Toplam 18,633 Hadis
Konular

Menkıbeler Kategorisi

 Ebû Hüreyre r.a.’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu:

#4,100
 “Allah, cahiliyye gururunu ve atalarla övünme kötülüğünü sizden gidermiştir. İnsanlar takva sahibi mü’min ve bahtsız günahkar olarak iki guruptur. İnsanlar Ademoğullarıdır, Adem de topraktandır.” 

Tirmizi, Menakıb: 75 Hn: 3956; Ebû Dâvûd, Edeb: 27 Tirmizî: Bu hadis yanımızda birinci hadisten daha sahihtir. Saîd el Makburî, Ebû Hüreyre’den hadis işitmiştir, babası vasıtasıyla Ebû Hüreyre’den pek çok hadisler rivâyet edilmiştir.

Ebû Hüreyre r.a.’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu: 

#4,099
“Bazı topluluklar ölen atalarıyla övünmekten vazgeçmelidirler, çünkü onlar Cehennem kömürüdürler, aksi takdirde pislik içerisindeki böcekten Allah katında daha değersiz olacaklardır. Allah cahiliyye gururunu ve atalarıyla övünme kötülüğünü gidermiştir. Artık bundan sonra mütteki mü’min ve bahtsız günahkar vardır. Bütün insanlar Adem’in oğullarıdır. Adem de topraktan yaratılmıştır.”

Tirmizi, Menakıb: 75 Hn: 3955; Ebû Dâvûd, Edeb: 27 Tirmizî: Bu konuda İbn Ömer ve İbn Abbâs’tan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir.

Zeyd b. Sabit r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,098
Rasulullah s.a.v.’in yanında Kur’an-ı yazılı parçalardan derlemekte idik. Rasulullah s.a.v.: “Ne mutlu Şam’a” buyurdu. Biz de: “Hangi sebeplerden dolayı Ey Allah’ın Rasulü!” dedik. Rasulullah s.a.v.:  “Rahman’ın melekleri kanatlarını Şam’ın üzerine germişlerdir” buyurdu.

Tirmizi, Menakıb: 75 Hn: 3954; Müsned: 20621  Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir. Yahya b. Eyyûb’un rivâyetiyle bilmekteyiz.

İbn Ömer r.a.’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu:

#4,097
“Allah’ım bize Şam’ımızı mübarek kıl, Yemen’imizi mübarek kıl.” Bunun üzerine Ashab:“Necid’imizi de” dediler. Rasulullah s.a.v.: “Allah’ım bize Şam’ımızı mübarek kıl, Yemen’imizi mübarek kıl” buyurdu. Ashab yine: “Necid’imizi de” dediler. Rasulullah s.a.v. şöyle buyurdu: “Sarsıntılar ve fitneler oradadır. Şeytanın boynuzu da orada veya oradan çıkacaktır.” 

Tirmizi, Menakıb: 75 Hn: 3953; Buhârî, Bed-il Halk: 27 Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle İbn Avn rivâyeti olarak hasen sahih garibtir. Bu hadis aynı şekilde Sâlim b. Abdullah b. Ömer’den de rivâyet edilmiştir.

Ebû Bekir r.a.’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu:

#4,096
“Eslem, Gıfar ve Müzeyne; Temim, Esd, Ğatafan, Beni Âmir b. Sa’saa  bu kelimelerde sesini uzattı  den daha hayırlıdırlar” buyurdu. Bunun üzerine Ashab: “Bu kabileler zararda ve ziyandadırlar” dediler. Rasulullah s.a.v., yine: “Onlar bunlardan daha hayırlıdır” buyurdu. 

Tirmizi, Menakıb: 74 Hn: 3952; Buhârî, Menakîb: 27; Müslim, Fedail: 17  Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.

 Imrân b. Husayn r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,095
Temimoğullarından bir gurup Rasulullah s.a.v.’e gelmişti. Rasulullah s.a.v.: “Ey Temimoğulları! Müjdeler size” buyurdu. Onlar da: “Bizi müjdeledin o halde bize ver” dediler. Bunun üzerine Peygamber s.a.v’in rengi değişti. Sonra, Yemen halkından bir gurup geldi Rasulullah s.a.v., onlara:“Temimoğullarının kabul etmediği hediyeyi siz kabul ediniz” buyurdu. Onlar da: “Kabul ettik” dediler.

Tirmizi, Menakıb: 74 Hn: 3951; Buhârî, Bed-il Halk: 27 Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.

Ebû Hüreyre r.a.’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurmuştur:

#4,094
“Muhammed s.a.v.’in bütün benliğine hakim olan zat’a yemin ederim ki, Gıfar, Eslem, Müzeyne ve Cuheyneliler -veya cüheyne-buyurdu. Müzeyneliler, Allah katında kıyamet günü Esd, Tay ve Ğatafan kabilelerinden daha hayırlıdırlar.”

Tirmizi, Menakıb: 74 Hn: 3950; Buhârî, Menakîb: 27; Müslim, Fedail: 17 Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir

 Abdullah b. Dinar r.a.’den, Şu’be’nin hadisinin benzeri rivâyet edilmiş olup şu ilaveyi yapmıştır: 

#4,093
“Usayye ise Allah ve Rasulüne isyan etmiştir.”

Tirmizi, Menakıb: 74 Hn: 3949; Buhârî, Menakîb: 27; Müslim, Fedail: 17 Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.

İbn Ömer r.a.’den rivâyete göre, Peygamber s.a.v şöyle buyurmuştur: 

#4,092
“Eslem kabilesine, Allah selamet versin. Gıfar kabilesine de Allah mağfiret etsin.”

Tirmizi, Menakıb: 74 Hn: 3948;  Buhârî, Menakîb: 27; Müslim, Fedail: 17 Tirmizî: Bu hadis sahihtir. Tirmizî: Bu konuda Ebû Zer’den, Bürde’den, Büreyde’den ve Ebû Hüreyre’den de hadis rivâyet edilmiştir.

Ebû Âmir el Eş’arî r.a.’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu: 

#4,090
Esed ve Eş’ariler ne iyi kabilelerdir. Savaştan kaçmaz ganimet malına da hainlik etmezler, onlar benden ben de onlardanım. Ben bu hadisi Muaviye’ye aktardığım da Muaviye Peygamber s.a.v, bu şekilde buyurmadı; “Onlar benden ve banadırlar” buyurdu, dedi. Ben de şu karşılığı verdim: Fakat babam bana bu şekilde anlatmıştır, bana şu şekilde anlatmıştır:  Rasulullah s.a.v. ’den işittim: “Onlar bendendir ben de onlardanım.” Bunun üzerine Muaviye: “Sen babanın hadisini daha iyi bilirsin” dedi.

Tirmizi, Menakıb: 74 Hn: 3947;  (16540) Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir. Vehb b. Cerir’in rivâyeti olarak bilmekteyiz. “Esd” in “Ezd” olduğu da söylenmektedir.

Ebû Hüreyre r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,089
Fezare oğullarından bir adam Rasulullah s.a.v.’e: Elgabe vakasında ganimet olarak aldıkları develerden birini hediye etmişti. Rasulullah s.a.v., bunakarşılık olacak bazı hediyeler vermişti. Fakat adam kızdı memnun olmadı. Saonra Rasulullah s.a.v.’den minber üzerinden şöyle buyurduğunu işittim: “Arap’tan bazı kişiler var ki: Bunlardan biri bir hediye hediye ediyor ben de gücümün yettiği kadarıyla ona karşılık veriyorum o da bunu beğenmiyor ve güceniyor. Allah’a yemin ederim ki, şu andan itibaren artık Kureyşli’den, Ensar’dan, Sekifli’den ve Devsli’den başka arabın hiçbirinden hediye kabul etmeyeceğim.”

Tirmizi, Menakıb: 74 Hn: 3946; Ebû Dâvûd, Büyü’: 27 Tirmizî: Bu hadis hasendir. Yezîd b. Harun’un, Eyyûb’tan rivâyet ettiği hadisten daha sahihtir.

