Toplam 25,098 Hadis
Konular

Mescid Kategorisi

İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: 

#8,904  وعن ابن عبّاسٍ رَضِيَ اللّهُ عَنهما قال: ]قَالَ رَسُولُ اللّهِ #: مَا أُمِرْتُ بِتَشْييدِ الْمَساجِدِ. قَالَ ابْنُ عَبّاسٍ: لَتُزُخْرِفَنَّهَا كَمَا زَخْزَفَتِ الْيَهُودُ وَالنَّصَارى[. أخرجه أبو داود.قلت: وعلق منه البخاري قول ابن عبّاسٍ فقط واللّه أعلم.»الزَّخرفةُ« النقوش وتمويه الحيطان بالذهب .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Ben mescidlerin yükseltilmesiyle emrolunmadım!" İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) der ki: "Yemin olsun! Sizler mescidlerinizi, Yahudi ve Hıristiyanlar gibi süsleyeceksiniz!"

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/334.  [Ebu Davud, Salat 12, (448); Buhârî Salat 62 (muallak olarak).]

. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: 

#8,903 ـ وعن عائشة رَضِيَ اللّهُ عَنها قالت: ]قَالَ رَسُولُ اللّهِ #: وَجَّهُوا هذِهِ الْبُيُوتَ عَنِ الْمَسْجِدِ فإنِّى َ أُحِلُّ الْمَسْجِدَ لِحَائِضَ وََ جُنُبٍ[. أخرجه أبو داود .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Bu evlerin yönünü mescidden çevirin. Zira ben, mescidi ne hayızlı kadına ne de cünüb kimseye helal kılmıyorum!"

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 15/332 [Ebu Davud, Taharet 93, (232).]

Büreyde b. Hasib (r.a.)'dan:

#8,900 أَنَّ رَجُلًا، نَشَدَ فِي الْمَسْجِدِ، فَقَالَ: مَنْ دَعَا إِلَى الْجَمَلِ الأَحْمَرِ؟ فَقَالَ النَّبِيُّ : " لَا وَجَدْتَ، إِنَّمَا بُنِيَتِ الْمَسَاجِدُ لِمَا بُنِيَتْ لَهُ
"Bir adam mescidde yitiğini ilan etti ve: "Kim kızıl deveyi gördü?" dedi. Bunu işiten Aleyhissalatu vesselam: "Bulamaz ol! Mescidler neye yarayacaksa onun için inşa edilmiştir (gayesinden başka maksadla kullanılamaz)!" buyurdular." 

İbn Yakub, Müsnedi Ebu Hanife Hn: 540; Müslim, Mesacid 80 Hn: 570-389; İbn Mace, Mesacid: 11 Hn: 765; Abdurrezzak, Musannef Hn: 1721; İbn Ebi Şeybe, Musannef Hn: 7977; Ahmed, Müsned Hn: 22541; İbn Huzeyme, Sahih Hn: 1235; İbn Hibban, Sahih Hn: 1652; Ebu Avane, Müstahreç Hn: 1215; Nesai, Süneni Kübra Hn: 9926; İbn Cad, Müsned Hn: 2080; Rüveyti, Müsned Hn: 4; İbn Şeybe, Tarihil Medine Hn: 89-90; Fakihi Ahbaru Mekke Hn: 1213; Deynuri, Mecaliseh ve Cevahir Hn: 2340; Ebu Naim, Müsnedi Müstahreç ala Sahihi Müslim Hn: 1242 ve diğerleri. Garip Osman der ki: Hadis merfu, sahih ve ravi sayısı açısından gariptir.

İbn Ömer (r.a.)'dan: Ömer (r.a.) dedi ki:

#8,899 لَوْ تَرَكْنَا هَذَا الْبَابَ لِلنِّسَاءِ
"Bu kapıyı kadınlara ayırsak" buyurmuştu. Nafi der ki: "İbnu Ömer (r.a.), ölünceye kadar o kapıdan hiç girmedi"

Ebu Davud, Salat: 54 Hn: 462-571; Taberani, Mucemül Evsat Hn: 1018; İbn Hazm, Muhalla bil Eser Hn: 430; İbn Abdilber, Temhid Hn: 4339; Ebu Naim, Ahbaru İsbehan Hn: 1780; İbn Büşran, Emali Hn: 855 ve diğerleri. Garip Osman der ki: Esasen Söyleyeni açısından kaynaklarda Rasülullah s.a.v'e ref ederek rivayet etmesine rağmen İmam Ebu Davud derki bu hadisin Ömer r.a. sözü olması daha sahihtir. Buna göre hadis mevkuf sahih ve ravi sayısı açısından gariptir.

