Toplam 22,921 Hadis
Konular

Ganimet/Fey Kategorisi

Mücahid r.a'ten rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,120
Allah ve Rasulü için olan beşte bir hisse; Peygamber s.a.v ve akrabaları içindir. Onlar sadaka (zekat)’dan hiç yemezlerdi. Beşte birin beşte biri Rasulullah s.a.v’in ve O’na yakınlığı olan kimselerin ayrıca yetimler, miskinler ve yolda kalmışlara da aynı miktarda dağıtılırdı. Ebu Abdurrahman derki: Allah Enfal Suresi 41. Ayetinde: “Bilesiniz ki savaşta ganimet olarak  elinize ne geçirmişseniz onun beşte biri Allah’a, Rasulü’ne ve akraba ile yetimlere, ihtiyaç içinde olanlara ve yolda kalanlara aittir….” “Ganimetler Allah’a” diye başlaması her şeyin Allah’a ait olduğunu bildirmek içindir. Ganimet şerefli ve üstün bir kazanç olduğu için bu ayetlere de yine Allah ile başlanmış olabilir. Zekat ayetinde Tevbe suresi 60. Ayeti böyle başlanmamıştır. Çünkü zekat insanların kirleridir. Allah en iyisini bilendir. Bazıları da şöyle demişlerdir. Ganimetten bir miktar alınır ve Kabe’ye konulur. Bu, Allah ve Rasulü’nün denilen miktardır. Bunun tasarrufu devlet reisine bırakılır. Devlet reisi bununla at ve silah alır ayrıca İslam’ın menfaati olan yerlere de harcayabilir. Muhaddislere, Alimlere, Fakihlere, Müfessir ve Kur’an okuyanlara verir. Yakın akrabalar denilen hisse ise Haşimoğulları ve Muttalib oğulları arasında zengin fakir ayırt edilmeksizin paylaştırılır. Bazıları da bu konuda şöyle demiştir: “O hisse onlardan zenginler dışındaki fakir, yetim ve yolda kalmışlara verilir. Bana göre doğruya yakın olan görüşte budur. Allah her şeyin en iyisini bilendir. Küçük büyük erkek kadın Müsavi olarak dağıtılır. Allah böyle emretti. Rasulullah s.a.v'de onların arasında böylece dağıttı. Hadislerde birini diğerine üstün tuttuğu görülmemiştir. Alimler debu konuda ittifak etmişlerdir ve şöyle demişlerdir: Bir adam malının üçte birini falan oğullarına verilmesini vasiyet etse, o şey o kimseler arasında erkek kadın ayırımı yapmaksızın eşit olarak dağıtılır. Falan oğullarına verilsin diye vasiyet edilen veya vakfedilen bir şey de yine aynı şekilde eşit olarak dağıtılır. Ancak o iş ve dağıtmada bir açıklama getirilmemişse o zaman ona uyulur. Allah doğruların yardımcısıdır. Müslümanlardan yetimlere, miskinlere ve yolda kalmışlara birer hisse verilir, bir kimse hem fakir hem de yolda kalmışsa ona iki hisse verilmez. Şöyle de denilmiştir. Hangi hisseden istersen ondan alabilirsin. Beşte birin beşte birinden geri kalan beşte dördünü devlet başkanı savaşa katılan Müslümanların baliğ olanlarına tahsis eder.

Nesai, Kısmil Fey Hn: 4078; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Yezid b. Şıhhîr r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,119
Mutarrif ile beraber Mirbed’te idik, o arada elinde bir deri parçasıyla bir adam yanımıza girdi ve bunu bana Rasulullah s.a.v yazdırmıştı, biriniz okur musunuz dedi. Ben okurum dedim. Deride şöyle yazıyordu: Peygamber Muhammed s.a.v’ten Züheyr b. Ukayş oğullarına: “Onlar Züheyr b. Ukayş oğulları Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in de Allah’ın Rasulü olduğuna şehadet ederlerse, müşriklerden ayrılmış olurlar. Ganimetlerinden beşte birini ve Peygamber s.a.v hissesini vermeyi kabul ederlerse, onlar da diğer Müslümanlar gibi Allah ve Rasulü’nün emanı ve güvencesi altındadırlar.”

