Toplam 19,770 Hadis
Konular

Ahkam/Hükümler Kategorisi

Mesleme b. Mahled'in bildirdiğine göre Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem):

#18,350
"Kim, Müslümanın bir kusurunu örterse, Yüce Allah onun dünya ve ahirette kusurunu örter. Kim, bir Müslümanın dünya sıkınhlanndan birini giderirse, Allah ta onu kıyamet günü sıkınhlardan korur. Kişi, kardeşine yardımcı olduğu müddetçe, Allah ta onun yardımcısı olur" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10472. Hadisi Ahmed rivayet etmiş olup ravileri, Sahih'in ravileridir. İlim için yolculuk konusunda bu anlamda başka hadisler geçmişti.ı Hadisi Ahmed (4/104) rivayet etmiştir.

Ümmü Hani anlatıyor:

#17,420
(Mekke'nin) Fetih günü Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) yanıma geldi. Ona: "(Erkek kardeşim) Ali' den dolayı beni mazur görmez misin?"dedim. Bana: "Ne yaph ki?" buyurunca şöyle anlattım: "Bana bir adam ziyaret için geldi. Ali bana: "O adamdan uzaklaş, yoksa okumla sana vururum» dedi ve okuyla başımın ön tarafına dürttü. Bunun üzerine Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) : "Ali (okuyla) sana dürtecek biri değildir" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7077 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravileri güvenilir kimselerdir.

Abbâs'ın azatlısı Suheyb anlatıyor:

#17,419
Abbas beni, kendisini çağırmam için Osman' a gönderdi. Yanına yardık. Bir de baktık ki insanlara yemek veriyor. Onu davet ettim. Abbas'ın yanına gitti. Osman, Abbas' a: "Yüzün felah olsun ey Ebu'l-Fadl!" dedi. Abbas da ona mukabelede bulundu: "Senin yüzün de felah bulsun, ey Müminlerin emiri!" Osman şöyle dedi: "Elçin bana geldiğinde insanlara yemek vermek üzerine hiçbir şey yapamadım. İnsanlara yemek yedirdikten sonra sana geldim." Abbas, Osman'a: "Sana Ali'yi hatırlatmak istiyorum. Zira o, senin amcanın oğludur. Dinde senin kardeşindir. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'le beraber senin arkadaşındır, senin hısmındır. Bana ulaşan bilgilere göre Ali ve arkadaşlarına karşı kıyama geçmek istiyormuşsun. Bundan dolayı beni affet ey Müminlerin emiri!" dedi. Osman da cevaben Abbas'a şöyle dedi: "Sana icabet edeceğim ilk husus şudur: Senin Ali hakkındaki yardımını kabul ettim. Şayet Ali dilese hiç kimse onun önünde duramaz. Ancak Ali kendi görüşünü kabul etmekten başka hiçbir şeye yanaşmadı." Daha sonra Abbas, Ali'ye bir adam göndererek ona şöyle dedi: "Sana amcanın oğlunu, halanın oğlunu, din kardeşini, . Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'le beraber arkadaşını ve sana biat etmeyi kabul edeni hatırlatıyorum." Bunun üzerine Hz. Ali: "Vallahi, Osman evimden çıkmamı bana emretse hemen çıkardım" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7076 *Hadisi Taberâni, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravileri güvenilir kimselerdir.

İbn Ömer anlatıyor:

#17,418
Muaviye ve Hz. Ali'nin Devmetu'l-Cendel denilen yerde toplandığı gün gelince (kız kardeşim) Hafsa bana şöyle dedi: "Ümmet-i Muhammed arasını sayesinde Yüce Allah'ın barış sağladığı bir sulhtan geri kalmak sana yakışmıyor. Üstelik sen, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in yakını (kayınbiraderi), Ömer b. el- Hattab' ın da oğlusun." Muaviye o gün büyük bir korku içerisinde yönelerek: "Bu işe (hilafete) tamah eden, bu işi ümit eden ya da boynunu bu işe uzatacak olan kimdir?" diye sordu. İbn Ömer dedi ·ki: "Ben o güne kadar dünyada kendi kendime hiç konuşmamışbm ki şöyle demeye başladım: "Seni ve babanı İslam'a götürüp sonunda da sizi İslam'a sokan tamah eder." Devamla cenneti ve nimetlerini hatırlayıp Muaviye' den yüz çevirdim.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7075 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravileri güvenilir kimselerdir. Açık olan (tarihi gerçekler) şudur ki İbn Ömer, Hasan b. Ali'nin (Muaviye ile) sulh yapmasını irade etmiş; ama ravi burada hata etmiştir.

Şa'bi anlatıyor:

#17,417
Hasan b.Ali'yi, Muaviye'yle sulh yaparken Nuhayle' de gördüm. Muaviye ona: "Böyle olduğuna göre o halde kalk ve konuş, insanlara senin bu işi (halifeliği) bana teslim ettiğini bildir" dedi. Muhtemelen Süfyan şöyle dedi: "İnsanlara bu işi bana bıraktığını haber ver." Bunun üzerine Hasan kalktı ve minber üzerinde bir hutbe irad etti. Allah'a hamdü senada bulundu. Şa'bi der ki: Ben, Hasan'ın dediklerini duyuyordum. Soma şöyle dedi: "Ağırbaşlılığın en iyisi takvadır. Ahmaklığın en kötüsü ise facirliktir. Muaviye ile benim münakaşa ettiğimiz bu iş (yani halifelik) ya benim için haktır ki ben,· bu hakkı Muaviye'ye bırakbm. Çünkü artık bu ümmetin iyiliğini istiyorum, kanlarının akmasını istemiyorum. Ya da bu iş benden daha ziyade hak sahibi olan oiri için haktır. Ben bunu yapbm." "Bilmiyorum belki de o (azabın ertelenmesi) sizi denemek ve bir zamana kadar sizi (imkanlardan) faydalandırmak içindir."3

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7074 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravilerden Mücalid b. Said hakkında bazı tenkitler yapılmıştır. Güvenilir kabul edenler de vardır. Geri kalan ravileri, Sahih'in ravileridir. 1 3 Enbiya Sur. 111. 1 Taberâni, M. el-Kebir (2559)

İbn Sirin'in bildirdiğine göre

#17,416
Hasan b. Ali şöyle demiştir: "Şayet Cabers ve Cabelk arasına baksanız benden ve kardeşimden başka dedesi peygamber olan hiç kimse göremezsiniz. Ben, sizin Muaviye üzerinde ittifak etmeniz görüşündeyim; "Bilmiyorum belki de o (azabın ertelenmesi) sizi denemek ve bir zaman kadar sizi (imkanlardan) faydalandırma içindir. "1 (Ravi) Ma'mer der ki: Cabers ve Cabelk, doğu ile batı demektir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7073 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravileri Sahlh'in ravileridir. 2 1 Enbiya Sur. 111. 2 Taberâni, M. el-Kebir (2780)

Benû Temûm kabilesinden Kureyşli bir zat anlatıyor:

#17,415
Bana falan falan, falan kişiler şöyle haber verdi -ravi altı veya yedi kişi saydı. Hepsi Kureyş'tendir. Onlardan biri olan Abdullah b. ez-Zübeyr anlatıyor:. Ömer'in yanında oturuyorken Ali ve Abbas içeri girdiler. Sesleri yüksek geliyordu. Ömer dedi ki Bırak ey Abbas! Tamam, ben senin ne diyeceğini biliyorum. Diyorsun ki: "Malın yarısı benim ve yeğenim (Ali)'nindir." Ey Ali! Seninde ne diyeceğini biliyorum. Diyeceksin ki: "Resftlullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in kızı benim nikahım altındadır. Malın yansı onundur." İşte bunlar, Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in elinde olanlar. Onlara Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in ne yaptığını gördük. Ondan sonra Ebu Bekr idareyi ele aldı. O da Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in yaptığını yaptı. Ebu Bekr' den idareyi ben ele aldım. Allah' a yemin ederim ki o şeylerde Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in ve Ebu Bekr'in yaptığını yapmaya son derece gayret edeceğim. Bana Ebu Bekr'in bildirdiğine göre -ki doğru söylediğine dair Allah'a yemin etti- o, Resftlullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in şöyle buyurduğunu işitmiştir: "Peygamber asla miras bırakmaz. Onun mirası, sadece Müslüman fakirlerde ve miskinlerdedir." Ebu Bekr'in bana bildirdiğine göre -ki doğru söylediğine dair yemin etti- o, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in şöyle buyurduğunu bildirdi: "Peygamber, yerine ümmetinden biri geçip imam oluncaya kadar ölmez." İşte bunlar Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in elinde olanlar. Biz de Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in neler yaptığını gördük. Eğer dilerseniz bana verir, böylece Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in ve Ebu Bekr'in yaptığı gibi yaparsınız. Nihayet ben de bunu (ölünce) size veririm. Abba.s ve Ali tenha bir yere gidip baş başa görüştüler ve bir süre sonra geri geldiler. Abbas şöyle dedi: "Bunları Ali'ye ver. Benim gönlüm bunların Ali' de olmasından yana son derece rahattır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7072 *Hadisi, Ahmed rivayet etmiş olup ravilerden birinin ismi belirtilmemiştir. Diğer ravileri, Sahih'in ravileridir. 1 1 İmam Ahmed, Müsned (78)

İbn Abbas anlatıyor:

