Toplam 22,921 Hadis
Konular

Sehiv Secdesi Kategorisi

Muhammed b. Salih b. Ali b. Abdillah b. Abbas anlatmaktadır:

#12,580
Enes b. Malik' in arkasında namaz kıldım. Namazda yanıldı ve selamdan sonra sehiv secdesi yaptı. Sonra bize dönerek: "Ben, sadece Allah Resülü'nden (sallallahu aleyhi vesellem) gördüğümü yaptım" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 3 Hn: 2928 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu's-sağlr'del rivayet etmiş olup senedinde meçhul raviler bulunmaktadır. el-Mu'cemu's-sağfr (no. 427. Aşağıdaki hadis de bu konuda gözden kaçırılan zevaiddendir: İbn Abbas' dan nakledildiğine göre Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) sefere çıkhğı zaman dönene kadar namazı iki rekat kılardı. Bkz. Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat, no. 811. Taberani demiştir ki: Bunu Ubeyde b. Fudayl b. Iyaz tek başına rivayet etmiştir ki Mlzfin'da (iV, 549) Zehebi onun hakkında "Gevşektir'', İbnü'l-Cevzi de "Zayıftır" derken, İbn Hibban kendisini güvenilir kabul etmiştir.

Hz. Aişe'nin naklettiğine göre

#12,579
Hz. Peygamber (sallalahu aleyhi vesellem) namazı bitirmeden yanıldı ve bu yüzden selam vermeden önce
iki kere sehiv secdesi yaptı. Sonra: "Kim henüz namazı bitirmeden yanılırsa, selam vermeden önce iki kere sehiv secdesi yapar. Eğer namazı tamamladıktan sonra yanılırsa, selam verdikten sonra iki kere sehiv secdesi yapar" buyurdu

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 3 Hn: 2927 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta bu şekilde rivayet etmiş olup senedinde ismi geçen İsa b. Meymun ile ihticac konusu ihtilaflıdır. Çoğunluk ise kendisini zayıf görmüştür.

İbn Şemase'nin bildirdiğine göre

#12,578
Ukbe b. Amir, (bir gün) namazda oturması gerekirken ayağa kalkar. Cemaat: "Sübhanallah, sübhanallah" diyerek bunu kendisine hatırlatırlar. Ukbe onların ne demek istediklerini anlar ve namazını tamamlayınca, oturduğu yerde iki kere secde eder. Sonra: "Sizin ben oturayım diye «Sübhanallah» dediğinizi duydum. Fakat bu, sünnete uygun değildir. Asıl sünnete uygun olanı, benim yaptığımdır" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 3 Hn: 2926 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-keblr'de Zühri'nin Ukbe'den nakli olarak rivayet etmiştir. Ama Zühri. Ukbe'den hadis işitmemiştir. Senedinde ismi geçen Abdullah b. Salih'le ihticac konusu da tartışmalıdır. ¹ ¹ Taberani, el-Mu'cemu'l-keblr, XVII, 313-314. Senedinde Zühri'nin adı geçmemiştir. İki senedinden yalnız birinde Abdullah b. Salih'in adı geçmiştir. Dolayısıyla senetlerden biri sahihtir.

Hz. Aişe bildiriyor:

#12,576
Resulullah' a (sallallahu aleyhi vesellem) namazdaki yanılmamdan yakındım. Buyurdu ki: "Namaz kılarken namazını eksiksiz kıldığını düşünüyor, bununla beraber içinde bir şüphe varsa, teşehhüd duasını okuduktan sonra namazdan çık ve oturduğun yerde iki kere secde et. İki secde
arasında teşehhüd duasını okuyup sonra namazdan çık."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 3 Hn: 2924 *Ben derim ki: Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta bu şekilde rivayet etmiş ve eklemiş: Aişe'den bu senetle hadis rivayet edilmemiştir. Bilmiyorum acaba orijinal nüshada mı bu şekilde, yoksa istinsah edilen nüsha mı hatalı. Doğrusunu Allah bilir. Senedinde yer alan Musa b. Mutayr hadis uydurmakla itham edilmiş, hadisi metruk biridir.

Ubade b. es-Samit'ten nakledildiğine

#12,575
Resftlullah'a (sallallahu aleyhi vesellem) namazında yanılıp kaç rekat kıldığını hatırlamayan kimsenin durumu sorulduğunda: "Namazını iade edip oturduğu yerde iki kere secde etsin" buyurmuştur.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 3 Hn: 2923 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebfr'de bu şekilde nakletmiş olup ravilerinden İshak b. Yahya, Ubade'den hadis işitmemiştir. Doğrusunu Allah bilir.

İbn Mes'ade'nin bildirdiğine göre

#12,573
Hz.Peygamber(sallallahualeyhi vesellem) öğle ve ikindi namazlarını kıldırırken ikinci rekatta selam verdi.
Bunun üzerine Zü'l-Yedeyn: "Namaz kısalhldı mı, yoksa unuttun mu?"
diye sordu. Peygamber (sallallahualeyhivesellem) de: "Zü'l-Yedeyn ne söylüyor?" diye sordu. Cemaat: "Doğru söylüyor" deyince onlara iki rekat daha kıldırıp selam verdi, sonra oturduğu yerde iki sehiv secdesi yaptı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 3 Hn: 2921 *Hadisi Taberani, el-Mıı'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup senedinde zikri geçen İbn Mes'ade'nin ismi Abdullah'tır. Taberani'nin hocası İbrahim b. Muhammed b. Berre harıç ravileri Sahfh'in ravileridirler.

