Toplam 23,714 Hadis
Konular

Hırsızlık Kategorisi

Abdurrahman b. Avf r.a’tan rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdu: 

#6,656
“Hırsıza cezası uygulandıktan sonra ayrıca tazminat ödettirilmez.”

Nesai, Katis Serik: 18 Hn: 4898; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Abdurrahman b. Muhayriz r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,655
Fedale b. Ubeyd’e: “Hırsızın elinin boynuna asılmasının sünnet olduğu görüşünde misin?” diye sordum. O da: “Evet” dedi ve şöyle devam etti: Rasulullah s.a.v huzuruna getirilen bir hırsızın elini kesti ve boynuna taktı.

Nesai, Katis Serik: 18 Hn: 4897-4896; İbn Mâce, Hudud: 25; İbn Mâce, Hudud: 25

Atiyye r.anha’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,654
Kureyza esirlerinin arasındaydım, esirlere bakılıyordu tüyü bitenler Akil baliğ olanlar öldürülüyor tüyü bitmeyenler ise öldürülmeyip sağ bırakılıyordu.

Nesai, Katis Serik: 17 Hn: 4895; İbn Mâce, Hudud: 25; İbn Mâce, Hudud: 25

Ebu Hüreyre r.a’den rivâyete göre, 

#6,653
Peygamber s.a.v şöyle buyurmuştur: “Bir köle bir hırsızlık yaparsa az bir ücretle de olsa onu satıver.” 

Nesai, Katis Serik: 16 Hn: 4894; İbn Mâce, Hudud: 25; Ebû Davud, Hudud: 20

Câbir b. Abdullah r.a’tan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,652
Rasulullah s.a.v’e bir hırsız getirildi. Rasulullah s.a.v: “Onu öldürün” buyurdu. Hırsızın velileri: “Ey Allah'ın Rasulü! O sadece hırsızlık yaptı” deyince: “Öyleyse elini kesin” buyurdu. Eli kesildi sonradan ikinci bir hırsızlık yaptı. Rasulullah s.a.v’in huzuruna getirilince: “Onu öldürün” buyurdu. Hırsızın yakınları o sadece hırsızlık yaptı deyince,“Öyleyse ayağını kesin” buyurdu. Üçüncü sefer tekrar hırsızlık yapıp getirilince, Rasulullah s.a.v: “Onu öldürün” buyurdu. Oradakiler: “Ey Allah'ın Rasulü o sadece hırsızlık yaptı” deyince: “Öyleyse elini kesin” buyurdu. Dördüncü sefer hırsızlık yapıp Rasulullah s.a.v’e getirilince yine: “Onu öldürün” buyurdu. Oradakiler: “O sadece hırsızlık yapmıştı” dediler. “Öyleyse ayağını kesin” buyurdu. Beşinci sefer tekrar hırsızlık yapıp getirilince: “Onu öldürün” buyurdu. Cabir diyor ki: Adamı deve ağılına götürdük, üzerineyüklendik sırtüstü yattı sonra el ve ayaklarıyla çırpınınca develer ürktü ve dağıldı. Sonra ikinci ve üçüncü defa üzerinde yüklendik yine aynı şekilde çırpındı, üçüncü sefer üzerine yüklenip taş attık ve öldürdük sonra bir kuyuya atıp üzerine de taş attık. 

Nesai, Katis Serik: 15 Hn: 4892; Ebû Davud, Hudud: 20

Haris b. Hatib r.a’tan rivâyete göre, 

#6,651
Rasulullah s.a.v’e bir hırsız getirildi de: “Onu öldürün” buyurdu. “Ey Allah'ın Rasulü! Bu adam sadece hırsızlık yaptı”dediler. Yine: “Onu öldürün” buyurdu. Yine: “Ey Allah'ın Rasulü! Bu adam sadece hırsızlık yapmıştır” dediklerinde: “Öyleyse elini kesin” buyurdu. Adam sonra tekrar hırsızlık yaptı, bu sefer ayağı kesildi. Ebu Bekir zamanında tekrar hırsızlık yapınca, tüm elleri ve ayakları kesilmiş oldu yine beşinci sefer hırsızlık yapınca Ebu Bekir şöyle dedi: “Rasulullah s.a.v onu öldürün dediğinde bu adamı daha iyi biliyormuş.” Ve adamı öldürülmesi için bir gurup gence teslim etti. Onlardan biri de Abdullah b. Zübeyr idi. Başkan tayin ettiler. O vurduğunda onlar da vurdular ve adam öldü.

