Toplam 19,526 Hadis
Konular

Namaz Vakitleri Kategorisi

Sa’d b. Hişam b. Âmir r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#5,050
Medine’ye geldim, Aişe’nin yanına vardım. “Sen kimsin” dedi. Ben de: “Sa’d b. Hişam b. Âmir’im” dedim. “Allah, babana rahmet etsin” dedi. Ben: “Rasulullah s.a.v’in namazlarından bahset” dedim. Rasulullah s.a.v'in namazları şöyle şöyle idi diye anlattı. Ben de: “O halde devam et anlatmaya” dedim. O da şöyle devam etti: “Rasulullah s.a.v yatsı namazını kıldıktan sonra yatar uyurdu. Gece yarısı olunca kalkar, tuvalet ve temizlik ihtiyacını giderir, abdest alır ve mescide girerdi. Orada sekiz rekat namaz kılardı. Bana öyle geliyor ki bu kıldığı namazın kıyamı, rüku’u ve secdeleri aynı uzunlukta olurdu sonra bir rekat daha vitir kılarak kıldığı namaz sayısını tek hale getirirdi. Sonra oturduğu yerden iki rekat daha kılar ve yanı üzerine yatardı. Bazen uyuklamadan önce bazen da uyuklayınca Bilal gelir kendisini sabah namazı için çağırırdı. Çoğunlukla sabah namazını çağrılacağı anda uyukladı mı? uyuklamadı mı şüpheye düşerdim. Rasulullah s.a.v yaşlanıp  şişmanlayıncaya kadar namazlarını böylece kılardı. Aişe r.anha Rasulullah s.a.v’in şişmanlamasından biraz bahsettikten sonra son zamanlarındaki kıldığı namazından da şöyle bahsetti. Rasulullah s.a.v yatsıyı kıldırdıktan sonra yatağına girerdi. Gece yarısı olunca kalkar, abdest suyunu hazırlar, tuvalet ihtiyacını giderir, abdest alır sonra mescide girer ve altı rekat namaz kılardı. Ben O’nun bu kıldığı namazda kıratı, rüku’ ve secdeleri aynı uzunlukta yaptığını zannediyorum sonra bir rekat vitir kılarak kıldığı namazları tek hale getirirdi sonra oturduğu yerden iki rekat daha kılar ve yanı üzerine uzanırdı. Bazen uykuya dalmadan bazen de uyuyakaldığında Bilal gelir, sabah namazı için çağırırdı. Namaz için çağırıldığında çoğunlukla uyuyakaldı mı yoksa uyumadı mı konusunda bir karara varamazdım. Rasulullah s.a.v’in ihtiyarladığı zamandaki kıldığı nafile namazı da böyleydi.”

Kıyamül Leyl ve Tetavvun Nehar: 18 Hn: 1633; Müslim, Salatül 18; Dârimi, Salat: 165

Ebû Hüreyre r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdu:

#4,628
“İmam, Gayril mağdubi aleyhim veladdallin dediğinde sizler de amin deyiniz çünkü melekler de amin derler. İmam da amin der kimin amin demesi meleklerin amin demesine uygun düşerse; Allah onun geçmiş günahlarını affeder.” 

Nesai, İftitah: 33 Hn: 918; Dârimi, Salat: 38; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 14

İbn Abbas r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,283
Rasulullah s.a.v, bir gece boyunca yolculuğunu sürdürdü, sabaha karşı konaklayıp uyudu, güneş doğuncaya kadar uyanamadı. Güneş biraz yükselince namazı kıldı ve: “İşte bu kıldığımız namaz salatı vusta = orta namazdır” buyurdu. 

Nesai, Mevakit: 55 Hn: 621; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Ebû Katade r.a’den rivâyete göre, 

#4,282
Rasulullah s.a.v ve beraberindekiler güneş doğuncaya kadar uyuyakalmışlardı. Sabah namazını kılmadıkları o günün namazı için Rasulullah s.a.v: “Herkes bu namazı yarın ki sabah namazı vaktinde kılsınlar” buyurdu. 

Nesai, Mevakit: 54 Hn: 613; İbn Mâce, Salat: 9; Dârimi, Salat: 26

Ebû katade r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,281
Uyuduklarından dolayı namazlarını kaçırdıklarını soranlara, Rasulullah s.a.v: “Normal hayatındaki uykusundan uyanamayıp nadiren de olsa uyuyup namazın geçmesi büyük bir kusur sayılmaz. Esas kusur ve suç namazı uyanıkken geçirip kılmamaktır. Biriniz unutur veya uykuya kalırsa uyandığında ve hatırladığında namazını mutlaka kılsın.”

Nesai, Mevakit: 53 Hn: 611-612; İbn Mâce, Salat: 10; Dârimi, Salat: 26

Enes r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,280
Rasulullah s.a.v’e uyuya kalıp namazı geçiren kimsenin durumundan soruldu da şöyle buyurdu: “O namazın keffareti uyanıp hatırlayınca kılmaktır.”

Nesai, Mevakit: 53 Hn: 610; İbn Mâce, Salat: 10; Dârimi, Salat: 26

Muhammed b. Münteşir r.a, babasından naklediyor. 

#4,279
Amr b. Şurahbil’in namaz kıldırdığı mescidde idim; sabah namazı için kamet getirilmiş beni bekliyorlardı. Ben de vitir kılacağımı söyledim. Abdullah’a ezandan sonra vitir kılınır mı? diye sordular. Abdullah: “Evet kametten sonra bile kılınır” dedi ve Rasulullah s.a.v’in şu hadisini nakletti: “Rasulullah s.a.v bir gün güneş doğuncaya kadar uyuyakalmıştı sonra kalktı ve namazını kıldı.” 

Nesai, Mevakit: 51 Hn: 608; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Üsâme b. Zeyd r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,278
Arafat’tan inerken Rasulullah s.a.v’in binitinin arkasında idim. Şib denilen yere gelince küçük abdestini yaptı. Ravi, su ile taharetlendiğini söylemedi. Eline su döktüm hafif bir abdest aldı. Kendisine: “Namaz mı kılacaksın?” dedim. “Namaz ileridedir” buyurdu. Müzdelife’ye gelince akşam namazını kıldı. Ashab yüklerini indirdikten sonra da yatsı namazını kıldı. 

