Toplam 23,220 Hadis
Konular

Ahkam/Hükümler Kategorisi

Mesleme b. Mahled'in bildirdiğine göre Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem):

#18,350
"Kim, Müslümanın bir kusurunu örterse, Yüce Allah onun dünya ve ahirette kusurunu örter. Kim, bir Müslümanın dünya sıkınhlanndan birini giderirse, Allah ta onu kıyamet günü sıkınhlardan korur. Kişi, kardeşine yardımcı olduğu müddetçe, Allah ta onun yardımcısı olur" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10472. Hadisi Ahmed rivayet etmiş olup ravileri, Sahih'in ravileridir. İlim için yolculuk konusunda bu anlamda başka hadisler geçmişti.ı Hadisi Ahmed (4/104) rivayet etmiştir.

Ümmü Hani anlatıyor:

#17,420
(Mekke'nin) Fetih günü Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) yanıma geldi. Ona: "(Erkek kardeşim) Ali' den dolayı beni mazur görmez misin?"dedim. Bana: "Ne yaph ki?" buyurunca şöyle anlattım: "Bana bir adam ziyaret için geldi. Ali bana: "O adamdan uzaklaş, yoksa okumla sana vururum» dedi ve okuyla başımın ön tarafına dürttü. Bunun üzerine Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) : "Ali (okuyla) sana dürtecek biri değildir" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7077 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravileri güvenilir kimselerdir.

Abbâs'ın azatlısı Suheyb anlatıyor:

#17,419
Abbas beni, kendisini çağırmam için Osman' a gönderdi. Yanına yardık. Bir de baktık ki insanlara yemek veriyor. Onu davet ettim. Abbas'ın yanına gitti. Osman, Abbas' a: "Yüzün felah olsun ey Ebu'l-Fadl!" dedi. Abbas da ona mukabelede bulundu: "Senin yüzün de felah bulsun, ey Müminlerin emiri!" Osman şöyle dedi: "Elçin bana geldiğinde insanlara yemek vermek üzerine hiçbir şey yapamadım. İnsanlara yemek yedirdikten sonra sana geldim." Abbas, Osman'a: "Sana Ali'yi hatırlatmak istiyorum. Zira o, senin amcanın oğludur. Dinde senin kardeşindir. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'le beraber senin arkadaşındır, senin hısmındır. Bana ulaşan bilgilere göre Ali ve arkadaşlarına karşı kıyama geçmek istiyormuşsun. Bundan dolayı beni affet ey Müminlerin emiri!" dedi. Osman da cevaben Abbas'a şöyle dedi: "Sana icabet edeceğim ilk husus şudur: Senin Ali hakkındaki yardımını kabul ettim. Şayet Ali dilese hiç kimse onun önünde duramaz. Ancak Ali kendi görüşünü kabul etmekten başka hiçbir şeye yanaşmadı." Daha sonra Abbas, Ali'ye bir adam göndererek ona şöyle dedi: "Sana amcanın oğlunu, halanın oğlunu, din kardeşini, . Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'le beraber arkadaşını ve sana biat etmeyi kabul edeni hatırlatıyorum." Bunun üzerine Hz. Ali: "Vallahi, Osman evimden çıkmamı bana emretse hemen çıkardım" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7076 *Hadisi Taberâni, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravileri güvenilir kimselerdir.

İbn Ömer anlatıyor:

#17,418
Muaviye ve Hz. Ali'nin Devmetu'l-Cendel denilen yerde toplandığı gün gelince (kız kardeşim) Hafsa bana şöyle dedi: "Ümmet-i Muhammed arasını sayesinde Yüce Allah'ın barış sağladığı bir sulhtan geri kalmak sana yakışmıyor. Üstelik sen, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in yakını (kayınbiraderi), Ömer b. el- Hattab' ın da oğlusun." Muaviye o gün büyük bir korku içerisinde yönelerek: "Bu işe (hilafete) tamah eden, bu işi ümit eden ya da boynunu bu işe uzatacak olan kimdir?" diye sordu. İbn Ömer dedi ·ki: "Ben o güne kadar dünyada kendi kendime hiç konuşmamışbm ki şöyle demeye başladım: "Seni ve babanı İslam'a götürüp sonunda da sizi İslam'a sokan tamah eder." Devamla cenneti ve nimetlerini hatırlayıp Muaviye' den yüz çevirdim.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7075 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravileri güvenilir kimselerdir. Açık olan (tarihi gerçekler) şudur ki İbn Ömer, Hasan b. Ali'nin (Muaviye ile) sulh yapmasını irade etmiş; ama ravi burada hata etmiştir.