Ebû Hüreyre r.a.’den rivâyete göre, bedevilerden biri Peygamber s.a.v’e genç bir deve armağan etmişti. Rasûlullah s.a.v., bunun yerine ona altı deve vererek hediyesine karşılık verdi. Fakat bedevi bundanmemnun kalmadı ve kızdı. Durum, Rasûlullah s.a.v.’e ulaşınca Allah’a hamdetti onu övdü ve şöyle buyurdu: 

#4,088
“Falan kişi bana bir deve hediye etti. Ben de ona altı deveyle karşılık verdim; fakat yine de memnun olmadı. Bundan dolayı içimden şöyle geçirdim: Kureyş, Ensar, Sekif ve Devsli’den başka kimseden hediye kabul etmeyeyim.”

Tirmizi, Menakıb: 74 Hn: 3945;  Ebû Dâvûd, Büyü’: 27 Tirmizî: Bu hadis buradakinden daha uzuncadır. Tirmizî: Bu hadis başka şekilde de Ebû Hüreyre’den rivâyet edilmiştir. Yezîd b. Harun, Ebû Eyyûb’tan, Ebû’l A’lâ’dan rivâyet ediyorlar. Bu kimse Ebû Eyyûb b. Miskindir. Kendisine İbn ebî Miskin’de denilir.Eyyûb vasıtasıyla Saîd el Makburî’den rivâyet edilen bu hadisteki Eyyûb b. Miskin, Eyyûb Ebû’l A’lâ’dır.

İbn Ömer r.a.’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu:

#4,087
“Sakif kabilesinden çıkacak bir yalancı ve bir zalim vardır.”

Tirmizi, Menakıb: 74 Hn: 3944; Tirmizî rivâyet etmiştir. Abdurrahman b. Vakîd, Ebû Müslim vasıtasıyla Şerîk’den bu senedle bu hadisin bir benzerinirivâyet etmiştir. Abdullah b. Âsım, Ebû Ulvan diye künyelenir, Küfelidir. Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir. Sadece Şerîk’in rivâyetiyle bilmekteyiz. Şerîk: “Abdullah b. Âsım” diyor. İsrail bu ihtiyardan hadis rivâyet etmiş ve “Abdullah b. Usme” demiştir. Tirmizî: Bu konuda Esma binti ebÎ Bekir’den de hadis rivâyet edilmiştir.

Imrân b. Husayn r.a.’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,086
“Rasulullah s.a.v., üç kabileye ikram eder vaziyette vefat etti; Sakif, Beni Hanife ve Beni Ümeyye.”

Tirmizi, Menakıb: 74 Hn: 3943; Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis garibtir. Sadece bu şekliyle bilmekteyiz.

Câbir r.a.’den rivâyet edilmiştir, dedi ki: Taif kuşatmasında askerler dediler ki:

#4,085
Taif kuşatmasında askerler dediler ki:“Ey Allah’ın Rasulü! Sakif’in okları bizi yaktı onlar için beddua et.” Fakat Peygamber s.a.v: “Allah’ım Sekif kabilesine hidayet et” diye dua etti.

Tirmizi, Menakıb: 74 Hn: 3942; Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen sahih garibtir.

İbn Ömer r.a.’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu:

#4,084
“Eslem kabilesi ki Allah onları Müslüman etmiştir. Gıfar kabilesi ki, Allah onları bağışlasın. Usayye kabilesi ise Allah ve Rasulüne isyan etmiştir.”

Tirmizi, Menakıb: 73 Hn: 3941;  Buhârî, Menakîb: 27 Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.

Ebû Eyyûb el Ensarî r.a.’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu:

#4,083
“Ensar, Müzeyne, Cüheyne, Gıfar, Eşca’ ile Abduddar oğullarından olanlar benim müttefik ve dostlarımdır. Onların Allah’tan başka dostları yoktur. Allah ve Peygamberi de onların dostudur.”

Tirmizi, Menakıb: 73 Hn: 3940; Müslim, Fedail: 27 Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.

Ebû Hüreyre r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,082
Peygamber s.a.v’in huzurunda idik, derken bir adam geldi. Kays kabilesinden olduğunu zannettiğim bu adam şöyle dedi: “Ey Allah’ın Rasulü! Hımyer’i lanetle.” Rasulullah s.a.v. ondan yüz çevirdi sonra o şahıs Rasulullah s.a.v.’e diğer taraftan tekrar geldi. Rasulullah (s.a.v.) ondan yine yüz çevirdi. Sonra Rasulullah s.a.v. şöyle buyurdu: “Allah’ım Hımyer’i esirge onların ağızlarından kötü söz çıkmaz, devamlı verirler, ellerinden yemek çıkar. Onlar emniyet ve iman sahibidirler.”

Tirmizi, Menakıb: 72 Hn: 3939; Tirmizî rivâyet etmiştir.  Tirmizî: Bu hadis garib olup sadece bu şekliyle Abdurrezzak’ın hadisi olarak bilmekteyiz. Hadisin râvîlerinden olan Mîna’dan münker hadisler rivâyet edilmektedir.

Gaylân b. Cerir r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,081
Enes b. Malik’den işittim şöyle diyordu: “Ezd kabilesinden olmasak kamil manada insan olamayız.”

Tirmizi, Menakıb: 72 Hn: 3938; Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen sahih garibtir.

Enes r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu: 

#4,080
 “Ezd kabilesi yeryüzünde Allah’ın aslanlarıdır. İnsanlar onları küçük düşürmeye çalışsalar bile Allah onları yükseltecektir. İnsanların üzerine öyle bir zaman gelecek ki: Keşke babam Ezd’li olsaydı, keşke annem Ezd’li olsaydı diyecektir.”

Tirmizi, Menakıb: 72 Hn: 3937; Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis garibtir. Sadece bu şekliyle biliyoruz. Tirmizî: Bu hadis aynı senedle Enes’den mevkuf olarak rivâyet edilmiştir ki: Bence bu rivâyet daha sağlamdır.

 Ebû Hüreyre r.a.’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu: 

#4,079
“Devlet başkanlığı Kureyş’te, Kadılık Ensar’da, Müezzinlik Habeşlilerde, Emanette Ezd’dedir, yani Yemenlilerdedir.”

Tirmizi, Menakıb: 72 Hn: 3936; Tirmizî rivâyet etmiştir. Muhammed b. Beşşâr, Abdurrahman b. Mehdî vasıtasıyla Muaviye b. Salih’den, Ebû Meryem elEnsarî’den ve Ebû Hüreyre’den bu hadisin bir benzerini merfu olmaksızın rivâyet etmişlerdir. Bu rivâyet Zeyd b. Hubab’ın rivâyetinden daha sağlamdır.

Ebû Hüreyre r.a.’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu:

#4,078
“Yemenliler, size geldiler. Onların kalpleri daha yufka, yürekleri daha hassastır. İman, Yemen’dendir, Hikmet de Yemenlidir.”

Tirmizi, Menakıb: 72 Hn: 3935; Buhârî, Bed-il Halk: 27; Müslim, İman: 17 Tirmizî: Bu konuda İbn Abbâs ve İbn Mes’ûd’tan da hadis rivâyet edilmiştir. Bu hadis hasen sahihtir.

Zeyd b. Sabit r.a.’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v., Yemen tarafına baktı ve şöyle buyurdu:

#4,077
“Allah’ım! Onların kalplerini bize yönelt, bizim tüm ölçeklerimizi bereketli kıl.”

Tirmizi, Menakıb: 72 Hn: 3934; Müsned: 20625 Tirmizî: Bu hadis Zeyd b. Sabit’in rivâyeti olarak hasen sahih garibtir. Bu hadisi sadece Imrân el Kattan’ın rivâyeti olarak bilmekteyiz.

Ebû Hüreyre r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,076
Cuma suresi indiğinde Peygamber s.a.v’in yanında idik; Rasulullah s.a.v., bu sureyi okudu üçüncü ayetine gelince bir adam: Ey Allah’ın Rasulü! Bize ulaşmamış kişiler kimlerdir? Rasulullah s.a.v. cevap vermedi. Selman-ı Farisi aramızda idi. Rasulullah s.a.v. elini, Selman’ın üzerine koydu ve şöyle buyurdu:  “Canım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, İman, Süreyya yıldızında olsaydı; bunlardan bir kısım insanlar onu elde ederlerdi.”

