Toplam 18,888 Hadis
Konular

Süslenme/Zinet Kategorisi

Ebu Cuhayfe r.a anlatıyor: 

#6,843
Batha vadisinde Rasulullah s.a.v ile beraberdik. Kırmızı çadırında oturuyordu yanında pek çok kimse vardı. Bilal ezan okudu ezan okurken yüzünü sağa sola çeviriyordu. 

Nesai, Zinet min Sünen: 123 Hn: 5283; Ebû Davud, Salat: 34; Dârimi, Salat: 18

Ebu Rifaa r.a anlatıyor: 

#6,842
Rasulullah s.a.v hutbe okurken yanına yaklaşarak şöyle dedim: “Ey Allah'ın Rasulü! Garip bir adamım dinimi  öğrenmek istiyorum, dinimin ne olduğunu bilmiyorum.” Bunun üzerine Rasulullah s.a.v hutbeyi bıraktı yanıma geldi. Kendisine ayakları demir olan bir sandalye getirildi onun üzerine oturdu. Allah’ın kendisine öğrettiği şeyleri bana öğretti sonra hutbesini  bitirdi. 

Nesai, Zinet min Sünen: 122 Hn: 5282; Müslim, Cuma: 15; Müsned: 19826

Ali r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,841
Rasulullah s.a.v bana şöyle dua etmemi buyurdu: “Allah’ım bana doğruluk, orta yol üzere olmayı ve hidayetini nasib et.” Ve beni ipekli kumaşlardan yapılmış binitler üzerine konulan minderlere oturmaktan da yasakladı. O minderleri kadınlar kocaları binite binerken kullanmaları için kadife ve ipek karışımlı kumaşlardan yaparlardı.

Nesai, Zinet min Sünen: 121 Hn: 5281; Müslim, Zikir: 18; Ebû Davud, Hatem: 3

Ebu Umâme b. Sehl r.a'den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,840
Rasulullah s.a.v’in kılıcının kabzası gümüşle süslenmişti.

Nesai, Zinet min Sünen: 120 Hn: 5278; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Enes b. Malik r.a'ten rivâyete göre, 

#6,839
Peygamber s.a.v deri bir minder üzerine yatmıştı ve terlemişti. Ümmü Süleym kalktı ve Rasulullah s.a.v’in terini silip bir şişeye doldurmaya başladı. Bunu gören Rasulullah s.a.v “Ne yapıyorsun? Ey Ümmü Süleym!” dedi. “Terinizi koku şişemin içersine koyuyorum” dedi. Bunun üzerine Peygamber s.a.v güldü.

Nesai, Zinet min Sünen: 118 Hn: 5276; Buhârî, İstizan: 41; Müsned: 11562

Ebu rezin r.a anlatıyor: 

#6,838
Ebu Hureyre’yi eliyle yüzüne vurarak şöyle derken gördüm: “Ey Iraklılar! Rasulullah s.a.v adına yalan hadis söylediğimi iddia ediyorsunuz. Ben Rasulullah s.a.v şöyle derken işittim ve buna şahidim: “Birinizin pabucunun tekinin bağı tasması koparsa onu tamir ettirinceye kadar tekiyle yürümesin.”

Nesai, Zinet min Sünen: 117 Hn: 5275; Ebû Davud, Libas: 44. Ebu Hureyreyi ilk hedef alanlar mutezilelerdi.

Âişe r.anha'dan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,837
Rasulullah s.a.v çarşafımızda namaz kılmazdı. Süfyan çarşaflarda demiştir. 

Nesai, Zinet min Sünen: 115 Hn: 5271; Ebû Davud, Tahara: 134; İbn Mâce, Tahara: 83

Ebu Hüreyre r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,836
Cibril Rasulullah s.a.v’in yanına girmek için izin ister. Rasulullah s.a.v’de: “Gir” deyince; “Nasıl gireyim? Senin evinde üzerinde resimler olan perde var. Ya o resimlerin kafalarını kes resim olduğu belli olmasın veya minder yastık sergi yap ki ayak altında çiğnensin çünkü biz melekler topluluğu içersinde resim olan evlere girmeyiz” dedi.

Nesai, Zinet min Sünen: 114 Hn: 5270; Ebû Davud, Libas: 47; İbn Mâce, Libas: 45

Abdullah r.a’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,835
Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: “Kıyamet günü azabı en şiddetli olanlar resim yapanlardır.”

Nesai, Zinet min Sünen: 114 Hn: 5269; Buhârî, Libas: 92; Müslim, Libas: 26

Peygamber s.a.v’in hanımı Âişe r.anha'dan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,834
Kıyamet gününde azabı en şiddetli olanlar yaratmada Allah’a benzemek isteyen canlı resimleri yapanlardır.” 

Nesai, Zinet min Sünen: 113 Hn: 5268; Buhârî, Libas: 97; Müslim, Libas: 26

Peygamber s.a.v'in hanımı Âişe r.anha’dan rivâyete göre, 

#6,833
Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: “Bu resimleri yapanlara kıyamet günü azab edilir ve onlara yaptığınız resimleri diriltin denilir.”

Nesai, Zinet min Sünen: 113 Hn: 5267; Buhârî, Libas: 97; Müslim, Libas: 26

İbn Ömer r.a'den rivâyete göre, Peygamber s.a.v şöyle buyurdu: 

#6,832
“Bu resimleri yapanlara kıyamet günü azab edilir ve onlara yaptığınız  resimleri diriltin denilir.”

Nesai, Zinet min Sünen: 113 Hn: 5266; Buhârî, Libas: 97; Müslim, Libas: 26

Ebu Hüreyre r.a'den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,831
Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: “Kim bir resim yaparsa yaptığı resme can vermesi için kıyamet günü zorlanır ama can vermesi mümkün değildir.”