Abdullah (b. Mesud) (r.a.)'dan: Nebi (s.a.v) şöyle buyurdu:

#8,898   صَلَاةُ الْمَرْأَةِ فِي بَيْتِهَا أَفْضَلُ مِنْ صَلَاتِهَا فِي حُجْرَتِهَا، وَصَلَاتُهَا فِي مَخْدَعِهَا أَفْضَلُ مِنْ صَلَاتِهَا فِي بَيْتِهَا
"Kadının odasındaki namazı holündeki namazından üstündür. Mahda'ındaki namaz ise odasındaki namazından üstündür."

Ebu Davud, Salat: 54 Hn: 570;Hakim, Müstedrek Hn: 709; Beyhaki, Süneni Kübra Hn: 4933; Beğavi, Şerhus Sünne Hn: 865; İbn Hazm, Muhalla bil Eser Hn: 432-729; İbn Abdilber, Temhid Hn: 4340. Garip Osman der ki: Hadis merfu, hasen ve ravi sayısı açısından azizdir, zira Yahya b. Selam'ın tefsirinde zayıfta olsa şahidi vardır.

Seleme b. Ekva (r.a.) dedi ki:

#8,897 كَانَ بَيْنَ مِنْبَرِ رَسُولِ اللَّهِ وَبَيْنَ الْحَائِطِ كَقَدْرِ مَمَرِّ الشَّاةِ
"Rasülullah (s.a.)'in Minberi ile duvar arasında bir koyun geçecek kadar aralık vardı."

Ebu Davud, Salat: 222 Hn: 1082; Ebu Avane, Müstahreç Hn: 1435. Hadis mevkuf, sahih ve ravi sayısı açısından mevkuftur

Ebu Hureyre (r.a.) dedi ki (diğer rivayette ise Nebi s.a.v buyurdu ki şeklinde):

#8,896 إِنَّ الْحَصَاةَ لَتُنَاشِدُ الَّذِي يُخْرِجُهَا مِنَ الْمَسْجِدِ
"(Mesciddeki) çakıllar, kendilerini dışarı çıkaran kimsenin tekrar mescide koyması için Allah'a talebde bulunur."

Ebu Davud, Salat: 15 Hn: 460; Darekutni, İlelil Varidehfil Ehadisi Nübüvveh Hn: 1505; Ukeyli, Zuafaul Kebir Hn: 777. Garip Osman der ki: Darekutni ve Ukeyli hadisin mevkuf yani Ebu Hureyrenin sözü olduğunu bildirirler. Hadis mevkuf, leyyin ve ravi sayısı açısından gariptir.

Ebul Velid rahimullah dedi ki: İbn Ömer (r.a.)'a Mescid(i-Nebevi)deki çakıldan sordum. Dedi ki:

#8,895 مُطِرْنَا ذَاتَ لَيْلَةٍ فَأَصْبَحَتِ الْأَرْضُ مُبْتَلَّةً فَجَعَلَ الرَّجُلُ يَأْتِي بِالْحَصَى فِي ثَوْبِهِ فَيَبْسُطُهُ تَحْتَهُ، فَلَمَّا قَضَى رَسُولُ اللَّهِ الصَّلَاةَ قَالَ: مَا أَحْسَنَ هَذَا
"Bir gece yağmura yakalanmıştık.Yerler hep ıslandı. Kişi giysisinin içinde çakıl taşı taşıdı ve onu altına yaydı. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) namazı tamamlayınca: "Bu (yaptığınız) ne iyi!" buyurdular." 

Ebu Davud, Salat: 15 Hn: 458. Garip Osman der ki: Hadis merfu, leyyin ve ravi sayısı açısından gariptir.

Nafi rahimullah der ki: Abdullah (b. Ömer) (r.a.) şöyle haber verdi: 

