Toplam 18,888 Hadis
Konular

Namaza Başlama Kategorisi

 Sâlim r.a, babasından naklederek şöyle diyor: 

#4,708
Rasulullah s.a.v’i gördüm, namaza başlarken, rüku’ ederken, rüku’dan başını kaldırırken, ellerini omuzları hizasına kaldırırdı.

Nesai, İftitah: 85 Hn:1015; Ebû Davud, Salat: 116; Dârimi, Salat: 71

Malik b. Huveyris r.a’ten rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,707
Rasulullah s.a.v’i namaz için tekbir aldığında, rüku’ edeceğinde, başını rüku’dan kaldırdığında, ellerini kulak memelerine değecek kadar kaldırdığını gördüm. 

Nesai, İftitah: 84 Hn:1014; Dârimi, Salat: 41; Ebû Davud, Salat: 116

Aişe r.anha’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,706
Rasulullah s.a.v, Ebu Musa’nın okuyuşunu duyunca; “Şüphesiz Davud peygambere verilen güzel sesten sana da verilmiştir” buyurdu.

Nesai, İftitah: 82 Hn:1010-1011; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 176; Dârimi, Fedailül Kur’an: 34

Ebû Hüreyre r.a, Rasûlullah s.a.v’in şöyle buyurduğunu işitmiştir:

#4,705
“Allah güzel sesli bir peygambere Kur’an’ı açıkça okuduğuna karşılık verdiği sevabı veya izni hiçbir şeyde vermemiştir.”

Nesai, İftitah: 82 Hn:1007-1008; Müslim, Salatül: Müsafirin: 34

Bera b. Âzib r.a’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,704
Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: “Kur’an’ı seslerinizle güzelleştiriniz.”  İbn Avsece diyor ki: Bu; “seslerinizle güzelleştirin” hadisini ben unutmuştum Dahhak b. Muzahim bana hatırlattı. 

Nesai, İftitah: 82 Hn:1006; Dârimi, Fedailül Kur’an: 34; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 176

Bera r.a'dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,703
Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: “Kur’an’ı seslerinizle güzelleştiriniz.”

Nesai, İftitah: 82 Hn:1005; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 176; Dârimi, Fedail-ül Kur’an: 34

Katade r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,702
Enes’e Rasulullah s.a.v’in Kur’an’ı nasıl okuduğunu sordum şöyle dedi: “Sesini uzatarak okurdu.”

Nesai, İftitah: 81 Hn:1004; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 179; Buhârî, Fedailül Kur’an: 29

Ümmü Hani r.anha’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,701
Ben evimde olduğum halde Rasulullah s.a.v’in Kur’an okuyuşunu işitebiliyordum.

Nesai, İftitah: 80 Hn:1003; Buhârî, Tefsir: 194; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 179

Cesre binti Decace r.anha’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,700
Ebu Zer’den şöyle söylediğini işittim: Rasulullah s.a.v, bir gece namaza kalktı sabah oluncaya kadar tüm namazında bir ayeti tekrarladı durdu. O ayet Maide 118. ayeti idi. “Eğer sen onlara azab edersen onlar senin kullarındır şayet onları affedersen sen güçlülerin en güçlüsüsün ve yaptığın her şeyi yerli yerince yapansın.”

Nesai, İftitah: 78 Hn:1000; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 179

Huzeyfe r.a’den rivâyete göre, 

#4,699
“Peygamber s.a.v, bir rekatte Bakara, Âl-i İmran ve Nisa surelerini okudu. Rahmet ayetini okuyunca, Allah’tan rahmet diliyor azab ayeti gelince de Allah’a sığınıyordu.” 

Nesai, İftitah: 77 Hn: 999; Ebû Davud, Salat: 131; Müslim, Salatül Müsafirin: 27

Huzeyfe r.a’den rivâyete göre,

#4,698
kendisi bir gece Rasulullah s.a.v’in yanında namaz kıldı. Rasulullah s.a.v azab ayeti gelince; duraklayıp Allah’a sığınır, Rahmet ayeti gelince de yine duraklar ve dua ederdi. Rüku’da, sübhane Rabbiyel azım secdelerde ise sübhane Rabbiyel a’la derdi. 

Nesai, İftitah: 76 Hn: 998; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 179; Ebû Davud, Salat: 151

Abdullah b. Saib r.a'den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,697
Mekke fethi günü Rasulullah s.a.v ile beraberdim. Rasulullah s.a.v, Kabe’nin önüne namaza durdu, ayakkabılarını çıkararak sol tarafına koydu. Mü’minun suresinden okumaya başladı. Musa ve İsa’nın zikredildiği ayetlere gelince kendisini hıçkırık tuttu ve rüku’a vardı. 

Nesai, İftitah: 75 Hn: 997; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 205; Müsned: 14845

Abdullah r.a’dan rivâyete göre; onun yanına bir adam gelerek şöyle dedi: 

#4,696
“Bu gece bir rekatta mufassal bir sure okudum.” Bunun üzerine Abdullah: “Şiir okur gibi daha hızlıca oku. Çünkü; Rasulullah s.a.v, Mufassallardan Hamim ile başlayan ve birbirine benzeyen yirmi sure okurdu.” 

Nesai, İftitah: 74 Hn: 996; Buhârî, Sıfatü’s Salat: 26; Müslim, Salatül Müsafirin: 49

Amr b. Mürre r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,695
Ebu Vail’den işittim şöyle diyordu: Abdullah’ın yanında bir adam anlattı: Bir rekatta bir mufassal sure okumuştum ta Abdullah: Şiiri nasıl hızlıca okuyorsan sureleri de öylece oku. Zira uzunlukta birbirine benzeyen öyle sureler bilirim ki; Rasulullah s.a.v onların arasını açmazdı dedi ve Mufassallardan her rekatta ikişer tane okunan yirmi sureyi söyledi. 

Nesai, İftitah: 74 Hn: 995; Buhârî, Sıfatı’s Salat: 26; Müslim, Salatül Müsafirin: 49

Abdullah r.a’tan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,694
Birbirine benzer öyle sureler bilirim ki Rasulullah s.a.v, on rekatta yirmi sureyi okurdu. Daha sonra Abdullah, Alkame’nin elinden tutup içeri girdi. Sonra Alkame içeriden çıkıp yanımıza gelince ona sorduk, o da o surelerin isimlerini haber verdi. 