Nesai, Mevakit: 50 Hn: 605; İbn Mâce, Menasik: 59; Dârimi, Menasik: 51

Abdullah b. Mesud r.a’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,277
“Rasulullah s.a.v, Müzdelife dışında iki namazı birlikte kıldığını görmedim. O gün, sabah namazını vaktinden önce kılmıştı.” 

Nesai, Mevakit: 49 Hn: 604; İbn Mâce, Menasik: 60; Buhârî, Hac: 93

Said b. Cübeyr r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,276
Arafat’tan inerken Abdullah b. Ömer’le beraberdim. Müzdelife’ye gelince, akşam ile yatsıyı birlikte kıldı. Namazını bitirince dedi ki: “Rasulullah s.a.v bu yerde böylece yapmıştı.”

Nesai, Mevakit: 49 Hn: 602-603; İbn Mâce, Menasik: 60; Buhârî, Hac: 93

Ebû Eyyub el Ensarî r.a’den aktarıldığına göre, şöyle demiştir: 

#4,275
“Veda haccında Rasulullah s.a.v ile beraber, Müzdelife’de akşam ile yatsıyı beraber kıldım.”

Nesai, Mevakit: 49 Hn: 601; İbn Mâce, Menasik: 60; Buhârî, Hac: 93

Câbir b. Abdullah r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,274
“Rasulullah s.a.v, hac’da yürüdü, Arafat’a vardığında kendisi için Nemire denilen yerde hazırlanmış çadırına indi. Güneş tepeden batıya kayınca Kusva isimli devesinin hazırlanmasını emretti.devesine binip Batnı Nahle Vadisine gelince, orada insanlara bir hutbe verdi. Sonra Bilal ezan okudu ve kamet getirdi; öğleyi kılınca tekrar kamet etti ve ikindi namazı da kılındı. Bu iki vakit arasında başka bir namaz kılmadı.

Nesai, Mevakit: 48 Hn: 600; Dârimi, Menasik: 51; Ebû Davud, Menasik: 57

Yine İbn Abbas r.a’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,273
“Rasulullah s.a.v’in arkasında, sekiz rekat bir arada yani öğle ile ikindi yedi rekat bir arada akşam ile yatsı kıldım.” 

Nesai, Mevakit: 46 Hn: 599; Ebû Davud, Salat: 274; Müslim, Salat-ül Müsafirin: 5

Yine İbn Abbas r.a’den rivâyete göre,

#4,272
Peygamber s.a.v, Medine’de korkulacak hiçbir şey yokken, yağmur da yağmadığı halde öğle ile ikindiyi, akşam ile yatsıyı birlikte cem ederek kılardı. Niçin böyle kılardı? diyenlere, İbn Abbas: “Ümmetine zorluk  olmaması için” cevabını verdi.

Nesai, Mevakit: 46 Hn: 598-597; Ebû Davud, Salat: 274; Müslim, Salat-ül Müsafirin: 5

İbn Ömer r.a’den rivâyete göre, 

#4,271
Rasulullah s.a.v yolculukta hızlı gitmeyi gerektirecek ciddi işleri olduğunda akşam ile yatsıyı birlikte kılarlardı. 

Nesai, Mevakit: 46 Hn:594-595-596; Ebû Davud, Salat: 274; Buhârî, Cihad ve Siyer: 195

Kesîr b. Karavenda r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,270
“Salim b. Abdullah’a: Baban, Abdullah b. Ömer yolculuklarda namazları cem eder miydi?” diye sorduk. Salim: “Hayır! Sadece Müzdelife’de cem ederdi” dedi. Sonra Salim’in yanına geldim şunları söyledi: Hanımı Safiye, babam Abdullah’a: “Dünya’nın son, ahiretin ilk günündeyim, ölmek üzereyim” diye bir haber göndermişti. Babam devesine bindi bende onunla beraberdim, süratle yol alıyorduk. Namaz vakti daralmıştı, müezzin durumunda olan kimse “Ey Ebu Abdurrahman! Namaz kılalım” dedi. Fakat babam yoluna devam etti, öğle ile ikindi arası olunca konakladı. Müezzine: “Kamet et” dedi. Müezzin kamet getirdi, öğleyi iki rekat olarak kılıp selam verdikten sonra müezzin yerinden ayrılmadan tekrar kamet getirdi. İkindi namazını da iki rekat olarak kılıp hızlıca yola çıktı. Güneş batınca müezzin yine: “Ey Ebu Abdurrahman! Namaz kılalım”deyince; önceki yaptığın gibi yapacaksın dedi ve yoluna devam etti, akşam karanlığı basıp yıldızlar çoğalınca konakladı. Müezzine: “Kamet et” dedi. Ben namaz kılacak duruma gelince akşam namazının farzının üç rekat olarak kıldı. Müezzin yerinden ayrılmadan tekrar kamet getirdi, yatsı namazının farzını iki rekat kıldı ve ön tarafına tek bir selam vererek bize döndü ve şöyle dedi: Rasulullah s.a.v: “Herhangi biriniz geçip gideceğinden korktuğu bir işi olursa, namazlarını böyle kılsın” buyurdu. 

Nesai, Mevakit: 45 Hn: 593; Ebû Davud, Salat: 274; Buhârî, Cihad ve Siyer: 196

Nafi r.a’den nakledildiğine göre, şöyle demiştir: 

#4,269
Abdullah b. Ömer ile beraberdim, kendisine verilen bir araziye gidiyordu. O sırada bir kimse gelerek: “Ebu Ubeyd’in kızı Safiye hastadır acele yetişin” dedi. Bunun üzerine Abdullah hızlıca yola çıktı, yanında Kureyş’ten bir kimse vardı. Güneş battı akşamı kılmadılar halbuki namazlarına karşı çok dikkatli ve duyarlı idiler, ağır davrandıklarını görünce: “Allah sana merhamet etsin namaz kılalım” dedim. Yüzüme baktı ve yoluna devam etti, ufuktaki kızıllık kaybolmak üzere iken konakladı akşamı kıldı sonra kamet getirdi –O sırada ufuktaki kızıllık kaybolmuştu- bize yatsıyı da kıldırdı sonra bize dönüp: “Rasulullah s.a.v yolculukta hızlı gitmesi gerektiğinde böyle yapardı” dedi. 

