Toplam 18,640 Hadis
Konular

Bazı Yerlerin Zemmi Kategorisi

İmam Mâlik'e ulaştığına göre, Hz. Ömer (radıyallâhu anh) Irak'a çıkmak istemişti. Ka'bu'l-Ahbâr kendisine dedi ki:

#7,860 ــ وعن مالك: ]أنَّهُ بَلَغَهُ أنَّ عُمرَ رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ: أرَادَ الخُرُوجَ إلى الْعِرَاقِ فقَالَ لَهُ كَعْبُ ا‘حْبَار: َ تَخْرُجْ يَا أمِيرَ المُؤْمِنينَ فَإنَّ بها تِسْعَةَ أعْشَارِ الشّجْرِ أوِ الشِّرِّ؛ وَبِها فَسقَةُ الجِنِّ، وَبها الدَّاءُ الْعُضَالُ: يعنى الهك في الدين[.»الدَّاءُ الْعُضَالُ« ما أعجز ا‘طباء ف دواء له
"Ey mü'minlerin emiri! çıkma, zira sihrin -veya şerrin- onda dokuzu oradadır. Cinlerin fasıkları da oradadır. Devasız hastalık da oradadır." (Malik der ki):"Bununla dini helaki kasteder."

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları:7/253-254. [Muvatta, İsti'zân 30, (2, 975); İmam Mâlik, bunu belâğ (senetsiz) olarak rivâyet etmiştir.]

Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor:

#7,859 ــ وعن أنس رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال: ]قال لى رسول اللّه #: يَا أنَسُ إنَّ النَّاسَ يُمَصِّرُونَ أمْصَاراً، وَإنَّ مِصْراً مِنْهَا تُسَمَّى الْبَصْرَةُ أوِ الْبُصَيْرَةُ، فَإنْ أنْتَ مَرَرْتَ بها وَدَخَلْتَهَا فإيّاكَ وَسِبَاخَهَا وَكََءَها وَسُوقَها وَأبْوَابَ أُمَرائها، وَعلَيْكَ بِضَوَاحِيهَا فَإنَّهُ يَكونُ بها خَسْفٌ وقَذْفٌ وَرَجْفٌ وَقَوْمٌ يَبِيتُونَ فَيُصْبِحُونَ قِرَدَةً وَخَنَازِيرَ[. أخرجه أبو داود والنسائى.»السِّبَاخُ« ا‘رض الملحة التي تكاد تُنْبِتُ نباتاً.»والكء« بالمد والهمزة: ساحل كل نهر، وهو الموضع الذي تجتمع فيه السفن. ومنه كء البصرة لموضع سفنها.»وَضَوَاحِى الْبَلَدِ« ظَوَاهرُها الظاهرة للشمس 
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bana: "Ey Enes, dedi, insanlar yurtlar ediniyor. Bu yurtlardan biri Basra ve Busayra diye tesmiye edilmektedir. Eğer sen oraya uğrar veya ona girersen, oranın çorak (tuzlu) arazisinden, gemilerin yanaştığı limanından, çarşısından, ümerasının kapılarından sakınasın! Sana oranın güneşe açık yerlerini (dağları) tavsiye ederim. Zira orada hasf (yere batma), kazf ve zelzele olacak. Bir kavim de normal şekilde akşama erdiği halde, sabaha maymun ve hınzırlar olarak çıkacak."

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları:7/252-253. [Ebû Dâvud, Melâhim 10, (4307).]

