtünmeyi sever, Binaenaleyh biriniz yıkandığı zaman örtünsün" buyurmuştur.

Ebu Davud, Sünen Hamam Hn: 4012; Nesai, Süneni Suğra, Gusl 7; Ahmed b. Hanbel IV 224.

İbn Ömer (r.a.)'dan:

#42 أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ مَرَّ عَلَى رَجُلٍ مِنَ الْأَنْصَارِ وَهُوَ يَعِظُ أَخَاهُ فِي الْحَيَاءِ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ : " دَعْهُ فَإِنَّ الْحَيَاءَ مِنَ الْإِيمَانِ
Rasülullah (s.a.v.) kardeşine haya/utanma hakkında nasihat eden Ensar'danbir kimseye uğradı ve şöyle buyurdu: “Bırak onu haya/utanmak imandandır.”

Buhari, İman: 3 Hn: 24 ve 6118; Müslim, İman: 12 Hn: 38; Tirmizi, İman 7 Hn: 2615; Ebu Davud, Edeb: 7 Hn: 4795; Nesai, İman ve Şearihi: 27 Hn: 5033; İbn Mace, Mukaddime: 9 Hn: 58 ve diğerleri. Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Bu konuda Ebu Hüreyre, Ebu Bekre ve Ebu Umame’den de hadis rivâyet edilmiştir.

.

#41
yeni hadis

.

Aişe r.a'dan rivayete göre Nebi (sallallahualeyhivesellem) şöyle buyurmuş:

#39 إِنَّ الْحَيَاءَ مِنَ الإِيمَانِ، وَإِنَّ الإِيمَانَ فِي الْجَنَّةِ، وَلَوْ كَانَ الْحَيَاءُ رَجُلا لَكَانَ رَجُلا صَالِحًا
"Haya imandandır, İman ise cennettedir. Eğer haya bir insan suretinde olsaydı salih bir zat olurdu."

Haraiti, Mekarimul Ahlak Hn: 314; Beyhaki, Şuabul İman Hn: 8417.

İmran bin Hüseyin r.a. dedi ki: Nebi s.a.v. şöyle buyurdu:

#38 الْحَيَاءُ لاَ يَأْتِي إِلاَّ بِخَيْرٍ
“Haya hayırdan başka bir şey getirmez.”
Bunun üzerine Bişir bin Kab İmrana Hikmek kitabında Haya vakar ve sekinettir yazıyor deyince İmran dedi ki: Ben sana Resülullah s.a.v'den anlatıyorum sense kendi sayfandan anlatıyorsun dedi.

Müslim ve Ebu Davud'un diğer rivayetinde ise: Ebu Katede rahimullah dedi ki:
كُنَّا مَعَ عِمْرَانَ بْنِ حُصَيْنٍ، وَثَمَّ بُشَيْرُ بْنُ كَعْبٍ، فَحَدَّثَ عِمْرَانُ بْنُ حُصَيْنٍ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ K: الْحَيَاءُ خَيْرٌ كُلُّهُ، أَوْ قَالَ: الْحَيَاءُ كُلُّهُ خَيْرٌ "، فَقَالَ بُشَيْرُ بْنُ كَعْبٍ: إِنَّا نَجِدُ فِي بَعْضِ الْكُتُبِ أَنَّ مِنْهُ سَكِينَةً وَوَقَارًا، وَمِنْهُ ضَعْفًا، فَأَعَادَ عِمْرَانُ الْحَدِيثَ، وَأَعَادَ بُشَيْرٌ الْكَلَامَ، قَالَ: فَغَضِبَ عِمْرَانُ حَتَّى احْمَرَّتْ عَيْنَاهُ، وَقَالَ: أَلَا أُرَانِي أُحَدِّثُكَ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ K وَتُحَدِّثُنِي عَنْ كُتُبِكَ، قَالَ: قُلْنَا: يَا أَبَا نُجَيْدٍ إِيهٍ إِيهِ
Biz, İmran b. Husayn ile birlikte idik. Orada Buşeyr İbn Ka'b da vardı. (Bir ara) İmran İbn Husayn (söze başlayıp), Resulüllah’ın (sallallahü aleyhi ve sellem):
" Utanma tamamiyle hayırdır" dediğini ya da " utanma(nın) hepsi de hayırdır" buyurduğunu söyledi.
Bunun üzerine Büşeyr İbn Kab'ın:
" Biz bazı kitaplarda bazı hayaların vakar (ağırlık), bazısının sekinet (iç huzuru), bazısının da zayıflık (kaynağı) olduğuna rastladık" dedi. İmran hadisi tekrar rivayet etti. Büşeyr de sözü(nü) tekrarladı; (hayanın bir takım zaafların kaynağı olduğunu ifade eden Büşeyr'in bu sözlerini ikinci kez işiten) İmran öfkelenip gözleri kıpkırmızı oldu ve (Büşeyr'e hitaben):
Görüyorum ki, ben sana Resulüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)'dan söz ediyorum, sen de bana kitaplarından bahsediyorsun, dedi. (Biz bu durumu görünce İmran'ın daha fazla kızmasını önlemek için kendisine):
Ey Ebu Nüceyd, (artık bu kadarı) yeter! dedik. Müslim, İman: 12 Hn: 40; Ebu Davud, Edeb: 7 Hn: 4796; Ahmed, Müsned Hn: 19454, 19549 ve daha birçoğu rivayet etmiştir.