#8,894 أَنَّ الْمَسْجِدَ كَانَ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ مَبْنِيًّا بِاللَّبِنِ، وَسَقْفُهُ الْجَرِيدُ، وَعُمُدُهُ خَشَبُ النَّخْلِ، فَلَمْ يَزِدْ فِيهِ أَبُو بَكْرٍ شَيْئًا، وَزَادَ فِيهِ عُمَرُ، وَبَنَاهُ عَلَى بُنْيَانِهِ فِي عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ بِاللَّبِنِ وَالْجَرِيدِ وَأَعَادَ عُمُدَهُ خَشَبًا، ثُمَّ غَيَّرَهُ عُثْمَانُ فَزَادَ فِيهِ زِيَادَةً كَثِيرَةً وَبَنَى جِدَارَهُ بِالْحِجَارَةِ الْمَنْقُوشَةِ وَالْقَصَّةِ وَجَعَلَ عُمُدَهُ مِنْ حِجَارَةٍ مَنْقُوشَةٍ وَسَقَفَهُ بِالسَّاجِ
"Mescid, Resulullah Aleyhissalatu vesselam zamanında kerpiçten yapılmıştı. Tavanı hurma dallarıyla örtülmüştü. Direklerini hurma kütükleri teşkil ediyordu. Hz. Ebu Bekr (radıyallahu anh) buna (gerek tezyin ve gerekse tevsi yönüyle) hiçbir ilave getirmedi. Hz. Ömer (radıyallahu anh), (enini boyunu) artırarak mescidi, Resulullah devrindeki tarz üzere [kerpiç ve hurma dallarıyla] yeniden inşa etti. Onu esaslı şekilde Hz. Osman (radıyallahu anh) (hem tezyin hem tevsi yönleriyle) değiştirdi ve pek çok ilavelerde bulundu. Duvarlarını nakışlı taşlarla ve kireçle inşa etti. Direklerini de nakışlanmış taşlardan yaptı. Tavanını da (pek kıymetli olan) sac ağacından yaptı."

Buhârî, Salat 62: Hn: 446; Ebu Davud, Salat: 12 Hn: 451; Ahmed, Müsned Hn: 5972; İbn Huzeyme, Sahih Hn: 1263; İbn Hibban, Sahih Hn: 1601; Beyhaki, Süneni Kübra Hn: 3948 ve Delailin Nubuvve Hn: 821; Hatip, El Kifaye fi İlmir Rivaye Hn: 161. Ebû Dâvûd dedi ki hadiste geçen; "kassa" kireç'dir. Hadis mevkuf, sahih ve ravi sayısı açısından gariptir.

Enes r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,327
“Rasulullah s.a.v’i bindiği deve üzerinde Hayber’e doğru ilerlerken nafile namaz kıldığını gördüm. Halbuki kıbleRasulullah s.a.v’in arka tarafındaydı.” 

Nesai, Mesacid: 46 Hn: 733; Dârimi, Salat: 181; Ebû Davud, Salat: 277

İbn Ömer r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,326
“Rasulullah s.a.v’i, eşeği üzerindeHayber tarafına doğru nafile namaz kılarken gördüm.”

Nesai, Mesacid: 46 Hn: 732; Dârimi, Salat: 181; Müslim, Mesacid: 49

Ebû Hazım b. Dinar r.a’dan rivâyete göre,

#4,325
bazı kimseler, Sehl b. Sa’d es Saidi‘ninyanına gelerek: Medine Mescidindeki Minberin hangi ağaçtan yapıldığında ihtilafa düşüp ona sordular Sehl‘de şunları anlattı: “Vallahi ben minberin hangi ağaçtan yapıldığını biliyorum. Hatta minberin yerine ilk konduğu günü de  Rasulullah s.a.v’in oturduğu ilk günü de biliyorum. Rasulullah s.a.v, bir kadına haber göndererek -Ravi Sehl’in o kadının ismini söylediğini fakat bu hadiste geçmediğini  söylüyor- “Marangoz olan kölene emret insanlara konuşacağımda üzerine çıkacağım bir yer yapsın.” Bunun üzerine kadın, kölesine;  Rasulullah s.a.v’in istediğini yapmasını emretti. Köle de ormandaki Tafra denilen ağaçtan isteneni yapıp getirdi. Kadın, bunu alıp Rasulullah s.a.v’e gönderdi. Rasulullah s.a.v’in emri üzerine bu minber işte şuraya kondu. SonraRasulullah s.a.v minberin üzerine çıkıp namaz kıldığını gördüm. Tekbir alıp namaza durdu, yine minber üzerinde rüku’a vardı sonra geri geri inerek yere secde etti sonra tekrar minbere çıktı, namazını bitirince insanlara dönerek şöyle buyurdu: ”Ey insanlar: Benim namaz kıldığımı göresiniz ve bilesiniz ve Bana uyasınız diye böyle yaptım.” 

Nesai, Mesacid: 45 Hn: 731; Ebû Davud, Salat: 222; Buhârî, Salat: 64

Meymune r.anha’dan rivâyete göre: 

#4,324
“Rasulullah s.a.v, humre denilen bir çeşit sergi üzerinde namaz kılardı.” 

Nesai, Mesacid: 44 Hn: 730; Müslim, Mesacid: 48; Dârimi, Salat: 101

 Enes b. Malik r.a’den rivâyete göre, 

#4,323
“Ümmü Süleym; Rasulullah s.a.v’den evine gelip orada namaz kılmasını istedi. Rasulullah s.a.v’in namaz kıldığı yeri de namazgah edineceğini söyledi. Bunun üzerine Rasulullah s.a.v, Ümmü Süleym’in evine geldi. ÜmmüSüleym hemen bir hasır seccade getirdi, yumuşasın diye üzerine su serpti. Rasulullah s.a.v O hasır üzerinde namaz kıldı, onlarda  O’nunla birlikte namaz kıldılar.”