Buhârî ve Müslim'de yine İbnu Ömer anlatıyor:

#7,858 ــ وفي أخرى لهما عنه قال: ]لَما نََزَلَ النَّاسُ مَعَ رسولِ اللّه # عَلى الحِجْرِ أرْضِ ثَمُودَ فَاسْتَقَوْا مِنْ آبَارِهَا وَعَجَنُوا بِهِ الْعَجِينَ فَأمَرَهُمْ # أنْ يُهَرِيقُوا مَا اسْتَقَوْا وَيَعْلفُوا ا“بِلَ الْعَجِينَ، وَأمرَهُمْ أنْ يَسْتَقُوا مِنَ الْبِئْرِ الَّتِى كَانَتْ تَرِدُهَا الناقةُ[ .
"Halk, Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ile birlikte Hıcr'a Semud kavminin yurduna inince, kuyularından su aldılar ve onunla hamurları develere yem yapmalarını emretti. ayrıca, Hz. Salih'in devesinin su içtiği kuyudan su almalarını emretti." 

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları:7/252. [Buhârî, Enbiya 17; Müslim, Zühd 40, (2981).]

İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: 

#7,857 ــ عن ابن عمر رَضِىَ اللّهُ عَنْهُما قال: ]لَمَّا مَرَّ رسولُ اللّهِ # بِالْحِجْرِ قال: َ تَدْخُلُوا مَسَاكِنَ الَّذِينَ ظَلَمُوا أنْفُسَهُمْ إَّ أنْ تَكونُوا بَاكِينَ أنْ يُصِيبَكمْ مَا أصَابَهُمْ ثُمَّ قَنَّعَ رَأسَهُ وَأسْرَعَ السَّيْرَ حَتَّى أجَازَ الْوَادِى[. أخرجه الشيخان .
"Resulullah (aleyhisselatu vesselam) Hıcr'a uğradığı zaman: "Nefislerine zulmedenlerin meskenlerine girerken onların maruz kaldığı musibetin size de gelmesi korkusuyla ağlayarak girin!" dedi. Sonra başını (ridasıyla) örtüp yürüyüşünü hızlandırdı ve vadiyi geçinceye kadar bu hal üzere devam etti." 

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları:7/250.  [Buhârî, Enbiya 7, Mesâcid 53, Megâzî 80, Tefsîr, Hıcr 2; Müslim, Zühd 38-40, (2980).]

Ali İbnu Ebî Tâlib (radıyalllâhu anh) buyurdular ki:

#7,856  وعن علي رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال: ]ارْتَحَلَتِ الدُّنْيَا مُدْبِرَةً وَارْتَحَلَتِ اŒخِرَة مُقْبِلَةً! وَإنَّ لِكُلِّ وَاحِدَةٍ مِنْهُمَا بَنِينَ. فَكُونُوا مِنْ أبْنَاءِ اŒخِرَةِ، وََ تَكُونُوا مِنْ أبْنَاءِ الدُّنْيَا. فإنَّ الْيَوْمَ عَمَلٌ وََ حِسَابَ، وَغَداً حِسَابٌ وََ عَمَلَ[. أخرجه رزين. قلت: وأخرجه البخارى بغير إسناد، واللّه أعلم .
"Dünya arkasını dönmüş gidiyor, ahiret ise yönelmiş geliyor. Bunlardan her ikisinin de kendine has evlatları var. Sizler ahiretin evlatları olun. Sakın dünyanın evlatları olmayın. Zira bugün amel var hesap yok, yarın ise hesap var amel yok."

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları:7/246. [Rezîn tahric etmiştik. Buhârî, muallak (senetsiz) olarak kaydetmiştir. (Rikâk 4).]

Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor:

#7,855 ــ وعن أنس رَضِىَ اللّهُ عَنْهُ قال: ]قال رسولُ اللّهِ #: حُبُّ الدُّنْيَا رَأسُ كُلِّ خَطِيئَةٍ، وَحُبُّكَ الشَّىْءَ يُعْمِى وَيُصِمُّ[. أخرجهُ رزين .
"Dünya sevgisi her çeşit hatalı davranışların başıdır. Bir şeye olan sevgin seni kör ve sağır yapar." [Rezin ilavesidir. Beyhaki Şuabu'l-Îman'da kaydetmiştir. Hadisin ikinci yarısı Ebu Davud'da tahric edilmiştir.

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları:7/242. (Edep 125, (5150).]