Toplam 23,319 Hadis
Konular

Kan Dökmenin Haramlığı Kategorisi

Cerir r.a'den rivâyete göre, 

#6,096
Rasulullah s.a.v veda haccında insanları susturdu ve şöyle buyurdu: “Benden sonra birbirinizin boynunu vurarak sapıklığa dönmeyin.” Diğer rivayette ise: “Benden sonra birbirinizin boyunlarını vurarak kafirliğe dönmeyin.”

Nesai, Tahrimud Dem: 28 Hn: 4062; İbn Mâce, Fiten: 5; Buhârî, Diyat: 1

Ebu Bekre r.a’den rivâyete göre, Peygamber s.a.v şöyle buyurdu:

#6,095
“Benden sonra birbirinizin boynunu vurarak sapıklığa dönmeyin.”

Nesai, Tahrimud Dem: 28 Hn: 4061; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

 Mesrûk r.a’tan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,094
Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: “Benden sonra birbirinizin boynunu vurarak kafirliğe dönmeyin. Kişi kardeşinin ve babasının işlediği suçtan dolayı sorumlu tutulamaz.

Nesai, Tahrimud Dem: 28 Hn: 4059-4060; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir. Mürsel.

İbn ömer r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,093
Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: “Benden sonra birbirinizin boynunu vurarak kafirliğe dönmeyin. Kişi babasının ve kardeşinin işlediği cinayetten dolayı sorumlu tutulmaz.” 

Nesai, Tahrimud Dem: 28 Hn: 4057-4058; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir. Mürsel.

İbn Ömer r.a’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdu: 

#6,092
“Benden sonra birbirlerinizin boynunu vurarak kafirlere benzemeyin.”

Nesai, Tahrimud Dem: 28 Hn: 4056; İbn Mâce, Fiten: 5; Müsned: 18845

Ebu Bekre r.a'den rivâyete göre,

#6,091
Rasulullah s.a.v’den işittim şöyle buyurdu: “İki Müslüman kılıçlarıyla karşı karşıya gelir ve biri de diğerini öldürürse, ölen de öldüren de ateştedir.” Oradakiler “Ey Allah'ın Rasulü! Katili bildik Cehennemde, ya öldürülen ne olacakta Cehenneme düşüyor?” dedik. Şöyle buyurdu: “O da arkadaşını öldürmeye niyetliydi.”

Nesai, Tahrimud Dem: 28 Hn: 4053-4051-4055; Buhârî, Fiten: 10; Müslim, Fiten: 4

Ebu Musa r.a’dan rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdu:

#6,090
“İki Müslüman kılıçlarıyla karşılaşır biri diğerini öldürürse ikisi de Cehennemdedirler.” Oradakiler: “Ey Allah'ın Rasulü! Katili anladık peki maktülün suçu nedir?” diye sordular. Rasulullah s.a.v: “O da arkadaşını öldürmek istiyordu” buyurdu. 

Nesai, Tahrimud Dem: 28 Hn: 4049-4050; Buhârî, Fiten: 10; Müsned: 18845

Ebu Bekre r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,089
Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: “İki Müslüman birbirine silah çekerse ikisi de Cehennemin kenarındadırlar. Biri diğerini öldürürse ikisi de Cehenneme düşerler.” 

Nesai, Tahrimud Dem: 28 Hn: 4047-4048-4052-4054; Müslim, Fiten: 4; Buhârî, Fiten: 10

Cündüb b. Abdullah r.a’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,088
Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: “Kim İslam cemaati dışında taraf tutar, tarafı için çatışır, ırkçılık yapar ve ırkçılık yapmayanlar için kızarsa o kimse cahiliyye ölümü üzere ölmüş olur.” 

Nesai, Tahrimud Dem: 27 Hn: 4046; Müslim, İmara: 13; Buhârî, Fiten: 2

Ebu Hüreyre r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,087
Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: “Kim Allah’a itaatten çıkar ve İslam cemaatinden ayrılırsa cahiliyye ölümü üzerine ölür. Kim ümmetime karşı ayaklanır, iyi kötü ayırmadan Mü’minlere silah çekerse ve İslam cemaatine karşı sözünde durmazsa benden değildir. Kim İslam cemaati dışında bir gurup tutar, ırkçılık yapar ve ırkçılık için de insanları çağırırsa veya tuttuğu gurup için kızar, taraf tutar ayaklanır ve çatışmaya girer öldürülürse, cahiliyye ölümü üzere ölmüş olur.” 