Nesai, Katis Serik: 14 Hn: 4891; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Câbir r.a’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdu: 

#6,650
“Emanete hainlik edenin, yağmada bulunanın ve çarpıp kaçanın eli kesilmez.” 

Nesai, Katis Serik: 13 Hn: 4885-4886-4887-4888-4889-4890; Ebû Davud, Hudud: 12; İbn Mâce, Hudud: 27

Rafi b. Hadîc r.a’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,649
Rasulullah s.a.v’den işittim şöyle diyordu: “Ağaçtan koparılan meyveden ve ağaçlarda oluşan sakızların çalınmasından dolayı el kesme yoktur.” Keser = Ağaç sakızı demektir. 

Nesai, Katis Serik: 13 Hn: 4881; Ebû Davud, Hudud: 12; İbn Mâce, Hudud: 27

Rafi b. Hadîc r.a’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,648
Rasulullah s.a.v’den işittim şöyle diyordu: “Ağaçtan koparılanmeyve ve ağaçlarda bulunan sakız püs çalımından dolayı el kesilmez.”

Nesai, Katis Serik: 13 Hn: 4874-4875-4876-4877-4878-4879-4880-4882-4883-4884; Ebû Davud, Hudud: 12; İbn Mâce, Hudud: 27

Abdullah b. Amr r.a’dan rivâyete göre,

#6,647
Müzeyne kabilesinden bir adam Rasulullah s.a.v'e gelerek şöyle sordu: “Ey Allah'ın Rasulü! Dağ başında yayılan davarı çalan kimse hakkında ne dersin?” Rasulullah s.a.v’de: “Çaldığının iki mislini verir ve ayrıca bir ceza te’dib daha verilir. Yayılan hayvanların çalınmasından dolayı el kesmek yoktur. Ancak ağıla ve ahıra girdikten sonra çalar ve değeri de bir kalkan bedeline ulaşırsa eli kesilir. Kalkan bedeline ulaşmazsa çaldığının iki katını öder ve değneklenir” buyurdu. Adam: Ağaçtaki meyveleri çalan kimsenin durumunu sordu. Rasulullah s.a.v'de şöyle buyurdu: “Kopardığı meyvenin iki katını öder ve değneklenir, koparılmamış meyveyi çalanın eli kesilmez. Toplandığı yerden ve kurutma yerinden çalınmışsa ve bedeli de bir kalkan bedeline ulaşıyorsa o zaman el kesilir. Kalkan bedeline ulaşmayan hırsızlıklarda ise çaldığının iki katı ödettirilir ve bir de değneklenir.”

Nesai, Katis Serik: 12 Hn: 4873;  Ebû Davud, Hudud: 12; İbn Mâce, Hudud: 28

Abdullah b. Amr r.a'dan rivâyete göre, 

#6,646
Rasulullah s.a.v’e, “Ağaçtan meyve koparan hırsızın eli kesilir mi?” diye soruldu. O da şöyle buyurdular: “İhtiyacıkadar koparır ve toplayıp götürmezse bir şey lazım gelmez. Toplayıp götürürse götürdüğünün iki misli kadar ücretini öder ayrıca ceza da verilir. Muhafaza altındaki bir yerden toplanmış meyveleri alıp götüren kimsenin götürdüğü meyve miktarı kalkan bedeline ulaşırsa eli kesilir. Çaldığı şey kalkan bedelinden az olursa çaldığının iki mislini öder ve ayrıca ceza da verilir.” 

Nesai, Katis Serik: 12 Hn: 4872; Ebû Davud, Hudud: 12; İbn Mâce, Hudud: 28

Amr b. Şuayb babasından ve dedesinden naklederek şöyle der: 

#6,645
Rasulullah s.a.v’e, “Ne kadar miktardan el kesilir?” diye soruldu. O da şöyle buyurdu: “Ağaçtan çalınan meyve sebebiyle el kesilmez, toplandığı yerden meyveleri götürürse ve değeri de bir kalkan miktarına ulaşırsa o zaman el kesilir. Dağda yayılan hayvanın çalınmasından da el kesilmez. Ahırdaki çalınan hayvanın bedeli kalkan miktarına ulaşırsa o zaman el kesilir.” 

