Toplam 19,048 Hadis
Konular

Vitir Bölümü Kategorisi

İbn Mes' ud demiştir ki:

#13,138
Ben, henüz vitri kılmadan daha gece ibadetini (virdi) ifa ederken sabah namazı için ezan okunmasına aldırmam.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3493 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravileri Sahlh'in ravileridirler. Başkası da bu şekilde görüş beyan etmiştir. Bununla İbn Mes'ûd'u kastetmekteyim.

Urve b. ez-Zübeyr demiştir ki:

#13,137
İbn Mes'ud tan ağardıktan sonra, babam (Zübeyr) ise tan ağarmadan önce vitir kılardı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3492 *Hadisi Taberan'i, el-Mu'cemu'l-keblr'de rivayet etmiş olup ravileri güvenilir olarak değerlendirilmişlerdir.

Ebû Said el-Hudri bildiriyor:

#13,136
"Ya Resulallah! Sabah ezanından sonra vitir (kılınır mı)?" diye soruldu. Allah Resulü (sallallahu aleyhi veseUem): "Ezandan önce vitir kılın" buyurdu. Resulullah (sallallahu aleyhi veseUem) için okunan ezan fecrin doğmasından hemen sonra idi ve ashabı: "Ezandan sonra vitir olur mu?" diye sordular. Resulullah (sallallahualeyhiveıellem) yine: "Vitri ezandan önce kılın" buyurdu. Üçüncü kez "Ezandan sonra vitir olur mu?" diye sordular. Bu defa: "Vitri ezandan sonra da kılabilirsiniz" buyurarak onlara ruhsat verdi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3491 *Ben derim ki: Vitrin kazası konusunda Ebû Said'in Ebu Davud tarafından rivayet edilen bundan başka bir hadisi daha vardır. Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup senedinde ismi geçen Yusuf b. Halid es-Semti zayıftır.

Ebu Nuheyk'in naklettiğine göre

#13,135
Ebu'd-Derda halka "Sabahlayan kimse arhk vitir kılmaz" diye hitap ediyordu. Müminlerden bunu duyan bazı kimseler hemen Hz. Aişe'nin yanına giderek bu hususu ona sordular. Aişe: "Resulullah (sallallaluı aleyhivesellem) sabahladığında da vitir kılardı" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3490 *Hadisi Ahmed b. Hanbel ve el-Mu'cemu'l-evsat'ta Taberani rivayet etmiş olup senedi hasendir.

Yine Eğar el-Müzeni' den nakledildiğine göre

#13,134
bir adam Hz. Peygamber' e (sallallahu aleyhi vesellem) gelerek: "Ey Allah' ın Nebisi!Ben vitir kılmadan sabahladım" dedi. Allah Resulü (sallallahu aleyhi vesellem): "Vitir ancak gece kılınır" buyurdu. Adam: "Ey Allah' ın Nebisi! Ama ben vitir kılmadan sabahladım?" diye tekrarlayınca Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) de: "Öyleyse vitir kıl" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3489 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-keblr'de rivayet etmiş olup ravileri, bazıları hakkında önemli sayılmayacak tenkit bulunmakla beraber genel olarak güvenilir kabul edilmişlerdir.

Eğar el-Müzeni'nin naklettiğine göre

#13,133
Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem): "Kim vitir namazı kılmadan sabahlarsa, o kimse artık vitir kılmaz" buyurmuştur.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3488 *Hadisi Bezzar hocası Salih b. Muaz el-Bağpadi'den nakletmiştir ki bu zatı tanımıyorum. Kalan ravileri ise güvenilir kimselerdir.

Sevban bildiriyor:

#13,132
Bir yolculuk sırasında Resullullah (sallallahualeyhi veseilem) ile beraberdik. Buyurdu ki: -"Kuşkusuz bu yolculuk, zahmet ve meşakkattir. Sizden biriniz vitir kılarsa, iki rekat olarak kılsın. Sonra gece uyanırsa, vitri kılar. Değilse bu iki rekat ona yeter"

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3487 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-keblr ve el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravilerinden Leys'in katibi Abdullah b. Salih hakkında tenkit vardır. ³ ³ Bkz. no. 2994.

Ata b. es-Saib, Abdullah'ın (İbn Mes'ûd'un) birden fazla öğrencisinden naklettiğine göre

#13,131
İbn Mes'ud şöyle dermiş: "Sizden biriniz vitir kıldıktan sonra uyur, sonra (gece namazına) kalkarsa bir rekat daha kılarak vitrini (iki rekata) tamamlasın. Sonra yine vitir kılsın."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3486 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-keblr'de rivayet etmiş olup ravilerinden Ata b. es- Saib, bunamış olması sebebiyle tenkit edilmiştir. ² ² Taberaru, el-Mu'cemu'l-keblr, no. 9427. Yine İbn Mesud'un öğrencilerinin kimler olduğu da bilinmemektedir.

İbn Ömer' e vitir soruldu. Şöyle cevap verdi:

#13,130
"Ben eğer uyumadan önce vitir kılmış ve sonra gece kalkıp namaz kılmak istemişsem, bir rekat daha kılarak daha evvel kılmış olduğum vitri iki rekata tamamlarım. Sonra ikişer rekat, ikişer rekat namaz kılarım. Namazımı bitirince de tek rekat vitir kılarım. Çünkü Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) gece en son olarak vitir namazı kılınmasını emretmişti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3485 *Hadisi Ahmed b. Han bel rivayet etmiş olup ravilerinden İbn İshak müdellis olmakla beraber güvenilirdir. Kalan ravileri ise Sahih'in ravileridirler. ¹ ¹ Ahmed b. Hanbel, no. 6190. İmam Ahmed, İbn İshak'm hadisi sema yoluyla ahzettiğini sarahaten zikretmiştir. Böylece onunla ilgili tedlis şüphesi ortadan kalkmışbr.

Hz. Ali b. Ebi Talib, kendisinden nakledildiğine göre,

#13,129
İbnü't-Teyyah ilk tanın ağarması sırasında ezan okurken dışarı çıkar ve "Bu vakit, vitir için ne güzel bir vakittir" der, "Andolsun, aydınlandığı zaman sabaha" ¹ ayetini böyle izah ederdi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3484 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-keblr'de rivayet etmiş olup ravilerinden Hasan b. Ebi Cafer el-Cufri metrûktur.

Abdü Hayr bildiriyor:

#13,128
Mescitte idik. Derken Hz. Ali gecenin sonunda yanımıza çıkageldi ve "Vitri soran kişi nerede?" diye sordu. Hepimiz etrafında toplandık. Dedi ki: "Allah Reseulü (sallallahualeyhi vesellem) gecenin başında vitir kıldı, gecenin ortasında vitir kıldı ve bu saatte vitir kıldı. Son olarak o bu vakitte vitir kılmaya başlamışb ki o sırada ruhunu teslim etti."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3483 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravilerinden Ebû Şeybe zayıftır.

Esved b. Hilal der ki:

#13,127
Şahadet ederim ki Abdullah b. Mes'ud'u şöyle seslenirken işittim: "Vitir iki namaz arasında; sizin «ateme» dediğiniz yatsı ile sabah namazı arasında kılınır. Bu süre içinde her ne zaman vitir kılarsan, güzeldir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3482 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de ¹ rivayet etmiş olup ravileri Sahih'in ravileridirler. ¹ el-Mu'cemu'l-kebir, no. 9412.

Alkame bildiriyor:

#13,126
Bir adam Abdullah (b. Mes'ud)'a gelerek "Allah Resulü (sallallahu aleyhi vesellem) ne zaman vitir kılardı? Bana söyle" dedi. Abdullah da: "Geceden, akşam namazından beri geçtiği süre kadar bir süre kaldığı anda (yani tam ortasında)" dedi. Sonra kıraatini sordular. "Hane halkına duyuracak kadar (sesliydi)" karşılığını verdi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3481 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup senedinde ismi geçen Cafer b. Muhammed b. Hasan'ı tanımıyorum.

Süveyr b. Ehi Fahite'nin, Hz. Peygamber' in (sailallahualeyhi vesellem) ashabından Ebu'l-Hattab adında bir zattan naklettiğine göre

#13,125
O, Resulullah' a (sallallahu aleyhi vesellem) vitri sormuş. Peygamber (sailallahu aleyhi veselleın) de: "Ben gece yansı vitir kılmayı severim. Kuşkusuz bu vakitte Yüce Allah en üst semadan en alt (dünya) semaya inerek «Var mı bir şey dileyen? ' Var mı bağışlanmak isteyen? Var mı dua eden?» diye seslenir. Sonra tan ağannca tekrar (en üst semaya) yükselir" buyurmuş.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3480 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-keblr'de rivayet etmiş olup Süveyr zayıftır.