Abdullah b. Mesud(r.a) anlatmaktadır:

#12,572
Bir gün Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) bize namaz kıldırdı. Sonra evine girdi. Cemaattan biri:
-"Namaza ilave mi yapıldı?" diye sordu. Resulullah (sallallahu aleyhivesellem):
-"Neden ilave yapılsın ki?" dedi.
-"Çünkü sen namazı beş rekat kıldırdın" deyince onun elinden tutup tekrar Mescid' e girdi. Mescid' de içlerinde Ebu Bekir ve Ömer'in de bulunduğu bir halka vardı.
-"Zü'l-Yedeyn'in söylediği doğru mu?" diye sordu. Cemaat:
-"Evet ya Resullallah!" deyince hemen kıbleye doğru dönerek iki secde yaptı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 3 Hn: 2920 *Ben derim ki: Zü'l-Yedeyn kıssası olmaksızın hadisin bir kısmı Sahih'te de geçmiştir. Bu şekliyle ise hadisi Taberanl, el-Mu'cemu'l-kebfr'de rivayet etmiş olup senedinde ismi geçen Muhammed b. Eban el-Cu'fi zayıftır.

Ebu Halde anlatmaktadır:

#12,571
(Muhammed) İbn Sirin' e şunu sordum: "Namaz kılarken (bazen) iki rekat mı, dört rekat mı kıldığımı hahrlayamıyorum (ne yapmalıyım)?" Dedi ki: Bana Ebu'l-Uryan'ın bildirdiğine göre Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) bir gün namaz kıldıktan sonra eve girmiş. Cemaat arasında elleri uzun bir adam varmış.Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) onu Zü'l-Yedeyn lakabıyla anarmış. İşte o Zü'l-Yedeyn: "Ya Resulallah! Namaz kısaltıldı mı? Yoksa unuttun mu?" diye sormuş. Allah Resulü (sallallahu aleyhi vesellem) de: "Ne namaz kısaltıldı, ne de ben unuttum" buyurmuş. Zü'l-Yedeyn: "Hayır. Sen namazı unuttun" deyince Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) ileri çıkarak onlara iki rekat daha kıldırıp selam vermiş. Sonra tekbir alıp normal secdesi gibi veya daha uzunca
secde yapmış. Sonra tekbir alıp başını kaldırmış. Ravi Muhammed (b. Sirin), bundan sonra tekrar selam verip vermediğini tam aklında tutamadığını ifade etmiştir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 3 Hn: 2919 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravileri Sahih'in ravileridirler.

İbn Abbas'ın naklettiğine göre

#12,570
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) ikindi namazını beş rekat olarak kıldırdı. Sonra oturarak iki sehiv secdesi yaptı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 3 Hn: 2918 *Hadisi Bezzar ve el-Mu'cemu'l-keblr ve el-Mu'cemu'l-evsat'ta Taberani rivayet etmiş olup senedinde ismi geçen Said b. Beşir güvenilir olmakla beraber bunamıştır.

İbn Abbas bildiriyor:

#12,569
Resülullah (sallallahualeyhivesellem) bize namazı üç rekat kıldırıp selam verdi. Zü'ş-Şimaleyn de: "Ya Resulallah! Namaz eksiltildi mi?" diye sordu. "Öyle mi oldu Zü'l-Yedeyn?" diye sordu. O da: "Evet. öyle oldu" deyince bir rekat daha kılıp sonunda iki secde ett

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 3 Hn: 2917 *Hadisi Bezzar ve el-Mu'cemu'l-kebir'de Taberani rivayet etmiş olup senedinde ismi geçen Cafer el-Cu'fi'yi Şu'be ve Sevri güvenilir kabul ederken, bazı kimseler zayıf görmüşlerdir

Ebu Hüreyre' den nakledildiğine göre

#12,567
Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) kendilerine ikindi veya öğle namazını kıldırırken iki rekattan
sonra (oturmadan) kıyama kalktı. Cemaat "Sübhanallah" dediyse de o namazına devam etti. Sonra namazını bitirdiğinde iki kere secde edip selam verdi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 3 Hn: 2915. Hadisi Bezzar rivayet etmiş olup ravileri güvenilir ravilerdir.

Meymune binti Sad, kendisinden nakledildiğine göre

#12,566
"Ya Resulallah! Bizi namazında yanılıp kaç rekat kıldığını hatırlamayan kimse hakkında aydınlat" demiş. Allah Resulü (sallallahu aleyhi vesellem) de:
"Namazından çıkmaz ve kaç rekat kıldığını hatırlayıncaya kadar bekler. Zira bu, gerçekte vesveseci şeytandır ve kişiye tebelleş olup onu namazında yanıltır" buyurmuş.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 3 Hn: 2914 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup senedinde meçhul raviler vardır. ¹ ¹ Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir, XXV, 37.