Nesai, İftitah: 74 Hn: 994; Ebû Davud, Salat: 134; Müslim, Salatü’l: Müsafirin: 49

Câbir b. Semure r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,693
Küfelilerden bir gurup Sa’d hakkında Ömer’e şikayette bulundular ve; Namazı bile doğru dürüst kıldırmıyor dediler. Sa’d ise: “Ben onlara Rasulullah (s.a.v)’in kıldırdığı gibi namaz kıldırıyorum ve namazdan hiçbir şeyi eksik etmiyorum, ilk iki rekatlarda kıyamı uzatıyor son iki rekatta ise kısa kesiyorum” dedi. Bunun üzerine Ömer: “Bu senin kanaatindir” dedi.

Nesai, İftitah: 73 Hn: 993; Buhârî, Sıfatı’s Salat: 30; Müslim, Salat: 34

Câbir b. Semure r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,692
Küfelilerden bir gurup Sa’d hakkında Ömer’e şikayette bulundular ve; Namazı bile doğru dürüst kıldırmıyor dediler. Sa’d ise: “Ben onlara Rasulullah s.a.v’in kıldırdığı gibi namaz kıldırıyorum ve namazdan hiçbir şeyi eksik etmiyorum, ilk iki rekatlarda kıyamı uzatıyor son iki rekatta ise kısa kesiyorum” dedi. Bunun üzerine Ömer: “Bu senin kanaatindir” dedi.

Nesai, İftitah: 73 Hn: 993; Buhârî, Sıfatı’s Salat: 30; Müslim, Salat: 34

Câbir b. Semure r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,691
Halife Ömer, Kufe valisi olan, Sa’d’e; İnsanlar senden hep şikayetçiler hatta kıldırdığın namazdan bile demişti: Sa’d şöyle cevap verdi: “İlk iki rekatları biraz uzatıyor, diğerleri kısa tutuyorum. Kıldırdığım namazların hiçbirinde Rasulullah s.a.v’in namazından daha kısa kıldırmıyorum.” Bunun üzerine Ömer: “O senin kendi Kanaatindir” dedi.

Nesai, İftitah: 73 Hn: 992; Buhârî, Sıfatı’s Salat: 30; Müslim, Salat: 34

Bera b. Âzib r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,690
“Rasulullah s.a.v bir yolculukta yatsı namazının ilk rekatında Tin suresini okumuştu.” 

Nesai, İftitah: 72 Hn: 991; Buhârî, Sıfatı’s Salat: 20; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 10

Bera b. Âzib r.a’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,689
 Rasulullah s.a.v ile birlikte yatsı namazını kılmıştım o namazda Tin suresini okumuştu.

Nesai, İftitah: 71 Hn: 990; Buhârî, Sıfatü’s Salat: 20; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 10

Câbir r.a'den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,688
Muaz, kavmine yatsı namazını kıldırırdı ve namazı çok uzattı. Bunun üzerine içimizden biri cemaatten ayrılıp namazını tek başına kıldı bu durum Muaz’a haber verilince, o adam münafık olmuştur dedi. O adam Muaz’ın söylediğini duyunca Rasulullah s.a.v’in huzuruna geldi Muaz’ın söylediğini aktardı. Bunun üzerine Rasulullah s.a.v, Muaz’a:  “Fitne çıkarmak mı istiyorsun ey Muaz, cemaate imam olduğunda Duha, Leyl, A’la surelerini oku” buyurdu. 

Nesai, İftitah: 70 Hn: 988; Müslim, Salat: 36; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 10

Câbir r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,687
Muaz gelip yatsı namazını kıldırdı ve namazı çok uzattı. Bunun üzerine Rasulullah s.a.v: “Ey Muaz! Fitne mi çıkarmak istersin? Ey Muaz! Fitne mi çıkarmak istersin? A’la, Duha ve İnfitar sureleri yeterli değil mi?” buyurdu. 

Nesai, İftitah: 69 Hn: 987; Müslim, Salat: 36; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 10

Ebû Said el Hudrî r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,686
“Bir kimse, bir başkasının bütün gece İhlas suresini tekrar tekrar okuduğunu duyar, sabah olunca durumu Rasulullah s.a.v’e aktarır. Bunun üzerine Rasulullah s.a.v şöyle buyurur: “Canım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki o sure Kur’an’ın üçte biri gibidir.”

Nesai, İftitah: 68 Hn: 985; Buhârî, Fedailül Kur’an: 13; Ebû Davud, Salat: 353

İbn Ömer r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,685
Rasulullah s.a.v’in akşamdan sonraki iki rekat sünnette ve sabah namazından önceki sünnette Kafirun ve İhlas surelerini okuduğunu yirmi defa bu kulaklarımla duydum.”

Nesai, İftitah: 67 Hn: 982; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 9; Ebû Davud, Salat: 133

Aişe r.anha’dan rivâyete göre, 

#4,684
Rasulullah s.a.v bir defa akşam namazında A’raf suresini iki rekata bölüştürerek okumuştu. 

Nesai, İftitah: 66 Hn: 981; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Mervan b. Hakem r.a’in bize haber verdiğine göre, Zeyd b. Sâbit şöyle demiştir: 

#4,683
Akşam namazında hep kısa sureler okuduğunu görüyorum. Ben, Rasulullah s.a.v’in iki uzun sureden birini okuduğunu bilirim dedi. Bende: “Ey Ebu Abdullah! İki uzun sureden biri hangisidir?” dedim. “A’raf suresidir” dedi.

Nesai, İftitah: 66 Hn: 980; Ebû Davud, Salat: 132; Buhârî, Sıfatı’s Salat: 17

Zeyd b. Sabit r.a’ten rivâyete göre, Bizzat kendisi Mervan’a şöyle demiştir:

#4,682
“Ey Ebu Abdülmelik! Akşam namazında İhlas ve Kevser surelerini okuyor musun?” Mervan: “Evet” dedi. Zeyd b. Sabit: “Allah’a yemin ederim ki, Rasulullah s.a.v’in akşam namazında iki uzun sureden biri olan Elif lam mim sad suresini okuduğunu bilirim.” 

Nesai, İftitah: 66 Hn: 979; Buhârî, Sıfatı’s Salat: 17; Müslim, Salat: 34

Abdullah b. Utbe b. Mes’ud r.a’dan rivâyete göre, 

#4,681
Rasulullah s.a.v akşam namazında; Hamim Duhan suresini okumuştu. 