#17,414
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem), vefat edip Ebú Bekr halife seçilince Abbas, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in bırakbğı bazı şeyler (mirası) hususunda Hz. Ali'yle münakaşa etti. Ebu Bekr: "Şayet Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) bırakıp ta yerinden kımıldatmadıysa ben de onu kımıldatmam" deyip kenara çekildi. Hz. ômer halife seçilince ikisi anlaşmazlıklarını çözmesi için Ömer' e çıktılar. Hz.Ömer şöyle dedi: "Ebu Bekr'in kımıldatmadığı şeyi ben de kımıldatacak değilim." Hz. Osman halife seçilince onun huzuruna çıktılar. Osman susup konuşmadı ve başını öne eğdi. İbn Abbas ekledi: Bunun üzerine ben, eşyaları Abbas'ın almasından korktum. Elimle Abbas' ın iki kürek kemiği arasına vurarak: "Babacığım! Senin üzerine yemin ederim ki, eşyaları mutlaka Ali' ye teslim etmelisin" dedim." Sonunda (babam) Abbas eşyaları Ali'ye teslim etti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7071 *Hadisi, Ahmed rivayet etmiş olup ravileri güvenilir kimselerdir.1 1 İmam Ahmed, Müsned (77), Ebu Ya'la, Müsned (26)

-Meşhur Abdullah b. Abbâs'ın kardeşi olan- Ubeydullah b. Abbâs b. Abdilmuttalib anlatıyor:

#17,413
Ömer b. el-HattAb'ın yolu üzerinde (babam) Abbas' a ait bir oluk vardı. Hz. Ömer, cuma günü elbiselerini giydi. Abbas için iki tane yavru hayvan kesilmişti. Hz. Ömer tam oluğun altına gelince hayvanların kanı üzerine oluğu temizlemek için su döküldü. Bunun üzerine ômer'e kan bulaşb. (Kanı görünce) oluğun sökülmesini emretti. Daha sonra geri döndü. Elbiselerini çıkarıp başka bir elbise giydi. Sonra gelerek insanlara cuma namazını kıldırdı. Abbas, Hz. Ömer'in yanına gidip ona: "Vallahi.orası, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in (bizzat kendisinin) oluğu yerleştirdiği yerdi" dedi. Bunun üzerine ômer, Abbas' a: "Senden isteğim; ben çıkbktan sonra oluğu yeniden Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in koyduğu yere yerleştirmendir" dedi. Abbas da Ömer'in dediğini yaptı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7070 *Hadisi, Ahmed rivayet etmiş olup ravileri güvenilir kimselerdir. Ancak Hiş!m b. Sa'd, Ubeydullah b. Abbâs'tan hadis işitmemiştir. Allah en doğrusunu bilir.1 1 İmam Ahmed, Müsned (1790)

Muhavvel el-Behzi anlatıyor:

#17,412
Ebva'da (hayvan avlamak için kurduğum) ağları atmıştım. Ağa bir ceylan takıldı. Ceylan kaçtı. Ceylanı bir adam yakalayıp Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem)' e getirdi. Ben de O'nun (sallallahu aleyhi vesellem) yanına vardım gittim. Ceylan tek birimizin eline geçmedi. Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) ceylanı ikimiz arasında (ortak) kıldı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7069 *Hadisi, Bezzâr rivayet etmiş olup ravilerden Muhammed b. Süleymin b. Mesmul zayıftır.1 1 İmam Ahmed, Müsned (1358)

Amr b. Şuayb'ın babası kanalıyla dedesi (Abdullah b. Amr)' dan bildirdiğine göre

#17,411
Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) Muhacirler ve Ensar arasında bir ferman yazmış (bu emirnamede): "Aralarında tahakkuk eden diyetlerini vennelerini, esirlerini iyilikle serbest bırakmalannı ve Müslümanlann aralannı düzeltmelerini" emir buyurmuştur.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7068 *Hadisi, Ahmed rivayet etmiş olup ravilerden Haccic b. Ertât tedlis yapan biridir. Ancak güvenilir bir kimsedir.

Enes b. Mâlik'in bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:

#17,410
"Üç şey, Müminlerin ahlakındandır: "Öfkelendiğinde gazabının onu batıla (kötülük ve isyana) sokmadığı kişinin ahlakı; bir şeyden hoşnut olduğunda hoşnutluğunun onu haktan çıkarmadığı kişinin ahlakı; gücü yettiği halde kendisiyle ilgili bir işe kalkışmayanın ahlakı."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7067 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu's-sağlr'de rivayet etmiş olup ravilerden Bişr b. el- Hüseyn metruk ve hadis uyduran biridir.

Hz. Ali' nin bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:

#17,409
"Benden başka yardımcı bulamayan kişiye zulmedene olan gazabım şiddetlendi."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7066 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat ve el-Mu'cemu's-sağlr'de rivayet etmiş olup ravilerden biri Mis'ar b. el-Haccac en-Nehdi'dir. Taberani'de böylece geçmiştir. Benim bulabildiğim ravi ise Mis'ar b. Yahya en-Nehdi olup; Zehebi onu zayıf görmüş ve naklettiği bir habere yer vermiştir. Allah en doğrusunu bilir.1 1 Taberâni, M. es-Sağlr (71)

Ebû Hureyre'nin bildirdiğine göre Resûllullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:

#17,408
"Aracılığı ile Allah'ın koyduğu şer'i cezalardan birine engel kişi, O'nun mülkünde Yüce Allah'la zıtlaşmış olur. Kimin haklı, kimin haksız olduğunu bilmediği bir husumet(te taraftardan birin)e yardım eden kişi, desteğini çekinceye kadar Allah'ın öfkesindedir. Kendisi tanık olmadığı halde (bir konuda) şahitlik yaparak bir toplulukla beraber hareket eden kişi, yalancı şahittir. Her kim, yalandan rüya düzerse, bir arpanın iki tarafını düğümlemeye mecbur bırakılır. Müslümana sövmek, fasıklık; (onunla) savaşmak ise küfürdür."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7065 *Hadisi Taberâni, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravilerden Red es-Sıkti'yi İbn Hibban güvenilir kabul etmiştir.1 1 Daha önce geçti: no. 7042.

Mucemmi' oğullarından biri olan Evs b. Şurahbil, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in şöyle buyurduğunu işitmiştir:

#17,407
"Her kim, zalim olduğunu bildiği halde, yardım etmek için zalimle beraber yürürse (ona destek olursa), o kişi İslam' dan çıkmıştır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7064 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravilerden Ayyaş b. Mu'nis'in biyografisini yazana rastlamadım. Diğer ravileri, güvenilir kabul edilen kişilerdir. Bununla beraber bazılan hakkında tenkitler yapılmıştır. 2 2 Taberâni, M. el-Kebir (619)

İbn' Abbâs'ın bildirdiğine göre

#17,406
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Her kim, bir hakkı (gerçeği) çürütmek için uğraşan bir zalime bu davasında destek olursa o kişi, Allah ve Resul'ünün korumasından uzaktır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7063 *Hadisi Taberani, üç Mu'cem'inde rivayet etmiştir. el-Mu'cemu'l-kebir'in isnadında geçen Haneş metruktur. Ebu Mihsan bu zatın doğru sözlü bir ravi olduğunu ileri sürmüştür. el-Mu'cemu'l-evsat ve el-Mu'cemu's-sağir'ın isnadında geçen Said b. Rahme zayıftır.1 1Taberâni, M. es-Sağir (224), Taberâni, M. el-Evsat (2968) Taberâni, M. el-Kebir (11216, 11539)

İbn Abbâs'ın bildirdiğine göre

#17,405
Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Allah'ın Kitab'ında bulunmayan (ya da ona uymayan) her şart geçersizdir, yüz şart bile olsa."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7062 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. Amr b. Yahya b. Gufra'nın biyografisini yazana rastlamadım. Hadisin ravileri güvenilir kimselerdir. 2 2 Taberâni, M. el-Kebir (6410)

Rafi' b. Hadk'in bildirdiğine göre

#17,404
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Müslümanlar, helal olan konularda (öne sürülen) şartlara uyarlar."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7061 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravilerden Hakim b. Cübeyr metruktur. Ebû Zür'a der ki: "Dürüst bir ravidir, inşaallah." 1 1 Taberâni, M. el-Kebir (4404), isnadında zayıf ve şaibeli raviler vardır.

Huzeyfe diyor ki:

#17,403
Ben, Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in şöyle buyurduğunu işittim: "Her kim, (Müslüman kardeşine) yerine getiremeyeceği bir şart koşarsa, o kişi komşusunu korumasız ve güvenli olmayan bir yere gönderen kişi gibidir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7060 *Hadisi, Ahmed rivayet etmiş olup ravilerden Haccac b. Ertat tedlis yapan, güvenilir biridir. Geri kalan raviler Sahih'in ravileridir .

