Toplam 22,892 Hadis
Konular

Süt Emzirme Bölümü Kategorisi

Muaz b. Cebel r.a.’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurmuştur: 

#3,175 “لاَ تُؤْذِي امْرَأَةٌ زَوْجَهَا فِي الدُّنْيَا، إِلاَّ قَالَتْ زَوْجَتُهُ مِنَ الحُورِ العِينِ: لاَ تُؤْذِيهِ، قَاتَلَكِ اللَّهُ، فَإِنَّمَا هُوَ عِنْدَكَ دَخِيلٌ يُوشِكُ أَنْ يُفَارِقَكِ إِلَيْنَا”
“Bir kadın dünyada kocasına eziyet ederse Cennet’te ona eş olacak huriler şöyle derler: Kahrolasıca kadın o erkeğe eziyet etme o senin yanında misafirdir, senin yanından ayrılıp bize gelecektir.”

Tirmizi, Rıda: 19 Hn: 1174; İbn Mâce, Nikah: 62 Tirmîzî: Bu hadis hasen garibtir. Ancak bu şekliyle bilmekteyiz. İsmail b. Ayyaş’ın Şamlılardan rivâyeti daha sahihtir. Onun Hicazlılardan ve Iraklılardan münker olan rivâyetleri vardır.

Abdullah b. Mesud r.a.’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurmuştur:

#3,174 “الْمَرْأَةُ عَوْرَةٌ، فَإِذَا خَرَجَتْ اسْتَشْرَفَهَا الشَّيْطَانُ.”
“Kadın yabancılara görünmemesi gerekendir. Kadın bu sınırlamanın dışına çıkar ve sokağa dökülürse şeytan onu ayartıp doğru yoldan çıkarabilir.”

Tirmizi, Rıda: 18 Hn: 1173; Tirmîzî rivâyet etmiştir. Tirmîzî: Bu hadis hasen garibtir.

Ukbe b. Âmir r.a.’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu: 

#3,172 “إِيَّاكُمْ وَالدُّخُولَ عَلَى النِّسَاءِ، فَقَالَ رَجُلٌ مِنَ الأَنْصَارِ: يَا رَسُولَ اللهِ، أَفَرَأَيْتَ الحَمْوَ، قَالَ: الحَمْوُ الْمَوْتُ”
üzerine Ensardan bir adam: Ey Allah’ın Rasulü dedi: “Kocanın babası ve oğullarından başka olan diğer akrabaların durumuna ne dersin?“Onlarla birlikte olmak ölüm gibi felakettir” buyurdular.

Tirmizi, Rıda: 16 Hn: 1171; Buhârî, Nikah: 112; Müslim, Selam: 8 Tirmîzî: Bu konuda Ömer, Câbir ve Amr b. As’tan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Ukbe b. Âmir hadisi hasen sahihtir. Gerçekten kadınlarla birlikte olmanın hoş olmayışı Rasûlullah s.a.v.’in şu hadisine uygunluğundandır. “Bir erkek bir kadınla tek başına bir arada kalmasın üçüncüleri şeytandır.” Hadiste geçen “El Hamv” kocanın kardeşi demektir. Bir kadının kocasının kardeşiyle bir arada kalması ölümden beter tehlikeler ortaya çıkarabilir. O yönden hoş görülmemiş daha tehlikelidir denmiştir.

Ebu Hüreyre r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu: 

#3,171 “لاَ تُسَافِرُ امْرَأَةٌ مَسِيرَةَ يَوْمٍ وَلَيْلَةٍ إِلاَّ وَمَعَهَا ذُو مَحْرَمٍ”
“Kadın bir günlük ve bir gecelik yola yanında bir mahremi Nikahlanması mümkün olmayan bir erkek yakını olmaksızın çıkmasın.”

Tirmizi, Rıda: 15 Hn: 1170; Buhârî, Taksirus Salat: 4; Müslim, Hac: 74 Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir

Ebû Saîd el Hudrî r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu:

#3,170 “لاَ يَحِلُّ لاِمْرَأَةٍ تُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَاليَوْمِ الآخِرِ أَنْ تُسَافِرَ سَفَرًا يَكُونُ ثَلاَثَةَ أَيَّامٍ فَصَاعِدًا إِلاَّ وَمَعَهَا أَبُوهَا، أَوْ أَخُوهَا، أَوْ زَوْجُهَا، أَوْ ابْنُهَا، أَوْ ذُو مَحْرَمٍ مِنْهَا”
“Allah’a ve ahiret gününe inanan bir kadının yanında babası veya oğlu veya kocası veya kardeşi veya nikahlanması haram olan bir kimse olmaksızın üç gün veya daha fazla sürecek bir yolculuğa tek başına çıkması helal değildir.”