Tirmizi, Menakıb: 71 Hn: 3933; Buhârî, Tefsir-ül Kur’ân: 27; Müslim, Fedail: 17 Tirmizî: Bu hadis hasendir. Ebû Hüreyre’den değişik bir şekilde de rivâyet edilmiştir. Ebü’l Gays’in ismi Salim’dir. Abdullah b. Muti’ın azadlı kölesidir ve Medinelidir.

Ebû Hüreyre r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,075
Peygamber s.a.v'in yanında Arap olmayan toplumlardan bahsedildi de bunun üzerine Peygamber s.a.v şöyle buyurdu:“Onlara veya onların bir kısmına karşı ben; size ve sizden bazılarınıza olduğumdan daha itimatlıyımdır.” 

Tirmizi, Menakıb: 71 Hn: 3932; Tirmizî rivâyet etmiştir.  Tirmizî: Bu hadis garibtir. Sadece Ebû Bekir b. Ayyaş’ın rivâyetiyle bilmekteyiz. Salih b. ebû Salih’e, Salih b. Mehran’da denilir. Amr b. Hureys’in azâdlısıdır.

Semure b. Cündüp r.a.’den rivâyete göre, Peygamber s.a.v buyurdu ki:

#4,074
“Sam; Arapların atasıdır. Yafis: Rumların atasıdır. Ham ise: Habeşlilerin atasıdır.”

Tirmizi, Menakıb: 70 Hn: 3931; Müsned: 19240 Tirmizî: Bu hadis hasendir. Yafis yerine Yafit veya Yefit de denilmektedir.

Câbir b. Abdullah r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,073
Ümmü Şüreyk, Rasulullah s.a.v.’in bana şöyle buyurduğunu anlattı:  “İnsanlar, Deccal’in şerrinden kaçarak dağlara sığınacaklar.” Ümmü Şüreyk dedi ki:“Ey Allah’ın Rasulü! O gün Araplar nerededir?” Rasulullah s.a.v.: “Onlar o gün çok az olacaklardır” buyurdu.

Tirmizi, Menakıb: 70 Hn: 3930; Müsli,m, Fityen: 27 Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir.

 Muhammed b. ebî Rüzeyn r.a., vasıtasıyla annesinden rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,072
Ümmül Cerir’in, Arab’tan bir kimse öldüğü vakit zoruna giderdi. Bunun üzerine kendisine bir arab ölünce zoruna gidiyor denildi. Efendimin şöyle dediğini işittim: Rasulullah s.a.v. şöyle buyurdu: “Kıyamet’in yaklaşmasının alametlerinden biri de Arab’ın kırılmasıdır.”

Tirmizi, Menakıb: 70 Hn: 3929; Tirmizî rivâyet etmiştir. Muhammed b. Rezin diyor ki: ravinin efendisi Talha b. Malik’tir.  Tirmizî: Bu hadis garibtir. Süleyman b. Harb’in rivâyetiyle biliyoruz.

Osman b. Affân r.a.’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu: 

#4,071
“Arab’ı aldatan benim şefaatime nail olamaz ve benim sevgim ona ulaşmaz.” 

Tirmizi, Menakıb: 70 Hn: 3928; Müsned: 488  Tirmizî: Bu hadis garib olup sadece Husayn b. Ömer el Ahmesî’nin, Muharîk’den rivâyeti ile bilmekteyiz. Husayn, hadisçiler yanında sağlam bir kişi değildir.

Selman r.a.’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah s.a.v., bana şöyle buyurdu: 

#4,070
“Ey Selman! Bana buğz etme, yoksa dininden ayrılmış olursun.” Bunun üzerine: “Ey Allah’ın Rasulü! Sana nasıl buğz edebilirim; Allah senin vasıtanla bizi hidayete erdirmiştir.” Rasulullah s.a.v.: “Arab’a buğz edersen bana buğz etmiş olursun” buyurdu.

Tirmizi, Menakıb: 70 Hn: 3927; Tirmizî rivâyet etmiştir.  Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir. Bu hadisi sadece Ebû Bedr, Şüca b. Velid’in rivâyetiyle bilmekteyiz. Muhammed b. İsmail’den işittim şöyle diyordu: Ebû Zabyan, Selman’a yetişmemiştir. Selman, Ali’den önce vefat etmiştir.

İbn Abbâs r.a.’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v., Mekke için şöyle buyurdu: 

#4,069
“Ne güzel bir memleketsin, bana ne kadar da sevimlisin. Benim kavmim beni senden çıkarmış olmasaydı senden başkasında oturmazdım.” 

Tirmizi, Menakıb: 69 Hn: 3926; Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle hasen garibtir.

Abdullah b. Adiyy b. Hamra ez Zührî r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,068
Rasulullah s.a.v., Hazvere denilen yerde durdu ve şöyle buyurdu: “Ey Mekke! Vallahi sen yeryüzünün en hayırlı ve Allah’a en sevimli olan ülkesisin senden çıkarılmış olmasaydım çıkmazdım.”

Tirmizi, Menakıb: 69 Hn: 3925; İbn Mâce, Menasik: 279  Tirmizî: Bu hadis hasen garib sahihtir. Yunus, Zührî’den benzeri biçimde bu hadisi rivâyet etmiştir.Muhammed b. Amr’da yine bu hadisi Ebû Seleme ve Ebû Hüreyre’den rivâyet etmiştir. Zührî’nin, Ebû Seleme’den ve Abdullah b. Adiyy b. Hamra’dan rivâyeti bence daha sahihtir.

Ebû Hüreyre r.a.'den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu:

#4,067
“Medine’nin her türlü sıkıntısına, kim sabredip katlanırsa kıyamet gününde kendisine şahid ve şefaatçi olacağım.”

Tirmizi, Menakıb: 68 Hn: 3924; Müslim, Hac: 27 Tirmizî: Bu konuda Ebû Saîd, Sûfyân b. ebî Züheyr ve Sübeyatel Eslemiyye’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle hasen garibtir. Salih b. ebû Salih; Süheyl b. Ebû Salih’in kardeşidir.

Cerir b. Abndullah r.a.’den rivâyete göre, Peygamber s.a.v şöyle buyurmuştur: 

#4,066
Allah bana hicret edeceğimde bildirdi ki: “Şu üç şehirden hangisine gidersen orası senin hicret yurdundur; Medine, Bahreyn ve Kınnesrin.” 

Tirmizi, Menakıb: 68 Hn: 3923;  Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis garibtir. Bu hadisi sadece Fadl b. Musa’nın rivâyetiyle bilmekteyiz.

 Ebû Hüreyre r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,064
Medine ceylanlarının yayıldıklarını görsem, onları ürkütmem; çünkü Rasulullah s.a.v.: “Medine’nin iki taşlığı arası mukaddes ve haramdır” buyurmuştur. 

Tirmizi, Menakıb: 68 Hn: 3921; Buhârî, Hac: 27; Müslim, Hac: 17 Tirmizî: Bu konuda Saîd, Abdullah b. Zeyd, Enes, Ebû Eyyûb, Zeyd b. Sabit, Rafî’ b. Hadîç, Sehl b. Huneyf ve Câbir’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Ebû Hüreyre hadisi hasen sahihtir.

Câbir r.a.’den rivâyete göre:

#4,063
Bir bedevi, Peygamber s.a.v’e; Müslüman olmak üzere biat etti. Medine de sıtmaya yakalandı ve Peygamber s.a.v’e gelerek: “Benim biatımı geri ver” dedi. Rasulullah s.a.v., kabul etmedi. Sonra yine geldi ve “Biatımı geri ver” dedi. Rasulullah s.a.v., yine kabul etmedi de o bedevi Medine’den çıkıp gitti. Bunun üzerine Rasulullah s.a.v. şöyle buyurdu: “Medine bir pota’ya benzer kirini atar temizini bırakır.” 

Tirmizi, Menakıb: 68 Hn: 3920; Buhârî, Hac: 27; Müslim, Hac: 17 Tirmizî: Bu konuda Ebû Hüreyre’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.

Ebû Hüreyre r.a.’den rivâyete göre, Peygamber s.a.v şöyle buyurdu: 

#4,062
“İslam memleketlerinden en son yıkılacak olan memleket Medine’dir.” 