Ukbe b. Amir'in bildirdiğine göre

#13,123
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) Ebu Bekir' e: "Vitri ne zaman kılıyorsun?" diye sordu. "İkişer rekat, ikişer rekat olarak kılıyor, sonra yatmadan önce (tek rekat olarak) vitir kılıyorum" dedi. Bunun üzerine Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) ona: "Tedbirli bir müminsin" buyurdu. Ômer'e "Vitri nasıl kılıyorsun?" diye sordu. O ise "İkişer re.Ut, ikişer rekat olarak kılıp uyuyorum. Sonra gecenin sonunda kalkıp vitir kılıyorum" dedi. Ona ise "Güçlü bir müminsin" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3478 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-keblr'de rivayet etmiş olup senedinde yer alan İbn Lehi'a hakkında tenkit vardır. ¹ ¹ Taberaru, XVII, 303-304. Hadisi Said b. Ebi Meryem, İbn Lehi'a'dan naklebniştir.

Ebû Hureyre'nin bildirdiğine göre

#13,122
Hz. Peygamber (sallallahualeylhi vesellem.) Ebu Bekir' e: "Vitri nasıl kılıyorsun?" diye sordu. "Gecenin başında kılıyorum" deyince "Tedbirli ve akıllısın" buyurdu. Sonra Ômer'e: "Ey Ebu Hafs! Vitri nasıl kılıyorsun?" diye sordu. O ise: "Gecenin sonunda kılıyorum" dedi. Ona da: "Güçlü ve inayete mazharsın" buyurdu

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3477 *Hadisi Bezzar ve el-Mu'cemu'l-evsat'ta Taberani rivayet etmiş olup ravilerinden Süleyman b. Davud el-Yemami son derece zayıftır.

Hz. Ali demiştir ki:

#13,121
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) beni vitir namazı kılmadan uyumaktan menetti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3476 *Hadisi Bezzar rivayet etmiş olup ravilerinden Abdullah b. Şebib zayıftır.

Sa'd b. Ebi Vakkas'dan nakledildiğine gö!e

#13,120
o, yatsı namazını Resullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) Mescid'inde kılar, sonra bir rekat vitir kılar, buna ilave yapmazdı. Kendisine "Sen yalnız bir rekat vitir kılıyor, başka kılmıyor musun, ey Ebu Ebu İshak?" denince, "Doğru. Çünkü ben, Resülullah (sallallahualeyhi vesellem) «Uyumadan önce vitir kılan kimse, akıllı kimsedir» buyururken işittim" derdi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3475 *Derim ki: Buhari hadisten "Sa'd'ı bir rekat vitir kılarken gördüm" kadarını rivayet etmiş, gerisini zikretmemiştir. Bu şekliyle ise Ahmed b. Hanbel rivayet etmiş olup ravileri güvenilir kimselerdir. ² ² Ahmed, Müsned, no. 1461.

Ebû Mes'ûd Ukbe b. Amr' dan nakledildiğine göre

#13,119
Resulullah (sallallahualeyhi vesellem) gecenin başında, ortasında ve sonunda vitir kılardı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3474 *Bunu Ahmed b. Hanbel ve el-Mu'cemu'l-kebir ve el-Mu'cemu'l-evsat'ta Taberani rivayet etmiş olup ravileri güvenilir kimselerdir. Taberani "(Kişi) bunlardan hangisine uyarsa, isabet etmiş olur" ilavesini zikretmiştir. ¹ ¹ Taberaru, el-Mu'cemü's-sağir, no. 686.

Abdurrahman b. el-Esved'in bildirdiğine göre

#13,118
Abdullah (b. Mes'ud) namazında kunut okumazdı. Vitir namazında kunut okuduğu zaman da onu rüküya varmadan önce okurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3473 *Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup senedi munkatıdır. ³ ³ Taberaru, el-Mu'cemu'l-kebir, no. 9430. Senedinde ismi geçen Ebu Nuaym Dırar b. Sured zayıftır.

(İbrahim) en-Neha'i' den nakledildiğine göre

#13,117
İbn Mes'ud vitir namazında bütün sene boyunca kunut okurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3472 *Hadisi Taberani rivayet etmiştir. Ancak Neha'i, İbn Mes'ûd'dan hadis işitmemiştir.² ² Taberaru, el-Mu'cemu'l-kebir, no. 9426.

Esved' in naklettiğine göre

#13,116
Abdullah (b. Mes'ud) vitir namazının
son rekatında "Kul huvellahu ehad" suresini okur, sonra ellerini kaldırarak rükuya varmadan önce kunut okurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3471 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravilerinden Leys b. Ebi Süleym güvenilir olmakla beraber müdellistir. ¹ ¹ Leys b. Ebi Süleym, bunaması sebebiyle zayıf olmakla beraber müdellisler arasında zikredilmemiştir.

Hüseyn b. Ali bildiriyor: Resulullah (sallallahualeyhivesellem) bana bir takım sözler öğretti.

#13,115
Ben onları vitir namazında kunut duası olarak okurum. Bu sözler şöyledir: "Rabbim doğru yola erdirdiklerinle beraber beni de doğru yol üzere sabit kıl, afiyet verdiklerinle beraber bana da afiyet ver, işlerini üslendiklerinle beraber benim işimi de üzerine al. Bana verdiklerine bereket ver. Verdiğin hükümlerin şerrinden beni koru. Zira sen hükmedersin, kimse sana hükmedemez ve senin dost olduklann asla zelil olmaz. Ey Rabbimiz! Sen ne yücesin, ne ulusun."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3470 *Hadisi Ebu Ya'la ve kısmen Ahmed b. Hanbel rivayet etmiştir. Bütün tarikleri gördüğün gibi Hüseyin'e dayanmakta olup ravileri güvenilir kimselerdir. Kunüt duaları ile ilgili bazı hadisler daha önce geçmişti. Bu konuda İbn Abbas hadisi de inşallah Allah Resulü'nün (sav.) namazı bahsinde gelecektir.

Abdurrahman b. Sebra'run -yani, Ebd Hayseme'nin- naklettiğine göre

#13,114
babası Hz. Peygamber' e (sallallahu aleyhi vesellem) vitir namazında ne okuduğunu sormuş. O da (sailallahu aleyhi vesellem): "İlk rekatında «Sebbihi'sme rabbike'l-a'la», ikinci rekatında «Kul ya eyyuhe'l-kafirun», üçüncü rekatında ise «Kul huvellahu ehad» surelerini" buyurmuş.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3469 *Diğer bir rivayete göre ise Abdurrahman şu ifadeyi kullanmıştır: Ben ve babam Hz. Peygamber'in (sav)yanına girdik .... Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir ve el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravilerinden İsmail b. Razin'i İbn Hlbban es-Sikfit'ta zikrederken Ezdi "Tenkit edilmektedir" demiştir.

İbn Ömer' den nakledildiğine göre

#13,113
Resulullah (sallallatnı aleyhivesellem) vitir namazında "Sebbihi' sme rabbike'l-a'la", "Kul ya eyyuhe'l- kafirun" ve "Kul huvellahu ehad" sürelerini okurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3467 *Hadisi Bezzar ve el-Mu'cemu'l-keblr ve el-Mu'cemu'l-evsat'ta Taberani rivayet etmiş olup ravilerinden Said b. Sinan zayıftır.

Abdullah b. Mes'ud'un bildirdiğine göre

#13,110
Resftlullah (sallallahu aleyhi vesellem) vitir namazının ilk rekabnda "Sebbihi' sme rabbike'l-a'la", ikinci rekabnda "Kul ya eyyuhe'l-kafirun", üçüncü rekabnda da "Kul huvellahu ehad" sürelerini okumuştur.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3464 *Hadisi Ebu Ya'liı, Bezzar ve el-Mu'cemu'l-kelfir ve el-Mu'cemu'l-evsat'ta Taberani rivayet etmiş olup ravilerinden Abdülmelik b. el-Velid b. Ma'dan'ı İbn Main güvenilir kabul ederken Buhari ve bir grup bilgin zayıf görmüştür

İbn Ömer'in bildirdiğine göre

#13,109
Resulullah (sallallahualeyhive.sellem) çift rekat ile tek rekatın arasını bir selam ile ayırır ve selamı bize duyururdu

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3463 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravilerinden İbrahim b. Saidl zayıftır. ² ² Ahmed b. Hanbel, Müsned, no. 5461 (II, 76). Senedi sahihtir.

Hz. Aişe der ki:

#13,108
Resulullah (sallallahu aleyhi ve.sellem) ben evde iken odada (vitir) namaz( ¹ ) kılar, çift rekat ile tek rekatın arasını selam ile ayırır ve selamı bize duyururdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3462 *Hadisi Ahmed b. Hanbel rivayet etmiştir. Ancak Ömer b. Abdilaziz, Aişe'ye yetişmemiştir. ¹ Hadisin senedinde İbrahim b. Said'in adı geçmemiştir. Adı geçen İbrahim es-Saiğ olup bundan maksat İbn Meymûne'dur ve güvenilir kimsedir.