Nesai, Tahrimud Dem: 27 Hn: 4045; Müslim, İmara: 13; Buhârî, Fiten: 2

Abdullah r.a’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,086
“Müslüman’a sövmek günah ve Allah’ın yolundan ayrılmaktır. Müslüman’la savaşmak ise küfürdür.” 

Nesai, Tahrimud Dem: 26 Hn: 4037-4038-4039-4040-4041-4042-4043-4044-4036; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Sad b. Ebi Vakkas r.a’tan rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdu: 

#6,085
“Müslüman ile savaşmak küfürdür. Müslüman’a sövmek ise günah ve Allah’ın yolundan ayrılmaktır.”

Nesai, Tahrimud Dem: 26 Hn: 4035; Müsned: 1455

Ali r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,083
Rasulullah s.a.v’den işittim şöyle diyordu: “Kıyamete yakın günlerde bir millet çıkar ki ömürleri kısa, akılları zayıf çok güzel sözler söyleyerek hayırlı şeyler konuşurlar. İmanları boğazlarından aşağıya inmez yani söyledikleri yaşantılarında görülmez. Okun yaydan fırlayıp çıktığı gibi dinden çıkarlar, onlarla karşılaştığınızda onları öldürün! Kıyamet günü onları öldürene sevap vardır.” 

Nesai, Tahrimud Dem: 25 Hn: 4033; Ebû Davud, Sünnet: 31; Müslim, Zekat: 47

Ebu Said el Hudrî r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,082
Yemen’de bulunan Ali, Rasulullah s.a.v'e bir miktar külçe altın göndermişti. Rasulullah s.a.v o altınları Akra b. Habis el Hanzali, Mücaşi oğullarından bir kimse, Uyeyne b. Bedr el Fezari ve Alkame b. Ulase el Âmiri, ve Kilaboğullarından bir kimse, ve zeyd el Hayl et Tai ve Nebhan oğullarından bir kimse arasında paylaştırmıştı. Ebu Said el Hudri diyor ki: Bu paylaştırma işine Kureyş ve Ensar kızdılar ve şöyle dediler: “Gelen altını bizi bırakıp Necid büyüklerine dağıttı.” Bunun üzerine Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: “Ben onların kalplerini İslam’a ısındırmak için böyle yaptım.” Bu arada gözleri çukur,yanakları çıkık, sık sakallı başını usturaya vurdurmuş bir adam gelerek: “Ey Muhammed! Allah’tan kork Allah’a karşı sorumluluk bilinci duy” dedi. Rasulullah s.a.v: “Ben Allah’a isyan edersem ona başka kim itaat eder? Yeryüzündeki insanlar Bana güveniyor da siz niçin güvenmiyorsunuz?” Cemaatten bir adam o kimseyi öldürmek istedi de Rasulullah s.a.v ona engel oldu. Adam dönüp gidince Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: “Bu adamın neslinden öyle kimseler çıkacak ki Kuran okuyacaklar lakin Kuran boğazlarından aşağıya geçmeyecek okun yaydan fırlayıp çıktığı gibi dinden çıkacaklar. Puta tapanları bırakırlar Müslümanlarla savaşırlar, onların zamanına ulaşırsam Ad kavminin yok oluşu gibi onları öldürürüm.”

Nesai, Tahrimud Dem: 25 Hn: 4032; Ebû Davud, Sünnet: 31; Müslim, Zekat: 47

Abdullah b. Ömer r.a'den rivâyete göre, Peygamber s.a.v şöyle buyurdu: 

#6,081
“Bize silah çeken bizim gibi Müslüman değildir.”

Nesai, Tahrimud Dem: 25 Hn: 4031; İbn Mâce, Hudud: 19; Müslim: İman: 42

İbn Zübeyr r.a’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdu: 

#6,080
“Kim kılıcını Müslüman’a çeker ve saldırırsa öldürülür.” 