Ubade (b. es-Sâmit) anlatıyor:

#17,402
Resülullah (sav)'in verdiği hükümlerin bazılan şunlardır: "Maden cubar (heder)dir, kuyu cubar (heder)dir, acma'nın yaralaması da cubar (heder)dir." (yani bunlar sebebiyle meydana gelen kazalar tazmin edilmez) Acma: Deve ve sığır gibi büyük baş hayvanlara denir. Cubar: Tazmini gerektirmeyen, boşa giden, heder olan şey demektir. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) "Definelerde zekat beşte birdir" yönünde hüküm verdi. "Hurma ağacının kuru hunnalan, aşılayan kişiye aittir, ancak müşterinin bunu şart koşması müstesna" diye hüküm verdi. "Çocuk yatağındır, zinakıir için mahrumiyet vardır" diye hüküm verdi. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) arazi ve binalarda ortak olanlar arasında şuf'a hakkının bulunması yönünde hüküm verdi. Hamel b. Malik el-Hüzeli lehine, başka bir kadının öldürdüğü kansından kendisine miras kalması yönünde hüküm verdi. Aynca (kansının karnında olan) öldürülen ceninin diyeti olarak, köle ya da cariyenin azat edilmesi yönünde hüküm verdi. Ravi dedi ki: Öldürülen kadına, kocası ve oğulları varis olmakla birlikte kocasının her iki karısından bir çocuğu vardı. Ravi dedi ki: Aleyhine (köle azat etme ile) hükmedilen, cenini öldüren kadının babası şöyle dedi: "Ya Resulullah! Yemeyen, içmeyen, bağırmayan ve sesini · yükseltmeyen biri için nasıl ödeme yapayım ki? Böyle bir şey hederdir." Bunun üzerine Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Bu (adam), kahinlerdendir" buyurdu. O'nun (sallallahu aleyhi vesellem) böyle buyurması, adam kifaiyeli konuştuğu içindir. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem), yolda evler arasında bulunan, daha sonra sahipleri tarafından üzerine bina yapılmak istenen arazi hakkında: "Yol için yedi zira 'boşluk terkedilecek" diye hüküm vermiştir. Ravi ekledi: Bu yola mukya (ortak alan) denirdi. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem), bir ya da iki ya da üç hurma ağacında insanların ihtilafa düşmelerinde: "Her bir hunna ağacının dallannın ulaştığı yer, ağacın haremidir" diye hükmetmiştir. · Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem), hurma ağaçlarının su sırası hakkında şöyle hükmetmiştir: "Yukanda olan aşağıdakinden önce sulanır, su topuklara kadar çıktıktan sonra aşağıya onu izleyen araziye salıverilir. Bahçeler bitinceye kadar ya da su tükeninceye kadar bu şekilde yapılır." Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Kadın kendi malından kocasının izni olmadan hiçbir şey veremez" diye hükmetmiştir. "İki nine (anneanne ve babaanne) için mirasta altıda bir vardır. Aralannda eşit bir şekilde paylaştınlır" diye hükmetmiştir. "Kölesindeki hissesini azat eden kişinin, eğer malı varsa, geri kalan hisseleri (satın alarak) azat etmesi geçerlidir" diye hüküm vermiştir. "Zarara sokma ve zarara zararla karşılık verme yoktur" diye hüküm vermiştir. "Zalim bir ırk için hiçbir hak yoktur" diye hükmebniştir. Şehir halkının hurmaları hakkında: "İçinde su birikmiş olan kuyu( dan su almak isteyenler) menedilmez" diye hüküm vermiştir. Çölde yaşayanlar arasında: "Fazla ot çıkmasını engellemek için suyun fazlası engellenmez" hükmünü vermiştir. Ağırlaşhnlmış büyük diyet hakkında: "30 tane bint-i lebun, 30 tane hikka ve 40 tane halife (hamile deve) verilecek" diye hüküm vermiştir. Küçük diyet hakkında: "30 tane bint-i lebun, 30 tane hikka, 20 tane bint-i mehaz, yirmi tane erkek ibn-i mehaz verilecek" diye hüküm vermiştir. 1 Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in vefatından sonra develerin fiyah arhp dirhemlerin değeri düştü. Bunun üzerine Hz. Ömer diyet develerini 6000 dirhem olarak belirledi. Bu durumda her deveyi bir ukiye olarak hesapladı. Daha sonra yine develerin fiyah artıp dirhemlerin değeri düşünce Ömer 6000 dirhem olarak belirlediği diyet ücretini 12000 dirheme çıkardı. Bu durumda her bir deveyi üç ukiye olarak hesapladı. Diyetin üçte birini haram ayda, diğer üçte birini ise haram beldede (Mekke) ziyade ebnişti. Neticede iki haremin diyeti 20000 dirhem oldu. Derler ki: "Çölde yaşayanlardan zekat olarak hayvanları alınır, gümüş veya altın vermeye zorlanmazlardı. Her bir topluluktan mallarına denk olan kıymet alınır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7059 Ben derim ki: İbn Mace, bu hadisten bir bölümü rivayet etmiştir. *Hadisi, Abdullah b. Ahmed rivayet etmiştir. Ravilerden İshak, Ubade'ye yetişmemiştir. Allah en doğrusunu bilir.2 2 İbn/bint-i mehaz: iki yaşına giren, bint-i lebun: üç yaşına giren, hikka, dört yaşına giren deve demektir. 2 İmam Ahmed, Müsned (5/326-7)

Nübeyşe' den rivayet edildiğine göre

#17,401
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) bir töhmetten dolayı (birini) hapsetti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7058 *Hadisi Taberâni, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Senedinde tanımadığım bir ravi bulunmaktadır.

Başka bir rivayette ise:

#17,400
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) bir suçlamadan dolayı (töhmet sahibine) kefil oldu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7057 *Hadisi, Bezzar rivayet etmiş olup ravilerden İbrahim b. Huseym b. Irak metruk biridir.

Ebû Hureyre'nin bildirdiğine göre

#17,399
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) bir suçlamadan (töhmetten) dolayı (birini) hapsetti.2

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7056 2 Bezzar, Müsned (1361)

Câbir' den rivayet edildiğine göre

#17,398
İki adam, bir deve hakkındaki anlaşmazlıklarını çözmesi için Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)' e çıkb. Her biri, devenin kendisine ait olduğunu ispatlayan deliller getirdi. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) deveyi ikisi arasında (taksim etmek suretiyle) hükmetti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7055 *Hadisi, Taberani rivayet etmiş olup ravilerden Yasin b. ez-Zeyyat metruktur.1 1 Taberâni, M. el-Kebir (1834)

Ebû Hureyre' den rivayet edildiğine iki adam,

#17,397
anlaşmazlıklarını çözmesi için Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)' e çıktı. Her biri eşit sayıda adil şahitler getirdi. Bunun üzerine Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem), aralarında kur'a çekerek: "Allahım! Aralarında hüküm ver" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7054 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravilerdeıı Usame b. Zeyd el-Kuraşi zayıftır.

Adiy b. Adiy el-Kindi anlatıyor:

#17,396
İki adam, bir araziyle ilgili anlaşmazlıklarını çözmesi için Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)' e çıktı. Biri: "Orası benim arazim" diğeri de "Orası benim arazim, oraya ekin ektim, kamış diktim" dedi Bunun üzerine Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem), arazi elinde bulunan kişiye yemin ettirdi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7053 *Hadisi TaberAnt. el-Mu'cemu1-kebir'de iki isnadla rivayet etmiş olup birinin ravileri Sahih'in ravileridir. 2 2 Taberâni, M. el-Kebir (17/l09)

Zübeyb b. Sa'lebe' den rivayet edildiğine göre

#17,395
ResOlullah (sallallahu aleyhi vesellem) sahabilerini gönderdi. Onl~ da Anber oğullarını esir aldılar. Anber oğullan, henüz Müslüman olmuşlardı ·ve daha durumları bilinmiyordu. (Fakat esirler arasında ,bulunan) Zübeyb, devesine bindi ve insanlardan önce huzur-u seadete vararak şöyle dedi: "Ya ResOlallah! Anam babam sana feda olsun. Senin ashabın Anber · oğullarını esir aldılar. Halbuki onlar henüz Müslüman oldular." Bunun üzerine ResOlullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Ey Zübeyb! Bir delilin var mı?" diye sorunca Zübeyb: "Evet, Semure -de buna şahittir" dedi ve kendisi yemin etti. ResOlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Anber oğullanna, kendilerine ait olan her şeyi geri verin." Bunun üzerine annemin şiltesi haricinde onlara ait olan her şeyi geri verdiler. Ravi hadisin devamını zikretti ve sonunda şöyle anlattı: Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) Zübeyb' e yaklaşıp eliyle başından başlayarak göbeğine kadar sıvazladı. ·Hatta Zübeyb: "Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in elinin serinliğini hissettim" diye eklemiştir. Daha sonra ResOlullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Allahım! Ona af ve afiyet ver!" buyurdu. Akabinde ise Zübeyb kılıcını alarak çekip gitti. Kılıcını, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in sadakalanndan olan iki genç deve karşılığında sattı. Develer daha sonra Zübeyb'in yanında çoğaldı. Nihayet sayılan yüz küsuru buldu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7052 Ben derim ki: Ebû Dâvûd bundan farklı bir metinle Zübeyb'in hadisini rivayet etmiştir. Ebû Dâvûd'un rivayetinde ashabın, Anber oğullanna mallannın yarısını, burada ise hepsini onlara verdiği geçmektedir. Ebû Dâvûd'da, Semure şahitlik yapmayıp şahitlikten kaçınırken burada şahitlik yaptığı zikredilmiştir. *Hadisi Taberini, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. Senedinde tanımadığım bir ravi bulunmaktadır.1 1 Taberâni, M. el-Kebir (5299)

Câbir bildiriyor:

#17,394
Hz. Cibril, Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem)' e gelerek: "Şahitle beraber yeminle hükmet" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7051 *Ben derim ki: İbn-i Mace, Cabir'in şu hadisini nakletmiştir: "Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şahitle beraber yeminle hükmetmiştir." Ravilerden İbrahim b. Ebi Hayye metruktur.1 1 Taberâni, M. el-Evsat (800)

Abdullah b. Ömer' in bildirdiğine göre

#17,393
Resulullah (sallallahu aleyhl vesellem) bir yemin ve bir şahide dayanarak hüküm vermiştir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7050 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravilerden Muhammed b. Abdillah Ubeyd b. Ubeyd metruktur.4 4 Taberâni, M. el-Evsat (1063)

Ebû Said el-Hudri'den rivayet edildiğine göre

#17,392
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şahitle beraber yeminle hükmetmiştir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7049 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat ve el-Mu'cemu's-sağir'de rivayet etmiş olup ravilerden Abdurrahman b. Zeyd b. Eslem zayıftır. 3 3 Taberâni, M. es-Sağir (684), Cafer adlı ravi hadis uydurmakla maruftur.