Ebu Said el-Hudri'nin bildirdiğine göre

#13,107
Resullullah(sailallahualeyhiveseIIem.) gece ikişer rekat, ikişer rekat namaz kılardı. Sabah olunca, bir rekat vitir kılar ve: "Muhakkak ki Allah tektir, teki sever" buyururdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3461 *Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravilerinden Abdullah b. el- Velid el-Vessati zayıftır.

Câbir b. Abdillah'ın naklettiğine göre

#13,106
Peygamber (sallallahu aleyhivsellem) bir rekat vitir kılmışhr.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3460 *Hadisi Bezzar rivayet etmiş olup ravilerinden Şurahbil b. Sa'd'ı İbn Hibban güvenilir kabul ederken, bir grup bilgin onu zayıf olarak değerlendirmiştir. ² ² Bezzar, no. 742. Bezzar der ki: "Bu hadis için Cabir'den gelen bundan daha hasen bir tarik bilmiyoruz." Bu konuda ihmal edilmiş zevaidden biri de şöyledir: Hz. Aişe' den nakledildiğine göre Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) bir rekat vitir kılardı. Bkz. Bezzar, no. 4752; Ahmed b. Hanbel, VI, 83 (hasen bir senetle) Yine gözden kaçırılan zevaidden biri de şöyledir: Hz. Aişe'den nakledildiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) vitir namazından iki rekat kılıp selam verirdi. Sonra vitirde selam verirdi. Bkz. Taberaru, el-Mu'cemu'l-evsat, no. 1522. (Senedi zayıftır).

Ccibir b. Abdillah'ın naklettiğine göre

#13,105
Peygamber (sallallahualeyhivsellem) bir rekat vitir kılmıştır.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3459 *Hadisi Bezzar ve el-Mu'cemu'l-evsat'ta Taberani rivayet etmiş olup senedinde ismi geçen Cabir el-Cu'ti'yi Sevri ve başkalan güvenilir kabul ederlerken hadis imamları zayıf görmüşlerdir.

İbrahim (en-Nehai) anlahyor:

#13,104
Abdullah b. Mes'ud, Sa'd b. Ebi Vakkas'a: "Sen bir rekat mı vitir. kılıyorsun?" diye sordu. Sa'd: "Vitrin anlamı bir/ tek değil midir?" karşılığını verdi. Abdullah da: "Doğru, fakat üç rekat kılmak daha faziletlidir!" dedi.· Sa' d: "Ben bir rekattan fazla kılmam" deyince Abdullah kızdı. Sa' d da: "Bir rekat vitir kılıyorum diye bana kızıyor musun? Sen üç nineyi mirasçı yaparken Hz. Adem' in hanımı Havva'yı mirasçı yapmaktan kaçıyor musun!?" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3458 *Taberani'nin rivayet ettiği bu hadis sahih olmakla beraber mürseldir. Çünkü İbrahim, İbn Mes'ûd'a yetişmemiştir. ¹ ¹ el-Mu'cemu'l-lrebtr, no. 9423.

Husayn'ın bildirdiğine göre

#13,103
İbn Mes'ud, Sa'd'ın bir rekat vitir kıldığının öğrenince "Yalnız bir rekat da yeterlidir" demiş

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3457 *Hadisi Taberani. el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravilerinden Husayn, İbn Mes'ûd'a yetişmemiştir. Ancak senedi hasendir. ¹ ¹ Taberaru, el-Mu'cemu'l-kebir, no. 9422. Senedinde ismi geçen Ebu Nuaym Dırar b. Surad zayıfur.

Ebu Ubeyde'nin naklettiğine göre

#13,102
Abdullah (b. Mes'ud) üç rekat vitir kılardı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3456 *Hadisi Taberani rivayet etmiştir. Ancak Ebu Ubeyde babasından hadis işitmemiştir.

Abdullah b. Mes'üd demiştir ki:

#13,101
"Gece vitri de, gündüz vitri olan akşam namazı gibi üç rekattır.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3455 *Bunu Taberani, el-Mu'cemu'l-keblr'de rivayet etmiş olup ravileri Sahih'in ravileridirler. ² ² İbnü'l-Cevzi, el-İlelü'l-mutenahiye, no. 773. İbnü'l-Cevzi Yahya b. Zekeriya sebebiyle hadisi illetli görerek "Bunu A'meş'ten ondan başkası nakletmemiştir" der. Aynca bkz. Darekutni, Sünen, il, 28; Taberani, el-Mu'cemu'l-keblr, no. 9419 (Senedinde Yahya yer almamıştır)

Hz. Aişe'nin bildirdiğine göre

#13,100
Resülullah (sallallahu aleyhi veıellem): "Vitir, akşam namazı gibi üç rekattır" buyurmuştur.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3454 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravilerinden Ebu Bahr el- Bekravi hakkında birçok tenkit vardır. ¹ ¹ İbn Hibban, Kitabu'l-Mecruhln, I, 108; İbnü'l-Cevzi, el-İlelu'l-mutenıihiye, no. '772. Senedinde ismi geçen İsmfill b. Müslim el-Mekki'nin hadisi bir değer ifade etmez.

Abdullah b. Baba anlabyor:

#13,099
Arafat'ta Abdullah b. Amr'ın yanına geldim. Bir çadır Hill bölgesine, bir çadır da Harem bölgesine kurduğunu gördüm. Kendisine: "Niçin böyle yapbn?" diye sorduğumda "Harem' de namaz kılar, sonra ailemin yanına gidince, Hill' de olurum" dedi. "Peki, vitri nasıl kılarsın?" diye sordum. Dedi ki: "Benim en çok hoşuma giden vitir, yedi rekattır. Çünkü Allah gökleri yedi kat, yeri yedi kat, günleri yedi gün olarak yaratmış, tavaf sayısını yedi yapmış, Safa ile Merve arasındaki sa'yın yedi defa olmasına ve cemrelere yedi taş atılmasına hükmetmiştir." Sonra dedi ki: "Allah yeryüzünde cennetten yalnız şu yakutu; Hacer-i evsedi indirmiştir /yaratmıştır. Vallahi kıyamet gününden önce onu muhakkak (göğe) yükseltecektir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3453 *Bunu Taberanl, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravilerinden lsmalt b. Ömer'den ishak b. Rahaveyh rivayette bulunmuş olmasına rağmen kendisini tanımıyorum. Kalan ravileri ise Sahlh'in ravileridirler.

İbn Ebi Evfa bildiriyor:

#13,098
Resulullah (sallallalnı aleyhi vesellem) üç rekat vitir kılar ve rekatların ilkinde "Sebbihi' sme rabbike'l-ala", ikincisinde "Kul ya eyyuhe'l-kafiran" üçüncüsünde de "Kul huvellahu ehad" sürelerini okurdu. Selam verdiğinde ise sesini uzatarak "Subhfine'l-meliki'l-kuddus (Yüce meliki tespih/tenzih ederim)" derdi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3452 *Hadisi Bezzar rivayet etmiş olup ravilerinden Haşim b. Said'i İbn Main zayıf görürken, İbn Hibban güvenilir kabul etmiştir. Bezzar der ki: Haşim bu rivayette hata etmiştir.

İbn Abbas bildiriyor:

#13,097
Ben, Allah Resulü' nün(sallallalnıaleyhi vesellem) yanında geceledim. İlk tan ağarınca kalkıp her iki rekatta bir selam vererek dokuz rekat vitir kıldı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3451 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravilerinden Abbad b. Mansur hakkında tenkit vardır. ¹ ¹ Taberaru, el-Mu'cemu'l-kebir, no. 1189. Senedinde ismi geçen Yûnus b. Bukeyı hakkında da tenkit vardır.

Ebu Eyyûb' un bildirdiğine göre

#13,096
Resulullah (sailallahu aleyhi vesellem): "Beş rektit vitir kıl. Buna gücün yetmezse, üç rekat kıl. Buna da gücün yetmezse, bir rekat kıl. Buna da gücün yetmezse, ima ile kıl" buyurmuştur.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3450 Buradaki hadisi ise Ahmed b. Hanbel rivayet etmiş olup ravileri Sahih'in ravileridirler.

Ebu Uma.me bildiriyor:

#13,095
Hz. Peygamber (sailallahu aleyhi vesellem) dokuz rekAt vitir kılardı. Sonra kilo alıp şişmanlayınca, yedi rekat kılmaya başladı. Nitekim oturduğu yerde iki reka.t kılarak "İza. zulzileti'l-ard" ve "Kul ya eyyuhe'l-kafirtln" sürelerini okumuştur.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3449 *Hadisi Ahmed b. Hanbel ve ("Kul huvellahu ehad" suresini okudu) ilavesiyle el- Mu'cemu'l-keb'ir'de TaberAni rivayet etmiş olup Ahmed b. Hanbel'in ravileri güvenilir kimselerdir.