Nesai, Tahrimud Dem: 25 Hn: 4029-4030; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Ebu Cafer r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,079
Süveyd b. Mukarrin’in yanında oturuyordum şöyle dedi: Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: “Saldırıya uğrayıp haksız yere öldürülen gerçek Müslüman şehidtir.”

Nesai, Tahrimud Dem: 24 Hn: 4028; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Ebu Cafer r.a'’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,078
Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: “Gerçek Müslüman bir kimse zulme uğrayarak öldürülürse şehidtir.”

Nesai, Tahrimud Dem: 21 Hn: 4025; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Süleyman b. Büreyde r.a babasından naklederek şöyle demiştir: 

#6,077
Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: “Malı uğrunda dövüşürken öldürülen şehidtir.”

Nesai, Tahrimud Dem: 21 Hn: 4024; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Ebu Hüreyre r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,076
Bir adam Rasulullah s.a.v’e gelerek şöyle dedi: “Ey Allah'ın Rasulü bir adam malımı almak için saldırırsa ne yapmalıyım?” Rasulullah s.a.v ona: “Allah’ı hatırlat” buyurdu. Adam: “Kabul etmezlerse” dedi. Rasulullah s.a.v yine “Allah’ı hatırlat” buyurdu. Adam yine: “Kabul etmezlerse” deyince yine “Allah’ı hatırlat” buyurdu. Yine “Kabul etmezlerse” deyince, “Onlarladövüş öldürülürsen Cennete girersin, onu öldürsen o da Cehenneme gider” buyurdu.

Nesai, Tahrimud Dem: 20 Hn: 4014-4015; Müsned: 8120

Kâbûs r.a, babasından rivâyet ederek şöyle dedi: 

#6,075
“Bir adam bana gelip malımı zorla almak istiyor” dedi. Rasulullah s.a.v ona: “Allah’ı hatırlat” dedi. Adam: “Hatırlamak istemezse” dedi. Rasulullah s.a.v: “Yakınındaki Müslümanlardan yardım iste”buyurdu. Adam: “Çevremde Müslümanlardan kimse yoksa” dedi. Rasulullah s.a.v: “Devletten yardım iste” dedi. Adam: “Eğer devlet benden uzak ise” dedi. Peygamber s.a.v: “Malının uğrunda dövüş ya ahiret şehidlerinden olursun veya malını kurtarırsın” buyurdu. 

Nesai, Tahrimud Dem: 20 Hn: 4013; Müsned: 21475

Zeyd b. Erkam r.a’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,074
Yahudilerden bir adam Rasulullah s.a.v’e sihir yapmıştı. Bu yüzden Rasulullah s.a.v birkaç gün rahatsız oldu. Nihayet Cibril gelerek Rasulullah s.a.v’e şöyle dedi: “Yahudilerden bir adam sana sihir yaptı. Bir ipe düğümler atarak falan kuyuya attı.” Rasulullah s.a.v hemen bir adam göndererek o ipi oradan çıkartıp getirtti. Bunun üzerine Rasulullah s.a.v sanki bağından çözülmüş gibi rahatladı. Bunu Yahudi’ye ne söyledi ne de o Yahudi ile yüz yüze geldi. 

Nesai, Tahrimud Dem: 19 Hn: 4012; Müsned: 18467

Ebu Hüreyre r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,073
Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: “Kim düğümlere üflerse sihir yapmış olur. Kim de sihir yaparsa şirk koşmuş olur. Kim de kendisini koruması için nazarlık ve benzeri şeyler takarsa o taktığı şeye havale edilir. Allah’ın himayesinden çıkmış olur.”

