Toplam 18,846 Hadis
Konular

Kibir ve Ucub Kategorisi

Hz. Ebu Hureyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

#8,724 وعن أبي هريرة رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]قَالَ رَسُولُ اللّهِ # بَيْنَمَا رَجُلٌ يَمْشِِى في حُلُةٍ تُعْجِبُهُ نَفْسُهُ مَرَجِّلٌ رَأسَهُ، يَخْتَالُ في مِشْيَتِهِ إذْ خُسِفَ بِهِ في ا‘رْضِ فَهُوَ يَتَجَلْجَلُ فيهَا الى يَوْمِ الْقِيَامَةِ[. أخرجه الشيخان.»الجَلْجَلة« بجيمين: صوت مع حركة، والمراد يغوص في ا‘رض .
"Bir adam, nefsinin hoşuna giden bir takım elbise içinde saçları da yapılmış olarak giderken yürüme sırasında kibre düşmüştü ki, birden yere battı. Kıyamet kopuncaya kadar orada zorlukla batmaya devam edecek." 

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/32.  [Buharî, Libas 5; Müslim, Libas 49, (2088).]

İbnu Mes'ud (radıyallahu anh) anlatıyor:

#8,723 وعن ابن مسعودٍ رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]قَالَ رَسُولُ اللّهِ #: مَنْ أسْبَلَ إزَارَهُ في صََتِهِ خُيََءَ فَلَيْسَ مِنَ اللّهِ في حِلٍّ وََ حَرَامٍ[. أخرجه أبو داود .
 "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kim namazda izarını (gömleğini) çalımla yere değecek kadar uzatırsa, Allah onun ne günahını affeder, ne de onu kötü amellere karşı korur." 

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/31. [Ebu Davud, Salat 83, (637).]

Hz. Ebu Hureyre (radıyallahu anh) anlatıyor: 

#8,722 وعن أبي هريرة رَضِيَ اللّهُ عَنْه: ]أنَّ رَجًُ جَمِيً أتَى النَّبِيَّ # فقَالَ: إنِّي أُحِبُّ الْجَمَالَ؛ وَقَدْ أُعْطِيتُ مِنْهُ مَا تَرَى، حَتّى مَا أُحِبُّ أنْ يَفُوقَنِي أحَدٌ بِشِرَاكِ نَعْلٍ، أفَمِنَ الْكِبْرِ ذلِكَ يَا رَسُولَ اللّهِ؟ قَالَ: َ؛ وَلَكِنِ الْكِبْرُ مَنْ بَطَرَ الْحَقَّ وَغَمَطَ النَّاسَ[. أخرجه أبو داود.»يَفُوقَنِي« أن يكون خيراً منى، ومنه الشئ الفائق: الجيد الخالص في نوعه .
"Yakışıklı bir adam Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a gelerek: "Ben güzelliği seviyorum. Gördüğünüz gibi bana güzellik de verilmiş. Kimsenin beni, ayakkabı bağı bile olsa bu hususta geçmesinden hoşlanmıyorum. Ey Allah'ın Resulü! Bu (haram olan) kibre girer mi?" diye sordu. Aleyhissalatu vesselam: "Hayır! buyurdular. Ancak kibr, hakkı ibtal, halkı tahkirdir!" 

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/27. [Ebu Davud, Libas 29, (4092).]

İbnu Mes'ud (radıyallahu anh) anlatıyor:

#8,721 وعن ابنِ مسعودٍ رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]قَالَ رَسُولُ اللّهِ #: َ يَدْخُلُ الْجَنَّةَ مَنْ كَانَ في قَلْبِهِ مِثْقَالُ ذَرَّةٍ مِنْ كِبْرٍ. فقَالَ رَجُلٌ: إنَّ الرَّجُلَ يُحِبُّ أنْ يَكُونَ ثَوْبُهُ حَسَناً وَنَعْلُهُ حَسَنَةً؟ فقَالَ: إنَّ اللّهَ تَعالى جَمِيلٌ يُحِبُّ الْجَمَالَ؛ اَلْكِبْرُ بَطْرُ الْحَقِّ وَغَمْطُ النّاسِ[. أخرجه مسلم وأبو داود والترمذي .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam): "Kalbinde zerre miktar kibir bulunan kimse asla cennete girmeyecektir!" buyurmuştu. Bir adam: "Kişi elbisesinin güzel olmasını, ayakkabısının güzel olmasını sever!" dedi. Aleyhissalatu vesselam da: "Allah Teala hazretleri güzeldir, güzelliği sever! Kibir ise hakkın ibtali, insanların tahkiridir" buyurdular."