Abdullah b. Mes'ud

#12,472
sabah namazında kunut okumazdı. Vitir namazında ise kunut okuyacaksa, rekata başlamadan
önce okurdu. ²

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 3 Hn: 2823 ² Bkz. el-Mu'cemu'l-kebir, no. 9165

Ömer b. Hattâb radıyallahu anhu dedi ki:

#2,875 “لاَ يَبِعْ فِي سُوقِنَا إِلاَّ مَنْ قَدْ تَفَقَّهَ فِي الدِّينِ”
“Bizim pazarımızda, dinde fakih olanlar (yani alışverişin dini hükümlerini ticaret fıkhını) bilenlerden başkası (ticaret) yapmasın.” 

İmam Gazali'nin İhyasında ise:
كان يطوف بالسوق ويضرب بعض التجار بالدرة، ويقول: لا يبع في سوقنا إلا من يفقه، وإلا أكل الربا، شاء أم أبى
Halife hazreti Ömer r.a. çarşıyı ziyaret ediyor ve kırbacıyla da bazı tüccarlara/esnafa dürterek şöyle diyordu: “Bizim pazarımızda, fıkıh bilenlerden başkası (yani alışverişin dini hükümlerini bilmeyenler) satış (ticaret) yapmasın, (eğer ticaret fıkhını bilmeyenler ticaret yaparsa) isteyerek veya istemeyerek riba/faiz yer.” İmam Gazali, İhyau Ulumud Din Cilt 2 Ticaret bölümü.

Tirmizi, Vitr: 352 Hn: 487 Tirmîzî rivâyet etmiştir. Tirmîzî: Bu hadis hasen garibtir. Abbâs’ın adı; İbn Abdulazim’dir. Tirmîzî: Alâ b. Abdurrahman, Ebûl Hureka’nın azatlısı Yakub’un oğludur. Alâ tabiindendir. Enes ve başka sahabîlerden de hadis işitmiştir. Alâ’nın babası Abdurrahman b. Yakub’ta aynı şekilde tabiindendir. Ebû Hüreyre, Ebû Saîd el Hudrî ve İbn Ömer’den hadis işitmiştir. Alâ’nın dedesi Yakub ise tabiinin büyüklerindendir. Ömer b. Hattâb’a yetişmiş ve ondan hadis rivâyet etmiş kimselerdendir.

Ömer b. Hattâb r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#2,874 “إِنَّ الدُّعَاءَ مَوْقُوفٌ بَيْنَ السَّمَاءِ وَالأَرْضِ لاَ يَصْعَدُ مِنْهُ شَيْءٌ، حَتَّى تُصَلِّيَ عَلَى نَبِيِّكَ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّ”
 “Dua gök ile yer arasında durur, Peygamber s.a.v.’e salavat getirinceye kadar o duadan hiçbir şey Allah katına yükselmez.” 

Tirmizi, Vitr: 352 Hn: 486 Tirmîzî rivâyet etmiştir.

Ebû Hüreyre r.a.’den rivâyet edildiğine göre Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu: 

#2,873 “مَنْ صَلَّى عَلَيَّ صَلاَةً صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ عَشْرًا”
“Kim bana bir salavat getirirse, Allah’ta o kimseye on salavat getirmiş sevabı yazar.” 

Tirmizi, Vitr: 352 Hn: 485 Nesâî, Sehv: 47 Tirmîzî: Bu konuda Abdurrahman b. Avf, Âmir b. Rabia, Ammâr, Ebû Talha, Enes ve Übey b. Ka’b’tan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Ebû Hüreyre hadisi hasen sahihtir. Sûfyân es Sevrî ve pek çok ilim adamından rivâyet edildiğine göre; Allah’ın salat etmesi onun rahmet etmesi, meleklerin salat etmesi ise insanlara istiğfar bağışlanmalarını istemek, demektir.

 Abdullah b. Mesud r.a.’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurmuştur:

#2,872 “أَوْلَى النَّاسِ بِي يَوْمَ القِيَامَةِ أَكْثَرُهُمْ عَلَيَّ صَلاَةً”
“Kıyamet günü insanların bana en yakın olacak olanı, bana en çok salavat getirenidir.”

Tirmizi, Vitr: 352 Hn: 484 Tirmîzî rivâyet etmiştir. Tirmîzî: Bu hadis hasen garibtir. Peygamber s.a.v.’den şöyle de rivâyet edilmiştir: “Bana kim bir salavat getirirse Allah ona on kere rahmet eder.” Tirmîzî: Bu konuda Abdurrahman b. Avf, Âmir b. Rabia, Ammâr, Ebû Talha, Enes ve Ubey b. Ka’b’tan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Ebû Hüreyre hadisi hasen sahihtir. Sûfyân es Sevrî ve pek çok ilim adamlarından rivâyete göre, şöyle demişlerdir: Allah'ın salat etmesi onun rahmetidir, meleklerin salatı ise bağışlanma isteğindebulunmaktır

Ka’b b. Ucre r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ey Allah’ın Rasûlü! Sana selamın nasıl olduğunu öğrendik, şimdi nasıl salavat getireceğimizi öğrenebilir miyiz? Buyurdular ki; şöyle deyin: 

#2,871 “قُولُوا: اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ، كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ، وَبَارِكْ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ، كَمَا بَارَكْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ، قَالَ مَحْمُودٌ: قَالَ أَبُو أُسَامَةَ: وَزَادَنِي زَائِدَةُ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنِ الحَكَمِ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي لَيْلَى، قَالَ: وَنَحْنُ نَقُولُ: وَعَلَيْنَا مَعَهُمْ”
 “Allahummesalli ala Muhammedin ve ala ali Muhammed, kema salleyte ala İbrahime inneke hamidün mecid ve barik ala Muhammedin ve ala ali Muhammed kema barekte ala İbrahim inneke hamidün mecid.” “Ey Allah’ım Muhammed s.a.v.’e, onun soyuna sopuna ve inananyakınlarına İbrahim ve O’nun soy sopuna hoş muamele ettiğin gibi muamele et, gerçekten sen övülmeye layık şan ve şerefi yüce olansın. Muhammed s.a.v.’e onun soy sop ve inanan yakınlarına İbrahim a.s’ın soy sopu ve inanan yakınlarını mübarek kılıp bereketli hayatlar nasib ettiğin gibi mübarek kıl. Gerçekten sen övülmeye layık şanı şerefi yüce olansın.” 

Tirmizi, Vitr: 351 Hn: 483 Nesâî, Sehv: 46 Mahmûd, Ebû Üsâme’den naklen şöyle demiştir: Zaide, A’meş’den, Hakem’den, Abdurrahman b.ebî Leylâ’dan şu ilaveyi yapmıştır: “Bizde diyoruz ki “ve aleyna meahüm” onlarla birlikte bizim üzerimize de… Tirmîzî: Bu konuda Ali, Ebû Humeyd, Ebû Mes’ûd, Talha, Ebû Saîd, Büreyde, Zeyd b. Hârice ve Ebû Hüreyre’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Ka’b b. Ucre hadisi hasen sahihtir. Abdurrahman b. ebî Leylâ’nın künyesi Ebû İsa’dır. Ebû Leylâ’nın ismi ise Yesâr’dır.

Ebu Rafi’ r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah s.a.v., amcası Abbâs’a:

