Toplam 19,787 Hadis
Konular

Kadınlarla İyi Geçinmek Kategorisi

Muhammed b. Kays r.a’tan rivâyete göre, şöyle diyordu:

#6,107
Âişe r.a'den işittim şöyle diyordu: “Size Rasulullah s.a.v ile aramda geçen bir olayı anlatayım mı?” dedi. Biz de: “Anlat” deyince şunları anlattı: “Rasulullah s.a.v benim yanımda olduğu bir gece yanıma döndü. Ayakkabılarını ayak ucuna, elbise ve hırkasını da yanı başına hazırlamıştı. Biraz sonra beni uyudu sanarak yavaşça ayakkabısını giydi; yavaşça  elbisesini de alıp yavaşça kapıyı açtı ve çıktı yine sessizce kapıyı kapadı. Ben de hemen başörtümü aldım başımı örttüm, elbiseme büründüm arkasından çıkarak peşini takip ettim. Baki mezarlığına geldi, orada ellerini üç defa kaldırarak uzunca durarak dua etti. Daha sonra döndü ben de döndüm, hızlıca yürüdü ben de yürüdüm, koştu ben de koştum, O eve geldi bende geldim, Ondan önce eve girdim. Gelince beni yatak ta değil de ayakta görünce: “Ne oldu sana Ey Âişe! Neden soluyorsun? Ne olduğunu bana ya sen söylersin ya da her şeyden haberdar olan lütuf sahibi Allah Bana bildirir” dedi. Ben de: Ey Allah'ın Rasulü! Anam babam Senin yoluna feda olsun” dedim ve olup biteni anlattım. Bunun üzerine “Önümdeki karaltı sen miydin?” dedi. Ben de: “Evet” dedim. Bunun üzerine göğsüme canımı acıtacak şekilde vurdu ve: “Allah ve Rasulü’nün sana ihanet edeceğini mi sandın?” dedi. Ben: “İnsan ne kadar gizlerse de Allah bilir” dedim. Bunun üzerine Rasulullah s.a.v: “Sen o anda beni gördüğünde Cibril gelmişti, elbisenden soyunmuş olduğun için yanımıza girmedi. Sessizce beni çağırdı ben de seni rahatsız etmeden kalktım, seni uyumuş zannettiğim için uyandırıp rahatsız etmek istemedim aynı zamanda korkarsın diye de uyandırmadım. Cibril bana Baki de yatanlar için bağışlanmalarına dua etmemi istedi” buyurdu.

Nesai, İşretin Nisai: 4 Hn: 3901-3902; Müslim, Cenaiz: 35; İbn Mâce, Cenaiz: 36

Âişe r.anha ’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,106
Bir gece Rasulullah s.a.v’i yanımda bulamadım ve diğer hanımlarından birinin yanına gitti zannettim. Araştırdım ki odamın bir kenarında namaz kılıyor, rüku ve secdelerinde de: “Seni övgülerinle tenzih ederim. Senden başka gerçek ilah yoktur sadece Sen varsın” diyordu. Bunun üzerine ben: “Anam babam Senin yoluna feda olsun. Sen ne yapıyorsun, ben ne düşünüyorum” dedim.

Nesai, İşretin Nisai: 4 Hn: 3899-3900; Müslim: Salat: 42

Enes r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,105
Rasulullah s.a.v’in cariyesi vardı ve onunla ilgilenip onunla birlikte oluyordu. Âişe ve Hafsa o cariye ile ilgilenmesini istemeyip kıskandıkları için Rasulullah s.a.v o cariyeyi kendisine haram kılıncaya kadar rahat bırakmadılar da Allah, Tahrim suresi 1-4 ayetlerini indirdi. 