Şa'bi anlatıyor:

#17,417
Hasan b.Ali'yi, Muaviye'yle sulh yaparken Nuhayle' de gördüm. Muaviye ona: "Böyle olduğuna göre o halde kalk ve konuş, insanlara senin bu işi (halifeliği) bana teslim ettiğini bildir" dedi. Muhtemelen Süfyan şöyle dedi: "İnsanlara bu işi bana bıraktığını haber ver." Bunun üzerine Hasan kalktı ve minber üzerinde bir hutbe irad etti. Allah'a hamdü senada bulundu. Şa'bi der ki: Ben, Hasan'ın dediklerini duyuyordum. Soma şöyle dedi: "Ağırbaşlılığın en iyisi takvadır. Ahmaklığın en kötüsü ise facirliktir. Muaviye ile benim münakaşa ettiğimiz bu iş (yani halifelik) ya benim için haktır ki ben,· bu hakkı Muaviye'ye bırakbm. Çünkü artık bu ümmetin iyiliğini istiyorum, kanlarının akmasını istemiyorum. Ya da bu iş benden daha ziyade hak sahibi olan oiri için haktır. Ben bunu yapbm." "Bilmiyorum belki de o (azabın ertelenmesi) sizi denemek ve bir zamana kadar sizi (imkanlardan) faydalandırmak içindir."3

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7074 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravilerden Mücalid b. Said hakkında bazı tenkitler yapılmıştır. Güvenilir kabul edenler de vardır. Geri kalan ravileri, Sahih'in ravileridir. 1 3 Enbiya Sur. 111. 1 Taberâni, M. el-Kebir (2559)

İbn Sirin'in bildirdiğine göre

#17,416
Hasan b. Ali şöyle demiştir: "Şayet Cabers ve Cabelk arasına baksanız benden ve kardeşimden başka dedesi peygamber olan hiç kimse göremezsiniz. Ben, sizin Muaviye üzerinde ittifak etmeniz görüşündeyim; "Bilmiyorum belki de o (azabın ertelenmesi) sizi denemek ve bir zaman kadar sizi (imkanlardan) faydalandırma içindir. "1 (Ravi) Ma'mer der ki: Cabers ve Cabelk, doğu ile batı demektir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7073 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravileri Sahlh'in ravileridir. 2 1 Enbiya Sur. 111. 2 Taberâni, M. el-Kebir (2780)

Benû Temûm kabilesinden Kureyşli bir zat anlatıyor:

#17,415
Bana falan falan, falan kişiler şöyle haber verdi -ravi altı veya yedi kişi saydı. Hepsi Kureyş'tendir. Onlardan biri olan Abdullah b. ez-Zübeyr anlatıyor:. Ömer'in yanında oturuyorken Ali ve Abbas içeri girdiler. Sesleri yüksek geliyordu. Ömer dedi ki Bırak ey Abbas! Tamam, ben senin ne diyeceğini biliyorum. Diyorsun ki: "Malın yarısı benim ve yeğenim (Ali)'nindir." Ey Ali! Seninde ne diyeceğini biliyorum. Diyeceksin ki: "Resftlullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in kızı benim nikahım altındadır. Malın yansı onundur." İşte bunlar, Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in elinde olanlar. Onlara Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in ne yaptığını gördük. Ondan sonra Ebu Bekr idareyi ele aldı. O da Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in yaptığını yaptı. Ebu Bekr' den idareyi ben ele aldım. Allah' a yemin ederim ki o şeylerde Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in ve Ebu Bekr'in yaptığını yapmaya son derece gayret edeceğim. Bana Ebu Bekr'in bildirdiğine göre -ki doğru söylediğine dair Allah'a yemin etti- o, Resftlullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in şöyle buyurduğunu işitmiştir: "Peygamber asla miras bırakmaz. Onun mirası, sadece Müslüman fakirlerde ve miskinlerdedir." Ebu Bekr'in bana bildirdiğine göre -ki doğru söylediğine dair yemin etti- o, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in şöyle buyurduğunu bildirdi: "Peygamber, yerine ümmetinden biri geçip imam oluncaya kadar ölmez." İşte bunlar Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in elinde olanlar. Biz de Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in neler yaptığını gördük. Eğer dilerseniz bana verir, böylece Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in ve Ebu Bekr'in yaptığı gibi yaparsınız. Nihayet ben de bunu (ölünce) size veririm. Abba.s ve Ali tenha bir yere gidip baş başa görüştüler ve bir süre sonra geri geldiler. Abbas şöyle dedi: "Bunları Ali'ye ver. Benim gönlüm bunların Ali' de olmasından yana son derece rahattır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7072 *Hadisi, Ahmed rivayet etmiş olup ravilerden birinin ismi belirtilmemiştir. Diğer ravileri, Sahih'in ravileridir. 1 1 İmam Ahmed, Müsned (78)

İbn Abbas anlatıyor:

#17,414
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem), vefat edip Ebú Bekr halife seçilince Abbas, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in bırakbğı bazı şeyler (mirası) hususunda Hz. Ali'yle münakaşa etti. Ebu Bekr: "Şayet Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) bırakıp ta yerinden kımıldatmadıysa ben de onu kımıldatmam" deyip kenara çekildi. Hz. ômer halife seçilince ikisi anlaşmazlıklarını çözmesi için Ömer' e çıktılar. Hz.Ömer şöyle dedi: "Ebu Bekr'in kımıldatmadığı şeyi ben de kımıldatacak değilim." Hz. Osman halife seçilince onun huzuruna çıktılar. Osman susup konuşmadı ve başını öne eğdi. İbn Abbas ekledi: Bunun üzerine ben, eşyaları Abbas'ın almasından korktum. Elimle Abbas' ın iki kürek kemiği arasına vurarak: "Babacığım! Senin üzerine yemin ederim ki, eşyaları mutlaka Ali' ye teslim etmelisin" dedim." Sonunda (babam) Abbas eşyaları Ali'ye teslim etti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7071 *Hadisi, Ahmed rivayet etmiş olup ravileri güvenilir kimselerdir.1 1 İmam Ahmed, Müsned (77), Ebu Ya'la, Müsned (26)