Nesai, Tahrimud Dem: 18 Hn: 4011; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Ebu Berze r.a'den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,072
Ebu Bekir es Sıddık’ın yanında idik. Müslümanlardan bir adama kızdı ve ona iyiden iyiye öfkelendi. Bu durumu görünce ben şöyle dedim: Ey Rasulullah s.a.v’in halifesi! Onun boynunu vurayım mı?” Ben öldürmekten bahsedince, konuyu değiştirdi. Yanından ayrıldıktan sonra bana haber verip yanına çağıttı ve: “Ey Ebu Berze! Ne demiştin” dedi. Ben de: “Ne dediğimi unuttum bana hatırlatır mısın?” dedim. Ebu Bekir: “Ne dediğini hatırlamıyor musun?” Ben de: “Hayır vallahi hatırlamıyorum” dedim. Bu sefer Ebu Bekir: “O adama kızdığımı görünce, Ey Rasulullah s.a.v’in halifesi onun boynunu vurayım mı?” dememiş miydin? Bu sözünü hatırlamıyor musun?” Ben de: “Evet vallahi şimdi emredersen hemen yaparım” dedim. Bunun üzerine Ebu Bekir: “Vallahi bu dediğin Muhammed s.a.v’den başkası için geçerli olmaz” buyurdu.

Nesai, Tahrimud Dem: 16 Hn: 4009; Müsned: 51

Ebu Berze r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,071
Ebu Bekir bir adama kızdı. Ben: “Ey Allah'ın Rasulünün halifesi kimdir o?” dedim. O da: “Niçin sordun?” dedi. Bende: “Emredersen boynunu vurmak için” dedim. Ebu Bekir: “Bu söylediğini yapabilir misin?” dedi. Ben de: “Evet” dedim. Allah’a yemin olsun ki söylediğin sözlerin büyüklüğü Ebu Bekir’i rahatlattı ve şöyle dedi: “Muhammed s.a.v’den başka hiç kimseye yapılan kötü sözden dolayı adam öldürülmez.”

Nesai, Tahrimud Dem: 16 Hn: 4004-4005-4006-4007-4008; Müsned: 51

Ebu Berze el Eslemi r.a anlatıyor. 

#6,070
Bir adam Ebu Bekir’e ağır konuştu. Bunun üzerine ben onu öldüreyim mi dedim. Ebu Bekir beni engelledi ve şöyle dedi: “Rasulullah s.a.v’den başka bir kimseye sövülünce adam öldürülmez.”

Nesai, Tahrimud Dem: 15 Hn: 4003; Müsned: 51

Osman eş Şehham r.a anlatıyor. 

#6,069
A’ma bir adama rehberlik ediyordum. İkrime’nin yanına vardım bize bir hadis aktararak şöyle dedi: İbn Abbas’ın haber verdiğine göre, Rasulullah (s.a.v) zamanında efendisinden çocuk sahibi olan bir cariye vardı ki onun efendisi a’ma idi. O kimsenin o cariyeden iki oğlu da olmuştu. O kadın Rasulullah s.a.v’in aleyhinde çok konuşur ve O’na söverdi. A’ma olan efendisi bu yaptığından onu engellemeye çalışırdı fakat kadın dinlemezdi. Yasaklamasına rağmen devam ederdi. Yine o a’ma kimse bir gece Rasulullah s.a.v’den bahsedince o kadın ileri geri söylenmeye başladı, bende dayanamayıp kalktım kargıyı alıp karnına sapladım, üzerine yüklendim ve onu öldürdüm. Sabahleyin bu ölüm haberini Rasulullah s.a.v’e ilettiler. Rasulullah s.a.v insanları topladı ve şöyle buyurdu. “Bu kadını öldüren Allah için bana inanıyorsa kalksın ve söylesin.” A’ma çekinerek kalktı ve şöyle dedi: “Ey Allah'ın Rasulü! O cariyenin sahibi benim, bana iyi davranan biriydi hatta ondan iki tane de inci gibi oğlum var. Fakat o Senin aleyhinde çok konuşur ve Sana söverdi, yasaklardım fakat dinlemezdi, engellemeye çalışırdım fakat engel dinlemezdi. Dün akşam Senden bahsettim yine Senin aleyhinde kötü konuşmaya başladı. dayanamadım ve kargımı alıp karnına sapladım ve öldürünceye kadar da ona yüklendim ve öldürdüm dedi. Bunun üzerine Rasulullah s.a.v: “Dikkat edin ve şahit olun, o cariye öldürülmeyi hak etmiştir.” 