Tirmizi, Rıda: 15 Hn: 1169;  Müslim, Hac: 74 Tirmîzî: Bu konuda Ebû Hüreyre, İbn Abbâs ve İbn Ömer’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir. Peygamber (s.a.v.)’den şöyle buyurduğu da rivâyet edilmiştir: “Bir kadın beraberinde nikahlanamayacağı kimselerden biri olmaksızın bir günlük ve gecelik yolculuğa çıkmasın.” İlim adamları uygulamalarını bu hadisle yaparlar. Yanında nikahlanması mümkün olmayan kimselerden biri bulunmaksızın yolculuk yapmasını hoş karşılamazlar. İlim adamları zengin olup mahremi olmayan bir kadını hacca gidip gidemeyeceği konusunda ayrı görüşler ortaya koymuşlardır. Bazı ilim adamları o kadına hac vâcib değildir. Çünkü Allah; “Kimin haccetme yoluna gücü yeterse” buyuruyor mahremi olmamak ta yolculuğun şartlarındandır. Bundan dolayı “Mahremi olmadığı için Beytullahın yoluna onun gücü yetmez” dediler. Sûfyân es Sevrî ve Küfeliler bu görüştedirler. Bazı ilim adamları da “Yol güvenliği varsa diğer hacca gidenlerle birlikte O’da yola çıkar.” Mâlik ve Şâfii bu görüştedir

Ebu Hüreyre r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu: 

#3,169 “إِنَّ اللَّهَ يَغَارُ، وَالمُؤْمِنُ يَغَارُ، وَغَيْرَةُ اللهِ أَنْ يَأْتِيَ الْمُؤْمِنُ مَا حَرَّمَ عَلَيْهِ”
“Allah’ta kıskanır, mümin’de kıskanır. Allah’ın kıskanması mümin’in haramları işlemesinden dolayıdır.” 

Tirmizi, Rıda: 14 Hn: 1168; Buhârî, Nikah: 108; Nesâî, Nikah: 16 Tirmîzî: Bu konuda Âişe ve Abdullah b. Ömer’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Ebû Hüreyre hadisi hasen garibtir. Yine bu hadis; Yahya b. ebî Kesir’den, Ebû Seleme’den, Urve’den, Esma binti ebî Bekir’den de rivâyet edilmiştir. Her iki rivâyet de sahihtir. Haccac es Savvaf, Haccac b. Ebû Osman’dır. Ebû Osman’ın ismi ise Meysere’dir. Haccac, Ebûs Salt künyesiyle bilinir. Yahya b. Saîd onun güvenilir bir kimse olduğunu söylemektedir. Ebû Bekir el Attar, Ali b. el Medînî’nin bize şöyle dediğini aktarmıştır. Yahya b. Saîd el Kattan’a, Haccac es Savvaf’ı sorduğumda “Güvenilen zeki kabiliyetli bir kimsedir” dedi

Ali r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu:

#3,157 “إِذَا فَسَا أَحَدُكُمْ فَلْيَتَوَضَّأْ، وَلاَ تَأْتُوا النِّسَاءَ فِي أَعْجَازِهِنَّ. وَعَلِيٌّ هَذَا هُوَ عَلِيُّ بْنُ طَلْقٍ.”
“Sizden biriniz yellendiğinde abdest alsın ve kadınlarınıza arkalarından yaklaşmayın.” 

Tirmizi, Rıda: 12 Hn: 1166; Ebû Dâvûd, Tahara: 81 Tirmîzî: Buradaki Ali, Ali b. Talk’tır.

İbn Abbas r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu: 

#3,156 “لاَ يَنْظُرُ اللَّهُ إِلَى رَجُلٍ أَتَى رَجُلاً أَوْ امْرَأَةً فِي الدُّبُرِ”
“Allah, bir erkeğe veya kadına arkasından yaklaşan kimseye rahmet bakışıyla bakmaz.”

Tirmizi, Rıda: 12 Hn: 1165; Tirmîzî rivâyet etmiştir. Tirmîzî: Bu hadis hasen garibtir. Bu hadisi Vekî’de rivâyet etmiştir.