Nesai, İşretin Nisai: 4 Hn: 3897; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Yine Âişe r.anha’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,104
Rasulullah s.a.v Cahş’ın kızı Zeyneb’in yanına varır ve orada bal şerbeti içerdi. Ben ve Hafsa bir günsözleştik. Rasulullah s.a.v hangimizin yanına gelirse; “Meğafir mi yedin Sen de meğafir kokuyor diyelim” dedik. Rasulullah s.a.v birimizin yanına geldi. Ona: “Sende meğafir kokuyor yoksa meğafir mi?” yedin dedik. Rasulullah s.a.v’de: “Hayır Cahş’ın kızı Zeyneb’in yanında bal şerbeti içmiştim. Dolayısıyla bir daha bal şerbeti içmeyeceğim” dedi. Bunun üzerine Tahrim suresi 1-4 ayetleri nazil oldu: “Ey Peygamber! Eşlerinden herhangi birini memnun etmek için neden Allah’ın helal kıldığı bir şeyi kendine haram kılıyorsun…”

Nesai, İşretin Nisai: 4 Hn: 3896; Müslim, Talak: 3; Ebû Davud, Talak: 37

Âişe r.anha’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,103
Safiyye kadar güzel yemek yapan görmedim. Rasulullah s.a.v’e içersinde yemek olan bir kap getirmişti. Kendime sahip olamayıp o kabı kırdım. Sonra da Rasulullah s.a.v’e o kabın keffaretini sordum. O da: “Kırılan kap gibi bir kap, yemek gibi bir yemek” buyurdu.

Nesai, İşretin Nisai: 4 Hn: 3895; Ebû Davud, Büyü’: 91; Müsned: 23999

Ümmü Seleme r.anha anlatıyor:

#6,102
Bir kapla Rasulullah s.a.v ve ashabına yemek götürmüştüm. Âişe giyinmiş vaziyette gelip elindeki küçük taşla kaba vurdu, kapkırıldı ve yemek döküldü. Rasulullah s.a.v kırılan kabın iki parçasını birbirine yanaştırıp yemeği kaba topladı ve yanındakilere iki defa: “Buyurunuz yiyiniz anneniz kıskandı” buyurdu. Daha sonra Âişe’nin sağlam kabını aldı, kırılan kabın yerine Ümmü Seleme’ye  gönderdi. Kırık kabı da Âişe’ye verdi. 

Nesai, İşretin Nisai: 4 Hn: 3894; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Âişe r.anha’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,101
Müslümanlar Rasulullah s.a.v’in hoşnutluğunu kazanmak maksadıyla hediyelerini getirmek için benim günümü beklerlerdi.

Nesai, İşretin Nisai: 3 Hn: 3889; Buhârî, Hibe: 6; Müslim, Fedailü’s Sahabe: 13

Ümmü Seleme r.anha'dan rivâyete göre,

#6,100
Peygamber s.a.v’in hanımları, tüm insanlar Peygamber s.a.v’in Âişe’nin yanına geldiğinde hediyelerini vermek üzere o günü bekliyorlar. Âişe gibi biz de hayırseveriz dememi teklif ettiler. Bende aynısını Rasulullah s.a.v’e aktardım fakat cevap vermedi. Benim sıram gelip yanıma geldiğinde tekrar söyledim fakat yine cevap vermedi. Rasulullah s.a.v’in hanımları: “Ne cevap aldın?” diye sorduklarında. Bir şey söylemedim dedim. Onlar da cevap alıncaya kadar söylemeğe devam et dediler. Sıra bana gelince tekrar söyledim bu sefer Rasulullah s.a.v: “Âişe’yi kıskanarak beni üzme çünkü Âişe’den başka hiçbirinizin yatağında bana vahiy gelmedi” buyurdu. 

Nesai, İşretin Nisai: 3 Hn: 3888; Müsned: 25304

Âişe r.anha’dan rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v şöyle demiştir: 

#6,099
“Âişe’nin diğer kadınlara üstünlüğü tiridin diğer yemeklere üstünlüğü gibidir.”

