Toplam 19,794 Hadis
Konular

Tevbe Kategorisi

Seleme b. el-Muhabbik'in bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem):

#18,981
"(Dininizin hükümlerini) benden alınız! Benden alınız! Yüce Allah onlara bir yol gösterdi. Bekarın bekarla zinasının cezası yüz kırbaç ve bir yıl sürgündür. Evlinin evliyle zinasında ise yüz kırbaç ve recm uygulanır" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10589;* Hadisi Ahmed rivayet etmiştir. Ravilerden Fadl b. Delhem güvenilir ravidir. Fakat zikredildiği gibi bu hadiste hata etmiştir.

Ubade b. es-Samit anlatıyor:

#18,980
Resullullah' a (sallallahu aleyhi vesellem) "Kadınlannızdan zina edenlere, bunu isbat edecek aranızdan dört şahit getirin, şehadet ederlerse, ölünceye veya Allah onlara bir yol açana kadar evlerde tutun" (Nisa Sur. 15) ayeti nazil olunca, Resullullah (sallallahu aleyhi vesellem) onları evlerine hapsetti. (Bir gün) Hz. Peygamber oturmuş, biz de etrafında bulunuyorken ki, Allah'ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem) vahiy indiği zaman bizden yüz çevirir biz de ondan yüz çevirirdik, yüzünün rengi değişirdi. Vahyin inişi bitince: "Benden alınız (dininizin hükümlerini benden öğreniniz!)" buyurdu. Biz: "Olur, ya Resullallah!" dedik. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Yüce Allah onlara (kadınlara) bir yol gösterdi. Bekarın bekarla zinasının cezası yüz kırbaç ve bir yıl sürgündür. Evlinin evliyle zinasında ise yüz kırbaç ve recm uygulanır" buyurdu. Hasan: "Şunun (yani aşağıdaki cümlenin) hadisten olup olmadığını bilmiyorum" dedi. "Bir yorgan altında bulunup cinsel ilişkinin gerçekleştiği konusunda şahit bulunmazsa, onlara yüz kırbaç vurulup başlan traş edilir"

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10588;Derim ki: Sahih'te bu hadisin bir kısmı mevcuttur. * Hadisi Abdullah b. Ahmed rivayet etmiş olup ravileri, Sahlh'in ravileridir.ı Hadisi Abdullah b. Ahmed (5/327) rivayet etmiştir. Aynca Ahmed'de (5/313-317318-320-321) kısa metniyle geçmiştir.

İbn Ömer anlatıyor:

#18,974
Müslüman olduktan ve İslam' m hak olduğunu bildikten sonra dininden dönmesi için zorlama sonucunda dinini terk edenin tövbesi kabul edilmez" derdik. Bunun üzerine Yüce Allah: uoe ki: «Ey nefisleri aleyhine ileri giden kullanml Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü Allah bütün günahlan ma~ret eder.» Muhakkak O, çok çok merhamet edendir, rahmet edendir. Size azap gelmeden önce Rabbinize dönün ve O'na teslim olun. Sonra size yardım olunmaz#

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10584;(Zümer Sur. 53-54) Ayetlerini indirdi. * Hadisi Taberani rivayet etmiştir. Ravilerden Muhammed b. İshak müdellistir.

Muaz b. Cebel'in bildirdiğine göre:

#18,973
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) kendisini Yemen'e gönderdiği zaman şöyle buyurdu: "Herhangi bir erkek İslam'dan dönerse, onu yeniden İslam'a çağır, dönerse ne aza; aksi halde onun boynunu vur. Kadın da dinden dönerse, onu da dine yeniden çağır, dönerse kabul et! Dine dönmeyi kabul etmezse tövbe etmesini iste."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10583; * Hadisi Taberani rivayet etmiştir. Senedinde adı zikredilmeyen bir ravi vardır. MekhuI, adı zikredilmeyen kişinin Ebu Talha el-Ya'muri'nin oğlu olduğunu söyledi. Diğer ravileri, güvenilir kimselerdir. 2 Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-kebir'de (20/53) rivayet etmiştir.

