Toplam 18,359 Hadis
Konular

Güneş Tutulması/Kusuf ve Namazı Kategorisi

Ebu Musa (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#5,047
Güneş tutulmuştu. Rasulullah (s.a.v) kıyametin koptuğunu zannederek korkup hemen mescide geldi. Kıyamı, rüku’u ve secdeleri uzatarak namaz kıldırdı. Daha önce kıldırdığı namazlarda böyle hiç yaptığını görmemiştim. Sonra şöyle buyurdu: “Allah’ın meydana getirdiği bu olaylar ne kimsenin doğumu ne de ölümü için tutulurlar Allah onları göndererek kullarını korkutur. Onlardan bir şey görürseniz Allah’ı zikre, dua’ya, ve istiğfara yöneliniz.”

Nesai , Kusuf : 25 Hn : 1486 ; Buhârî, Küsûf: 4; Müslim, Küsûf: 5

Ebu Bekre (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#5,046
Rasulullah (s.a.v)’in yanında idik, güneş tutuldu. Peygamber (s.a.v) aceleyle elbisesini çekerek mescide gitti, cemaat de oraya geldiler. Rasulullah (s.a.v) kılınan diğer namazlar gibi iki rekat namaz kıldı, Güneş açılınca bize bir hutbe vererek şöyle buyurdu: “Güneş ve Ay Allah’ın varlığının ve birliğinin işaretlerindendir. Allah onlarla kullarını korkutur. Onlar hiçbir kimsenin ölümü için tutulmazlar. Onlardan birinin tutulmasını görürseniz açılıncaya kadar namaz kılın ve dua edin.”

Nesai , Kusuf : 24 Hn : 1485 ; Buhârî, Küsûf: 2; Müsned: 19496

Semure (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#5,045
Rasulullah (s.a.v) güneş tutulunca insanlara bir hitabede bulundu ve… Bundan sonra… diyerek başladı.

Nesai , Kusuf : 23 Hn : 1484 ; Buhârî, Küsûf: 4; Müslim, Küsûf: 3

Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#5,044
Rasulullah (s.a.v) zamanında güneş tutulmuştu. Rasulullah (s.a.v) namaza başladı. Namazında kıyamı bir hayli uzattı, rüku’u da bir hayli uzattı sonra doğruldu, yine kıyamı haylice uzattı, bu ikincisi birinciden biraz kısa idi sonra rüku’a vardı, rüku’unu da biraz uzattı, bu ikincisi birinciden biraz kısa idi. Sonra secdeye vardı sonra secdeden başını kaldırdı ve kıyamı yine uzattı, bu uzatış öncekinden biraz kısaca idi sonra rüku’ yaptı, rüku’sunu uzattı fakat bu rüku’ bir öncekinden biraz kısa idi sonra doğruldu, yine kıyamını uzattı bu kıyam da önceki kıyamından biraz kısaca idi sonra tekrar rüku’a vardı, rüku’u da yine uzattı, bu da öncekinden biraz kısaca idi sonra secdeye vardı. Namazını bitirdiğinde güneş açılmıştı. İnsanlara bir hutbe vererek: Allah’a hamd-ü senadan sonra şöyle dedi: “Güneş ve Ay hiçbir kimsenin doğumu ve ölümü için tutulmazlar. Böyle bir tutulma hadisesi gördüğünüzde namaz kılın, sadaka verin, Aziz ve Celil olan Allah’ı zikredin. Ey Ümmeti Muhammed kullarından erkek ve kadının zina etmesine karşı hiç kimse Aziz ve Celil olan Allah kadar kıskançlık gösteremez. Ey Ümmeti Muhammed! Eğer Benim bildiklerimi siz bilseydiniz az güler çok ağlardınız.”

Nesai , Kusuf : 23 Hn : 1483 ; Buhârî, Küsûf: 4; Müslim, Küsûf: 3

Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir;

#5,043
: Rasulullah (s.a.v) dışarı çıkmıştı ve Güneş tutulmuştu, biz de odalarımızdan dışarı çıktık, kadınlar da etrafımızda toplandılar. Rasulullah (s.a.v), bize doğru geldi, vakit kuşluk vakti idi. Bir namaz kıldırıp uzunca bir kıyam yaptıktan sonra uzunca bir rüku’ yaptı sonra başını rüku’dan kaldırıp önceki kıyamından biraz hafif olarak ayakta kaldı tekrar rüku’ yaptı. Önceki rüku’undan biraz daha kısa idi. Sonra secdeye vardı. Sonra ikinci rekata kalkarak aynısını yaptı ancak kıyamı ve rüku’su öncekilerden kısa idi sonra secdeye vardı, (bu esnada) güneş te açılmıştı. Namazı bitirince minber üzerine oturdu ve bir şeyler söyledi, söyledikleri arasında şunlar da vardı: “İnsanlar dünyada deccal karşısında imtihan edildikleri gibi kabirlerinde de imtihan edilirler.”

