Toplam 23,487 Hadis
Konular

Diyet Kategorisi

Cabir b. Abdillah'ın bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem):

#19,794
"Otlakta kendi başına otlayan davarın verdiği zarar, hederdir, kuyu(nun se"bep olduğu mağduriyet) hederdir. Maden(de maruz kalınan kaza türünden zarar) hederdir (yani mağdura bu zararlar karşılığında bir şey ödenmez). Definede humus (beşte bir nispetinde zekat) vardır" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10803; * Hadisi Ahmed ve Ebu Ya'la rivayet etmiştir. İmam Ahmed, "saibe" ibaresi yerine "saime" ibaresini Halef'ten rivayet etmeden nakletti. Senedinde bulunan Mücalid b. Said'in ahir ömründe ezberi bozulmuştur.1 Hadisi Ahmed (3/353-354), Ebu Ya'la (2134) ve Bezzar (2134) rivayet etmiştir.

Katede'nin bildirdiğine göre

#19,793
birisini öldüren bir adam ômer b. el-Hattab' a dava edildi. Öldürülen adamın çocukları geldi, ama çocuklarından biri katili affetti. Bunun üzerine ômer, yanında oturan Abdullah b. Mes'ud'a: "Bu konuda ne dersin?" diye sorunca Abdullah b. Mes'ud: "Katil, kısastan (öldürülmekten) kurtuldu, derim" dedi. Bunun üzerine Ömer, Abdullah b. Mes'ud'un omzuna vurup: "İlimle dolu bir kap!" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10802; * Hadisi Taberani rivayet etmiş olup ravileri, Sahlh'in ravileridir. Ancak Katade, ne Ömer'e, ne de İbn Mes'üd'a ulaşmamıştır.

Yezid b. Ma'bed'in bildirdiğine göre

#19,792
kardeşi Kays b. Ma'bed ile Cariye b. Zafer bir otlak için kavga etiler. cariye, Kays'a vurdu, Kays ta cariye'yi vurup elini kesti. Bunun üzerine bu davalarını Hz. Peygamber' e (sallallahu aleyhi vesellem) arz ettiler. Yezid anlahyor: Yola çıkıp Resulullah' ın (sallallahu a1eylıi vesellem) yanına vardık; davalarını Hz. Peygamber'e (sallallahu aleyhi vesellem) anlattılar. Resulullah (sallallahu a1eylıi vesellem) ona: "Onun elini bana hibe et (onu affet)! Kıyamet günü bembeyaz ve sağlam bir şekilde sana geri verilsin!" buyurdu. Kabul etmeyince Resulullah (sallallahu a1eylıi vesellem): "Onu çağır!" buyurdu. Sonra bana: "Ey Yezfd! Elin diyetini bana hibe et!" buyurdu. Ben de: "Ya Resulallah! Senin olsun!" dedim. Bunun üzerine Allah' ın Resulü (sallallahu aleyhi veselleı:n) beni çağırıp diyeti bana verdi ve: "Allah bunu sana bereketli kılsın!" diye dua etti. cariye b. Zafer'e de: "Al bunu!" dedi. Yezid diyeti aldı. Bizdeki bereketin Resulullah'ın (sallallahu a1eylıi vesellem) duası sayesinde olduğunu bilirdik.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10801; * Hadisi Bezzar rivayet etmiştir. Senedinde tanımadığım raviler vardır.

Adiy b. Sabit bildiriyor:

#19,791
Muaviye döneminde bir adam,. başka bir adamın ağzını dağıttı. Adama diyeti verilmek istendiğinde -diyetin üç kah verilinceye kadar- kabul etmedi. Bunun üzerine bir adam: "Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem): "Kim kanını veya daha düşük bir yaralanmayı tasadduk ederse (katili veya yaralayanı affederse) bu, doğduğu günden tasadduk ettiği güne kadar işlemiş olduğu günahlarının kefareti olur" buyurduğunu işittim" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10800; * Hadisi Ebu Ya'la rivayet etmiş olup ravileri, zayıf olmasının yanısıra İbn Hibban'ın güvenilir addettiği İmran b. Zibyan dışında Sahi'h'in ravileridir.ı

Muharrir b. Ebi Hureyre, Hz. Peygamber' in (sallallahu aleyhi vesellem) ashabından birinden, Resulullah'ın (salJallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurduğunu bildiriyor:

#19,790
"Kimin (başkası tarafından) vücuduna bir zarar verilirse ve bunun karşılığını Allah için terk ederse (yani onu bağışlarsa) bu, kendisi için günahınları için bir kefaret olur."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10799; * Hadisi Ahmed rivayet etmiştir. Senedinde bulunan Mücalid'in ahir ömründe hıfzı bozulmuştur.2 Hadisi Ahmed (5/412) rivayet etmiştir.

Ubade b. es-5amit'in bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem):

#19,789
Vücudunun herhangi bir yerinden (başkası tarafından) yaralanıp bu yaralanmasını tasadduk eden (yaralayanı affeden) hiçbir kimse yok ki, Yüce Allah, tasadduk ettiği kadar günahını affetmiş olmasın" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10798; * Hadisi Ahmed rivayet etmiş olup ravileri, Sahih'in ravileridir.1 Hadisi Ahmed (5/316) rivayet etmiştir.

Ubade b. es-Samit'in bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#19,788
"Kim cesedi için bir şeyi sadaka olarak verirse (kendini yaralayanı affederse) Yüce Allah onun miktarı kadar günahını affeder!"