İbn Abbas'ın bildirdiğine göre Resullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#18,972
"Kim müslümanlann dininden başka bir dine girerse boynunu vurunuz." Yine Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Kişi, Allah'tan başka ilah olmadığına Muhammed'in de Allah'ın Resulü olduğuna şahadet ederse, onu öldürmeye imkan olmaz. Ancak şer'i ceza gerektirecek bir şey yaparsa had cezası uygulanır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10582;* Hadisi Taberani rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Hakem b. Eban bulunmaktadır.

Cabir' in bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)

#18,965
İslam' dan dört defa irtidad eden bir kişinin tövbe etmesini istedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10581;* Hadisi Ebu Ya'la rivayet etmiştir. Ravilerden Mu'alla b. Hilal'in yalancılığı ve zayıflığı konusunda icma vardır. 1 Hadisi Ebu Ya'la (1785) rivayet etmiştir.

Enes b. Malik der ki: Nebhan üç defa irtidad etti. ResUlullah (sallallahu aleyhi vesellem):

#18,964
"Allahım! Bana Nebhfin'ı yakalamayı ve boynuna siyah bir ip takılarak yanıma getirilmesini nasib et" diye dua etti. Bu arada arkasına bakınca Nebhan' ın yakalanmış ve boynuna siyah bir ip geçirilmiş olduğunu gördü. Onu Hz. Peygamber'in yanına getirdiler. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) onu öldürmek için kılıcı sağ eline, ipi sol eline alınca, Ensar' dan bir kişi: "Ya Resulallah! Sen bunu yanından uzaklaşırsan!" dedi. Bunun üzerine Allah' ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem) kılıcı bir adama verdi ve: "Git boynunu vur" dedi. Adam Nebhan'ı alıp götürünce Nebhan güldü ve: "Allah' tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in de Allah'ın Resulü olduğuna inanan birini mi öldürecekler?" deyince, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) onu serbest bırakh.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10580; * Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-wsat'ta rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir. Ancak Taberani'nin hocası Muhammed b. el-Merzeban'ı ne (zayıf raviler hakkındaki) Mizôn'da, ne de başka yerde göremedim.

Suveyd b. Gafele şöyle nakletmiştir:

#18,962
Hz. Ali, Basra'da bir topluluğun İslam' dan irtidad ettiğini haber aldı. Onları yanına getirtti ve iki hafta yemekten menetti. Sonra onları İslam' a davet etti. Kabul etmeyince bir çukur kazdı ve çukurun yanına gelerek: "Senin içini yağ ve et dolduracağım" dedi. Sonra onları getirtip boyunlarını vurdu ve çukura attı. Sonra üzerlerine odun atarak yakh ve: "Allah ve Resulü doğru söylemişlerdir" dedi. Suveyd b. Gafele ekledi: Hz. Ali gidince onu takip edip: "Senin «Allah ve ResO.lü doğru söylemişlerdir» dediğini işittim" dedim. Ali: "Yazıklar olsun sana! Etrafımdakiler cahil bir topluluktur! Fakat benim: «Resulullah (sallalahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu» dediğimi işitirsen bil ki; gökten yere düşmem, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) adına söylemediği bir şeyi söylememden benim için daha hayırlıdır" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10579;* Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Senedinde bulunan Hasan b. Ziyad el-Lu'lui metruktur.

Kasım bildiriyor:

#18,961
Abdullah (b. Mes'Od)'un yanına gidilip: "Ey Ebd Abdirrahman! Burada Müseyleme'nin kıraahnı (uydurduğu kitabı) okuyanlar var" denildi. Abdullah, böyle diyen adamı geri çevirdi. Bir müddet sonra adam yine gelerek: "Ey Ebd Abdirrahman! Her zaman kendisine yemin ettiğim Allah' a yemin olsun ki, onları şimdi bir evde bırakhm. Okudukları mushaf ta yanlarında" dedi. Abdullah, Karaza b. Ka'b' a bir grupla gidip onları yanına getirmesini söyledi. Karaza onları getirince, Abdullah: "İslam'ın yayılmasından sonra bu yaptığınız nedir?" deyince, onlar: "Ey Ebft Abdirrahman! Allah' a istiğfar eder ve ona tövbe ederiz. Müseyleme'nin de Allah'a ve Resdlüne iftira eden bir yalancı olduğuna şehadet ederiz" dediler. Abdullah onların tövbe etmelerini istedi ve Şam' a gönderdi. Sayılan seksen kişiye yakındı. İbnu'n-Nevvdhe tövbe etmeyi reddedince, Karaza'ya emretti; o da onu çarşıya çıkarıp boynunu vurdu. Sonra başını alıp annesinin kucağına koymasını emretti. (İbn Mes'O.d'un oğlu) Abdurrahman b. Abdillah ekledi: "Daha sonra onlardan. yaşlı birini Şam' da gördüm. Adam: "Allah babana rahmet etsin. Vallahi eğer o gün hepimizi öldürseydi hepimiz Cehenneme girerdik" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10578; * Hadisi Taberini rivayet etmiştir. Hadisin senedinde kopukluk yani; KAsım ve dedesi Abdullah arasında inkıta vardır.ı Hadisi Taberaru el-Mu'cemu'l-kebir'de (8960) rivayet etmiştir. İlk matbu nüshanın dipnotunda: "Bilakis hadisin sonunda Kasım'ın hadisi babasından, babasının da dedesinden işittiğine dair delalet vardır" ibaresi geçmektedir.