Nesai, İftitah: 65 Hn: 978; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Cübeyr b. Mut’ım r.a babasından naklederek şöyle diyor: 

#4,680
Rasulullah s.a.v'in akşam namazında Tur suresini okuduğunu duydum.

Nesai, İftitah: 64 Hn: 977; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 9; Dârimi, Salat: 64

 İbn Abbas annesinden naklederek şöyle diyor: 

#4,679
İbn Abbas’ın annesi, Rasulullah s.a.v’in akşam namazında; Mürselat suresini okuduğunu duymuştur. 

Nesai, İftitah: 63 Hn: 976; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 9; Dârimi, Salat: 64

Ümmül Fadl binti Haris r.anha’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,678
Rasulullah s.a.v bize evinde akşam namazını kıldırmıştı ve Mürselat suresini okumuştu. Bundan sonra vefat edinceye kadar cemaate namaz kıldırmadı. 

Nesai, İftitah: 63 Hn: 975; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 9; Dârimi, Salat: 64

Câbir r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,677
Ensar’dan bir adam yanında su taşıdığı iki devesiyle Muaz’ın yanına gitmişti. O esnada Muaz akşam namazını kıldırıyordu. Muaz, Bakara suresini okumaya başlayınca adam kendi başına namazını kıldı ve gitti.“Rasulullah s.a.v bunu duyunca: “Ey Muaz fitne mi çıkarıyorsun? Ey Muaz fitne mi çıkarıyorsun?” buyurdu ve: “A’la suresini Duha suresini ve benzeri surelerden okusan olmaz mı?” dedi.

Nesai, İftitah: 62 Hn: 974; Müslim, Salat: 36; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 10

Ebû Hüreyre r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,676
Falan kimse gibi namazı, Rasulullah s.a.v’in namazına benzeyen başka bir adamın arkasında namaz kılmadım. Ebu Hureyre’nin söylediği kimsenin arkasında namaz kıldık, öğle namazının ilk iki rekatınıuzatıyor, diğer iki rekatı kısa kıldırıyordu. İkindi namazını ise kısa kıldırıyordu. Akşam namazında mufassal surelerin kısalarından okuyordu. Yatsı namazında ise Duha ve benzeri surelerden okuyor, sabah namazında ise iki uzun sure okuyordu.

Nesai, İftitah: 61 Hn: 973; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 7

Ebû Hüreyre r.a den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,675
“Falan kimse gibi namazı Rasulullah s.a.v’in namazına benzeyen birinin arkasında namaz kılmadım.” Ravi Süleyman b. Yesar der ki: O adam öğle namazının ilk iki rekatını uzatır diğerlerini hafif tutardı, ikindi namazını da uzatmazdı. Akşam namazını da hafif tutar mufassal surelerin kısalarını okur, yatsı namazında ise mufassalların orta olanlarını okur, sabah namazında ise uzun mufassal surelerden okurdu. 

Nesai, İftitah: 60 Hn: 972; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 7

Zeyd b. Eslem r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,674
Enes’in yanına varmıştık. “Namazı kıldınız mı?” diye sordu. “Evet” dedik. O zaman Ey Cariye abdest suyu getir. Çünkü ben sizin imamınız gibi namazı Rasulullah s.a.v’in namazına benzeyen birinin arkasında namaz kılmadım dedi. Zeyd diyor ki: Ömer b. Abdullaziz’i ki bizim imamımızdır rüku’ ve secdeleri tam yapar kıyam ve kuudu fazla uzatmaz hafif yapardı.

Nesai, İftitah: 60 Hn: 971; Müslim, Salat: 28; Müsned: 12200

Yine Câbir b. Semure r.a'den rivâyete göre,

#4,673
“Peygamber s.a.v öğle namazında Leyl suresini ikindi namazında da benzeri surelerden okur sabah namazında ise biraz daha uzun sureleri tercih ederdi.”

Nesai, İftitah: 59 Hn: 970; Ebû Davud, Salat: 131; Müslim, Salat: 35

Ebû Katade r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,672
Rasulullah s.a.v, öğle ve ikindi namazının ilk iki rekatlarında Fatiha ve ikişer sure okur bazen okuduğunu bize işittirirdi. Öğle namazında ilk rekatı uzun tutar ikinci rekatı kısaltırdı sabah namazında da aynen böyle yapardı.

Nesai, İftitah: 59 Hn: 968; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 34; Müslim, Salat: 34

Abdullah b. ebi Katade r.a, babasından rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,671
Rasulullah s.a.v, öğle ve ikindi namazının ilk iki rekatlarında Fatiha ve ikişer sure okur bazen okuduğunu bize işittirirdi. Öğle namazında ilk rekatı uzun tutar ikinci rekatı kısaltırdı sabah namazında da aynen böyle yapardı. 

Nesai, İftitah: 58 Hn: 967; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 7; Müslim, Salat: 34

Abdullah b. ebi Katade babasından naklederek şöyle diyor:

#4,670
Rasulullah s.a.v, öğle namazının ilk iki rekatında okur ve bazen okuduğunu bize duyururdu, ilk rekatı uzatır ikinci rekatı kısa tutardı. Sabah namazında da ilk rekatı uzatır ikinci rekatı biraz kısa tutardı. İkindi namazının ilk iki rekatında okuduklarını duyardık yine ilk rekatı uzatır ve ikinci rekatı kısa tutardı.

Nesai, İftitah: 57 Hn: 966; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 34; Müslim, Salat: 34

Abdullah b. ebî Katade r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,669
 Babam şöyle anlatıyor: Rasulullah s.a.v, öğle ve ikindi namazlarından ilk iki rekatında Fatiha ile birlikte iki sure okurdu ve okuduğu ayetleri bize işittirirdi ve ilk rekatı da uzatırdı. 

Nesai, İftitah: 56 Hn: 965;  İbn Mâce, İkametü’s Salat: 8; Müslim, Salat: 34

Abdullah b. Ebî Katade babasından naklediyor: 

#4,668
“Rasulullah s.a.v bize öğle namazını kıldırır ilk iki rekatında okuduğu ayetleri bazen duyardık. Öğle namazında ve sabah namazında ilk rekatları uzatırdı.”