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10797; * Hadisi Müsned'de Abdullah b. Ahmed ve "Kim vücudundan bir şeyi tasadduk ederse; knıdisine o uzvun kıymeti kadar verilir (sevap yazılır)" ibaresiyle Taberani rivayet ettiler. Müsned'in ravileri, Sahih'in ravileridir.

Ümmü Seleme'nin bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem):

#19,787
"Kim bu üç şeyden birini yaparsa; yanında gizli tatlı (hoşuna giden değerli) bir emanet bulunursa ve bunu Allah'tan korktuğu için sahibine verirse veya katilini affederse veya her namazdan sonra İhlas suresini okursa; Yüce Allah onu hurilerle evlendirir" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10796; * Hadisi Taberani rivayet etmiştir. Senedinde tanımadığım raviler vardır.1 Hadisi Taberaru, el-Mu'cemu'l-kebir'de (23/295) rivayet etmiştir. Bak. Elbani S. edDaife (1276)

Cabir b. Abdillah'ın bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#19,786
"Kim imanla birlikte üç şeyle gelirse: Hafi (gizli, emanet vb.) borcu ödeyen, katilini affeden ve her farz namazdan sonra· on defa İhlas suresini okuyan, cennetin kapılanndan hangisinden isterse (cennete) girer ve hurilerden istediği kadarıyla evlendirilir." Ebu Bekr: "Ya Resulallah! Bir tanesini yapan da mı?" diye sorunca: "Bir tanesini yapan da" buyurdu

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10795; * Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Senedinde bulunan Ömer b. Nebhan zayıftır.

Aiz b. Said anlatıyor:

#19,785
Sumeyr b. Zuheyr el-Cisri: "Ya Resftlallah! Kardeşim Seleme b. Zuheyr Allah' a ve Resô.lüne hicret etmek üzere yola çıktı. Gif61' oğullarından develerinin çobanları onun yolunu kesip haram ayda öldürdüler. Cahiliye döneminde onlarla aramızda kan davası vardı" dedi. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) onları çağırıp anlatılanları sorunca: "Develerini sürdüğünü gördük; develeri kendisinden almak istedik, bize mani olmaya çalışınca onu öldürdük" dediler. Onlara yemin mi ettirdi, yoksa onların doğru söylediğine mi inandı, bilmiyorum. Lakin kardeşinin Müslüman olup olmadığını sordu; Müslüman olduğuna dair delil bulamadı. Bundan dolayı Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) kendisine haram ayın hürmetine diyet olarak 50 deve verilmesine hükmetti. Sumeyr: "O develer, evinde en iyi ve en bereketli develer olarak kaldı" diye ekledi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10794; * Hadisi Taberani rivayet etmiştir. Senedinde bulunan Ya'küb b. Muhammed ez-Zühri metruktur.ı Hadisi Taberaru el-Mu'cemu'l-kebir'de (18/22) rivayet etmiştir. İlk matbu nüshanın dipnotunda: "Ya'kub için metruk, Cabir el-Cu'fi için zayıf denilemez. Doğru olan aksidir" ifadesi geçmektedir.

Ubade b. es-Samit'in bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem):

#19,784
"İtiraf eden kişiye vacip olan diyetten akile'ye (diyet ödemekle mükellef olan baba akrabalarına) bir şey yüklemeyin" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10794; * Hadisi Taberani rivayet etmiştir. Senedinde bulunan Haris b. Nebhan metruktur.

Hz. Ömer' in bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesillern):

#19,782
"Her kadının çocuğunun asabesi (kan bağı, ırkı) babasıdır. Sadece Fatıma'nın çocukarı buna dahil değildir. Onların asabesi (kan bağı, ırkı) benim, ben onların babasıyım" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10792; * Hadisi Taberani rivayet etmiştir. Senedinde bulunan Bişr b. Mihran metruktür. Hadisin Menkıbeler bahsinde bir versiyonu, Feraiz bahsinde de başka bir kanalı vardır.

Cabir b. Abdillah bildiriyor:

#19,781
Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi veselleln), her oymağa, ikilenin diyetten üzerine düşen borcu yazarak, her birinin mükellefiyetini beyan etti. Sonra "Hiçbir azatlıya kendini azat edenden başka bir Müslümanı asıl azat edenin izni olmadan kendine mevla ittihaz etmesi helal olmaz" diye yazdı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10791; * Hadisi Ebu Ya'ta rivayet etmiş olup ravileri Sahih'in ravileridir. "Diyeti oğul yerine kardeşin ödemesi gerektiği" Ebü'l-Melih'in hasen senedle babasından rivayet ettiği hadisinde geçmişti.2 Hadisi Ebô Ya'la (2228) ve Ahmed (3/321-342-349) rivayet etmiştir. Hadis Müslim (1507) ve Nesfil'de de (8/52) bulunmaktadır. M. Zeviid'in ilk matbu nüshasının dipnotunda: "Bu hadis, Sünen' de mevcuttur" diye geçmektedir.

Amr b. Temim b. Uveym, babasından, o da dedesinden nakletmiştir:

#19,730
Kız kardeşim Melike ve Ümmü Afif binti Mesruh adlı bizden bir kadın, Hamel b. en-Nabiğa ile evliydi. Ümmü Afif, evinin (çadırının) direğiyle, o anda hamile bulunan Melike'ye vurup onu ve karnındaki çocuğunu öldürdü. Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) kız kardeşim için diyet ödenmesine, cenin için de "ğurre": bir köle veya cariye verilmesine hükmetti. Katil kadının kardeşi Ala b. Mesruh ise: "Ya Resulallah! Yemeyen, içmeyen, (dünyayı) görmemiş ve doğarken ağlayıp ses çıkarmamış ceninin tazminatını mı vereceğiz? Böylesi heder edilir (diyeti ödenmez)" deyince Allah'ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem): ·"Cahiliye seciyesi (kafiyeli sözü) mü söylüyorsun?" diyerek azarladı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10790; * Hadisi Taberani rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Muhammed b. Süleyman b. Mesmul bulunmaktadır.ı Hadisi Taberaru, el-Mu'cemu1-keblr'de (17/141) sonunu özetleyerek rivayet etmiştir.