Ali b. Talk r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir bedevi Peygamber s.a.v.’e gelerek şöyle dedi: 

#3,155 “أَتَى أَعْرَابِيٌّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَقَالَ: يَا رَسُولَ اللهِ، الرَّجُلُ مِنَّا يَكُونُ فِي الفَلاَةِ فَتَكُونُ مِنْهُ الرُّوَيْحَةُ، وَيَكُونُ فِي الْمَاءِ قِلَّةٌ، فَقَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِذَا فَسَا أَحَدُكُمْ فَلْيَتَوَضَّأْ، وَلاَ تَأْتُوا النِّسَاءَ فِي أَعْجَازِهِنَّ، فَإِنَّ اللَّهَ لاَ يَسْتَحْيِي مِنَ الحَقِّ”
“Ey Allah’ın Rasulü! Bizden biri çölde iken yellenir ve su da çok az olursa ne yapması gerekir? Rasulullah s.a.v. şöyle buyurdu: Sizden biriniz yellendiğinde hemen abdestini alsın, kadınlarınıza arkalarından yaklaşmayın, Allah hakkı söylemekten çekinmez.”

Tirmizi, Rıda: 12 Hn: 1164;  Ebû Dâvûd, Tahara: 81 Tirmîzî: Bu konuda Ömer, Huzeyme b. Sabit, İbn Abbâs ve Ebû Hüreyre’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Ali b. Talk hadisi hasendir. Muhammed’den işittim diyordu ki: Bu tek bir hadisten başka Ali b. Talk’ın Rasûlullah s.a.v.’den rivâyetini bilmiyoruz. Yine bu hadis Ali b. Talk’a mı ait yoksa Talk İbn Ali es Suhaymî’nin midir onu da bilmiyoruz. Buhariye göre anlaşılan bu hadisi rivâyet eden sahabeden başka birisidir.

Süleyman b. Amr b. Ahvas r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir: veda haccında Rasûlullah s.a.v. ile birlikte bulunan babam anlatmıştı. Allah’a hamd ederek söze başladı bazı hatırlatmalarda bulunarak va’zu nasihatte bulundu uzunca olan bu hadisin bir kısmında şöyle buyurdu: 

#3,154 “أَلاَ وَاسْتَوْصُوا بِالنِّسَاءِ خَيْرًا، فَإِنَّمَا هُنَّ عَوَانٌ عِنْدَكُمْ، لَيْسَ تَمْلِكُونَ مِنْهُنَّ شَيْئًا غَيْرَ ذَلِكَ، إِلاَّ أَنْ يَأْتِينَ بِفَاحِشَةٍ مُبَيِّنَةٍ، فَإِنْ فَعَلْنَ فَاهْجُرُوهُنَّ فِي الْمَضَاجِعِ، وَاضْرِبُوهُنَّ ضَرْبًا غَيْرَ مُبَرِّحٍ، فَإِنْ أَطَعْنَكُمْ فَلاَ تَبْغُوا عَلَيْهِنَّ سَبِيلاً، أَلاَ إِنَّ لَكُمْ عَلَى نِسَائِكُمْ حَقًّا، وَلِنِسَائِكُمْ عَلَيْكُمْ حَقًّا، فَأَمَّا حَقُّكُمْ عَلَى نِسَائِكُمْ فَلاَ يُوطِئْنَ فُرُشَكُمْ مَنْ تَكْرَهُونَ، وَلاَ يَأْذَنَّ فِي بُيُوتِكُمْ لِمَنْ تَكْرَهُونَ، أَلاَ وَحَقُّهُنَّ عَلَيْكُمْ أَنْ تُحْسِنُوا إِلَيْهِنَّ فِي كِسْوَتِهِنَّ وَطَعَامِهِنَّ”
 “Dikkat edin kadınlara karşı iyi davranmanızı tavsiye ederim, onlar size bağlılıkları ve yardımları yönünden esirler gibidir. Cinsel ilişki dışında onlardan fazla bir şey istemeyin, fazla yükler yüklemeyin. Ancak apaçık çirkin bir şey yaparlarsa o zaman onlarıyataklarında yalnız bırakın ve fazla olmamak şartıyla onları dövün. Size itaat ettikleri takdirde bahaneler arayarak onlara sıkıntı vermeyin. Dikkat edin sizin kadınlarınız üzerinde haklarınız olduğu gibi onlarında sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlarınızüzerindeki hakkınız: Sevmediğiniz kimseleri evinize sokmamaları ve hoşlanmadığınız kimselerle konuşmamalarıdır. Dikkat edin sizin üzerinizde onların hakkı ise: Yedirmek ve giydirmek konusunda onlara iyi davranmanızdır.” 

Tirmizi, Rıda: 11 Hn: 1162;  İbn Mâce: Nikah: 3; Ebû Dâvûd, Nikah: 40 Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir. Hadiste geçen Avanün ındeküm’ün manası: Elinizin altındaki esirler gibidir demektir.