Nesai , Kusuf : 22 Hn : 1482 ; Müslim, Küsûf: 3; Muvatta', Küsûf: 2

Ebu Bekir’in kızı Esma (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#5,042
“Rasulullah (s.a.v) küsuf namazı kıldı. Namazında kıyamını uzattı sonra rüku’a vardı, rüku’unu da uzattı sonra doğruldu, yine ayakta duruşunu uzattı sonra tekrar rüku’a vardı, yine rüku’unu uzattı sonra tekrar doğruldu ve secde yaptı, secdelerini uzun tuttu, kalktı tekrar secdeye vardı, tekrar kalktı ayakta duruşunu uzun yaptı, tekrar rüku’a gitti, rüku’u uzattı. Sonra doğruldu sonra secdeye vardı ve secdesini uzattı sonra kalkıp tekrar secdeye vardı. Yine secdesini uzattı. Sonra secdeden doğrulup namazını bitirdi.''

Nesai ,Kusuf : 21 Hn : 1481 ; Müslim, Küsûf: 3; Muvatta', Küsûf: 1

Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#5,041
Güneş tutulmuştu. Rasulullah (s.a.v) bir kimseye: “Namaz toplayıcıdır” diye anons etmesini emretti. Cemaat toplanınca onlara namaz kıldırdı. Tekbir alıp uzunca bir sure okudu. Sonra tekbir alıp kıyamı gibi uzunca bir rüku’ yaptı -veya kıyamdan daha uzun rüku’ yaptı- sonra başını kaldırıp: “Semiallahü limen hamideh” dedi. Sonra uzunca ayetler okudu, bu okuyuşu ilk okuyuşundan kısaca idi. Sonra tekbir aldı rüku’a gitti. Uzunca bir rüku’ yaptı, bu rüku’da; ilk yaptığı rüku’dan biraz kısa idi. Sonra başını kaldırıp; “Semiallahü limen hamideh” dedi ve tekbir alarak secdeye gitti. Secdeyi de ilk yaptığı rüku’ gibi veya daha fazla uzattı. Sonra tekrar tekbir alıp başını secdeden kaldırdı. Sonra tekbir alıp tekrar secdeye gitti. Sonra tekbir alıp kalktı, kıyamında uzunca bir şeyler okudu fakat bu önceki kıyamından kısa idi. Sonra tekbir alıp tekrar rüku’a gitti. Bu rüku’un uzunluğu da öncekinden biraz kısa idi. Sonra başını kaldırdı ve “Semiallahü limen hamideh” dedi. Sonra uzunca bir şeyler okudu ve bu okudukları önceki okuduklarından kısa idi. Sonra tekbir alıp rüku’a gitti. Rüku’u uzattı. Fakat öncekinden kısa idi. Sonra tekbir alıp başını kaldırdı ve: “Semiallhü limen hamideh” dedi. Sonra tekbir alarak secdeye gitti. Bu secdesi önceki secdelerden biraz kısa idi. Sonra teşehhüd için oturdu. Sonra selam verdi ve cemaatin arasında ayağa kalkarak, Allah’a hamdü senadan sonra şöyle buyurdu: “Güneş ve Ay hiçbir kimsenin doğumu ve ölümü için tutulmazlar. Fakat onlar Allah’ın varlığını ve birliğini bildiren alametlerinden bir alamettirler. Hangisi tutulursa namaz kılarak Allah’a sığınınız.''

Nesai , Kusuf : 21 Hn : 1480 ; Müslim, Küsûf: 2; Buhârî, Küsûf: 5

Abdullah b. Amr (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#5,040
Rasulullah (s.a.v) zamanında güneş tutulmuştu. Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v), namaz kıldırdı, bu namazında kıyamı ve rüku’u uzun tuttu, başını rüku’dan kaldırıp kıyama geçince yine kıyamını uzattı. Şu’be diyor ki: Zannediyorum secdelerini de aynı şekilde uzun yapmıştı. Secdesinde ağlıyordu, derinden nefes alarak şöyle diyordu: “Ben onların arasında iken bunu bana vaad etmemiştin. Ben onların arasında senden bağışlanma dilerken bunu bana vaad etmemiştin.” Namazını bitirince şöyle buyurdu: “Cennet bana gösterildi; O kadar yaklaştırıldı ki, elimi uzatsaydım meyvelerinden koparabilirdim. Cehennem de Bana yaklaştırıldı da ateşinin sizi kaplamasından korkarak üflemeye başladım. Orada benim iki devemi çalan kimseyi; ayrıca eğri sopasıyla hacılardan hırsızlık yapan ve sonra da: “Bastonumun ucu takılmıştır” diyeni. Ayrıca Du’du oğullarının hırsızını da gördüm. Ayrıca kedi yüzünden azab gören uzun boylu siyah kadını da gördüm ki; o kadın kediyi hapsetmiş, ona hiçbir şey yedirip içirmemiş ve kendisini de serbest bırakıp yeme ve içmesine fırsat tanımamıştı, bu yüzden de kedi ölmüştü… Güneş ve ay hiçbir kimsenin doğumu ve ölmesiyle tutulmazlar. Fakat onlar Allah’ın varlığını ve birliğini gösteren delillerden birer delildirler. Onlardan biri tutulunca -veya onlardan birinde bir şey olursa- Aziz ve Celil olan Allah’ı zikre (namaza) koşun.”