Müsned: 10145 Müsned: 10145

İbn Abbas r.a'tan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,830
Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: “Kim resim yaparsa ahirette o yaptığı resme can verinceye kadar azab edilir. Fakat can vermesi mümkün değildir.” 

Nesai, Zinet min Sünen: 113 Hn: 5264; Müslim, Libas: 25; Ebû Davud, Libas: 47

Nadr b. Enes r.a’ten rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,829
İbn Abbas’ın yanında oturuyordum Iraklı bir adam gelerek: “Ben şu resimleri yapıyorum bu konuda ne dersiniz?” diye sordu. İbn Abbas: “Yaklaş yaklaş” dedi. Muhammed s.a.v'den işittim şöyle buyurmuştu: “Kim dünyada bir resim yaparsa kıyamet günü o yaptığı resme can vermesi için zorlanır fakat o ona can veremez.”

Nesai, Zinet min Sünen: 113 Hn: 5263; Müslim, Libas: 48.

Âişe r.anha’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,828
Rasulullah s.a.v bir seferden gelmişti ben de eşyalarımın bulunduğu yüklük üzerine üzerinde resim bulunan bir perde çekmiştim. Rasulullah s.a.v hemen o perdeyi çıkardı bende onu keserek iki minder yaptım. Ve şöyle buyurdu: “Kıyamet günü azabı şiddetli olanlar yaratmada Allah’a benzemek isteyenlerdir.”

Nesai, Zinet min Sünen: 112 Hn: 5261-5260-5259-5262; Müslim, Libas: 25; Ebû Davud, Libas: 47

Peygamber s.a.v’in hanımı Âişe r.anha’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:  

#6,827
Üzerinde kuş resimleri bulunan bir perdemiz vardı, kıble tarafına asmıştık giren kimsenin karşısına geliyordu. Bunun üzerine Rasulullah s.a.v: “Ey Âişe, perdenin yerini değiştir. Çünkü içeri girip onu gördükçe dünyayı hatırlıyorum” buyurdu. Desenli kadife elbisemiz vardı onu kesip bozmadık giydik.

Nesai, Zinet min Sünen: 111 Hn: 5258-5257; Müslim, Libas: 25; Ebû Davud, Libas: 47

Ali r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,826
“Yemek yaptım Peygamber s.a.v’i davet ettim. Geldi odaya girip üzerinde resimler olan perdeyi görünce hemen çıktı ve şöyle buyurdu: “İçerisinde resim olan eve melekler girmez.”

Nesai, Zinet min Sünen: 111 Hn: 5256; Müslim, Libas: 26; İbn Mâce, Libas: 44

Ebu Talha r.a’dan rivâyete göre, 

#6,825
Rasulullah s.a.v’den işittim şöyle diyordu: “İçersinde resim, heykel ve köpek bulunan eve melekler girmez.”

Nesai, Zinet min Sünen: 111 Hn: 5253-5252; Ebû Davud, Libas: 47; İbn Mâce, Libas: 44

Câbir r.a'den rivâyete göre, 

#6,824
Rasulullah s.a.v donsuz vaziyette dizleri dikerek oturmayı ve tek parça elbiseye sarınarak donsuz giyinmeyi yasakladı. 

Nesai, Zinet min Sünen: 107 Hn: 5247; Ebû Davud, Libas: 25; Müslim, Libas: 20

Ebu Said r.a'’ten rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,823
Rasulullah s.a.v kolsuz avret mahallerini örtecek bir don giymeksizin tek parça çarşaf gibi bir şey bürünerek dizleri dikip oturmayı yasaklamıştır. 

Nesai, Zinet min Sünen: 106 Hn: 5245-5246; Ebû Davud, Libas: 25; Müslim, Libas: 20

İbn Abbas r.a’tan rivâyete göre, 

#6,822
Peygamber s.a.v şöyle buyurdu: “Allah eteklerini uzatanlara rahmet bakışıyla bakmaz.” 

Nesai, Zinet min Sünen: 104 Hn: 5237; İbn Mâce, Libas: 7; Ebû Davud, Libas: 30

Ebu Hüreyre r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,821
Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: “Topuklardan aşağıda olan elbiseler ateştedir.” 

Nesai, Zinet min Sünen: 103 Hn: 5235-5256;İbn Mâce, Libas: 7; Ebû Davud, Libas: 30

Huzeyfe r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,820
Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: “Elbisede uzunluk ölçüsü bacakların yarısına kadardır. Daha uzatmak isteyen biraz daha indirsin daha fazla uzatmak isteyen biraz daha uzatsın çünkü elbisenin topuklarda hakkı yoktur.”

Nesai, Zinet min Sünen: 102 Hn: 5234; İbn Mâce, Libas: 7; Ebû Davud, Libas: 30

Muharib r.a’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,819
İbn Ömer r.a’den işittim şöyle diyordu: Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: “Kim kibrinden dolayı elbisesini yerlerde sürürse kıyamet günü Allah onun yüzüne rahmet nazarıyla bakmaz.”

Nesai, Zinet min Sünen: 101 Hn: 5233; İbn Mâce, Libas: 7; Ebû Davud, Libas: 30

Abdullah r.a’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,818
Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: “Kim elbisesini yerlerde sürürse -veya kibrinden dolayı elbiselerini sürüyenlere- kıyamet günü Allah onlara rahmet nazarıyla bakmaz.”

Nesai, Zinet min Sünen: 101 Hn: 5232; İbn Mâce, Libas: 7; Ebû Davud, Libas: 30

Abdullah b. Ömer r.a’in rivâyetine göre,

#6,817
Rasulullah s.a.v “Gurur ve kibrinden büyüklenerek elbisesini yerde sürükleyen bir adam kıyamete kadar yerin dibine batıp gidecektir” buyurdu. 