Ebu'l-Melih'in bildirdiğine babası -Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) ashabından idi- şöyle demiştir:

#19,729
Aramızda iki kadın vardı. Biri diğerini bir direkle vurup hem onu, hem de kamında bulunan cenini öldürdü. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) kadın için diyet, cenin için de "ğurre": bir köle veya cariye veya at veya iki deve veya şu şu sayıda koyun ödenmesine hükmetti. Katil kadının akrabalarından bir adam: "Ya Resftlallah! Yemeyen, içmeyen ve doğarken ağlayıp ses çıkarmayan ceninin diyetini nasıl ödeyelim? Bunun gibisi heder edilir (diyeti ödenmez)" deyince Allah'ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem): "Sen seciyeli (kafiyeli söz) mü söylüyorsun?" dedi ve ölen kadının mirasını kocasına ve çocuklarına düşürdü. Diyetinin de katil kadının baba yönünden akrabaları tarafından ödenmesine hükmetti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10789; * Hadisi Taberini, hocası Mikdim b. Davud'dan rivayet etmiştir. Bu ravi zayıftır. ı Hadisi Taberini, el-Mu'cemu'l-kebir'de (513) rivayet etmiştir.

Ebu'l-Melih el-Hüzeli, babasından bildiriyor:

#19,728
Aramızda Hamel b. Malik adında bir adam vardı. Bu adamın iki kansı vardı; biri Hüzeli' (Hüzeyl kabilesinden), diğeri Amiri (Amir kabilesinden) idi. Hüzeyl kabilesinden olan kadın, Amir kabilesinden kadının kamına bir çadır direğiyle vurdu. Kadın hamileydi, dolayısıyla dölünü ölü olarak düşürdü. Adam vuran kadını Resftlullah' ın (sallal1ahu aleyhi veselJem) yanına götürdü. Kadınlarla beraber İmran b. Umeyr adında bir kardeşi de vardı. Olanları Resftlullah'a (sallallahualeyhivesellem)anlatınca Allah'ın Resulü (sallallahu aleyhi veselJem): "Ceninin diyetini ödeyin" buyurdu. İmran: "Ya ResO.lallah! Yemeyen, içmeyen ve doğarken ağlayıp ses çıkarmayan ceninin diyetini mi ödeyelim? Bunun gibisi heder edilir (diyeti ödenmez)" deyince Resftlullah (sallallahu aleyhi vese!Jern): "Bedevilerin recezini (şiirli ifadeleri) bir tarafa bırak! Cenin için «ğurre» yani bir köle veya cariye ya da beş yüz (dirhem) ya da bir at veya yüz yirmi koyun verilmesi gerekir" buyurdu. İmrful: "Ya ResO.lallah! Kadının iki oğlu var ve kabilenin efendileri sayılırlar. Dolayısıyla anneleri yerine kendilerinin ödeme yapmaları gerekir" deyince Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellern): "Bilakis kardeşinin yerine, çocuklan değil de senin diyeti ödemen gerekir" buyurdu. İmran: "Diyeti ödeyeceğim bir şeyim yoktur!" deyince ResuIullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Ey Hamel b. Malik-ki o zamanlar Hamel, iki kadının da -kocası, ceninin de babasıydı. Bununla birlikte Hüzeyl kabilesinin zekat memuru idi- elinin altında bulunan Hüzeyl kabilesinin zekatından yüz yirmi koyun al" buyurdu. Nihayet Hamel öyle yaptı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10788; * Hadisi Taberani ve çok özetleyerek Bezzar rivayet ettiler. Senedinde bulunan Minhal b. Halife'yi Ebu Hatim güvenilir sayarken bir topluluk zayıf saymıştır. Diğer ravileri, güvenilir kimselerdir.1Hadisi Taberaru, el-Mu'cemu'l-keblr'de (514-515) ve Bezzir (1533) rivayet etmiştir.

Cabir bildiriyor:

#19,727
Hüzeyl kabilesinden bir kadın, yine aynı kabileden başka bir kadını öldürdü. Her birinin kocası ve çocukları vardı. Resulullah (sallallahu aleyhi ve;eJJem), öldüren kadının akilesinin (baba tarafından akrabalarının), öldürülen kadının diyetini ödemesi gerektiğine hükmetti. Kocasını ve çocuklarını bu işten beraat ettirdi (onlara bir şey gerekmediğine hükmetti). Bunun üzerine öldürülenin akilesi (baba tarafından akrabaları): "(Öldürülen) kadının mirası bize aittir" deyince Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Hayır, mirası kocasına ve çocuklanna aittir" buyurdu. Öldürülen kadın hamileydi. Öldürülen kadının akilesi" (baba tarafında akrabaları): "Kadın hamileydi! Karnındaki çocuğunu da düşürdü (cenin de öldü)" dediler. Öldüren kadının akilesi, (baba tarafından akrabaları) cenının diyetini ödetmesinden korkup: "Ya ResUlallah! Bu cenin ne yedi ne içti, ne de doğarken ağlayıp ses çıkardı (yani canlı olarak doğmadı)" dediler. Bunun üzerine Resulullah (sallallahu aleyhi ve;ellem): "Cahiliye seciyesi mi yapıyorsunuz?" buyurup cenin için diyet olarak "ğurre" yani bir köle veya cariye ödenmesine hükmetti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10787; *'Hadisi Ebu Ya'la, "Mücalid b. Said, Şa'bi'den" yoluyla rivayet etmiştir. İbn Adiyy: "Bu yolun hadisleri şartlara uygundur" demiştir. Diğer ravileri, Sahih'in ravileridir. Bir topluluk Mücalid'i zayıf saymıştır. Hadisi Ebu Davud ve İbn Mace "Cahiliye seciyesini" zikretmeden rivayet etmişlerdir.1 Hadisi Ebu Ya'la (1823) rivayet etmiştir.