Nesai, Tahrimud Dem: 15 Hn: 4002; Ebû Davud, Hudud: 1

İbn Abbas r.a’tan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,068
Nahl suresi 106. ayeti hakkında bu ayetin hükmü kaldırıldı ve 110. ayet bu hükmün dışında bırakıldı. Hakkında bu ayet inen kimse Rasulullah (s.a.v)’in Mısır katipliğini yapan Sa’d b. ebi’s Serh oğlu Abdullah’tır. Şeytan onun ayağını kaydırarak dinden çıkmasına sebep olmuş o da Mekkeli müşriklere iltica etmişti. Bu yüzden Rasulullah s.a.v Mekke fethi günü onun öldürülmesine emir vermişti. Osman b. Affan bu kimse hakkında Peygamber s.a.v’den eman dilemişti de Rasulullah s.a.v’de ona eman vermişti. 

Nesai, Tahrimud Dem: 14 Hn: 4001; Ebû Davud, Hudud: 1

İbn Abbas r.a’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,067
Nahl suresi 106. ayeti hakkında bu ayetin hükmü kaldırıldı ve 110. ayet bu hükmün dışında bırakıldı. Hakkında bu ayet inen kimse Rasulullah s.a.v’in Mısır katipliğini yapan Sa’d b. ebi’s Serh oğlu Abdullah’tır. Şeytan onun ayağını kaydırarak dinden çıkmasına sebep olmuş o da Mekkeli müşriklere iltica etmişti. Bu yüzden Rasulullah s.a.v Mekke fethi günü onun öldürülmesine emir vermişti. Osman b. Affan bu kimse hakkında Peygamber s.a.v’den eman dilemişti de Rasulullah s.a.v'de ona eman vermişti.

Nesai, Tahrimud Dem: 14 Hn: 4000; Ebû Davud, Hudud: 1

İbn Abbas r.a’tan rivâyete göre, 

#6,066
Ensar’dan bir adam Müslüman olduktan sonra dinini terk edip mürtet oldu ve müşriklerin arasına katıldı. Sonra pişman oldu. Toplumuna haber göndererek: “Benim için Rasulullah s.a.v'e sorun tekrar İslam’a gireceğim, benim tevbem kabul olunur mu?” dedi. Akrabaları Rasulullah s.a.v’e gelerek: “Falan kimse İslam'ı terk ettiğine pişman oldu ve tövbesinin kabul edilip edilmeyeceğini Senden sormamızı istedi dediler. Bu sırada Ali: İmran suresi 86-89. ayetleri nazil oldu ve bu haber kendisine ulaştırıldı ve o kimse tekrar Müslüman oldu.

Nesai, Tahrimud Dem: 14 Hn: 4000; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

 Mus’ab b. Sa’d r.a, babasından naklediyor ve şöyle diyor:

#6,065
Rasulullah s.a.v Mekke fethi günü Mekkelilere eman verdi. Fakat dört erkekle iki kadına eman vermemişti.  Onlar hakkında: “Onları Kabe örtüsüne yapışmış halde bulsanız bile öldürün” buyurdu. Bunlar, Ebu Cehil’in oğlu İkrime, Hatal oğlu Abdullah, Subabe oğlu Mekis, Sa’d b. ebi’s Serh oğlu Abdullah idi. Hatal oğlu Abdullah Kabe’nin örtüsüne yapışmış olduğu haldeöldürüldü. Bunu öldürmeye görevlendirilen Said b. Hureys ve Ammar b. Yasir idi. Bu iki görevliden daha genç olan Said önce giderek onu öldürdü. Subabe oğlu Mekisi de Müslümanlar çarşıda yakalayıp öldürdüler. İkrime ise gemiye binerek kaçtı. Bir ara gemi fırtınaya yakalandı. Gemidekilerin hepsi birden: “İhlaslı ve samimi olun şu anda putlarınız ve ilahlarınızın hiç birinin size bu gemide bir faydası olmaz” dediler. Bunun üzerine İkrime: “Vallahi denizde beni ihlas ve samimiyetle Allah’a bağlanmaktan başka bir şey kurtarmazsakarada da kurtaramaz. Allah’ım sana söz veriyorum. Eğer beni şu anda içinde bulunduğum tehlikeden kurtarırsan Muhammed’e gidip O’nun eline yapışacak ve iman edeceğim, O’nu affedici ve ikram sahibi olarak bulurum” dedi. Gemiden kurtulan İkrime gelip Müslüman oldu. Sa’d b. ebi’s Serh oğlu Abdullah ise Osman b. Affan’ın yanında gizlendi. Rasulullah s.a.v Mekkelileri biat etmek üzere çağırınca, Osman onu Rasulüllaha getirdi. Ve Ey Allah'ın Rasulü! Elini uzat da Abdullah biat etsin dedi. Bunun üzerine Abdullah üç defa başını kaldırıp Rasulullah s.a.v'e baktı üçünde de Rasulullah s.a.v elini uzatmadı üçüncüden sonra elini uzattı ve biat etti sonra da ashabına dönerek: “Biat etmesi için elimi uzatmadığımı gördüğünüz halde aranızdan aklı başında biri çıkıp ta niçinbunu öldürmedi” deyince Ashap: “Ey Allah'ın Rasulü! Biz Senin kalbindekini ne bilelim, bize gözünle işaret ediverseydin” dediler. Rasulullah s.a.v’de şöyle buyurdu: “Hiçbir Peygambere haince göz işareti yapmak yakışmaz.”