Ebul-Melih b. Usame'nin babasına dayandırarak naklettiğine göre:

#12,565
"Bir adam Hz. Peygamber'e (sallaIlahu aleyhi vesellem) gelerek:
-"Ya Resulallah! Ben sana kalbimde hissettiğim bir vesveseden şikayet etmek istiyorum. Namazıma duruyorum. Sonra iki rekat mı, tek rekat mı kıldığımı hahrlayamıyorum" dedi. Bunun üzerine Allah Resülü (sallallahu aleyhi vesellem):
-"Böyle bir şey hissettiğin zaman sağ şahadet pannağını kaldırarak "Bismillah" deyip sol dizine dürt; zira bu şeytan için bıçak vazifesi görür" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 3 Hn: 2913 *Hadisi Taberani. el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. Aynı hadisi Bezzar da rivayet etmiş, fakat muhtemelen nüshanın hatalı oluşundan, metni düzgün değildir. Doğrusunu Allah bilir. Rivayetin senedinde ismi geçen Muhacir b. Ebi'l-Melih meçhuldür.² ² Taberaru, el-Mu'cemu'l-kebir, no. 512; Bezzar, no. 580. Senedinde yer alan Hasan b. Dinar da hadis konusunda sağlam değildir.

Hz. Aişe r.anh) dedi ki: Resulullah (sallallahu aleyhivesellem):

#12,564
"İki sehiv secdesi, (namazda yapılan) her ilave ve eksikliği kapatır" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 3 Hn: 2912 *Hadisi Ebu Ya'la, Bezzar ve el-Mu'cemu'l-evsat'ta Taberani rivayet etmiş olup ravilerinden Hakim b. Nafi'yi Ebu Zür'a zayıf görürken, İbn Main güvenilir kabul etmiştir. ¹ ¹ Ebu Ya'la, no. 4592 (

Kays b. Ebi Hazım bildiriyor:

#12,562
Sad b. Ebi Vakkas bize namaz kıldırdı. İki rekat kıldıktan sonra (oturmadan) ayağa kalktı. Biz hemen "Sübhanallah "diyerek uyardık. Ama o kıyamda namazına devam ederek namazını tamamladı. Sonra: "Siz oturmamı mı bekliyordunuz? Oysa ki ben sadece Allah Resülü'nden (sallallahu aleyhi vesellem) gördüğümü yaptım" dedi.
Diğer rivayette ise: Sad b. Malik bize namaz kıldırdı. .. hadisinin benzerini nakletti. Fakat Peygamber'le ilgi kısmı (sallallahu aleyhi vesellem) zikretmedi. Kaynak: Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 3 Hn: 2911 *Bunu yine Ebu Ya'la rivayet etmiş olup ravileri Sahih'in ravileridirler.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 3 Hn: 2910 *Ebu Osman Amr b. Muhammed en-Nakıd:

Güvenilir biri olan Madi b. Süleyman anlatmaktadır:

#12,561
Zu'l-Yedeyn'in hadisini sormak üzere Mutayr'a gittim. Yanına vararak bunu kendisine sordum. Baktım ki yaşlı bir zat, yaşlılıktan hadisi tam aktaramıyor. Oğlu araya girerek şöyle dedi: "Bilakis babacığım sen bana, Zı ¹ Haşeb' de Zu'l-Yedeyn'le karşılaştığını ve onun sana şunu naklettiğini anlattın: Bir gün Allah Resulü (sallallahualeyhi vesellem) onlara öğle sonrası namazlarından birini; ikindi namazını iki rekat olarak kıldırıp selam vermiş. İnsanlardan acele edenler çıkıp gitmişler. Cemaat arasında Ebu Bekir ve Ömer de varmış. Zu'l-Yedeyn: "Namaz mı kısaldı, yoksa unuttun mu?" diye sormuş. Allah Resulü (saDaDahu aleyhi vesellem) de: "Ne namaz kısaltıldı, ne de ben unuttum" buyurmuş. Sonra Ebu Bekir ve ömer'e dönerek: "Bu Zu'l-Yedeyn ne diyor?" diye sorunca onlar da: "Doğru söylüyor, ey Allah'ın Resulü" demişler. Bunun üzerine Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) hemen geri dönmüş, peşinden insanlar da gelmişler ve onlara iki rekat daha kıldırarak sonunda iki kere sehiv secdesi yapmış. Diğer bir rivayet ise şöyledir: Bana Şuayb b. Mutayr bildirdi. Mutayr da orada hazır olup onun sözlerini doğruluyordu. "Sana nasıl anlatmıştım?" diye sorunca Şuayb: Babacığım bana şöyle anlatmıştın: Sen Zu Haşeb' de, Zu'l-Yedeyn'le karşılaştın ...... (benzer ifadelerle)

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 3 Hn: 2909 *İki rivayeti de Abdullah b. Ahmed Müsned'e ziyadelerinde nakletmiş olup ravilerinden Ma'di b. Süleyman hakkında Ebu Hatim:

Ata (b. Ebi Rebah) dedi ki:

#12,560
"Bir gün İbnü' z-Zübeyr (Abdullah b. Zübeyr r.a.) akşam namazını kıldırırken iki rekat kılıp selam verdi. Ardından Hacer-i Esved'i istilam etmek üzere kalktı. Hemen cemaat "Sübhanallah" deyip uyardılar. İbnü'z-übeyr: "Neyiniz var?" dedi. Sonra kalan (bir rekat)ı kıldı. Sonunda iki kere secde etti. Bu olay İbn Abbas'a anlatıldığında "Peygamber'in (sallallahualeyhi vesellem) sünnetinden sapmamış" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 3 Hn: 2908 *Hadisi Ahmed b. Hanbel, Bezzar ve el-Mu'cemu'l-kebfr ve el-Mu'cemu'l-evsat'ta Taberani rivayet etmiş olup Ahmed b. Hanbel'in ravileri Sahlh'in ravileridirler. ² ² Ebu Ya'la, no. 2597; İbn Hanbel, no. 3285; el-Mu'cemu'l-kebir, no. 11484.