İbn Abbas, Ömer' den nakletmiştir:

#19,726
Resulullah (saJ1allahu aleyhi vesellem) bu konuda hüküm verdiği zaman Hz. ômer orada bulunuyordu. Hamel b. Malik b. en-Nabiğa gelip: "İki kadın arasında bulunuyordum. Biri diğerine bir çadır direğiyle vurdu; hem kadını, hem kadının kamında bulunan cenini öldürdü" dedi. Bunun üzerine Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem), cenini için (diyet olarak) "ğurre" yani bir köle verilmesine, (katil) kadının da öldürülmesine hükmetti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10786; Derim ki: Hamel'in hadisi üç Sünen kitaplarında Hamel'in kendisinden rivayet edilmiştir. Hadisi burada Resülullah (sallallahu aleyhi veıellem) hüküm verdiği zaman İbn Abbas kanalıyla Ömer'in şahit olmasından dolayı irade ettim. * Hadisi Ahmed rivayet etmiş olup ravileri, Sahih'in ravileridir.1 Hadisi Ahmed (3439-16798) rivayet etmiştir.

Amr b. Şuayb, babasından, o da dedesinden nakletmiştir:

#19,725
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem), ceninin ana karnında öldürülmesi halinde (öldürenin) - köle, cariye, at vb. malın iyisi demek olan) '' ğurre", yani bir köle veya cariye ödemesine hükmetti. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem), Hamel b. Malik b. en-Nabiğa el-Hüzelfnin karısı için böyle hüküm verdi. Resullullah (sallallahu aleyhi vesellem): "İslam'da şiğar (yani kişinin evleneceği kadının mehrine bedel olarak velisi bulunduğu kadını nikahlaması) yoktur" buyurmuştur.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10785; * Hadisi Ahmed rivayet etmiştir. Senedinde bulunan İbn İshak, müdellistir. Diğer ravileri, güvenilir kimselerdir.

İbn Mes'ud der ki:

#19,724
"Muahidin (yani zımminin) diyeti Müslümanın diyeti gibidir." Hz. Ali de böyle hükmetmiştir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10784; * (Hadisi Taberani rivayet etmiş olup) ravileri, Sahüı'in ravileridir. Ancak Mücahid, ne İbn Mes'cid;dan, ne de Ali'den (hadis) işitmemiştir. 2 Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de (9738) rivayet etmiştir.

İbn Ömer'in bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi veselleın):

#19,723
"MuAhidin (antlaşma mucibince İslam diyarında yaşamasına müsaade edilen gayr-i müslimin) diyeti, Müslümanın diyetinin yansıdır" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10783; * Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Senedinde tanımadığım raviler vardır.

İbn Ömer'in bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem):

#19,722
"Zimminin diyeti hürün diyetinin aynısıdır" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10782; * Hadisi Taberani d-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Ebu Kurz bulunmaktadır. Bu, rivayet ettiği en münker hadistir.ı Hadisi Taberaru, el-Mu'cemu'l-evsat'ta (795) rivayet etmiş ve: "Bu hadisi Nfili'den sadece Ehil Kurz Abdullah b. Kurz el-Kuraşi rivayet etmiştir. Ali b. el-Ca'd hadisi rivayette tek kalmıştır" dedi.

İbn Mes'ud der ki:

#19,721
"Beş deveye kadar kadınla erkek eşittir." Hz. Ali: "Her şeyde (erkeğin) yarısıdır" demiştir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10781; * Hadisi Taberani rivayet etmiş olup ravileri, Sahih'in ravileridir. Ancak Mücahid, İbn Mes'ud'a ulaşmamıştır.2 Hadisi Taberaru, el-Mu'cemu'l-kebir'de (9733) rivayet etmiştir.

İbn Mes'ud der ki:

#19,685
Hataen (yanlışlıkla) öldürmede diyet beş ayn yaştan: 20 hikka (dört yaşına girmiş deve), 20 cezea (beş yaşına girmiş deve), 20 bint-i mahad (bir yaşını bitirip iki yaşına giren dişi deve), 20 ibn mahid (bir yaşını bitirip iki yaşına giren erkek deve) ve 20 bint-i lebful (iki yaşını bitirip üç yaşına giren dişi deve) ödenir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10780;* Hadisi Taberani rivayet etmiş olup ravileri, Sahi'h'in ravileridir. Ancak İbrahim, İbn Mes'ud'a ulaşmamıştır. 1 Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de (9730) rivayet etmiştir.