Nesai, Zinet min Sünen: 101 Hn: 5231; İbn Mâce, Libas: 7; Ebû Davud, Libas: 30

İbn Abbas r.a’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,816
Rasulullah s.a.v’i Arafat’ta konuşurken işittim şöyle diyordu: “İzar belden aşağıya örtecek peştamal bulamayanlar şalvar giysin, ayakkabı terlik bulamayanlar da mest giysin.”

Nesai, Zinet min Sünen: 100 Hn: 5230; Buhârî, Libas: 8; Ebû Davud, Libas: 30

Misver b. Mahreme r.a'den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,815
Rasulullah s.a.v ganimetleri taksim ederken aba’ları da taksim etmişti. Mahreme’ye hiçbir şey vermemişti. Mahreme de çocuğuna: “Beni Rasulullah s.a.v’in yanına götür” dedi. Beraberce oraya vardık: “Gir ve Rasulullah s.a.v’i bana çağır” dedi. Çağırdım üzerinde bir aba ile yanımıza geldi ve: “Bu aba’yı senin için ayırmıştım” dedi. Mahreme Aba’ya baktı ve giydi.

Nesai, Zinet min Sünen: 99 Hn: 5229; Ebû Davud, Libas: 4

Semure r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,814
Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: “Beyaz elbiseden vazgeçmeyin, onu dirileriniz giysin ölülerinizi de onunla kefenleyin çünkü o elbiselerinizin en hayırlısıdır.” 

Nesai, Zinet min Sünen: 98 Hn: 5228-5227; Müsned: 19325

Sehl b. Sa’d r.a anlatıyor: 

#6,813
Bir kadın Rasulullah s.a.v’e bir hırka getirmişti. Sehl: “Bu hangi hırkadır biliyor musun?” deyince, onlar: “Evet kadın tarafından dokunan meşhur hırkadır” dediler. O kadın: “Ey Allah'ın Rasulü! Bunu kendi elimle dokudum, Senin giymen için” deyince, Rasulullah s.a.v’de ihtiyacı olduğu için o hırkayı aldı giydi ve yanımıza onunla çıkmıştı.

Nesai, Zinet min Sünen: 97 Hn: 5226; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Habbab b. Eret r.a’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,812
Rasulullah s.a.v hırkasına yaslanmış vaziyette iken Kabe’nin gölgesinde  otururken müşriklerin zulmünü şikayet ederek: “Bize yardım etmesi için Allah’a dua edip yalvarmayacak mısın?” demiştik. 

Nesai, Zinet min Sünen: 97 Hn: 5225; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Ebu Rimse r.a'den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,811
Rasulullah s.a.v iki yeşil elbise giyinmiş olarak yanımıza çıkmıştı.

Nesai, Zinet min Sünen: 96 Hn: 5224; Müslim, Libas: 4; Müsned: 6250

Abdullah b. Amr r.a anlatıyor: 

#6,810
Üzerimdeki iki tane sapsarı elbiseyle Rasulullah s.a.v’in huzuruna gelince, Rasulullah s.a.v kızdı ve: “Git bu elbiseleri çıkar at” dedi. “Nereye atayım Ey Allah'ın Rasulü!” deyince: “Ateşe” buyurdular. 

Nesai, Zinet min Sünen: 95 Hn: 5222; Müslim, Libas: 4; Müsned: 6250

Abdullah b. amr r.a anlatıyor: 

#6,809
Rasulullah s.a.v üzerimdeki sapsarı elbiseyi görünce: “Bunlar kafirlerin elbiseleridir bunları giyme” buyurdu. 

Nesai, Zinet min Sünen: 95 Hn: 5221; Müslim, Libas: 4; Müsned: 6250

Bera r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,808
Peygamber s.a.v’i kırmızı bir elbise giymiş ve saçlarını taramış vaziyette gördüm. Ne ondan önce ne de ondan sonra o kadar güzel hiç kimse görmedim. 

Nesai, Zinet min Sünen: 93 Hn: 5219; Ebû Davud, Libas: 11; İbn Mâce, Libas: 18

Süveyd b. Gafele r.a’den rivâyete göre,

#6,807
Ömer Elbisenin üzerinde dört parmak kalınlığında ipek bulunmasına izin verdi. 

Nesai, Zinet min Sünen: 92 Hn: 5218; Ebû Davud, Libas: 11

Osman en Nehdî r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,806
Utbe b. Ferkad ile beraberdik. O sırada Ömer’in mektubu geldi. Mektupta şu hadis vardı. Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: “İpek elbiseyi ancak ahirette bundan nasibi olmayanlar giyer.” Ebu Osman bu hadisi bize aktarırken şehadet ve orta parmaklarıyla elbisesindeki ince çizgileri göstererek bu kadarı caizdir dedi. Bakınca elbisesindekiipek çizgileri ve düğmeleri gördüm.

Nesai, Zinet min Sünen: 92 Hn: 5217; Ebû Davud, Libas: 11; Müslim, Libas: 8

Enes r.a'ten rivâyete göre, 

#6,805
Rasulullah s.a.v, Abdurrahman b. Avf ile Zübeyr b. Avvam’a vücutlarındaki kaşıntıdan dolayı ipek gömlek giymelerine izin verdi. 

Nesai, Zinet min Sünen: 92 Hn: 5215-5216; İbn Mâce, Libas: 17; Müslim, Libas: 8

Bera b. Âzîb r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,804
Rasulullah s.a.v bize yedi şeyi emretti ve yedi şeyi de yasakladı. “Yasakladıkları altın yüzük kullanmak, gümüş kaplardan yemek-içmek, hayvanların üzerine ipekli minderler koyup binmek, karışımı ipek olan elbiseler giymek.” 

Nesai, Zinet min Sünen: 91 Hn: 5214; Müslim, Libas: 8; Ebû Davud, Libas: 11

Ali el Bârikî r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,803
Bir kadın fetva için yanıma gelince ona: “İşte İbn Ömer ona sor dedim. Hemen İbn Ömer’in arkasından gitti ne söyleyeceğini dinlemek için ben de peşinden gittim, İbn Ömer’e ipek elbise hakkında bana fetva ver dedim. İbn Ömer de: “Rasulullah s.a.v, ipek elbiseyi giymeyi yasak etti” diye cevap verdi.