Osman b. Affan (r.a.) dedi ki:

#12,559
"Bir adam Hz. Peygamber'e (sallallahu aleyhi vesellem) gelerek
-"Ya Resülallah! Ben namazı kıldım. Fakat çift rekat mı, yoksa tek rekat mı kıldım bilemedim (ne yapmam gerekir)?" diye sordu. Resülullah (sallallahualeyhivesellem) de:
-"Sizi, namazınızda Şeytanın sizinle eğlenmesinden menederim: Sizden her kim namaz kılarken iki rekat mı, bir rekat mı kıldığını hatırlamazsa, iki kere secde yapsın; zira bunlar onun namazını tamamlarlar" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 3 Hn: 2907 *Hadisi Ahmed b. Hanbel, Yezid b. Ebu Kebşe kanalıyla Osman'dan rivayet etmiştir ki, Yezid, Osman'dan hadis işitmemiştir. Aynı hadisi (Ahmed b. Hanbel'in) oğlu Abdullah ise Yezid b. Ebu Kebşe'den, o da Mervan' dan, o da Osman' dan aynı veya yakın ifadelerle rivayet etmiştir. Her iki tarikin ravileri de güvenilir ravilerdir.¹ ¹ Ahmed b. Hanbel, no. 450, 451. Bunlar, oğlu Abdullah'ın rivayeti değildir. Hadis iki rivayetten birinde mevsuldür.

Abdullah (b. Mesud) (r.a) dedi ki: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu:

#6,300 تَابِعُوا بَيْنَ الْحَجِّ وَالْعُمْرَةِ، فَإِنَّهُمَا يَنْفِيَانِ الْفَقْرَ وَالذُّنُوبَ، كَمَا يَنْفِي الْكِيرُ خَبَثَ الْحَدِيدِ وَالذَّهَبِ وَالْفِضَّةِ وَلَيْسَ لِلْحَجِّ الْمَبْرُورِ ثَوَابٌ دُونَ الْجَنَّةِ
“Hac ile umreyi birlikte yapınız. Çünkü umre ve hac fakirliği ve günahları, körüğün demir, altın ve gümüşü erittiği gibi eritip yok eder. Allah tarafından kabul edilen haccın sevabı ise ancak Cennettir.”

Nesai, Menasiki Hac: 6 Hn: 2583, 2584; Darimi, Menasik: 8; İbn Mace, Menasik: 3 ve diğerleri.

Aişe binti Talha rahimehullah şöyle haber verdi:

#6,298 قُلْتُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ ! أَلَا نَخْرُجُ فَنُجَاهِدَ مَعَكَ فَإِنِّي لَا أَرَى عَمَلًا فِي الْقُرْآنِ أَفْضَلَ مِنَ الْجِهَادِ، قَالَ: " لَا وَلَكُنَّ أَحْسَنُ الْجِهَادِ وَأَجْمَلُهُ حَجُّ الْبَيْتِ حَجٌّ مَبْرُورٌ
Mü’minlerin anası Aişe şunları anlattı: Ey Allah’ın Rasulü! Seninle çıkıp cihad etmiyecek miyiz? Çünkü ben Kur’an da cihaddan daha değerli bir amel göremiyorum.” Peygamber (s.a.v) şöyle cevap verdi: “Hayır sizin yapacağınız en iyi ve en güzel cihad Kabe’yi tavaf etmek suretiyle yapılan kabul edilmiş bir hac’tır.”

Nesai, Menasiki Hac: 4 Hn: 2581; Buhari, Menasik: 18; İbn Mace, Menasik: 32 ve diğerleri.

Ebu Hüreyre (r.a)’dan: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu:

#6,296 جِهَادُ الْكَبِيرِ، وَالصَّغِيرِ، وَالضَّعِيفِ، وَالْمَرْأَةِ، الْحَجُّ وَالْعُمْرَةُ
“Büyüğün, küçüğün, zayıf, düşkün ve kadının cihadı hac ve umre yapmaktır.”

Nesai, Menasiki Hac: 4 Hn: 2579; Ahmed, Müsned: 9081 ve diğerleri.

Câbir b. Abdullah (r.a)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,290
Ömer b. Hattab Hendek savaşında güneş battıktan sonra Kureyş kafirlerine sövmeye başladı ve Ey Allah’ın Rasulü! Güneş batmaya yaklaştı hala ikindi namazımı kılamadım dedi. Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v): “Ben de kılamadım” buyurdu. Rasulullah (s.a.v) ile beraber Büthan’a gittik, namaz için abdest aldı, biz de abdest aldık, güneş battıktan sonra önce ikindiyi sonra da akşamı kıldı.

Nesai, Sehv: 104 Hn: 1349; (Dârimi, Salat: 186)

Ukbe b. Haris (r.a)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,289
Rasulullah (s.a.v) ile birlikte ikindi namazını Medine’de kıldım. Namazdan sonra Rasulullah (s.a.v) cemaatın omuzlarından atlayarak hızlıca çıkıp gitti. Cemaatte bu harekete hayret ettiler. Ashabtan bazıları peşinden gittiler. Rasulullah (s.a.v), hanımlarından birisinin yanına girip çıktıktan sonra şöyle dedi: “Namazda iken evde bir miktar altın olduğu aklıma geldi, bu gece yanımızda kalmasın istedim ve dağıtılmasını emrettim.”