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/24.

İbnu Mes'ud (radıyallahu anh) anlatıyor: 

#8,720 وعن ابنِ مسعودٍ رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]قَالَ رَسُولُ اللّهِ #: َ يَدْخُلُ الْجَنَّةَ مَنْ كَانَ في قَلْبِهِ مِثْقَالُ ذَرَّةٍ مِنْ كِبْرٍ. فقَالَ رَجُلٌ: إنَّ الرَّجُلَ يُحِبُّ أنْ يَكُونَ ثَوْبُهُ حَسَناً وَنَعْلُهُ حَسَنَةً؟ فقَالَ: إنَّ اللّهَ تَعالى جَمِيلٌ يُحِبُّ الْجَمَالَ؛ اَلْكِبْرُ بَطْرُ الْحَقِّ وَغَمْطُ النّاسِ[. أخرجه مسلم وأبو داود والترمذي .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam): "Kalbinde zerre miktar kibir bulunan kimse asla cennete girmeyecektir!" buyurmuştu. Bir adam: "Kişi elbisesinin güzel olmasını, ayakkabısının güzel olmasını sever!" dedi. Aleyhissalatu vesselam da: "Allah Teala hazretleri güzeldir, güzelliği sever! Kibir ise hakkın ibtali, insanların tahkiridir" buyurdular."

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/24

Ebu Said ve Ebu Hureyre (radıyallahu anhümâ) anlatıyorlar:

#8,719 عن أبي سعيدٍ وأبي هريرة رَضِيَ اللّهُ عَنْهما قاَ: ]قَالَ رَسُولُ اللّهِ #: قَالَ اللّهُ تَعالى اَلْكِبْرِيَاءُ رِدَائِي، وَالْعِزُّ إزَارِي، فَمَنْ نَازَعَنِي شَيْئاً مِنْهُمَا عَذَّبْتُهُ[. أخرجه مسلم وأبو داود .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Allah Teala hazretleri şöyle dedi: "Büyüklük ridamdır, izzet de izarımdır. Kim bu iki şeyde benimle niza ederse ona azab veririm."

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/23.  [Müslim, Birr 136; Ebu Davud, Libas 29, (4090).]

Abdullah b. Ömer r.a'den: Rasülullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

#789 لَا يَنْظُرُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ إِلَى مَنْ جَرَّ ثَوْبَهُ خُيَلَاءَ
“Kibirlenerek, böbürlenerek giydiği elbisenin eteğini yerde sürüyenin Allah kıyamette yüzüne bakmaz.”

Tirmizi, Libas 8 Hn: 1730; Ebu Davud, Libas: 27; Nesai, Ziyne: 102 ve diğerleri. Tirmizi: Bu konuda Huzeyfe, Ebu Said, Ebu Hüreyre, Semure, Ebu Zerr, Aişe, Hubeyb b. Muğaffel’den de hadis rivâyet edilmiştir. İbn Ömer hadisi hasen sahihtir.

Cübeyr b. Mutim r.a. dedi ki:

#747 تَقُولُونَ فِيَّ التِّيهُ وَقَدْ رَكِبْتُ الْحِمَارَ وَلَبِسْتُ الشَّمْلَةَ وَقَدْ حَلَبْتُ الشَّاةَ، وَقَدْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ : " مَنْ فَعَلَ هَذَا فَلَيْسَ فِيهِ مِنَ الْكِبْرِ شَيْءٌ
“Bende büyüklenme olduğunu söylüyorlar halbuki ben eşeğe bindim, kıldan yapılmış elbiseler giydim, koyundan süt sağdım…” Rasülullah (s.a.v.): Kim bunları yaparsa o kimse de kibirden bir parça yoktur” buyurmuştur.

Tirmizi, Birr ve Sıla 61 Hn: 2001; Beyhaki, Şuabul İman Hn: 8195; İbn Ebu Haysüme, Tarih Hn: 2260. Tirmizi: Bu hadis hasen sahih garibtir.