Ebu Hüreyre r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurmuştur: 

#3,153 “أَكْمَلُ الْمُؤْمِنِينَ إِيمَانًا أَحْسَنُهُمْ خُلُقًا، وَخَيْرُكُمْ خَيْرُكُمْ لِنِسَائِهِمْ”
 “Müminlerin iman bakımından en olgun olanları ahlak yönünden de en güzel olanlarıdır. Sizin iyileriniz kadınlarına iyi davrananlardır.”

Tirmizi, Rıda: 11 Hn: 1162;  Ebû Dâvûd, Sünnet: 15 Tirmîzî: Bu konuda Âişe ve İbn Abbâs’tan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Ebû Hüreyre hadisi hasen sahihtir.

Ümmü Seleme r.anha’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu:

#3,152 “أَيُّمَا امْرَأَةٍ مَاتَتْ وَزَوْجُهَا عَنْهَا رَاضٍ دَخَلَتِ الجَنَّةَ”
 “Hangi kadın kocası kendisinden razı olarak ölürse mutlaka Cennete girer.” 

Tirmizi, Rıda: 10 Hn: 1160;  İbn Mâce: Nikah: 4 Tirmîzî: Bu hadis hasen garibtir.

Talk b. Ali r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurmuştur: 

#3,151 “إِذَا الرَّجُلُ دَعَا زَوْجَتَهُ لِحَاجَتِهِ فَلْتَأْتِهِ، وَإِنْ كَانَتْ عَلَى التَّنُّورِ”
“Erkek bir ihtiyacı için hanımını çağırdığında tandır başında ekmek yapıyor bile olsa hemen o işini bırakıp kocasının yanına gelsin.”

Tirmizi, Rıda: 10 Hn: 1160;  Tirmîzî rivâyet etmiştir. Tirmîzî: Bu hadis hasen garibtir.

Ebu Hüreyre r.a.’den rivâyete göre, Peygamber s.a.v. şöyle buyurmuştur: 

#3,150 “لَوْ كُنْتُ آمِرًا أَحَدًا أَنْ يَسْجُدَ لأَحَدٍ لأَمَرْتُ الْمَرْأَةَ أَنْ تَسْجُدَ لِزَوْجِهَا”
“İnsanlardan birisinin bir diğerine secde etmesini emredecek olsaydım kadının kocasına secde etmesini emrederdim.”

Tirmizi, Rıda: 10 Hn: 1159; Tirmîzîrivâyet etmiştir. Tirmîzî: Bu konuda Muâz b. Cebel, Suraka b. Mâlik b. Cu’şum, Âişe, İbn Abbâs, Abdullah b. ebî Evfâ, Talk b. Ali, Ümmü Seleme, Enes ve İbn Ömer’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Ebû Hüreyre hadisi bu şekliyle yani Muhammed b. Amr, Ebû Seleme ve Ebû Hüreyre rivâyeti olarak hasen garibtir.

Ebu Hüreyre r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Resulullah s.a.v. şöyle buyurdu:

#3,148 “الوَلَدُ لِلْفِرَاشِ، وَلِلْعَاهِرِ الحَجَرُ”
 “Çocuk döşek sahibinindir zina edene ise mahrumiyet vardır.”

Tirmizi, Rıda: 8 Hn: 1157; Müslim, Rada; 10 Tirmîzî: Bu konuda Ömer, Osman, Âişe, Ebû Umâme, Amr b. Hârice, Abdullah b. Amr, Berâ b. Âzib ve Zeyd b. Erkâm’dan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Ebû Hüreyre hadisi hasen sahihtir. Peygamber s.a.v.’in ashabından bazı ilim adamları uygulamalarını bu hadisle yaparlar. Zührî bu hadisi Saîd b. Müseyyeb’den, Ebû Seleme’den ve Ebû Hüreyre’den rivâyet etmiştir.

İbn Abbâs r.a.’den rivâyet edilmiştir: 

#3,147
“Berire hürriyetine kavuşturulduğu gün onun kocası; Muğire oğullarının siyah bir kölesi idi. Vallahi onu Medine sokakları ve çevrelerinde hala görür gibiyim göz yaşları sakallarını ıslatmakta Berire’nin kendisini seçmesi için memnun etmeye çalışmaktadır. Fakat Berire’de bunu yapmadı.” 