Nesai, Zinet min Sünen: 90 Hn: 5213; Ebû Davud, Libas: 10; Müslim, Libas: 8

İbn Ömer r.a'den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdu: 

#6,802
“İpek elbiseyi ahirette nasibi olmayanlar giyer.”

Nesai, Zinet min Sünen: 90 Hn: 5212; Müslim, Libas: 8; İbn Mâce, Libas: 16

İmran b. Hıttan r.a anlatıyor: 

#6,801
Abdullah b. Abbas’tan ipek elbise giymenin hükmünü sordum o da Âişe’ye sor dedi. Âişe’ye sordum şöyle dedi: Abdullah b. Ömer’e sor. İbn Ömer’e sordum. O da şöyle dedi: “Ebu Hafs bana Rasulullah s.a.v’in: “Kim dünya da ipek elbise giyerse ahirette giyemez buyurduğunu söyledi” dedi.

Nesai, Zinet min Sünen: 90 Hn: 5211; Müslim, Libas: 8; İbn Mâce, Libas: 16

İmran b. Hıttan r.a anlatıyor: 

#6,800
Abdullah b. Abbas’tan ipek elbise giymenin hükmünü sordum o da Âişe’ye sor dedi. Âişe’ye sordum şöyle dedi: Abdullah b. Ömer’e sor. İbn Ömer’e sordum. O da şöyle dedi: “Ebu Hafs bana Rasulullah s.a.v’in: “Kim dünya da ipek elbise giyerse ahirette giyemez buyurduğunu söyledi” dedi.

Nesai, Zinet min Sünen: 90 Hn: 5211; Müslim, Libas: 8; İbn Mâce, Libas: 16

Halife r.a'den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,799
Abdullah b. Zübeyr’den işittim şöyle diyordu: “Kadınlarınıza ipek elbise giydirmeyin. Ömer’i şöyle derken işittim. Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: “İpek elbiseyi dünyada giyen ahirette giyemez.”

Nesai, Zinet min Sünen: 90 Hn: 5210-5209; Müslim, Libas: 8; İbn Mâce, Libas: 16

Câbir r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,798
Rasulullah s.a.v kendisine hediye edilen dibaç kaftanı biraz giydikten sonra çıkarıp Ömer’e gönderdi. Ashab: “Onu çok az giydin” deyince: “Cibril onu giymemi yasak etti” buyurdu. O sırada ağlayarak Ömer geldi ve şöyle dedi: “Ey Allah'ın Rasulü! Hoşlanmadığın elbiseyi bana verdin.” Bunun üzerine Rasulullah s.a.v: “Onu sana giyesin diye vermedim satasın diye verdim.” O zaman Ömer onu iki bin dirheme sattı. 

Nesai, Zinet min Sünen: 89 Hn: 5208; Müsned: 11776

Abdullah b. Ukeym r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,797
Huzeyfe bir köyün çiftlik ağasından bir su istemişti. Adam gümüş bir kapla suyu getirince kabı alıp fırlattı. Sonra da yaptığı işten dolayı özür diledi ve şöyle dedi. Gümüş kaptan su içmem caiz değildir. Rasulullah s.a.v’den işittim şöyle diyordu: “Altın ve gümüş kaplardan su içmeyin, ipekten yapılmış ince ve kalın elbiseler de giymeyin onlar dünya da kafirlerin ahirette bizimdir.” 

Nesai, Zinet min Sünen: 88 Hn: 5206; Ebû Davud, Libas: 18; Müslim, Libas: 2

İbn ebî İshak r.a anlatıyor: 

#6,796
Salim istebrak nedir? deyince: “İpek kumaştan kalın ve sert olanıdır” dedi. Salim şöyle dedi: Abdullah b. Ömer’ den işittim şöyle diyordu: Ömer bir adamı yanında ipek ince kumaştan bir elbise görünce, Rasulullah s.a.v’in yanına giderek: “Ey Allah'ın Rasulü bu elbiseyi al” demişti. Hadis buradakilerden uzuncadır.

Nesai, Zinet min Sünen: 87 Hn: 5205; Müslim, Libas: 2; Ebû Davud, Libas: 10

 İbn Ömer r.a anlatıyor:

#6,795
Ömer pazara çıktığında kalın ipekli kumaştan elbise satıldığını gördü. Rasulullah s.a.v’in yanına gelerek: “Ey Allah'ın Rasulü! Şu elbiseyi satın al ve Cuma günleri heyetler geldiğinde giyersin” dedi. Bunun üzerine Rasulullah s.a.v: “Onu ancak ahirette nasibi olmayanlar giyer” buyurdu. Daha sonra o elbiselerden üç tane Rasulullah s.a.v'e hediye geldi. Onlardan birini Ömer’e birini Ali’ye birini de Üsame’ye vermişti. Ömer, Rasulullah s.a.v’e gelip şöyle dedi: “Ey Allah'ın Rasulü! Bu elbise hakkında şöyle böyle konuşmuştun sonra da onu bana göndermişsin.” Bunun üzerine Rasulullah s.a.v: “Onu sat ihtiyacını karşıla veya hanımlarına bölüştür başörtü yapsınlar” buyurdu.

Nesai, Zinet min Sünen: 86 Hn: 5204; Müslim, Libas: 2; İbn Mâce, Libas: 19

Ebu Salih el Hanefiyye r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,794
Ali’den işittim şöyle diyordu: Rasulullah s.a.v’e ipekli kumaştan çizgili bir elbise hediye ettiler, O da onu bana gönderdi. Onu giyince yüzünden bana kızdığını anladım ve şöyle buyurdu: “Onu sana giyesin diye vermedim.” Çıkarıp kadınlara vermemi emretti. Ben de kadınlar arasında bölüştürdüm.