Nesai, Tahrimud Dem: 13 Hn: 3999; Buhârî, Meğazi: 62; Ebû Davud, Hudud: 1

Ebu Bürde b. Ebu Musa el Eş’arî r.a'nin babasından naklettiğine göre, 

#6,064
Peygamber s.a.v, Ebu Musa’yı Yemen’e gönderdi. Ondan sonra da Muaz b. Cebel’i gönderdi. Muaz, Yemen’e varınca oradakilere: Ey İnsanlar! Ben size Rasulullah s.a.v’in elçisi olarak gönderildim. Ebu Musa Muaz’ın oturması için minder koymuştu. O sırada Müslüman olduktan sonra küfre dönen bir Yahudi getirildi. Bunun üzerine Muaz üç kere bu adam öldürülüp Allah ve Rasulünün emri yerine getirilmeden o mindere oturmam dedi. Adam öldürüldü ve o da oturdu.

Nesai, Tahrimud Dem: 13 Hn: 3998; Buhârî, Meğazi: 62; Ebû Davud, Hudud: 1

Cerir r.a'den rivâyete göre, Peygamber s.a.v şöyle buyurdu: 

#6,063
“Bir köle efendisinden kaçıp müşrik memleketine sığınırsa öldürülmesi gerekir.” 

Nesai, Tahrimud Dem: 12 Hn: 3985- 3986-3987-3988-3984; Ebû Davud, Hudud: 1; Müslim, İman: 31

Cerir b. Abdullah r.a’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,062
“Bir köle şirk memleketine iltica eder sığınırsa ona eman verilmez yakalanınca öldürülür.”

Nesai, Tahrimud Dem: 11 Hn: 3983; Ebû Davud, Hudud: 1; Müslim, İman: 31

Şa’bî r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,061
Cerir, Rasulullah s.a.v'den şu hadisi rivayet ederdi: “Efendisinden kaçan kölenin namazı kabul olunmaz eğer odurumda ölürse kafir olarak ölür. Cerir’in kölesi kaçmıştı onu yakaladı ve boynunu vurdu.” 

Nesai, Tahrimud Dem: 11 Hn: 3982; Ebû Davud, Hudud: 1; Müslim, İman: 31

Cerir r.a’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdu: 

#6,060
“Efendisinden kaçan kölenin namazı geri dönünceye kadar kabul olunmaz.” 

Nesai, Tahrimud Dem: 11 Hn: 3981; Ebû Davud, Hudud: 1; Müslim, İman: 31

Âişe r.anha’dan rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdu: 

#6,059
“Müslüman’ın kanı şu üç şeyden biriyle helal olur değilse bir Müslüman asla öldürülmez. 1. Evli bir kimse zina ederse taşlanarak öldürülür. 2. Bir kimse bile bile birini öldürürse kısas olarak öldürülür. 3. İslam dininden çıkarak irtidat eden, Allah ve Rasulüne savaş açan ya öldürülür ya da asılır ya da sürgüne gönderilir.”