Ebû Dâvûd, Talak: 18; Müslim, Itk: 2) žTirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir. Saîd b. ebî Arûbe, Saîd b. Mıhran’dır. Ebû’n Nasr diye künyelenir.Ebû Dâvûd, Talak: 18; Müslim, Itk: 2 Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir. Saîd b. ebî Arûbe, Saîd b. Mıhran’dır. Ebû’n Nasr diye künyelenir.

Aişe r.anha’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#3,146 “كَانَ زَوْجُ بَرِيرَةَ حُرًّا، فَخَيَّرَهَا رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ”
Berire’nin kocası hür idi, Rasulullah s.a.v. hürriyetine kavuşturulan Berire’yi kocasına dönüp dönmemekte serbest bıraktı.”

Tirmizi, Rıda: 7 Hn: 1155; Ebû Dâvûd, Talak: 18; Müslim, Itk: 2 Tirmîzî: Âişe hadisi hasen sahihtir. Hişâm babası vasıtasıyla Âişe’den şöyle rivâyet etmiştir. Âişe şöyle demiştir: “Berire’nin kocası köle idi.” İkrime İbn Abbâs’tan rivâyet ederek şöyle demiştir: “Berire’nin kocasını gördüm köle idi ve adı da Muğis” idi. İbn Ömer’den de böylece rivâyet edilmiş olup bazı ilim adamlarının görüşü bu hadise göredir ve şöyle derler: “Hür bir kimsenin nikahı altındaki cariye hürriyetine kavuşturulursa ona seçme hakkı yoktur. kölenin nikahı altında olan bir cariye hürriyetine kavuşturulursa kocasına dönüp dönmemekte seçme hakkı vardır.” Şâfii, Ahmed ve İshâk’ta bu şekilde düşünürler. A’meş’in, İbrahim’den, Esved’den, Âişe’den rivâyetine göre Âişe şöyle diyor: “Berire’nin kocası hür idi. Rasûlullah s.a.v., kocasına dönüp dönmemekte onu serbest bıraktı.” Ebû Avâne bu hadisi A’meş’den, İbrahim’den, Esved’den ve Âişe’den rivâyet etmiş olup Esved diyor ki:“Onun kocası hür idi.” Tabiin ve daha sonraki dönemlerden ilim adamlarından bir kısmı uygulamalarını bu hadisle yaparlar. Sûfyân es Sevrî ve Küfeliler bu görüştedirler.

Haccac b. Haccac el Eslemî r.a.’in babasından rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v.’e şöyle sormuştur:

#3,140 “يَا رَسُولَ اللهِ، مَا يُذْهِبُ عَنِّي مَذَمَّةَ الرَّضَاعِ؟ فَقَالَ: غُرَّةٌ عَبْدٌ أَوْ أَمَةٌ”
Allah’ın Rasulü emzirme hakkını nasıl ödeyebilirim? Rasulullah s.a.v. şöyle buyurdular: “Emziren kadına iyi bir köle ve cariye vermektir.”

Tirmizi, Rıda: 6 Hn:1153; EbûDâvûd, Nikah: 11; Nesâî, Nikah: 56 Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir. Hadiste geçen “Emzirme hakkını nasıl ödeyebilirim” cümlesinin manası süt emziren kimsenin hakkı nasıl ödenebilir demektir. Rasûlullah s.a.v. buna cevap olarak “Süt emziren kadına bir köle ve cariye verirsen hakkını ödemiş olursun” buyurdular. Ebût Tufeyl’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Peygamber s.a.v. ile birlikte oturmakta iken bir kadın çıkageldi. Peygamberimiz s.a.v. elbisesini yaydı o da oraya oturdu o kadın gidince şöyle denildi: “Bu kadın küçükken Rasûlullah s.a.v.’i emzirmişti.” Yahya b. Saîd el Kattan, Hatîm b. İsmail ve başka pek çok kimse bu hadisi Hişâm b. Urve’den, babasından, Haccac b. Haccac’tan babasından bu şekilde rivâyet etmişlerdir. Sûfyân b. Uyeyne’de Hişâm b. Urve’denbabasından Haccac b. ebî Haccac’tan ve babasından rivâyet etmiştir. İbn Uyeyne hadisi pek makbul değildir. Sahih olan rivâyet onların Hişâm b. Urve ve babasından ki Hişâm b. Urve Ebûl Münzir diye künyelenir. Kendisi sahabeden Câbir b. Abdullah’a ve İbn Ömer’e ulaşmıştır. Fatıma bintil Münzir b. Zübeyr b. Avvam; Hişâm b. Urve’nin hanımıdır.