İbn Mes'ud der ki:

#19,684
Kasten öldürmeye benzeyen öldürmelerde (diyet olarak): 25 hikka (dört yaşına girmiş deve), 25 cezea (beş yaşına girmiş deve), 25 bint-i mahad (bir yaşını bitirip iki yaşına giren dişi deve) ve 25 bint-i lebfut (iki yaşını bitirip üç yaşına giren dişi deve) ödenir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10779; * Hadisi Taberani rivayet etmiş olup ravileri, Sahih'in ravileridir. Ancak İbrahim, İbn Mes'ud'dan (hadis) işitmemiştir.3Hadisi Taberaru, el-Mu'cemu'l-kebir'de (9729) rivayet etmiştir.

Asım b. Kuleyb, babasından bildiriyor:

#19,683
Hac mevsiminde Hz. Ömer'le buluştum. Çadırın arkasından: "Ben, Falan b. Filan el Cermi'yim. Bacımızın oğlunun, Falan oğullarında hapsedilmiş (veya esir edilmiş) bir kardeşi var. Ona Resulullah' ın (sallallahu aleyhi vesellem) hükmünü (ödemesi gereken diyeti) arz ettik, kabul etmedi" diye seslendim. ômer çadırın kenarını açıp: "Arkadaşını tanıyor musun?" diye sorunca: "Evet! İşte şu adam" dedim. Ömer: "Onu götürün Resulullah'ın (sailallahu aleyhi vesellem) hükmünü yerine getirsin" dedi. Biz hükmün dört deve olduğunu konuşuyorduk.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10778; * Hadisi Ebu Ya'la rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir.2 Hadisi Ebu Ya'la (169) rivayet etmiştir.

İbn Mes'ud der ki:

#19,682
Çift olan organların ikisinde (eller gibi) diyetin tamamı vardır. Tek olan organlarda da (burun gibi) diyetin tamamı vardır.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10777; * Hadisi Taberani rivayet etmiş olup ravileri, Sahih'in ravileridir.1 Hadisi Taberaru el-Mu'cemu'l-kebir'de (9731) rivayet etmiştir.

İbn Mes'ud der ki:

#19,680
"(Diyet yönünden) gözler (birbirine) eşittir, husyeler (testisler) eşittir, parmaklar eşittir, dişler eşittir, eller ve ayaklar da eşittir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10776; * Hadisi Taberıllni rivayet etmiş olup ravileri Sahlh'in ravileridir. Ancak Şa'bi, lbn Mes'Od'dan (hadis) işitmemiştir.

İbn Abbas der ki:

#19,679
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) parmakların her biri için 10 deve, el için de 50 deve (diyet) ödenmesine hükmetti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10775; Derim ki: Sahih'de onun "Parmakların tümü hükümde eşittir" hadisi yer almıştır. * Hadisi Taberani, zayıf sayılan hocası Mikdam b. Davud'dan rivayet etmiştir. 2 Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-kebir'de (10699) rivayet etmiştir.

Zeyd b. Sabit der ki:

#19,678
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) sadece üç şeyde hükmetti: Amme (başın derin bir şekilde yaralanması), munakkile (kemiği kırıp yerinden kaydıran yara) ve mudiha'da (kemiğin açığa çıkmasına sebep olan yara) hükmetti. Amme' de 33 deve, munakkile'de 15 deve, mftdiha'da 5 deve (diyet) ödenmesine hükmetti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10774; * Hadisi Taberani rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Ebu Umeyye b. Ya'la bulunmaktadır. 1Hadisi Taberaru el-Mu'cemu'l-keblr'de (4878) rivayet etmiştir.

Şifa Ümmü Süleyman bildiriyor: Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem),

#19,677
Ebu Cehm b. Huzeyfe'yi ganimet malları üzerine görevlendirdi. (Görevi esnasında) yayı ile bir adamı vurup "munakkile" şeklinde yaraladı (yani vuruşun etkisiyle vurulanın kemiği kırılıp yerinden kaydı). Bunun üzerine Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) 15 deve (diyet) ödemesine hükmetti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10773; * Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-kebir ve el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Senedinde bulunan Halid b. İlyas metruktur.2 Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de (24/313) rivayet etmiştir.

Saib b. Yezid anlatıyor:

#19,676
Resulullah (sallalJahu aleyhi vesellem) döneminde diyetin miktarı -dört ayn yaşta- yüz deve idi: 25 hikka (dört yaşına girmiş deve), 25 cezea (beş yaşına girmiş deve), 25 bint-i lebtln. (iki yaşını bitirip üç yaşına giren dişi deve) ve 25 bint-i mahad' dır (bir yaşını bitirip iki yaşına giren dişi deve).
Bu durum Hz. ömer'in hilafetine kadar devam etti. ômer halife olup şehirleri oluşturunca: "Bütün insanlar deve bulamazlar. Dolayısıyla develerin her birinin değerini bir «ukiyye» sayınız" dedi. Böyle diyetin miktarı dört bin dirhem olarak ayarlandı. Soma develerin değeri artınca ômer: "Develere yeniden değer biçin" dedi. Neticede develerin her birine bir buçuk «ukiyye» değer biçildi. Böylece diyetin miktarı altı bin dirhem olarak ayarlandı. Daha sonra tekrar develerin değeri artınca ômer: "Develere yeniden değer biçin" dedi. Develerin değerleri yeniden ayarlanıp her birine iki «ukiyye» değer biçildi. Böylece diyetin miktarı sekiz bin dirhem olarak ayarlandı. Soma tekrar develerin değeri artınca ömer: "Develere yeniden değer biçin" dedi. Bu sefer develerin her

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10772; birine üç «ukiyye» değer biçildi ve diyetin miktarı on iki bin dirhem olarak ayarlandı. ömer, gümüşü olanlara on iki bin dirhem, devesi olanlara yüz deve, albnı olanlara bin dinar, elbise sahiplerine iki yüz elbise; her elbisenin değeri beş dinar, koyunu olanlara bin koyun, keçisi olanlara bin keçi ve ineği olanlara iki yüz inek olarak ayarladı. Hadisi Taberaru, el-Mu'cemu'l-keblr'de (6664) rivayet etmiştir.