Kays b. Ebi Hazım anlatıyor:

#18,960
Bir adam İbn Mes'O.d'un yanına gelip dedi ki: "BenO Hanife mescidlerinden bir mescide uğradım! Onların Allah'ın indirmediği bir şey okuduklarını duydum: "Un öğütenler, hamur yoğuranlar, ekmek yapanlar, lokma alıp yiyenler ... " Bunun üzerine İbn Mes'dd, imamları İbnu'n-Nevvaha'nın yanına gelip onu öldürdü ve geri kalanları çok görüp: "Bunları bugün şeytanın kurbanı haline getiremem! Bunları Şam'a ·sürün! Ya Yüce Allah tövbe etmelerini nasip eder, ya da veba onları helak eder!" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10577; * Hadisi TaberAni rivayet etmiş olup ravileri Sııhm'in ravileridir.

Ebu Musa naklediyor:

#18,959
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) onu ve Muaz b. Cebel'i Yemen'e gönderdiği zaman onlara halka Kur'an'ı öğretmelerini emretti. Muaz, Ebu Musa'ya ziyaret için geldiğinde, yanında demirlerle bağlanmış bir adam gördü ve: "Ey kardeşim! Biz, halka işkence etmek için mi yoksa onlara faydalı olacak şeyleri öğretmek ve bunu emretmek için mi buraya gönderildik?" dedi. Ebu Musa: "Bu adam Müslüman oldu, sonra küfre girdi" deyince, Muaz: "Muhammed'i hak olarak gönderene yemin ederim ki; buntı ateşte yakmadan buradan ayrılmam" dedi. Ebu Musa: "Onda alacağımız var" deyince, Muaz: "Vallahi kesinlikle buradan ayrılmam" dedi. Odun getirilip ateş yakıldı ve adamı ateşe attı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10576; Derim ki: Ebu Musa ile Muaz'ın (konuyla ilgili) Sahih'te bundan başka hadisleri de vardır. * Hadisi Taberani rivayet etmiş olup ravileri, Sahüı'in ravileridir.1 Hadisi Taberaru el-Mu'cemu'l-kebir'de (20/43) rivayet etmiştir.

Behz b. Hakim, babasından, o da dedesinden, Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem):

#18,953
"Dinini değiştireni öldürünüz. Allah, Müslüman olduktan sonra küfre giren kulun tövbesini kabul etmez" buyurduğunu nakletti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10573;* Hadisi Taberani rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir .

Hz. Aişe'nin bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem):

#18,952
"Dinini değiştireni öldürünüz" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10573; * Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Ravilerden Ebu Bekr elHuzeli zayıftır.

Ebu Hureyre' nin bildirdiğine göre Resulullah (salallahu aleyhi vesellem):

#18,951
"Dinini değiştireni öldürünüz" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10572; * Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Senedi hasendir.