Nesai, Sehv: 103 Hn: 1348; (Buhârî, Sıfatü’s Salat: 77; Müslim, Zekat: 9)

Ebu Zer (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,288
Rasulullah (s.a.v) ile birlikte Ramazan orucunu tuttuk. Son yedinci gün gelinceye kadar bizi mescidde bırakmadı. Ramazan’ın bitimine yedi gün kala gecenin ilk üçte biri geçinceye kadar bizi mescidde bıraktı, altı gün kala bizi yine tutmadı, beş gün kala yine gece yarısına kadar tuttu. Bunun üzerine biz, Ey Allah’ın Rasulü! İstersen tüm gece kalabiliriz dedik. Bunun üzerine şöyle buyurdular: “İmamla namaz kılan kimse sonuna kadar imamla beklerse tüm geceyi ihya etmiş gibi sevab kazanır.” Son dördüncü gece de bizi mescidde bırakmadı son üçüncü gece hanımlarına ve kızlarına haber göndererek ve cemaati de toplayarak o geceyi bir süre ihya ettik. O kadar ki felahı kaçıracağımızdan korktuk, o geceden başka bizi bir daha tutmadı. Hadisin ravisi Davud diyor ki: “Felah nedir” diye sordum. “Felah; sahurdur” dedi.

Nesai, Sehv: 102 Hn: 1347; (Tirmizî, Savm: 80; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 173)

Enes b. Malik (r.a)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,287
Rasulullah (s.a.v) bir gün bize namaz kıldırdı sonra bize dönerek şöyle buyurdu: “Ben sizin imamınızım rüku’ ve secdelerde benden öne geçmeyin. Kıyama benden önce kalkmayın ve namazdan da benden önce ayrılmayın. Ben sizi önümden gördüğüm gibi arkamdan da görüyorum. Canımı kudret elinde tutan Allah’a yemin olsun ki benim gördüklerimi siz de görseydiniz az güler çok ağlardınız. “Ne gördün Ey Allah’ın Rasulü!” diye soruldu da: ”Cennet ve Cehennemi” buyurdular.

Nesai, Sehv: 101 Hn: 1346; (Müslim, Salat: 25; Dârimi, salat: 72)

Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,286
“Kadınlar sabah namazını Rasulullah (s.a.v) ile birlikte kılarlar, selam verip namaz bittikten sonra da örtülerine bürünmüş olarak evlerine dönerlerdi. Alaca karanlık olduğu için tanınmazlardı.”

Nesai, Sehv: 100 Hn: 1345; (Müslim, Mesacid: 40; İbn Mâce, Salat: 2)

Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,285
“Ben, Rasulullah (s.a.v)’in ayakta ve oturarak su içtiğini, yalınayak ve ayakkabıyla namaz kıldığını, namazdan sonra ise hem sağından hem de solundan döndüğünü gördüm.”

Nesai, Sehv: 99 Hn: 1344; (Müsned: 23428)

Esved (r.a)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,284
Abdullah şöyle demiştir: “Namaz bittikten sonra mutlaka sağ taraftan dönülmeli diyerek şeytanı memnun etmeyiniz. Çünkü ben Rasulullah (s.a.v)’i çoğunlukla sol tarafından döndüğünü gördüm.”

Nesai, Sehv: 99 Hn: 1343; (Dârimi, Salat: 89; Tirmizî, Salat: 225)

Suddi (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,283
Enes b. Malik’e namaz kıldıktan sonra sağdan mı soldan mı dönmek gerektiği konusunu sormuştum. O da: “Ben çoğunlukla Rasulullah (s.a.v)‘i sağından dönerken gördüm” dedi.

Nesai, Sehv: 99 Hn: 1342; (Dârimi, Salat: 89; Tirmizî, Salat: 225)

Simak b. Harb (r.a)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,282
Cabir b. Semure’ye: “Rasulullah (s.a.v)’in sohbetinde bulunur muydun” diye sordum. O da: “Evet, Rasulullah (s.a.v); sabah namazını kıldıktan sonra güneş doğuncaya kadar mihrapta otururdu. Ashabıyla konuşur, görüşür Ashabı’da cahiliye dönemi olaylarını anlatarak ve şiirler okuyarak gülerler. Peygamber (s.a.v)’de tebessüm ederdi.

Nesai, Sehv: 98 Hn: 1341; (Müslim, Fedail: 17)

Câbir b. Semure (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,281
Rasulullah (s.a.v) sabah namazını kıldıktan sonra güneş doğuncaya kadar mihrapta otururdu.