Nesai, Mesacid: 43 Hn: 729; Dârimi, Salat: 101; Buhârî, Salat: 20

Câbir b. Abdullah r.a’tan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,322
“Yeryüzünün her tarafı benim için namazgah kılınmıştır ve temizdir. Ümmetimden kim nerede namaz vaktine ulaşırsa hemen oracıkta namazını kılıversin.”

Nesai, Mesacid: 42 Hn: 728; Buhârî, Teyemmüm: 1; Dârimi, Salat: 111

Ayyaş b. Ukbe, Yahya b. Meymûn’danaktararak şöyle diyor: 

#4,321
Sehil b. Saidi’ den işittim şöyle diyordu: Rasulullah s.a.v’den işittim şöyle demişti: “Mescidde namaz vaktini bekleyen kimse namaz kılıyormuş gibi sevap kazanır.”

Nesai, Mesacid: 40 Hn: 726;  Dârimi, Salat: 122; İbn Mâce, Mesacid: 19

Ebû Hüreyre r.a’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdu: 

#4,320
“Sizden biriniz namaz kıldığı yerde  abdestinibozmaksızın beklediği sürece melekler onun için: Allah’ım! Onu bağışla, ona merhamet et diye dua ederler.”

Nesai, Mesacid: 40 Hn: 725; Dârimi, Salat: 122; İbn Mâce, Mesacid: 19

Ebû Said b. Mualla r.a’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,319
“Rasulullah s.a.v zamanında biz çarşı ve pazara giderken mescide uğrar ve orada namaz kılardık.”

Nesai, Mesacid: 39 Hn: 724; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir. 

 Abdullah b. Ka’b r.a’tan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,318
Ka’b b. Malik’in Tebük seferine katılamayışını anlatırken şöyle söylediğini işittim: Rasulullah s.a.v bir sabah Tebükgazvesinden dönüp Medine’ye geldi. Bir savaştan dönünce önce mescide girer iki rekat namaz kılar sonra insanların dertlerini dinlemek için otururdu. Yine aynı şekilde yapıp oturunca:  Tebük  seferine katılmayanlar özür dileyip yemin etmeye başladılar. Bunlar seksenden fazla idiler. Rasulullah  s.a.v bunların söyledikleri özürlerini ve biatlarınıkabul etti, onlar için istiğfar etti, onların iç yüzlerini de Allah’a havale etti. Bu sırada ben de geldim ve selam verdim, Rasulullah  s.a.v bana gazablı bir şekilde tebessüm etti ve şöyle dedi:  ”Gel…!”  Ben de gelip önüne oturdum, bana dedi ki: “Seni savaşa katılmaktan geri bırakan sebep Nedir? Sen Akabe’de biat etmemiş miydin?” Ben de: “Ey Allah’ın Rasulü! Vallahi dünyada sizden başka kimin yanına otursam özür beyan ederek O’nun gazabından kurtulacağımı tahmin ederim. Çünkü ikna kabiliyetim çok fazladır. Fakat, Allah’a yemin olsun ki; şunu iyice anladım; bugün beni affetmeniz için yalan söylesem Allah benim yalan söylediğimi sana bildirerek bana karşı senin kızgınlığını artırır. Eğer size doğruyu söylesem yine bana kızarsınız ama doğruyu söylemekle Allah’ın beni affadeceğini umarım. Vallahi ben sizinle savaşa katılmayıp geri kaldığım günlerdeki kadar hiçbir vakit sağlam ve bolluk içerisinde olmadım.” Bunun üzerine  Rasulullah s.a.v: “Evet bu doğru söyledi dedi. Kalk ve; Allah senin hakkında bir hüküm verinceye kadar bekle” dedi. Bende belli bir süre bekledim. Bu hadis buradakinden daha uzuncadır.

Nesai, Mesacid: 38 Hn: 723; Buhârî, Cihad ve Siyer: 197; Müslim, Salat-ül Müsafirin: 12

Enes b. Malik r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,317
Rasulullah s.a.v Mescidin kıble duvarında bir tükrük gördü ve O kadar gazaplandı ki yüzü kıpkırmızı oldu. Ensardan bir kadın kalkarak  tükrüğü kazıdı ve oraya güzel bir koku sürdü. Bunun üzerineRasulullah s.a.v de “Ne güzel oldu” buyurdu.

Nesai, Mesacid: 35 Hn: 720; Müslim, Mesacid: 13; İbn Mâce, Mesacid: 10

Ebû’l Ala b. Şıhhir r.a, babasından şunu aktarıyor:

#4,316
“Rasulullah s.a.v in tükürdüğünü ve sol ayağıyla yok ettiğini gördüm."