Muaz b. Cebel'in bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem):

#18,950
"Allah'ın en fazla nefret ettiği kişi, iman ettikten sonra küfre dönen kişidir" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10571; * Hadisi Taberani rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Mesleme b. Ali bulunmaktadır. ı * Hadisi Taberani rivayet etmiştir. Ravilerden Sadaka b. Abdillah es-Semin'i EbQ Hatim ve bazdan güvenilir bulmuştur. Bazdan ise zayıf olduğunu söylemiştir. D~er ravileri, güvenilir kimselerdir. 1 Hadisi Taberaru el-Mu'cemu'l-keblr'de (17/176) rivayet etmiştir. Aynı zamanda senedinde yalana olan Taberani'nin hocası Ahmed b. Rişdin bulunmaktadır.

Bir diğer rivayette (aynı hikaye ile ilgili olarak) şöyle denmiştir:

#9,768
yeni hadi ekle

[Buharî, aynı bab.]

Ebu Said (Hudri) (r.a.)'den: Nebi (s.a.v) şöyle buyurdu:

#9,767 كَانَ فِيمَنْ كَانَ قَبْلَكُمْ رَجُلٌ قَتَلَ تِسْعَةً وَتِسْعِينَ نَفْسًا، فَسَأَلَ عَنْ أَعْلَمِ أَهْلِ الْأَرْضِ، فَدُلَّ عَلَى رَاهِبٍ فَأَتَاهُ، فَقَالَ: إِنَّهُ قَتَلَ تِسْعَةً وَتِسْعِينَ نَفْسًا، فَهَلْ لَهُ مِنْ تَوْبَةٍ؟، فَقَالَ: لَا، فَقَتَلَهُ، فَكَمَّلَ بِهِ مِائَةً، ثُمَّ سَأَلَ عَنْ أَعْلَمِ أَهْلِ الْأَرْضِ، فَدُلَّ عَلَى رَجُلٍ عَالِمٍ، فَقَالَ: إِنَّهُ قَتَلَ مِائَةَ نَفْسٍ، فَهَلْ لَهُ مِنْ تَوْبَةٍ؟، فَقَالَ: نَعَمْ، وَمَنْ يَحُولُ بَيْنَهُ وَبَيْنَ التَّوْبَةِ انْطَلِقْ إِلَى أَرْضِ كَذَا وَكَذَا، فَإِنَّ بِهَا أُنَاسًا يَعْبُدُونَ اللَّهَ فَاعْبُدِ اللَّهَ مَعَهُمْ، وَلَا تَرْجِعْ إِلَى أَرْضِكَ فَإِنَّهَا أَرْضُ سَوْءٍ، فَانْطَلَقَ حَتَّى إِذَا نَصَفَ الطَّرِيقَ أَتَاهُ الْمَوْتُ، فَاخْتَصَمَتْ فِيهِ مَلَائِكَةُ الرَّحْمَةِ وَمَلَائِكَةُ الْعَذَابِ، فَقَالَتْ مَلَائِكَةُ الرَّحْمَةِ: جَاءَ تَائِبًا مُقْبِلًا بِقَلْبِهِ إِلَى اللَّهِ، وَقَالَتْ مَلَائِكَةُ الْعَذَابِ: إِنَّهُ لَمْ يَعْمَلْ خَيْرًا قَطُّ، فَأَتَاهُمْ مَلَكٌ فِي صُورَةِ آدَمِيٍّ، فَجَعَلُوهُ بَيْنَهُمْ، فَقَالَ: قِيسُوا مَا بَيْنَ الْأَرْضَيْنِ، فَإِلَى أَيَّتِهِمَا كَانَ أَدْنَى فَهُوَ لَهُ، فَقَاسُوهُ فَوَجَدُوهُ أَدْنَى إِلَى الْأَرْضِ الَّتِي أَرَادَ، فَقَبَضَتْهُ مَلَائِكَةُ الرَّحْمَةِ "، قَالَ قَتَادَةُ: فَقَالَ الْحَسَنُ: ذُكِرَ لَنَا أَنَّهُ لَمَّا أَتَاهُ الْمَوْتُ نَأَى بِصَدْرِهِ
"Sizden önce yaşayanlar arasında  doksan dokuz kişiyi öldüren bir adam vardı. Bir ara yeryüzünün en bilgin kişisini sordu. Kendisine bir  rahib tarif edildi. Ona kadar gidip, doksan dokuz kişi öldürdüğünü, kendisi için bir tevbe imkanının olup olmadığını sordu. Rahib: "Hayır yoktur!" dedi. Herif onu da öldürüp cinayetini yüze tamamladı. Adamcağız, yeryüzünün en bilginini sormaya devam etti. Kendisine alim bir kişi tarif edildi. Ona gelip, yüz kişi öldürdüğünü , kendisi için bir tevbe imkanı olup olmadığını sordu. Âlim: "Evet, vardır, seninle tevben arasına kim perde olabilir?" dedi. Ve ilave etti: "- Ancak, falan memlekete gitmelisin. Zira orada Allah'a ibadet eden kimseler var. Sen de onlarla Allah'a ibadet edeceksin ve bir daha kendi memleketine dönmeyeceksin. Zira orası kötü bir yer." Adam yola çıktı. Giderken yarı yola varır varmaz ölüm meleği gelip ruhunu kabzetti. Rahmet ve azab melekleri onun hakkında ihtilafa düştüler. Rahmet melekleri: "Bu adam tevbekar olarak geldi. Kalben Allah'a yönelmişti" dediler. Azab  melekleri de: "Bu adam hiçbir hayır işlemedi" dediler. Onlar böyle çekişirken insan suretinde bir başka melek, yanlarına geldi. Melekler onu aralarında hakem yaptılar. Hakem onlara: "Onun çıktığı yerle, gitmekte olduğu yer arasını ölçün, hangi tarafa daha yakınsa ona teslim edin" dedi. Ölçtüler, gördüler ki, gitmeyi arzu ettiği (iyiler diyarına) bir karış daha yakın. Onu hemen rahmet melekleri aldılar." Bir rivayette şu ziyade var: "Bir miktar yol gidince, ölüm gelip çattı. Adamcağız yönünü salih köye doğru çevirdi. Böylece o köy ehlinden sayıldı."  Katade dedi ki: "Hasen (basri) şunu söyledi : Bize anlatıldığına göre, bu adam ölüm kendisine gelince göğsüyle (o tarafa doğru) ilerlemiş. Buharinin rivayetinde şud var: فَأوْحَى اللّهُ تَعالى إلى هذهِ أنْ تَبَاعَدِى، وَإلى هذِهِ أنْ تَقَرَّبِى، وَقالَ: قِيسُوا مَا بَيْنَهُمَا "Allah Teala beriki köye adamdan uzaklaşmayı, öbür köye de yaklaşmayı vahyetti, sonra da: "Adamın geldiği ve gitmekte olduğu köylere uzaklıklarını ölçüp kıyaslayın" dedi."