Nesai, Sehv: 98 Hn: 1340; (Müslim, Fedail: 17)

Ebu Said el Hudri (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,280
Rasulullah (s.a.v) Ramazan’ın ortasındaki on günde itikafa girerdi yirminci geceyi mescidde geçirir ve yirmi birinci günü evine dönerdi. Kendisiyle birlikte itikafa girenler de aynı gün evlerine dönerlerdi. Yine evine döneceği bir gece insanlara bir hutbe verdi, Allah’ın emrettiği bazı şeyleri söyledi ve sonunda şöyle dedi:“Bu güne kadar Ramazan ayını ortasındaki on günde itikafa giriyordum. Bundan sonra Ramazan ayının son on gününde itikaf yapmam bana bildirildi. Benimle birlikte itikaf yapmak isteyenler yerlerinde kalsınlar. Ben, Kadir gecesinin hangi gecede olduğunu gördüm fakat Bana unutturuldu, siz onu son on günün içersindeki tek gecelerde arayın. Ben o gün kendimi çamur ve su içerisinde secde ederken gördüm.” Ebu Said diyor ki: O sene Ramazan ayının yirmi birinci gecesi yağmur yağmış ve Rasulullah (s.a.v)’in kaldığı yere yağmur suları birikmişti. O gecenin sabah namazında namazı bitirip cemaate döndüğünde Rasulullah (s.a.v)’in yüzünde su ve çamur izleri vardı.

Nesai, Sehv: 97 Hn: 1339; (Buhârî, İtikaf: 13; Muvatta', İtikaf: 6)

Abdulah b. Amr (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,279
“Rasulullah (s.a.v)’in tesbihatı yaparken sayıları bilebilmek için saydığını gördüm.”

Nesai, Sehv: 96 Hn: 1338; (Ebû Davud, Salat: 359; Tirmizî, Dua: 25)

Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,278
Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kim sabah namazından sonra yüz defa “Sübhanallah,” yüz defa da “La ilahe illallah” derse, denizin köpükleri kadar bile olsa günahları affedilir.”

Nesai, Sehv: 95 Hn: 1337; (Müslim, Mesacid: 26; Buhârî, Deavat: 65)

İbn Abbas (r.a)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,277
“Fakirler, Rasulullah (s.a.v)’e gelerek dediler ki: “Ey Allah’ın Rasulü! Zengin kardeşlerimiz bizim gibi namaz kılıyorlar, bizim gibi oruç tutuyorlar fakat onların malları da var böylece sadaka da verip infakta da bulunuyorlar.” Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Namaz kılıp bitirdiğinizde otuz üç sefer “Sübhanallah” otuz üç sefer “Elhamdülillah” otuz üç sefer “Allahuekber” ve on defa da “La ilahe illallah” deyin bununla hem sevap bakımından onlara yetişmiş olursunuz hemde sizden sonra gelecek olanları geçersiniz.

Nesai, Sehv: 94 Hn: 1336; (Ebû Davud, Salat: 360; Müslim, Mesacid: 26)

Haris’in kızı Cüveyriye (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir

#6,276
Rasulullah (s.a.v) bana uğradı, bende mescidde dua ediyordum. Öğleye doğru tekrar uğradı: “Hala, dua etmeye devam mı ediyorsun?” dedi. Ben de: “Evet” dedim. Bunun üzerine: “Sana nasıl dua edeceğini öğreteyim mi?” dedi ve şunları söyledi: “Yarattıklarının sayısınca Sübhanallah, Yarattıklarının sayısınca Sübhanallah, Yarattıklarının sayısınca Sübhanallah, kendi razı olacağı kadar Sübhanallah, kendi razı olacağı kadar Sübhanallah, kendi razı olacağı kadar Sübhanallah, arşının ağırlığı kadar Sübhanallah, arşının ağırlığı kadar Sübhanallah, arşının ağırlığı kadar Sübhanallah, sözlerinin mürekkebi kadar Allah’ı tesbih ederim, sözlerinin mürekkebi kadar Allah’ı tesbih ederim, sözlerinin mürekkebi kadar Allah’ı tesbih ederim” dersin.” Buyurdu.

Nesai, Sehv: 93 Hn: 1335; (Ebû Davud, salat: 359; İbn Mâce, Edeb: 56)

İbn Ömer (r.a)’den rivâyete göre,

#6,275
bir adama rüyasında Rasulullah (s.a.v), size neyi emretti diye sorulmuştu da, O’da: “Otuz üç defa “Sübhanallah” otuz üç defa “Elhamdülillah” otuz dört defada “Allahüekber” dememizi emretti. Böylece tesbihlerin sayısı yüz olmaktadır. Diye cevap vermiş. Bunun üzerine adam yirmi beş defa “Sübhanallah” yirmi beş defa “Elhamdülillah” yirmi beş defa “Allahüekber” deyin yirmi beş defa da “Lailahe illallah” deyin böylece yüz olsun demiş. Sabah olunca adam durumu Rasulullah (s.a.v)’e aktarmış Peygamber (s.a.v)‘de: “Ensari’nin dediği gibi yapın” buyurmuştur.

Nesai, Sehv: 92 Hn: 1334; (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)

Zeyd b. Sabit (r.a)’ten rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,274
Ashab’a her namazın bitiminde otuz üç defa “Sübhanallah” otuz üç defa “Elhamdülillah” otuz dört defa da “Allahuekber” demeleri emredilmişti. Ensardan bir adam rüyasında: “Rasulullah (s.a.v) size her namazdan sonra otuz üç defa “Sübhanallah” otuz üç defa “Elhamdülillah” otuz dört defa “Allahüekber” demenizi emretti değil mi?” denildi. Adam: “Evet” deyince; karşısındaki: “Öyleyse onları yirmi beşe indirin de “La ilahe illallah” demeyi de ilave edin” dedi. Sabah olur olmaz bu kimse durumu Peygamber (s.a.v)’e anlattı. Peygamber (s.a.v)‘de: “Öylece yapınız” buyurdu.