Tirmizi, Menakıb: 68 Hn: 3919; Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir. Bu hadisi sadece Hişâm b. Urve’nin, Cünade’den rivâyetiyle bilmekteyiz. Tirmizî: Muhammed b. İsmail, Ebû Hüreyre’nin bu hadisine hayret etmiştir.

İbn Ömer r.a.’den rivâyet edilmiştir: 

#4,061
“İbn Ömer’in azad edip hürriyetine kavuşturduğu kadın yanına gelerek zor günler geçiriyorum bu yüzden Irak’a gitmek arzusundayım.” Bunun üzerine İbn Ömer, şukarşılığı verdi: “Neden toplanma yeri olan Şam’a değil… Sabret ahmak kadın… Ben Rasulullah s.a.v.’in şöyle buyurduğunu işittim: Her kim Medine’nin darlık ve kıtlığına katlanırsa kıyamet günü ben ona şahid ve şefaatçi olacağım.” 

Tirmizi, Menakıb: 68 Hn: 3918; Müslim, Hac: 27 Tirmizî: Bu konuda Ebû Saîd, Sûfyân b. ebî Züheyr ve Sübey’a el Eslemiyye’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Bu hadis Ubeydullah’ın rivâyeti olarak bu şekliyle hasen sahih garibtir.

İbn Ömer r.a.'den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu:

#4,060
“Her kim Medine’de yerleşip orada ölmeye gücü yeterse orada ölsün; çünkü ben Medine’de ölenlere şefaat edeceğim.” 

Tirmizi, Menakıb: 68 Hn: 3917; İbn Mâce, Menasik: 179  Tirmizî: Bu konuda Sübey’a binti-l Hâris el Eslemiyye’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Eyyûb es Sahtiyanî’nin rivâyeti olarak bu hadis hasen garibtir.

Ebû Hüreyre r.a.’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurmuştur:

#4,059
“Minberimle evim arası; Cennet bahçelerinden bir bahçedir.” Bu senedle Peygamber s.a.s’in şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Benim şu mescidimde kılınan namaz Mescid-i Haram’dan başka diğer mescidlerde kılınan namazlardan bin kat daha hayırlıdır.” 

Tirmizi, Menakıb: 68 Hn: 3916; Buhârî, Cuma: 27; Müslim, Hac: 17 Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Ebû Hüreyre’den değişik şekillerde de rivâyet edilmiştir.

Ali b. ebî Tâlib ve Ebû Hüreyre r.anhüma’dan rivâyete göre dddiler ki:,

#4,058
Rasulullah s.a.v. şöyle buyurdu: “Evimle minberimin arası Cennet bahçelerinden bir bahçedir.”

Tirmizi, Menakıb: 68 Hn: 3915; Buhârî, Cuma: 27; Müslim, Hac: 17 Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle Ali’nin hadisi olarak hasen garibtir. Ebû Hüreyre’den değişik şekillerde de rivâyet edilmiştir.

Ali r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,057
Rasulullah s.a.v. ile beraber çıktık Sa’d b. ebi Vakkas’a ait olan Harret-üs Sükya’ya varınca Rasulullah s.a.v., bana: “Abdest suyunu getiriniz” buyurdu. Abdest aldı, kıbleye dönerek şöyle dua etti: “Allah’ım! İbrahim senin kulun ve dostun idi, Mekke halkı için sana bereket duasında bulundu. Ben de senin kulun ve Peygamberinim, Medine halkı için; Sana dua ediyorum, Medine halkının ölçeklerini Mekke halkına bereketli kıldığın iki misli bereketli kıl. Her bereketle birlikte iki bereket kıl.” 

Tirmizi, Menakıb: 68 Hn: 3914; Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Tirmizî: Bu konuda Âişe, Abdullah b. Zeyd ve Ebû Hüreyre’den de hadis rivâyet edilmiştir.

Câbir b. Abdullah r.a.’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu:

#4,056
“Ensar’ın en hayırlısı Abduleşheloğullarıdır.”

Tirmizi, Menakıb: 67 Hn: 3913; Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle garibtir.

Câbir b. Abdullah r.a.’tan rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu:

#4,055
“Ensaroğlullarının en hayırlısı Neccaroğullarıdır.”

Tirmizi, Menakıb: 67 Hn: 3912; Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle garibtir.

Ebû Üseyd es Saidî r.a.’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu:

#4,054
“Ensaroğullarının en hayırlısı Neccaroğulları, sonra Abduleşheloğlulları sonra Haris b. Hazrecoğulları sonra Saideoğullarıdır. Ensar’ın tüm ailelerinde hayır mevcuttur.” Sa’d b. Ubade diyor ki: “Görüyorum ki: Peygamber s.a.v, bize birçoklarını tercih etmiştir” dedi. Bunun üzerine: “Sizi de birçoklarına üstün kılmıştır”denildi.

Tirmizi, Menakıb: 67 Hn: 3911; Buhârî, Menakîb: 27 Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Ebû Üseyd es Saidî’nin ismi Mâlik b. Rabia’dır. Ebû Hüreyre’den bu hadisin bir benzeri rivâyet edilmiştir. Ma’mer, Zührî’den, Ebû Seleme’den, Ubeydullah b. Abdullah b. Ubeyde’den, Ebû Hüreyre’den bu hadisi rivâyet etmiştir.

Enes b. Mâlik r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,053
Peygamber s.a.v: “Dikkat ediniz! Size Ensar ailelerinin en hayırlısını haber vereyim mi?” buyurdu. Ashab: “Evet Ey Allah’ın Rasulü” dediler. Rasulullah s.a.v. şöyle buyurdu: “Neccaroğulları, sonra Haris b. Hazreçoğulları. Sonra onların peşinden gelen Haris b. Hazreçoğulları. Sonra Saideoğulları…” Sonra eliyle işaret ederek elleriyle bir şey atan kimsenin hali gibi parmaklarını önce topladı sonra açtı ve şöyle buyurdu: “Ensar’ın tüm ailelerinde hayır mevcuttur.” 

Tirmizi, Menakıb: 67 Hn: 3910; Müslim, Fedail: 27 Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Bu hadis aynı zamanda Enes’den, Ebû Üseyd es Saidî’den ve Peygamber s.a.v’den rivâyet edilmiştir.

Enes r.a.’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v. şöyle duâ etti: 

#4,052
“Allah’ım! Ensar’ın oğullarını, Ensar’ın oğullarının oğullarını ve Ensar’ın kadınlarını bağışla.”

Tirmizi, Menakıb: 66 Hn: 3909; Müslim, Fedail: 27 Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle hasen garibtir.

İbn Abbâs r.a.’tan rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurmuştur:

#4,051
“Allah’ım! Kureyş’in öncekilerine azabı tattırdın sonrakilerine de nimetlerini artır.”

Tirmizi, Menakıb: 66 Hn: 3908; Müsned: 2062 Tirmizî: Bu hadis hasen sahih garibtir. Abdulvehhab el Verrak, Yahya b. Saîd el Emevî vasıtasıyla A’meş’den bu hadisin bir benzerini bize rivâyet etmiştir.

 Enes b. Mâlik r.a.’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu:

#4,050
 “Ensar benim gurubum ve sığınığamdır. İnsanlar çoğalacak; Ensar azalacaktır, onların iyilerinden özürlerini kabul ediniz, kötülerinin kötülüklerine karşı da göz yumunuz.” 

Tirmizi, Menakıb: 66 Hn: 3907; Buhârî, Menakîb: 27; Müslim, Fedail: 17 Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.

İbn Abbâs r.a.’tan rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu: 

#4,049
 “Allah’a ve ahiret gününe inanan hiçbir kimse Ensar’a buğzetmez.”

Tirmizi, Menakıb: 66 Hn: 3906; Müsned: 2679 Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.

Sa’d r.a.’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu:

#4,048
“Kim Kuryş’in alçalmasını isterse Allah’ta onu alçaltır.”

Tirmizi, Menakıb: 66 Hn: 3905; Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle garibtir. Abd b. Humeyd, Yakub b. İbrahim b. Sa’d vasıtasıyla şöyle demiştir: Babam Salih b. Kaysan’dan, İbn Şihâb’tan aynı senedle bu hadisin bir benzerini bize aktarmıştır.