Nesai, Mevakit: 45 Hn: 591-592; Ebû Davud, Salat: 274; Buhârî, Cihad ve Siyer: 196

Enes r.a’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,268
 “Rasulullah s.a.v yolculukta hızlı gitmesi gerektiğinde öğle namazını geciktirir ikindi vakti girince ikisini bir arada kılardı, yine akşam namazını geciktirir ufuktaki kızıllık kaybolunca yatsıyla birlikte kılardı.” 

Nesai, Mevakit: 45 Hn: 590; Ebû Davud, Salat: 274; Müslim, Salat-ül Müsafirin: 5

Câbir r.a’den rivâyet edildiğine göre, şöyle demiştir: 

#4,267
“Rasulullah s.a.v, Mekke’de idi. Güneş battı akşam namazını Serif denilen yerde yatsı ile birlikte kıldı.”

Nesai, Mevakit: 45 Hn: 589; Ebû Davud, Salat: 274; Müsned: 14543

 Sâlim r.a babasından aktararak diyor ki: 

#4,266
“Rasulullah s.a.v yolculukta acele gitmesi gerektiğinde akşam namazını geciktirip yatsı ile beraber kılardı.”

Nesai, Mevakit: 45 Hn: 588; Buhârî, Mevakît: 20; Müslim, Salat-ül Müsafirin: 5

Kureyşli yaşlı bir kimse olan İsmail b. Abdurrahman anlatıyor. 

#4,265
İbni Ömer ile: Hima’ya giderken birlikteydim, güneş batınca namaz kılalım diyecektim fakat yoluna devam etti. Ufukta ki beyazlık kaybolup yatsı vaktinin karanlığı ortalığı kaplayınca binitinden indi, akşamı üç rekat arkasından da yatsıyı iki rekat kılarak: “Rasulullah s.a.v’in böyle yaptığını gördüm” dedi.

Nesai, Mevakit: 45 Hn: 587; Buhârî, Mevakît: 20; Müslim, Salat-ül Müsafirin: 5

Kesir b. Karavenda r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,264
Salim b. Abdullah’a babasının yolculukta namazları birleştirip birleştirmediğini sordum şunları anlattı: Bir gün babam tarlada ziraatla uğraşırken hanımı Ebu Ubeyd’in kızı Safiye: Dünya’nın son gününde ahiretin ilk günündeyim yani ölmek üzereyim diye yazıyla haber göndermiş. Bu haberi alınca binitine binip hızlıca yola koyuldu, öğle vakti yaklaşmıştı. Müezzin durumunda olan kimse: “Ey Ebu Abdurrahman!” deyince, babam; Müezzini dinlemeyip yoluna devam etti, öğle ile ikindi arası bir vakitte bir yerde konakladı ve Kamet et selam verince tekrar kamet et dedi, öğle ile ikindiyi böylece bir arada kıldıktan sonra güneş batıncaya kadar yola devam ettik. Müezzin ona namaz kılalım deyince: “Babam öğle ve ikindi namazlarında yaptığın gibi yapacaksın” dedi ve yoluna devam etti, yıldızların hepsi görününceye kadar gitti ve konakladı ve Müezzine kamet et selam verince tekrar kamet et dedi, akşam ve yatsıyı bu şekilde kıldırdıktan sonra bize döndü ve şöyle dedi: Rasulullah s.a.v, “Her hangi birinizin acil bir işi olur da vaktin geçmesi korkusu olursa namazlarını böylece cem ederek bir arada kılsın”  buyurdular. 

Nesai, Mevakit: 43 Hn: 584; Ebû Davud, Salat: 272; Buhârî, Cihad ve Siyer: 196

Muaz b. Cebel r.a’den rivâyet edildiğine göre, 

#4,263
Tebük savaşı senesinde Rasulullah s.a.v ile birlikte yola çıkmıştık. Rasulullah s.a.v öğle ile ikindiyi, akşam ile yatsıyı bir araya getirerek kılardı. Bir gün öğleyi geciktirdi ve ikindiyle birlikte kıldı. Daha sonra yolculuğa devam edip bir süre gittikten sonra akşam ile yatsıyı da birlikte kıldı. 

Nesai, Mevakit: 42 Hn: 583; Buhârî, Taksirüs Salat: 14; Dârimi, Salat: 182

Enes b. Malik r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,262
“Rasulullah s.a.v güneş batıya kaymadan önce yolculuğa çıkarsa, öğle namazını ikindi namazı vaktine kadar geciktirir sonra konakladığı yerde ikisini birlikte aynı vakitte kılardı. Eğer hareketetmeden önce vakit girmişse öğleyi kılıp sonra yola çıkardı.”

Nesai, Mevakit: 42 Hn: 582; Dârimi, Salat: 182; Müslim, Salat-ül Müsafirin: 5

Amr b. Abese r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,261
Rasulullah s.a.v’in yanına geldim ve: “Ey Allah’ın Rasulü! Seninle birlikte kimler Müslüman olmuşlardı?” dedim. “Hür ve köle herkes” buyurdu. “Allah’a daha yakın olunacak bir zaman var mıdır?” deyince: “Evet, gecenin son üçte birinden sabah namazını kılma vaktine kadar istediğin kadar namaz kıl sonra gün doğup yükselinceye kadar dur.”Hadisin ravilerinden Eyyub diyor ki: Işık her tarafa yayılıp her yeri kaplayıncaya kadar namaz kıl sonra biraz dur, her şey kendi gölgesi kadar olunca namaz kılmaya devam et sonra gün tepeye dikilinceye kadar dur, bekle çünkü o saatte Cehennem ateşi tutuşturulur sonra ikindi namazı vaktine kadar dilediğin şekilde namaz kıl sonra yine güneş batıncaya kadar dur çünkü güneş şeytanın boynuzları arasında batar ve boynuzları arasından doğar.

Nesai, Mevakit: 40 Hn: 580; Müslim, Salat-ül Müsafirin: 52; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 182

Hafsa r.anha’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,260
“Rasulullah s.a.v, fecirden sonra hafifce iki rekat namaz kılardı.”

Nesai, Mevakit: 39 Hn: 579; Dârimi, Salat: 146; Müslim, Salat-ül Müsafirin: 14

Ebû’l Hayr r.a'den rivâyet ediliyor. 