Ümmü Seleme r.anha’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Resulullah s.a.v. şöyle buyurdu: 

#3,137 “لاَ يُحَرِّمُ مِنَ الرِّضَاعَةِ إِلاَّ مَا فَتَقَ الأَمْعَاءَ فِي الثَّدْيِ، وَكَانَ قَبْلَ الفِطَامِ”
“Süt emmenin haram kılanı, bağırsakları patlatacak kadar çok emilmesi ve sütten kesilme yaşı olan iki yıldan önce emilmesi şeklinde olanıdır.”

Tirmizi, Rıda: 5 Hn:1152; Tirmîzî rivâyet etmiştir. Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir. Rasûlullah s.a.v.’in ashabından ve daha sonraki dönemlerden pek çok ilim adamı uygulamalarını bu hadisle yaparlar. Süt emme iki yaşın altında olursa haramlık gerçekleşir, iki seneden sonra olanı hiç kimseyi haram kılmaz.

Ukbe b. Haris r.a.’den rivâyet edilmiştir. Abdullah b. ebî Müleyke bu hadisi Ukbe’nin kendisinden de işittim fakat Ubeyd’in rivâyetini daha iyi kavramış bulunuyorum dedi) diyor ki:

#3,136 “تَزَوَّجْتُ امْرَأَةً، فَجَاءَتْنَا امْرَأَةٌ سَوْدَاءُ، فَقَالَتْ: إِنِّي قَدْ أَرْضَعْتُكُمَا، فَأَتَيْتُ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَقُلْتُ: تَزَوَّجْتُ فُلاَنَةَ بِنْتَ فُلاَنٍ، فَجَاءَتْنَا امْرَأَةٌ سَوْدَاءُ، فَقَالَتْ: إِنِّي قَدْ أَرْضَعْتُكُمَا، وَهِيَ كَاذِبَةٌ، قَالَ: فَأَعْرَضَ عَنِّي، قَالَ: فَأَتَيْتُهُ مِنْ قِبَلِ وَجْهِهِ، فَأَعْرَضَ عَنِّي بِوَجْهِهِ، فَقُلْتُ: إِنَّهَا كَاذِبَةٌ، قَالَ: وَكَيْفَ بِهَا وَقَدْ زَعَمَتْ أَنَّهَا قَدْ أَرْضَعَتْكُمَا، دَعْهَا عَنْكَ”
“Bir kadını kendime nikahlamıştım derken siyah bir kadın geldi ve ikinizi de emzirmiştim dedi. Bunun üzerine Rasulullah s.a.v.’e geldim ve dedim ki: Filanın kızını kendime nikahladım derken siyah bir kadın gelerek ikinizi de emzirdim dedi o kadın yalancıdır dedim. Ukbe diyor ki: “Peygamber s.a.v. benden yüz çevirdi. Bu sefer yüzünü çevirdiği taraftan gelerek o kadın yalancıdır dedim. Bunun üzerine şöyle buyurdular: “İkinizi de emzirdiğini iddia ettiği halde sen hala o kadınla nasıl karı koca olarak yaşarsın? Bırak onu!” 

Tirmizi, Rıda: 4 Hn:1151; Buhârî, Şehâdet: 14; Ebû Dâvûd, Akdıye: 18 Tirmîzî: Bu konuda İbn Ömer’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Ukbe b. Hâris hadisi hasen sahihtir. Pek çok kimse bu hadisi İbn ebî Müleyke’den Ukbe b. Hâris’den rivâyet ederek senedinde “Ubeyd ibn ebî Meryem’i” zikretmediler. “Bırak o kadını” da demediler. Rasûlullah s.a.v.’in ashabından ve daha sonraki dönemlerden bazı ilim adamları uygulamalarını bu hadisle yaparlar, emzirme konusunda bir kadının şâhidliğini yeterli görürler. İbn Abbâs der ki: Emzirme konusunda tek bir kadının şâhidliği caiz ve geçerli olup o kadının bu konuda yemin etmesi istenir. Ahmed ve İshâk’ta aynı görüştedirler. Bazı ilim adamları da derler ki: Tek kadının şâhidliği caiz ve yeterli olmaz birden fazla olması gerekir. Şâfii’de bu görüştedir. Carûd’tan işittim; Vekî’nin şöyle söylediğini işittiğini söyledi: “Emzirme konusunda tek bir kadının şâhidliği adliye açısından geçerli değildir ama takva yönüyle o kimsenin o kadından ayrılması iyi olur.”

Aişe r.anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu:

#3,135 “لاَ تُحَرِّمُ الْمَصَّةُ وَلاَ الْمَصَّتَانِ”
Bir veya iki defa emmekle haramlık meydana gelmez.” 