Nesai , Kusuf : 20 Hn : 1479 ; Müslim, Küsûf: 3; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 152

Semure (r.a)’den rivâyete göre,

#5,039
Peygamber (s.a.v), cemaate küsuf namazı kıldırdı, namazda okuduğu şeyleri hiç duymamıştık.

Nesai , Kusuf : 19 Hn : 1478 ; Ebû Davud, Salat: 263; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 152

Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre,

#5,038
Rasulullah (s.a.v) dört rüku’ ve dört secde yaparak küsuf namazını kıldı. Okuduklarını açıktan okudu. Başını rüku’dan kaldırınca da: “Semiallahü limen hamideh, Rabbena velekel hamd” dedi.

Nesai , Kusuf : 18 Hn : 1477 ; Müslim, Küsûf: 1; Ebû Davud, Salat: 265

Abdullah b. Abbas (r.a) anlatıyor:

#5,037
Güneş tutulmuştu da Peygamber (s.a.v), beraberindekilerle birlikte namaz kılmaya başladı. Kıyamı uzattı, Bakara suresi gibi uzun bir sure okumuştu. Sonra uzunca bir rüku’ yaptı sonra kalktı ve yine uzunca kıyamda durdu. Önceki duruşundan biraz kısaydı. Bu duruştan sonra tekrar rüku’a gitti. Önceki rüku’ kadar olmayan fakat yine uzunca bir rüku’ yaptı. Sonra secdeye vardı. Sonra tekrar tekrar ikinci rekata kalktı, bu kıyamı öncekinden biraz kısaca idi. Sonra tekrar rüku’a vardı, öncekinden biraz kısa olup yinede uzuncaydı sonra kalktı ve uzunca kıyamda durdu. Önceki kıyamından bu, biraz hafif idi. Sonra tekrar rüku’a gitti uzunluğu öncekinden biraz kısa idi. Sonra secdeye vardı. Namazı bitirince Güneş açılmıştı ve şöyle buyurdu: “Güneş ve Ay, Allah’ın varlığını ve birliğini bildiren alametlerden birer alamettir. Hiçbir kimsenin doğumu ve ölümü ile tutulmazlar. Bunların tutulduklarını gördüğünüz zaman Allah’ı zikrediniz.” Cemaat: “Ey Allah’ın Rasulü! Bu namazda senin bir şeyi tutmak ister gibi yaptığını sonrada geri çekildiğini gördük” deyince: Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Cenneti gördüm veya Cennet bana gösterildi. Oradan üzüm salkımları koparmak istedim. Eğer onlardan koparsaydım dünyanın sonuna kadar onlardan yerdiniz. Cehennemi de gördüm. Bugünkü gibi hiç görmemiştim. Cehennemin içindekilerin çoğu kadınlardı. “Niçin kadınlardı” diye sorulunca; Peygamber (s.a.v): “Gerçekleri örtbas edip küfrettikleri için buyurdu. Allah’a karşı mı Nankörlük edip küfrediyorlar denilince; Kocalarına karşı ve her türlü iyiliğe karşı nankörlük ediyorlar. Eğer onlara yıl boyu iyilik etsen daha sonra da senden olumsuz bir şey görseler senden hiçbir iyilik görmedim deyiverirler.”

Nesai , Kusuf : 17 Hn : 1476 ; Buhârî, Küsûf: 3; Muvatta', Küsûf: 1

Ebu Bekre (r.a)’den rivâyete göre,

#5,036
Rasulullah (s.a.v), güneş tutulması olayında kıldığımız namazlar gibi iki rekat namaz kılmıştı.

Nesai , Kusuf :16 Hn : 1475 ; Buhârî, Küsûf: 15; Müsned: 14496)

Ebu Bekre (r.a) anlatıyor:

#5,035
Bizler Rasulullah (s.a.v)’in yanındayken güneş tutuldu. Rasulullah (s.a.v) elbisesini toplayarak mescide çıktı, insanlarda oraya toplandılar. Böylelikle bize iki rekat namaz kıldırdı. Güneş açılınca şöyle buyurdu: “Güneş ve Ay Allah’ın varlığını ve birliğini gösteren alametlerden birer alamet ve işarettir. Allah gücünü göstererek kullarını böylelikle korkutur. Onlar hiçbir kimsenin doğumu ve ölümü ile tutulmazlar. Onların tutulduğunu gördüğünüz zaman açılıncaya kadar namaz kılınız. Bu olay peygamberimizin oğlu İbrahim’in vefatında olmuştu da insanlar cenaze için oradaydılar.”