Nesai, Mesacid: 34 Hn: 719; Müslim, Mesacid: 13; Buhârî, Salat: 38

Tarık b. Abdullah el Muharibi r.a’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdu: 

#4,315
”Namaz kılarken sakın önüne ve sağına tükürme. Eğer kimse yoksa arka tarafına ve sol tarafına tükür. Başkaları varsa o zaman şöyle yap dedi ve ayağının altına tükürüp ayağıyla yok etti.”

Nesai, Mesacid: 33 Hn: 718; Müslim, Mesacid: 13; Buhârî, Salat: 38

Ebû Said el Hudri r.a’den rivâyete göre, 

#4,314
Rasulullah s.a.v, Mescidin kıble duvarında bir balgamlı tükrük gördü ve bir çakıl taşıyleonu kazıdı. Ve şöyle buyurdu: “Kişi önüne ve sağına tükürmesin. Tükürmesi gerekiyorsa soluna veya sol ayağının altına tükürsün.”

Nesai, Mesacid: 32 Hn: 717; Müslim, Mesacid: 13; İbn Mâce, Salat: 48

İbn Ömer r.a’den rivâyete göre, 

#4,313
Rasulullah s.a.v, mescidin kıble duvarında bir balgam gördü ve onu yok edip insanlara dönerek şöyle buyurdu: “Biriniz namaz kılarken kıble yönüne doğru tükürmesin çünkü, Allah; namaz kılan kimsenin ön tarafındadır.” 

Nesai, Mesacid: 31 Hn: 716; Müslim, Mesacid: 13; Muvatta', Kıble: 3

Enes r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdu: 

#4,312
Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: “Mescide tükürmek günahtır, onun keffaretiise onu yok etmektir.”

Nesai, Mesacid: 30 Hn: 715; Müslim, Mesacid: 13; Buhârî, Salat: 72

Abbad b. Temim r.a amcasından aktararak şöyle diyor:

#4,311
Amcam Rasulullahs.a.v’i mescidde sırtüstü yatarak bir ayağını diğeri üzerine atmış şekilde gördüğünü söylemiştir. 

Nesai, Mesacid: 28 Hn: 713; Buhârî, Salat: 85; Müslim, Mesacid: 18

Esved r.a’ten rivâyet edildiğine göre, şöyle demiştir:

#4,310
“Ben ve Alkame, Abdullah b.Mes’ud’un yanına vardık. Bize dedi ki: “Namaz kıldınız mı?” Biz de hayır dedik. “Kalkın ve namaz kılın” dedi. Bizde onu imam kabul ederek arkasına durduk. Birimizi sağ tarafına diğerimizi de sol tarafına alarak  ezansız ve kametsiz namaz kıldı. Rüku’a vardığında parmaklarını birbirine kenetleyip iki dizi arasına koyuyordu ve şöyle diyordu: “Rasulullah s.a.v’in böyle yaptığını gördüm.”

Nesai, Mesacid: 27 Hn: 712; Müslim, Mesacid: 5; Ebû Davud, Salat: 150

 Süfyan r.a’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,309
Amr’a; “Cabir’in şöyle dediğini duydun mu?” dedim. Bir adam yanında oklarla mescide girmişti de Rasulullah s.a.v ona: “Okların sivri taraflarını elinle tut demişti” Amrda: “Evet” dedi. 

Nesai, Mesacid: 26 Hn: 711; Dârimi, Salat: 119; Buhârî, Salat: 69

Câbir r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,308
Bir adam gelip mescidde kaybettiği bir şeyi bulmak için bağırmaya başlamıştı da Rasulullah s.a.v: “Bulamayasın” buyurdu. 

Nesai, Mesacid: 25 Hn: 710; Dârimi, Salat: 118; Buhârî, Salat: 66

Said b. Müseyyeb r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,307
Bir defasında Ömer, Hassan b. Sabit’e mescidde şiir söylerken uğramıştı da bu işten hoşlanmayıp ona dik dik bakmıştı. Bunun üzerine Hassan b. Sabit: “Ey Ömer, vaktiyle ben, bu mescidde senden daha hayırlı bir zat olan Peygamber s.a.v varken de şiir söylerdim” dedi ve Ebu Hüreyre’ye dönerek şöyle dedi: “Ey Ebu Hüreyre! Rasulullah s.a.v, haydi sende benim adıma müşriklere cevap ver” dediğini ve: ”Allah’ım onu Ruhul Kudusledestekle” diye dua ettiğini işitmedin mi?” deyince,  Ebu Hureyre: “Allah şahittir ki evet, öyle olmuştu” diye cevap vermişti. 