Ebû Saîd el HudrÎ r.a.'den rivâyete göre, Peygamber s.a.v şöyle buyurdu:

#4,047
“Dikkat ediniz, benim kendilerine sığınıp başvurduğum kimseler Ehli beytimdir. Ensar da benim sırdaşımdır. Bunların kötülerini bağışlayınız. İyilerinin de özürlerini kabul ediniz.”

Tirmizi, Menakıb: 66 Hn: 3904; Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasendir. Tirmizî: Bu konuda Enes’den de hadis rivâyet edilmiştir

 Ebû Talha r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,046
Rasulullah s.a.v., bana şöyle dedi: “Ensar toplumuna selam söyle bildiğim kadarıyla onlar iffetli ve sabırlı kimselerdir.”

Tirmizi, Menakıb: 66 Hn: 3903; Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir.

Zeyd b. Erkâm r.a.’den rivâyete göre; 

#4,045
Zeyd, Enes b. Malik’e; Hare vaka’sında ailesinden ve amcazadelerinden kaybettiği kimseler hakkında bir başsağlığı mektubu gönderdi ve mektupta şöyle yazdı: “Seni ilahi bir müjde ile müjdelerim. Rasulullah s.a.v.’in şöyle dua ettiğini işitmişimdir: Allah’ım! Ensar’ı, Ensar’ın soyundan gelenleri ve onların da soyundan gelenleri bağışla.”

Tirmizi, Menakıb: 66 Hn: 3902; Müslim, Fedail: 27 Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Ahmed b. Menî’, Hüşeym vasıtasıyla Ali b. Zeyd b. Ced’an’dan ve Nadr b. Enes’den bu hadisi bize aktarmışlardır. Katade de Nadr b. Enes’den ve Zeyd b.Erkâm’dan rivâyet etmiştir.

Enes r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Peygamber s.a.v: 

#4,044
“Ensar’dan bazı kimseleri topladı ve aranızda sizden olmayan kimseler var mı?” buyurdu. Onlar da: “Hayır, sadece bir kız kardeşimizin çocuğu var” dediler. Rasulullah s.a.v. de: “Bir toplumun kız kardeşlerinin çocukları o toplumdan sayılır” buyurdu ve sonra şöyle devam etti: “Kureyş, cahiliyye gibi bir musibetten yeni çıkmıştır. Ben, Hevazin ganimetlerinden bol bol vererek onların gönlünü almak ve kendilerini İslam’a ısındırmak istedim. Herkes evine dünya malıyla dönerken sizin Allah’ın Peygamberiyle dönmeniz sizi memnun etmezmi?” Bunun üzerine Ensar: “Evet, memnun eder” diye cevap verdiler. Rasulullah s.a.v.’de buyurdu ki: “Bütün insanlar bir vadiye, Ensar’da başka bir vadiye girmiş olsalar, mutlaka ben Ensar’ın vadisine geçerim.”

Tirmizi, Menakıb: 66 Hn: 3901; Buhârî, Menakîb: 27; Müslim, Zekat: 17  Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.

Berâ b. Âzib r.a., Peygamber s.a.v’den şöyle buyurduğunu işitti ve Peygamber s.a.v’in Ensâr hakkında şöyle buyurduğunu aktardı: 

#4,043
“Ensar’ı, mü’min olanlar sever. Ensar’a ancak münafıklar buğzeder. Kim onları severse Allah’ta onları sever, Kim de onlara buğzederse Allah’ta onlara buğzeder.” Bunun üzerine Adiyy b. Sabit’e; “Bu hadisi Bera’dan sen mi? işittin?” diye sorduk. Adiyy: “Bana bizzat anlattı” dedi.

Tirmizi, Menakıb: 66 Hn: 3900; Buhârî, Menakîb: 27; Müslim, İman: 17 Tirmizî: Bu hadis sahihtir. Tirmizî: Bu senedle Peygamber s.a.v’in şöyle buyurduğu rivâyet edilmiştir: “İnsanlar bir vadiye toplanmış olsalar ben Ensâr’la beraber olurum.” Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.

Übey b. Ka’b r.a.’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu:

#4,042
 “Hicret olmasaydı Ensar’dan biri olmak isterdim.” 

Tirmizi, Menakıb: 66 Hn: 3899; Müsned: 20294

Übey b. Ka’b r.a.’den rivâyet edilmiştir; 

#4,041
Peygamber s.a.v, Übey’e: “Sana Kur’an okumamı Allah bana emretti”  buyurarak, Beyine suresini okudu ve şöyle buyurdu: “Allah katında gerçek din gerçek Müslümanlıktır. Yahudilik, Hıristiyanlık ve Mecusilik değildir. Kim hayır işlerse onun mükafatı ona mutlaka verilecektir.” Rasulullah s.a.v., konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ademoğlunun bir vadi dolusu malı olsa ona bir ikincisini katmak ister ikincisi olsa üçüncüsünü elde etmek ister. Ademoğlunun boşluğunu ancak toprak doldurur. Allah tevbe edenin tevbesini kabul eder.”

Tirmizi, Menakıb: 65 Hn: 3898; Müsned: 20257  Tirmizî: Bu hadis hasendir. Tirmizî: Bundan başka şekilde de bu hadis rivâyet edilmiştir. Abdullah b. Abdurrahman b. Ebza babasından Übey b. Ka’b’tan rivâyet ederek şöyle demiştir: “Allah bana sana Kur’ân okumamı emretti.” Enes Katade’den rivâyet ederek Übey b. Ka’b için şöyle demiştir: “Allah bana, sana Kur’ân okumamı emretti.”

Abdullah b. Mes’ûd r.a.’den rivâyete göre,

#4,040
Peygamber s.a.v şöyle buyurdu:“Hiçbir kimseden bana bir şeyler aktarmasın.” 

Tirmizi, Menakıb: 64 Hn: 3897; Ebû Dâvûd, Edeb: 27 Tirmizî: Bu hadis Abdullah b. Mes’ûd’tan buna benzer şekilde değişik yollarla rivâyet etmiştir.

Abdullah b. Mes’ûd r.a.’tan rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurmuştur: 

#4,039
“Kimse ashabından hiçbiri için bana kötü bir şey ulaştırmasın. Çünkü ben onların arasına tüm kötülükler ve kırgınlıklardan kurtulmuş olarak çıkmayı severim.” Abdullah dedi ki: Rasulullah s.a.v.'e bir mal getirildi Rasulullah s.a.v., o malı ashabı arasında taksim etti… Derken oturmakta olan iki adamın yanına vardım şöyle konuşmakta idiler:  “Vallahi, Muhammed yaptığı bu taksimde ne Allah’ın rızasını ne de ahiret yurdundaki Cenneti düşünerek yapmıştır bunu duyar duymaz şaşırdım Peygamber s.a.v’e gelip durumu haber verdim Rasulullah s.a.v.’in yüzü öfkesinden kızardı ve beni kendi halime bırak dedi. Musa’ya bundan fazla eziyet edildi ve o bütün o eziyetlere katlanmıştı.” 

Tirmizi, Menakıb: 64 Hn: 3896; Ebû Dâvûd, Edeb: 27 Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle garibtir. Hadisin senedine bir adam ilave edilmiştir.

Âişe r.anha'dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,038
Rasulullah s.a.v. şöyle buyurdu: “Sizin en hayırlınız ailesine en hayırlı olandır. Aileme karşı en hayırlı olan da benim. Bir arkadaşınız kumanız öldüğünde onun kötülüklerini sayıp dökmeyi bırakınız.”

Tirmizi, Menakıb: 64 Hn: 3895; Ebû davud, Edeb: 27; Dârimî, Nikah: 17 Tirmizî: Bu hadis Sevrî’den rivâyeti ne kadar az da olsa Sevrî’nin rivâyeti olarak hasen sahih garibtir. Aynı hadis Hişâm b. Urve’den ve babasından mürsel olarak rivâyet edilmiştir.

Enes r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,037
Safiyye’ye, Hafsa’nın “Yahudi kızı” dediği haberi ulaştı da Safiye ağlamaya başladı. Peygamber s.a.v yanına girdiğinde ağlamakta idi. Rasulullah s.a.v., seni ağlatan olay nedir? Safiye: Hafsa bana “Yahudi kızı” diyor dedi. Rasulullah s.a.v.şöyle buyurdu: “Sen bir Peygamberin kızı durumundasın amcan da Peygamberdi ve şu anda da bir Peygamberin nikahı altındasın. Hangi konuda sana karşı övünüyor?” Sonra Hafsa’ya: “Ey Hafsa! Allah’tan kork” buyurdu.