Nesai, Katis Serik: 11 Hn: 4871; Ebû Davud, Hudud: 12; İbn Mâce, Hudud: 28

Amr b. Şuayb r.a babasından ve dedesinden rivâyet ederek şöyle demiştir: 

#6,644
Rasulullah s.a.v zamanında bir kalkanın değeri on dirhemdir. 

Nesai, Katis Serik: 10 Hn: 4870; Müsned: 6455

Ka’b r.a’tan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,643
“Kim abdestini güzelce alır ve yatsı namazını cemaatle kılarsa sonra da rüku ve secdelerini tam yaparak dört rekat bir namaz daha kılarsa kadir gecesini değerlendirmiş gibi sevap kazanır.”

Nesai, Katis Serik: 10 Hn: 4869; İbn Mâce, Hudud: 22; Ebû Davud, Hudud: 11

Ka’b r.a’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,642
“Kim güzelce abdest alır sonra namaz kılarsa (Abdurrahman diyor ki: Yatsı namazını kılarsa sonra da rüku secde ve tüm erkanına uyarak dört rekat namaz kılarsa Sevvar diyor ki: Rüku ve secdelerini güzelce yapar ve ne okuduğunu da bilir ve anlarsa Kadir gecesini değerlendirmiş gibi sevap kazanır.” 

Nesai, Katis Serik: 10 Hn: 4868; İbn Mâce, Hudud: 22; Ebû Davud, Hudud: 11

Ata r.a'dan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,639
El kesme miktarının en aşağısı bir kalkan değeridir. O gün için bir kalkanın bedeli de on dirhemdir.

Nesai, Katis Serik: 10 Hn: 4867; İbn Mâce, Hudud: 22; Ebû Davud, Hudud: 11

İbn Abbas r.a’tan rivâyete göre, şöyle diyordu: 

#6,638
“Bir kalkanın bedeli Rasulullah s.a.v, zamanında on dirhem idi.”

Nesai, Katis Serik: 10 Hn: 4865-4866; İbn Mâce, Hudud: 22; Ebû Davud, Hudud: 11

Eymen r.a'den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,637
Rasulullah s.a.v zamanında el kesme işi ancak bir kalkan bedeli kadar olan şeylerde gerçekleşirdi. Bir kalkanın değeri de o günlerde bir dinar idi. 

Nesai, Katis Serik: 10 Hn: 4859-4858-4860-4861-4862-4863-4864; İbn Mâce, Hudud: 22; Ebû Davud, Hudud: 11

Abdullah r.a’tan rivâyete göre, 

#6,636
“Peygamber s.a.v, değeri beş dirhem olan miktarlarda el kesmiştir.”

Nesai, Katis Serik: 10 Hn: 4857; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Âişe r.anha'dan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,635
Hırsızın eli deri ve demir kalkan değerinden az olan şeylerden dolayı kesilmez, her bir kalkanın da bir değeri vardır.” 

Nesai, Katis Serik: 10 Hn: 4856; İbn Mâce, Hudud: 22; Ebû Davud, Hudud: 11

Süleyman b. Yesar r.a’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,634
“Hırsızın eli deri ve demir kalkan değerinden az olan şeylerden dolayı kesilmez, her bir kalkanın da bir değeri vardır.”

Nesai, Katis Serik: 10 Hn: 4855; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Âişe r.anha Rasûlullah s.a.v’den şöyle derken duymuştur:

#6,633
“El kesme işi dörtte bir dinar ve daha üzerindeki miktarlarda gerçekleşir.” 

Nesai, Katis Serik: 10 Hn: 4854; İbn Mâce, Hudud: 22; Ebû Davud, Hudud: 11

Âişe r.anha Peygamber s.a.v’den aktararak şöyle demiştir:

#6,632
“El kesme işi bir kalkan veya onun değerinde bir şey çalmakla gerçekleşir.” Urve diyor ki: Kalkanın değeri dört dirhemdir. 

Nesai, Katis Serik: 10 Hn: 4853; İbn Mâce, Hudud: 22; Ebû Davud, Hudud: 11

Âişe r.anha Peygamber s.a.v’den aktararak şöyle demiştir: 

#6,631
“El kesme işi bir kalkan veya onun değerinde bir şey çalmakla gerçekleşir.” 

