Toplam 22,984 Hadis
Konular

İhyaul Mevat Kategorisi

Hazreti aişe r.anhe'dan: Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

#9,356 مَنْ أَحْيَا أَرْضًا مَيِّتَةً، فَهِيَ لَهُ، وَلَيْسَ لِعِرْقٍ ظَالِمٍ حَقٌّ ". قَالَ مَالِك: وَالْعِرْقُ الظَّالِمُ: كُلُّ مَا احْتُفِرَ أَوْ أُخِذَ أَوْ غُرِسَ بِغَيْرِ حَقٍّ
"Kim ölü bir araziyi ihya ederse, burası onun olur. Zalim haksız damarın hakkı yoktur (Başkasının arazisine izinsiz ağaç dikene hiçbir hak tanınmaz)." Ebu Yusuf dedi ki: Hişam (b. Urve) dedi ki: "Haksız damar(dan maksat) Bir kimsenin, bir başkasının toprağına ağaç dikip ona sahip olmaya kalk­masıdır." Ebu Yusuf, Kitabul Haraç Hn: 81.
İmam Malik de "Haksız damar(dan maksat) haksız olarak kazılan her kuyu ve (haksız olarak) dikilen her ağaçtır" dedi.
Bu rivayetin açıklaması mahiyetinde şunlarda rivayet edilmiştir:
مَنْ أَحْيَا أَرْضًا مَيْتَةً فَهِيَ لَهُ " وَذَكَرَ مِثْلَهُ، قَالَ: فَلَقَدْ خَبَّرَنِي الَّذِي حَدَّثَنِي هَذَا الْحَدِيثَ، أَنَّ رَجُلَيْنِ اخْتَصَمَا إِلَى رَسُولِ اللَّهِ K غَرَسَ أَحَدُهُمَا نَخْلًا فِي أَرْضِ الآخَرِ فَقَضَى لِصَاحِبِ الأَرْضِ بِأَرْضِهِ وَأَمَرَ صَاحِبَ النَّخْلِ أَنْ يُخْرِجَ نَخْلَهُ مِنْهَا، قَالَ: فَلَقَدْ رَأَيْتُهَا وَإِنَّهَا لَتُضْرَبُ أُصُولُهَا بِالْفُؤُوسِ وَإِنَّهَا لَنَخْلٌ عُمٌّ حَتَّى أُخْرِجَتْ مِنْهَا
"Kim ölü bir toprağı diriltirse, ölü toprak onundur." buyur­muş (Yahya b. Urve bu rivayetine devam ederek bir önceki hadisin sonunda bulunan cümlenin) aynısını zikretmiştir. (Yine Urve sözlerine devamla şöyle) demiştir. Bu hadisi rivayet eden kimse bana (şunla­rı da) söyledi; iki adam mahkeme olmak üzere Rasulullah (s.a)'e müracaat etmişlerdi. Bunlardan birisi diğerinin toprağına hurma ek­mişti. (Hz. Peygamber bunları dinledikten sonra toprağın sahibine ve­rilmesine, hükmetti. Hurma sahibine de hurmasını oradan sökmesini emretti. Ben o hurmaların (sökülmeleri için) köklerine balta ile vuru­lurken gördüm. Onlar uzun hurmalardı. Nihayet oradan sökülüp çı­karıldılar. Ebu Davud, Haraç İmare vel Feyi: 35-37 Hn: 3074; Yahya b. Adem, Haraç Hn: 275.
Diğer rivayette ise:
عَنْ ابْنِ إِسْحَاقِ، بِإِسْنَادِه وَمَعْنَاهُ، إلا أَنَّهُ قَالَ عِنْدَ قَوْلِهِ مَكَانَ الَّذِي حَدَّثَنِي هَذَا، فَقَالَ رَجُلٌ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ K وَأَكْثَرُ ظَنِّي أَنَّهُ أَبُو سَعِيدٍ الْخُدْرِيُّ، فَأَنَا رَأَيْتُ الرَّجُلَ يَضْرِبُ فِي أُصُولِ النَّخْلِ
İbn İshak'dan (bir önceki hadisin) manası (yine bir önce­ki hadisin) senediyle (yani Urve vasıtasıyla rivayet olundu). Ancak (şu farkla ki Urve, bir önceki hadiste geçen) "Bu hadisi bana haber veren kimse..." sözü yerine (burada, Bu hadisi bana rivayet eden kimse) "Peygamber (s.a)'in ashabından bir adamdı. Kuvvetle ihtimal veriyo­rum ki Ebu Said-el-Hudri idi. Ve ben o adamı hurmaların köküne (bal­ta) vururken gördüm sözünü kullandı.