Nesai, İftitah: 55 Hn: 964; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 7; Müslim, Salat: 34

Ebû Said el Hudri r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,667
“Öğle namazına başlanırdı. Bir kimse Baki’ye kadar gider tuvalet ihtiyacını giderir abdest alır tekrar gelir; Rasulullah s.a.v, daha ilk rekatta olurdu ve rekatı uzatırdı.”

Nesai, İftitah: 55 Hn: 963; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 7; Müslim, Salat: 34

Ebû Bekir b. Nadr r.a’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,666
Biz Taff’da Enes’in yanındaydık. Enes oradakilere; Öğle namazı kıldırdı, namazını bitirince şöyle dedi: “Rasulullah s.a.v ile birlikte öğle namazını kılmıştım. Bize ilk iki rekatta A’la ve Ğaşiye surelerini okumuştu.

Nesai, İftitah: 54 Hn: 962; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Bera r.a’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,665
Rasulullah s.a.v’in arkasında öğle namazı kılardık; Lokman ve Zariyat surelerinden ayetler okuduğunu duyardık.”

Nesai, İftitah: 54 Hn: 961; Müslim, Salat: 11; Buhârî, Sıfatü’s Salat: 23

Ebû Hüreyre r.a'den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,664
Her namazda okumak vardır; Rasulullah s.a.v’in açıktan okuduklarında biz de açıktan okuduk gizli okuduklarında ise; biz de gizli olarak okuyup namaz kıldırdık. 

Nesai, İftitah: 53 Hn: 960; Müslim, Salat: 11; Buhârî, Sıfatüs Salat: 23

Ebû Hüreyre r.a'den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,663
Her namazda okumak vardır; Rasulullah s.a.v’in açıktan okuduklarında biz de açıktan okuduk gizli okuduklarında ise; biz de gizli olarak okuyup namaz kıldırdık. 

Nesai, İftitah: 53 Hn: 960; Müslim, Salat: 11; Buhârî, Sıfatüs Salat: 23

Ata r.a’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Ebû Hüreyre r.a şöyle demiştir: 

#4,662
Ebu Hüreyre r.a şöyle demiştir: “Her namazda mutlaka kıraat vardır. Rasulullah s.a.v’in açıktan okuduğu namazları biz de açıktan okuyarak kıldırdık gizli okuduğu namazlarda da gizlice okuyarak size namaz kıldırdık.” 

Nesai, İftitah: 53 Hn: 959; Ebû Davud, Salat: 331; Darimi, Salat: 162

Ebû Rafi r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,661
Ebu Hureyre’nin arkasında yatsı namazını kıldım, İnşikak suresini okudu ve secde etti, namazı bitirince ben: “Ey Ebu Hureyre! Biz bu secdeyi yapmazdık” dedim. Ebu Hüreyre dedi ki: “Ebu’l Kasım, Rasulullah s.a.v ve ben arkasında namaz kılarken secde Ebu Hureyre’nin arkasında yatsı namazını kıldım, İnşikak suresini okudu ve secde etti. Ebu’l Kasım’a kavuşuncaya kadar bu surede secde etmeye devam edeceğim.”

Nesai, İftitah: 52 Hn: 958; Ebû Davud, Salat: 331; Darimi, Salat: 162

Ebû Hüreyre r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,660
Ebu Bekir, Ömer ve onlardan daha hayırlı olan Rasulullah s.a.v; İnşikak ve Alak surelerinde secde ederlerdi. 

Nesai, İftitah: 51 Hn: 956; Ebû Davud, Salat: 331; Darimi, Salat: 162

Ebû Hüreyre r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,659
Ebu Bekir, Ömer ve onlardan daha hayırlı olan Rasulullah s.a.v; İnşikak suresinde secde ederlerdi. 

Nesai, İftitah: 50 Hn: 955; Ebû Davud, Salat: 331; Darimi, Salat: 162

Yine Ebû Hüreyre r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,658
Rasulullah s.a.v ile birlikte İnşikak ve Alak surelerini okuyunca secde etmiştik. 

Nesai, İftitah: 50 Hn: 954-957; Ebû Davud, Salat: 331; Dârimi, Salat: 162

 Ebû Seleme b. Abdurrahman r.a’dan rivâyete göre,

#4,657
Ebu Hureyre, cemaatle namaz kıldırırken İnşikak suresini okudu da secde etti. Namazı bitirince onlara; Rasulullah s.a.v’in bu surede secde yaptığını haber vermiştir. 

Nesai, İftitah: 50 Hn: 952-953;  Dârimi, Salat: 162; Ebû Davud, Salat: 331

Ata b. Yesar r.a’dan rivâyete göre, 

#4,656
bizzat kendisi Zeyd b. Sabit’e; imamla birlikte Cemaatin de okumasını sorunca, Zeyd şöyle cevap verdi: “Hiçbir şekilde imamla birlikte cemaatin okuması yoktur demiş ve şöyle demiştir: “Peygamber s.a.v’in huzurunda Zeyd, Necm suresini okumuştu da, Rasulullah s.a.v secde etmemişti.”

Nesai, İftitah: 49 Hn: 951; Dârimi, Salat: 160

Abdullah r.a’dan rivâyete göre, 

#4,655
Rasulullah s.a.v, Necm suresini okudu ve secde etti.

Nesai, İftitah: 49 Hn: 950; Ebû Davud, Salat: 331; Dârimi, Salat: 180

Cafer b. Muttalib ebi Vedaa r.a, babasından naklederek şöyle diyor: 

#4,654
“Rasulullah s.a.v, Mekke’de iken Necm suresini okudu ve secde etti. Yanındakiler de secde ettiler. Sadece ben başımı kaldırdım ve secde etmedim.” Ravi diyor ki: “Muttalib o zaman henüz Müslüman olmamıştı.” 

Nesai, İftitah: 49 Hn: 949; Müsned: 17219

 İbn Abbas r.a’dan rivâyete göre, 

#4,652
Rasulullah s.a.v, Cuma günü sabah namazında Elif lam mim tenzil, yani Secde suresini ve Hel eta alel insan yani İnsan = Dehr suresini okurdu. 