Nesai ,Kusuf : 16 Hn : 1474 ; Buhârî, Küsûf: 1; Müsned: 19596

Numan b. Beşir (r.a) anlatıyor:

#5,034
Bir gün Rasulullah (s.a.v), acele acele mescide çıktı. Güneş tutulmuştu güneş açılıncaya kadar namaz kıldı sonra şöyle buyurdu: “Cahiliye dönemindeki insanları Güneş ve Ay sadece yer yüzündeki büyük bir kimsenin ölümünden dolayı tutulacağını söylerlerdi. Halbuki Güneş ve Ay ne bir kimsenin ölümü ile ne de doğumu ile tutulmazlar. Fakat o ikisi Allah’ın yarattığı iki yaratığıdır. Allah yarattıkları üzerinde dilediği değişikliği yapar. Onlardan hangisi tutulursa, açılıncaya kadar namaz kılın veya Allah eski şekline çevirinceye kadar namaz kılınız.”

Nesai , Kusuf : 16 Hn : 1473 ; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 152

Numan b. Beşir (r.a)’den rivâyete göre,

#5,033
Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Güneş ve Ay tutulunca kıldığınız namazların en güzeli gibi namaz kılınız.

Nesai , Kusuf : 16 Hn : 1471-1472 ; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 152; Müslim, Küsûf: 1-Ebû Davud, Salat: 263

Kabîsa b. Muharik el Hilâlî (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#5,032
Güneş tutulunca Peygamber (s.a.v) her rekatta iki rüku’ yaparak güneş açılıncaya kadar namaz kıldı ve şöyle buyurdu: “Güneş ve ay hiçbir kimsenin ölümü için tutulmazlar. Onlar Allah’ın yarattığı iki yaratığıdır. Aziz ve Celil olan Allah yarattıklarından dilediği üzerinde dilediği değişikliği yapar. Allah hangi yarattığına bir değişiklik yapmak isterse o yaratık onun bu yaptığına boyun eğer. Eğer güneş ve ay da böyle bir değişiklik görürseniz açılıncaya kadar namaz kılın veya Allah eski durumuna getirinceye kadar namaz kılın.

Nesai ,Kusuf : 16 Hn : 1470-1469 ; Ebû Davud, Salat: 262

Numan b. Beşîr (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#5,031
Rasulullah (s.a.v) zamanında güneş tutulmuştu. Rasulullah (s.a.v) korkmuş vaziyette elbisesini çekerek mescide geldi. Güneş açılıncaya kadar bize namaz kıldırdı. Güneş açılınca şöyle buyurdu: “İnsanlar, Güneş ve Ayın sadece büyüklerden birinin ölümüyle tutulduğunu zannederler. Halbuki mesele öyle değildir. Güneş ve Ay ne kimsenin ölümü ne de doğumundan dolayı tutulmazlar. Fakat o ikisi, Aziz ve Celil olan Allah’ın varlığını ve birliğini gösteren alametlerinden birer alamettirler. Aziz ve Celil olan Allah mahlukatından birisi üzerinde gücünü göstermek için bir şeyler yapmak isterse o şeyler ona boyun eğer. Sizler böyle bir durumla karşı karşıya kalırsanız farz namazları gibi namaz kılınız.”

Nesai , Kusuf : 16 Hn : 1468 ; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 152

Semure b. Cündüp (r.a)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir:

#5,030
Ben ve bir genç Rasulullah (s.a.v) zamanında bir hedefe atış yaparak atış öğrenimi yapıyorduk, Güneş ufukta iki veya üç mızrak boyu görünürken hemen kararıverdi. Birimiz diğerimize haydi mescide gidelim, Rasulullah (s.a.v) bununla ilgili olarak ümmetine bir şeyler söyler dedik. Mescide geldik, Rasulullah (s.a.v)’de mescide geliyordu. Öne geçip namaz kıldırdı. Kıyamı o kadar uzattı ki bize kıldırdığı namazlarda kıyamı o derece uzatmamıştı. Namazda ne okuduğunu da duymadık sonra rüku’a gitti, böyle uzunca bir rüku’ hiçbir namazda yapmamıştı, yine rüku’da ne söylediğini de işitmiyorduk. Yine secdeye vardı, o güne kadar hiçbir namazda secdeyi böyle uzatmamıştı, secdede ne söylediğini de duymuyorduk, ikinci rekatı da aynen böyle kıldırmıştı, ikinci rekatın oturuşunda Güneş açılmıştı. Selam verip Allah’a hamdetti ve O’nu övdü ve Allah’tan başka gerçek bir ilah olmadığına ve kendisinin de Allah’ın kulu ve Rasulü olduğuna şahadet etti.

Nesai ,Kusuf : 15 Hn : 1467 ; Ebû Davud, Salat: 262

Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#5,029
Rasulullah (s.a.v) zamanında güneş tutulmuştu da Rasulullah (s.a.v) kalkıp insanlara namaz kıldırmıştı. Namazında kıyamda durmayı uzattı sonra rüku’a gitti, rüku’unu da uzattı, tekrar kalkıp kıyamı yine uzattı ki önceki kıyamından biraz kısa idi. Sonra tekrar rüku’a gitti, rüku’unu da uzattı fakat önceki rüku’undan kısa idi. Sonra secdeye vardı, secdesini uzattı sonra kalktı tekrar secdeye gitti, secdelerini de uzunca yaptı, ikinci secde birinciden kısa idi. Sonra ikinci rekata kalktı aynen birinci rekatta yaptığı gibi yaparak iki secde yaptı. Namazını bitirince şöyle dedi: “Güneş ve Ay Allah’ın varlığını ve birliğini gösteren delillerinden bir delildir. Onlar bir kimsenin doğumu ve ölümü için tutulmazlar.Tutulduklarını gördüğünüz zaman hemen zikir ve namaza koşun.”