#4,259
Ebu Temim el Ceyşani akşam namazından önce iki rekat namaz kılmaya kalkınca Ukbe b. Âmir’e şuna bak ne namazı kılıyor dedim. Ukbe Ebu Temime dönüp onu görünce; Bu namazı, Rasulullah s.a.v’in zamanında kılardık dedi. 

Nesai, Mevakit: 38 Hn: 578; Müsned: 16775

Imran b. Hudeyr r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,258
Lahik’a güneş batmadan önce kılınan iki rekat namazı sordum. Bu iki rekatı Abdullah b. Zübeyr’in kıldığını söyledi. Bunu duyan Muaviye Abdullah b. Zübeyr’e haber göndererek, güneş batmadan önce kılınan iki rekat namaz ne namazıdır diye sordurunca; Abdullah, Ümmü Seleme’ye sormak zorunda kaldı. Ümmü Seleme şöyle dedi: Rasulullah s.a.v, bu namazı ikindiden önce kılardı.Meşguliyetinden dolayı bir gün kılamamıştı da güneş batarken kıldı. Ne bundan önce ne de bundan sonra bu namazı bir daha kıldığını görmedim. 

Nesai, Mevakit: 37 Hn: 577; Ebû Davud, Salat: 299; Dârimi, Salat: 143

Ümmü Seleme r.anha’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,257
“Rasulullah s.a.v, fazla meşguliyetten dolayı ikindiden önce kılamadığı iki rekatı ikindiden sonra kıldı.”

Nesai, Mevakit: 36 Hn: 576; Ebû Davud, Salat: 299; Dârimi, Salat: 143

Ümmü Seleme r.anha’dan rivâyete göre, 

#4,256
Peygamber s.a.v, bir defa odamda ikindiden sonra iki rekat namaz kılmıştı. Bu namazın ne namazı olduğunu kendisine sormuştum da şöyle cevap vermişlerdi: Bu iki rekatı öğleden sonra kılmaktaydım meşguliyetten dolayı kılmaya vakit bulamadım da ikindiden sonra kıldım. 

Nesai, Mevakit: 36 Hn: 575-574; Ebû Davud, Salat: 299; Dârimi, Salat: 143

Aişe r.anha’dan rivâyete göre, şöyle diyor: 

#4,255
Rasulullah s.a.v yanımda olduğu vakitlerde ikindiden sonra iki rekat namaz kılmayı hiç terk etmedi. 

Nesai, Mevakit: 36 Hn: 570-571-572-573; Ebû Davud, Salat: 299; Dârimi, Salat: 143

Ali r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,254
Rasulullah s.a.v: “Ancak güneş parlak, bembeyaz olur ve fazla yükselmemiş batacak noktaya gelmemiş ise kılınabilir. İkindi namazından sonra namaz kılmayı yasakladı.” Yani mevsimlere göre değişen bir vakittir bu.

Nesai, Mevakit: 36 Hn: 569; Dârimi, Salat: 143; Ebû Davud, Salat: 299

Amr b. Abese r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,253
Rasulullah s.a.v’e: “Ey Allah’ın Rasulü! Vakitler içerisinde araştırmaya değer, Allah’a yakın olunacak bir an var mıdır? Veya ibadet için tercih olunacak bir saat var mıdır?” diye sordum.Rasulullah s.a.v’de: “Evet” dedi ve şöyle devam etti: “Kulun, Allah’a en yakın olduğu vakit; gecenin sonlarına doğru olan vakittir. O saatlerde Allah’ı zikredenlerden olmak istersen ol. Çünkü güneş doğuncaya kadarki o vakitlerde kılınacak namaza melekler gelir ve özellikle şahitlik yaparlar. Güneş, şeytanın iki boynuzu arasından doğar, O saat güneşe tapan kafirlerin dua ve ibadet saatidir. Güneş bir mızrak boyu yükselip iyice ışık saçmaya başlayıncaya kadar namaz kılmayın. Sonra gündüzün ortasında mızrak boyu güneş yükselinceye kadar kılınan namazda melekler hazır olur ve şahitlik yaparlar. Güneş tepede iken Cehennem kapıları açılır ve ateşin şiddeti artar. O anlarda da namaz kılmayı bırakın, güneş batı tarafına kayıp gölgeler uzayıncaya kadar kılmayın. Ondan sonraki güneş batıncaya kadar kılınan namazlara melekler hazır olur ve şahitlik ederler. Çünkü güneş şeytanın boynuzları arasından batar, o saat güneşe tapan kafirlerin ibadet ve dua saatleridir.”

Nesai, Mevakit: 35 Hn: 568; Mâce, İkametü’s Salat: 182; Müslim, Salat-ül Müsafirin: 52

İbn Ömer r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdu:

#4,252
“Güneşin ucu görünüp iyice doğuncaya kadar kılacağınız namazı geciktirin. Güneş batmaya başlayıp iyice batıncaya kadar yine namaz kılmanızı geciktiriniz.” O vakitler, güneşe tapanların ibadet anlarıdır. 

Nesai, Mevakit: 35 Hn: 567; Müslim, Salat-ül Müsafirin: 51; Ebû Davud, Salat: 5

Aişe r.anha’dan rivâyet edilmiştir,

#4,251
Ömer r.a, Rasulullah s.a.v ’in; “Bekleyip bekleyip te güneş doğacağı ve batacağı zamanlara namaz kılmayı denk getirmeyiniz. Çünkü güneş şeytanın boynuzları arasından doğar ve batar”  buyurduğunu vehmediyor. Yani sadece bu iki saatte namaz kılınmayacağını zannediyor.

Nesai, Mevakit: 35 Hn: 566; Müslim, Salat-ül Müsafirin: 51; Ebû Davud, Salat: 5

İbn Abbas r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,250
Rasulullah s.a.v, ikindi namazından sonra nafile namaz kılmayı yasakladı.

Nesai, Mevakit: 35 Hn: 565; Müslim, Salat-ül Müsafirin: 53; Ebû Davud, Cenaiz: 54

Ukbe b. Amir r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,249
Üç saat vardır ki: Rasulullah s.a.v, O vakitlerde nafile namaz kılmamızı ve ölülerimizi defnetmemizi bize yasaklamıştı. Güneş doğup biraz yükselinceye kadar, güneş tam tepede iken, güneş batmaya yaklaşıp batıncaya kadar. 