-Meşhur Abdullah b. Abbâs'ın kardeşi olan- Ubeydullah b. Abbâs b. Abdilmuttalib anlatıyor:

#17,413
Ömer b. el-HattAb'ın yolu üzerinde (babam) Abbas' a ait bir oluk vardı. Hz. Ömer, cuma günü elbiselerini giydi. Abbas için iki tane yavru hayvan kesilmişti. Hz. Ömer tam oluğun altına gelince hayvanların kanı üzerine oluğu temizlemek için su döküldü. Bunun üzerine ômer'e kan bulaşb. (Kanı görünce) oluğun sökülmesini emretti. Daha sonra geri döndü. Elbiselerini çıkarıp başka bir elbise giydi. Sonra gelerek insanlara cuma namazını kıldırdı. Abbas, Hz. Ömer'in yanına gidip ona: "Vallahi.orası, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in (bizzat kendisinin) oluğu yerleştirdiği yerdi" dedi. Bunun üzerine ômer, Abbas' a: "Senden isteğim; ben çıkbktan sonra oluğu yeniden Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in koyduğu yere yerleştirmendir" dedi. Abbas da Ömer'in dediğini yaptı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7070 *Hadisi, Ahmed rivayet etmiş olup ravileri güvenilir kimselerdir. Ancak Hiş!m b. Sa'd, Ubeydullah b. Abbâs'tan hadis işitmemiştir. Allah en doğrusunu bilir.1 1 İmam Ahmed, Müsned (1790)

Muhavvel el-Behzi anlatıyor:

#17,412
Ebva'da (hayvan avlamak için kurduğum) ağları atmıştım. Ağa bir ceylan takıldı. Ceylan kaçtı. Ceylanı bir adam yakalayıp Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem)' e getirdi. Ben de O'nun (sallallahu aleyhi vesellem) yanına vardım gittim. Ceylan tek birimizin eline geçmedi. Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) ceylanı ikimiz arasında (ortak) kıldı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7069 *Hadisi, Bezzâr rivayet etmiş olup ravilerden Muhammed b. Süleymin b. Mesmul zayıftır.1 1 İmam Ahmed, Müsned (1358)

Amr b. Şuayb'ın babası kanalıyla dedesi (Abdullah b. Amr)' dan bildirdiğine göre

#17,411
Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) Muhacirler ve Ensar arasında bir ferman yazmış (bu emirnamede): "Aralarında tahakkuk eden diyetlerini vennelerini, esirlerini iyilikle serbest bırakmalannı ve Müslümanlann aralannı düzeltmelerini" emir buyurmuştur.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7068 *Hadisi, Ahmed rivayet etmiş olup ravilerden Haccic b. Ertât tedlis yapan biridir. Ancak güvenilir bir kimsedir.

Enes b. Mâlik'in bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:

#17,410
"Üç şey, Müminlerin ahlakındandır: "Öfkelendiğinde gazabının onu batıla (kötülük ve isyana) sokmadığı kişinin ahlakı; bir şeyden hoşnut olduğunda hoşnutluğunun onu haktan çıkarmadığı kişinin ahlakı; gücü yettiği halde kendisiyle ilgili bir işe kalkışmayanın ahlakı."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7067 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu's-sağlr'de rivayet etmiş olup ravilerden Bişr b. el- Hüseyn metruk ve hadis uyduran biridir.

Hz. Ali' nin bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:

#17,409
"Benden başka yardımcı bulamayan kişiye zulmedene olan gazabım şiddetlendi."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7066 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat ve el-Mu'cemu's-sağlr'de rivayet etmiş olup ravilerden biri Mis'ar b. el-Haccac en-Nehdi'dir. Taberani'de böylece geçmiştir. Benim bulabildiğim ravi ise Mis'ar b. Yahya en-Nehdi olup; Zehebi onu zayıf görmüş ve naklettiği bir habere yer vermiştir. Allah en doğrusunu bilir.1 1 Taberâni, M. es-Sağlr (71)

Ebû Hureyre'nin bildirdiğine göre Resûllullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:

#17,408
"Aracılığı ile Allah'ın koyduğu şer'i cezalardan birine engel kişi, O'nun mülkünde Yüce Allah'la zıtlaşmış olur. Kimin haklı, kimin haksız olduğunu bilmediği bir husumet(te taraftardan birin)e yardım eden kişi, desteğini çekinceye kadar Allah'ın öfkesindedir. Kendisi tanık olmadığı halde (bir konuda) şahitlik yaparak bir toplulukla beraber hareket eden kişi, yalancı şahittir. Her kim, yalandan rüya düzerse, bir arpanın iki tarafını düğümlemeye mecbur bırakılır. Müslümana sövmek, fasıklık; (onunla) savaşmak ise küfürdür."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7065 *Hadisi Taberâni, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravilerden Red es-Sıkti'yi İbn Hibban güvenilir kabul etmiştir.1 1 Daha önce geçti: no. 7042.