Nesai, İftitah: 47 Hn: 947; İbn Mâce, İkametüs Salat: 6; Dârimi, Fedailül Kur’an: 19

Ebû Hüreyre r.a’den rivâyete göre, 

#4,651
“Rasulullah s.a.v, sabah namazında Cum’a suresini Elif lam mim tenzil yani secde suresini ve Hel eta yani İnsan = Dehr suresini okurdu.” 

Nesai, İftitah: 47 Hn: 946; Dârimi, Fedailül Kur’an: 19; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 6

Yine Ukbe b. Amir r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,650
Rasulullah s.a.v şöyle buyurmuştur:  “Bana bu gece bir takım ayetler nazil olmuştur ki onların benzeri asla görülmemiştir. O ayetler nas ve felak sureleridir.” 

Nesai, İftitah: 46 Hn: 945; Ebû Davud, Salat: 354; Dârimi, Fedailül Kur’an: 25

Ukbe b. Amir r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,649
Rasulullah s.a.v İle beraberdim. O bineğindeydi ben ise elimi O’nun ayağı üzerine koyup dedim ki: “Ey Allah’ın Rasulü! Bana, Hud ve Yusuf surelerini öğretir misin?” Rasulullah s.a.v’de:  “Allah katında, “Kul euzu birabbil felak” ve “Kul euzu birabbinnas” surelerinden daha değerli sureler bulamazsın” dedi. 

Nesai, İftitah: 46 Hn: 944; Ebû Davud, Salat: 353; Darimi Fedailül Kur’an: 25

Abdurrahman b. Cübeyr b. Nüfeyr r.a, babasından naklederek şöyle dedi: 

#4,648
Ukbe b. Amir Peygamber s.a.v’e: Nas ve Felak surelerinden sordu. Ukbe diyor ki: Rasulullah s.a.v, sabah namazında bize imam oldu ve bu iki sure ile namaz kıldırdı. 

Nesai, İftitah: 45 Hn: 943; Ebû Davud, Salat: 353; Darimi Fedailül Kur’an: 25

Amr b.Hureys r.a den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,647
Rasulullah s.a.v den işittim sabah namazında tekvir suresini okuyordu.

Nesai, İftitah: 44 Hn: 942; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 5; Müslim, Salat: 35

Ziyad b. İlaka r.a’dan şöyle demiştir: Amcamdan işittim şunları anlatmıştı: 

#4,646
Rasulullah s.a.v ile birlikte sabah namazını kıldım, birinci rekatta Kaf suresini; onuncu ayetine kadar okudu dedi. Şu’be diyor ki: O rivayet eden kimseye çarşıda kalabalıkarasında rastladım Kaf suresini okudu dedi. 

Nesai, İftitah: 43 Hn: 941; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 5; Müslim, Salat: 35

Ümmü Hişam binti Harise b. Numan r.anha’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,645
“Ben, Kaf suresini Rasulullah s.a.v ‘in arkasında namaz kılarken öğrendim.” 

Nesai, İftitah: 43 Hn: 940; Müslim, Cuma: 12; Ebû Davud, Salat: 350

Ebû Berze r.a'den rivâyete göre: 

#4,644
“Rasulullah s.a.v, sabah namazında altmış ile yüz ayet arasında okurdu.” 

Nesai, İftitah: 42 Hn: 939; Buhârî, Mevakît: 28; Müslim, Salat: 35

Şebib b. Ebûr Ravh r.a, Rasûlullah s.a.v’in ashabından birinden naklediyor: 

#4,643
Rasulullah s.a.v, bir seferinde sabah namazını kıldırıp orada Rum suresini okumuştu fakat karıştırdı. Namazı bitirince şöyle buyurdu: “Bu insanlara ne oluyor ki bizimle beraber namaz kılıyorlar ve temizliğe güzelce riayet etmiyorlar. Bizim Kur’an okuyuşumuzu onlar karıştırıyorlar.”

Nesai, İftitah: 41 Hn: 938; Müslim, 15211

Aişe r.anha’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,642
“Rasulullah s.a.v, sabah namazının sünnetini çok hafif kılıyordu, fazla uzatmıyordu, o derece ki Fatiha suresini acaba okudu mu?” diyordum. 

Nesai, İftitah: 40 Hn: 937; Müslim, Salatül Müsafirin: 13; Buhârî, Teheccüd: 28

Ebû Hüreyre r.a’den rivâyete göre, 

#4,641
Rasulullah s.a.v, sabah namazının ilk rekatında Kafirun suresini, ikinci rekatında ise; İhlas suresini okurdu. 

Nesai, İftitah: 39 Hn: 936; Müslim, Salatül Müsafirin: 14; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 102

Abbas r.a'dan rivâyete göre, 

#4,640
Rasulullah s.a.v, sabah namazının ilk rekatında Bakara suresi 136. ayeti olan:“Allah’a ve bize indirilene iman ettik.” Ayetini ikinci rekatta ise yine Maide suresi 111. ayeti olan: “Biz Allah’a iman ettik bizim Müslüman olduğumuza şahit ol” ayetini okurdu. 

Nesai, İftitah: 38 Hn: 935; Müslim, Salatül Müsafirin: 14

Abdullah b. Mes’ud r.a’dan rivâyete göre, Peygamber s.a.v şöyle buyurdu:

#4,639
“Kur’an’ı öğrenen hafızlardan birisinin şu ayeti unuttum demesi ne kötüdür. Belki de unutturuldu demelidir. Kur’an’ı daima okuyup Mutalaa ve müzakere edin çünkü Kur’an’ın hafızların hafızalarından kaçması, develerin iplerinden kurtulup kaçmasından daha hızlıdır.” 

Nesai, İftitah: 37 Hn: 934; Müslim, Salatül Müsafirin: 33; Buhârî, Fedailül Kur’an: 26

İbn Ömer r.a’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdu: 

#4,638
“Kur’an’ı öğrenen ve ezberleyen kimsenin durumu bağlanmış devenin sahibi gibidir onu gözettiği sürece tutabilir onu bırakırsa kaçar gider.” 