Nesai, Sehv: 92 Hn: 1333; (Tirmizî, Dua: 26; Dârimi, Salat: 90)

Ka’b b. Ucre (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,273
Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Birbiri ardınca yapılması gereken zikirler vardır onları yapanlar sevaptan mahrum kalmazlar. Onlar şunlardır: “Otuz üç defa “Sübhanallah” otuz üç defa, “Elhamdülillah” otuz dört defa, “Allahüekber” demek.”

Nesai, Sehv: 91 Hn: 1332; (Müslim, Mesacid: 26; Tirmizî, Dua: 26)

Abdullah b. Amr (r.a)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,272
Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “İki şey vardır ki onları yapan mutlaka Cennete girer, onlar çok kolay olup yapanı da azdır.”Sözünü şöyle sürdürdü: Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Beş vakit namaz… Sizden biriniz her namazın arkasında on defa: “Sübhanallah” on defa “Elhamdülillah” on defa “Allahüekber” derse; günde diliyle bunları yüzelli defa söylemiş olur ki, Allah katındaki karşılığı bin beş yüzdür.” Peygamber (s.a.v) bunu söylerken parmaklarıyla sayıyordu. “Sizden biriniz yatağına girdiğinde otuz üç defa “Sübhanallah” otuz üç defa “Elhamdülillah” otuz dört defa “Allahüekber” derse; gerçekten Allah’ı dili ile yüz defa zikretmiş olur. Fakat bunun Allah katındaki değeri bindir.” Rasulullah (s.a.v) sözüne şöyle devam etti: “Hangi biriniz günde iki bin beş yüz günah işleyebilir?” bunun üzerine: Ashab: Öyleyse bunları neden yapmayalım dediler. Bunun üzerine şöyle buyurdu: “Şeytan size namazda iken gelir şunları hatırla, şunları hatırla der siz de bu duayı yapmayı unutursunuz. Yine şeytan geceleyin aynı şekilde gelir ve bu duayı yapmadan sizi uyutur.”

Nesai, Sehv: 90 Hn: 1331; (Tirmizî, Dua: 25; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 32)

Ebu Bekre (r.a)’nin oğlu Müslim anlatıyor: Babam namazını bitirince şöyle dua ederdi:

#6,271 اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْكُفْرِ وَالْفَقْرِ، وَعَذَابِ الْقَبْرِ
“Allah’ım! Küfürden, fakirlikten, kabir azabından Sana sığınırım.” Bende bu duayı okuyordum, babam: “Yavrum bu duayı kimden öğrendin?” dedi. Senden deyince; “Rasulullah (s.a.v) bu duaları namazdan sonra okurdu” dedi.

İbn Ebi Şeybe, Musannef Hn: 12145-29626; Nesai, Sehv: 89 Hn: 1330-5370ve Sünenil Kübra Hn: 1271; Ahmed, Müsned Hn: 19895; İbn Huzeyme, Sahih Hn: 724; İbn Hibban, Sahih Hn: 1028; Hakim, Müstedrek Hn: 871; Bahrul Zahhar Müsnedi Bezzar Hn: 3675 ve diğerleri.

Ata b. Ebu Mervan (r.a), babasından naklediyor ve diyor ki:

#6,270
Ka’b, Musa’ya denizi yarıp kupkuru yol yapan Allah’a yemin ederek şöyle dedi: Tevrat’ta; Davud (a.s)’ın namazını bitirince okuduğu şu dua vardır: “Allah’ım! Cehennem azabından ve zalimlerin zulmünden korunmak için bir sığınak yaptığın dinimi benim için hayırlı kıl. Rızkımı elde etmeme vasıta kıldığın dünyayı da benim için hayırlı kıl. Allah’ım! Gazabından rızana sığınırım. Hışmından affına sığınırım. Senden, Sana sığınırım, verdiğine kimse engel olamaz. Vermediğine de kimse bir şey veremez, Senin yardımın olmadan hiçbir güçlüye gücü fayda veremez.” Ka’b daha sonra Suheyb’in Peygamber (s.a.v)‘inde namazdan sonra bu duayı okuduğunu bize haber vermiştir.

Nesai, Sehv: 88 Hn: 1329; (Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.)

Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,269
Evime bir Yahudi kadın geldi ve: “Kabir azabı, üzerimize sıçrattığımız idrardandır” dedi. Ben de: “Yalan söylüyorsun” dedim. O kadın: “Hayır doğru söylüyorum. Biz Yahudiler idrarın bulaştığı elbise, deri ne varsa hepsini makasla keserdik” dedi. Rasulullah (s.a.v), namaz için çıkmıştı, bizim sesimizin yükseldiğini görünce: “Nedir meseleniz” dedi. Ben de, Yahudi kadının söylediklerini haber verdim. Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v): “Doğru söylemiş” buyurdu, ve o günden sonra şu duayı her namazında okurdu:“Cebrail’in, Mikail’in, İsrafil’in Rabbi! Beni Cehennem ateşinden ve kabir azabından koru.”

Nesai, Sehv: 87 Hn: 1328; (Buhârî, Cenaiz: 86; Müslim, Mesacid: 24)

Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre,

#6,268
Rasulullah (s.a.v), bir toplantıda oturduğu zaman veya bir namazı kıldıktan sonra birkaç kelimecik bir dua yapardı. Aişe, bu duanın ne olduğunu Rasulullah (s.a.v)’e sorunca Peygamber (s.a.v) şöyle buyurdu: “Eğer bir kimse bu duayı işlediği bir hayırdan sonra okursa, kıyamete kadar aynı hayrı işlemiş gibi sevap alır. Eğer şerli bir işten sonra okursa, ona keffaret olur; “Allah’ım! Seni noksan sıfatlardan tenzih ederim, eksiksiz övgülere Sen layıksın. Senden af diler, günahlarımdan vazgeçip Sana yönelirim.”