Nesai, İşretin Nisai: 3 Hn: 3886; Müsned: 24099

Âişe r.anha'dan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,098
Rasulullah s.a.v’in hanımları, kızı Fatıma’yı Rasulullah s.a.v’e gönderdiler. O da girmek için izin istedi. O anda elbisem üzerimde olduğu halde Rasulullah s.a.v benim yanımda uzanmış yatıyordu, ona izin verdi. O da içeri girdi ve: “Ey Allah'ın Rasulü! Hanımların beni sana göndererek; Ebu Kuhafe’nin Ebu Bekir’in kızı torunu hakkında adil davranmanı ve aralarındaayırım yapmamanı istediler” dedi. Ben susuyordum. Rasulullah s.a.v ona dedi ki: “Kızım benim sevdiğim kimseyi sen de sevmek ister misin?” Fatıma da: “Evet sevmek isterim” deyince, “O halde bu yanımdaki hanımım olan Âişe’yi sev” buyurdu. Rasulullah s.a.v’den bunu duyan Fatıma, Rasulullah s.a.v’in diğer hanımlarının yanına giderek; olup biteni haber verince: Onlar bu yaptığından bir fayda görmedik, bize bir faydası olmadı tekrar git Ebu Kuhafe’nin torunu Ebu Bekir’in kızı hakkında adil davranması gerektiğini söyle dediler. Fatıma: “Hayır vallahi Ona, Âişe hakkında hiç birşey diyemem” dedi. Âişe diyor ki: Bu sefer Peygamber s.a.v’in diğer hanımları Peygamber s.a.v’e Cahş’ın kızı Zeyneb’i gönderdiler. Onunda Rasulullah s.a.v’in yanında benim kadar değeri ve kıymeti vardı. Ben Zeyneb kadar dindar bir kadın görmedim. Allah’a karşı sorumluluk bilincinde en önde idi, çok doğru sözlü idi, akrabalarına çok bağlı, hayır yapmayı çok seven ve fedakar biriydi. Doğrulukta ve Allah’a yaklaştırıcı amellerde benzersizdi. Çabucak  hiddetlenir ve hemen sakinleşirdi. Zeyneb geldi, odama girmek için izin istedi. Fatıma’nın geldiğinde durum nasılsa yine Rasulullah s.a.v Âişe ile beraberdi. Rasulullah s.a.v izin verdi, yanına girdi ve şöyle dedi: “Ey Allah'ın Rasulü! Hanımların beni Sana göndererek Ebu Kuhafe’nin torunu Ebu Bekir’in kızı hakkında adaletli olmanı istediler” dedi ve bana olmadık şeyler söyleyerek lafı uzattı. Ben cevap vermem için izin verir mi diye Rasulullah s.a.v’in gözüne bakıyorum. Zeyneb yerinden ayrılmadıkça  Rasulullah s.a.v’in kızmayacağını anladım. Zeyneb’in sözlerine karşılık vererek onu susturdum. Bunun üzerine Rasulullah s.a.v Zeyneb’e: “O, Ebu Bekir’in kızıdır” buyurdu. Diğer rivaytte ise: Âişe şöyle diyor: Zeyneb, beni diliyle epey hırpaladı, ben de Rasulullah s.a.v’in ona cevap vermemden hoşlanmayacağını zannettim ve ona karşılık verdim. Çok geçmeden Rasulullah s.a.v ona dedi ki: “O Ebu Bekir’in kızıdır.” Âişe diyor ki: Ben ondan daha hayırlı bir kadın görmedim çok sadaka veren biriydi. Akrabalarına bağlı idi. Her konuda hayır yapmayı seven ve Allah’a yaklaşmayı isteyen fedakar biriydi. Fakat çabuk hiddetlenip hemen sakinleşirdi. 

Nesai, İşretin Nisai: 3 Hn: 3883-3884; Buhârî, Hibe: 6; Müslim, Fedailü’s Sahabe: 13

 Enes r.a’ten rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,097
Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: “Dünya da bana kadınlar ve güzel koku sevdirildi. Namaz da iki gözümün nurudur.”

Nesai, İşretin Nisai:1 Hn: 3878-3878; Müsned: 11845