Nesai, İftitah: 37 Hn: 933; Müslim, Salatül Müsafirin: 33; Buhârî, Fedailül Kur’an: 26

 Übey r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,637
Müslüman olduktan sonra; Okuduğum bir ayeti, başkası başka bir şekilde okuyunca kalbime şüphe girdi, bu ayeti bana Rasulullah s.a.v okutup öğretti dedim. O da: “Bana da, Rasulullah s.a.v okutup öğretti”dedi. Bunun üzerine hemen Rasulullah s.a.v’in yanına geldim ve: “Ey Allah’ın Peygamberi! Bu ayeti bana şöyle öğretmiştin değil mi?” diye sordum.  “Evet” buyurdu. Bu defa o adam: “Bu ayeti bana şu şekilde öğretmemiş miydin?” dedi. Rasulullah s.a.v yine: “Evet” dedi ve şöyle devam etti: “Cibril ve Mikail bana geldiler. Cibril sağıma Mikail soluma oturdu. Cibril: Kur’an’ı bir lügat şive ve lehçe üzere oku dedi. Bunun üzerine Mikail de bana: Fazlalaştırılmasını iste dedi bu şekilde yedi harf yedi lehçeye kadar çoğalmış oldu yani Cebrail yedi şekilde de okumuş oldu. Her harf şive ve lehçe yeterli ve şifa kaynağıdır. 

Nesai, İftitah: 37 Hn: 932; Müslim, Salatül Müsafirin: 48; Ebû Davud, Salat: 357

Übey b. Ka’b r.a’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,636
Rasulullah s.a.v bir sureyi bana okutup öğretmişti. Bir defasında ben mescidde oturuyordum. Bir kimsenin benim okuduğumdan başka bir şekilde okuduğunu işittim ona: Sana bu sureyi kim öğretti dedim.O da: “Rasulullah s.a.v” dedi. Benimle beraber gel Rasulullah s.a.v’e kadar gideceğiz dedim. O adamı Rasulullah s.a.v’e getirdim ve: “Ey Allah’ın Rasulü! bu adam bana öğrettiğin şeklin dışında okuyor” dedim. Rasulullah s.a.v: “Ey Ubey! Oku" buyurdu. Ben de okudum bana: “Güzel okudun ”buyurdu. Sonra, O adama: “Oku”  dedi. O da, benimkinden farklı okudu Rasulullah s.a.v ona da: “Güzel okudun”  buyurdu. Sonra, Rasulullah s.a.v sözünü şöyle sürdürdü: “Ey Übey Kur’an yedi lehçe  lügat şive üzere indirilmiştir. Onların hepsi yeterli ve şifa vericidir.” 

Nesai, İftitah: 37 Hn: 931; Ebû Davud, Salat: 357; Müslim, Salatül: Müsafirin: 48

Übey b. Ka’b r.a’dan rivâyete göre, 

#4,635
Rasulullah s.a.v, Beni Gifar kabilesinin gölü kenarındaydı. Cibril geldi ve:  “Allah, Kur’an’ı ümmetine bir harf lehçe üzerine okumanı emrediyor” dedi. Rasulullah s.a.v: “Allah’tan affını ve bağışlamasını talep ederim, ümmetim buna güç getiremez” dedi. Sonra Cibril ikinci defa geldi ve: “Allah, Kur’an’ı ümmetine iki harf şive ve lehçe üzerine okumanı emrediyor” dedi. Rasulullah s.a.v: “Allah’tan af ve bağışlamasını talep ederim. Benim ümmetim buna da güç yetiremez” dedi. Cibril üçüncü defa gelerek: “Allah ümmetine bu Kur’an’ı üç harf şive ve lehçe üzere okumanı emrediyor” dedi. Rasulullah s.a.v:  “Allah’tan af ve bağışlamasını isterim”dedi ve: “Ümmetim buna da güç yetiremez” dedi. Sonra Cibril dördüncü defa geldi ve:“Allah ümmetine bu Kur’an’ı yedi harf lehçe ve şive üzerine okumanı emrediyor, hangi harf üzere okurlarsa doğru okumuş sayılırlar”dedi. 

Nesai, İftitah: 37 Hn: 930; Ebû Davud, Salat: 357; Müslim, Salatül Müsafirin: 48

Aişe r.anha’dan rivâyete göre, Haris b. Hişam, Rasûlullah s.a.v’e vahyin nasıl geldiğini sormuştu da, Rasûlullah s.a.v şöyle buyurmuştu:

#4,634
“Bazen çıngırak sesi gibi gelir bu bana en ağır gelenidir, o durum benden kalkınca meleğin söylediğini aynen bellemiş olurum. Bazen de Melek bir adam şeklinde gelir ve benimle konuşur, ben de onun ne söylediğini iyice bellemiş olurum.” Aişe der ki: “Çok soğuk bir günde; Rasulullah s.a.v’e vahiy geldiğini hatırlarım, o durum üzerinden kalkınca şakaklarından ter akıyordu.”

Nesai, İftitah: 37 Hn: 925; Buhârî, Vahy: 1; Müslim, Fedail: 23

Aişe r.anha’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,633
Haris b. Hişam Rasulullah s.a.v’e; “Sana vahiy nasıl geliyor?” diye sormuştu da, Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: “Bazen çıngırak sesi gibi gelir, o hal benden gidince Meleğin söylediğini bellemiş olurum, bana en ağır gelenide budur. Bazen de melek bana genç biri şeklinde gelir ve vahyi bana aktarır.”

Nesai, İftitah: 37 Hn: 924; Buhârî, Vahy: 1; Müslim, Fedail: 23

 Abdulcebbar b. Vail babasından naklediyor ve şöyle diyor: 

#4,632
“Rasulullah s.a.v’in arkasında namaz kıldım, ellerini kulaklarının alt hizasına kadar kaldırdı. “Ğayril mağdubi aleyhim veladdallin” deyince “amin” dedi. arkasında olduğum için bunu işittim.Rasulullah s.a.v, bir adamın şöyle dediğini işitti: “Elhamdü lillahi hamden kesiran tayyiben mübareken fih= En çok ve eksiksiz tüm övgüler Allah’a mahsustur. İyilikler ve bereketler O’ndandır” Rasulullah s.a.v, namazını bitirip selam verince:  “Namazda o sözü söyleyen kimdir?” diye sordu. Bir adam: “Ey Allah’ın Rasulü! benim ve bunu söylemekle kötü bir niyetim yoktu” deyince; Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: “On iki melek o sözü Allah katına çıkarmakta yarış etti, arşa varıncaya kadar kimse de onlara engel olmadı.” 