Tirmizi, Menakıb: 64 Hn: 3894; Müsned: 11943 Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle hasen sahih garibtir.

Ümmü Seleme r.anha ’nın bildirildiğine göre: 

#4,036
“Rasulullah s.a.v., Mekke fethi yılı Fatıma’yı çağırmıştı ve onun kulağına gizlice bir şeyler söylemişti de Fatıma ağlamıştı sonra bir şeyler söyledi de Fatma gülümsedi. Peygamber s.a.v, vefat edince Fatıma’ya bu ağlamasının ve gülmesinin sebebini sordum şu karşılığı verdi. Rasulullah s.a.v., vefat edeceğini bana bildirdi. Ağladım sonra bana Imran’ın kızı Meryem’den sonra Cennet kadınlarının hanım efendisi olduğumu bildirdi de güldüm.”

Tirmizi, Menakıb: 64 Hn: 3893; Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle hasen garibtir.

Safiye binti Huyey r.anha’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,035
Rasulullah s.a.v., yanıma girmişti. Ben de Âişe ile Hafsa’nın benim aleyhime söyledikleri bir sözü kendisine bildirdim. Buyurdular ki: “Sen de şöyle demeliydin: Siz benden nasıl hayırlı olabilirsiniz? Benim kocam Muhammed s.a.v. babam, Harun a.s., amcam ise Musa a.s. dır.” Anlaşıldığına göre Safiyye’ye ulaşan söz onların: “Biz Rasulullah s.a.v.’e senden daha kıymetliyiz, Hem amca kızları durumunda olup aynı kabileden hem de Peygamber s.a.v',in hanımlarıyız  Sen ise Yahudilerdensin demişlerdi.”

Tirmizi, Menakıb: 64 Hn: 3892; Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu konuda Enes’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Bu hadis garibtir. Bu Safiyye hadisini sadece Haşim el Kufî’nin rivâyetiyle bilmekteyiz senedi de pek sağlam değildir.

İkrime r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,034
İbn Abbas’a, sabah namazından sonra Peygamber s.a.v’in hanımlarından biri için Rasulullah s.a.v.’in hanımlarından falan kimse vefat etti denildi de: İbn Abbas secdeye kapandı. Bunun üzerine kendisine:  “Şu saatte yaptığın bu secde nedendir?” Denildi. O da şu cevabı verdi: “Rasulullah s.a.v., bir ayet, alamet, işaret gördüğünüzde secde ediniz buyurmadı mı? Peygamber s.a.v'in hanımlarından birinin vefatından daha büyük bir musibet, alamet ne olabilir?” 

Tirmizi, Menakıb: 64 Hn: 3891; Ebû Dâvûd, Salat: 27  Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir. Ancak bu şekliyle bilmekteyiz.

Enes r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,033
Rasulullah s.a.v.’e: “İnsanların sana en sevimlisi hangisidir?” denildi de: “Âişe” buyurdu. “Erkeklerden hangisi?” denilince de: “Babası” buyurdular.

Tirmizi, Menakıb: 63 Hn: 3890; Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis Enes rivâyeti olarak bu şekliyle hasen garibtir.

Abdullah b. Ziyâd el Esedî r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,032
Ammar b. Yasir’den işittim şöyle diyordu: “Âişe dünyada da Ahirette de Rasulullah s.a.v.’in hanımıdır.” 

Tirmizi, Menakıb: 63 Hn: 3889; Buhârî, Menakîb: 27  Tirmizî: Bu hadis hasendir. Bu konuda Ali’den de hadis rivâyet edilmiştir.

Amr b. Gâlib r.a.’den rivâyete göre, 

#4,031
bir adam, Ammar b. Yasir’in yanında Âişe’ye dil uzatmıştı da Ammar ona şöyle demişti: “Alçak ve bayağı olarak kaybol gözümün önünden! Rasulullah s.a.v.’in sevgili hanımını nasıl üzersin?

Tirmizi, Menakıb: 63 Hn: 3888; Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasendir.

Enes r.a.’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu:

#4,030
“Âişe’nin diğer kadınlara üstünlüğü tirit yemeğinin diğer yemeklere üstünlüğü gibidir.”

Tirmizi, Menakıb: 63 Hn: 3887; Buhârî, Menakîb: 27; Müslim, Fedail: 27  Tirmizî: Bu konuda Âişe ve Musa’dan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasendir. Abdullah b. Abdurrahman b. Ma’mer, Ebû Tuvale el Ensarî’dir. Medîneli olup güvenilen bir kişidir. Kendisinden Mâlik b. Enes hadis rivâyet etmiştir.

Amr b. Âs r.a.’tan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,029
“Ey Allah’ın Rasulü! İnsanlardan kim sana çok sevimlidir?”  dedim.  “Âişe” buyurdu. “Ya erkeklerden?” dedim. “Babası”  buyurdular.

Tirmizi, Menakıb: 63 Hn: 3886; Buhârî, Menakîb: 27; Müslim, Fedail: 27  Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle İsmail b. Kays rivâyeti olarak hasen garibtir.

Amr b. Âs r.a.’tan rivâyete göre, 

#4,028
Rasulullah s.a.v., kendisini Zat-üs Selasil ordusuna komutan tayin etmişti diyor ki:“Rasulullah s.a.v.’e geldim, Ey Allah’ın Rasulü insanların hangisi sana daha sevimlidir?” dedim. Rasulullah s.a.v.: “Âişe” buyurdu. “Ya erkeklerden?” dedim. “Babası”  buyurdular.

Tirmizi, Menakıb: 63 Hn: 3885;  Buhârî, Menakîb: 27; Müslim, Fedail: 27 Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.

Musa b. Talha r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,027
“Âişe r.anha ’dan daha fasih düzgün konuşan kimse görmedim.”

Tirmizi, Menakıb: 63 Hn: 3884; Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen sahih garibtir.

Ebû Musa r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,026
Biz Peygamber s.a.v’in ashabı olarak hangi hadis konusunda bir sorunumuz olmuşsa, onu Âişe’ye sormuş isek o konuda Âişe’den bir bilgi edinmişizdir.”

Tirmizi, Menakıb: 63 Hn: 3883; Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.

Yine Âişe r.anha’dan rivâyete göre Rasûlullah s.a.v. bana şöyle buyurdu: 

#4,025
Cibril sana selam ediyor. Ben de: “Ona da Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi olsun” dedim. 

Tirmizi, Menakıb: 63 Hn: 3882; Buhârî, Bed-il Halk: 27; Müslim: Fedail: 17  Tirmizî: Bu hadis hasendir.

Âişe r.anha’dan rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu:

#4,024
 “Ey Âişe! Bu gelen Cibril’dir, sana selam ediyor” buyurdu. Ben de: “O’na da Allah’ın selamı rahmeti ve bereketi olsun” dedim. 

Tirmizi, Menakıb: 63 Hn: 3881; Buhârî, Bed-il halk: 279  Tirmizî: Bu hadis hasendir.

Âişe r.anha’dan rivâyete göre, 

#4,023
Cebrail, yeşil ipekten bir kumaş üzerinde kendisinin resmini Peygamber s.a.v’e getirdi ve: “Bu senin bu dünyada ve ahirette senin hanımındır” dedi.

Tirmizi, Menakıb: 63 Hn: 3880; Buhârî, MenakÎb: 27; Müslim, Fedail: 17 Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir. Abdullah b. Amr b. Alkame’nin rivâyetiyle bilmekteyiz. Abdurrahman b. Mehdî bu hadisi Abdullah b. Amr b. Alkame’den bu senedle mürsel olarak rivâyet etmiş ve“Âişe’den” dememiştir. Ebû Usame de Hişâm b. Ucre’den, babasından, Âişe’den bu hadise yakın bir şekilde rivâyet etmişlerdir.

 Enes r.a.’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu: 

#4,021
 “Yeryüzünde yaşayıp giden kadınlardan örneklik bakımından sana şunlar yeterlidir: Imran’ın kızı Meryem, Huveylid kızı Hatice, Muhammed’in kızı Fatıma ve firavun’un karısı Âsiye…” 

Tirmizi, Menakıb: 62 Hn: 3878; Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis sahihtir.