Nesai, Zinet min Sünen: 85 Hn: 5203; Müslim, Libas: 2; İbn Mâce, Libas: 19

Enes b. Malik r.a’ten rivâyete göre, 

#6,793
Rasulullah s.a.v'in kızı Ümmü Gülsüm’ü üzerinde enine çizgili kumaş olan ipek elbise gördüm. 

Nesai, Zinet min Sünen: 85 Hn: 5202; İbn Mâce, Libas: 19; Ebû Davud, Libas: 10

Enes r.a’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,792
Peygamber s.a.v’in kızı Zeyneb’in üzerinde çizgili ipek elbise gördüm.

Nesai, Zinet min Sünen: 85 Hn: 5201; İbn Mâce, Libas: 19; Ebû Davud, Libas: 10

Ömer b. Hattab r.a anlatıyor: 

#6,791
Mescidin kapısında çizgili ipekten dokunmuş elbise satılıyordu. Peygamber s.a.v’e: “Ey Allah'ın Rasulü! Bundan alsan da Cuma günleri ve yanına gelen heyetlere giyseniz” dedim. Bunun üzerine Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: “Bu cins elbiseleri ahirette nasibi olmayanlar giyer.” Sonraları o elbiselerden bir elbise Rasulullah s.a.v'e getirildi. O da onlardan birini bana gönderdi. Ben de: “Ey Allah’ın Rasulü! Sen bu elbiseyi bana gönderiyorsun halbuki bu elbise hakkında şöyle böyle demiştin” dedim. Bunun üzerine Rasulullah s.a.v: “Onu sana giyesin diye vermedim, onu sana birilerine giydiresin diye veya satıp parasından istifade edesin diye verdim” buyurdu. Ömer de onu anne bir kardeşi olan müşrik birine verdi. 

Nesai, Zinet min Sünen: 84 Hn: 5200; Müslim, Libas: 2; Ebû Davud, Libas: 10 Müşrik akrabaya hediye.

Ebu’l Ahvas r.a, babasından naklederek şöyle demiştir: 

#6,790
Rasulullah s.a.v’in yanına girmiştim elbisemi pejmürde durumda görünce bana “Senin malın mülkün var mıdır?” buyurdu. Ben de: “Her cins maldan Allah bana vermiştir” dedim. “Öyleyse malın varsa üzerinde görünsün” buyurdular.

Nesai, Zinet min Sünen: 83 Hn: 5199; Ebû Davud, Libas: 17

İbn Ömer r.a'den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,789
Rasulullah s.a.v altından bir yüzük yaptırmıştı kaşı avuç içine gelecek şekilde kullanıyordu. Bunu gören insanlar da altın yüzük yaptırdılar. Rasulullah s.a.v onu çıkarıp attı ve şöyle buyurdu: “Bunu ebedi olarak takmayacağım” sonra gümüşten bir yüzük yaptırıp taktı. Sonra Ebu Bekir’in eline geçti. Sonra Ömer’in eline geçti daha sonraları da Osman’ın eline geçti, Eris kuyusuna düşünceye kadar onun elinde kaldı. 

Nesai, Zinet min Sünen: 82 Hn: 5198; Buhârî, Libas: 52; Ebû Davud, Hatem: 1

İbn Ömer r.a'den rivâyete göre, 

#6,788
Rasulullah s.a.v altın bir yüzük yaptırmıştı kaşını avucunun içerisine getirerek kullanıyordu. İnsanlar da altından yüzük yaptırdılar. Bunu gören Rasulullah s.a.v yüzüğü çıkarıp attı, insanlar da yüzüklerini attılar sonra gümüşten bir yüzük yaptırdı onu mühür olarak kullanıyor ve takmıyordu. 

Nesai, Zinet min Sünen: 82 Hn: 5197; Buhârî, Libas: 54; Ebû Davud, Hatem: 1

Enes r.a'ten rivâyete göre, 

#6,787
Rasulullah s.a.v bir gün gümüş yüzük yaptırıp taktı bunu görenler de birer yüzük yaptırıp taktılar, Rasulullah s.a.v çıkarıp attı insanlar da çıkardılar.

Nesai, Zinet min Sünen: 82 Hn: 5196; Buhârî, Libas: 54; Ebû Davud, Hatem: 2

İbn Ömer r.a’den rivâyete göre, 

#6,786
Rasulullah s.a.v altından bir yüzük yaptırmış ve onu takıyordu, onun kaşı avucunun içindeydi. Bunu görenler de birer yüzük yaptırdılar sonra Rasulullah s.a.v minber üzerine oturarak: “Bu yüzüğü takıyordum ve kaşını da avuç içine getiriyordum deyip çıkardı attı sonra da vallahi ebedi olarak bunu takmayacağım” buyurdu. İnsanlar da yüzüklerini çıkardılar.

Nesai, Zinet min Sünen: 82 Hn: 5195; Buhârî, Libas: 54; Müslim, Libas: 14

İbn Abbas r.a’tan rivâyete göre, 

#6,785
Peygamber s.a.v bir yüzük yaptırıp takmıştı bir süre sonra: “Bu yüzük beni meşgul ediyor sabahtan beri bir ona bakıyorum bir de size bakıyorum” buyurdu ve çıkarıp attı. 

Nesai, Zinet min Sünen: 82 Hn: 5194; Buhârî, Libas: 54; Müslim, Libas: 14

İbn Ömer r.a'den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,784
Rasulullah s.a.v altından bir yüzük edinmişti sonra onu çıkarıp atmıştı. Sonra gümüşten bir yüzük takınmıştı üzerinde Muhammed Rasulullah yazılıydı sonra şöyle buyurdu: “Hiç kimse yüzüğüne bu yazıyı yazdırmasın!” Yüzüğün kaşı avucunun içersindeydi.