Nesai, Tahrimud Dem: 10 Hn: 3980; Ebû Davud, Hudud: 1; Müsned: 24301

Enes r.a'ten rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,058
“Rasulullah s.a.v hutbelerinde sadaka vermeyi teşvik eder ve göz çıkarmak, burun, kulak kesmek gibi şeyleri yasaklardı.” 

Nesai, Tahrimud Dem: 9 Hn: 3979; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

İkrime r.a'den rivâyete göre, 

#6,057
Maide suresi 33. ayet hakkında İbn Abbas şöyle demiştir: Bu ayet müşrikler hakkında nazil olmuştur. Onlardan yakalanmadan önce tevbe edip İslam’a girip tevbe edenlere dokunulmaz. Bu ayet Müslümanlar hakkında değildir. Kim adam öldürür ve yeryüzünde bozgunculuk yaparsa ve Allah’a ve Rasulüne karşı harb ilan ederse daha sonra da kafirlere sığınırsa, suçuna karşılık ceza verilmesinde bir engel yoktur, yakalandığında cezası verilir.

Nesai, Tahrimud Dem: 8 Hn: 3978; Ebû Davud, Hudud: 3

Enes b. Malik (r.a)’ten rivâyete göre: 

#6,056
“Yahudilerden bir adam Ensar’dan bir kadının boğazındaki kolyesini almak için öldürdü ve kuyuya atmıştı, başını da taşla ezmişti. Adamı derhal yakaladılar Rasulullah s.a.v kafasını taşla vurup ezerek öldürülmesini emretti.”

Nesai,Tahrimud Dem: 8 Hn: 3976-3977;

Ebu’z Zinad r.a’tan rivâyete göre, 

#6,055
Rasulullah s.a.v çobanı öldürüp develeri götürenlerin ellerini, ayaklarını kestirip gözlerini ateşle dağladıktan sonra AllahRasulüne Maide suresi 33. ayetini indirdi. 

Nesai, Tahrimud Dem: 8 Hn: 3974; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir

Abdullah b. Ömer r.a’den rivâyete göre: 

#6,054
“Allah’a ve Rasulüne karşı savaş açan bu tip kimselere muharebe ayeti denilen Maide suresi 33. ayeti nazil olmuştu.” 

Nesai, Tahrimud Dem: 8 Hn: 3973; Ebû Davud, Hudud: 3

Urve b. Zübeyr r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,053
“Ureyne kabilesinden bazı kimseler Rasulullah s.a.v’in sağmal develerini gasb ederek alıp götürdüler ve kölesini de öldürdüler. Rasulullah s.a.v peşlerinden adam gönderdi, onlar da yakalayıp getirdiler. Getirildiklerinde elleri ve ayakları kesildi, gözlerine de mil çekildi.”

Nesai, Tahrimud Dem: 8 Hn: 3972; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir

Âişe r.anha'dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,052
“Bir gurup isyan eden ve İslam dinini terk eden mürted, zekat olarak toplanan develere baskın yapıp götürdüler. Rasulullah s.a.v onların yakalanmalarını emretti ellerini ve ayaklarını kestirip gözlerine mil çektirdi.”

Nesai, Tahrimud Dem: 8 Hn: 3970-3971;

Âişe r.anha’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,051
“Bir gurup isyan eden ve İslam dinini terk eden mürtedler, zekat olarak toplanan develere baskın yapıp götürdüler. Rasulullah s.a.v onların yakalanmalarını emretti, ellerini ve ayaklarını kestirip gözlerine mil çektirdi.”

Nesai, Tahrimud Dem: 8 Hn: 3969; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir

Said b. Müseyyeb r.a’ten rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,050
“Araplardan bir gurup Rasulullah s.a.v’in yanına geldiler ve Müslüman oldular. Daha sonra onlar hastalanınca Rasulullah s.a.v sağmal develerin bulunduğu yere onları gönderdi, sütlerinden içip şifa bulmaları için. Vardıkları yerde Rasulullah s.a.v’in kölesi olan çobanı öldürüp develerini de sürüp götürdüler. Rasulullah s.a.v bu olayın olduğu gece Allah’ım! Muhammed’in alini susuz koyanı susuz bırak diye beddua etmişti. Bu olay üzerine Rasulullah s.a.v onların yakalanmalarını emretti, getirildiklerinde elleri ve ayakları kesilip gözleri oyuldu.” Bazı rivayetlerde şu ilave vardır: Muaviye bu hadiste: “Onlar şirk toplumlarına kaçıp sığındılar” demiştir. 