Nesai, Kısmil Fey Hn: 4077; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Mutarrif r.a’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,118
Şa’bi, Rasulullah s.a.v’in hissesinden ve kendisine ayırdığından soranlara şöyle cevap vermişti: Rasulullah s.a.v’in hissesi Müslümanlardan herhangi birinin hissesi kadardır. Ayrıca kendisi ganimet malından istediği kadar alırdı.

Nesai, Kısmil Fey Hn: 4076; Ebû Davud, Haraç: 20

Musa b. Ebu Âişe r.a'den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,117
Yahya b. Cezzar’a Enfal suresinin 41. ayetinin tefsirini sordum ve: “Bu beşte birden ne kadarı Rasulullah  s.a.v ’indir?” dedim. O da: “Beşte birin beşte biri diye cevap verdi.” 

Nesai, Kısmil Fey Hn: 4075; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Kays b. Müslim r.a'den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,116
Hasan b. Muhammed’e Enfal suresinin 41. ayetinin tefsirini sordum. Hasan şöyle dedi: “Dünya ve Ahirette Allah’ın kelamının anahtarları Allah’a aittir. Hasan sözünü şöyle sürdürdü: Rasulullah s.a.v’in vefatından sonra insanlar ganimetlerdeki hisselerde ihtilaf ettiler. Biri, Rasulullah s.a.v’in hissesi biride yakın akrabaların hissesidir. Birileri dedi ki: Rasulullah s.a.v’in hissesi kendisinin vefatından sonra halifeye verilmelidir. Bir diğeri de: Yakın akrabalarının hissesi de Rasulullah s.a.v’in yakın akrabasına verilmelidir. Bir kısmı da: Yakın akrabaların hissesi halifenin yakın akrabalarına verilmelidirdedi. Sonradan yakın akraba hissesi olan hisseyi harb hazırlığı olmak üzere silah ve at’a bağladılar. Ebu Bekir ve Ömer’in halifeliği dönemlerinde böyle yapıldı.

Nesai, Kısmil Fey Hn: 4074; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

 Ata r.a'dan rivâyete göre,

#6,115
Ata Enfal suresi 41. ayeti hakkında şöyle demiştir: “Bu ayetteki Beşte bir Allah’ın, beşte bir de Rasulünün demek değildir. O hisse beşte bir olarak sadece Rasulullah s.a.v’e aittir. Rasulullah s.a.v ondan kendi ihtiyacı kadarını alır gerisini istediği kimselere verir ve istediği yerlere harcar, dilediği gibi kullanırdı.”

Nesai, Kısmil Fey Hn: 4073; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Âişe r.anha’dan rivâyete göre, 

#6,114
Fatıma Ebu Bekir’e haber yollayarak Hayber ganimetinden ve Rasulullah s.a.v’in hissesine düşen beşte birden ne kaldıysa onları Miras olarak istedi. Ebu Bekir de: Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: “Biz Peygamberler; miras bırakmayız” dedi.

Nesai, Kısmil Fey Hn: 4072; Müslim, Cihad ve Siyer: 16; Ebû Davud, Haraç: 19

Ömer r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,113
Müslümanların savaşmaksızın Allah’ın Rasulüne ganimet olarak bahşettiği Nadir oğullarının mallarından yıllık ihtiyacını aldı geri kalanını Allah yolunda savaşa hazırlık olması için At ve Silah’a bağladı.

Nesai, Kısmil Fey Hn: 4071; Müslim, Cihad ve Siyer: 15; Ebû Davud, Haraç: 19

Amr b. Şuayb babasından ve dedesinden naklederek şöyle der: 

#6,112
Rasulullah s.a.v bir devenin yanına yaklaştı ve onun hörgücünden iki parmağı arasında bir tüy kopardıktan  sonra şöyle buyurdu: “Ganimetin beşte birinden başka şu tüy kadar bir şey almam caiz olmaz. Beşte bir de zaten size dönecektir.” 