Mucemmi' oğullarından biri olan Evs b. Şurahbil, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in şöyle buyurduğunu işitmiştir:

#17,407
"Her kim, zalim olduğunu bildiği halde, yardım etmek için zalimle beraber yürürse (ona destek olursa), o kişi İslam' dan çıkmıştır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7064 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravilerden Ayyaş b. Mu'nis'in biyografisini yazana rastlamadım. Diğer ravileri, güvenilir kabul edilen kişilerdir. Bununla beraber bazılan hakkında tenkitler yapılmıştır. 2 2 Taberâni, M. el-Kebir (619)

İbn' Abbâs'ın bildirdiğine göre

#17,406
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Her kim, bir hakkı (gerçeği) çürütmek için uğraşan bir zalime bu davasında destek olursa o kişi, Allah ve Resul'ünün korumasından uzaktır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7063 *Hadisi Taberani, üç Mu'cem'inde rivayet etmiştir. el-Mu'cemu'l-kebir'in isnadında geçen Haneş metruktur. Ebu Mihsan bu zatın doğru sözlü bir ravi olduğunu ileri sürmüştür. el-Mu'cemu'l-evsat ve el-Mu'cemu's-sağir'ın isnadında geçen Said b. Rahme zayıftır.1 1Taberâni, M. es-Sağir (224), Taberâni, M. el-Evsat (2968) Taberâni, M. el-Kebir (11216, 11539)

İbn Abbâs'ın bildirdiğine göre

#17,405
Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Allah'ın Kitab'ında bulunmayan (ya da ona uymayan) her şart geçersizdir, yüz şart bile olsa."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7062 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. Amr b. Yahya b. Gufra'nın biyografisini yazana rastlamadım. Hadisin ravileri güvenilir kimselerdir. 2 2 Taberâni, M. el-Kebir (6410)

Rafi' b. Hadk'in bildirdiğine göre

#17,404
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Müslümanlar, helal olan konularda (öne sürülen) şartlara uyarlar."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7061 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravilerden Hakim b. Cübeyr metruktur. Ebû Zür'a der ki: "Dürüst bir ravidir, inşaallah." 1 1 Taberâni, M. el-Kebir (4404), isnadında zayıf ve şaibeli raviler vardır.

Huzeyfe diyor ki:

#17,403
Ben, Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in şöyle buyurduğunu işittim: "Her kim, (Müslüman kardeşine) yerine getiremeyeceği bir şart koşarsa, o kişi komşusunu korumasız ve güvenli olmayan bir yere gönderen kişi gibidir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7060 *Hadisi, Ahmed rivayet etmiş olup ravilerden Haccac b. Ertat tedlis yapan, güvenilir biridir. Geri kalan raviler Sahih'in ravileridir .

Ubade (b. es-Sâmit) anlatıyor:

#17,402
Resülullah (sav)'in verdiği hükümlerin bazılan şunlardır: "Maden cubar (heder)dir, kuyu cubar (heder)dir, acma'nın yaralaması da cubar (heder)dir." (yani bunlar sebebiyle meydana gelen kazalar tazmin edilmez) Acma: Deve ve sığır gibi büyük baş hayvanlara denir. Cubar: Tazmini gerektirmeyen, boşa giden, heder olan şey demektir. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) "Definelerde zekat beşte birdir" yönünde hüküm verdi. "Hurma ağacının kuru hunnalan, aşılayan kişiye aittir, ancak müşterinin bunu şart koşması müstesna" diye hüküm verdi. "Çocuk yatağındır, zinakıir için mahrumiyet vardır" diye hüküm verdi. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) arazi ve binalarda ortak olanlar arasında şuf'a hakkının bulunması yönünde hüküm verdi. Hamel b. Malik el-Hüzeli lehine, başka bir kadının öldürdüğü kansından kendisine miras kalması yönünde hüküm verdi. Aynca (kansının karnında olan) öldürülen ceninin diyeti olarak, köle ya da cariyenin azat edilmesi yönünde hüküm verdi. Ravi dedi ki: Öldürülen kadına, kocası ve oğulları varis olmakla birlikte kocasının her iki karısından bir çocuğu vardı. Ravi dedi ki: Aleyhine (köle azat etme ile) hükmedilen, cenini öldüren kadının babası şöyle dedi: "Ya Resulullah! Yemeyen, içmeyen, bağırmayan ve sesini · yükseltmeyen biri için nasıl ödeme yapayım ki? Böyle bir şey hederdir." Bunun üzerine Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Bu (adam), kahinlerdendir" buyurdu. O'nun (sallallahu aleyhi vesellem) böyle buyurması, adam kifaiyeli konuştuğu içindir. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem), yolda evler arasında bulunan, daha sonra sahipleri tarafından üzerine bina yapılmak istenen arazi hakkında: "Yol için yedi zira 'boşluk terkedilecek" diye hüküm vermiştir. Ravi ekledi: Bu yola mukya (ortak alan) denirdi. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem), bir ya da iki ya da üç hurma ağacında insanların ihtilafa düşmelerinde: "Her bir hunna ağacının dallannın ulaştığı yer, ağacın haremidir" diye hükmetmiştir. · Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem), hurma ağaçlarının su sırası hakkında şöyle hükmetmiştir: "Yukanda olan aşağıdakinden önce sulanır, su topuklara kadar çıktıktan sonra aşağıya onu izleyen araziye salıverilir. Bahçeler bitinceye kadar ya da su tükeninceye kadar bu şekilde yapılır." Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Kadın kendi malından kocasının izni olmadan hiçbir şey veremez" diye hükmetmiştir. "İki nine (anneanne ve babaanne) için mirasta altıda bir vardır. Aralannda eşit bir şekilde paylaştınlır" diye hükmetmiştir. "Kölesindeki hissesini azat eden kişinin, eğer malı varsa, geri kalan hisseleri (satın alarak) azat etmesi geçerlidir" diye hüküm vermiştir. "Zarara sokma ve zarara zararla karşılık verme yoktur" diye hüküm vermiştir. "Zalim bir ırk için hiçbir hak yoktur" diye hükmebniştir. Şehir halkının hurmaları hakkında: "İçinde su birikmiş olan kuyu( dan su almak isteyenler) menedilmez" diye hüküm vermiştir. Çölde yaşayanlar arasında: "Fazla ot çıkmasını engellemek için suyun fazlası engellenmez" hükmünü vermiştir. Ağırlaşhnlmış büyük diyet hakkında: "30 tane bint-i lebun, 30 tane hikka ve 40 tane halife (hamile deve) verilecek" diye hüküm vermiştir. Küçük diyet hakkında: "30 tane bint-i lebun, 30 tane hikka, 20 tane bint-i mehaz, yirmi tane erkek ibn-i mehaz verilecek" diye hüküm vermiştir. 1 Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in vefatından sonra develerin fiyah arhp dirhemlerin değeri düştü. Bunun üzerine Hz. Ömer diyet develerini 6000 dirhem olarak belirledi. Bu durumda her deveyi bir ukiye olarak hesapladı. Daha sonra yine develerin fiyah artıp dirhemlerin değeri düşünce Ömer 6000 dirhem olarak belirlediği diyet ücretini 12000 dirheme çıkardı. Bu durumda her bir deveyi üç ukiye olarak hesapladı. Diyetin üçte birini haram ayda, diğer üçte birini ise haram beldede (Mekke) ziyade ebnişti. Neticede iki haremin diyeti 20000 dirhem oldu. Derler ki: "Çölde yaşayanlardan zekat olarak hayvanları alınır, gümüş veya altın vermeye zorlanmazlardı. Her bir topluluktan mallarına denk olan kıymet alınır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7059 Ben derim ki: İbn Mace, bu hadisten bir bölümü rivayet etmiştir. *Hadisi, Abdullah b. Ahmed rivayet etmiştir. Ravilerden İshak, Ubade'ye yetişmemiştir. Allah en doğrusunu bilir.2 2 İbn/bint-i mehaz: iki yaşına giren, bint-i lebun: üç yaşına giren, hikka, dört yaşına giren deve demektir. 2 İmam Ahmed, Müsned (5/326-7)