Nesai, Mesacid: 24 Hn: 709; İbn Mâce, Mesacid: 5; Buhârî, Salat: 68

Yine Amr b. Şuayb r.a, babasından ve dedesinden aktararak; 

#4,306
“Peygamber s.a.v, mescidlerde  karşılıklı şiir okumayı yasakladığını bize bildirdi.”

Nesai, Mesacid: 23 Hn: 708; Buhârî, Salat: 68; İbnMâce, Mesacid: 5

Said b. ebi Said r.a, Ebû Hureyre’denşunları işittiğini söylemiştir: 

#4,305
Rasulullah s.a.v, Necid tarafına bir müfreze göndermişti. Bu müfreze, Beni Hanife’ye mensup; Yemamelilerin efendilerinden Sümame b. Üsalisimli birini esir alıp getirmişlerdi. Bu kimse mescidin direklerinden birine bağlanmıştı. Bu hadis kısa olarak zikredildi. 

Nesai, Mesacid: 20 Hn: 705; Buhârî, Salat: 76; Müslim, Cihad ve Siyer: 19

Amr b. Süleym ez Züreki r.a, Ebû Katade’den şunları duyduğunu söyledi: 

#4,304
“Mescidde oturuyorduk, Rasulullah  s.a.v yanımıza çıkageldi sırtında  Ebu’l Âs b. Rabi’inkızı Ümame’yi  Ümame’nin annesi Rasulülah’ın kızı  Zeyneb’tir- Rasulullah s.a.v, çoçuk  omuzunda olduğu halde namazını kılıyordu. Rüku’ya gideceğinde çocuğu yere bırakıyor, kalkarken tekrar alıyordu ve bu şekilde namazını bitirmişti.” 

Nesai, Mesacid: 19 Hn: 704; Müslim, Mesacid: 9; Buhârî, Salat: 106

Aişe r.anha’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,303
Sa’d, Hendek savaşında Kureyşlibirinin attığı bir okla yara almıştı da; Rasulullah s.a.v onun için sık ziyaret imkanı olsun diye mescide çadır kurdurmuştu. 

Nesai, Mesacid: 18 Hn: 703; Buhârî, Salat: 77; Müslim, Mesacid: 9

Aişe r.anha’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,302
Rasulullah s.a.v itikaf etmek istediğinde sabah namazını kılar ve gireceği yere girerdi. Bir defa Ramazan’ın son on gününde itikafa girmek istedi ve emretti de kendisi için mescidde çadır kuruldu. Hanımlarından Hafsa’da kendisi için çadır kurulmasını emretti. Hafsa’nın çadırını görünce  Zeyneb’te çadır kurulmasını emretti, onun için de bir çadır kuruldu. Bütün bunlarıRasulullah s.a.v görünce: “Bu yaptığınız şeyin ibadet ve kullukla ilgisi var mı?” O yıl Ramazanda bu hareketlere kızıp itikafa girmedi ve şevval ayının on gününde itikafa girdi. 

Nesai, Mesacid: 18 Hn: 702; Müslim, Mesacid: 9; Buhârî, Salat: 77

 Sâlim r.a, babasından naklederek şöyle demiştir: Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdu: 

#4,301
Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: “Birinizin karısı camiye gitmek istediğinde ona engel olmasın.”

Nesai, Mesacid: 15 Hn: 699; Ebû Davud, Salat: 53; Dârimi, Salat: 57

Ebû Hüreyre r.a’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdu: 

#4,300
“Bir kimse mescide gitme niyetiyle evinden çıktığında, attığı her adımdan dolayı kendisine bir sevabyazılır ve bir günah silinir.”

Nesai, Mesacid: 14 Hn: 698; Ebû Davud, Salat: 49; İbn Mâce, Mesacid: 15

Aişe r.anha’dan rivâyete göre; 

#4,299
ÜmmüSeleme ve Ümmü Habibe, Habeşistan’da içerisinde çeşitli resimlerin bulunduğu bir kilise gördüklerini söylediler. Bunun üzerineRasulullah s.a.v: ”Onlar aralarında yaşayan iyi bir kimse öldüğünde kabri üzerine mescidyaparlar ve içersine de öyle resimler yaparlar. Kıyamet gününde yaratıkların en kötüleri işte onlardır” buyurdu.

Nesai, Mesacid: 13 Hn: 697; Dârimi, Salat: 120; Müslim, Mesacid: 3

Aişe r.anha’dan ve İbn Abbas r.a ‘dan rivâyete göre, şöyle diyorlar: 

#4,298
“Rasulullah s.a.v, ölüm hastalığına yakalandığında örtüsünü yüzüne örtüyor, ateşlendiğinde ise çekiyordu. Bu durumda iken şöyle buyurdu: ”Allah Yahudi ve Hristiyanlara lanet etsin çünkü onlar peygamberlerinin kabirlerinimescid edindiler.” 