#2,870 “يَا عَمِّ أَلاَ أَصِلُكَ، أَلاَ أَحْبُوكَ، أَلاَ أَنْفَعُكَ، قَالَ: بَلَى يَا رَسُولَ اللهِ، قَالَ: يَا عَمِّ، صَلِّ أَرْبَعَ رَكَعَاتٍ تَقْرَأُ فِي كُلِّ رَكْعَةٍ بِفَاتِحَةِ الكِتَابِ وَسُورَةٍ، فَإِذَا انْقَضَتِ القِرَاءَةُ، فَقُلْ: اللَّهُ أَكْبَرُ، وَالحَمْدُ لِلَّهِ، وَسُبْحَانَ اللهِ، وَلاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ، خَمْسَ عَشْرَةَ مَرَّةً قَبْلَ أَنْ تَرْكَعَ، ثُمَّ ارْكَعْ فَقُلْهَا عَشْرًا، ثُمَّ ارْفَعْ رَأْسَكَ فَقُلْهَا عَشْرًا،” “ثُمَّ اسْجُدْ فَقُلْهَا عَشْرًا، ثُمَّ ارْفَعْ رَأْسَكَ فَقُلْهَا عَشْرًا، ثُمَّ اسْجُدْ فَقُلْهَا عَشْرًا، ثُمَّ ارْفَعْ رَأْسَكَ فَقُلْهَا عَشْرًا قَبْلَ أَنْ تَقُومَ، فَتِلْكَ خَمْسٌ وَسَبْعُونَ فِي كُلِّ رَكْعَةٍ وَهِيَ ثَلاَثُمِائَةٍ فِي أَرْبَعِ رَكَعَاتٍ، وَلَوْ كَانَتْ ذُنُوبُكَ مِثْلَ رَمْلِ عَالِجٍ غَفَرَهَا اللَّهُ لَكَ، قَالَ: يَا رَسُولَ اللهِ، وَمَنْ يَسْتَطِيعُ أَنْ يَقُولَهَا فِي يَوْمٍ، قَالَ: إِنْ لَمْ تَسْتَطِعْ أَنْ تَقُولَهَا فِي يَوْمٍ فَقُلْهَا فِي جُمْعَةٍ، فَإِنْ لَمْ تَسْتَطِعْ أَنْ تَقُولَهَا فِي جُمُعَةٍ فَقُلْهَا فِي شَهْرٍ، فَلَمْ يَزَلْ يَقُولُ لَهُ، حَتَّى قَالَ: فَقُلْهَا فِي سَنَةٍ”
Ebu Rafi’ r.a.’den rivayete göre, şöyle demiştir: Rasulullah s.a.v., amcası Abbas’a: “Ey Amca sana akrabalık bağı dolayısıyla bir iyilikte bulunayım mı? Bir iyilik yaparak seni faydalandırayım mı?” Abbas: “Evet, ey Allah’ın elçisi” dedi. Bunun üzerine buyurdular ki: “Ey amca dört rek’atlık bir namaz kıl her rek’atta Fatiha ile beraber bir sure okursun sonra on beş kere: “Allahüekber velhamdülillahi ve subhanallahi vela ilahe illallah” de sonra rüku’da on sefer söyle, secdede on sefer söyle, sonra başını secdeden kaldır on sefer söyle, ikinci secdeye vardığında yine on sefer söyle ikinci secdeden kalkınca ayağa kalkmadan yine on sefer söyle böylece bu tesbihlerin sayısı her rek’atta yetmiş beş eder, dört rek’atta üç yüz tesbih eder. Artık senin günahların çöllerin kumlarısayısı kadar olsa bile Allah onları bağışlar. Abbas: Ey Allah’ın Rasulü! Dedi. Bu şekilde her gün kim yapabilir? Bunun üzerine Rasulullah s.a.v., buyurdular ki: Her gün yapmaya gücün yetmezse cumadan cumaya yani haftada bir yap, haftada bir yapmaya da gücün yetmezse, ayda bir de olsa bu namazı kıl onu da yapmaya güç yetiremez isen senede bir sefer de olsa bu namazı kıl.” İbn Abbas rivayetinde şu fazlalık vardır: Bunu da yapamazsan ömründe bir defa kıl

Tirmizi, Vitr: 350 Hn: 482 İbn Mâce, İkame, 190 Tirmîzî: Bu hadis Ebû Rafi’, rivâyetinden dolayı garibtir.

(Bu hadis ile 482 numaralı hadis yer değiştirmiş gibi gözüküyor, 482 numaralı hadis önce okunsa daha iyi anlaşılır.) 481- Enes b. Mâlik r.a.’den rivâyete göre, annesi Ümmü Süleym, Peygamber s.a.v.’e giderek:

#2,869 “أَنَّ أُمَّ سُلَيْمٍ، غَدَتْ عَلَى النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَقَالَتْ: عَلِّمْنِي كَلِمَاتٍ أَقُولُهُنَّ فِي صَلاَتِي، فَقَالَ: كَبِّرِي اللَّهَ عَشْرًا، وَسَبِّحِي اللَّهَ عَشْرًا، وَاحْمَدِيهِ عَشْرًا، ثُمَّ سَلِي مَا شِئْتِ، يَقُولُ: نَعَمْ نَعَمْ”
“Namazımda okuyacağım şeyleri bana öğret” dedi. Bunun üzerine Rasulullah s.a.v. buyurdu ki: “On kere Allahüekber, on kere Sübhanallah, on kere Elhamdülillah de sonra dileğin ne ise onu iste. Bu isteklerine Allah evet evet diye buyurur.”

Tirmizi, Vitr: 350 Hn: 481; Ebû Dâvûd, Tatavvu: 14  Tirmîzî: Bu konuda İbn Abbâs, Abdullah b. Amr, Fadl b. Abbâs ve Ebû Rafî’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Enes hadisi hasen garibtir. Peygamber s.a.v.’den tesbih namazıyla alakalı pek çok hadis rivâyet edilmiş çoğunluğu sahih değildir. İbn’ül Mübarek ve pek çok ilim adamı tesbih namazıyla alakalı rivâyetleri ortaya koyarak bu namazın değer ve kıymetini dile getirmektedirler. Ahmed b. Abde ed Dabbî’nin, Ebû Vehb’den bize aktardığına göre Abdullah b. Mübarek’e tesbih namazı hakkında sordum dedi ki: “tekbîr aldıktan sonra “Subhaneke” duasını okursun sonra on beş kere “Sübhanallahi velhamdülillahi vela ilahe illallahû vallahü ekber” der, euzu besmele çeker Fatiha süresiyle birlikte bir süre okur ve sonra on kere “Subhanallahi velhamdülillahi vela ilahe illallahû vallahü ekber”dersin sonra rükû’ a gider aynı şekilde on kere söylersin rükû’dan kalkınca tekrar on kere söylersin. Secdeye varınca on sefer söyler secdeden kalkınca yine on sefer söyler sonra ikinci secdeye giderek tekrar on sefer söyle, bu şekilde dört rek’atı tamamlarsın. İşte böylece her rek’atta yetmiş beş tesbih okursun, her rek’ata on beş tesbihle başlar, fatiha ve sûre okuduktan sonra on tesbih getirerek namaz devam eder. Bu namazın gece kılınması ve iki rek’atta bir selam verilmesi bana göre daha iyidir. Gündüz kılarsa dilerse iki rek’at dilerse dört rek’atta bir selam verebilir. Ebû Vehb diyor ki: Abdulaziz b. ebû Rizme, Abdullah b. Mübarek’den naklederek şu ilaveyi yaptı:“Rükû’ da üç sefer Sübhane Rabbiyel azım, secdede üç sefer Sübhane Rabbiyel A’la der ve söylenen tesbihatlara devam eder.” Ahmed b. Abde, Vehb b. Zem’a yoluyla Abdulaziz’den ki; O, Ebû Rizme’nin oğludur, naklederek şöyle dedi: Abdullah b. Mübarek’e sordum tesbih namazında bir kimse yanılırsa sehv secdelerinde onar kere mi tesbih getirmesi gerekir? Hayır dedi. Onların sayısı üç yüz tesbihtir.

Câbir b. Abdillah r.a.’den rivâyete göre: Rasûlullah s.a.v. her işimizde bize Kur’ân’dan sûre öğretir gibi istihareyi öğretirdi ve şöyle derdi; 

#2,868 “كَانَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يُعَلِّمُنَا الاِسْتِخَارَةَ فِي الأُمُورِ كُلِّهَا كَمَا يُعَلِّمُنَا السُّورَةَ مِنَ القُرْآنِ، يَقُولُ: إِذَا هَمَّ أَحَدُكُمْ بِالأَمْرِ فَلْيَرْكَعْ رَكْعَتَيْنِ مِنْ غَيْرِ الفَرِيضَةِ، ثُمَّ لِيَقُلْ: اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْتَخِيرُكَ بِعِلْمِكَ، وَأَسْتَقْدِرُكَ بِقُدْرَتِكَ، وَأَسْأَلُكَ مِنْ فَضْلِكَ العَظِيمِ، فَإِنَّكَ تَقْدِرُ وَلاَ أَقْدِرُ، وَتَعْلَمُ وَلاَ أَعْلَمُ، وَأَنْتَ عَلاَّمُ الغُيُوبِ، اللَّهُمَّ إِنْ كُنْتَ تَعْلَمُ أَنَّ هَذَا الأَمْرَ خَيْرٌ لِي فِي دِينِي وَمَعِيشَتِي وَعَاقِبَةِ أَمْرِي، أَوْ قَالَ: فِي عَاجِلِ أَمْرِي وَآجِلِهِ، فَيَسِّرْهُ لِي، ثُمَّ بَارِكْ لِي فِيهِ، وَإِنْ كُنْتَ تَعْلَمُ أَنَّ هَذَا الأَمْرَ شَرٌّ لِي فِي دِينِي وَمَعِيشَتِي وَعَاقِبَةِ أَمْرِي، أَوْ قَالَ: فِي عَاجِلِ أَمْرِي وَآجِلِهِ، فَاصْرِفْهُ عَنِّي، وَاصْرِفْنِي عَنْهُ، وَاقْدُرْ لِي الخَيْرَ حَيْثُ كَانَ، ثُمَّ أَرْضِنِي بِهِ، قَالَ: وَيُسَمِّي حَاجَتَهُ”
“Sizden biriniz bir işi yapmak istediğinde farz namazdan başka iki rek’at namaz kılsın ve şöyle desin “Ey Allah’ım hakkımda hayırlısını bildiğin için ben de senden hakkımda hayırlısı ne ise onu bildirmeni isterim. Senin güç ve kuvvetinle beni güçlendirmeni isterim ve her şeyi senin büyük lutfundan isterim. Çünkü senin her şeye gücün yeter benim ise hiçbir şeye gücüm yetmez, sen her şeyi bilirsin ben ise bilemem akıl ve düşünmeyle bilinmeyecek her şeyi bilen sadece sensin. Ey Allah’ım şu yapacağım işin benim için dinim, yaşayışım ve işimin sonu hakkında hayırlı olduğunu biliyorsan -ki mutlaka bilmektesin- onu yapmayı bana kolay getir. Eğer bu iş benim için dinim, yaşantım ve işimin sonucu hakkında kötü olduğunu biliyorsan -kimutlaka bilmektesin- onu benden uzaklaştır veya bu günüm ve geleceğim şeklinde dedi beni de ondan uzak eyle hayır nerede ise onu benim için takdir et ve ona razı et, beni diyerek, işi ne ise onu söyler.” 