Nübeyşe' den rivayet edildiğine göre

#17,401
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) bir töhmetten dolayı (birini) hapsetti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7058 *Hadisi Taberâni, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Senedinde tanımadığım bir ravi bulunmaktadır.

Başka bir rivayette ise:

#17,400
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) bir suçlamadan dolayı (töhmet sahibine) kefil oldu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7057 *Hadisi, Bezzar rivayet etmiş olup ravilerden İbrahim b. Huseym b. Irak metruk biridir.

Ebû Hureyre'nin bildirdiğine göre

#17,399
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) bir suçlamadan (töhmetten) dolayı (birini) hapsetti.2

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7056 2 Bezzar, Müsned (1361)

Câbir' den rivayet edildiğine göre

#17,398
İki adam, bir deve hakkındaki anlaşmazlıklarını çözmesi için Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)' e çıkb. Her biri, devenin kendisine ait olduğunu ispatlayan deliller getirdi. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) deveyi ikisi arasında (taksim etmek suretiyle) hükmetti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7055 *Hadisi, Taberani rivayet etmiş olup ravilerden Yasin b. ez-Zeyyat metruktur.1 1 Taberâni, M. el-Kebir (1834)

Ebû Hureyre' den rivayet edildiğine iki adam,

#17,397
anlaşmazlıklarını çözmesi için Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)' e çıktı. Her biri eşit sayıda adil şahitler getirdi. Bunun üzerine Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem), aralarında kur'a çekerek: "Allahım! Aralarında hüküm ver" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7054 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravilerdeıı Usame b. Zeyd el-Kuraşi zayıftır.

Adiy b. Adiy el-Kindi anlatıyor:

#17,396
İki adam, bir araziyle ilgili anlaşmazlıklarını çözmesi için Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)' e çıktı. Biri: "Orası benim arazim" diğeri de "Orası benim arazim, oraya ekin ektim, kamış diktim" dedi Bunun üzerine Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem), arazi elinde bulunan kişiye yemin ettirdi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7053 *Hadisi TaberAnt. el-Mu'cemu1-kebir'de iki isnadla rivayet etmiş olup birinin ravileri Sahih'in ravileridir. 2 2 Taberâni, M. el-Kebir (17/l09)