Diğer rivayette: Urve' (r.a)'den demiştir ki:
أَشْهَدُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلّى اللّه عليه وسلّم قَضَى أَنَّ الأَرْضَ أَرْضُ اللَّهِ وَالْعِبَادَ عِبَادُ اللَّهِ وَمَنْ أَحْيَا مَوَاتًا فَهُوَ أَحَقُّ بِهِ جَاءَنَا بِهَذَا عَنِ النَّبِيِّ صلّى اللّه عليه وسلّم الَّذِينَ جَاءُوا بِالصَّلَوَاتِ عَنْهُ
"Ben, Rasulullah (s.a)'in -toprağın, Allah'ın toprağı, kulların da Allah'ın kulu olduğuna" ve "ölü bir toprağı imareden bir kimse­nin ona (sahip olmaya herkesten) daha fazla müstehak olduğuna (da­ir) hükmettiğine şahitlik ederim. (Çünkü) bu hükmü bize Peygamber (s.a)'den (uygulamalarıyla, bilfiil) getiren(ler bize) ondan namazları getiren kimselerdir. Ebu Davud, Haraç İmare vel Feyi: 35-37 Hn: 3075; Beyhaki, Sünenil Kübra Hn: 10879; İbn Abdilber, Temhid Hn: 4038; Elistizkar Hn: 827. Hadis mürseldir.

Ebu Yusuf, Kitabul Haraç Hn: 79. Ebu Yusufun isnadı sahihtir. Hadisi Urve rahimehullahtan mürsel olarak rivayet eenler ise: Malik, Muvatta, Akdiye: 25 Hn: 1456; Ebu Yusuf, Kitabul Haraç Hn: 81; Muhammed, Muvatta Hn: 831; Şafi, El Um Hn: 1967; Kasım b. Selam, El Emval Hn: 704; Ebu Musan ez Zühri, Muvattai Malik Hn: 2893; Ebi Şeybe, Musannef Hn: 22700; Yahya b. Adem, Haraç Hn: 268; Nesai, Sünenil Kübra Hn: 5730; Tahavi, Şerhu Meanil Eser Hn: 3950; İbn Abdilber, Temhid Hn: 4037; Beyhaki, Süneni Sağir Hn: 2229 ve Sünenil Kübra Hn: 10665, 10887 ve Marifetis Sünne vel Eser Hn: 3735; Müsnedi Şafi Hn: 1497; İbn Zenciveyh, El Emval Hn: 1053; Şerhus Sünne Hn: 2167, 2189; Elistizkar Hn: 32458; Darekutni, İlel Hn: 665; El Esmaul Mühimeh vel Enbaul Muhakemeh Hn: 513.

Said b. Zeyd radıyallahu anh'dan: Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

#9,338 مَنْ أَحْيَا أَرْضًا مَيْتَةً فَهِيَ لَهُ وَلَيْسَ لِعِرْقٍ ظَالِمٍ حَقٌّ
"Kim ölü bir araziyi ihya ederse, burası onun olur. Başkasının arazisine izinsiz ağaç dikene hiçbir hak tanınmaz."