Buharî, Enbiya 50; Müslim, Tevbe: 46 Hn: 2767; İbnu Mâce, Diyât: 2 Hn: 2626; Ahmed, Müsned Hn: 10770-11290; İbn Ebi Şeybe Musannef Hn: 35223; İbn Hibban, Sahih Hn: 611; Ebu Yala, Müsned Hn: 1356; Beyhaki, Süneni Kübra Hn: 16:8 ve Şuabul İman Hn: 7066; Ebu Naim, Hilyetül Evliya Hn: 3506; İbn Asakir Ettevbe Hn: 1; İbn Kudame, Ettevvabin Hn: 20; Elkani, Şerhu Usulü İtikadi Ehlissünne vel Cemaa Hn: 1965 ve diğerleri. Hadis 41 senedle 6 sahabedeb rivayet edilmiştir. Hadis merfu, sahih ve meşhur ve müttefakun aleyhtir.

- Ebu  Musa (r.a.): Nebi (s.a.v) şöyle buyurdu:

#9,766 إِنَّ اللَّهَ يَبْسُطُ يَدَهُ بِاللَّيْلِ لِيَتُوبَ مُسِيءُ النَّهَارِ، وَيَبْسُطُ يَدَهُ بِالنَّهَارِ لِيَتُوبَ مُسِيءُ اللَّيْلِ، حَتَّى تَطْلُعَ الشَّمْسُ مِنْ مَغْرِبِهَا
"Aziz ve Celil olan Allah, gündüz günah işleyenlerin tevbesini kabul etmek için geceleyin elini açar. Gece günah işleyenlerin tevbesini kabul etmek için de gündüz elini açar, bu hal, güneş batıdan doğuncaya kadar devam edecektir." Burada "el", Allah'ın ihsan ve fazlından kinayedir. 