Zübeyb b. Sa'lebe' den rivayet edildiğine göre

#17,395
ResOlullah (sallallahu aleyhi vesellem) sahabilerini gönderdi. Onl~ da Anber oğullarını esir aldılar. Anber oğullan, henüz Müslüman olmuşlardı ·ve daha durumları bilinmiyordu. (Fakat esirler arasında ,bulunan) Zübeyb, devesine bindi ve insanlardan önce huzur-u seadete vararak şöyle dedi: "Ya ResOlallah! Anam babam sana feda olsun. Senin ashabın Anber · oğullarını esir aldılar. Halbuki onlar henüz Müslüman oldular." Bunun üzerine ResOlullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Ey Zübeyb! Bir delilin var mı?" diye sorunca Zübeyb: "Evet, Semure -de buna şahittir" dedi ve kendisi yemin etti. ResOlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Anber oğullanna, kendilerine ait olan her şeyi geri verin." Bunun üzerine annemin şiltesi haricinde onlara ait olan her şeyi geri verdiler. Ravi hadisin devamını zikretti ve sonunda şöyle anlattı: Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) Zübeyb' e yaklaşıp eliyle başından başlayarak göbeğine kadar sıvazladı. ·Hatta Zübeyb: "Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in elinin serinliğini hissettim" diye eklemiştir. Daha sonra ResOlullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Allahım! Ona af ve afiyet ver!" buyurdu. Akabinde ise Zübeyb kılıcını alarak çekip gitti. Kılıcını, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in sadakalanndan olan iki genç deve karşılığında sattı. Develer daha sonra Zübeyb'in yanında çoğaldı. Nihayet sayılan yüz küsuru buldu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7052 Ben derim ki: Ebû Dâvûd bundan farklı bir metinle Zübeyb'in hadisini rivayet etmiştir. Ebû Dâvûd'un rivayetinde ashabın, Anber oğullanna mallannın yarısını, burada ise hepsini onlara verdiği geçmektedir. Ebû Dâvûd'da, Semure şahitlik yapmayıp şahitlikten kaçınırken burada şahitlik yaptığı zikredilmiştir. *Hadisi Taberini, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. Senedinde tanımadığım bir ravi bulunmaktadır.1 1 Taberâni, M. el-Kebir (5299)

Câbir bildiriyor:

#17,394
Hz. Cibril, Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem)' e gelerek: "Şahitle beraber yeminle hükmet" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7051 *Ben derim ki: İbn-i Mace, Cabir'in şu hadisini nakletmiştir: "Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şahitle beraber yeminle hükmetmiştir." Ravilerden İbrahim b. Ebi Hayye metruktur.1 1 Taberâni, M. el-Evsat (800)

Abdullah b. Ömer' in bildirdiğine göre

#17,393
Resulullah (sallallahu aleyhl vesellem) bir yemin ve bir şahide dayanarak hüküm vermiştir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7050 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravilerden Muhammed b. Abdillah Ubeyd b. Ubeyd metruktur.4 4 Taberâni, M. el-Evsat (1063)

Ebû Said el-Hudri'den rivayet edildiğine göre

#17,392
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şahitle beraber yeminle hükmetmiştir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7049 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat ve el-Mu'cemu's-sağir'de rivayet etmiş olup ravilerden Abdurrahman b. Zeyd b. Eslem zayıftır. 3 3 Taberâni, M. es-Sağir (684), Cafer adlı ravi hadis uydurmakla maruftur.

Ebû Said el-Hudri'den rivayet edildiğine göre

#17,391
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şahitle beraber yeminle hükmetmiştir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7048 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravilerden Osman b. el- Hakem el-Cüzami hakkında Ebû Hatim: "itkan sahibi biri değildir" der. Geri kalan raviler güvenilir kimselerdir.2 2 Taberâni, M. el-Kebir (4909)

Bilal b. el-Haris'in bildirdiğine göre

#17,390
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şahitle beraber yeminle hüküm vermiştir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7047 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etimiş olup ravileri güvenilir kimselerdir.1 1 Taberâni, M. el-Kebir (1139)

Umâre b. Hazm'ın bildirdiğine göre

#17,389
kendisi Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in yemin ve bir şahitle hilküm verdiğine şahit olmuştur. Zeyd b. el-Hubab der ki: Malik b. Enes' e boşanma ve köle azat etme konularında yemin ve şahidin caiz olup olmadığını sordum. Şöyle cevap verdi: "Hayır, bu sadece alışveriş gibi şeylerde geçerlidir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7046 *Hadisi, Ahmed vicâde yoluyla ve Taberani de aynı şekilde el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. Hadisin ravileri güvenilir kimselerdir.3 3 Bu hadis her iki kaynaktan da bulunamamıştır.

Huzeyfe' den rivayet edildiğine göre

#17,388
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) ebenin şahitliğine izin vermiştir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7045 *Hadisi Taberâni, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup raviler içerisinde tanımadığım biri bulunmalctadır.2 2 Taberâni, M. el-Evsat (600)

İbn Ömer' den rivayet edildiğine göre

#17,387
kendisi ya da başka bir adam, ResOlullah (sallallahu aleyhi vesellem)' e: "Emzirmenin sabit olmasında kaç şahit caizdir?" diye sorunca Restilullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle cevap vermiştir: "Bir adam veya bir kadın." Başka bir rivayette: "Bir adam ve bir kadın" şeklinde geçmiştir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7044 *Hadisi, Ahmed ve el-Mu'cemu'l-kebir'de Taberâni rivayet etmiş olup ravilerden Muhammed b. Abdirrahman b. el-Beylemini zayıftır. 1 1 İmam Ahmed, Müsned (2/35, 109)

Ebû Hureyre'nin bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:

#17,386
"Bir millet, başka bir millete varis olamaz. Bir milletin, başka bir millete şahitliği de caiz değildir. Benim ümmetim müstesna. Onlann başkalanna şahitlik yapması caizdir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7043 *Hadisi Taberâni, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravilerden Ömer b. Raşid zayıftır.