Tirmizi, Rıda: 3 Hn:1150; Müslim, Rada: 5; İbn Mâce, Nikah: 35 Tirmîzî: Bu konuda Ümmül Fadl, Ebû Hüreyre, Zübeyr b. Avvam, İbn zübeyr’den de hadis rivâyet edilmiştir. “Bir veya iki sefer emmek haramlık meydana getirmez” hadisini pek çok kimse Hişâm b. Urve’nin babasından ve Abdullah b. Zübeyr’den rivâyet etmişlerdir. Muhammed b. Dinar bu hadisi Hişâm b. Urve’den, babasından, Abdullah b. Zübeyr’den rivâyet etmiştir. Muhammed b. Dinar el Basrî bir rivâyetinde“Zübeyr”den ilavesi vardır ki bu rivâyet pek makbul değildir. Hadisçiler yanında makbul ve sahih kabul edilen rivâyet İbn ebî Müleyke’nin Abdullah b. Zübeyr ve Âişe’den rivâyetleridir. Tirmîzî: Âişe hadisi hasen sahihtir. Muhammed’e bu hadis hakkında sordum şöyle dedi: Sahih olan rivâyet İbn-üz Zübeyr ve Âişe rivâyetleridir. Muhammed b. Dinar ve Zübeyr’i ilave etmiştir ki o rivâyet Hişam b. Urve’nin babasından ve Zübeyr’den demektir. Peygamber s.a.v.’in ashabından ve daha sonrakilerden bazı ilim adamları uygulamalarını bu hadisle yaparlar. Âişe diyor ki: Kur’ân’da “Belli miktarda on emiş” indirilmişti sonra bunun beşinin hükmü kaldırılarak “Belli miktarda beş emiş” çevrildi durum bu şekilde iken Rasûlullah s.a.v. vefat etti. Bu hadisi bu şekilde bize İshâk b. Musa el Ensarî, Ma’n yoluyla Mâlik’den, Abdullah b. Ebû Bekir’den, Amre’den, Âişe’den rivâyet etmiştir. Peygamber s.a.v.’in bazıhanımları ve Âişe böylece fetva vermişlerdir. Şâfii ve İshâk’ta bu görüştedir. Ahmed b. Hanbel: “Bir veya iki emmek haramlık meydana getirmez” hadisiyle uygulama yapar ve der ki: Her kim Âişe’nin “Belli miktarda beş emiş” hadisindeki sözüne uyarsa o görüş sağlamdır diyor ve bu konuda bir şeyler söylemeye cesaret edemiyor. Peygamber s.a.v.’in ashabından ve daha sonraki dönemlerden bazı ilim adamları; “Mideye inen azda olsa çok da olsa haram kılar” demektedirler. Sûfyân es Sevrî, Mâlik b. enes, Evzâî, Abdullah b. Mübarek, Vekî’ ve Küfeliler bu görüştedirler. Abdullah b. ebî Müleyke; Abdullah b. Ubeydullah b. ebî Müleyke’dir. Künyesi Ebû Muhammed’dir. Abdullah, Taif’te kadılık yapmıştır. İbn Cüreyc, İbn ebî Müleyke’nin şöylesöylediğini bize aktarır: “Rasûlullah s.a.v.’in ashabından otuz kadar kimseyle görüştüm.”

İbn Abbâs (r.a.)'dan: Ona:

#3,132 أَنَّهُ سُئِلَ، عَنْ رَجُلٍ لَهُ جَارِيتَانِ: أَرْضَعَتْ إِحْدَاهُمَا جَارِيَةً، وَالْأُخْرَى غُلَامًا، أَيَحِلُّ لِلْغُلَامِ أَنْ يَتَزَوَّجَ بِالْجَارِيَةِ؟، فَقَالَ: " لَا اللِّقَاحُ وَاحِدٌ
İki cariyesi olan bir erkek hakkında şöyle soruldu: “Bu cariyelerden biri bir oğlan çocuğunu diğeri de bir kız çocuğunu emzirmiştir. Bu iki çocuk sonra birbirleriyle evlenebilir mi? İbn Abbas dedi ki: “Hayır evlenmezler o iki cariye de aynı erkeğin döl suyu ile sulanmıştır dolayısıyla aşı birdir.”

Tirmizi, Rıda: 2 Hn:1149; Tirmîzî rivâyet etmiştir. Tirmîzî: Bu konuda bu hadis esas delildir. Ahmed ve İshâk’da aynı kanaattedirler. Mevkuf.