Ubade b. es-Samit anlahyor: Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem),

#19,674
diyet-i kübra-i muğallaza' da, yani büyük ağırlaştırılmış diyette; 30 bint-i lebun (iki yaşını bitirip üç yaşına giren dişi deve), 30 hikka (dört yaşına girmiş deve) ve 40 halife (gebe deve) ödenmesine hükmetti. Diyet-i suğra' da, yani küçük diyette; 30 bint-i lebdn (iki yaşını bitirip üç yaşına giren dişi deve), 30 hikka (dört yaşına girmiş deve), 20 bint-i mahad (bir yaşını bitirip iki yaşına giren dişi deve) ve 20 ibn mahad (bir yaşını bitirip iki yaşına giren erkek deve) ödenmesine hükmetti. Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) vefatından soma develerin kıymeti arth, dirhemlerin (gümüşün) kıymeti azalınca ômer b. el-Hattab, Medine develerine -her bir devenin değerini «ukiyye» ile hesaplayarakaltı bin dirhem değer biçti. Daha soma tekrar develerin değeri artıp gümüşün. değeri düşünce Ömer b. el-Hattab iki bin dirhem -her bir devenin değerini iki «ukiyye» olarak hesaplayarak- ekledi. Soma tekrar develerin değeri artıp dirhemlerin değeri düşünce Ömer, -her bir devenin değerini üç «ukiyye» olarak hesaplayarak- (diyeti) on iki bin dirheme tamamladı. Ubade dedi ki: "(Ömer) diyetin değerini haram ayda üçte bir, Haram beldede üçte iki artırdı. Böylece "Harameyn'in" diyeti (Mekke ve Medine harem bölgelerinde vacip olan diyetin miktarı) yirmi bin dirheme tamamlandı." Ubade ekledi: "Bedevilerden, malik oldukları sürülerden diyet alınır. Gümüş ve altın vermeye zorlanmazlar. Her kavimden, malik oldukları mallardan adaletle diyetin kıymeti alınır" denirdi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10771;* Hadisi Abdullah (b. Ahmed), babasının rivayetlerine eklerinde uzun bir hadiste rivayet etmiştir. Bu hadis, Ahkam bahsinde geçmişti. İshak b. Yahya, Ubade'ye yetişmemiştir.

Ubade b. es-Samit'in bildirdiğine göre, Resullullah (sallallahu aleyhi vesellem),

#19,672
diyet-i uzma-i muğallaza' da yani büyük ağırlaştırılmış diyette; 30 hikka (dört yaşına girmiş deve), 30 cezea (beş yaşına girmiş deve), 20 bint-i lebun (iki yaşını bitirip üç yaşına giren dişi deve) ve 20 ibn lebun (iki yaşını bitirip üç yaşına giren erkek deve) ödenmesine hükmetti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10770; * Hadisi Taberani rivayet etmiştir. Ancak İshak b. Yahya, Ubade'den (hadis) işitmemiştir.

Hz. Ömer' in bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#19,671
"Bumun tamamen kopanlması halinde diyetin tamamı vardır (ödenir). Bir gözün çıkanlmasında 50 (deve), bir elin kesilmesinde (kopanlması veya sakat bırakılması halinde) 50 (deve), bir ayağın kesilmesinde (kopanlması veya sakat bırakılması halinde) 50 (deve diyet) vardır (ödenir). Caifede (yani vücudun iç kısmına ulaşan yaralamalarda) diyetin üçte biri, münakkilede (yani kemiği kırıp yerinden kaydıran yaralamalarda) 15 (deve), mudihada (yani kemiğin açığa çıkmasına sebep olan yaralamalarda) 5 (deve), dişin kırılmasında 5 (deve), parmakların her biri için de 10 deve (diyet) vardır (ödenir)."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10769; * Hadisi Bezzar rivayet etmiştir. Senedinde bulunan Muhammed b. Ebi Leyla'nın ezberi kötüdür. Diğer ravileri, güvenilir kimselerdir. 1 Hadisi Bezzar (1531) rivayet etmiş ve: "Hadisin Ömer'den sadece bu senedle rivayet edildiğini biliyoruz" demiştir.

Huzeyfe anlatıyor:

#19,669
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem), bizi dünyada bırakıp vefat ettiği zaman çoktuk (sahabenin çoğu hayattaydı). uife (bedenin iç kısmına ulaşan yara) ile munakkile (kemiği kırıp yerinden kaydıran yaranın kısası veya diyeti) hakkında Hz. Ömer veya İbn Ömer dışında bizden hiç kimseye bir şey sorulmaz oldu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10768; * Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Senedinde bulunan Ebu Said el-Bakkal zayıftır, ancak güvenilir sayılmıştır. Derim ki: Yaralamaların diyeti konusunda toplu hadisler inşallah gelecektir.

Diğer bir rivayette Cabir der ki:

#19,667
Bir adam, başka bir adamı yaraladı. Yaralanan adam kısas isteyince Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) yaralanan adam iyileşinceye kadar yaralayan adama kısas yapılmamasını emretti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10767;* Birinci hadisi Taberani, el-Mu'cemu's-sağir ve el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Senedinde bulunan Muhammed b. Abdillah b. Nimran zayıftır.