Ali b. ebî Tâlib r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,020
Peygamber s.a.v’in şöyle buyurduğunu işittim: “Sizin asrınızdaki, döneminizdeki en hayırlı kadın Hüveylid kızı Hatice’dir. Geçmiş asırdaki kadınların en hayırlısı da Imran kızı Meryem’dir.”

Tirmizi, Menakıb: 62 Hn: 3877; Buhârî, Ehadis-ül Enbiya: 27; Müslim, Fedail-üs Sahabe: 17 Tirmizî: Bu konuda Enes, İbn Abbâs ve Âişe’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.

Âişe r.anha ’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,019
“Hatice’yi kıskandığım kadar kimseyi kıskanmadım, oysa Rasulullah s.a.v., Hatice’nin ölümünden sonra benimle evlenmiştir. Bunun sebebi şudur: Rasulullah s.a.v., Hatice’yi Cennette elde edeceği değerli mücevherattan bir köşkle müjdeledi ki orada ne gürültü var ne de yorgunluk...”

Tirmizi, Menakıb: 62 Hn: 3876; Buhârî, Menakîb: 27; Müslim, Fedail: 17  Tirmizî: Bu hadis hasendir. “Kasab” inci sütünlar demektir.

Âişe r.anha’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,018
“Peygamber s.a.v’i hanımları Hatice’den kıskandığım kadar hiçbir kimseden kıskanmadım. Ya Hatice’ye yetişmiş olsam halim nice olurdu. Bunun tek sebebi Rasulullah s.a.v.’in onu çokça hatırlaması idi. Hatta bir koyun kestiğinde bile Hatice’nin dostlarını bir bir dolaşır ve onlara o etten hediye ederdi.”

Tirmizi, Menakıb: 62 Hn: 3875; Buhârî, Menakîb: 27; Müslim, Fedail: 17 Tirmizî: Bu hadis hasen sahih garibtir.

 Cümey b. Umeyr et Teymî r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,017
Halamla birlikte Âişe’nin yanına girmiştim. Âişe’ye: “Yakını insanlardan kim Rasulullah s.a.v.’e daha sevgiliydi” diye soruldu. “Fatıma” diye cevap verdi. “Erkeklerden kim?” diye sorulunca da: “Fatıma’nın kocasıdır çünkü o geceleri çok namaz kılan gündüzleri de çoğunlukla oruçlu idi” dedi. 

Tirmizi, Menakıb: 61 Hn: 3874; Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir. Tirmizî: Ebû’l Cehhaf’ın ismi Dâvûd b. ebî Avf’tır. Sûfyân es Sevrî’den şöyle aktarılmaktadır: “Ebû’l Cehhaf bize anlattı, kendisi makbul bir kişi idi.”

Ümmü Seleme r.a.’nın bize bildirdiğine göre Mekke’nin fethi günü Rasûlullah s.a.v., Fatıma’yı çağırdı ve onunla gizlice konuştu, bunun üzerine Fatıma ağladı, sonra bazı şeyler söyledi ki güldü. Ümmü Seleme diyor ki: 

#4,016
“Rasulullah s.a.v., vefat edince gülmesinin ve ağlamasının sebebini sormuştum şöyle cevapladı: Rasulullah s.a.v., öleceğini bildirdi, ağladım. Sonradan Meryem’den sonra Cennet hanımlarının efendisi olduğumu haber verdi ki güldüm.”

Tirmizi, Menakıb: 61 Hn: 3873; Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle hasen garibtir.

Mü’minlerin anası Âişe r.anha’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,015
“Şekil yaşantı ve yol bakımından kalkış ve oturuş bakımından Rasulullah s.a.v.’e kızı Fatıma’dan daha çok benzeyen bir kimse görmedim. Fatıma, Peygamber s.a.v’in yanına girdiğinde Peygamber s.a.v, kalkar onu öper ve yerine oturturdu. Peygamber s.a.v’de onun yanına girdiğinde, Fatıma oturduğu yerden kalkıp aynı şekilde Rasulullah s.a.v.’i öper ve kendi yerine oturturdu. Peygamber s.a.v, hastalanınca, Fatıma onun yanına geldi eğilip onu öptü başını kaldırıp ağladı, sonra tekrar eğildi ve başını kaldırıp gülümsedi. Bunun üzerine ben bu Fatıma’yı kadınlarımızın en akıllılarından zannederdim, fakat O’da sıradan biri imiş dedim.” Peygamber s.a.v, vefat edince kendisine sordum; Peygamber s.a.v’e eğilip başını kaldırdığında ağlamıştın ikinci eğilip kalkışta ise gülmüştün, bunun sebebi ne idi? Fatıma şu karşılığı verdi: “Ben boşboğaz, sır saklamayı bilmeyen biriyim, ilk eğilmemde bu çektiği hastalıktan dolayı öleceğini bildirdi. Bu yüzden ağladım. İkinci eğilişimde ise ev halkından kendisine ilk kavuşacak olanın ben olduğumu bildirdi, gülmemin sebebi de oydu.” 

Tirmizi, Menakıb: 61 Hn: 3872; Buhârî, Menakîb: 27; Müslim, Fedail: 17  Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle hasen gaibtir. Âişe’den değişik şekilde de rivâyet edilmiştir.

Ümmü Seleme r.anha’dan rivâyete göre,

#4,014
Peygamber s.a.v, Ali, Fatıma, Hasan ve Hüseyin’i bir örtü ile örttü ve şöyle dedi: “Allah’ım bunlar benim ehli beytim ve yakınlarımdır. Onlardan kötülükleri gider onları tertemiz eyle.” Bunun üzerine Ümmü Seleme: “Ey Allah’ın Rasulü! Ben de onlarla beraber miyim?” dedi. Rasulullah s.a.v.:“Sen de hayır üzeresin” buyurdu. 

Tirmizi, Menakıb: 61 Hn: 3871; Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasendir. Bu konuda rivâyet edilen en güzel hadistir. Bu konuda Ömer b. ebî Seleme, Enes b. Mâlik, Ebû’l Hamra, Ma’kıl b. Yesâr ve Âişe’den de hadis rivâyet edilmiştir.

 Zeyd b. Erkâm r.a.’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v., Ali, Fatıma, Hasan ve Hüseyin hakkında şöyle buyurdu:

#4,013
“Ben sizin savaştığınız kimselerle savaşır barıştığınız kimselerle de barışırım.” 

Tirmizi, Menakıb: 61 Hn: 3870; İbn Mâce, Mukaddime: 27 Tirmizî: Bu hadis garibtir. Sadece bu şekliyle bilmekteyiz. Subeyh, Ümmü Seleme’nin azâdlı kölesi olup tanınan bir kimse değildir.

Abdullah b. Zübeyr r.a.’den rivâyet edilmiştir.

#4,012
Ali, Ebu Cehil’in kızını nikahlamaktan bahsetmişti de; bu durum Rasulullah s.a.v.’e ulaşınca şöyle buyurdu: “Fatıma, benim bir parçamdır; O’nu üzen, beni üzmüş olur; O’nu yoran, beni yormuş olur.”

Tirmizi, Menakıb: 61 Hn: 3869; Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Eyyûb burada olduğu gibi İbn ebî Müleyke’den ve İbn Zübeyr’den demektedir. Pek çok râvî ise; İbn ebî Müleyke’den ve Misver b. Mahreme’den demektedirler.

Büreyde r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,011
“Rasulullah s.a.v.’e kadınların en sevimlisi Fatıma, erkeklerin en sevimlisi de Ali idi.” İbrahim b. Said dedi ki: “Yani aile halkından.”

Tirmizi, Menakıb: 61 Hn: 3868; Tirmizî rivâyet etmiştir.  Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir. Sadece bu şekliyle bilmekteyiz.