Ebû Said el-Hudri'den rivayet edildiğine göre

#17,391
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şahitle beraber yeminle hükmetmiştir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7048 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravilerden Osman b. el- Hakem el-Cüzami hakkında Ebû Hatim: "itkan sahibi biri değildir" der. Geri kalan raviler güvenilir kimselerdir.2 2 Taberâni, M. el-Kebir (4909)

Bilal b. el-Haris'in bildirdiğine göre

#17,390
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şahitle beraber yeminle hüküm vermiştir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7047 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etimiş olup ravileri güvenilir kimselerdir.1 1 Taberâni, M. el-Kebir (1139)

Umâre b. Hazm'ın bildirdiğine göre

#17,389
kendisi Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in yemin ve bir şahitle hilküm verdiğine şahit olmuştur. Zeyd b. el-Hubab der ki: Malik b. Enes' e boşanma ve köle azat etme konularında yemin ve şahidin caiz olup olmadığını sordum. Şöyle cevap verdi: "Hayır, bu sadece alışveriş gibi şeylerde geçerlidir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7046 *Hadisi, Ahmed vicâde yoluyla ve Taberani de aynı şekilde el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. Hadisin ravileri güvenilir kimselerdir.3 3 Bu hadis her iki kaynaktan da bulunamamıştır.

Huzeyfe' den rivayet edildiğine göre

#17,388
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) ebenin şahitliğine izin vermiştir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7045 *Hadisi Taberâni, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup raviler içerisinde tanımadığım biri bulunmalctadır.2 2 Taberâni, M. el-Evsat (600)

İbn Ömer' den rivayet edildiğine göre

#17,387
kendisi ya da başka bir adam, ResOlullah (sallallahu aleyhi vesellem)' e: "Emzirmenin sabit olmasında kaç şahit caizdir?" diye sorunca Restilullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle cevap vermiştir: "Bir adam veya bir kadın." Başka bir rivayette: "Bir adam ve bir kadın" şeklinde geçmiştir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7044 *Hadisi, Ahmed ve el-Mu'cemu'l-kebir'de Taberâni rivayet etmiş olup ravilerden Muhammed b. Abdirrahman b. el-Beylemini zayıftır. 1 1 İmam Ahmed, Müsned (2/35, 109)

Ebû Hureyre'nin bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:

#17,386
"Bir millet, başka bir millete varis olamaz. Bir milletin, başka bir millete şahitliği de caiz değildir. Benim ümmetim müstesna. Onlann başkalanna şahitlik yapması caizdir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7043 *Hadisi Taberâni, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravilerden Ömer b. Raşid zayıftır.

Ebû Hureyre' nin bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:

#17,385
"Aracılığı ile Allah'ın koyduğu şer'i cezalardan birine engel kişi, O'nun mülkünde Yüce Allah'la zıtlaşmış olur. Kimin haklı, kimin haksız olduğunu bilmediği bir husumet(te taraflardan birin)e yardım eden kişi, desteğini çekinceye kadar Allah'ın öfkesindedir. Kendisi tanık olmadığı halde (bir konuda) şahitlik yaparak bir toplulukla beraber hareket eden kişi, yalancı şahittir. Her kim, yalandan rüya düzerse, bir arpanın iki tarafını düğü.mlemeye mecbur bırakılır. Müslümana sövmek, fasıklık; (onunla) savaşmak ise küfürdür."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7042 *Hadisi Taberâni, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravilerden Reci es-Sıkti'yi İbn Main zayıf görüricen, İbn Hibban güvenilir kabul etmiştir.

Ebu' d-Derda' dan gelen başka bir rivayette ResûIullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#17,384
"Her kim, birini ayıplamak için, onda bulunmayan bir şeyi dile getirerek ondan bahsederse, Allah o kişiyi, dediği o şeyi yerine getirinceye kadar cehennem ateşinde hapis tutar. "

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7041 *Hadislerin tamamını Taberani el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. Birinci hadisin senedinde tanımadığım bir ravi bulunmaktadır. İkincisinin ravileri güvenilir kimselerdir .

Ebu' d-Derda'run bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#17,383
"Kimin aracılığı, Allah'ın koyduğu şer'i cezalardan birinin uygulanmasına engel olursa, aracılığı bırakıncaya kadar o kişi, Allah'ın öfkesine maruz olmaya devam eder. Her kim, gerçek bilgisi olmadığı bir husumet konusunda bir Müslümana karşı öfkesini arttınrsa o kişi, Allah'ın hakkına karşı gelmiş, O'nun öfkesini kazanmaya çabalamış olur. Allah'ın laneti, kıyamet gününe kadar o kişinin üzerine peş peşe gelir. Her kim, hiç ilgisi olmayan Müslüman biri hakkında dünyada ona sövüp saymak kasdıyla (kötü) bir söylenti yayarsa, o (söven) kişiyi, Yüce Allah'ın kıyamet gününde sar/ettiği sözü infaz edinceye kadar cehennemde eritmesi üzerine haktır. "

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7040

Abdullah b. Mes'ûd diyor ki:

#17,382
"Yalancı şahitlik yapmak, Allah'a şirk koşmaya denktir" demiş ve şu ayeti okumuştur: "Yalan sözden (tanıklıktan) uzak durun. " 3

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7039 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup hadisin isn3dı hasendir. 4 3 Hac Sur. 30. 4 Taberâni, M. el-Kebir (8569), Dırar metruk bir ravidir.

Ebû Bürde'nin babası (Ebû Mûsa)'dan bildirdiğine göre

#17,381
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: "Çağınldığında şahitliği gizleyen kişi, yalancı şahitlik yapan gibidir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7038 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat ve el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravilerden Abdullah b. Salih'i Abdülmelik b. Şuayb b. el-Leys güvenilir kabul ederek şöyle demiştir: "Güvenilir ve emin biridir. Bir grup alim bu zatı zayıf görmüştür." 2 2 Taberâni, M. el-Evsat (4335), es-Silsiletu'd-Daife (1267)

İbn Abbâs'ın bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:

#17,380
"Her kim, Müslüman birinin malını kendisine helal kılacak ya da Müslüman birinin kanını akıtacak bir şahitlikte bulunursa, cehennemi kendisine gerekli kılmış olur."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7037 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş, Bezzar ise şu ilavede bulunmuştur: "Her kim, Şarap içer de Allah'ın verdiği akil kendisinden giderse, büyük günah kapılanndan birine gelmiş olur. " *Hadisi, Ebu Ya'la rivayet etmiş, şöyle demiştir: "Her kim, Bir Müslüman kişinin malmı almak için bir Şahitliği gizlerse! .. " hadisin geri kalanı bir önceki hadis gibidir. Ravilerden ismi Hüseyn b. Kays olan Haneş, metruk biridir. Ebu Mihsan ise, bu zatın doğru sözlü bir ravi olduğunu ileri sürmüştür. 1 1 Bezzar, Müsned (1356), Ebu Ya'la, Müsned (2751)

İbn Ömer' den rivayet edildiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:

#17,379
"Hiç şüphesiz kuş, gagalanyla yere vurur.' Kıyamet gününün dehşetinden dolayı kuyruklannı hareket ettirir. Yalancı şahit (o günde) konuşamaz. Cehenneme ahlıncaya kadar ayaklan bulunduğu yerden aynlmaz."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7036 Ben derim ki: İbn Mace bu hadisten bir bölümü rivayet etmiştir. *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Senedinde tanımadığım bir ravi bulunmaktadır. 2 2 Taberâni M. el-Evsat (7766), Zehebi'ye göre münker bir hadistir; es-Silsiletu'd-Daife (1260)

Hıdâş b. Ayyaş anlatıyor:

#17,378
Küfe' de bir topluluk halkasındaydıın. Adamın biri şöyle anlattı: Ebü Hureyre ile beraber oturuyor iken şöyle dedi: Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in şöyle buyurduğunu işittim: "Her kim, bir Müslüman aleyhine ilgisi olmadığı halde bir şahitlikte bulunursa, cehennemdeki yerini hazırlasın."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7035 *Hadisi, Ahmed rivayet etmiştir. Görüldüğü gibi tabiinin kimliği belirsizdir. Geri kalan raviler güvenilir kimselerdir. 1 1 İmam Ahmed, Müsned (2/509)

Ebû Humeyd es-Sâid'nin bildirdiğine göre

#17,377
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: "Valilere verilen hediyeler hainliktir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7034 *Hadisi Bezzâr, İsmail b. Ayyâş'ın rivayetiyle Hicazlılar'dan rivayet etmiştir. Bu rivayet, bu sebeple zayıftır.1 1 Bezzar, Müsned (1599)

Abdullah (İbn Mes'üd) diyor ki:

#17,376
"Suht (haram kazanç) dindeki rüşvettir. "

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7033 *Hadisi Taberâni, el-Mu'cemu'l-keilr'de rivayet etmiş olup ravilerden Ebu Nuaym'ın kim olduğu belirtilmemiştir. Eğer bu kişi, Fadl b. Dukeyn ise güvenilir biridir. Eğer Dırar b. Sured ise zayıftır. Her ikisi de Süfyân'dan rivayette bulunurlar.