Tirmizi, Vitr: 349 Hn: 480; Nesâî, Nikah: 27; Ebû Dâvûd, Vitr: 31  Tirmîzî: Bu konuda Abdullah b. Mes’ûd ve Ebû Eyyûb’tan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Câbir hadisi hasen sahih garibtir ve sadece Abdurrahman b. ebil Mevalî yoluyla bilmekteyiz. Bu kimse Medîneli bir ihtiyar olup güvenilir bir kimsedir. Sûfyân ondan hadis rivâyet etmiştir. Pek çok hadis imâmı da yine ondan hadis rivâyet etmişlerdir. İsmi: Abdurrahman b. Zeyd b. ebil Mevalî’dir.

Abdullah b. Sâib r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir; Rasûlullah s.a.v., güneş batıya kayınca öğleden önce dört rek’at namaz kılar ve şöyle buyururdu:

#2,866 “أَنَّ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ كَانَ يُصَلِّي أَرْبَعًا بَعْدَ أَنْ تَزُولَ الشَّمْسُ قَبْلَ الظُّهْرِ، وَقَالَ: إِنَّهَا سَاعَةٌ تُفْتَحُ فِيهَا أَبْوَابُ السَّمَاءِ، وَأُحِبُّ أَنْ يَصْعَدَ لِي فِيهَا عَمَلٌ صَالِحٌ.”
“O vakit gök kapılarının açıldığı bir saattir. Ben de amelimin o saatte Allah’a yükselmesini severim.”

 Tirmizi, Vitr: 347 Hn: 478; Müsned: 14849 Tirmîzî: Bu konuda Ali ve Ebû Eyyûb’tan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Abdullah b. Sâib hadisi hasen garibtir. Peygamber s.a.v.’den şöyle de rivâyet edilmiştir: “O güneş batıya kayınca dört rek’at namaz kılar ve sonuncu rek’atta selam verirdi.”

Ebu Said el Hudri r.a. ’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#2,865 “كَانَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يُصَلِّي الضُّحَى حَتَّى نَقُولَ لاَ يَدَعُ، وَيَدَعُهَا حَتَّى نَقُولَ لاَ يُصَلِّي”
 “Rasulullah s.a.v. Kuşluk namazını devamlı kılardı ki, asla bırakmayacak derdik ve yine Kuşluk namazını günlerce bırakırdı ki artık onu hiç kılmayacak derdik.”

 Tirmizi, Vitr: 346 Hn: 477; Müslim, Müsafirîn: 13 Tirmîzî: Bu hadis hasen garibtir

Ebû Hüreyre (r.a.) dedi ki: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

#2,512 مَنْ حَافَظَ عَلَى شُفْعَةِ الضُّحَى غُفِرَ لَهُ ذُنُوبُهُ وَإِنْ كَانَتْ مِثْلَ زَبَدِ البَحْرِ
“Kim çift çift kılınan Duha namazına devam ederse, denizin köpüğü kadar bile olsa günahları affedilir.”

Tirmizi, Vitr: 346 Hn: 476; Ebû Dâvûd, Tatavvu: 12 ve diğerleri. Tirmîzî: Vekî’, Nadr b. Şümeyl ve pek çok hadisçiler bu hadisi Nehhas b. Kahm’den rivâyet etmişlerdir. Bu hadisi sadece onun rivâyetinden bilmekteyiz.

Ebûd Derdâ ve Ebû Zerr (r.anhüma)’dan: Rasûlullah (s.a.v.), Allah’ın şöyle buyurduğunu haber verdi:

#2,510 ابْنَ آدَمَ ارْكَعْ لِي أَرْبَعَ رَكَعَاتٍ مِنْ أَوَّلِ النَّهَارِ أَكْفِكَ آخِرَهُ
“Ey Ademoğlu, gündüzün başlangıcında dört rekat namaz kıl ki, gündüzün sonuna kadar senin her türlü ihtiyaçlarını karşılayım.” ž

Tirmizi, Vitr: 346 Hn: 475; Ebû Dâvûd, Tatavvu: 12 ve diğerleri. Tirmîzî: Bu hadis hasen garibtir. Kutsi hadis.

Abdurrahman b. ebî Leylâ dedi ki:

#2,508 رَأَى النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يُصَلِّي الضُّحَى، إِلاَّ أُمَّ هَانِئٍ، فَإِنَّهَا حَدَّثَتْ أَنَّ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ دَخَلَ بَيْتَهَا يَوْمَ فَتْحِ مَكَّةَ فَاغْتَسَلَ، فَسَبَّحَ ثَمَانَ رَكَعَاتٍ، مَا رَأَيْتُهُ صَلَّى صَلاَةً قَطُّ أَخَفَّ مِنْهَا، غَيْرَ أَنَّهُ كَانَ يُتِمُّ الرُّكُوعَ وَالسُّجُودَ
“Rasulullah (s.a.v.)’in, Kuşluk namazı kıldığını bana Ümmü Hani anlattı. Mekke fethi günü Rasulullah (s.a.v.)’in kendi evine girdiğini guslederek sekiz rek’at kıldığını aktardı ve dedi ki: “Rasulullah (s.a.v.)’in bu sekiz rek’attan daha hafif namaz kıldığını hiç görmedim rüku’ ve secdelerini tam yapmıştı.”

Tirmizi, Vitr: 346 Hn: 474; Müslim, Müsafirîn: 13 ve diğerleri. Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir. Ahmed: Bu konuda en sahih hadis Ümmü Hanî’nin hadisidir. Hadisçiler Nuaym’ın kim olduğu hakkında ihtilaf ettiler; bir kısmı Nuaym b. HAmmâr’dır derken bir kısmı da İbn Hemmar, İbn Hebbar ve İbn Hemam demişlerdir. Doğrusu İbn Hemmar’dır. Buhârî’nin hocası Ebû Nuaym bu kimse hakkında şüphe ederek “İbn Himaz” demekte ve yanılmaktadır. Sonra bu kanaatinden vazgeçerek “Nuaym Rasûlullah (s.a.v.)’den …) demektedir. Tirmîzî: Abd b. Humeyd bunu bana Buhârî’nin hocası Ebû Nuaym’den haber vermiştir.

Enes b. Malik (r.a.)’den rivayete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

#2,505 مَنْ صَلَّى الضُّحَى ثِنْتَيْ عَشْرَةَ رَكْعَةً بَنَى اللَّهُ لَهُ قَصْرًا مِنْ ذَهَبٍ فِي الجَنَّةِ
“Kim on iki rekat kuşluk namazı kılarsa Allah o kimseye Cennet’te altından bir köşk yapar.”

Tirmizi, Vitr: 346 Hn: 473; Müslim, Müsafirin: 13; Ebu Davud, Tatavvu: 12 ve diğerleri. Tirmîzî: Bu konuda Ümmü Hani, Ebu Hüreyre, Nuaym b. Hemmar, Ebu Zerr, Aişe, Ebu Ümame, Utbe b. Abdis Sülemi, İbn ebi Evfa, Ebu Said, Zeyd b. Erkam ve İbn Abbas’tan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Enes hadisi garibtir, sadece bu şekliyle bilmekteyiz.

Said b. Yesar rahimullah dedi ki:

#2,504 كُنْتُ أَمْشِي مَعَ ابْنِ عُمَرَ فِي سَفَرٍ، فَتَخَلَّفْتُ عَنْهُ، فَقَالَ: أَيْنَ كُنْتَ؟ فَقُلْتُ: أَوْتَرْتُ، فَقَالَ: أَلَيْسَ لَكَ فِي رَسُولِ اللهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ؟ رَأَيْتُ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يُوتِرُ عَلَى رَاحِلَتِهِ
“Bir yolculukta İbn Ömer’le beraberdim, biraz geri kalmıştım. Nerede idin? Diye sordu, vitr namazını kıldım dedim. Dedi ki: “Rasülullah (s.a.v.) senin için en güzel örnek değil mi? Ben Rasulullah (s.a.v.)’i biniti üzerinde vitr namazı kılarken gördüm.”