Misver b. Mahreme r.a.’den rivâyet edildiğine göre, şöyle demiştir: 

#4,010
Rasulullah s.a.v.’in minber üzerinde şöyle buyurduğunu işittim: “Hişam b. Muğire oğulları kızlarını Ali b. ebi Talib’e ikinci hanım olarak nikahlmak üzere benden izin istediler. Müsaade etmem yine müsaade etmem, asla müsaade etmem, ancak Ebu Talib’in oğlu Ali benim kızımı boşayıp onların kızıyla evlenmek isterse o başka… Çünkü Fatıma benden bir parçadır, onu şüphe ve kuşkuya düşüren beni de kuşku ve şüpheye düşürmüş olur, onu üzen beni de üzmüş olur.” 

Tirmizi, Menakıb: 61 Hn: 3867; Buhârî, Menakîb: 27; Müslim, Fedail: 17 Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Amr b. Dinar, İbn ebî Müleyke’den ve Misver b. Mahreme’den bu hadisin bir benzerini bize aktarmışlardır.

Ömer r.a.’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu: 

#4,009
Ashabıma dil uzatanları gördüğünüz vakit; Allah’ın laneti siz şerliler üzerine olsun” deyiniz. 

Tirmizi, Menakıb: 60 Hn: 3866; Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis münkerdir. Bu hadisin Ubeydullah b. Ömer’in rivâyetinden olduğunu sadece bu şekliyle bilmekteyiz. Hadisin râvîlerinden Nadr b. Hammad ve Seyf b. Ömer, meçhul kimselerdir.

Abdullah b. Büreyde r.a.’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurmuştur:

#4,008
“Ashabımdan herhangi bir kimse herhangi bir bölgede ölürse kıyamet günü onlar o ülke halkı için bir lider ve nur olarak mahşer yerine getirlirler.” 

Tirmizi, Menakıb: 59 Hn: 3865; Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis garibtir. Bu hadis Abdullah b. Müslim, Ebû Taybe’den ve Ebû Büreyde’den mürsel olarak rivâyet edilmiştir ki bu rivâyet daha sahihtir.

Câbir r.a.’den rivâyete göre, Hâtib b. Beltaa’nın bir kölesi Peygamber s.a.v’e gelerek Hâtib’ı şikayet etti ve şöyle dedi: 

#4,007
“Ey Allah’ın Rasulü! Hatıb, mutlaka Cehenneme girecektir.” Bunun üzerine Peygamber s.a.v şöyle buyurdu:“Yanılıyorsun veya yalan söylüyorsun Hatıb Cehenneme girmeyecektir. Çünkü Bedir ve Hudeybiye olaylarında bulunmuştur.”

Tirmizi, Menakıb: 59 Hn: 3864; Müslim, Fedail: 17 Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.

Câbir r.a.’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurmuştur: 

#4,006
 “Kırmızı devenin sahibinden başka ağacın altında biat edenler mutlaka Cennete gireceklerdir.”

Tirmizi, Menakıb: 59 Hn: 3863; Müslim, Sıfat-il Münafıkın: 279 Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir.

Abdullah b. Muğaffel r.a.’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v., şöyle buyurmuştur: 

#4,005
“Ashabım hakkında Allah’tan korkunuz! Ashabım hakkında Allah’tan korkunuz! Benden sonra onları hedef alıp eleştirmeyiniz. Onları seven beni sevdiğinden dolayı sever. Onlara buğzeden de bana buğzettiğinden buğzeder. Onlara eziyet eden bana eziyet etmiş olur. Bana eziyet eden de Allah’a eziyet etmiş olur. Allah’a eziyet edeni de Allah hemen cezalandırabilir.”

Tirmizi, Menakıb: 59 Hn: 3862; Müsned: 16201  Tirmizî: Bu hadis garibtir. Sadece bu şekliyle bilmekteyiz.

Ebû Saîd el Hudrî r.a.’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurmuştur:

#4,004
“Ashabıma dil uzatıp sövmeyiniz, bütün benliğime hakim olan Allah’a yemin olsun ki, sizden biriniz Uhud dağı kadar altın harcasa, onların harcadıkları bir ölçek veya onun yarısına bile ulaşamaz.”

Tirmizi, Menakıb: 59 Hn: 3861; Buhârî, Menakîb: 27; Müslim, Fedail: 17 Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Hadiste geçen “nasıyfehü” ölçeğin yarısı, demektir. Hasan b. Ali el Hallâl, hafız idi Ebû Muaviye vasıtasıyla A’meş’den, Ebû Salih’den ve Ebû Saîd el Hudrî’den bu hadisin bir benzerini bize aktarmıştır.

Câbir r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,003
“Ağaç altında biat edenlerden hiç kimse Cehenneme girmeyecektir.”

Tirmizi, Menakıb: 58 Hn: 3860; Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.

Abdullah b. Mes’ûd r.a.’tan rivâyet edilmiştir. Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu:

#4,002
“İnsanların en hayırlısı, benim asrımda yaşayanlardır. Sonra onların peşinden gelenler… Sonra onların peşinden gelenler… Daha sonra öyle toplumlar gelecek ki, yeminlerine dikkat etmeyecekler böylelikle yeminleri şahitliklerini geçecek veya olur olmaz her şeye şahitlik yapacaklarda şahitlikleri yeminlerini geçecektir. Yani ne şahidlik nede yemin sorumluluğunu düşünmeyeceklerdir.”

Tirmizi, Menakıb: 57 Hn: 3859; Buhârî, Menakîb: 17; Müslim, Fedail: 27 Tirmizî: Bu konuda Ömer, Imrân b. Husayn ve Büreyde’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Bu hadis sahihtir.

Abdullah b. Mes’ûd r.a.’tan rivâyet edilmiştir. Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu: 

#4,001
“İnsanların en hayırlısı, benim asrımda yaşayanlardır. Sonra onların peşinden gelenler… Sonra onların peşinden gelenler… Daha sonra öyle toplumlar gelecek ki, yeminlerine dikkat etmeyecekler böylelikle yeminleri şahitliklerini geçecek veya olur olmaz her şeye şahitlik yapacaklarda şahitlikleri yeminlerini geçecektir. Yani ne şahidlik nede yemin sorumluluğunu düşünmeyeceklerdir.”

Tirmizi, Menakıb: 57 Hn: 3858; Buhârî, Menakîb: 17; Müslim, Fedail: 27  Tirmizî: Bu konuda Ömer, Imrân b. Husayn ve Büreyde’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Bu hadis sahihtir.

Câbir b. Abdullah r.a.’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,000
 Rasulullah s.a.v.’den işittim şöyle diyordu: “Beni gören veya beni göreni gören bir Müslüman’a ateş dokunmayacaktır.” Talha diyor ki: “Ben Cabir b. Abdullah’ı gördüm.” Musa da: “Ben Talha’yı gördüm” diyor. Yahya’da: Musa bana dedi ki:“Sen de beni gördün dolayısıyla biz Allah’tan ümitliyiz.”

Tirmizi, Menakıb: 57 Hn: 3858; Tirmizî rivâyet etmiştir.  Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir. Bu hadisi Musa b. İbrahim el Ensarî’nin rivâyetleriyle bilmekteyiz. Ali b. el Medîni ve pek çok hadisçi bu hadisi Musa’dan bize aktarmışlardır.

 Enes r.a.’den rivâyete göre, Peygamber s.a.v şöyle diyordu:

#3,999
 “Allah’ım hayat ancak ahiret hayatıdır. Ensar ve muhacirine ikramlarda bulun…”

Tirmizi, Menakıb: 56 Hn: 3857; Buhârî, Cihâd: 27; Müslim, Cihâd: 17 Tirmizî: Bu hadis hasen sahih garibtir. Enes’den değişik bir şekilde de rivâyet edilmiştir

Sehl b. Sa’d r.a.’tan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#3,998
Rasulullah s.a.v. ile birlikte hendek kazıyorduk hendek kazıyor biz de toprağını taşıyorduk her tarafımız toz toprak içinde kalmıştı. Bu durumda Rasulullah s.a.v. şöyle diyordu: “Allah’ım, hayat ancak ahiret hayatıdır, Ensar ve Muhacirlerini bağışla…” 

Tirmizi, Menakıb: 56 Hn: 3856; Buhârî, Menakîb: 27; Müslim, Cihâd: 17 Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle hasen sahih garibtir. Ebû Hazim’in ismi Seleme b. Dinar el A’rec ez Zahid’tir. Tirmizî: Bu konuda Enes b. Mâlik’den de hadis rivâyet edilmiştir.