Nesai, Mesacid: 13 Hn: 696; Dârimi, Salat: 120; Müslim, Mesacid: 3

Enes b. Malik r.a'den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,297
Rasulullah s.a.v, Mekke’den Medine’ye hicret edip geldiğinde şehir merkezine yakın olan Amr b. Avf oğulları mahallesinde konakladı ve orada on dört gün kaldı.Sonra Neccar  oğullarından bir guruba haber gönderdi, onlar da kılıçlarını kuşanıp geldiler. Devesi üzerinde Peygamber s.a.v terkisinde Ebu Bekir çevrelerinde, Beni Neccarheyeti olduğu halde yola çıktıklarını halen görür gibiyim. Nihayet Ebu Eyyub’unbahçesinin olduğu yere varmıştı. O güne kadar Rasulullah s.a.v, namaz vakti gelince nerede bulunursa orada namazını kılıyordu. Hatta koyun ağıllarında bile. Sonra mescidyapılmasını emretti. Beni Neccar’dan bir cemaate haber gönderdi, onlar gelince; Rasulullah s.a.v: ”Ey Neccar oğulları, şu bahçenizin değerini söyleyin de bedelini ödeyeyim” buyurdu. Onlar da: “Bedelini istemeyiz ama, Allah rızası için veririz” dediler. Enes diyor ki: O bahçede müşriklere ait kabirler, yıkıntı halinde binalar ve hurma ağaçları vardı. Rasulullah s.a.v’in emri üzerine müşrik mezarları düzeltildi, hurma ağaçları kesildi. Harabe halindeki binalar düzeltildi, kesilen hurma ağaçları mescidin kıble tarafına sıra halinde dizildiler. Kapı olacak yerin sağı ve solu taştan yapıldı. Sonra kaya ve taş parçaları taşınmaya başlandı. Bu işi yaparken Rasulullah s.a.v’in de katılımıyla şöyle söylüyorlardı: “Allah’ım, ahiret hayrı dışında hayır yoktur. Bu hayırlı iş için Ensar ve Muhacirlere yardım et.”

Nesai, Mesacid: 12 Hn: 695; Buhârî, Salat: 48; EbûDavud, Salat: 12

Talk b. Ali r.a anlatıyor: 

#4,296
Heyet halinde Rasulullah s.a.v’e gelerek O’nun siyasi otoritesini kabul edip O’nunla birlikte namaz kıldık. Ve kendisine memleketimizde bir havra olduğunu haber verdik.  Abdest  suyundan arta kalanını bize hediye etmesini istedik. Bunun üzerine Rasulullah s.a.v, su getirtti, abdestaldı, suyu çalkalayıp bir kaba döktü. Suyu almamızı emrederek:  “Şimdi çıkıp gidin, memleketinize varınca havranızı yıkın, onun yerine bu suyu serpin ve orayı mescid olarak kullanın” buyurdu. Biz de şöyle dedik: Memleketimiz uzak, sıcaklar fazla, bu su buharlaşıp yok olabilir. Bunun üzerine: “O suyun üzerine su ilave edin, ilave edeceğiniz su onun özelliğini bozmaz” buyurdu. Yola çıktık, memleketimize geldik. Havrayı yıktık ve o yere o suyu serptik ve orayı mescidolarak kullandık, orada ezan okuduk. O Havranın Rahibi Tay kabilesinden birisi idi; bizim okuduğumuz ezanı işitince şöyle dedi: “Bu hak bir davettir.” Daha sonra Vadinin yamaçlarına doğru yöneldi. Bir daha onu görmedik.

Nesai, Mesacid: 11 Hn: 694; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Ebû Hüreyre r.a’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdular:

#4,295
“Ancak şu üç mescide gitmek için yolculuk yapılabilir: 1-Mekke’deki Mescidi haram Kabe 2- Medine’deki benim Mescidim 3-Mescidi Aksa.” 

Nesai, Mesacid: 10 Hn: 693; Buhârî, Fadlı Salati Mescidi Mekke ve Medine: 2; Dârimi, Salat: 228

 Ebû Umâme Sehl b. Huneyf r.a anlatıyor: Babamın bana aktardığına göre, Rasûlullah s.a.v şöyle buyurmuştur:

#4,294
“Kim evinden çıkar da şu  Kuba  mescidine gelerek namaz kılarsa, umre sevabına denk sevap kazanır.” 