Tirmizi, Vitr: 345 Hn: 472; İbn Mace, İkame: 127 ve diğerleri. Tirmîzî: Bu konuda İbn Abbas’tan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: İbn Ömer hadisi hasen sahihtir. Peygamber (s.a.v.)’in ashabından ve daha sonraki dönemlerden bir kısım ilim adamları binit üzerinde vitr kılınabileceği görüşündedirler. Şâfii, Ahmed ve İshâk bunlardandır. Bir kısım ilim adamları ise: “Binit üzerinde vitr namazı kılınmaz, binitten iner ve yerde kılar” demektedirler. Küfeli bazı alimler böyle düşünürler.

Ümmü Seleme (r.a.)’dan:

#2,503 أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ كَانَ يُصَلِّي بَعْدَ الوِتْرِ رَكْعَتَيْنِ
“Nebi (s.a.v.) vitr namazından sonra iki rek’at namaz kılardı.”

Tirmizi, Vitr: 344 Hn: 471; Darimi, Salat: 215 ve diğerleri. Tirmîzî: Bu hadis benzeri şekillerde Ebu Ümame, Aişe ve başkaları tarafından da rivâyet edilmiştir.

Talk b. Ali (r.a.) dedi ki: Rasülullah (s.a.v.)’den işittim buyurdular ki:

#2,502 لاَ وِتْرَانِ فِي لَيْلَةٍ. وَاخْتَلَفَ أَهْلُ العِلْمِ فِي الَّذِي يُوتِرُ مِنْ أَوَّلِ اللَّيْلِ، ثُمَّ يَقُومُ مِنْ آخِرِهِ
“Bir gecede iki kere, vitr namazı kılınmaz yani vitiri kıldıktan sonra gece namazı kılarsa tekrar vitr kılmasına gerek yoktur.”

Tirmizi, Vitr: 344 Hn: 470; Ebu Davud, Vitr: 9 ve diğerleri. Tirmîzî: Bu hadis hasen garibtir. İlim adamaları, gecenin öncesinde vitiri kılıp sonra gece namazı için kalkan kimsenin durumunda değişik görüşler ortaya koydular. Rasûlullah (s.a.v.)’in ashabı ve daha sonrakilerden bir kısmı: Bu durumdaki kimsenin vitr namazı bozulmuş olur gecenin öncesinde kıldığı vitr namazına bir rekat ilave eder, sonra dilediği kadar gece namazı kılar daha sonra gece namazının sonunda vitr namazını kılar, böyle yapmakla bir gecede iki vitr kılınmaz hadisine de uyulmuş olur. İshâk bunlardandır. Rasûlullah (s.a.v.)’in ashabı ve diğer bazı ilim adamları ise gecenin öncesinde vitr namazı kılan kimse, uyur sonra gece namazı için kalkar ve dilediği kadar namaz kılar, önceki kıldığı vitr namazını kıldığı şekilde bırakır. Sûfyân es Sevrî, Mâlik b. Enes, İbn’ül Mübarek, Şâfii, Küfeliler ve Ahmed, bunlardandır. Bu görüş daha sahihtir, çünkü Rasûlullah (s.a.v.)’in vitr namazından sonra namaz kıldığı değişik rivâyetlerle bize ulaşmıştır.

İbn Ömer (r.a.)’dan: Nebi (s.a.v.) şöyle buyurdu:

#2,501 إِذَا طَلَعَ الفَجْرُ فَقَدْ ذَهَبَ كُلُّ صَلاَةِ اللَّيْلِ، وَالوِتْرُ، فَأَوْتِرُوا قَبْلَ طُلُوعِ الفَجْرِ
“Sabah namazı vakti girince gece namazı ve vitr namazı kılınmaz öyleyse sabah namazı vakti girmeden vitr namazını kılın.”

Tirmizi, Vitr: 343 Hn: 469; Ebu Davud, Vitr: 9 ve diğerleri. Tirmîzî: Hadis bu sözlerle sadece Süleyman b. Musa, tarafından rivâyet edilmiştir. Rasûlullah (s.a.v.)’in şöyle buyurduğu da rivâyet edilmektedir: “Sabah namazından sonra vitr kılınmaz.” Pek çok ilim adamı bu görüştedirler. Şâfii, Ahmed ve İshâk; sabah namazından sonra vitr kılınmaz, görüşündedirler.

Ebu Said el Hudri (r.a.) dedi ki: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

#2,500 أَوْتِرُوا قَبْلَ أَنْ تُصْبِحُوا
“Sabah girmeden önce vitr namazını kılın.”

Tirmizi, Vitr: 343 Hn: 468; Ebu Davud, Vitr: 7 ve diğerleri.

İbn Ömer (r.a.)’dan: Nebi (s.a.v.) şöyle buyurdu:

#2,499 بَادِرُوا الصُّبْحَ بِالوِتْرِ
“Sabah olmadan önce, vitr namazını kılmakta acele edin.”

Tirmizi, Vitr: 343 Hn: 467; Ebu Davud, Vitr: 7 ve diğerleri. Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir.

Zeyd b. Eslem (r.a.)’ın babasından rivayet edildiğine göre, Rasülullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

#2,498 مَنْ نَامَ عَنْ وِتْرِهِ فَلْيُصَلِّ إِذَا أَصْبَحَ
“Kim vitr namazını uykudan dolayı geçirmişse sabahladığında hemen kılsın.”

Tirmizi, Vitr: 342 Hn: 465; İbn Mace, İkame: 122 ve diğerleri. Tirmîzî: Bu hadis bir önceki hadisten daha sahihtir. Tirmîzî: Süleyman b. Eş’as da denilen Ebû Dâvûd es Siczî’den işittiğime göre, şöyle diyordu: Ahmed b. Hanbel’e, Abdurrahman b. Zeyd b. Eslem’i sordum, kardeşi Abdullah’ın zararsız olduğunu söyledi. Tirmîzî: Buhârî’den işittiğime göre, Ali b. Abdullah, Abdurrahman b. Zeyd b. Eslem, zayıftır. Abdullah b. Zeyd b. Eslem ise güvenilir bir kimsedir. Küfelilerden bazıları bu hadisle amel etmişler olup, kişi güneş doğduktan sonra bile olsa hatırladığı zaman vitiri kılar, demektedirler. Sûfyân es Sevrî, gibi.

Ebu Said el Hudri (r.a.) rivayete göre dedi ki: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

#2,497 مَنْ نَامَ عَنِ الوِتْرِ أَوْ نَسِيَهُ فَلْيُصَلِّ إِذَا ذَكَرَ وَإِذَا اسْتَيْقَظَ
“Kim vitr namazını uykuda veya unutarak geçirirse hatırladığı ve uyandığı zaman hemen kılsın.”

Tirmizi, Vitr: 342 Hn: 465; İbn Mace, İkame: 122 ve diğerleri.

Hazreti Hasan b. Ali (r.a.) dedi ki:

#2,496 عَلَّمَنِي رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ كَلِمَاتٍ أَقُولُهُنَّ فِي الوِتْرِ: اللَّهُمَّ اهْدِنِي فِيمَنْ هَدَيْتَ، وَعَافِنِي فِيمَنْ عَافَيْتَ، وَتَوَلَّنِي فِيمَنْ تَوَلَّيْتَ، وَبَارِكْ لِي فِيمَا أَعْطَيْتَ، وَقِنِي شَرَّ مَا قَضَيْتَ، فَإِنَّكَ تَقْضِي وَلاَ يُقْضَى عَلَيْكَ، وَإِنَّهُ لاَ يَذِلُّ مَنْ وَالَيْتَ، تَبَارَكْتَ رَبَّنَا وَتَعَالَيْتَ
“Rasulullah (s.a.v.) vitirde okuyacağım duayı bana öğretti, “Allah’ım sıhhat ve afiyetle kıldıklarında beraber beni de afiyette kıl, işlerini güzelce ayarladığın kimseler gibi benimde vekilim ol, hidayete erdirdiklerinle beni de hidayette kıl. Kaderin şerrinden beni koru, bana verdiğin nimetleri bereketlendir. Sen herkese hükmedersin sana hükmedilemez velisi olduğun kimse asla zelil olmaz, eksiklikler sana yakışmaz. Ey Rabbimiz! Yücesin ve kutlusun.”

Tirmizi, Vitr: 341 Hn: 464; Ebu Davud, Vitr: 5; İbn Mace, İkame: 117 ve diğerleri. Tirmîzî: Bu konuda Ali (r.a.)’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Bu hadis hasen olup; bu şekliyle Rabia b. Şeyban denilen Ebûl Havra es Sadî’nin rivâyetiyle bilmekteyiz. Vitirde kunut hakkında rivâyet edilen bundan daha iyi bir hadis bilmiyoruz. İlim adamları vitirde kunut hakkında değişik görüşler ortaya koymuşlar olup; Abdullah b. Mes’ûd, bütün sene vitirde kunutun rükû’ dan önce yapılmasını öngörürdü. Bir kısım ilim adamları da bu görüşte olup Sûfyân es Sevrî, İbn’ül Mübarek, İshâk ve Küfeliler bunlardandır. Ali b. ebî Talip’den, Ramazan’ın ikinci yarısında rükû’ dan sonra kunut yaptığı da rivâyet edilmiştir. Şâfii ve Ahmed gibi bazı ilim adamları da bunlardandır.