Ebu Davud, Haraç İmare vel Feyi: 35-37 Hn: 3073; Nesai, Sünenil Kübra Hn: 5729; Bezzar, Müsned Hn: 1256; Ebu Yala, Müsned Hn: 957; Beyhaki, Süneni Sağir Hn: 2274 ve Sünenil Kübra Hn: 10664, 10878; İbn Cevzi, Ettahkik fi Mesailil İhtilah Hn: 1788; Darekutni, İlel Hn: 665. Hadis merfu ve meşhurdur.

Semuratu'bnu Cündüb (radıyallahu anh) anlatıyor:

#8,465 وعن سمُرةَ بن جندب قال: قال رَسُولُ اللّهِ #: ]مَنْ أحاطَ حَائطاً فِي مَوَاتٍ فَهُوَ لَهُ[. أخرجه أبو داود.وزاد رزين رحمه اللّه عن سعيد بن زيد رَضِىَ اللّهُ عنهُ قال: قالَ رَسُولُ اللّهِ #: ]مَنْ عَمَرَ أرضاً قَدْ عجزَ صاحبُها عنهَا وتركها مَهْلَكَةً فهى له[ .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) dedi ki: "Mevat (ölü) bir araziyi kim bir duvarla çevrelerse, burası onun olur." Rezin, Said İbnu Zeyd (radıyallahu anh)'den şu ziyadeyi kaydetti: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) dedi ki: "Sahibi bir arazinin bakımından aciz kalarak helak olmaya terkedince biri gelip bu araziyi ihya ederse, arazi kendinin olur."

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 2/413. Ebu Dâvud, Harac: 37, (3077).

Urve (radıyallahu anh) dedi ki: 

#8,464 قال عروةُ: ولقد حدَّثنى الَّذِي حدّثنى بهذا الحديث ]أنّ رَجُلَيْنِ اختَصَما إلى رَسُولِ اللّهِ #: غرسَ أحدُهُمَا نخً في أرضِ اŒخَرِ فقَضَى لصاحبِ ا‘رضِ بأرضِهِ وأمرَ صاحبَ النخلِ أن يُخْرِجَ نخلَهُ منها فلقدْ رأيتُهَا، وإنّهَا لتُضرَبُ أُصُولُهَا بالفؤوسِ، وإنّهَا لنخلٌ عُمٌّ حتّى أُخرِجَتْ منها[.قال مالك رحمه اللّه: »وَالْعِرْقُ الظالمُ« كلُّ ما أُخِذَ واحتُفرَ وغُرِسَ بغير حق »الفؤوسُ« جمع فأسٍ، وهى اŒلة المعروفةُ من الحديدِ »والعُمُّ« جمع عَمِّية، وهى التامة في الطول والتفاف .
"Bana bu hadisi rivayet eden kimse şunu da anlattı: İki kişi Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam)'e müracaat ederek aralarındaki ihtilafı arzettiler: Bunlardan biri, diğerinin arazisine hurma ağacı dikmişti. Resulullah (aleyhissalatu vesselam): "Tarla, eski sahibine aittir, ağaç diken de diktiklerini tarlada söksün" diye hükmetti. Ben ağaçların köklerine baltalarla vurulduğunu gördüm. Ağaçlar boylu boslu tam haldeydiler, hepsi de tarladan söküldüler."

Ebu Dâvud, Harac: 37, (3074); İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 2/412-413.

Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor:

#8,463 ـ عن عائشة رَضِىَ اللّهُ عنها قالت: قالَ رَسُولُ اللّهِ #: ]مَنْ عَمرَ أرضاً ليْسَتْ ‘حدٍ فَهُوَ أحَقُّ بِهَا[ قال: عروة بن الزبير: قضى بِهِ عمرُ في خفتهِ رَضى اللّهُ عنهُ. أخرجه البخارى .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Sahibi olmayan bir araziyi kim ihya ederse, bu araziyi herkesten ziyade o hak kazanır." Urvetu'bnu Zübeyr "Hz. Ömer (radıyallahu anh) halife iken bu hadisin hükmünü tatbik etti" dedi.

Buhârî, Hars: 15; İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 2/411.