 Müslim, Tevbe: 32 Hn: 2760; Ahmed, Müsned Hn: 19121; Tayalisi, Müsned Hn: 492; Abd b. Humeyd, Müsned Hn: 562; İbn Huzeyme, Tevhid Hn: 99; Darekutni, Essıfat Hn: 18; Ebu Said Basrevi, Emali Hn: 30. Garip Osman derki, Hadis merfu, sahih ve gariptir.

Ebu Hüreyre (r.a.) dedi ki: Rasülullah (s.a.v) şöyle buyurdu:

#9,765 مَنْ تَابَ قَبْلَ طُلُوعِ الشَّمْسِ مِنْ مَغْرِبِهَا، تَابَ اللَّهُ عَلَيْهِ
"Kim güneş batıdan doğmazdan evvel tevbe ederse Allah tevbesini kabul eder." 

Müslim, Zikr: 43 Hn: 2703; Ahmed, Müsned Hn: 10047; Taberani, Mucemül Evsat Hn: 7344 ve diğerleri. Garip Osman der ki: Hadis tam 156 senedle 13 sahabeden rivayet edilmiştir. Hadis merfu sahih ve meşhurdur.

Ebû Saîd Hûdri (r.a.)'dan: Nebi (s.a.v)'den:

#7,197 أَنَّ رَجُلًا فِيمَنْ كَانَ قَبْلَكُمْ رَاشَهُ اللَّهُ مَالًا وَوَلَدًا، فَقَالَ لِوَلَدِهِ: لَتَفْعَلُنَّ مَا آمُرُكُمْ بِهِ أَوْ لَأُوَلِّيَنَّ مِيرَاثِي غَيْرَكُمْ إِذَا أَنَا مُتُّ، فَأَحْرِقُونِي وَأَكْثَرُ عِلْمِي، أَنَّهُ قَالَ: ثُمَّ اسْحَقُونِي وَاذْرُونِي فِي الرِّيحِ، فَإِنِّي لَمْ أَبْتَهِرْ عِنْدَ اللَّهِ خَيْرًا، وَإِنَّ اللَّهَ يَقْدِرُ عَلَيَّ أَنْ يُعَذِّبَنِي، قَالَ: فَأَخَذَ مِنْهُمْ مِيثَاقًا، فَفَعَلُوا ذَلِكَ بِهِ وَرَبِّي، فَقَالَ اللَّهُ: مَا حَمَلَكَ عَلَى مَا فَعَلْتَ؟، فَقَالَ مَخَافَتُكَ، قَالَ: فَمَا تَلَافَاهُ غَيْرُهَا
Sizden öncekilerden bir adama Allah mal ve çoluk-çocuk vermişti. O adam çocuklarına : Ya benim emrettiğimi yaparsınız, yahut mirasımı sizden başkasına vaisyet ederim! Ben öldüğüm valdt beni yakın (zannederim şöyle dedi). Sonra beni ezin ve rüzgara savurun. Çünkü ben Allah nez-dınde hiç bir hayır biriktirmedim. Şüphesiz ki, Allah beni azab etmeye ka­dirdir, demiş, onlardan söz almıştı. Onlar da, Rabbim hakkı için kendisine bunu yaptılar. Bunun üzerine Allah — Seni bu yaptığına sevkeden nedir? diye sordu. O da : Senden korkum! cevabını verdi. Onu bu sözden başka telaf olmadı.

Müslim, Tevbe: 27 Hn: 2760; Ahmed, Müsned Hn: 10712-10744; Ebu Yala, Müsned Hn: 5055; Taberani, Müsnedi Şamiyeyn Hn: 1303 ve Mucemül Kebir Hn: 6122 ve diğerleri.

Ebu Said el Hudri r.a'dan rivayete göre: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

#7,190 وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لَوْ لَمْ تُذْنِبُوا لَذَهَبَ اللَّهُ بِكُمْ، وَلَجَاءَ بِقَوْمٍ يُذْنِبُونَ فَيَسْتَغْفِرُونَ اللَّهَ فَيَغْفِرُ لَهُمْ
Nefsim kudret elinde olan Zat'a yemin ederim ki, eğer siz hiç günah işlemeseniz, Allah sizi toptan helak eder; günah işleyen, arkadan da istiğfar eden bir kavim yaratır ve onları mağfiret ederdi."