Nesai , Kusuf :14 Hn : 1466 ; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Abdullah b. Amr (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#5,028
Rasulullah (s.a.v) zamanında Güneş tutulmuştu Rasulullah (s.a.v) namaz kılmak için kalktı, orada bulunanlar da kalkıp namaza durdular. Namazda kıyamda duruşunu uzattı. Sonra rüku’a gitti, rüku’sunu da uzattı sonra rüku’dan başını kaldırdı ve secdeye vardı, secdesini de uzattı sonra secdeden başını kaldırdı ve oturdu, oturuşunu da uzattı sonra secdeye vardı, secdesini de yine uzattı sonra başını kaldırdı ve ikinci rekatta da yine birinci rekattaki yaptığı gibi kıyamı, rüku’u, secdeyi ve iki secde arasındaki oturuşunu uzattı, ikinci rekatın secdesinde derinden nefes alıyordu ve ağlıyordu ve şöyle diyordu: “Ben aralarında iken bunu vaad etmemiştin ve bizler bağışlanmamızı isterken bunu vaad etmemiştin.” Sonra başını kaldırdı ve Güneş açılmıştı. Namazdan sonra kalkarak cemaate hitap etti; Allah’a hamdedip O’nu övdükten sonra şöyle buyurdu: “Güneş ve Ay, Allah’ın varlığını ve birliğini gösteren alametlerden bir alamettirler Ay ve Güneşten birinin tutulduğunu görürseniz Allah’ı zikre (namaza) koşunuz. Canım kudret elinde bulunan Allah’a yemin olsun ki, Cennet bana o derece yaklaştırıldı ki üzüm salkımlarından bile koparabilecektim. Cehennemde o derece yaklaştırıldı ki sizi çepeçevre kuşatmasından korkup Allah’a sığındım. Cehennem de Himyerli bir kadını gördüm ki o kadın bir kediyi hapsetmiş, ona yiyecek ve içecek vermediği gibi kendisi bulup karnını doyurması içinde onu bırakmamıştı ve böylece o kedi ölmüştü. Kedinin gelip gidip o kadının uyluklarını tırmaladığını da görmüştüm. Hatta o Cehennemde Da’da oğullarından, benim Kabe’ye adadığım develeri çalan bir kimseyi de gördüm. Ateş içersinde çatallı bir değnekle kovalanıyordu. Yine o Cehennem de bastonu ile hacıları soyan bir hırsızı da gördüm, o da bastonuna dayanıp: “Ben bastonla hırsızlık yapan kimseyim” diye bağırıyordu.

Nesai ,Kusuf : 14 Hn : 1465 ; Müslim, Küsûf: 3; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 152

Aişe (r.anha)’nın azatlı kölesi Hafsa anlatıyor.

#5,027
Bana Aişe anlattı. Rasulullah (s.a.v) zamanında Güneş tutulmuştu. Rasulullah (s.a.v) abdest aldı cemaate namaz toplayıcıdır diye anons ettirdi ve cemaate namaz kıldırdı Namazında kıyamı o kadar uzattı ki -Aişe şöyle diyor herhalde Bakara suresini okuduğunu zannediyorum- sonra rüku’ yaptı, rüku’unu da uzunca yaptı ve semiallahü limen hamideh dedi. Sonra kalktı, önce ki kıyamı gibi kıyamda uzunca durdu, secdeye gitmedi sonra tekrar rüku’ etti ve arkasından da secdeye vardı. Sonra ikinci rekata kalktı, önceki yaptığı gibi ikinci rekatı da tamamladı sonra oturdu bu esnada güneş de açılmıştı.

Nesai ,Kusuf : 13 Hn : 1464 ,Buhârî, Küsûf: 8; Ebû Davud, Salat: 263

Abdullah b. Amr (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#5,026
Rasulullah (s.a.v) zamanında Güneş tutulmuştu '' Namaz toplayıcıdır” diye anons edilmesini emretti. Rasulullah (s.a.v) insanlara iki rüku’ ve bir secdeli namaz kıldırdı sonra kalktı sonraki rekatı da yine iki rüku’ ve bir secdeyle kıldırdı. Aişe bu namazla ilgili şöyle der: “Bu kadar uzun ne rüku’ ne de secde yapmıştım.