Başka bir rivayette Cabir der ki: (Ayağı) yaralanan bir adamın durumu Resülullah' a (sallallahu aleyhi vesellem iletildi (hüküm vermesi için şikayet edildi). Resftlullah (sailallahu aleyhi vesellem):

#19,666
"Onu tedavi edin!" buyurdu ve bir yıl mühlet verdi.2

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10766; Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-evsat'ta (126) rivayet etmiştir.

Cabir anlatıyor:

#19,664
Bir adamı boynuzla bacağından yaralayan bir adam Resülullah' a (sallallahu aleyhi vesellem) şikayet edildi. Bacağı yaralanan: "Ya Resülallah! Kısas yaptırıp hakkımı al!" dedi. Allah'ın Resülü (sailallahu aleyhi vesellem): "Bacağını tedavi edip bekle, bakalım nasıl olacak!" buyurdu. Adam: "Ya Resülallah! Kısas yaphnp hakkımı al!" diye ısrar etti. Allah'ın Res11lü (sallallahu aleyhi vesellem) aynı şekilde cevap verdi. Adam tekrar: "Ya Reslllallah! Kısas yaptırıp hakkımı al!" deyince Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) kısas yaptırdı. (Ama bir müddet sonra) Kısas yaptıran (bacağı yaralanan) adamın ayağı sakat kaldı. Kendisine kısas uygulanan adamın ayağı ise iyileşti. Bunun üzerine Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) bacağın diyetini iptal etti.1

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10765; Hadisi Taberaru el-Mu'cemu's-sağlr'de (377) rivayet etmiştir.

Amr b. Şuayb, babasından, o da dedesinden bildiriyor: Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)

#19,663
bir adamın ayağını boynuzla yaralayan bir kişi hakkında hüküm verdi. Yaralanan adam: "Ya Resulallah! Kısas yaphnp hakkımı al!" dedi. Allah'ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem): "Acele etme! Bekle, yaran iyileşsin!" buyurdu. Ama adam kabul etmeyip ısrarla kısas isteyince Hz. Peygamber (salJallahu aleyhi vesellem), adama kısas yaphrdı. Bir müddet sonra kendisine kısas yapılan adam iyileşti, kısas yaptıran da topal kaldı. Kısas yaptıran adam Hz. Peygamber'in (sallallahu aleyhi vesellem) yanına gelip: "Ya Resulallah! Arkadaşım iyileşti; ama ben topal kaldım" deyince Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Ben, sana iyileşinceye kadar kısas yapma demedim mi? Bana isyan ettin! Böylece Yüce Allah seni uzaklaştırdı (cezalandırdı)! Yaran da tam iyileşmediği gibi (hakkın da zayi oldu)" buyurdu. Ayağı topal kalan bu adama hüküm verdikten sonra, Allah' ın Resullü (sallallahu aleyhi vesellem), bir daha yarası iyileşinceye kadar kimsenin kısas yapmamasını, yarası iyileşince kısas yapmasını (veya diyet almasını) emretti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10764; * Hadisi Ahmed rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir.

Ebu Umame'nin bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem):

#19,662
"Bir kişi bir kavmin örtüsünü (kapı veya perdesini) aralayıp içeriye baksa ve (ev halkı tarafından) gözü çıkanlsa; gözü heder olur" (kısas veya diyet gerekmez) buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10763; * Hadisi Taberani iki senedle rivayet etmiştir. Birinin senedinde Hakim b. Ebi Hakim, diğerininkinde ise Leys b. Ebi Hakim bulunmaktadır. İkisi de hadisi Ebu Umame'den rivayet ettiler, ikisini de tanımıyorum. Birinin diğer ravileri, güvenilir kimselerdir. ı Hadisi Taberaru, el-Mu'cemu'l-kebir'de (8029- 8030) rivayet etmiştir. Senedinde bulunan Leys b. Ebi Süleym zayıfbr. Leys b. Ebi Hakim'den değil de Ebu Hakim'den rivayet etmiştir.

Ebu Zer'in bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#19,661
"Bir kişi, kendisine izin verilmeden önce bir evin perdesini (veya kapısını) aralayıp içeriye bakarsa, kendisine helal olmayan bir had (cürüm) işlemiş olur. (Ev halkından) Bir adam onun gözünü çıkarsa (kör etse), gözü heder olur (kısas veya diyet gerekmez). Bir kişi (yoldan geçerken) örtüsü olmayan (bir evin) kapısından içeriye baksa ve ev halkından birinin edep yerini görse, günaha gitmiş olmaz! Suç ev halkına ait olur!"

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10762; * Hadisi Ahmed rivayet etmiş olup ravileri, Sahih'in ravileridir. Ravilerden İbn Lehia'nın kendisinde zayıflık bulunmasına rağmen hadisi hasendir.2 Hadisi Ahmed (5/171) rivayet etmiştir.

İsmet anlatıyor:

#19,660
Gözü çıkarılan bir adam Resullullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) yanına geldi. Allah'ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem): "Sana kim vurdu?" diye sorunca: "Falan oğullarının tek gözlüsü" dedi. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem), onu çağırtıp: "Sen mi bunun gözünü çıkardın?" diye sordu. Adam: "Evet" dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) diyet ödemesine hükmetti ve: "(Kısas uygulayarak zaten bir gözü olmayan saldırgan) adamın gözünü çıkarıp kör etme!" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10761; * Hadisi Taberani rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Fadl b. el-Muhtar bulunmaktadır.ı Hadisi Taberaru el-Mu'cemu'l-kebir'de (11393) rivayet etmiştir. Senedinde bulunan Taberaru'nin hocası Ahmed b. Rişdin hadis uydurmakla suçlanmıştır.