Nesai, Katis Serik: 10 Hn: 4852; İbn Mâce, Hudud: 22; Ebû Davud, Hudud: 11

Âişe r.anha'dan rivâyete göre, şöyle diyordu: 

#6,630
Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: “Hırsızın eli kalkan bedelinden az miktarlarda kesilmez. Âişe’ye denildi  ki, kalkanın bedeli ne kadardır? O da, dörtte bir dinardır” dedi.

Nesai, Katis Serik: 10 Hn: 4850-4849; İbn Mâce, Hudud: 22; Ebû Davud, Hudud: 11

Âişe r.anha'dan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,629
Rasulullah s.a.v dörtte bir dinara ulaşan miktarlarda hemen el keserdi.

Nesai, Katis Serik: 10 Hn: 4847-4848-4851; İbn Mâce, Hudud: 22; Ebû Davud, Hudud: 11

Âişe r.anha’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,628
Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: “Hırsızın eli bir kalkan değerindeki şeylerden dolayı kesilir, bir kalkan da dörtte bir dinardır.”

Nesai, Katis Serik: 10 Hn: 4846; İbn Mâce, Hudud: 22; Ebû Davud, Hudud: 11

Âişe r.anha’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,627
El kesme işi dörtte bir dinara ulaşan miktardadır.

Nesai, Katis Serik: 10 Hn: 4845; İbn Mâce, Hudud: 22; Ebû Davud, Hudud: 11

Âişe r.anha'dan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,626
Rasulullah s.a.'’den duydum şöyle diyordu: “Hırsızın eli dörtte bir dinara ulaşan miktarlarda hemen kesilir.”

Nesai, Katis Serik: 10 Hn: 4844; Rasûlullah s.a.v'den duydum şöyle diyordu: “Hırsızın eli dörtte bir dinara ulaşan miktarlarda hemen kesilir.” 

Âişe r.anha’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,624
Aradan ne çok zaman geçti ne de unuttum; el kesme işi dörtte bir dinara ulaşan miktarlarda hemen kesilir.

Nesai, Katis Serik: 9 Hn: 4843; İbn Mâce, Hudud: 22; Ebû Davud, Hudud: 11

Âişe r.anha'dan rivâyete göre, 

#6,623
Peygamber s.a.v dörtte bir dinardan daha fazla değeri olan şeylerden dolayı kesilir. 

Nesai, Katis Serik: 9 Hn: 4832-4833-4834-4835-4836-4837-4838-4839-4840-4841-4842; İbn Mâce, Hudud: 22; Ebû Davud, Hudud: 11

Âişe r.anha’dan rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdu: 

#6,622
“Değeri yarım dinar veya üçte bir dinara varmayan kalkan çalınmasından dolayı el kesilmez.”

Nesai, Katis Serik: 9 Hn: 4831; İbn Mâce, Hudud: 22; Ebû Davud, Hudud: 11

Âişe r.anha’dan rivâyete göre, 

#6,620
Rasulullah s.a.v dörtte bir dinar değerindeki bir şey çalan kimsenin elini kesmişti. 

Nesai, Katis Serik: 9 Hn: 4830; İbn Mâce, Hudud: 22; Ebû Davud, Hudud: 11

Katade r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,619
Enes’ten işittim şöyle diyordu. Ebu Bekir’in halifeliği döneminde bir adam değeri beş dirhem olan bir kalkan  çalmıştı da eli kesilmişti. 

Nesai, Katis Serik: 8 Hn: 4829-4828; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Enes b. Malik r.a’ten rivâyete göre, 

#6,618
Rasulullah s.a.v bir kalkan çalımından dolayı el kesmişti. 

Nesai, Katis Serik: 8 Hn: 4827; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Abdullah b. Ömer r.a'den rivâyete göre, 

#6,617
Peygamber s.a.v Mescidin Kadınlar bölümünden üç dirhem değerinde bir kalkan çalan hırsızın elini kesti. 

Nesai, Katis Serik: 8 Hn: 4825-4823-4824-4826; Ebû Davud, Hudud: 11; İbn Mâce, Hudud: 22

Abdullah b. Ömer r.a'dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,616
“Rasulullah s.a.v beş dirhem değerindeki bir kalkanı çalan kimsenin elini kesmişti.”