Nesai , Kusuf : 13 Hn : 1462-1463 ; Ebû Davud, Salat: 264; Buhârî, Küsûf: 8

Câbir b. Abdullah (r.a)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#5,025
Rasulullah (s.a.v) zamanında çok sıcak bir günde Güneş tutulmuştu. Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v) ashabına küsuf namazı kıldırdı. Namazda kıyamı o kadar uzattı ki bazıları bayılmaya başladı sonra rüku’ yaptı, onu da uzattı sonra kalktı ve kıyamı yine uzattı sonra tekrar rüku’a vardı ve yine uzattı sonra doğruldu, kıyamını yine uzattı sonra iki secde yaptı sonra kalktı ve birinci rekattaki gibi yaptı, bir ara ilerlemeye sonra da gerilemeye başladı. Böylece dört rüku’ dört secde yapmış oldu. Namazdan sonra şöyle buyurdu: “Onlar Güneş ve Ayın sadece büyüklerden bir büyüğün ölümüyle tutulacağını söylüyorlardı. Halbuki onlar Allah’ın varlığının ve birliğinin alametlerindendir. Onların tutulduklarını gördüğünüzde açılıncaya kadar namaz kılınız.”

Nesai , Kusuf : 12 Hn : 1461 ; Müslim, Küsûf: 3; Buhârî, Küsûf: 10

Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre,

#5,024
“Rasulullah (s.a.v), zemzem kuyusu yanında Güneş tutulma namazı kıldı ve namazda dört rüku’ ve dört secde yaptı.”

Nesai , Kusuf : 12 Hn : 1460 ; Müslim, Küsûf: 1; Ebû Davud, Salat: 262

Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#5,023
Benden bir şey istemeye gelen bir Yahudi kadını: “Allah seni kabir azabından korusun” dedi. Peygamber (s.a.v) gelince, “Ey Allah’ın Rasulü! insanlara kabirde azab ediliyor mu?” diye sordum. Rasulullah (s.a.v): “Allah’a sığınırım” dedi. Hemen bir binite bindi, (o anda) Güneş tutulmuştu. Ben kadınlarla beraber odaların arasında idim. Rasulullah (s.a.v) merkebinden inerek namazgaha geldi ve insanlara namaz kıldırdı. Namazda kıyamı uzattı sonra rüku’ya gitti rüku’u da uzattı sonra başını rüku’dan kaldırdı ve yine kıyamı uzattı sonra rüku’a gitti rüku’unu yine uzattı sonra başını rüku’dan kaldırdı ve yine kıyamını uzattı sonra secdeye vardı, secdesini uzattı sonra tekrar ayağa kalktı, bu duruşu öncekinden daha kısaydı sonra tekrar rüku’a gitti, bu rüku’u öncekinden daha kısaydı sonra başını kaldırdı, bu duruşu önceki duruşundan daha kısa idi sonra rüku’a gitti, bu rüku’u önceki rüku’undan daha kısa idi sonra başını rüku’dan kaldırdı ve ayakta durdu, bu duruşu da öncekinden daha kısa idi. Böylece dört rüku’ ve dört secde yapmış oldu, (bu esnada) güneş te açılmıştı. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurdu: “Deccal fitnesi ve imtihanı gibi kabirde de fitneye uğrayıp imtihana çekileceksiniz.” Aişe diyor ki: Bu olaydan sonra Peygamber (s.a.v)’in kabir azabından Allah’a sığındığını duydum.”

Nesai , Kusuf : 12 Hn : 1459 ; Buhârî, Küsûf: 7; Müslim, Küsûf: 2

Aişe (r.anha) anlatıyor:

#5,022
Bir Yahudi kadını bana gelerek: “Allah seni kabir azabından korusun” demişti. Ben de Peygamber (s.a.v)’e: “Ey Allah’ın Rasulü! insanlara kabirde azab ediliyor mu?” diye sordum. Bunun üzerine Peygamber (s.a.v): “Allah’a sığınırım o kabir azabından” dedi. Aişe diyor ki Rasulullah (s.a.v) dışarı çıkmıştı da Güneş tutulmuştu. Biz de dışarı çıktık, kadınlar etrafıma toplandılar. Rasulullah (s.a.v), bize doğru geldi. Vakit kuşluk vakti idi. Uzun süren bir kıyam yaptıktan sonra yine uzunca bir rüku’ yaptı sonra başını rüku’dan kaldırdı, önceki kıyamdan biraz hafif olarak yine kıyamda durdu. Sonra tekrar rüku’a vardı ki o rüku’ da öncekinden biraz kısa idi. Sonra secdeye vardı. Sonra ikinci rekata kalktı, aynısını yaptı fakat ikinci rekatın kıyam ve rüku’ları birinci rekattan daha kısa idi sonra secdeye vardı, (bu esnada) güneş açılmıştı. Namaz bitince minbere çıktı, söyledikleri arasında şunlar da vardı: “İnsanlar Deccal fitnesine uğrayacakları imtihan gibi kabirlerinde de imtahana çekilirler.” Aişe diyor ki: Bu olaydan sonra Rasulullah (s.a.v)’in kabir azabından Allah’a sığındığını duyuyorduk.