Nesai, Mesacid: 9 Hn: 692; Müslim, Hac: 97; Buhârî, Fadlı SalatiMescidi Mekke ve Medine: 2

Abdullah b. Ömer r.a’den rivâyete göre; 

#4,293
Rasulullah s.a.v Kuba mescidine bazen yaya bazen de binitli olarak namaz kılmaya gelirdi.

Nesai, Mesacid: 9 Hn: 691; Müslim, Hac: 97; Buhârî, Fad-ı Salati Mescidi Mekke ve Medine: 2

Ümmü Seleme r.anha’dan rivâyete göre, Peygamber s.a.v şöyle buyurmuştur: 

#4,292
“Benim şu minberimin ayakları vasıtasıyle Cennete yükselinir.”

Nesai, Mesacid: 7 Hn: 689;  Müsned: 25721

Abdullah b. Zeyd r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdu:

#4,291
“Benim evimle minberimin arası; Cennet bahçelerinden bir bahçedir.” 

Nesai, Mesacid: 7 Hn: 688;  (Buhârî,Fadlı Salati Mescidi Mekke: 5; Müslim, Hac: 92

Cühenîlerin azatlı kölelerinden ve EbûHureyre’nin de arkadaşlarından Ebû Seleme b. Abdurrahman ile Ebû Abdullah el Eğar r.anhüma anlatıyorlar:

#4,290
Rasulullah s.a.v mescidinde kılınan bir namaz; Mescidi Haram hariç diğer  mescidlerde kılınan namazlardan bir kat daha hayırlıdır. Çünkü Peygamber s.a.v, son Peygamber s.a.v olup, mescidi de mescidleri sonuncusudur.  Ebu Seleme ve Ebu Abdullah derler ki: “Biz,  Ebu Hureyre’ninbu sözleri, Rasulullah s.a.v’in sözlerinden aktardığından şüphe etmiyorduk.  EbuHüreyre’nin söylediği bu hadisin doğru olup olmadığını tesbit  etmekten de men olunmuştuk. Nihayet Ebu Hüreyre vefat edince bu hadisi hatırladık ve kendi aramızda  EbuHüreyre’nin bu hadisi Rasulullah  s.a.v’den işitip işitmediği konusunu tartışmaya başladık. Böyle birbirimizle tartışırken; Abdullah b. İbrahim b. Karız’ın yanına oturduk ve bu konuyu kendisine aktardık. Abdullah b. İbrahim bize şöyle dedi: “Ben Ebu Hüreyre r.a’den işittim ve şahitlik ederim ki: Ebu Hureyre’den  işittiğime göre, Rasulullah s.a.v şöyle buyurmuştu: “Ben Peygamberlerin sonuncusuyum, Mescidim de  Mescidlerin sonuncusudur.” 

Nesai, Mesacid: 7 Hn: 687; Müslim, Hac: 94; İbn Mâce,İkametü’s Salat: 195

Abdullah b. Amr r.a’dan rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdu: 

#4,289
“Davud oğlu Süleyman Beyti Makdis’i yapınca Allah’tan üç şey istedi; 1- Doğru ve isabetli hüküm verme yeteneğinin kendisine verilmesini istedi ki bu kendisine verildi. 2- Kendisinden sonra kimseye  nasib olmayacak bir saltanat verilmesini istedi, bu da kendisine verildi 3- Mescidin inşaatını bitirdikten sonra bu mescide sadece namaz kılmak için gelen bir kimseyi annesinden yeni doğmuş gibi oradan çıkarmasını niyaz etmişti.

Nesai, Mesacid: 6 Hn: 686; Müsned: 6357

Sâlim r.a, babasından aktararak şöyle diyor: 

#4,288
“Rasulullah s.a.v Üsame b. Zeyd, Bilal ve Osman b. ebi Talha; Kabe’ye girerek kapıyı kapattılar. Rasulullah s.a.v kapıyı açtığı zaman içeriye ilk giren ben oldum. Bilal ile karşılaştım ve: “Rasulullah s.a.v, Kabe içerisinde namaz kıldı mı?” diye sordum. O da: “Evet şu iki yemen sütunu veya sağdaki iki sutun arasında namaz kıldı cevabını verdi. 

Nesai, Mesacid: 5 Hn: 685; Muvatta', Hac: 63; Dârimi, Salat: 43

Peygamber s.a.v’in hanımlarından Meymune r.anha’dan rivâyet edildiğine göre, şöyle diyordu: 

#4,287
Rasulullah s.a.v, Medine’deki Mescidinde kılınan namaz hakkında: “Mekke’deki Mescidi Haram hariç, benim Mescidimde kılınan namaz, diğer mescidlerde kılınan namazdan bin kat daha faziletlidir derken işittim.”

Nesai, Mesacid: 4 Hn: 684; Müslim, Hac: 93; Müsned: 25596