Nesai, Sehv: 86 Hn: 1327; (Müsned: 2346)

Muğire’nin katibi Verrad (r.a)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,267
Muaviye, Muğireye bir mektup yazarak, bana Rasulullah (s.a.v)’den işittiğin bir hadisi yaz demişti de; Muğire de cevap olarak şöyle yazdı: “Ben, Rasulullah (s.a.v)’in namazdan sonra üç defa şöyle dua ettiğini duydum: “Tek olan, hiçbir ortağı olmayan Allah’tan başka gerçek ilah yoktur. Mülk, otorite ve saltanat O’na aittir. Eksiksiz tüm övgüler O’na mahsustur ve O’nun her şeye gücü yeter.”

Nesai, Sehv: 85 Hn: 1326; (Müslim, Mesacid: 26; Dârimi, Salat: 88)

Ebu’l Ala el Verrad (r.a)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,266
Muğire b. Şu’be, Muaviye’ye şöyle yazdı: Rasulullah (s.a.v), namazından çıkıp selam verdikten sonra şöyle dua ederdi: “Tek olan, ortağı olmayan Allah’tan başka gerçek ilah yoktur. Mülk, otorite ve saltanat ona mahsustur. Tüm eksiksiz övgüler ona mahsus olup, O’nun her şeye gücü yeter. Allah’ım! Senin verdiğine hiçbir şey engel olamaz. Engel olduğun bir şeyi de kimse veremez. Senin yardımın olmadan hiçbir kuvvetliye kuvveti fayda vermez.”

Nesai, Sehv: 84 Hn: 1325; (Müslim, Mesacid: 26; Dârimi, Salat: 88)

Muğire b. Şu’be’nin katibi Verrad (r.a)’tan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,265
Muaviye; Muğire b. Şu’be’ye mektup yazarak; Rasulullah (s.a.v)’den duyduğu bir şeyi kendisine bildirmesini istedi. O da şu cevabı verdi: Rasulullah (s.a.v) namazlardan sonra şu duayı yapardı: “Tek olan, ortağı olmayan Allah’tan başka gerçek ilah yoktur. Saltanat, otorite ve mülk O’nundur. Her türlü eksiksiz övgüler O’na aittir, O’nun her şeye gücü yeter. Allah’ım! Senin verdiğine hiçbir şey engel olamaz. Engel olduğun bir şeyi de kimse veremez. Senin yardımın olmadan hiçbir kuvvetliye kuvveti fayda vermez.”

Nesai, Sehv: 84 Hn: 1324; (Müslim, Mesacid: 26; Dârimi, Salat: 88)

Ebu’z Zübeyr (r.a)’den rivâyete göre,

#6,264
Abdullah b. Zübeyr, her namazdan sonra şöyle dua ederdi: “Tek olan, ortağı olmayan Allah’tan başka gerçek ilah yoktur. Otorite, mülk, saltanat O’nundur. Eksiksiz tüm övgüler O’na mahsustur. O’nun her şeye gücü yeter. Allah’tan başka gerçek ilah yoktur ve sadece ona kulluk yaparız. Her türlü nimetleri veren ve karşılıksız iyilikler yapan O’dur. En güzel övgüler O’na mahsustur. Allah’tan başka gerçek ilah yoktur. Kafirler hoşlanmasa da en güzel hayat tarzı onun dinidir. O’na samimiyetle bağlıyız.” Sonra İbn Zübeyr: Rasulullah (s.a.v)’de her namazın arkasından bu duayı yapardı diyor.

Nesai, Sehv: 83 Hn: 1323; (Müslim, Mesacid: 20; Ebû Davud, Salat: 458)

Ebu’z Zübeyr (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#6,263
Abdullah b. Zübeyr’in bu minberde şöyle dediğini duydum: Rasulullah (s.a.v) namazını bitirip selam verince şöyle derdi: “Tek olan, ortağı olmayan Allah’tan başka gerçek ilah yoktur. Mülk, saltanat ve otorite onundur. Tüm eksiksiz övgüler de O’na aittir, O’nun her şeye gücü yeter. Allah’tan başka hiçbir güç ve kuvvet sahibi yoktur. Sadece O’na kulluk ederiz. Karşılıksız tüm nimetleri verip iyilikler yapan, en güzel övgülere layık olan Allah’tan başka gerçek ilah yoktur. Kafirler hoşlanmasa da en güzel hayat tarzı onun dinidir, O’na samimiyetle bağlıyız.”

Nesai, Sehv: 82 Hn: 1322; (Müslim, Mesacid: 26; Ebû Davud, Salat: 458)

Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre,

#6,262
Rasulullah (s.a.v) (namazını bitirip) selam verdiğinde (üç sefer istiğfar ettikten sonra) “Allah’ım! Sen selamsın, selamette sendendir. Sen ne kutlusun, büyüklük ve ikram sahibi olan Allah’ım” derdi.

Nesai, Sehv: 81 Hn: 1321; (İbn Mâce, İkametü’s Salat: 32; Müslim, Mesacid: 26)