Nesai , Kusuf : 11 Hn : 1458 ; Buhârî, Küsûf: 7; Müslim, Küsûf: 2

Yine Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#5,021
Rasulullah (s.a.v) zamanında Güneş tutulmuştu da Peygamber (s.a.v) insanlara namaz kıldırmıştı. Namazda kıyamı uzattı sonra rüku’a gitti, rüku’u da uzattı sonra kalkıp tekrar ayakta durdu ve bu duruşunu da uzattı, bu öncekinden daha kısa idi. Sonra tekrar rüku’a gitti, rüku’unu uzattı önceki rüku’dan biraz kısa idi. Sonra kalktı ve secdeye vardı. Diğer rekatta da aynısını yaptı, namazını bitirince Güneş açılmıştı. Namazdan sonra cemaate hitab ederek Allah’a hamd edip O’nu övdükten sonra şöyle buyurdu: “Güneş ve Ay Allah’ın varlığını ve birliğini gösteren alametlerdendir. Hiçbir kimsenin doğumu ve ölümü için tutulmazlar. Tutulduğunu gördüğünüzde Aziz ve Celil olan Allah’a dua edin, tekbir getirin ve sadaka verin.” Sonra konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ey Muhammed Ümmeti! Kullarından erkek ve kadının zina etmesine Allah’tan daha çok kıskançlık gösteren kimse yoktur. Ey Muhammed Ümmeti! Allah’a yemin ederim ki eğer Benim bildiklerimi bir bilseydiniz az güler ve çok ağlardınız.”

Nesai , Kusuf : 11 Hn : 1457 ; Buhârî, Küsûf: 10; Müslim, Küsûf: 3

Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#5,020
Rasulullah (s.a.v) zamanında Güneş tutulmuştu. Hemen; “Namaz toplayıcıdır” diye anons edildi. Cemaat toplanınca, Rasulullah (s.a.v) dört rüku’ ve dört secdeli iki rekat namaz kıldırdı.

Nesai , Kusuf : 11 Hn : 1456 ; Buhârî, Küsûf: 10; Ebû Davud, Salat: 264

Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#5,019
Rasulullah (s.a.v) hayatta iken Güneş tutulmuştu. Rasulullah (s.a.v) kalktı ve tekbir aldı, cemaat de arkasına saf tuttular. Rasulullah (s.a.v) uzunca bir sure okudu sonra tekbir alıp uzunca bir rüku’ yaptı sonra başını rüku’dan kaldırıp “Semiallahü limen hamideh”, “Rabbena lekel hamd” dedi ve bu ayakta duruşunda yine uzunca bir sure okudu fakat bu okuduğu birinci okuduğundan kısaydı sonra tekbir alıp tekrar rüku’a gitti yine rüku’ yaptı. Bu rüku’u öncekinden biraz kısaydı sonra “Semiallahü limen hamideh” “Rabbena lekel hamd” dedi ve secdeye vardı, diğer rekattede aynısını yaptı, böylece rüku’ ve secdelerin sayısını dörde çıkardı. Rasulullah (s.a.v) namazdan ayrılmadan Güneş açıldı. Sonra kalktı ve cemaate hitab ederek: Allah’ı gerektiği şekilde övdükten sonra şöyle buyurdu: “Güneş ve Ay Allah’ın varlığı ve birliğini gösteren alametlerdendir. Hiçbir kimsenin doğumu ve vefatı için tutulmazlar. Onların tutulduklarını görünce açılıncaya kadar namaz kılınız.” Rasulullah (s.a.v) şöyle devam etti: “Şu bulunduğum yerde size vad edilen her şeyi gördüm. Kendimi Cennetten bir salkım üzüm koparırken gördüm. Biraz ilerledim Cehennemin birbirine çarpan ateş dalgalarını gördüm ve biraz geriledim orada Kabe’ye adanan develere binilmemesi ve yük yüklenmemesi adetini getiren İbn Luhay’ı gördüm.”

Nesai , Kusuf : 11 Hn : 1455 ; Müslim, Küsûf: 1; Buhârî, Küsûf: 10

Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre,

#5,018
Peygamber (s.a.v) Küsuf namazını altı rüku’ ve dört secde yaparak kılmıştı. Ubeyd, Muaz’a dedim ki: “Rasulullah (s.a.v)’in böyle yaptığını gördün mü?” O da; “Hiç şüphe ve kuşkun olmasın, evet gördüm” diye cevap verdi.

Nesai , Kusuf : 10 Hn : 1454 ; Müslim, Küsûf: 3; Dârimi, Salat: 188

Ata (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#5,017
Doğruluğuna inandığım biri anlatıyor. -inandığım biri demekle Aişe’yi kastettiğini zannediyorum- ve şöyle diyordu: Rasulullah (s.a.v) zamanında güneş tutuldu. Rasulullah (s.a.v) namaz için kalktı ve uzun bir süre kıyamda durdu. Cemaat de aynı şekilde duruyorlardı sonra rüku’a vardı sonra tekrar kıyama kalktı sonra tekrar rüku’a vardı tekrar kıyama kalktı tekrar rüku’a vardı sonra secdeye vardı. Böylece iki rekat namaz kıldı ve bu namazın her bir rekatında üçer rüku’ ve üçer secde vardı. O gün o namazın uzunluğuna dayanamayan bazı kimseler baygınlık geçirdiler. Onların üzerine kova ile su dökerek ayılttılar. Rasulullah (s.a.v) rüku’a giderken “Allahü ekber” diyordu. Rüku’ dan başını kaldırınca “Semi Allahü limen hamideh” diyordu. Güneş açılıncaya kadar namazı bitirmedi. Namazdan sonra kalkarak Allah’ı hamd edip O’nu övdükten sonra şöyle buyurdu: “Güneş ve Ay bir kimsenin doğumu ve ölümü için tutulmazlar. Fakat O’nlar Allah’ın varlığına ve birliğine işaret eden alametlerdir. Allah onlarla sizi korkutur. O’nlar tutuldukları zaman Allah’ı zikre koşunuz ve açılıncaya kadar zikre (namaza) devam ediniz.”