Nesai, Mevakit: 34 Hn: 562; Müslim, Salat-ül Müsafirin: 53; Ebû Davud, Cenaiz: 54

İbn Ömer r.a’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdu:

#4,247
“Hiçbiriniz bekleyip bekleyip güneş doğarken ve güneş batarken namaz kılmasın.” 

Nesai, Mevakit: 33 Hn: 560; Buhârî, Bed-il Halk: 11; Müslim, Salat-ül Müsafirin: 53

Ukbe b. Amir el Cühenî r.a’den rivâyete göre, şöyle diyordu:

#4,246
Üç vakit vardır ki; Rasulullah s.a.v O vakitlerde namaz kılmamızı ve ölülerimizi defnetmemizi yasakladı: “1- Güneş doğup biraz yükselinceye kadar, 2- Güneş tepeden batıya dönmedikçe, 3- Güneş batmaya yaklaştığı vakitten batıncaya kadar.” 

Nesai, Mevakit: 31 Hn: 557; Ebû Davud, Cenaiz: 54; İbn Mâce, Cenaiz: 30

Abdullah es Sunabihî r.a’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdu:

#4,245
“Güneş doğarken şeytan güneşi boynuzlarının arasına getirecek şekilde güneşe yaklaşır, güneş biraz yükselince ondan uzaklaşır. Tam tepe noktasına gelince tekrar yaklaşır. Batıya kayınca tekrar uzaklaşır. Gün batarken tekrar yaklaşır, batınca uzaklaşır.” Rasulullah s.a.v, bu vakitlerde namaz kılmayı yasakladı.

Nesai, Mevakit: 31 Hn: 556; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 91; Müsned: 18290

Yine Sâlim r.a’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdu:

#4,244
“Herhangi bir namazın bir rekatına yetişen kimse o namaza yetişmiş sayılır. Fakat kalan kısmını kendi kendine tamamlar.” 

Nesai, Mevakit: 30 Hn: 555; Dârimi, Salat: 22; Muvatta', Mevakît: 3

Sâlim r.a’in babasından rivâyetine göre, Rasûlullah s.a.v şöyle buyurmuştur: 

#4,243
 “Cuma namazı ve diğer namazların bir rekatına vaktinde yetişmiş olan kimsenin namazı tamamdır.”

Nesai, Mevakit: 30 Hn: 554; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 91

Hüreyre r.a’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdu:

#4,242
“Namazın bir rekatına yetişen kimse o namaza yetişmiş ve vaktinde kılmış sayılır.”

Nesai, Mevakit: 30 Hn: 550-551-552-553; Dârimi, Salat: 21; Muvatta', Mevakît: 2

Aişe r.anha’dan rivâyete göre, Peygamber s.a.v şöyle buyurdu:

#4,241
 “Kim güneş doğmadan önce sabah namazının bir rekatına yetişirse o namaza yetişmiş sayılır. Kim de güneş batmadan önce ikindi namazının bir rekatına yetişirse o namaza yetişmiş  ve vaktinde kılmış sayılır.”

Nesai, Mevakit: 28 Hn: 548; Ebû Davud, Salat: 9; Dârimi, Salat: 20

Ebû Hüreyre r.a’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdu: 

#4,240
“Kim sabah namazının bir rekatını güneş doğmadan kılmış olursa o namaza yetişmiş sayılır. Kim de gün batmadan ikindi namazının bir rekatına yetişirse o namaza yetişmiş olur.”

Nesai, Mevakit: 28 Hn: 547; Dârimi, Salat: 22; Ebû Davud, Salat: 5

Enes r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,239
Rasulullah s.a.v, Hayberin fethedildiği günün sabahı sabah namazını düşmana yakın bir yerde ortalık karanlık iken kıldırdı ve Hayber üzerine hücum etti ve:“Allahu ekber Hayber harabolsun” diye iki defa beddua etti ve Saffat suresi 177. ayetine benzer şekilde şöyle dedi: “Bir kavmin toprağına savaş için indiğimizde uyarılanların sabahı ne kötü olacaktır.”

Nesai, Mevakit: 26 Hn: 544; Buhârî, Megazî: 40; İbn Mâce, Zebaih: 13

Yine Aişe r.anha’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,238
“Kadınlar dış örtüleriyle birlikte Rasulullah s.a.v’in arkasında sabah namazını kılarlardı. Dönüşlerinde karanlıktan dolayı kimse onları tanımazdı.”

Nesai, Mevakit: 25 Hn: 543; Ebû Davud, Salat: 8; Dârimi, Salat: 20

Aişe r.anha’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,237
“Rasulullah s.a.v, sabah namazını kıldırdıktan sonra örtülerine bürünmüş kadınlar namazdan dönerken karanlık oluşundan dolayı fark edilmezlerdi.”

Nesai, Mevakit: 25 Hn: 542; Ebû Davud, Salat: 8; Dârimi, Salat: 20

Enes r.a‘den rivâyete göre, 

#4,236
bir adam, Peygamber s.a.v’e gelerek sabah namazının vaktini sordu. Rasulullah s.a.v ertesi gün fecr vakti kamet edilmesini emretti ve bize namaz kıldırdı. Bir sonraki gün ortalık iyice ağarınca kamet getirtti ve bize namaz kıldırdıktan sonra: “Sabah namazının vaktini soran kimse nerededir? Bu iki vaktin arası sabah namazının vaktidir” buyurdu. 

Nesai, Mevakit: 24 Hn: 541; Müsned: 12410

Câbir b. Abdullah r.a’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,235
“Rasulullah s.a.v, sabah namazını şafak sökerken kıldırdı.” 

Nesai, Mevakit: 24 Hn: 540; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

 İbn Ömer r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,234
Rasulullah s.a.v’i minberde şöyle derken işittim: “Bedeviler size üstün gelerek namazın ismini değiştirmeye kalkmasınlar o namaz, yatsı namazıdır.” 

Nesai, Mevakit: 23 Hn: 539; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

İbn Ömer r.a’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdu: 

#4,233
“Bedeviler size üstün gelerek bu yatsı namazının adını “ateme” diye değiştirmesinler. Çünkü onlar develerle meşguliyetlerinden dolayı karanlığa kaldıkları için o ismi verirler, halbuki o yatsı namazıdır. Siz bu ismi kullanınız.”