Buhari, Sahih: 6117; Müslim Sahih, İman: 12 Hn: 39; Ahmed, Müsned Hn: 19328 ve diğerleri.

Ebu Hüreyre'nin şöyle dediğini işittim: Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in şöyle buyurduğunu işittim:

#37 أَأَوَّلُ مَا يُرْفَعُ مِنْ هَذِهِ الأُمَّةِ الْحَيَاءُ وَالأَمَانَةُ، وَآخِرُ مَا يَبْقَى مِنْهَا الصَّلاةُ يُخَيَّلُ إِلَيَّ أَنْ قَالَ:، وَقَدْ يُصَلِّي قَوْمٌ لا خَلاقَ لَهُمْ
"Bu ümmetin kaybedeceği ilk şey haya (utanma duygusu) ve ve emanettir son kaldırılacak olanda namazdır."

Ebu Yala, Müsned Hn: 6634; Taberani, Müsnedi Şamiyeyn Hn: 1579 ve diğerleri.

Ebu Hüreyre r.a.’den Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

#36 الإيمَانُ بِضْع وسبْعُونَ ، أوْ بِضْعُ وَسِتُّونَ شُعْبةً ، فَأَفْضَلُها قوْلُ لا إله إلاَّ اللَّه ، وَأدْنَاها إمَاطةُ الأَذَى عنَ الطَّرِيقِ ، والحياءُ شُعْبَةٌ مِنَ الإيمَانِ
“İman yetmiş (veya altmış) kadar daldan ibarettir. Bunların en yükseği la ilahe illallah demek, en aşağısı da insana zarar veren şeyleri yoldan kaldırmaktır. Utanmak da imanın dallarından biridir.”
Buhari'nin rivayeti muhtasar: Ebu Hüreyre r.anhu dedi ki: Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
الْإِيمَانُ بِضْعٌ وَسِتُّونَ شُعْبَةً، وَالْحَيَاءُ شُعْبَةٌ مِنَ الْإِيمَانِ
"İman altmıştan fazla şubedir. Haya da imandan bir şu'bedir" buyurmuştur. Buhari, İman: 2 Hn: 9.
Nesai'nin daha da muhtasar rivayeti ise:Ebu Hüreyre r.a. dedi ki: Nebi s.a.v. şöyle buyurdu:
الْحَيَاءُ شُعْبَةٌ مِنَ الْإِيمَانِ
“Haya (utanmak) da İman’ın bölümlerinden bir bölümdür.” Nesai, Süneni Suğra İman 16, Hn: 5006; Ahmed, Müsned Hn: 9417; Ebi Şeybe, Musannef Hn: 25729; Haraiti, Mekarimul Ahlak Hn: 298 ve daha onlarcası rivayet etti.

Müslim, İman: 58 Hn: 37; Tirmizi, İman: 6 Hn: 2614; Müslim, İman: 12; Nesai, İman ve Şearihi: 16 Hn: 5005, İbn Mace, Mukkadime: 9 Hn: 57; Ahmed, Müsned Hn: 9455 ve diğerleri. Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Aynı şekilde Süheyl b. ebî Salih, Abdullah b. Dinar’dan, Ebû Salih’den, Ebû Hüreyre’den bu hadisi bize aktarmıştır. Imara b. Gazıyye bu hadisi Ebû Salih’den, Ebû Hüreyre’den rivâyet ederek “İman altmış dört bölümdür” demektedir. Aynı şekilde Kuteybe, Bekir b. Mudar vasıtasıyla Imara b. Gazıyye’den, Ebû Salih’den ve Ebû Hüreyre’den bu “altmış dört” hadisini bize aktarmıştır.

Ebu Umame (r.a.)’den: Nebi (s.a.v.) şöyle buyurdu:

#35 الْحَيَاءُ وَالْعِيُّ شُعْبَتَانِ مِنَ الْإِيمَانِ، وَالْبَذَاءُ وَالْبَيَانُ شُعْبَتَانِ مِنَ النِّفَاقِ
“Haya ve gereğinden az konuşmak imanın iki bölümüdür. Müstehcen konuşmak ve lüzumundan fazla konuşmak münafıklıktan iki bölümdür.” Tirmizi: “el ıyyu” çok az konuşmak demektir. “el bezaü” günaha götürecek şeyler konuşmak demektir. “Beyan” lüzumundan fazla konuşmaktır, tıpkı o konuşmacılar gibi ki Allah’ın razı olmadığı hususlarda sözü uzatarak bazı kimseleri yüceltir dururlar der.