İbn Mes'ûd diyor ki:

#17,375
"Hüküm verirken alınan rüşvet, küfürdür. Bu, insanlar arasında haram kazanç diye bilinir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7032 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravileri Sahih'in ravileridir.4 4 Taberâni, M. el-Kebir (9100)

Mesrûk anlatıyor:

#17,374
Abdullah (b. Mes'ud)'un yanında oturuyordum. · Ona bir adam: "Suht (haram kazanç) nedir?" diye sorunca: "Hüküm verirken (alınan) rüşvettir. Bu ise küfürdür" karşılığını verdi. İbn Mes' ud sonra şu Ayeti okudu: "Her kim, Allah'ın indirdikleriyle hükmetmezse işte onlar kafirlerin ta kendileridir."2

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7031 *Hadisi, Ebu Ya'la rivayet etmiştir. Ebu Ya'la'nın hocası olan Muhammed b. Osman b. Ömer'i tanımıyorum.3 2M~ :r. 44. 3 Ebu Ya'lâ, Müsned (5266), Taberâni, M. el-Kebir (9101), isnadı sahihtir.

Ebû Hureyre diyor ki:

#17,373
"Şu torbamda (aklımda) öyle bir hadis var ki onu size bildirsem beni mutlaka taşlayarak öldürürsünüz." Ebu Hureyre devamla şöyle demiştir: "Allahım, hayır! Altmışlı yılların başın(da olacaklar)ı mutlaka (insanlara) tebliğ edeceğim." İnsanlar: "Altmışların başı nedir?" diye sorunca Ebu Hureyre şöyle anlattı: "Çocuk (yaştaki insan)ların vali (idareci) olmaları, hükmün satılması, polislerin çoğalması, tanıdık lehine şahitlik yapılması, insanların emanete ganimet muamelesi yapmaları, sadakayı zarar saymaları, Kur'an'ı çalgı Aleti haline getiren kişilerin türemesi." Hammad der ki: "Zannedersem Ebu Hureyre «kanın değersiz görülmesi«ni de ekledi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7030 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravilerden Kâsım b. Muhammed ed-Dellal zayıftır.1 1 Taberâni, M. el-Evsat (1419), isnadında Kasım diye birisi yoktur.

Uleym anlatıyor:

#17,372
Bir damın üstünde oturuyorduk. Yanımızda Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in ashabından biri olan Abs el-Gıfan vardı. İnsanlar ise vebadan dolayı kaçıyorlardı. Abs, üç kere: "Ey veba! Beni yakala!" deyince Uleym ona şöyle çıkıştı: "Neden böyle söylüyorsun? Resdlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmadı mı?: "Sizden biri ölümü temenni etmesin. Çünkü ölüm, kişinin ameli kesildiğinde (gelir). Artık ölüm, geri döndürülmez ki hoşnut edilsin." Bunun üzerine Abs şu karşılığı verdi: "Ben, Resalullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in şöyle buyurduğunu işittim: "Altı şey gelmeden önce ölüm hususunda acele ediniz. Şefihlerin vali (idareci) olması, polislerin çoğalması, hükmün satılması, kanın hafif (değersiz) görülmesi, sıla-i rahmin kesilmesi, insanlardan daha az bilgili olsalar bile, Kur'an'ı çalgı aleti haline getiren bir neslin türemesidir ki halk, Kur'an'ı teğanni ile okuyan ve bilgi/anlayış yönünden kendilerinden kıt olan bu nesli el üstünde tutacaklar."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7029 *Hadisi Ahmad ve el-Mu'cemu'l-evsat'ta Taberani rivayet etmiştir. Ancak Taberani'de sahabinin adı Abis el-Ğıfari şeklinde geçmiş ve şu ibare ile varid olmuştur: "Halk, kendilerinden bilgili olmayan, ince anlayış bulunmayan ve faziletten uzak kişiyi yükseltip ön planda tutacaklar. Onlar da (Adeta Kur'An 'ı) şarkı söyler (gibi) teğanni (ile okuyuyacaklar)." Ravilerden Osman b. Umeyr zayıftır. 1 1 İmam Ahmed, Müsned (16040), Taberâni, M. el-Kebir (18/34/6), Bezzâr, Müsned (1610)

Ümmü Seleme'nin bildirdiğine göre

#17,371
Resulullah (sav) şöyle buyurdu: "Allah, hüküm hususunda (kadıya) rüşvet verene ve alana lanet etmiştir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7028 *Hadisi Taberâni, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravileri güvenitir kimslerdir.2 2 Taberâni, M. el-Kebir (23/398)

Abdullah b. Amr'ın bildirdiğine göre

#17,370
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Rüşvet veren ve alan, ateştedir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7027 Ben derim ki: Abdullah'ın, Sünen kitaplannda şu rivayeti mevcuttur. "Allah, rüşvet vereni ve alana lanet etmiştir. • *Hadisi Taberâni, el-Mu'cemu's-sağir rivayet etmiş olup ravileri güvenilir kimselerdir.1 1 Taberâni, M. es-Sağir (58)

Ebû Seleme b. Abdirrahman (b. Avf)'ın babasından bildirdiğine göre

#17,369
Resulullah (sallailahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Rüşvet veren ve alan, cehennemdedir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7026 *Hadisi, Bezzâr rivayet etmiştir. Senedinde tanımadığım bir ravi bulunmaktadır.3 3 Bezzar, Müsned (1355)

Hz. Aişe diyor ki:

#17,368
"Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem), rüşvet verene ve alana lanet etmiştir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7025 *Hadisi, Bezzar ve Ebû Ya'lâ rivayet etmiştir. Ravilerden İshâk b. Vahyi b. Talha metruk biridir.2 2 Bezzar, Müsned (1354), Ebu Ya'la, Müsned (4601)

Sevban diyor ki:

#17,367
"Resulullah (sallailahu aleyhi vesellem) rüşvet verene, alana ve yani aralarında yürüyen aracıya lanet etmiştir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7024 *Hadisi Ahmed, Bezzâr ve el-Mu'cemu'l-kebir'de Taberâni rivayet etmiştir. Ravilerden Ebu'l-Hattib meçhul biridir. 1 1 İmam Ahmed, Müsned (5/279), Bezzâr, Müsned (1353), Taberâni, M. el-Kebir (1415)

İbn Ömer anlatıyor:

#17,366
İki adam, anlaşmazlıklarını çözmesi için Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)' e çıktı. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Ben bir beşerim. Bu nedenle aranızda sadece sizden işittiklerime göre hükmederim. Olur ki birinizin delili, kardeşinin huccetinden daha iyi dile getirebilir de sonuçta kardeşinin hakkından bir şeyi onun lehine hükmedersem (o kişi bilsin ki) ona ancak cehennemden bir parça kesmişimdir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7023 *Hadisi Taberâni, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravilerden Kasım b. Abdillah b. Ömer metruk biridir.2 2 Şahitleri ile sahihtir. es-Silsiletu's-sahiha (1162)

Semure'nin bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:

#17,365
"Sultana çağınldığında icabet etmeyen kişi, zalimdir ve (taleb edecek) hiçbir hakkı yoktur."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7022 *Hadisi Taberini, rivayet etmiş olup ravilerden Revh b. Ata'yı, İbn Adiy güvenilir kabul ederken diğer imamlar zayıf görmüştür. 1 1 Taberâni, M. el-Kebir (6939)

Semure'nin bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:

#17,364
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Bir kimse, başkasıyla anlaşmazlığa düşüp de onlardan biri arkadaşını, aralannda hüküm vermesi için elçiye (arabulucuya) çağırdığında gitmeye yanaşmazsa o kişinin hiçbir hakkı yoktur."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7021 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. Hadisin isnadında mestur kişiler bulunmaktadır.3 3 Taberâni, M. el-Kebir (7078)

Semure'nin bildirdiğine göre Resûlullah (sav) şöyle buyurdu:

#17,363
"Bir adam, başkasından hakkını talep edip de onu, aralannda hüküm verecek olan hakime çağırdığında (hakime) gitmeyi kabul etmezse, o kişinin hiçbir hakkı yoktur."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7020 *Hadisi, Bezzar rivayet etmiş olup ravilerden Yusuf b. Halid es-Semti zayıftır. 2

İmran b. Husayn'ın bildirdiğine göre Resftlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:

#17,362
"Müslüman hakimlerden bir hakime çağırıldığında gitmeyen kişi, zulmetmiş olur. "Ya da şöyle buyurmuştur: "O kişinin hiçbir hakkı yoktur."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7019 *Hadisi, Bezzar rivayet etmiş olup ravilerden Revh b. Ata b. Ebi Meymune zayıftır. İbn Adiy bu zatı güvenilir kabul etmiştir. 1 1 Bezzar, Müsned (1362), Hasan-ı Basri' den mürsel olarak rivayet olunmuştur.