Nesai, Mevakit: 23 Hn: 538; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Ebû Hüreyre r.a’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdu: 

#4,232
“Eğer insanlar ezan okumaktaki ve birinci safta namaz kılmanın değer ve kıymetini bilmiş olsalardı ve bu işi yapabilmeleri ancak kur’a çekmek ile mümkün olsaydı kur’a çekerlerdi. Eğer insanlar namaza erken gelmekteki bereket ve mükafatı bir bilselerdi bu konuda yarış ederlerdi. Eğer Ateme yatsı ve sabah namazındaki bereket ve sevabı bilselerdi sürünerek de olsa bu namazlara mutlaka gelirlerdi.”

Nesai, Mevakit: 22 Hn: 537; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Humeyd r.a’ten rivâyete göre, 

#4,231
Enes’e: “Rasulullah s.a.v, yüzük takar mıydı?” diye sordular. Enes: “Evet” dedi ve sözünü şöyle sürdürdü: Rasulullah s.a.v, bir gün yatsı namazını gece yarısı yaklaşıncaya kadar geciktirdi. Namazı kıldırıp yüzünü bize çevirdikten sonra şöyle buyurdu: “Sizler namazı beklediğiniz sürece namazda sayılırsınız.” Enes diyor ki: O esnada; Rasulullah s.a.v’in parlayan yüzüğünü sanki görür gibiyim. 

Nesai, Mevakit: 21 Hn: 536; Dârimi, Salat: 19; Müslim, Mesacid: 39

Ebû Said el Hudrî r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,230
Rasulullah s.a.v, bize akşam namazını kıldırdıktan sonra gecenin bir bölümü geçinceye kadar yanımıza çıkmadı, gece yarısına doğru çıkıp yatsıyı kıldırdıktan sonra şöyle buyurdu: “İnsanlar namazlarını kıldıktan sonra uyudular. Sizler namazı beklediğiniz sürece namazda sayılırsınız. Eğer zayıflar ve hastalarınız olmasaydı bu namazı gece yarısına kadar geciktirmesini emrederdim.”

Nesai, Mevakit: 21 Hn: 535; Dârimi, Salat: 19; Müslim, Mesacid: 39

İbn Ömer r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,229
“Bir gün yatsı namazı için Rasulullah (s.a.v)’i bekledik. Gecenin üçte biri yahut daha fazlası geçince yanımıza çıktı ve şöyle buyurdu: “Siz namazı bekliyorsunuz, sizden başka hiçbir din mensubu bu namazı beklemiyor. Ümmetime ağır gelmeseydi namazı onlara bu saatte kıldırırdım” dedi. Sonra müezzine kamet getirmesini emretti ve namazı kıldırdı.” 

Nesai, Mevakit: 21 Hn: 534; Ebû Davud, Salat: 7; Dârimi, Salat: 19

Mü’minlerin anası Aişe r.anha’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,228
Bir gece; Rasulullah s.a.v, yatsı namazını gecenin büyük bir kısmı geçinceye kadar geciktirdi de mescidde olanlar uyuya kaldılar. Sonra Rasulullah s.a.v çıktı yatsıyı kıldı ve şöylebuyurdu: “Ümmetime zor gelmeseydi yatsı namazı bu vakitte kılınırdı.” 

Nesai, Mevakit: 21 Hn: 533; Ebû Davud, Salat: 7; Dârimi, Salat: 19

 Aişe r.anha’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,227
Bir gece Rasulullah s.a.v, Ateme denilen yatsı namazını geciktirmişti de, Ömer: “Çocuklar ve kadınlar uyuyakaldı” diye seslendi. Bunun üzerine Rasulullah s.a.v odasından çıktı ve: “Bu namazı; bu Medine’de, sizden başka bekleyen yok” dedi. Yani o günlerde Medine’den başka bir yerde namaz kılan yoktu. Ve şöyle devam etti: “Yatsı namazını ufuktaki kızıllığın kaybolmasından, gecenin üçte biri geçinceye kadarki zaman içersinde kılınız.”

Nesai, Mevakit: 21 Hn: 532; Buhârî, Mevakît: 25; Müslim, Mesacid: 39

Câbir b. Semure r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,226
Rasulullah s.a.v, yatsı namazını son vakte kadar geciktirirdi. 

Nesai, Mevakit: 20 Hn: 530; Müslim, Mesacid: 39; Müsned: 19910

İbn Abbas r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,225
Peygamber s.a.v, bir gün gece hayli ilerleyinceye kadar yatsı namazını geciktirdi. Bunun üzerine Ömer: “Ey Allah’ın Rasulü! Namaza kadınlar ve çocuklar uyuya kaldılar” diye seslendi. O esnada Rasulullah s.a.v başından sular akarak odasından çıktı ve: “Ümmetime zor gelmeseydi yatsı namazının vakti bu vakit olurdu”  buyurdu.

Nesai, Mevakit: 20 Hn: 529; Buhârî, Mevakît: 25; Dârimi, Salat: 20

İbn Cüreyd r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,224
Ata’ya; “Yatsı namazını tek başıma veya imam olarak hangi vakitte kılmamı tavsiye edersin?” dedim. Ata’da: İbn Abbas şöyle derken işittim dedi: Rasulullah s.a.v, yatsı namazını o kadar geciktirdi ki, insanlar uyudular uyandılar, yine uyudular uyandılar. Ömer, kalkıp namaz dedi. İbn Abbas’tan aktararak Ata dedi ki: Peygamber s.a.v -Sanki şimdi görür gibiyim- başından sular damlıyarak elini başının sağ tarafına koymuş vaziyette odasından çıktı ve:  “Ümmetime zor gelmeseydi yatsıyı böyle geç kılmalarını emrederdim” buyurdu. 

Nesai, Mevakit: 20 Hn: 528; Buhârî, Mevakît: 25; Dârimi, Salat: 20

Muhammed b. Amr b. Hasan r.a’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,223
“Haccac zamanında Cabir b. Abdullah r.a’a namaz vakitlerini sorduğumuzda şöyle anlatmıştı: Rasulullah s.a.v, öğle namazını güneşin batıya kaymasından sonra, ikindiyi güneş henüz parlak iken, akşamı gün batınca, yatsıyı bazen cemaatin toplandığını görünce ilk vaktinde, yani erkenden. Bazen de cemaatin geç gelmesi karşısında geciktirerek geç olarak kılardı.”