Nesai , Kusuf : 10 Hn : 1453 ; Müslim, Küsûf: 3; Buhârî, Küsûf: 10

Abdullah b. Abbas (r.a)’tan rivâyete göre

#5,016
“Rasulullah (s.a.v) güneş tutulduğunda iki rekat namaz kılmıştı da bu namaz da dört secde ve dört rüku’ vardı.”

Nesai ,Kusuf : 9 Hn : 1452 ; Ebû Davud, Salat: 262; Müslim, Küsûf: 1

İbn Abbas (r.a)’tan rivâyete göre,

#5,015
Peygamber (s.a.v) güneş tutulmasında namaz kılmış ayakta iken okumuş sonra rüku’a gitmiş sonra tekrar okuyup tekrar rüku’a gitmiş, sonra tekrar okuyup tekrar rüku’a gitmiş yine okuyup yine rüku’a gitmiş sonra secdeye gitmişti ikinci rekatı da aynı şekilde kılmıştı.

Nesai ,Kusuf : 8 Hn : 1451 ; Buhârî, Küsûf: 9; Ebû Davud, Salat: 262

İbn Abbas (r.a)’tan rivâyete göre,

#5,014
Rasulullah (s.a.v) güneş tutulunca namaz kıldı. Namazda sekiz rüku’ ve dört secde yaptı. Ata’dan da aynı rivayet nakledilmiştir.

Nesai , Kusuf : 8 Hn : 1450 ; Dârimi, Salat: 187; Buhârî, Küsûf: 9

Urve b. Zübeyr (r.a)’den rivâyete göre,

#5,013
Rasulullah (s.a.v)’in hanımı Aişe şöyle anlatmıştır: Rasulullah (s.a.v) zamanında Güneş tutulmuştu. Rasulullah (s.a.v) mescide çıktı, kıyama durarak tekbir aldı, cemaat de arkasında saf tuttular. Dört rüku’ ve dört secde yaparak namaz kıldırdı, namazı bitirmeden de Güneş açıldı.

Nesai , Kusuf : 7 Hn : 1449 ; Müslim, Küsûf: 1; Dârimi, Salat: 187

Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#5,012
“Rasulullah (s.a.v) zamanında Güneş tutulmuştu da Peygamber (s.a.v), cemaatin toplanmasını emretti. Cemaat toplandı ve saf oldular. Rasulullah (s.a.v) dört rüku’ ve dört secdeli iki rekat namaz kıldırdı.”

Nesai , Kusuf : 6 Hn : 1448 ; Buhârî, Küsûf: 3; Müslim, Küsûf: 1

Ebu Bekre (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#5,011
“Rasulullah (s.a.v) ile beraber oturuyorduk, Güneş tutuldu. Rasulullah (s.a.v) elbisesini toplayıp kalktı ve Güneş açılıncaya kadar iki rekat namaz kıldı.”

Nesai , Kusuf : 5 Hn : 1447 ;Buhârî, Libas: 2; Müsned: 19496)

Ebu Bekre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur:

#5,010
“Güneş ve Ay Allah’ın varlığı ve birliğinin alametlerindendir. Hiçbir kimsenin doğumu ve ölümü için tutulmazlar. Onların tutulduklarını gördüğünüzde açılıncaya kadar namaz kılınız.”

Nesai , Kusuf : 3 Hn : 1446 ;1445;1444 ; Buhârî, Küsûf: 13; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 152

Abdurrahman b. Semure (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#5,009
Medine’de oklarımla nişan alıp atış talimi yapıyordum. Güneş tutuldu, hemen oklarımı topladım ve güneş tutulduğunda Rasulullah (s.a.v) ne yapar acaba diye O’na bakacağım dedim. Geldim Peygamber (s.a.v) mescidde idi, arkasına doğru yaklaştım güneş açılıncaya kadar tesbih, tekbir ve dualar ediyordu sonra kalkarak iki rekat ve dört secdelik bir namaz kıldı.

Nesai , Kusuf : 2 Hn : 1443 ; Ebû Davud, Salat: 268; Buhârî, Küsûf: 15

Ebu Bekre (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#5,008
Rasulullah (s.a.v) buyurdular ki: “Güneş ve Ay Allah’ın varlığının alametlerindendir. Onlar bir kimsenin hayata gelmesi veya ölmesiyle tutulmazlar. Fakat Allah, onların tutulmasıyla gücünü hatırlatıp kullarını korkutur.”

Nesai ,Kusuf : 1 Hn : 1442 ; Ebû Davud, Salat: 261; Buhârî, Küsûf: 7