Nesai, İftitah: 36 Hn: 923; Ebû Davud, Salat: 121; İbn Mâce, Salat: 2

 Ebû Hüreyre r.a’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdu: 

#4,631
“Sizden biriniz amin derse Melekler de gökte amin derler, sizden birinizin amin demesi meleklerin amin demesine uygun düşerse geçmiş günahları affedilir.” 

Nesai, İftitah: 35 Hn: 921; Dârimi, Salat: 38; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 14

Ebû Hüreyre r.a’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdu: 

#4,630
“İmam gayril mağdubi aleyhim veladdalin” deyince; sizler “amin” deyiniz. Kimin, amin demesi meleklerin amin demesine uygun düşerse geçmiş günahları affedilir.”

Nesai, İftitah: 34 Hn: 920; Dârimi, Salat: 38; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 14

Ebû Hüreyre r.a'den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdu:

#4,629
 “İmam, amin dediğinde sizde amin deyiniz. Kimin amin demesi meleklerin amin demesine uygun düşerse geçmiş günahları affolunur.” 

Nesai, İftitah: 33 Hn: 918; Dârimi, Salat: 38; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 14

Yine Ebû Hüreyre r.a’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdu: 

#4,627
“İmam, amin dediğinde siz de amin deyin çünkü melekler de amin derler. Kimin amin demesi meleklerin amin demesine denk gelirse, Allah o kimsenin geçmiş günahlarını affeder.”

Nesai, İftitah: 33 Hn: 917; Dârimi, Salat: 38; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 14

Ebû Hüreyre r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,626
Rasulullah s.a.v şöyle buyurdular: “İmam amin dediğinde sizde amin deyin çünkü melekler de amin derler.Kimin amin demesi meleklerin amin demesiyle denk gelirse Allah o kimsenin geçmiş günahlarını affeder.”

Nesai, İftitah: 33 Hn: 916; Dârimi, Salat: 38; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 14

 İbn ebî Evfa r.a’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,625
Bir adam Rasulullah s.a.v’e gelerek; “Kur’an dan hiçbir şeyi ezberleyip aklımda tutamıyorum, bana Kur’an’dan kafi gelecek kadar bir şey öğret” dedi. Rasulullah s.a.v’de şöyle buyurdu: “Sübhanellehi velhamdü lillahi veLa ilahe illallahü vallahü ekber vela havle vela kuvvete illa billah” = “Allah’ım! Seni tenzih ederim, tüm eksiksiz övgüler Sana mahsustur. Allah’tan başka gerçek hiçbir ilah yoktur, Allah en büyüktür güç ve kuvvet sadece Allah’a aittir.”

Nesai, İftitah: 32 Hn: 915; Ebû Davud, Salat: 139; Müsned: 18322

 Ebû’d Derda r.a’dan rivâyete göre, şöyle işitmiştir: 

#4,622
Rasulullah s.a.a’e soruldu: “Her namazda kıraat var mıdır?” “Evet” buyurdu. Ensardan birisi öyleyse okumak vacip oldu buyurdu. Ve bana dönerek, -çünkü kendisine en yakın olan ben idim- “Bir kimse bir topluluğa imam olursa onun kıraati cemaate de kafi olur yeterlidir.” 

Nesai, İftitah: 31 Hn: 914; Müsned: 26254

Ebû Hüreyre r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdu:

#4,620
“İmam kendisine uyulan kimsedir. O tekbir aldığında sizde tekbir alın o okurken siz susun, o “Semiallahü limen hamideh” deyince siz; “Rabbena lekel hamd” deyin.”

Nesai, İftitah: 30 Hn: 912-913; Buhârî, Ezan: 51; Dârimi, Salat: 44

 Ebû Hüreyre r.a’den rivâyete göre, 

#4,568
Rasulullah s.a.v açıktan okuduğu bir namazı bitirdikten sonra şöyle buyurdu: “Benimle birlikte okuyanınız var mıdır?” Bir adam: “Evet ben okuyorum” dedi. Bunun üzerine Rasulullah s.a.v: “Bana ne oluyor da okuduğum kıraatte şaşırıyorum” dedi. Ravi diyor ki: Bunu duyunca Müslümanlar, Rasulullah s.a.v’in sesli okuduğu namazlarda okumayı bıraktılar.

Nesai, İftitah: 28 Hn: 910; Müslim, Salat: 13; Ebû Davud, Salat: 137

Imran b. Husayn r.a’dan rivâyete göre, 

#4,567
Rasulullah s.a.v öğle veya ikindi namazını kıldırdı bir kimsede arkasından seslice okuyordu. Rasulullah s.a.v, namazını bitirince şöyle buyurdu: “Hanginiz sesli olarak A’la suresini okumuştu.” O adam: “Ben okumuştum, bu okumaktan dolayı da sadece hayır ve sevap isterim” deyince, Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: “Biliyorum ki sizler böyle yapmakla namazda benim zihnimi karıştırıyorsunuz.” 

Nesai, İftitah: 27 Hn: 909; Ebû Davud, Salat: 137; Müslim, Salat: 12

Imran b. Huseyn r.a’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,566
Rasulullah s.a.v, bize öğle namazını kıldırdı, arkasından bir kimse de; A’la suresini biraz seslice okudu. Rasulullah s.a.v namazını bitirince, “A’la suresini okuyan kimdi?” buyurdu. O adam: “Ben okumuştum” dedi. O zaman Rasulullah s.a.v: “Biliyorum ki bir kısmınız arkamda sesli okuyarak zihnimi karıştırıyorsunuz.” 

Nesai, İftitah: 27 Hn: 908; Ebû Davud, Salat: 137; Müslim, Salat: 12

Ebû Said el Mualla r.a’dan rivâyete göre

#4,565
Rasulullah s.a.v bir gün mescide; Ebu Said namaz kılarken yanına gelir ve onu çağırır. Ravi diyor ki: Namazı kıldım ve yanına vardım.“Niçin çağırınca hemen gelmedin?” dedi. Ben de namaz kılıyordum ondan dolayı gelmedim dedim. Bunun üzerine şöyle dedi: “Allah: “Ey İman edenler Allah ve Rasulü sizi hayat verecek şeylere çağırdığında mutlaka icabet edin” buyurmuyor mu?” Sonra şöyle devam etti: “Bu mescidden çıkmazdan önce sana en büyük sureyi öğreteyim mi?” Rasulullah s.a.v, Mescidden çıkmak üzereyken: “Ey Allah’ın Rasulü! Bir şeyler öğretecektin” dedim. Şöyle buyurdu: “Öğreteceğim sure Fatiha suresidir o tekrar edilen yedi ayettir ve Bana verilmiştir. Ayrıca Kur’an’da bana verilmiştir.”