Nesai, Zinet min Sünen: 81Hn: 5193; Buhârî, Libas: 54; Müslim, Libas: 12

Ali r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,783
Rasulullah s.a.v yüzüğü şehadet parmağıma, orta parmağıma ve onun yanındaki parmağıma takmayı yasaklamıştı. 

Nesai, Zinet min Sünen: 80 Hn: 5192; Ebû Davud, Hatem: 4; İbn Mâce, Libas: 43

Ebu Bürde r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,782
Ali’den işittim şöyle diyordu: “Rasulullah s.a.v yüzüğü orta ve şehadet parmaklarına takmayı yasak etti.” 

Nesai, Zinet min Sünen: 80 Hn: 5191; Ebû Davud, Hatem: 4; İbn Mâce, Libas: 43

Sabitr. r. a anlatıyor:

#6,781
Enes’ten Enes’ten Rasulullah s.a.v’in yüzüğünü sorduklarında sol elinin küçük parmağını kaldırarak sanki gümüş yüzüğününparlaklığını görür gibiyim. 

Nesai, Zinet min Sünen: 80 Hn: 5190; Buhârî, Libas: 51; Müslim, Libas: 13

Enes r.a’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,780
Peygamber s.a.v’in yüzüğünün parlaklığını sol elinin parmağında görür gibiyim.

Nesai, Zinet min Sünen: 80 Hn: 5189; Buhârî, Libas: 51; Müslim, Libas: 13

Enes r.a’ten rivâyete göre, 

#6,779
Rasulullah s.a.v yüzüğü sağ eline takardı.

Nesai, Zinet min Sünen: 80 Hn: 5188; Ebû Davud, Hatem: 3; Müslim, Libas: 13

Enes r.a’ten rivâyete göre, 

#6,778
Peygamber s.a.v: Gümüşten bir yüzük edindi ve şöyle buyurdu: “Biz bir yüzük yaptırdık ve üzerine de Muhammed Rasulüllah yazdırdık, hiç kimse yüzüğüne bu yazıyı yazdırmasın.” Rasulullah s.a.v’in küçük parmağına taktığı o yüzüğün parlaklığını hala görüyor gibiyim.

Nesai, Zinet min Sünen: 80 Hn: 5187; Buhârî, Libas: 51; Müslim, Libas: 15

İbn Ömer r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,777
İbn Ömer r.a’den rivayete göre, şöyle demiştir: 

Nesai, Zinet min Sünen: 79 Hn: 5181; Buhârî, Libas: 51; Müslim, Libas: 15

İbn Ömer r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,776
Rasulullah s.a.v altından bir yüzük yaptırmış ve takınmıştı insanlar da altın yüzük yaptırdılar. Bunun üzerine Rasulullah s.a.v: “Ben bu yüzüğü takıyordum ama bundan sonra hiç takmayacağım” dedi ve yüzüğü parmağından çıkardı. İnsanlar da yüzüklerini parmaklarından çıkardılar.

Nesai, Zinet min Sünen: 79 Hn: 5180; Ebû Davud, Hatem: 1; Müslim, Libas: 14

Ebu Hüreyre r.a’den rivâyete göre, 

#6,775
Rasulullah s.a.v: “Altın yüzük kullanmayı yasakladı.” 

Nesai, Zinet min Sünen: 78 Hn: 5178; Müslim, Libas: 4; Ebû Davud, Libas: 11

İbn Abbas r.a’tan rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v şöyle demiştir: 

#6,774
“Kıpkırmızı elbise giymekten, altın yüzük kullanmaktan ve rüku’da Kur’an okumaktan yasaklandık.”

Nesai, Zinet min Sünen: 78 Hn: 5171; Müslim, Libas: 4; Ebû Davud, Libas: 11

Ebu Said r.a’ten rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,773
Rasulullah s.a.v bir kadının yüzüğünün kaşına misk doldurduğunu anlattı ve şöyle buyurdu: “O ne güzel kokudur.”

Nesai, Zinet min Sünen: 76 Hn: 5169; Müslim, Libas: 2; İbn Mâce, Libas: 40

Ebu Hüreyre r.a’den rivâyete göre, 

#6,772
Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: “Hangi kadın koku sürünürse, bizimle birlikte mescide namaz kılmak için gelmesin.”

Nesai, Zinet min Sünen: 75 Hn: 5168; Ebû Davud, Tereccül: 8; İbn Mâce, Libas: 6

Abdullah’ın hanımı Zeyneb r.anha'dan rivâyete göre, 

#6,771
Rasulullah s.a.v kadınlara hitap ederek şöyle buyurdu: “Yatsı namazınagelenleriniz koku sürünmesin.” 

Nesai, Zinet min Sünen: 75 Hn: 5165-5166-5167;Ebû Davud, Tereccül: 8; Müslim, Salat: 30

Ebu Hüreyre r.a'den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdu: 

#6,770
“Kendisine koku ikram edilen kokuyu reddetmesin, taşınması kolay ve hoştur.” 

Nesai, Zinet min Sünen: 75 Hn: 5164; Ebû Davud, Tereccül: 7; Müslim, Salat: 30

Enes b. Malik r.a’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,769
Rasulullah s.a.v’e koku verilince reddetmezdi. 

Nesai, Zinet min Sünen: 75 Hn: 5163; Buhârî, Libas: 80

Enes r.a’ten rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,768
Rasulullah s.a.v erkeklerin derilerini sarıya boyamalarını yasakladı. 

Nesai, Zinet min Sünen: 74 Hn: 5161-5162; Ebû Davud, Tereccül: 8

Abdullah r.a’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,767
“Allah: Dişlerini incelten, kaşlarını alan, dövme yaptıran ve Allah’ın yarattığı şekli bozanlara lanet etmiştir.” Bir kadın gelerek: “Böyle böyle söyleyen sen misin?” dedi. Abdullah’ta: “Rasulullah s.a.v’in söylediğini niçin söylemeyeyim” dedi. 