Said b. Ebi Bürde'nin babasından bildirdiğine göre Ebû Mûsâ el-Eş' ari'ye, Muaviye b. Ebi Süfyan şöyle demiştir:

#17,361
"Sen, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in yanında iki hasım sözleşip biri vaadini yerine getirip diğeri yerine getirmediğinde Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)'in vaadini yerine getiren lehine, getirmeyenin aleyhine hüküm verdiğini bilmiyor musun?" Ebu Musa, Muaviye'ye şöyle cevap verdi: "O senin dediğin, binek hayvanlarında, koyunda, devede geçerlidir. Bizim hakkında hüküm verdiğimiz mesele ise insanların işleridir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7018 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravilerden Halid b. Nafi' el-Eş'ari hakkında Ebu Hatim 0 Kavi değildir, hadisi yazılır" demiştir. Diğer imamlar ise bu zatı zayıf görmüşlerdir.

Resûlullah (sav)'in hanımı Ümmü Seleme'nin bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:

#17,360
"Sizden biriniz, Müslümanlar arasında hüküm vermekle imtihan edildiği zaman öfkeli haldeyken asla hüküm vermesin. Oturtma, bakış ve işaret hususunda onlara eşit davransın. Hasımlardan, sadece birine karşı sesini yükseltmesin."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7017 *Hadisi, Ebu Ya'la ve kısa metinle el-Mu'cemu'l-kebir'de Taberani rivayet etmiştir. Ravilerden Abbad b. Kesir es-Sekafi zayıftır.2 2 Daha önce geçti: 6998. Abbad, metruk bir ravidir. Ebu Ya'la, Müsned (5867)

Hz. Ali diyor ki:

#17,359
"Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem), (diğerine nisbetle) hasımlardan sadece birine karşı sert ve katı davranılmasını yasaklamıştır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7016 *Hadisi Taberâni, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup rivalerden Heysem b. Ğâsn'u zikredene rastlamadım. Geri kalan ravileri, güvenilir kimselerdir

Mesrûk diyor ki:

#17,358
" Abdullah (b. Mes'ud), Müslümanlar arasında hüküm veren kişi ile Müslümanlann davarlarına çobanlık yapan kişinin, yaptığı bu işi için ücret almasını kerih görürdü."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7015 *Hadisi Taberâni, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravileri güvenilir kimseterdir.1 ı Taberâni, M. el-Kebir (9179)

Kabûs b. Muhârik'in, babasından bildirdiğine göre

#17,357
Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Zayıf olanın hakkının sarsılmadan (zor kullanılarak) alınmadığı bir toplum (günahlanndan) arındırılıp bereketli kılınmaz. "

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7014 *Hadisi Taberâni, el-Mu'cemu'l-evsat ve el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravileri güvenilir kimselerdir. Borcu güzel bir şekilde ödemekle ilgili hadisler, Alışveriş kitabında geçti. 2 2 Taberâni, M. el-Kebir (20/313)

İbn Mes'ûd anlatıyor:

#17,356
Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem), Medine'ye gelince (Muhacirleri) evlere dağıtb. İbn Mes'ud'u da dağıtılanlaı içerisinde bir eve yerleştirdi. Bunun üzerine arkadaşları: "Ya Resülallah! Onu bizden uzak tut!" dediler. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) onlara: "O halde Allah beni niçin gönderdi? Hiç şüphesiz Allah, zayıfına hakkını vermedikleri bir toplumu asla takdis etmez (günahlarından arındırıp bereket vermez)" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7013 *Hadisi Taberâni, el-Mu'cemu'l-evsat ve el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravileri güvenilir kimselerdir. 1 1 Taberâni, M. el-Kebir (10534)

Ebu Said el-Hudri'nin bildirdiğine göre

#17,355
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Zayıfına, hakkı sarsılmadan verilmeyen bir toplumu, Yüce Allah takdis etmez (günahlanndan anndınp bereket vermez)."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7012 *Hadisi Ebü Ya'la rivayet etmiş olup ravileri, Sahih'in ravileridir. Ben derim ki: Buna benzer hadisler, inşallah Hilafet bölümünde gelecektir. 2 2 Ebu Ya'la, Müsned (1091)

Hz. Aişe'nin bildirdiğine göre

#17,354
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Allah, zayıfının güçlüsünden hakkının alınmadığı bir toplumu takdis etmez (günahlanndan arıdırıp bereket vermez)."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7011 *Hadisi, Bezzar rivayet etmiş olup ravilerden Müsenna b. es-sabbih zayıftır. İbn Main, bir rivayete göre bu zatı güvenilir kabul etmiştir. Diğer rivayette ise şöyle demiştir: "Zayıf biridir. Hadisi yazılır, ancak metruk biri değildir." Başkaları ise bu zatı metruk kabul etmiştir. 1 1 Bezzar, Müsned (1352)

İbn Abbas'ın naklettiğine göre

#17,353
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem), İbn Ümmü Mektum'u, namaz ve Medine'nin bazı işleri için vekil olarak bıraktı.2

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7010 2 Daha önce geçti: Taberâni, M. el-Kebir (11435), Abdülmecid metrûktur.

Sâib b. Yezid'in bildirdiğine göre

#17,352
Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) ve Ebu Beler kendilerine kadı tutmamışlardı. Yerine kadı tutan ilk halife Ömer' dir. O şöyle derdi: "Bir iki dirhemlik meselelerde insanları bana göndermeyin."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7009 *Hadisi Taberâni. el-Mu'cemu'l-evsat ve el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravilerden İbn Lehia zayıftır. Hadisleri hasen derecesindedir. Geri kalan ravileri, Sahih'in ravileridir. Ben derim ki: Daha önce Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in, Ukbe b. Amir'e huzurunda hüküm vermesini emretmesi geçmişti. Amr b. el-As'dan da böyle bir rivayet mevcuttur

İbn Ömer anlatıyor:

#17,351
Ne Resulullah (sav) ne Ebu Bekr, ne de Ömer kendilerine kadı tutmadılar. Sadece Ömer, ömrünün son günlerinde Nemir'in kız kardeşinin oğlu Yezid'e şöyle demiştir. "Bazı meselelerde benim adıma hüküm ver. Ömer «bazı meseleler» sözüyle küçük işleri kasdebniştir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7008 *Hadisi, Ebû Ya'lâ rivayet etmiş olup ravileri Sahih'in ravileridir.1 1Ebû Ya'lâ, Müsned (5455)

Hz. Aişe anlatıyor.

#17,350
Benimle, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) arasında bir konuşma geçti. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) bana: "Aramızda Ömer'i hakem kılayım mı?" buyurdu. Ben: "Hayır" dedim. Bana: "Aramızda babanı hakem kılayım mı?" buyurunca ben: -"Olur" dedim.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7007 *Hadisi Taberâni. el-Mu'cemu'l-esvat'ta riyayet etmiş olup ravilerden Sâiih b. Ebi'l- Esved zayıftır.

Abdurrahman b. Cevşen anlatıyor:

#17,349
Ebu Bekre, Sicistan' da kadı olan oğluna yazdığı mektupta şöyle diyordu: "Ben, Resullullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in şöyle buyurduğunu işittim: '"Hiç kimse, bir meselede kesinikle iki farklı hüküm vermesin."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7006 *Hadisi Taberiri, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravileri güvenilir kimselerdir.

İbn Büreyde'nin babasından bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:

#17,348
"Kadılar üçtür. Kişi, hüküm verip de (hakka) isabet eder ve bu sayede onun için cennet vardır. Diğeri ise zulümle hüküm verir de bu sebeple cehennemdedir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7005 *Ben derim ki: Ebû Davûd, bu zatın şu hadisini rivayet etmiştir: "Kildılar üç (türlü)dür. Biri cennette, ikisi cehennemdedir." Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravileri güvenilir kimselerdir.

Ukbe b. Amir el-Cüheni anlatıyor:

#17,347
Resulullah (sallallahu aleyhu vesellem)'in yanına gittim. Yanında, anlaşmazlık içerisinde olan iki davacı vardı. Bana: "İkisi arasında hüküm ver" diye emir buyurdu. Ben: "Anam babam sana feda olsun, sen buna benden daha layıksın" dedim. Yine: "İkisi arasında hüküm ver" diye emir buyurdu. Ben: "Benim için (bunun karşılığında) ne vardır?" diye sorunca Resftlullah (sallallahu aleyhi vesellem}: "İctihat et, eğer (doğruya) isabet edersen, senin için on sevap; isabet edemezsen, bir sevap vardır" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7004 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat ve el-Mu'cemu's-sağlr'de rivayet etmiş olup ravilerden Hafs b. Süleyman el-Esedi metruk biridir. İmam Ahmed'in, Sahih'in ravilerinden ibaret olan bir isnâdla rivayet ettiği bundan önce geçmişti. 1 1 Taberâni, M. es-Sağır (131), Taberâni, M. el-Evsat (1606)

Ukbe b. Amir'in bildirdiğine göre

#17,346
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem), yukarıdaki hadisin benzerini buyurmuştur. Farklı olarak hadisin sonu şöyledir: "Eğer, ictihat eder de isabet edersen, senin için on sevap; ictihat eder de hata edersen, senin için bir sevap vardır." 2

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7003 2 İmam Ahmed, Müsned (4/205)

Amr b. el-Âs anlatıyor:

#17,345
İki tane hasım, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)' e geldi. Hz. Peyg&rnber (sallallahu aleyhi vesellem), Amr' a: "Ey Amr! Aralannda hüküm ver" buyurdu. Amr: "Sen bu işe benden daha layıksın ya Resulallah!" deyince Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem): "Öyle olsa bile (yine de sen hüküm ver)" buyurdu. Amr tekrar: .,, Aralarında hüküm verdiğimde, ben4n için ne vardır?" diye sorunca Resulullah(sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Eğer aralannda hüküm verir de, (doğru) hükme isabet edersen, senin için on sevap vardır. Eğer ictihat edip de, (verdiğin hükümde) hata edersen, senin için bir sevap vardır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7002 *Ben derim ki: Amr'ın Sahih'te şu rivayeti mevcuttur: "Eğer sen isabet edersen, senin için iki sevap; hata edersen, senin için bir sevap vardır. " Hadisi, Ahmed ve el-Mu'cemu'l-kebir'de Taberâni rivayet etmiştir. Senedinde tanımadığım bir ravi bulunmaktadır. 1 ı İmam Ahmed, Müsned (4/205), Ferec zayıf ravidir.