Nesai, İftitah: 26 Hn: 904; Buhârî, Tefsir: 177; Dârimi, Salat: 172

 Yine Ubâde b. Samit r.a’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,564
Rasulullah s.a.v şöyle buyurdular:  “Fatiha suresini namazda okumayan kimsenin namazı geçerli değildir.”

Nesai, İftitah: 24 Hn: 902; Müslim, Salat: 11; Dârimi, Salat: 36

Ubâde b. Samit r.a’ten rivâyete göre, Peygamber s.a.v şöyle buyurdu:

#4,563
 “Fatiha suresini okumayan kimsenin namazı geçerli değildir.”

Nesai, İftitah: 24 Hn: 901; Müslim, Salat: 11; Dârimi, Salat: 36

Ebû Hüreyre r.a’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdu:

#4,562
“Kim namaz kılar da namazında Fatiha’yı okumazsa o namaz eksiktir o namaz eksiktir o namaz eksiktir, tamam değildir.” 

Nesai, İftitah: 23 Hn: 899; Dârimi, Salat: 36; Müslim, Salat: 11

Enes r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,561
“Rasulullah s.a.v’in Ebu Bekir, Ömer ve Osman’ın arkasında namaz kıldım, onlardan hiçbirinin besmeleyi açıktan okuduğunu duymadım. 

Nesai, İftitah: 22 Hn: 897; Ebû Davud, Salat: 124; Müslim, Salat: 13

Enes b. Malik r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,560
Rasulullah s.a.v bize namaz kıldırırdı, besmeleyi okuduğunu bize duyurmadı. Ebu Bekir ve Ömer’den Besmeleyi işitmedik. 

Nesai, İftitah: 22 Hn: 896; Müslim, Salat: 13; Ebû Davud, Salat: 124

Nuaym el Mücemmir r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,559
Ebu Hüreyre r.a’nin arkasında namaz kıldım, okumaya Besmele ile başladı sonra Fatiha suresini okudu. Fatihayı bitirince Âmin dedi. Cemaatte: “Âmin” dediler. Her secdeye varınca “Allahü ekber” diyordu. Selam verince şöyle dedi: Benliğim kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki: Namazını Rasulullah s.a.v’in namazına en çok benzeten benim. 

Nesai, İftitah: 21 Hn: 895; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Enes b. Malik r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,558
Bir gün Rasulullah s.a.v aramızda otururken içinde bulunduğu durumdan kurtulmak istercesine uykuya dalar gibi oldu sonra tebessüm ederek başını kaldırdı. Biz: “Seni güldüren nedir? Ey Allah’ınRasulü” dedik. Buyurdular ki: Az önce bana:  “Dünyada herkesi ahirette sadece mü’minleri rahmetine alan Allah adına başlarım. Biz sana Kevser’i verdik. Öyleyse Rabbin rızasını kazanmak için namaz kıl kurban kes, asılsonu güdük olan sana buğzeden kimsenin kendisidir.” Kevser suresi nazil oldu. Daha sonra Rasulullah s.a.v: “Kevser nedir? biliyor musunuz?” dedi. “Allah ve Rasulü bilir” dedik. Sonra şöyle dedi: “O Cennette bir nehirdir. Rabbim onu bana vaad etti. Bu nehrin bardakları gökteki yıldızlar kadar çoktur. Ümmetim ondan içmeye gelecek, ümmetimden biri oraya gelince engellenecek, Ben de Rabbim, o benim ümmetimdendir diyeceğim. Bana şöyle denilecek: “Senden sonra onun ne bidatler ortaya çıkardığını bilmezsin.”

Nesai, İftitah: 21 Hn: 894; Müslim, Salat: 14; Ebû Davud, Salat: 124

Yine Enes r.a’ten rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,557
Rasulullah s.a.v, Ebu Bekir ve Ömer ile birlikte namaz kıldım. Namaza  “Elhamdü lillahi Rabbil alemin”  okuyarak başlarlardı.

Nesai, İftitah: 20 Hn: 893; Ebû Davud, Salat: 124; Müslim, Salat: 11

 Enes r.a’ten rivâyete göre:

#4,556
“Rasulullah s.a.v, Ebu Bekir ve Ömer r.anhüma; namazda okumaya Fatiha suresiyle başlarlardı.” 

Nesai, İftitah: 20 Hn: 892; Müslim, Salat: 11; Ebû Davud, Salat: 124

Enes r.a’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,555
Rasulullah s.a.v bize namaz kıldırıyordu o esnada mescide bir adam gelip nefes nefese şöyle dedi: “Allahüekber Elhamdü lillahi hamden kesiran tayyiben mübareken fih” Rasulullah s.a.v namazı bitirince: “Deminki sözleri söyleyen kimdi?”diye sordu. Oradakiler sustular -Enes diyor ki: Bu işin zararlı olmadığını anlayınca- o kimse: “Benim Ey Allah’ın Rasulü!” dedi. Buraya geldiğimde nefes nefese idim ve onları söyledim, o zaman  Rasulullah s.a.v: “On iki melek gördüm bu söylediklerini kim daha önce yazıp ta Allah katına çıkaracağız diye yarış ediyorlardı” buyurdu. 

Nesai, İftitah: 19 Hn: 891; Ebû Davud, Salat: 121; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 12

Yine Ebû Said r.a’ten rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,554
Rasulullah s.a.v namaza başlarken şöyle derdi: “Allah’ım! Seni tesbih eder ve Sana hamdederim, ismin pek yücedir, zatın ise pek büyüktür. Senden başka bir ilah yoktur.” 

Nesai, İftitah: 18 Hn: 890; Ebû Davud, Salat: 121; Dârimi, Salat: 33

Ebû Said r.a’ten rivâyete göre, 

#4,553
Peygamber s.a.v, namaza başladığında şöyle derdi: “Allah’ım! Seni tesbih eder ve Sana hamdederim, ismin pek yücedir, zatın ise pek büyüktür, senden başka bir ilah yoktur.” 

Nesai, İftitah: 18 Hn: 889; Ebû Davud, Salat: 121; Dârimi, Salat: 33