İbn Abbas'ın bildirdiğine göre, Resulullah'ın (sallallahu aleyhi wsellem)

#19,659
zamanında bir adam, başka bir adamın elini ısırdı. Isırılan adam elini çekince ısıranın dişleri sökülüp düştü. Allah' ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem) onun dişlerini heder etti. (Diğerine diyet ödetmedi)

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10760; * Hadisi Taberani rivayet etmiş olup ravileri, Sahi'h'in ravileridir. Ancak Taberani, Said b. Amr el-Eş'asi'nin yanıldığına hükmetti. Zira İbn Uyeyne'nin öğrencileri ona muhalefet edip bu hadisi " İbn Uyeyne an Ata an Safvan b. Ya'la b. Umeyye" kanalıyla rivayet ettiler. Doğrusu da budur. Allah daha doğrusunu bilir.t

Cerir der ki:

#19,658
Ureyne'den bir grup Hz. Peygamber'in (sallallahu aleyhi vesellem) süt develerine saldırdı. (Yakalanıp getirilince) ResUlullah (sallallahu aleyhi vesellem) ellerinin ve ayaklarının kesilmesini, gözlerinin oyulmasını emretti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10759; * Hadisi Taberani rivayet etmiştir. Senedinde bulunan Musa b. Ubeyde zayıftır. 1 Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-kebir'de (2509) rivayet etmiştir.

Seleme b. el-Ekva' anlatıyor:

#19,657
Hz. Peygamber' in (sallallahu aleyhi vesellem) Yesir adında bir kölesi vardı. Reslllullah (sallallahu aleyhi vesellem) , onun güzel namaz kıldığını görünce onu azat etti ve (süt) develerinin başında Harra'ya gönderdi. Bu arada Yemen'den-Ureyne kabilesindenbir topluluk gelerek İslam'ı izhar ettiler (Müslüman olduklarını söylediler). Medine'ye geldikleri zaman hastalanıp ateşleri yükselmiş ve karınları şişmişti. Allah'ın Resülü (sallalJahu aleyhi vesellem) onları Yesdr'ın yanına gönderdi. Orada iyileşip karınları normal haline gelinceye kadar kalıp develerin sütünden içtiler. İyileştikten sonra Yesir'a saldırıp boğazladılar ve gözlerine diken soktular. Sonra develeri sürüp götürdüler. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) arkalarından Müslüman atlıları gönderdi. Komutanları Kurz b. Cabir el-Fihri idi. Onları yakalayıp getirerek ellerini ve ayaklarını kestirip gözlerini oydurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10758; * Hadisi Taberani rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Musa b. Muhammed b. İbrahim b. el-Haris et-Teymi bulunmaktadır .

Abdullah b. Ömer anlatıyor:

#19,656
Bir topluluk Hz. Peygamber'in (sallallahu aleyhi vesellem) deve sürüsüne saldırarak sürüp götürdüler ve İslam'ı bırakıp küfre döndüler. Reslllullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem), mü'min olan çobanını da öldürdüler. Allah'ın ResUlü (sallallahu aleyhiv esellem) arkalarına bir takipçi grup· gönderdi. Onları yakalayıp getirdiler. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) onların ellerini ve ayaklarını kesip gözlerini çıkarttı (kör etti).

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10757;* Hadisi Taberani şeyhi Ahmed b. Muhammed b. el-Haccac b. Rişdin'den rivayet etmiştir. Bu ravi zayıftır.1 Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-keblr'de (13247) rivayet ebniştir. Ahmed b. Rişdin yalancıdır.

Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem):

#19,655
"Kim, kendisine himaye ahdi verilen bir kişiyi haksız yere öldürürse, cennetin kokusunu duymayacaktır. Halbuki cennetin kokusu yüz yıllık mesafeden hissedilir" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10756; Derim ki: Hadisi Tirmizi ve "Yetmiş yıllık mesafeden" ibaresiyle İbn Mace rivayet etmişlerdir. * Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-evsat'ta hocası Ahmed b. el-Kasım'dan rivayet etmiştir. Ancak bu raviyi tanımıyorum. Diğer ravileri, güvenilir bir ravi olan Muallil b. Nüfeyl dışında Sahih'in ravilerdir.2 Bu hadisi el-Mu'cemu'l-evsat'ta bulamadım.

Ebu Umame'nin bildirdiğine göre Resulullah (sallallaluı aleyhi veıellem):

#19,654
"Ne sirayet (hastalık bulaşması), . ne safer (kann/mide yılanı/kurdu inancı), ne de luime (baykuş uğursuzluğu) vardır! İki ay peşpeşe otuza tamamlanmaz! Kim zimmete (antlaşmayla verilen himaye ahdine) hıyanet ederse, cennetin kokusunu duymayacaktır" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10755; * Hadisi Taberani rivayet etmiştir. Senedinde bulunan Sadaka b. Abdillah esSemin'i Duhaym ve başkası güvenilir saymış, Ahmed ve diğerteri zayıf addetmiştir.

Cundub b. Abdillah' ın bildirdiğine göre Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem):

#19,653
"Benim zimmetime (antlaşmayla verdiğim himaye ahdime) hıyanet ederse onun hasmı olurum! Kimin hasmı olursam onu mağlup ederim" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10754; * Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-kebir ve el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir.1 Hadisi Taberaru, el-Mu'cemu'l-kebir'de (1668) rivayet etmiştir.