Seleme b. Eksûm anlatıyor:

#17,344
İbn Huceyre'nin, Kasım b. el-Berhi'ye şöyle dediğini işittim:" Abdullah b. Amr b. el-As'ın nasıl haber verdiğini işittin?" Şu karşılığı verdi: Abdullah b. Amr b. el-As'ın şöyle dediğini işittim: İki hasım, anlaşmazlıklarını çözmesi için (babam) Amr b. el-As'a çıktılar. Amr, ikisi arasında hüküm verdi. Aleyhine hüküm verilen kişi öfkelendi. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'e gidip olanları anlatınca Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Kadı, ictihat edip de doğruya isabet ettiğinde onun için on sevap vardır. İctihat edip de hata ettiğinde ise onun için bir ya da iki sevap vardır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7001 *Hadisi, Ahmed ve el-Mu'cemu'l-evsat'ta Taberâni rivayet etmiş olup ravilerden Seleme b. Eksum'un biyografisini yazana rastlamadım. 1 1 İmam Ahmed, Müsned (6755), Hâkim, Müstedrek (4/88)

Ebû Said el-Hudri'nin bildirdiğine göre

#17,343
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Kadı, iki kişi arasında, tok ve suya kanmış bir halde iken hüküm versin."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7000 *Hadisi Taberâni, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravilerden Kasım b. Abdillah b. Ömer metruk ve hadis uyduran biridir. Taberâni der ki: "Bu hadis, Resulullah (sav)'den sadece bu isnadla rivayet edilmiştir."

Urve b. Muhammed diyor ki:

#17,342
Babamın dedemden naklettiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:"Sultan, öfkelendiği zaman, ona şeytan musallat olur."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6999 *Hadisi, Ahmed ve el-Mu'cemu'l-kebir'de Taberâni rivayet etmiştir. Hadisin senedinde tanımadığım bir ravi bulunmaktadır.2 2 İleride gelecek: 9121, 12665. İmam Ahmed, Müsned (4/126), Taberani, M. el-Kebir (17/167-8), es-Silsiletu'd-Daife (2/51)

Ümmü Seleme' nin bildirdiğine göre

#17,341
Resululluh (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Müslümanlar arasında hüküm vermekle görevlendirilen kişi (hakim), öfkeliyken hüküm vermesin."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6998 *Hadisi Taberâni, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. Ebu Ya'lâ da hadisi rivayet etmiş olup ravilerden Abbâs b. Kesir es-Sekafi metruk biridir.1 1 İleride gelecek: 7017. Taberâni, M. el-Kebir (23/284), Ebu Ya'la, Müsned (5867)

İmrân b. Husayn'm bildirdiğine göre Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:

#17,340
"Müslümanlann kadılanndan hiçbir kadı yoktur ki, kendisiyle beraber iki melek bulunmuş olmasın. Hayırdan başka bir şey murat etmediğinde, melekler onu hakka sevk ederler. Hayırdan başkasını murat ettiğinde ve bilerek zulmettiğinde ise, melekler uzaklaşıp onu kendi haline bırakırlar."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6997 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravilerden Ebû Dâvûd el- A'ma hadis uyduran biridir.1 1 Taberâni, M. el-Kebir (18/240)

Zeyd b. Erkam'm bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:

#17,339
"Kadı, bilerek zulmetmediği sürece, Allah onunla beraberdir. Hayırdan başka bir şey murat etmediğinde ise onu hayra iletir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6996 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravilerden Ebû Davud el- A'ma yalancılıkla itham edilen biridir.

Vâsile b. el-Eska'run bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:

#17,338
"Müslümanlann herhangi bir işini üstlenen hiçbir Müslüman yoktur ki, Allah ona iki melek göndermiş olmasın. İki melek, o kişi hakka niyet ettiğinde onu doğru yola iletir; bilerek zulme niyet ettiğinde ise onu kendi nefsine bırakırlar."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6995 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravilerden Velid'in azatlısı olan Cenah'ı, Ezdi zayıf görmüştür. 2 2 Taberâni, M. el-Kebir (22/84), İsnadı Anbese ve Cenah nedeniyle zayıftır.

Ebû Hureyre'nin bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:

#17,337
"Her kim, Müslümanlann bir işine idareci olarak gelir de niyeti de hak olursa, Allah ona iki tane meleği vekil kılar. Melekler onu muvaffak kılıp doğru yolu gösterirler. Her kim de, Müslümanlann bir işine idareci olarak gelir de niyeti haktan başka bir şey olursa, Allah onu kendi haline bırakır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6994 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Bezzar da bu hadisi şu ibareyle irad etmiştir: "İki melek onu başarlı kılar. Hayır murat ettiği zaman onu doğru yola iletir. "Ravilerden İbrahim b. Hüseym b. Irak zayıftır. 1 1 Bezzar, Müsned (1350)

Abdullah b. Mes'ûd'un bildirdiğine göre

#17,336
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Kadı, bile bile zulmetmedikçe Allah onunla beraberdir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6993 *Hadisi Taberani. el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravilerden Hafs b. Süleyrnin el-Kâri'yi Ahmed. güvenilir kabul ederken, diğer imamlar zayıf görmüşlerdir. Üstelik onu hadis uydurmakla ve yalan söylemekle itham etmşlerdir. 3 3 Taberâni, M. el-kebir (9792)

Ma'kil el-Müz.eni anlatıyor:

#17,335
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem), bana bir topluluk arasında hüküm vermemi (kadılık yapmamı) emredince: " Ya Resulallah! Ben güzel hüküm veremem " dedim. Bunun üzerine: "Allah'ın eli, bile bile zulmetmediği sürece huküm veren ile beraberdir" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6992 *Hadisi, Ahmed ve el-Mu'cemu'l-Esvât ve el-Mu'cemu'l-kebir'de Taberâni rivayet etmiitir. Ravilerden Ebû Dâvûd el-A'mâ hadis uyduran biridir.2 2 İmam Ahmed. Müsned (5/26), Taberâni. M. el-Kebir (.20/230)

Abdullah b. Mes'ûd'un bildirdiğine göre Resûlullah (sailallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:

#17,334
"Kadı, kıyamet gününde getirilip cehennemin kenannda durdurulur. Emir verildiğinde aşağı atılır. Cehennemde yetmiş sene boyunca aşağı doğru düşer."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6991 *Ben derim ki: Hadisi, İbn Mâce "Yetmiş sene"kısmı hariç rivayet etmiştir. Hadisi. Bezzâr rivayet etmiş olup ravilerden Mücâlid b. Said'i, Nesai güvenilir kabul ederken bir gurup âlim ise onu zayıf görmüştür. 1

Ebü Eyyûb'un bildirdiğine göre

#17,333
"Allah'ın eli, kadı hüküm verdiğinde onunla beraberdir. Allah'ın eli, (ganimet) taksim edildiği zaman onu paylaştıranla beraberdir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6990 *Hadisi, Ahmed rivayet etmiş olup ravilerden İbn Lehia'nın hadisi hasendir. Kendisinde zayıflık bulunmaktadır.

İbn Ömer'ın bildirdiğine göre

#17,332
Hz. Osman onu kadılığa getirmek isteyince buna yanaşmadı ve şöyle karşılık verdi: Ben, Resulullah (sav)'in şöyle buyurduğunu işittim: "Kadılar üç türlüdür: Biri kurtuluşta, diğer ikisi ise cehennemdedir. Zulümle hüküm veren ya da kendi hevesine göre kadılık yapan helfik olmuştur. Hakka riayet ederek hüküm veren ise kurtuluşa ermiştir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6989 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat ile el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup M. el-Kebir'deki hadisin ibaresi şöyledir: "Arzusuna göre hüküm veren kadı, cehennemdedir. Bilgisizce hüküm veren kadı ise, cehennemdedir. Hak ile hüküm veren kadı ise cennettedir." el-Mu'cemu'l-kebir'in ravileri güvenilir kimselerdir. Ebu Ya'la buna benzer şekilde rivayet etmiştir.