Nesai, Zinet min Sünen: 73 Hn: 5159; Ebû Davud, Tereccül: 6; Müslim, Libas: 33

Abdullah r.a’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,766
Rasulullah s.a.v: “Dövme yapanlara, kaşlarını inceltmek için kıllarını yolanlara ve dişlerini inceltenlere ve Allah’ın yaratışını değiştirenlere lanet etmiştir.”

Nesai, Zinet min Sünen: 73 Hn: 5158-5157-5160; .Ebû Davud, Tereccül: 6; Müslim, Libas: 33

İbn Ömer r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,765
“Rasulullah s.a.v saç nakli yapana ve yaptırana peruk kullanan ve kullandırana dövme yapan ve yaptırana da lanet etmiştir.”

Nesai, Zinet min Sünen: 72 Hn: 5156; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Esma r.anha’dan rivâyete göre, 

#6,764
Rasulullah s.a.v’in huzuruna bir kadın gelerek şöyle dedi: “Ey Allah'ın Rasulü! Kızım gelin oluyor düğünü var saçlarından rahatsızlanıp saçı döküldü, peruk kullansa bana günahı var mı?” Bu soru üzerine Rasulullah s.a.v: “Allah, peruk takana ve taktırana lanet etti” buyurdu. 

Nesai, Zinet min Sünen: 71 Hn: 5155; Buhârî, Libas: 83; Müslim, Libas: 33

İbn Ömer r.a’den rivâyete göre, 

#6,763
“Rasulullah s.a.v peruk kullananlara lanet etti.” 

Nesai, Zinet min Sünen: 70 Hn: 5154; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Muaviye r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,762
Ey İnsanlar! Peygamber s.a.v sizi saçlarınıza ilave yapmaktan yasakladı. Bir miktar çaput getirip önlerine koydu ve şöyle dedi: “İşte şu paçavra kadın bunu saçına takar sonra da üzerine başörtüsünü örter.” Diğer rivayette ise: Rasulullah s.a.v, Zur kullanmayı yasak etmiştir. Zur, kadının başına saç ve çaput ilave etmesidir. 

Nesai, Zinet min Sünen: 69 Hn: 5152-5153; Buhârî, Libas: 83; Ebû Davud, Tereccül: 5

Humeyd b. Abdurrahman r.a’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,761
Muaviye, Medine’de minberde şöyle derken işittim: Elinin altından bir top saç yığını çıkararak şöyle demişti: “Ey Medineliler! Alimleriniz nerede Rasulullah s.a.v’den işittim böyle saç takmayı yasaklamıştı. İsrailoğullarının kadınları böyle peruk kullandıkları yüzünden helak olup gittiler.” Diğer rivayet ise: Said b. Müseyyeb r.a’ten rivayete göre, şöyle demiştir: Muaviye Medine’ye geldiğinde bir hutbe verdi ve eline bir tutam saç alıp, bunu Yahudilerden başka birinin kullandığını görmedim. Rasulullah s.a.v’e bunun kullanıldığı haberi ulaşınca: “Bunu kullanmanın günah olduğunu söylemiş ve zur adını vermişti.” 

Nesai, Zinet min Sünen: 68 Hn: 5150-5151; Buhârî, Libas: 83; Ebû Davud, Tereccül: 5

İbn Ömer r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,760
“Rasulullah s.a.v tabaklanmış deriden imal edilmiş ayakkabı giyer, sakalını vers ve za’feranla sarıya boyardı.” İbn Ömer de aynen böyle yapardı. 

Nesai, Zinet min Sünen: 67 Hn: 5149; Ebû Davud, Tereccül: 19; İbn Mâce, Libas: 34

Ubeyd r.a’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,759
İbn Ömer’i gördüm sakalını sarıya boyuyordu. Niçin böyle boyadığını sorunca şöyle dedi: “Rasulullah s.a.v’i sakalını böyle boyarken gördüğünü söyledi.”

Nesai, Zinet min Sünen: 66 Hn: 5148; Ebû Davud, Tereccül: 19; İbn Mâce, Libas: 34

Âişe r.anha'dan rivâyete göre, 

#6,758
Rasulullah s.a.v: “Abdest almakta, ayakkabı giymekte ve saçını taramakta imkan nispetinde sağdan başlamayı severdi.”

Nesai, Zinet min Sünen: 64 Hn: 5145; Buhârî, Libas: 39; Ebû Davud, Libas: 44

İbn Abbas r.a’tan rivâyete göre, 

#6,757
Rasulullah s.a.v saçını ayırmadan olduğu şekilde bırakırdı. Müşrikler ise saçlarını ikiye ayırırlardı. Rasulullah s.a.v emrolunmadığı hususlarda ehli kitaba uymayı severdi. Daha sonraları Rasulullah s.a.v saçlarını ikiye ayırırdı.

Nesai, Zinet min Sünen: 62 Hn: 5143; Ebû Davud, Tereccül: 10; İbn Mâce, Libas: 36

Ebu Katade r.a'den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,756
“Saçlarım uzun ve gür idi saçlarım hakkında Rasulullah s.a.v'e sorunca: “Ona iyi bakmamı, temiz tutmamı ve her gün taramamı emretti.” 

Nesai, Zinet min Sünen: 61 Hn: 5142; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir

Câbir b. Abdullah r.a’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,755
Rasulullah s.a.v bize geldiğinde saçları dağınık bir adam gördü ve: “Bu adam saçını düzeltecek bir şey bulamıyor mu?” buyurdu.

Nesai, Zinet min Sünen: 61 Hn:5141; Ebû Davud, Libas: 17; Müsned: 1432

İbn Ömer r.a’den rivâyete göre, 

#6,754
Peygamber s.a.v: “Başın bazı yerlerini tıraş edip bazı yerlerinde saç bırakmayı yasakladı.”