Keşful Estar, Hn: 3247. Bezzar dedi ki: Bu hadisin bu sened dışında Ebu Said'den rivayet edildiğini bilmiyoruz. Bu hadisin senedinded ki Yahya b. Kesir'den bir cemaat hadis rivayet etmiştir fakat o hadiste kuvvetli biri değildi, çünkü o kaderi yalanlıyordu.

Ebu Hüreyre'nin bir rivayeti şöyledir: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

#7,186 وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لَوْ لَمْ تُذْنِبُوا لَذَهَبَ اللَّهُ بِكُمْ، وَلَجَاءَ بِقَوْمٍ يُذْنِبُونَ فَيَسْتَغْفِرُونَ اللَّهَ فَيَغْفِرُ لَهُمْ
Nefsim kudret elinde olan Zat'a yemin ederim ki, eğer siz hiç günah işlemeseniz, Allah sizi toptan helak eder; günah işleyen, arkadan da istiğfar eden bir kavim yaratır ve onları mağfiret ederdi."

Mamer b. Raşit, Camii Hn: 20271; Müslim, Tevbe: 9 Hn: 2751; Ahmed, Müsned Hn: 8021; Beyhaki, Esma ve Sıfat Hn: 93 ve Şuabul İman Hn: 7102 ve Edeb Hn: 1169; Taberani, Dua Hn: 1801; Beğavi, Şerhus Sünne Hn: 1294-1295.

Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) (bir hadis-i kudsî'de) Rabbinden naklen buyururlar ki:

#7,177 أَذْنَبَ عَبْدٌ ذَنْبًا، فَقَالَ: اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي ذَنْبِي، فَقَالَ تَبَارَكَ وَتَعَالَى: أَذْنَبَ عَبْدِي ذَنْبًا، فَعَلِمَ أَنَّ لَهُ رَبًّا يَغْفِرُ الذَّنْبَ، وَيَأْخُذُ بِالذَّنْبِ ثُمَّ عَادَ، فَأَذْنَبَ، فَقَالَ: أَيْ رَبِّ اغْفِرْ لِي ذَنْبِي، فَقَالَ تَبَارَكَ وَتَعَالَى: عَبْدِي أَذْنَبَ ذَنْبًا، فَعَلِمَ أَنَّ لَهُ رَبًّا يَغْفِرُ الذَّنْبَ وَيَأْخُذُ بِالذَّنْبِ، ثُمَّ عَادَ، فَأَذْنَبَ، فَقَالَ: أَيْ رَبِّ اغْفِرْ لِي ذَنْبِي، فَقَالَ تَبَارَكَ وَتَعَالَى: أَذْنَبَ عَبْدِي ذَنْبًا، فَعَلِمَ أَنَّ لَهُ رَبًّا يَغْفِرُ الذَّنْبَ، وَيَأْخُذُ بِالذَّنْبِ اعْمَلْ مَا شِئْتَ، فَقَدْ غَفَرْتُ لَكَ، قَالَ عَبْدُ الْأَعْلَى: لَا أَدْرِي، أَقَالَ فِي الثَّالِثَةِ أَوِ الرَّابِعَةِ اعْمَلْ مَا شِئْتَ
"Bir kul günah işledi ve: "Ya Rabbi günahımı affet!" dedi. Hak Teala da: "Kulum bir günah işledi; arkadan bildi ki günahları affeden veya günah sebebiyle cezalandıran bir Rabbi vardır." Sonra kul dönüp tekrar günah işler ve: "Ey Rabbim günahımı affet!" der. Allah Teala Hazretleri de: "Kulum bir günah işledi ve bildi ki, günahı affeden veya günah sebebiyle cezalandıran bir Rabbi vardır." Sonra kul dönüp tekrar günah işler ve: "Ey Rabbim beni affeyle!" der. Allah Teala da: "Kulum günah işledi ve bildi ki, günahı affeden veya günah sebebiyle muaheze eden bir Rabbi olduğunu bildi. Dilediğini yap, ben seni affettim! buyurdu."

Buhârî, Tevhid 35; Müslim, Tevbe: 29 Hn: 2758; Nesai, Süneni Kübra Hn: 10180; Mizzi, Tehzibu Kemal Hn: 1944. Kudsi hadis.