Seleme b. Ekva r.a. dedi ki: Rasülullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

#746 لَا يَزَالُ الرَّجُلُ يَذْهَبُ بِنَفْسِهِ حَتَّى يُكْتَبَ فِي الْجَبَّارِينَ فَيُصِيبُهُ مَا أَصَابَهُمْ
“Kişi kendini yüksek göre göre sonunda cebbar (zorbalar) içersine yazılır ve onların başına gelen onun da başına gelir.”

Tirmizi, Birr ve Sıla 61 Hn: 2000; Rüveyti, Müsned Hn: 1167; el-Kamil fi Zuafaur Rical Hn: 5330 ve diğerleri. Tirmizi: Bu hadis hasen garibtir.

Abdullah (ibn Mesud) r.a'dan: Nebi (s.a.v.) şöyle buyurdu:

#745 لَا يَدْخُلُ الْجَنَّةَ مَنْ كَانَ فِي قَلْبِهِ مِثْقَالُ ذَرَّةٍ مِنْ كِبْرٍ، وَلَا يَدْخُلُ النَّارَ يَعْنِي مَنْ كَانَ فِي قَلْبِهِ مِثْقَالُ ذَرَّةٍ مِنْ إِيمَانٍ ، قَالَ: فَقَالَ لَهُ رَجُلٌ: إِنَّهُ يُعْجِبُنِي أَنْ يَكُونَ ثَوْبِي حَسَنًا وَنَعْلِي حَسَنًا، قَالَ: إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الْجَمَالَ وَلَكِنَّ الْكِبْرَ مَنْ بَطَرَ الْحَقَّ وَغَمَصَ النَّاسَ
“Kalbinde zerre kadar kibir bulunan kişi Cennete giremeyecek, kalbinde zerre kadar imanı olan kimse de Cehenneme girmeyecektir.” Bunun üzerine bir adam: “Elbise ve ayakkabımın güzel olmasından ben hoşlanırım” dedi. Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Allah güzelliği sever fakat kibir: Hakkı tanımamak ve insanları küçük görmek demektir.” Tirmizi der ki: "Bazı ilim adamları bu hadisin yorumunda şöyle derler: “Kalbinde zerre kadar iman olan Cehenneme girmeyecektir” sözünün manası; “Ebedi olarak girmeyecektir” demektir. Aynı şekilde Ebu Said el Hudri’den şöyle rivayet edilmiştir: Kalbinde zerre kadar iman olan cehennemde ebedi kalmayıp mutlaka çıkacaktır. Tabiinden pek çok kişi: Al-i Imran: suresi 192. ayeti olan: “Ey Rabbimiz şüphesiz sen kimi cehennem ateşine koyarsan elbette onu rezil ve rüsvay edersin…” Hakkında şöyle demişlerdir: “Kimi Cehenneme ebedi olarak koyarsa onu gerçekten rezil ve rüsvay etmiştir.”

Tirmizi, Birr ve Sıla 61 Hn: 1998; İbn Mâce, Mukaddime: 9 ve diğerleri. Tirmizi: Bu hadis hasen sahih garibtir.

Abdullah (ibn Mesud) r.a. dedi ki: Rasülullah s.a.v. şöyle buyurdu:

#743 لَا يَدْخُلُ الْجَنَّةَ مَنْ كَانَ فِي قَلْبِهِ مِثْقَالُ حَبَّةٍ مِنْ خَرْدَلٍ مِنْ كِبْرٍ، وَلَا يَدْخُلُ النَّارَ مَنْ كَانَ فِي قَلْبِهِ مِثْقَالُ حَبَّةٍ مِنْ إِيمَانٍ
“Kalbinde hardal tanesi kadar kibir, büyüklenme olan kişi Cennete giremeyecektir. Yine kalbinde bir hububat ağırlığında iman olan kimse de Cehenneme girmeyecektir.”

Müslim, İman: 31; Tirmizi, Birr ve Sıla 61 Hn: 1998; İbn Mace, Mukaddime: 9 ve diğerleri. Tirmizi:ž Bu konuda Ebu Hüreyre, İbn Abbas, Seleme b. Ekva’ ve Ebu Said’den de hadis rivayet edilmiştir. Tirmizi: Bu hadis hasen sahihtir.