Nesai, Katis Serik: 8 Hn: 4820-4822;; Ebû Davud, Hudud: 11; İbn Mâce, Hudud: 22

Ebu Hüreyre r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,615
Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: “Yeryüzünde Allah’ın bir hükmünün infaz edilmesi insanlar için otuz gün yağmur yağmasından hayırlıdır.” 

Nesai, Katis Serik: 7 Hn: 4820-4821;; Müsned: 8858 Diğer rivayette kırk gün diye geçiyor.

Said b. Müseyyeb r.a’ten rivâyete göre, 

#6,614
Mahzum kabilesinden bir kadın insanlardan insanlar adına ödünç ziynet eşyaları alır ve sonra onları inkar ederdi. Rasulullah s.a.v emretti ve eli kesildi. 

Nesai, Katis Serik: 5 Hn: 4809; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Nafi r.a’den rivâyete göre,

#6,613
Bir kadın Rasulullah s.a.v zamanında insanlardan ödünç olarak ziynet eşyası alır, süs eşyalarını toplar ve sahiplerine geri vermezdi. Bunu duyan Rasulullah s.a.v defalarca bu kadına: “Tevbe etsin aldığı malları da sahiplerine iade etsin” demesine rağmen kadın dinlemedi. Rasulullah s.a.v’de elinin kesilmesini emretti de eli kesildi. 

Nesai, Katis Serik: 5 Hn: 4807; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.Mürsel.

İbn Ömer r.a’den rivâyete göre, 

#6,612
bir kadın insanlardan ödünç olarak ziynet eşyası alıyor ve vermiyordu. Bunu haber alan Rasulullah s.a.v: “Bu kadın tevbe etsin, Allah ve Rasulünün emrine dönsün ve aldığı malları da sahiplerine geri versin” buyurdu. Kadın bu işe yanaşmayınca, Rasulullah s.a.v: “Ey Bilal kalk ve bu kadının elini kes” buyurdu. 

Nesai, Katis Serik: 5 Hn: 4806-4805-4804; Ebû Davud, Hudûd: 15; İbn Mâce, Hudûd: 28

Abdullah b. Amr r.a’dan rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdu: 

#6,611
“Ceza gerektiren davalarınızı huzuruma gelmeden kendi aranızda anlaşın, bu davalar bana getirilince ceza vermem vacip olur.” 

Nesai, Katis Serik: 5 Hn: 4803-4802;; Ebû Davud, Hudûd: 6; İbn Mâce, Hudûd: 28

Tavus r.a’tan rivâyete göre, 

#6,610
Safvan b. Ümeyye’nin, mescidde uyurken başının altından hırkası çalınmıştı. Hırsızı yakalayıp Rasulullah s.a.v’in huzuruna getirdi. Rasulullah s.a.v’de elinin kesilmesini emredince, Safvan dedi ki: “Elini mi keseceksin?” Rasulullah s.a.v: “Bunu bize getirmeden düşünseydin ya!” buyurdular.

Nesai, Katis Serik: 5 Hn: 4801; Ebû Davud, Hudûd: 14; İbn Mâce, Hudûd: 28

Safvan b. Ümeyye r.a'den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,609
Otuz dirhem değerinde işlemeli hırkamı başımın altına koyup uyumuştum. Bir adam gelip hırkamı çaldı. Adamı yakalayıp Rasulullah s.a.v’in huzuruna getirince elinin kesilmesini emretti. Bunun üzerine ben otuz dirhem değerindeki bir hırka yüzünden bu adamın elini mi kesiyorsun, ben ona hırkamı satmış oluyorum ve parasını da sonra alacağım deyince, Rasulullah s.a.v: “Bunu bize getirmeden önce düşünseydin ya!” buyurdu. 

Nesai, Katis Serik: 5 Hn: 4800; Ebû Davud, Hudûd: 14; İbn Mâce, Hudûd: 28

İbn Abbas r.a’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,608
Safvan, mescidde uyuyordu. Hırkası başının altında iken çalınmıştı kalktı fakat hırsız gitmişti, arkasından yetişip hırsızı yakaladı ve Rasulullah s.a.v'in huzuruna getirdi. Rasulullah s.a.v’de elinin kesilmesini emretti. Safvan: Ey Allah'ın Rasulü! Hırkam bu adamın elini kestirecek derecede pahalı bir şey değildir dedi. Rasulullah s.a.v “Bunu buraya getirmeden önce düşünseydin ya!” buyurdu. 