Nesai, Kısmil Fey Hn: 4070; Ebû Davud, Cihad: 161

Ubâde b. Samit r.a’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,111
Rasulullah s.a.v, Huneyn savaşı günü yanındaki devenin sırtından bir tüy kopararak şöyle buyurdu: “Ey İnsanlar! Allah’ın size bahşettiği ganimetin beşte birinden şu tüy kadar fazlası bile bana helal olmaz. O aldığım beşte bir de zaten size döner.”

Nesai, Kısmil Fey Hn: 4069; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Cübeyr b. Mut’ım r.a'den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,110
Rasulullah s.a.v, Zil Kurba denilen Peygamber s.a.v’in yakın akrabalarının hisselerini Haşimoğulları ve Muttalib oğulları arasında taksim edince, ben ve Osman b. Affan onun yanına geldik ve şöyle dedik: “Ey Allah'ın Rasulü! Haşimoğullarının üstünlüğünü inkar etmiyoruz. Zira, Allah seni onlardan kılmış. Muttalib oğullarına verdin bize bir şeyler vermedin. Halbuki senin yanında biz de onların durumundayız. Bunun üzerine Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: “Onlar ne cahiliyye döneminde ne de İslam geldikten sonra benden ayrılmadılar; parmaklarını birbirine geçirerek, Haşimoğulları ve Muttalib oğulları aynı şeydir, birbirinden farksızdır.” Diğer rivayette ise: “Haşim ile Muttalib arasında hiçbir fark görmüyorum.” Cübeyr b. Mutım diyor ki: “Rasulullah s.a.v, Abdi Şems oğulları ve Nefvel oğullarına Haşim ve Muttalib oğullarına verdiği gibi bir şeyler vermemişti.”

Nesai, Kısmil Fey Hn: 4068-4067;  İbn Mâce, Cihad: 46; Ebû Davud, Haraç: 1

Evzâî r.a'den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,109
Ömer b. Abdülaziz Ömer b. Velid’e şu mektubu yazmıştı, mektupta şunlar vardı: “Baban Velid, ganimetin beşte birinden oluşan hissesinin tamamını sana bırakmış. Esasen babanın hissesi Müslümanlardan herhangi birinin hissesi kadardır. Halbuki o ganimetin beşte birinde; Allah’ın, Rasulü’nün, yakın akrabanın, yetimlerin, miskinlerin, yoldakalanların, hakkı vardır. Bu kadar kimsenin hakkına tecavüz eden babanın kıyamet günü bir sürü düşmanı olacaktır. Bu kadar düşmanı olan baban, Allah’ın azabından nasıl kurtulacak. Hem de senin açıktan açığa çalgı aletleriyle eğlenmen bidattır. İslam’da çalgı aletlerinin yeri yoktur, sana saçlarını kesip gururunu kıracak birini göndermeyi düşünüyorum.”

Nesai, Kısmil Fey Hn: 4066; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Yezid b. Hürmüz r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,108
Necdet el Haruri, İbn Zübeyr’in fitnesi olan Hacca ile savaştığı esnada, İbn Abbas’a Peygamber  s.a.v’in yakın akrabaları olan kimselere verilmesi gereken hissenin kime verileceğini haber salarak mektup yazarak sormuştu. İbn Abbas’ın Necdet’e verdiği cevabı şöyle yazmıştım: “Zil Kurba denilen Peygamber s.a.v yakınlarına verilecek hissenin kime verileceğini soruyorsun? Bende diyorum ki o hissenin bize verilmesi icap eder çünkü ehli beyt bizleriz, vaktiyle Ömer de bizi çağırarak; payımıza düşen ganimetten bekarlarımızı evlendirmek, ihtiyaç sahibi olanlara yardım etmek, borçluların borcunu ödemek istemişti. Biz de buna razı olmamış, hissemizin tamamının bize verilmesini istemiştik. O da bundan uzak durup razı olmayınca tüm hissemizi ona bıraktık.”

Nesai, Kısmil Fey Hn: 4065-4064; Ebû Davud, Harac: 1; Müslim, Cihad ve Siyer: 48