Âişe (r.anha) dedi ki:

#3,131 جَاءَ عَمِّي مِنَ الرَّضَاعَةِ يَسْتَأْذِنُ عَلَيَّ، فَأَبَيْتُ أَنْ آذَنَ لَهُ حَتَّى أَسْتَأْمِرَ رَسُولَ اللَّهِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ : " فَلْيَلِجْ عَلَيْكِ فَإِنَّهُ عَمُّكِ "، قَالَتْ: إِنَّمَا أَرْضَعَتْنِي الْمَرْأَةُ، وَلَمْ يُرْضِعْنِي الرَّجُلُ، قَالَ: " فَإِنَّهُ عَمُّكِ فَلْيَلِجْ عَلَيْكِ
Süt emme yönünden amcam olan kişi gelip yanıma girmek için izin istedi. Rasulullah s.a.v.’den emir almadıkça ona izin vermeyi kabul etmedim. Rasulullah s.a.v.’i, yanına girsin o senin amcan yerindedir. Âişe dedi ki: O’nun karısı beni emzirmişti kocası değil dedi. Rasulullah s.a.v.’de buyurdu ki: “O senin amcandır yanına girsin.”

Tirmizi, Rıda: 2 Hn:1148; Buhârî, Nikah: 118; Müslim, Rada: 2 ve diğerleri. Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir. Peygamber s.a.v.’in ashabından ve daha sonraki dönemlerden bazı ilim adamları uygulamalarını bu hadisle yaparlar ve Lebenel Fahli (yani süt emzirmeden dolayı süt emzirenlerin kocalarını haram kılmayı) hoş görmezler. Âişe’nin hadisi bu konuda asıldır. Kimi ilim adamları da Leben-ül Fahle (yani süt emzirmeden dolayı süt emziren kadınların kocalarından korunmaları gerektiğine kanaat getirmişler izin vermişlerdir. Birinci görüş daha sahihtir.

Âişe (r.anha) dedi ki: Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu: 

#3,130 إِنَّ اللَّهَ حَرَّمَ مِنَ الرَّضَاعَةِ مَا حَرَّمَ مِنَ الْوِلَادَةِ
 “Allah doğum bakımından haram kıldığı kimseleri süt emme bakımından da haram kılmıştır.” 

Tirmizi, Rıda: 1 Hn:1146; Nesâî, Nikah: 51; İbn Mâce: Nikah: 34 ve diğerleri. Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir. Rasûlullah s.a.v.’in ashabından ve daha sonraki dönemlerden bir kısım ilim adamları uygulamalarını bu hadisle yaparlar bu konuda aralarında bir ihtilaf olduğunu bilmiyoruz.

Ali b. ebî Tâlib r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu: 

#3,129 إِنَّ اللَّهَ حَرَّمَ مِنَ الرَّضَاعِ مَا حَرَّمَ مِنَ النَّسَبِ
“Allah neseb yönünden haram kıldığını süt emme yönünden de aynen haram kılmıştır.”

Tirmizi, Rıda: 1 Hn:1146; Nesâî, Nikah: 51; İbn Mâce: Nikah: 34 Tirmîzî: Bu konuda Âişe, İbn Abbâs ve Ümmü Habibe’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Ali hadisi hasen sahihtir. Rasûlullah s.a.v.’in ashabından ve sonraki dönemlerden pek çok ilim adamı uygulamalarını bu hadisle yaparlar bu konuda aralarında farklı görüş olduğunu bilmiyoruz.

İbn Abbas (r.a.)’den rivâyet edilmiştir:

#884 “أَنَّ زَوْجَ بَرِيرَةَ كَانَ عَبْدًا أَسْوَدَ لِبَنِي الْمُغِيرَةِ يَوْمَ أُعْتِقَتْ بَرِيرَةُ، وَاللَّهِ لَكَأَنِّي بِهِ فِي طُرُقِ الْمَدِينَةِ وَنَوَاحِيهَا، وَإِنَّ دُمُوعَهُ لَتَسِيلُ عَلَى لِحْيَتِهِ يَتَرَضَّاهَا لِتَخْتَارَهُ فَلَمْ تَفْعَلْ”
“Berire hürriyetine kavuşturulduğu gün onun kocası; Muğire oğullarının siyah bir kölesi idi. Vallahi onu Medine sokakları ve çevrelerinde hala görür gibiyim göz yaşları sakallarını ıslatmakta Berire’nin kendisini seçmesi için memnun etmeye çalışmaktadır. Fakat Berire’de bunu yapmadı.”

Tirmizi, Rıda: 7 Hn: 1156; Ebu Davud, Talak: 18; Müslim, Itk: 2