Nesai, Tahrimud Dem: 8 Hn: 3968; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Enes r.a’ten rivâyete göre:

#6,049
“Ureyne’den bir gurup insan geldi ve Harre denilen yere indiler sonra Peygamber s.a.v’e gelip Müslüman oldular. Medine’nin havası onlara iyi gelmediği için rahatsız oldular da Peygamber s.a.v onları zekat develerinin bulunduğu yere gitmelerini ve orada o develerin sütlerinden ve idrarlarından içmelerini emretti. Onlar da oraya Harre bölgesine gidip sıhhat bulunca çobanı öldürdüler, İslam dininden döndüler ve develeri de alıp götürdüler. Rasulullah s.a.v onların arkasından adamlarını gönderip onları yakalatıp getirtti. Elleri ayakları çaprazvari kesilip gözleri oyuldu ve Harre denilen yerde bırakıldılar ve ölüp gittiler.” Enes diyor ki güneşin altında bırakıldıklarından onlar susuzluktan ağızlarını yere sürüyorlardı böylece ölüp gittiler. 

Nesai, Tahrimud Dem: 7 Hn: 3966-3965-3964-3963; Ebû Davud, Hudud: 3; Buhârî, Tefsir: 104

 Enes r.a’ten rivâyete göre,

#6,048
Ureyne kabilesinden bir gurup insan geldi ve Rasulullah s.a.v’in yanında kaldılar. Medine havasından rahatsız olduklarında “Peygamber s.a.v onlara Medine dışındaki develerin bulundukları yayla bölgesine çıkmalarını ve develerin sütlerinden içerek sıhhat bulmalarını önerdi. Böylece Rasulullah s.a.v’in Medine dışındaki develerin ağıllarına gittiler. Orada sıhhat bulunca İslam’dandönüp irtidat ettiler. Rasulullah s.a.v’in çobanını öldürüp develeri alıp kaçtılar. Müslümanlara savaş açmak üzere muharib toplumlara iltica ettiler. Rasulullah s.a.v’de onların getirilmesini emretti ve gelince ellerini, ayaklarını kestirip gözlerini oydurdu.”

Nesai, Tahrimud Dem: 7 Hn: 3962-3961-3967; Ebû Davud, Hudud: 3; Buhârî, Tefsir: 104

Enes .r.a’ten rivâyete göre

#6,047
Ukl kabilesinden bir gurup Rasulullah s.a.v’in yanına geldiler. Medine’nin havası onlara ağır geldi. Peygamber s.a.v’de Medine dışındaki zekat develerin bulunduğu yere gitmelerini orada develerin sütlerinden ve idrarlarından içerek orada eyleşmelerini emir buyurdu. Öylece yaptılar sıhhat bulunca, çobanı öldürüp develeri alıp götürdüler. Peygamber s.a.v onların yakalanıp getirilmelerini emretti. Enes diyor ki: O adamlar getirildi elleri ayakları kesildi, gözlerine mil çekildi, kesilen yerleri dağlanmadı ve öylece bırakılarak ölüp gittiler. Bunun üzerine Allah, Maide suresi 33. ayetini indirdi: “Allah’a ve elçisine karşı savaş açanların veyeryüzünde hak düzeni bozmaya çalışanların döneklik ve sapıklıkları yüzünden cezaları; öldürülmeleri, asılmaları veya ellerinin ayaklarının çaprazvari kesilmesi ve sürgün edilmeleridir. Bu onların bu dünyadaki uğradıkları zillettir. Öteki dünyada da korkunç bir azap bekler onları.” 

Nesai, Tahrimud Dem: 6 Hn:3959-3958-3960; Buhârî, Tefsir: 104; Ebû Davud, Hudud: 3

Üsâme b. Şerik r.a’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#6,046
Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: “Herhangi bir kimse çıkarda ümmetimin arasını açmak isterse onun boynunu vurun.” 

Nesai, Tahrimud Dem: 5 Hn: 3957; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.