Tirmizi, Bir ve Sıla 80, Hn: 2027; Müsned: 21280; Hakim, Müstedrek Hn: 16 ve diğerleri. Hakim sahihtir dedi. Tirmizi hadis hasen gariptir dedi. Ebu Gassa, Muhammed b. Mutarrif’in rivâyetiyle bilmekteyiz.

Enes r.a. dedi ki: Rasülullah s.a.v. şöyle buyurdu:

#34 مَا كَانَ الْفُحْشُ فِي شَيْءٍ إِلَّا شَانَهُ، وَمَا كَانَ الْحَيَاءُ فِي شَيْءٍ إِلَّا زَانَهُ
"Edebsizlik ve çirkin söz girdiği şeyi çirkinleştirir. Haya ise girdiği şeyi güzelleştirir."

Tirmizi, Birr ve Sıla 47 Hn: 1974; İbnu Mace, Zühd 17, Hn: 4185; Bezzar, Müsned Hn: 6924 ve diğerleri. Tirmizi hadis hasen gariptir dedi.

Zeyd İbnu Talha İbnu Rükane (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalatu vesselm) buyurdular ki:

#33 إِنَّ لِكُلِّ دِينٍ خُلُقًا، وَخُلُقُ الْإِسْلَامِ الْحَيَاءُ
"Her bir dinin kendine has bir ahlakı vardır. İslam'ın ahlakı hayadır."

Muvatta, Hüsnü'l-Hulk 9, 2, Hn: 949; İbnu Mâce, Zühd 17, Hn: 4181, 4182; İbn Cad, Müsned Hn:2877; Ebu Yala, Müsned Hn: 3573 ve diğerleri.

Ebu Said el Hudri r.a. der ki: Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)

#32 أَشَدَّ حَيَاءً مِنَ الْعَذْرَاءِ فِي خِدْرِهَا، فَإِذَا رَأَى شَيْئًا يَكْرَهُهُ عَرَفْنَاهُ فِي وَجْهِهِ
"Çadırdaki bakire kızdan daha çok haya sahibi idi. Hoşlanmadığı bir şey görmüşse biz bunu yüzünden hemen anlardık."

Buhari, Edeb 77, Menakıb 23 Hn: 3562; Müslim, Fedailu'n-Nebi 67, Hn: 2320; İbn Mace, Sünen Hn: 4180 ve diğerleri.

Ebu Hüreyre r.a'dan rivayete göre Resülullah s.a.v. şöyle buyurmuş

#31 اسْتَحْيُوا مِنَ اللَّهِ حَقَّ الْحَيَاءِ، لا تَأْتُوا النِّسَاءَ فِي أَدْبَارِهِنَّ
"Allahtan haya edilmesi gerektiği şekilde gibi haya edi, kadınlarınıza arka yoldan yanaşmayın."

Nesai, Sünenil Kübra Hn: 8961; Taberani, Müsnedi Şamiyeyn Hn: 269 ve diğerleri

İbnu Mesud r.a'dan rivayete göre Resülullah (aleyhissalâtu vesselam) şöyle buyurdu:

#30 اسْتَحْيُوا مِنَ اللَّهِ حَقَّ الْحَيَاءِ " قَالَ: قُلْنَا: يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِنَّا لَنَسْتَحْيِي وَالْحَمْدُ لِلَّهِ، قَالَ: " لَيْسَ ذَاكَ وَلَكِنَّ الِاسْتِحْيَاءَ مِنَ اللَّهِ حَقَّ الْحَيَاءِ أَنْ تَحْفَظَ الرَّأْسَ وَمَا وَعَى، وَتَحْفَظَ الْبَطْنَ وَمَا حَوَى، وَتَتَذَكَّرَ الْمَوْتَ وَالْبِلَى، وَمَنْ أَرَادَ الْآخِرَةَ تَرَكَ زِينَةَ الدُّنْيَا، فَمَنْ فَعَلَ ذَلِكَ فَقَدِ اسْتَحْيَا مِنَ اللَّهِ حَقَّ الْحَيَاءِ
"Allah'tan hakkıyla haya edin!" buyurdular. Biz: "Ey Allah'ın Resulü, elhamdülillah, biz Allah'tan haya ediyoruz" dedik. Ancak O, şu açıklamayı yaptı: "Söylemek istediğim bu (sizin anladığınız haya) değil. Allah'tan hakkıyla haya etmek, başı ve onun taşıdıklarını, batnı ve onun ihtiva ettiklerini muhafaza etmen, ölümü ve toprakta çürümeyi hatırlamandır. Kim ahireti dilerse dünya hayatının zinetini terketmeli, ahireti bu hayata tercih etmelidir. Kim bu söylenenleri yerine getirirse, Allah'tan hakkıyla haya etmiş olur."

Tirmizî, Kıyâmet 25, Hn: 2460; Hakim, Müstedrek Hn: 7989; İbn Ebiş Şeybe, Müsned Hn: 343; Ebu Yala, Müsned Hn: 5047; Bezzar, Müsned Hn: 2025 ve diğerleri. Tirmizi hadis gariptir dedi.