Abdullah b. Vehb'in naklettiğine göre

#17,331
Hz. Osman, İbn Ömer'e: "Git ve insanlar arasında hüküm ver!" deyince İbn ômer: "Ey müminlerin emiri! Beni helak mı edeceksin?" karşılığını verdi. Hz. Osman: "Hayır, senin gidip insanlar arasında hüküm vermeni (hakimlik yapmanı) kastettim" deyince İbn ômer şöyle dedi: Acele etme. Ben, Resulullah (sallailahu aleyhi vesellem)'in şöyle buyurduğunu işittim: "Her kim, Allah' a sığınırsa büyük bir sığınağa sığınmıştır." Osman: "Evet!?" deyince ibn' ômer: "öyleyse ben de kadı olmaktan Yüce Allah'a sığınıyorum" dedi. Bunun üzerine Hz. Osman: "Senin baban (Hz. Ömer) kadılık yapbğı halde, seni bundan men eden şey nedir?" diye sorunca İbn ômer şöyle cevap verdi: "Ben, Resulullah (sailallahu aleyhi vesellem)'in şöyle buyurduğunu işittim: «Her kim, kadı olup da bilgisizce hüküm verirse, cehennem ahalisinden olur. Her kim de, alim bir kadı olup da hak veya adalet ile hüküm verirse (bu işten), başa baş (sevap ve günah eşit) aynlmayı ister.» Bundan sonra ne ümit ederim ki?"

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6988 *Ben derim ki: Abdullah b. Vehb'in hadisini Tirmizi farklı bir metinle rivayet etmiştir. Hadisi, Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat ve el-Mu'cemu'l-keb'ir'de rivayet etmiş, Bezzâr ve Ahmed kısa metinle rivayet etmiştir. Ravileri güvenilir kimselerdir. Ahmed şu ibareyi ziyade kılmıştır: "Hz. Osman, bunun üzerine İbn Ömer'i (bu görevden) muaf tuttu. İbn Ömer de ona: "(Bu hususta) hiç kimseyi asla zorlama!" tavsiyede bulundu.

Ebü Hureyre'nin bildirdiğine göre Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:

#17,330
"On kişinin idarecisi (komutanı) olan hiçbir insan yoktur ki kıyamet gününde şiddetli bir şekilde susuzluğa maruz kalmış olmasın. Onun susuzluğunu ancak adletli olması giderir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6987 *Hadisi, Ahmed rivayet etmiş olup ravileri Sahih'in ravileridir. Ebu Ya'lâ ise bu hadisi şu ibare ile rivayet etmiştir: "Fakat adaletli olması, onun susuzluğunu giderir veya zulmetmesi onu helak eder." Bu hadisin Hilafet kitabında başka kanallan bulunmaktadır.3 3 İmam Ahmed, Müsned (2/431), Ebu Ya'lâ, Müsned (6570, 6614, 6629)

İmran b. Hittan anlatıyor:

#17,257
Aişe'nin yanına girdim ve onunla müzakerelerde bulundum. Nihayet hüküm. verme konusunda bahis açtık. Hz. Aişe şöyle dedi: Ben, Resülullah (sav)'in şöyle buyurduğunu işittim: "Kıyamet gününde adil olan kadıya ayle bir an gelecek ki, asla kuru humta hususunda bile iki kişi arasında keşke hükmetmemiş olsaydım diye temenni edecektir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6986 *Hadisi Ahmed rivayet etmiş olup hadisin isnadı hasendir. Taberâni bu hadisi el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. 2 2 İmam Ahmed, Müsned (6/75), es-Silsiletu'd-Daife (1142)

Ebû Hureyre'nin bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:

#17,256
"Krallık Kureyş'tedir, hüküm verme (hakimlik)
Ensar'dadır, ezan Habeşlilerdedir, şir'at (doğru yol) Yemen'de, emanet ise Ezd' dedir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6985 *Ben ;erim ki: Tirmizi bu hadisi "Şir'at Yemen'dedir" kısmı olmaksızın rivayet etmiştir. 1 Hadisi, Ahmed rivayet etmiş olup ravileri güvenilir kişilerdir.1 1 İleride gelecek: 8936. İmam Ahmed, Müsned (4/185), Taberâni,. M. el-Kebir (17/121), es-Silsiletu's-sahih (1851) 1 İmam Ahmed, Müsned (2/364), es-Silsiletu's-sahfhtı (1084)

Utbe b. Abd'ın bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#17,255
"Hilafet Kureyş'tedir, hüküm Ensar' dadır, çağn (ezan) Habeşlilerdedir, hicret Müslümanlarda, sonra Muhacirlerdedir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6984 *Hadisi, Ahmed ve Taberâni rivayet etmiş olup ravileri güvenilir kimselerdir.1 1 İleride gelecek: 8936. İmam Ahmed, Müsned (4/185), Taberâni,. M. el-Kebir (17/121), es-Silsiletu's-sahiha (1851)

Cabir İbn  Abdullah'ın şöyle dediği rivayet edildi:

#10,123
«İki şahıs Hz. Peygamber'e baş vurarak bir deve hakkında aralarında çıkan anlaşmazlıklarını arz ettiler.» Devenin kendi devesinden olduğuna dair her ikisi de şahid dinletti. Resulullah sallallahü aleyhi ve sellem de, devenin, bilfiil tasarrufun­da bulundurana ait olduğuna karar verdi.»   (a)    Bir rivayette şöyle dedi: «İki adam Hz. Peygamber'e gelerek, bir deve hakkında muhakeme ol­dular. Biri, devertin kendi devesinden doğmuş olduğuna, öbürü de kendi de­vesinden olduğuna dair delil gösterdi. Hz. Peygamber de. devenin, bilfiil tasarrufunda bulundurana ait oldğuna karar verdi.»

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife, Ahkam Hn: 494/10

Cabir bin Abdillah, Hz, Peygamber'den yaptığı rivaeytte şöyle an­lattı:

#10,122
İki kişi, aralarında çıkan bir deve anlaşmazlığını Hz. Peygamber'e ge­tirdiler. Her ikisi de devenin kendi devesinden doğmuş olduğuna dair şahid  gösterdi. Hz. Peygamber de: devenin, bilfiil tasarrufunda bulndurana ait oldu­ğuna karar verdi.»     

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife, Ahkam Hn: 493/9

El-Kasım, babasından,  dedesinin şöyle  dediğini  rivayet etti: 

#10,121
«Deviet malı olan bir köieyi, Esas bin Kays, İbni Mesad'dan satın al­dı. Abdullah  (İbn  Mesud),  ödemesini  isteyince paranın miktarında anlaşa­madılar. Esas: — On bin  dirheme senden  satın aldım,»  Abdullah: «— Sana yirmi bine sattım!» diye, münakaşa devam edince, Abdul­lah: «— Aramızı bulmak için birini bul!» Esas: «—. Kendinle benim arama seni koyuyorum.» Abdullah: «— O halde, Hz. Peygamber'den işitmiş olduğum bir hüküm ile ara­mızda hükmedeceğim: «Satıcı ve alıcı uyuşmadıkları takdirde, satıcı ne derse öyle olur; ya­hut da satışı fesh ederler.»   (a)    Bir rivayette. Kasım, babası aracılığı ile dedesinin şöyle dediği­ni nakletti: Resulullah sallallahü  aleyhi ve sellem buyurdu ki: «Alıcı ve satıcı kesilen fiat üzerinde anlaşamadıkları zaman, mal or­tada ise, satıcı ne derse öyledir, yahut —satışı— fesh ederler. —Bir riva­yette «satışı»  (kelimesi) fazladan  rivayet olundu   (b)    Bir rivayette şöyle buyurdu:  , Satış akdini yapan taraflar ihtilaf ettikleri zaman, söz satıcınındır, ya­hut satışı fesh ederler.»   (c)    Abdullah'tan yapılan bir rivayet te şöyledir: Eş'as, ondan bir köle satın aldı. Parayı ödemesini İstedi. Miktarında anlaşamadılar. Abdullah: «— Onu yirmi bine sattım.» Esas: «— Onu on bine satın aldım.» Abdullah: «— Resulullah  (S.A.V)  den işittim, buyurdu  ki: «Alıcı ve satıcı kesmiş oldukları fiatta uyuşmazlarsa, karar satıcının­dır yahut da satışı fesh ederier.»

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife, Ahkam Hn: 492/8

Hammâd'a bir kişinin- şöyie dediği  rivayet edildi: 

#10,120
«Eş'as İbn  Kays bir köleyi Abdullah !bn Mesud'dan satın almıştı." Abdullah, parayı ödemesini  isteyince,  Eş'as: « On bine  satın  aldım» dedi. Abdullah bin Mesüd: « Sana yirmi bine sattım!  Aramızı  bulmak için, istediğini göstere­bilirsin. Eş'as: « Aramızı sen bul!»                               :                            Abdullah:                              .                                   .                ' «  O halde sana, Hz. Peygamber'den işittiğim bir hükmü bildiriyo­rum:» Alıcı ve satıcı, belirtmiş oldukları fiat kokusunda uyuşamayıp, her iki­sinin de açık bir delili bulunmaz ve satılan mal da ortada olsa. satıcı ne derse öyle  oiur;  yahut alıcı   kabullenmezse,  satış  anlaşmasını bozarlar.»

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife, Ahkam Hn: 491/7

İbn  Abbâs'ın şöyle dediği  rivayet edildi: Allah'ın Resulü (S.A.V) buyurdu ki:

#10,119
«Beyyine bulunmadığı zaman, en uygun olan şey, davalıya yemin ve­rilmesidir.»

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife, Ahkam Hn: 490/6