Ebû Hureyre' nin bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:

#17,385
"Aracılığı ile Allah'ın koyduğu şer'i cezalardan birine engel kişi, O'nun mülkünde Yüce Allah'la zıtlaşmış olur. Kimin haklı, kimin haksız olduğunu bilmediği bir husumet(te taraflardan birin)e yardım eden kişi, desteğini çekinceye kadar Allah'ın öfkesindedir. Kendisi tanık olmadığı halde (bir konuda) şahitlik yaparak bir toplulukla beraber hareket eden kişi, yalancı şahittir. Her kim, yalandan rüya düzerse, bir arpanın iki tarafını düğü.mlemeye mecbur bırakılır. Müslümana sövmek, fasıklık; (onunla) savaşmak ise küfürdür."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7042 *Hadisi Taberâni, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravilerden Reci es-Sıkti'yi İbn Main zayıf görüricen, İbn Hibban güvenilir kabul etmiştir.

Ebu' d-Derda' dan gelen başka bir rivayette ResûIullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#17,384
"Her kim, birini ayıplamak için, onda bulunmayan bir şeyi dile getirerek ondan bahsederse, Allah o kişiyi, dediği o şeyi yerine getirinceye kadar cehennem ateşinde hapis tutar. "

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7041 *Hadislerin tamamını Taberani el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. Birinci hadisin senedinde tanımadığım bir ravi bulunmaktadır. İkincisinin ravileri güvenilir kimselerdir .

Ebu' d-Derda'run bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#17,383
"Kimin aracılığı, Allah'ın koyduğu şer'i cezalardan birinin uygulanmasına engel olursa, aracılığı bırakıncaya kadar o kişi, Allah'ın öfkesine maruz olmaya devam eder. Her kim, gerçek bilgisi olmadığı bir husumet konusunda bir Müslümana karşı öfkesini arttınrsa o kişi, Allah'ın hakkına karşı gelmiş, O'nun öfkesini kazanmaya çabalamış olur. Allah'ın laneti, kıyamet gününe kadar o kişinin üzerine peş peşe gelir. Her kim, hiç ilgisi olmayan Müslüman biri hakkında dünyada ona sövüp saymak kasdıyla (kötü) bir söylenti yayarsa, o (söven) kişiyi, Yüce Allah'ın kıyamet gününde sar/ettiği sözü infaz edinceye kadar cehennemde eritmesi üzerine haktır. "

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7040

Abdullah b. Mes'ûd diyor ki:

#17,382
"Yalancı şahitlik yapmak, Allah'a şirk koşmaya denktir" demiş ve şu ayeti okumuştur: "Yalan sözden (tanıklıktan) uzak durun. " 3

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7039 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup hadisin isn3dı hasendir. 4 3 Hac Sur. 30. 4 Taberâni, M. el-Kebir (8569), Dırar metruk bir ravidir.

Ebû Bürde'nin babası (Ebû Mûsa)'dan bildirdiğine göre

#17,381
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: "Çağınldığında şahitliği gizleyen kişi, yalancı şahitlik yapan gibidir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7038 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat ve el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravilerden Abdullah b. Salih'i Abdülmelik b. Şuayb b. el-Leys güvenilir kabul ederek şöyle demiştir: "Güvenilir ve emin biridir. Bir grup alim bu zatı zayıf görmüştür." 2 2 Taberâni, M. el-Evsat (4335), es-Silsiletu'd-Daife (1267)

İbn Abbâs'ın bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:

#17,380
"Her kim, Müslüman birinin malını kendisine helal kılacak ya da Müslüman birinin kanını akıtacak bir şahitlikte bulunursa, cehennemi kendisine gerekli kılmış olur."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7037 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş, Bezzar ise şu ilavede bulunmuştur: "Her kim, Şarap içer de Allah'ın verdiği akil kendisinden giderse, büyük günah kapılanndan birine gelmiş olur. " *Hadisi, Ebu Ya'la rivayet etmiş, şöyle demiştir: "Her kim, Bir Müslüman kişinin malmı almak için bir Şahitliği gizlerse! .. " hadisin geri kalanı bir önceki hadis gibidir. Ravilerden ismi Hüseyn b. Kays olan Haneş, metruk biridir. Ebu Mihsan ise, bu zatın doğru sözlü bir ravi olduğunu ileri sürmüştür. 1 1 Bezzar, Müsned (1356), Ebu Ya'la, Müsned (2751)

İbn Ömer' den rivayet edildiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:

#17,379
"Hiç şüphesiz kuş, gagalanyla yere vurur.' Kıyamet gününün dehşetinden dolayı kuyruklannı hareket ettirir. Yalancı şahit (o günde) konuşamaz. Cehenneme ahlıncaya kadar ayaklan bulunduğu yerden aynlmaz."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7036 Ben derim ki: İbn Mace bu hadisten bir bölümü rivayet etmiştir. *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Senedinde tanımadığım bir ravi bulunmaktadır. 2 2 Taberâni M. el-Evsat (7766), Zehebi'ye göre münker bir hadistir; es-Silsiletu'd-Daife (1260)

Hıdâş b. Ayyaş anlatıyor:

#17,378
Küfe' de bir topluluk halkasındaydıın. Adamın biri şöyle anlattı: Ebü Hureyre ile beraber oturuyor iken şöyle dedi: Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in şöyle buyurduğunu işittim: "Her kim, bir Müslüman aleyhine ilgisi olmadığı halde bir şahitlikte bulunursa, cehennemdeki yerini hazırlasın."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7035 *Hadisi, Ahmed rivayet etmiştir. Görüldüğü gibi tabiinin kimliği belirsizdir. Geri kalan raviler güvenilir kimselerdir. 1 1 İmam Ahmed, Müsned (2/509)