Nesai, Mevakit: 18 Hn:524; Buhârî, Mevakît: 23; Dârimi, Salat: 3

Ebû Musa r.a babasından aktarıp şöyle dedi: 

#4,222  
Bir adam Rasulullah s.a.v’e geldi ve namaz vakitlerinden sordu. Rasulullah s.a.v ona cevap vermedi. Şafak sökünce Bilal’e kamet getirmesini emretti. Sonra güneş tepeden batı tarafa kayınca öğle namazı için kamet etmesini emretti. Birisi gündüz yarılandı diyordu. Rasulullah s.a.v ise bunu en iyi şekilde biliyordu. Sonra güneş henüz yüksekte iken ikindi namazı için kamet etmesini emretti. Sonra güneş batınca akşam namazı için kamet etmesini emretti. Sonra ufuktaki kızıllık kaybolunca yatsı namazı için kamet etmesini emretti. Ertesi gün sabah namazını geciktirdi. Birisi güneş doğmak üzeredir diyordu. Sonra öğle namazını, önceki günün ikindi namazı vaktine kadar geciktirip kıldı. Sonra ikindiyi geciktirip kıldırdı. Birileri güneş sararmış diyordu. Sonra ufuktaki kızıllık kayboluncaya kadar akşam namazını geciktirdi. Sonra gecenin üçte biri geçinceye kadar yatsı namazını geciktirerek kıldı ve: “Namaz vakitleri bu iki vaktin arasıdır” buyurdu. 

Nesai, Mevakit: 15 Hn:520; Ebû Davud, Salat: 2; Müslim, Mesacid: 31

Abdullah b. Amr r.a’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,221
Şu’be; Bu hadisi bazen merfu olarak bazen da merfu olmaksızın rivayet ederek şöyle derdi: Öğle namazının vakti, ikindi namazı vakti girinceye kadardır. İkindi namazının vakti güneş sararıncaya kadardır. Akşam namazının vakti, ufukta kızıllık geniş yerler kaplayıncaya kadardır. Yatsı namazının vakti ise gece yarısı olmayıncaya kadardır. Sabah namazının vakti ise güneş doğmayıncaya kadardır. 

Nesai, Mevakit: 15 Hn:519; Ebû Davud, Salat: 3; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 9

Ebû Basra el Gıfarî r.a'den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,220
Rasulullah s.a.v., Muhammes denilen yerde ikindi namazını kıldırıp şöyle buyurdu: “Bu namaz sizden öncekilere de emredilmişti de bu emre uymayıp bundan kazanılacak sevabı kaybetmiş oldular. Kim ikindi namazını kaçırmayıp vaktinde kılarsa ona iki kat sevap verilir. Bu namazdan sonra şahit ortaya çıkıncaya kadar namaz kılınmazşahit, yıldızdır.”

Nesai, Mevakit: 14 Hn:518; Ebû Davud, Salat: 5; Dârimi, Salat: 16

Peygamber s.a.v’in ashabından Eslem kabilesinden bir kişi anlatıyor: 

#4,219
Ashab, Peygamber s.a.v ile birlikte akşam namazını kılarlar sonra Medine’nin en uzak yerlerine kadar giderler ve o esnada oklarla vurulabilecek hedef yerlerini görürlerdi. 

Nesai, Mevakit: 13 Hn:517; İbn Mâce, Salat: 7; Ebû Davud, Salat: 6

Süleyman b. Büreyde, babasından aktarıyor ve şöyle diyor:

#4,218
Bir adam Rasulullah s.a.v’e geldi ve namaz vaktinden sordu. Rasulullah s.a.v: “Bizimle beraber iki gün kal” buyurdu. Rasulullah s.a.v, fecr vakti Bilal’e kamet getirmesini emretti ve sabah namazını kıldı. Sonra güneş tepeden batıya doğru kayınca kamet etmesini emretti ve öğle namazını kıldı. Sonra güneş bembeyaz iken kamet etmesini emredip ikindi namazını kıldı. Sonra güneş batınca kamet ettirdi ve akşam namazını kıldı. Ufuktaki kızıllık kaybolunca kamet ettirdi ve yatsı namazını kıldı. Ertesi gün, ortalık ağarmaya başlayınca sabah namazını, hava serinleyince öğle namazını, sonra iyice serinleyince ve güneş bembeyaz iken geciktirerek ikindi namazını, sonra ufuktaki kırmızılık kaybolmadan önce akşam namazını kıldı. Daha sonra gecenin üçte biri geçince Bilal’e kamet getirmesini emretti ve yatsı namazını kıldı. Sonra Rasulullah s.a.v: “Namaz vakitlerini soran kimse nerededir” dedi. Rasulullah s.a.v: “Namaz vakitleriniz bu gördüğünüz iki vaktin arasındadır” buyurdu.

Nesai, Mevakit: 12 Hn:516; Müslim, Mesacid: 31; İbn Mâce, Salat: 1

Nasr b. Abdurrahman’ın dedesi Muaz r.a’den aktarıldığına göre, 

#4,217
Muaz ile beraber Kabe’yi tavaf ettiğimizde namaz kılmadı da, kendisine; namaz kılmıyor musun? Deyince şöyle dedi: “Rasulullah s.a.v: ikindiden sonra güneş batıncaya kadar, sabah namazından sonra güneş doğuncaya kadar namaz yoktur” kılınmaz buyurdular. 

Nesai, Mevakit: 11 Hn:515; Müsned: 17244

Ebû Hüreyre r.a’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v şöyle buyurmuştur:

#4,216
“Her kim güneş batmadan ikindi namazının iki rekatına yetişirse veya güneş doğmadan sabah namazının bir rekatına yetişirse o namaza yetişmiş olur.”

Nesai, Mevakit: 11 Hn:511-512-513-514; Ebû Davud, Salat: 5; Dârimi, Salat: 22

İbn Ömer r.a’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdu: 

#4,215
“İkindi namazını geçiren kimse sanki ailesi ve malı kaybolmuş kimse gibidir.”

Nesai, Mevakit: 9 Hn: 509-508; Ebû Davud, Salat: 5; Buhârî, Mevakît: 17

Ebû Seleme r.a'den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,213
Ömer b. Abdulaziz zamanında öğle namazını kıldık sonra Enes b. Malik’in yanına vardık, namaz kılıyordu. Namazını bitirince bize: “Namazı kıldınız mı?” dedi. Biz de öğle namazını kıldık dedik. Bu sefer O: Ben de ikindi namazını kıldım dedi. Kendisine erken kılmışsın denilince; Ashabın kıldığı gibi kılıyorum, dedi.