Nesai, Katis Serik: 5 Hn: 4799; Ebû Davud, Hudûd: 14; İbn Mâce, Hudûd: 28

Safvan b. Ümeyye r.a'den rivâyete göre,

#6,607
Safvan Kabe’yi tavaf edip namaz kıldıktan sonra hırkasını katlayıp baş altına koydu sonra yattı ve uyudu. Bir hırsız onu başının altından çekti. O da hırsızı yakalayıp Rasulullah (s.a.v)’in huzuruna götürdü ve: “Ey Allah'ın Rasulü! Bu adam hırkamı çaldı” dedi. Rasulullah s.a.v, hırsıza: “Bunun hırkasını çaldın mı?” dedi. Adam: “Evet çaldım” dedi. Bunun üzerine Rasulullah s.a.v: “Götürün bunu elini kesin” buyurdu. Bu hükmü duyan Safvan: “Hırkamın yüzünden elinin kesilmesini istememiştim” dedi. Rasulullah s.a.v’de: “Buraya getirmeden vazgeçseydin ya!” buyurdu. 

Nesai, Katis Serik: 5 Hn: 4798-4795-4796; Ebû Davud, Hudûd: 14; İbn Mâce, Hudûd: 28

Ata b. Ebî Rebah r.a'tan rivâyete göre, 

#6,606
Elbise çalan bir hırsız Rasulullah s.a.v'in yanına getirildi de Rasulullah s.a.v hırsızın elinin kesilmesini emretti.Bunun üzerine elbisesi çalınan adam: “Elbisem onun olsun ben davamdan vazgeçtim” deyince. “Buraya getirmeden önce vazgeçseydin ya!” buyurdu.

Nesai, Katis Serik: 4 Hn: 4797; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir. Mürsel.

Ebu Ümeyye el Mahzûmî r.a'den rivâyete göre,  

#6,605
Rasulullah s.a.v’e bir hırsız getirildi suçunu itiraf ediyordu fakat yanında çaldığı mal yoktu. Rasulullah s.a.v ona: “Senin çaldığını sanmıyorum” dedi. Hırsızda: “Evet ben çaldım” dedi. Bunun üzerine Rasulullah s.a.v: “Bunu götürün elini kestikten sonra tekrar geri getirin” buyurdu. Adamı götürdüler elini kestikten sonra Rasulullah s.a.v’in huzuruna getirilince, Rasulullah s.a.v ona: “Allah’tan bağışlamasını isterim ve ona yönelirim de” buyurdu. Adam da: “Aynı şekilde Allah’tan bağışlanmamı ister ve ona yönelirim” dedi. Rasulullah s.a.v'de: “Allah’ım onun tevbesini kabul et” diye dua etti.

Nesai, Katis Serik: 3 Hn: 4794; İbn Mâce, Hudûd: 28

Numan b. Beşir r.a’den rivâyete göre

#6,604
Kelai kabilesinden bir gurup Numan b. Beşir’e hırsızlar eşyalarımızı çaldılar diye şikayette bulundular. Numan hırsızları yakaladı birkaç gün hapsettikten sonra bıraktı. Malları çalınanlar Numan’a geldiler ve: “Hırsızları döverek suçlarını itirafa zorlamadan bıraktın” dediler. Numan: “Ne istiyorsunuz? İsterseniz onları döverim eşyanız çıkarsa ne ala, çıkmazsa onları dövdüğüm gibi sizi de döverim” dedi. Adamlar: “Bu senin kanaatin ve hükmündür” dediler. Numan’da: “Bu Allah ve Rasulünün hükmüdür” dedi.

Nesai, Katis Serik: 2 Hn: 4791; Ebû Davud, Hudud: 9

Ebu Hüreyre r.a’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdu: 

#6,603
“Allah hırsıza lanet etsin bir yumurta çalar da eli kesilir, bir urgan çalar da eli kesilir.”

Nesai, Katis Serik: 1 Hn: 4790; Buhârî, Hudud: 8; Müsned: 7127