Nesai, Zinet min Sünen: 59 Hn:5133-5134-5135-5136; Ebû Davud, Tereccül: 16; Müslim, Libas: 31

Abdullah b. Cafer r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,753
Babam Cafer’in vefatından üç gün sonra Rasulullah s.a.v bize gelerek: “Bu günden sonra kardeşime ağlamayın” dedi. Daha sonra: “Kardeşimin oğullarını çağırın” dedi. Bizi Onun yanına getirdiler kuş yavruları gibiydik. “Bana bir berber çağırın” dedi ve başımızı tıraş etmesini emretti

Nesai, Zinet min Sünen: 58 Hn: 5132; Ebû Davud, Tereccül: 15; Müsned: 1659

Ebu Hüreyre r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,752
Rasulullah s.a.v bana şöyle buyurmuştu: “Beş şey yaratılış gereği yapılması gereken şeylerdendir: 1. Bıyıkları kısa tutmak, 2. Koltuk altı kıllarını temizlemek, 3. Tırnakları kesmek, 4. Etek tıraşı olmak, 5. Sünnet olmak.”

Nesai, Zinet min Sünen: 56 Hn: 5130; Ebû Davud, Tereccül: 16

Ebu’l Ahvas r.a, babasından rivâyet ederek şöyle demiştir: 

#6,751
Rasulullah s.a.v’in yanına eski elbiselerimle gelmiştim. Rasulullah  s.a.v: “Malın mülkün var mıdır?” diye sordu. Ben de: “Evet her türlü mal vardır” dedim. Rasulullah s.a.v: “Hangi çeşit malların var?” buyurdu. Ben de: “Allah bana deve, koyun, at ve köleler verdi” dedim. Bunun üzerine: “Allah sana mal vermişse o nimetin eseri ve şerefi üzerinde gözüksün” buyurdu. 

Nesai, Zinet min Sünen: 55 Hn: 5129-5128; Ebû Davud, Libas: 17.

Peygamber s.a.v’in hanımlarından Ümmü Seleme r.anha'dan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,750
Rasulullah s.a.v’den işittim şöyle diyordu: “Melekler çıngırak ve çalgı aleti olan eve girmezler. Ve yanlarında çıngırak olan kafileye de eşlik etmezler.” 

Nesai, Zinet min Sünen: 55 Hn: 5127; Müsned: 25545

Ebu Bekir b. Ebu Şeyh r.a'ten rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,749
Salim’in yanında oturduğum bir sırada yanımızdan “Ümmülbenin”in kafilesi geçti hayvanlarda çıngırak takılıydı. Bunun üzerine Salim, Nefi’ye babasından naklederek şu hadisi anlattı: Peygamber (s.a.v) şöyle buyurdu: “Çıngırak olan kafileye melekler yoldaş olmaz. Baksana bunlarda ne kadar çıngırak var.”

Nesai, Zinet min Sünen: 55 Hn: 5124-5125-5126; Müslim, Libas: 27; Müsned: 4580)

İbn Ömer r.a-den rivâyete göre, 

#6,748
Rasulullah s.a.v altından bir yüzük edinip onu üç gün süreyle takınmıştı. Ashabı arasında altın yüzüğün yaygınlaştığını görünce çıkardı -yüzüğü ne yaptı bilmiyorum- sonra gümüş yüzük yapılmasını ve kaşına da Muhammed Rasulullah yazılmasını emretti. Bu yüzük vefat edinceye kadar elindeydi. Daha sonra Ebu Bekir’in eline geçti. O da vefat edince Ömer’in eline geçti. O da vefat edince Osman’ın eline geçti. Osman’ın elinde altı sene kaldı devlet büyüyüp mühürlenecek yazılar çoğalınca yüzüğü ensardan bir adama teslim etti. O resmi yazıları mühürlerdi. O mühürdar olan kimse bir gün Osman’ın Kalib denilen kuyusuna gitmişti, yüzüğü kuyuya düdü ne kadar arandıysa da bulunamadı. Bunun üzerine Osman yüzüğün yeniden yapılmasını ve üzerine de Muhammed Rasulullah yazdırılmasını emretti. 

Nesai, Zinet min Sünen: 54 Hn: 5122; Ebû Davud, Hatem: 1.

Enes r.a’ten rivâyete göre, 

#6,747
Rasulullah s.a.v tuvalete gireceğinde üzerinde Muhammed Rasulullah yazılı olan mührünü yüzüğünü çıkarırdı.

Nesai, Zinet min Sünen: 54 Hn: 5118; Ebû Davud, Hatem: 6; İbn Mâce, Libas: 18

Ali r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,746
Rasulullah s.a.v bana: “Ey Ali! Allah’tan hidayet ve doğruluk iste, yüzüğü de orta ve şahadet parmağına takma” buyurdu.

Nesai, Zinet min Sünen: 53 Hn: 5115-5116-5117; Ebû Davud, Hatem: 4; Müsned: 1104

Enes b. Malik r.a’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,745
Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: “Müşriklere benzemek onlarla birlikte olmakla onların ateşine yanmayın ve yüzüklerinize de Muhammed Rasulullah diye nakşetmeyin.

Nesai, Zinet min Sünen: 52 Hn: 5114; Buhârî, Libas: 50; Müslim, Libas: 12

Enes b. Malik r.a’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,744
Rasulullah s.a.v gümüşten bir yüzük edinmişti üzerinde de Muhammed Rasulullah nakşedilmişti. Biz de yüzük yaptırıp üzerine nakşettirmiştik. Bunun üzerine bize hiç kimse yüzüğünün üzerine: “Muhammed Rasulullah şeklinde nakşettirmesin” buyurdu. Enes diyor ki: Şu anda elindeki yüzüğün parlaklığını görüyor gibiyim.

Nesai, Zinet min Sünen: 51 Hn: 5113; Buhârî, Libas: 50