Nesai, Mevakit: 8 Hn: 506; Ebû Davud, Salat: 5; İbn Mâce, Salat: 5

Sehl b. Huneyf r.a’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,212
Ümame b. Sehl’den işittim şöyle diyordu: Ömer b. Abdulaziz ile birlikte öğle namazını kıldıktan sonra çıkıp Enes b. Malik’in yanına gitmiştik. Onu, ikindi namazını kılarken gördük: Ona: “Amca, bu kıldığın namaz hangi namazdır?” dedim. O da: “İkindi namazıdır. Bu, Rasulullah s.a.v ile birlikte kıldığımız ikindi namazı vaktidir” diye cevap verdi.

Nesai, Mevakit: 8 Hn: 505; Ebû Davud, Salat: 5; İbn Mâce, Salat: 5

Yine Enes r.a’ten rivâyet edildiğine göre, 

#4,211
Rasulullah s.a.v güneş bembeyaz ve yüksekte iken, Rasulullah s.a.v bize ikindi namazını kıldırırdı.

Nesai, Mevakit: 8 Hn: 504; Ebû Davud, Salat: 5; İbn Mâce, Salat: 5

Enes r.a’ten rivâyete göre,

#4,210
Rasulullah s.a.v güneş yüksekte ve parlak iken ikindi namazını kılar yine güneş yüksekte iken bir kişi uzak mıntıkalara gidip gelebilirdi. 

Nesai, Mevakit: 8 Hn: 503; Ebû Davud, Salat: 5; İbn Mâce, Salat: 5

Enes r.a’den rivâyete göre,

#4,209
Rasulullah s.a.v ikindi namazını kıldıktan sonra güneş henüz yüksekte iken bir kimse Kuba’ya gidip gelebilirdi. Bir başka rivayette: “Onlar namaz kılarken Kuba’ya gidip gelirdi.” Başka bir rivayette de: “Güneş yüksekte iken” diye geçmektedir.

Nesai, Mevakit: 8 Hn: 502; Ebû Davud, Salat: 5; İbn Mâce, Salat: 5

Abdullah b. Mes’ud r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,208
“Rasulullah s.a.v, yaz günlerinde öğle namazını gölge üç beş ayak uzayınca; kış aylarında ise beş yedi ayak uzayınca kılardı.” 

Nesai, Mevakit: 6 Hn: 499; Ebû Davud, Salat: 4

 Enes b. Malik r.a’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,207
“Rasulullah s.a.v, sıcak günlerde namazı geciktirir soğuk günlerde ise erken kılardı.”

Nesai, Mevakit: 4 Hn: 495; Buhârî, Cuma: 15

 Enes b. Malik r.a’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,206
“Rasulullah s.a.v, bir yerde konakladığında öğle namazını kılmadan hareket etmezdi.” Bir adam: Gündüzün yarısında olsa da mı? deyince, Enes: “Evet gündüzün yarısında da olsa dedi.”

Nesai, Mevakit: 3 Hn: 494; Ebû Davud, Salat: 272; Müsned: 11860

Habbab r.a’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,205
Rasulullah s.a.v’e öğle namazını kılarken kumların sıcaklığından şikayet ettik. Bu şikayetimize çözüm olacak erken kılma işini kabul etmedi. Ebu İshak’a öğle namazının erken kılınmasından mı? denildi.  O da: “Evet” dedi.

Nesai, Mevakit: 2 Hn: 493; Müslim, Mesacid: 33; İbn Mâce, Mesacid: 14

Seyyar b. Selame r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,204
 Babamdan işittim; Ebu Berze’ye, Rasulullah s.a.v’in namaz kıldığı vakitleri sorduğunu işittim dedi. “Ebu Berze’nin işittiklerini sen de işittin mi?” dedim. Seyyar: Şimdi senin söylediklerini işittiğim gibi işittim. Babam Ebu Berze’ye Rasulullah s.a.v’in namaz kıldığı vakitleri sordu. O da Rasulullah s.a.v yatsı namazını bazen gece yarısına kadar geciktirirdi. Yatsıdan önce uyumayı, yatsıdan sonra da konuşmayı sevmezdi, diye cevap verdi. Şu’be diyor ki: Daha sonra Seyyar ile karşılaştım, Ebu Berze’den başka neler duyduğunu sordum. Şöyle dedi: Öğle namazını güneş tam tepe noktasından batıya kayınca kılardı. İkindiyi kıldıktan sonra bir adam güneş canlılığını kaybetmeden Medine’nin en uzak yerine ulaşabilirdi. Akşam namazının vakti hakkında ne söylediğini hatırlamıyorum, dedi. Sonradan yine onunla karşılaştım namaz vakitleri konusunu sorduğumda şöyle dedi: Rasulullah s.a.v, sabah namazını kılardı. Namazdan dönen kimse arkadaşının yanına vardığında onun yüzünü görüp tanıyabilecek kadar ortalık ağarmış olurdu. Sabah namazında altmış ile yüz ayet kadar okurdu.

Nesai, Mevakit: 2 Hn: 491; Ebû Davud, Salat: 3; Müsned: 18956

 İbn Şihab r.a’tan rivâyete göre, Ömer b. Abdulaziz; ikindi namazını biraz geciktirdi. Bunun üzerine Urve:

#4,203
Cibril a.s, Rasulullah s.a.v’e imam oldu namaz kıldırdı deyince, Ömer dedi ki: “Ey Urve, ne dediğini iyi bil.” Bunun üzerine Urve şöyle dedi:  Beşir b. Ebi Mes’ud’tan işittim şöyle diyordu: Rasulullah s.a.v’den duydum şöyle diyordu: “Cibril indi bana imam oldu. Parmaklarıyla beş vakti sayarak sonra namazı onunla kıldım, sonra namazı onunla kıldım, sonra namazı onunla kıldım, sonra namazı onunla kıldım, sonra namazı onunla kıldım.” 

Nesai, Mevakit: 1 Hn: 490; Müslim, Mesacid: 31; Buhârî, Bed-ül Halk: 6