Ebû Humeyd es-Sâid'nin bildirdiğine göre

#17,377
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: "Valilere verilen hediyeler hainliktir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7034 *Hadisi Bezzâr, İsmail b. Ayyâş'ın rivayetiyle Hicazlılar'dan rivayet etmiştir. Bu rivayet, bu sebeple zayıftır.1 1 Bezzar, Müsned (1599)

Abdullah (İbn Mes'üd) diyor ki:

#17,376
"Suht (haram kazanç) dindeki rüşvettir. "

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7033 *Hadisi Taberâni, el-Mu'cemu'l-keilr'de rivayet etmiş olup ravilerden Ebu Nuaym'ın kim olduğu belirtilmemiştir. Eğer bu kişi, Fadl b. Dukeyn ise güvenilir biridir. Eğer Dırar b. Sured ise zayıftır. Her ikisi de Süfyân'dan rivayette bulunurlar.

İbn Mes'ûd diyor ki:

#17,375
"Hüküm verirken alınan rüşvet, küfürdür. Bu, insanlar arasında haram kazanç diye bilinir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7032 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravileri Sahih'in ravileridir.4 4 Taberâni, M. el-Kebir (9100)

Mesrûk anlatıyor:

#17,374
Abdullah (b. Mes'ud)'un yanında oturuyordum. · Ona bir adam: "Suht (haram kazanç) nedir?" diye sorunca: "Hüküm verirken (alınan) rüşvettir. Bu ise küfürdür" karşılığını verdi. İbn Mes' ud sonra şu Ayeti okudu: "Her kim, Allah'ın indirdikleriyle hükmetmezse işte onlar kafirlerin ta kendileridir."2

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7031 *Hadisi, Ebu Ya'la rivayet etmiştir. Ebu Ya'la'nın hocası olan Muhammed b. Osman b. Ömer'i tanımıyorum.3 2M~ :r. 44. 3 Ebu Ya'lâ, Müsned (5266), Taberâni, M. el-Kebir (9101), isnadı sahihtir.

Ebû Hureyre diyor ki:

#17,373
"Şu torbamda (aklımda) öyle bir hadis var ki onu size bildirsem beni mutlaka taşlayarak öldürürsünüz." Ebu Hureyre devamla şöyle demiştir: "Allahım, hayır! Altmışlı yılların başın(da olacaklar)ı mutlaka (insanlara) tebliğ edeceğim." İnsanlar: "Altmışların başı nedir?" diye sorunca Ebu Hureyre şöyle anlattı: "Çocuk (yaştaki insan)ların vali (idareci) olmaları, hükmün satılması, polislerin çoğalması, tanıdık lehine şahitlik yapılması, insanların emanete ganimet muamelesi yapmaları, sadakayı zarar saymaları, Kur'an'ı çalgı Aleti haline getiren kişilerin türemesi." Hammad der ki: "Zannedersem Ebu Hureyre «kanın değersiz görülmesi«ni de ekledi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7030 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravilerden Kâsım b. Muhammed ed-Dellal zayıftır.1 1 Taberâni, M. el-Evsat (1419), isnadında Kasım diye birisi yoktur.

Uleym anlatıyor:

#17,372
Bir damın üstünde oturuyorduk. Yanımızda Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in ashabından biri olan Abs el-Gıfan vardı. İnsanlar ise vebadan dolayı kaçıyorlardı. Abs, üç kere: "Ey veba! Beni yakala!" deyince Uleym ona şöyle çıkıştı: "Neden böyle söylüyorsun? Resdlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmadı mı?: "Sizden biri ölümü temenni etmesin. Çünkü ölüm, kişinin ameli kesildiğinde (gelir). Artık ölüm, geri döndürülmez ki hoşnut edilsin." Bunun üzerine Abs şu karşılığı verdi: "Ben, Resalullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in şöyle buyurduğunu işittim: "Altı şey gelmeden önce ölüm hususunda acele ediniz. Şefihlerin vali (idareci) olması, polislerin çoğalması, hükmün satılması, kanın hafif (değersiz) görülmesi, sıla-i rahmin kesilmesi, insanlardan daha az bilgili olsalar bile, Kur'an'ı çalgı aleti haline getiren bir neslin türemesidir ki halk, Kur'an'ı teğanni ile okuyan ve bilgi/anlayış yönünden kendilerinden kıt olan bu nesli el üstünde tutacaklar."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7029 *Hadisi Ahmad ve el-Mu'cemu'l-evsat'ta Taberani rivayet etmiştir. Ancak Taberani'de sahabinin adı Abis el-Ğıfari şeklinde geçmiş ve şu ibare ile varid olmuştur: "Halk, kendilerinden bilgili olmayan, ince anlayış bulunmayan ve faziletten uzak kişiyi yükseltip ön planda tutacaklar. Onlar da (Adeta Kur'An 'ı) şarkı söyler (gibi) teğanni (ile okuyuyacaklar)." Ravilerden Osman b. Umeyr zayıftır. 1 1 İmam Ahmed, Müsned (16040), Taberâni, M. el-Kebir (18/34/6), Bezzâr, Müsned (1610)