Abdulaziz b. Cüreyc rahimullah dedi ki: “Aişe (r.anha)’a, Rasülullah (s.a.v.) vitr namazında ne okurdu diye sordum. Dedi ki:

#2,495 كَانَ يَقْرَأُ فِي الأُولَى: بِ {سَبِّحِ اسْمَ رَبِّكَ الأَعْلَى}، وَفِي الثَّانِيَةِ بِ {قُلْ يَا أَيُّهَا الكَافِرُونَ}، وَفِي الثَّالِثَةِ بِ {قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ}، وَالمُعَوِّذَتَيْنِ
“Birinci rekatta Ala suresi, ikinci rekatta Kafirun suresi, üçüncü rekatta İhlas ve Muavvizeteyn yani Felak ve Nas surelerini okurdu.”

Tirmizi, Vitr: 340 Hn: 463; Ebu Davud, Vitr: 4; İbn Mace, İkame: 117 ve diğerleri.Tirmîzî: Bu hadis hasen garibtir. Tirmîzî: Abdulaziz, A’ta’nın arkadaşı olan İbn Cüreyc’in babasıdır. İbn Cüreyc’in ismi ise; Abdulmelik b. Abdulaziz b. Cüreyc’tir. Yahya b. Saîd el Ensarî bu hadisi Amre ve Âişe’den rivâyet etmiştir.

İbn Abbas (r.a.) dedi ki:

#2,494 كَانَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقْرَأُ فِي الوِتْرِ: بِ {سَبِّحِ اسْمَ رَبِّكَ الأَعْلَى} وَ {قُلْ يَا أَيُّهَا الكَافِرُونَ، وَ {قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ}
“Rasülullah (s.a.v.) vitirde “A’la, Kafirun ve İhlas” surelerini, her birini bir rekatta okurdu.”

Tirmizi, Vitr: 340 Hn: 462; Ebu Davud, Vitr: 4; İbn Mace, İkame: 115 ve diğerleri. Tirmîzî: Bu konuda Ali, Âişe, Abdurrahman b. Ebza ve Übey b. Ka’b’dan da hadis rivâyet edilmiştir. Ayrıca; Abdurrahman b. Ebza’dan da yine rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Yine Rasûlullah (s.a.v.)’in vitirin üçüncü rek’atında; Nas, Felak ve İhlas sûrelerini okuduğu da rivâyet edilmiştir. Sahabe ve tabiin dönemi ilim adamlarının çoğunluğu üç rek’atın her birinde; A’la, Kafirun ve İhlas sûrelerini okumayı tercih etmişlerdir.

Ali (r.a.) dedi ki:

#2,492 كَانَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يُوتِرُ بِثَلاَثٍ يَقْرَأُ فِيهِنَّ بِتِسْعِ سُوَرٍ مِنَ الْمُفَصَّلِ، يَقْرَأُ فِي كُلِّ رَكْعَةٍ بِثَلاَثِ سُوَرٍ آخِرُهُنَّ {قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ}
“Rasülullah (s.a.v.), vitiri üç rekat olarak kılar bu rekatlarda dokuz kısa sure okur, her rekatta üç sure okurdu ki son okuduğu sure “İhlas” suresi olurdu.”

Tirmizi, Vitr: 338 Hn: 460; Ahmed, Müsned Hn: 640 ve diğerleri. Tirmîzî: Bu konuda İmran b. Husayn, Aişe, İbn Abbas, Ebu Eyyub’dan da hadis rivâyet edilmiştir. Abdurrahman b. Ebza yoluyla Übey b. Ka’b’den hadis rivâyet edilmiştir. Aynı şekilde Abdurrahman b. Ebza’nın kendisinden de hadis rivâyet edilmiştir. Bazı hadisçiler Abdurrahman’ın kendisinden rivâyet etmekte Übey b. Ka’b’ı zikretmemektedirler. Kimisi de Abdurrahman b. Ebza ve Übey b. Ka’b diyerek rivâyet etmektedirler. Tirmîzî: Rasûlullah (s.a.v.)’in ashabından ve sonraki dönemlerden bir kısım ilim adamları vitr namazının üç rek’at kılınması görüşündedirler. Sûfyân es Sevrî diyor ki: Dilersen beş, dilersen üç, istersen bir rek’at kılabilirsin, ben üç rek’at kılmayı seviyorum. İbn’ül Mübarek ve Küfelilerin görüşleri de böyledir. Saîd b. Yakup et Talekanî, Hammad b. Zeyd’den, Hişâm’dan, Muhammed b. Sirin’den naklederek demişlerdir ki: Yani sahabe ve tabiin ileri gelenleri beş, üç ve tek rek’at olarak kılarlar, hepsini de iyi görürlerdi.

Ümmü Seleme (r.anha) dedi ki:

#2,478 كَانَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يُوتِرُ بِثَلاَثَ عَشْرَةَ، فَلَمَّا كَبِرَ وَضَعُفَ أَوْتَرَ بِسَبْعٍ
“Raslullah (s.a.v.) on üç rek’at kılarak vitr yapardı, yaşlanıp zayıf düşünce yedi rek’atla vitr yapardı.” Peygamber (s.a.v.)’den الوَتْرُ بِثَلاَثَ عَشْرَةَ، وَإِحْدَى عَشْرَةَ، وَتِسْعٍ، وَسَبْعٍ، وَخَمْسٍ، وَثَلاَثٍ، وَوَاحِدَةٍ on üç, on bir, dokuz, yedi, beş, üç, bir rekat olduğu hakkında da rivayet edilmiştir. İshak b. İbrahim: “Rasülullah (s.a.v.) on üç rekat vitr kılardı” hadisinin manası: Vitirle birlikte gece namazı toplam on üç rek’at olurdu demektedir. Bu yüzden gece namazı vitire ilave edilerek söylenmiş oldu, diyerek, Aişe (r.anha)’dan da bir hadis rivayet etmiştir, ayrıca şu hadisi de delil getirmektedir. “Ey Kuran’a mensup kimseler vitr kılın.” Burada gece namazı kastedilmiş olup, gece namazının Kur’an’ı iyi bilenlerin vazifesi olduğu kastedilmiştir. 458- (Arapça orjinalinde 458. hadis atlanmış olup 457. hadisin içerisinde açıklama bölümünde verilen bu hadis; 458 numaralı hadis olabilir.)

Tirmizi, Vitr: 336 Hn: 457-458; Ebu Davud, Vitr: 3; Buhari, Vitr: 2 ve diğerleri. Tirmîzî: Bu konuda Aişe (r.anha)’dan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Ümmü Seleme hadisi hasendir.

Mesruk rahimullah'dan:

#2,477 أَنَّهُ سَأَلَ عَائِشَةَ عَنْ وِتْرِ رَسُولِ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ؟ فَقَالَتْ: مِنْ كُلِّ اللَّيْلِ قَدْ أَوْتَرَ أَوَّلَهُ، وَأَوْسَطَهُ، وَآخِرَهُ، فَانْتَهَى وِتْرُهُ حِينَ مَاتَ إِلَى السَّحَرِ
Mesruk, Aişe (r.anha)’ya Rasülullah (s.a.v.)’in vitirinden sordu da; Aişe şu şekilde cevap verdi: “Gecenin her vaktinde vitr kılmıştır, yani gecenin başında, ortasında ve sonunda. Ömrünün sonlarına doğru ise seher vaktinde kılardı.”

Tirmizi, Vitr: 335 Hn: 456; Ebu Davud, Vitr: 8; İbn Mace: İkame: 121 ve diğerleri. Tirmîzî: Ebû Husayn’ın ismi “Osman b. Âsım el Esedî’dir. Tirmîzî: Bu konuda Ali, Câbir, Ebû Mes’ûd el Ensarî ve Ebû Katâde’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Âişe hadisi hasen sahihtir. Bazı ilim adamları vitiri gecenin sonunda kılmayı tercih etmişlerdir.

Ebû Hüreyre (r.a.) dedi ki:

#2,476 أَمَرَنِي رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَنْ أُوتِرَ قَبْلَ أَنْ أَنَامَ
“Rasulullah (s.a.v.) bana uyumadan önce vitiri kılmamı emretti.” Rasulullah (s.a.v.)’den rivayet edildiğine göre şöyle buyurmuş: مَنْ خَشِيَ مِنْكُمْ أَنْ لاَ يَسْتَيْقِظَ مِنْ آخِرِ اللَّيْلِ فَلْيُوتِرْ مِنْ أَوَّلِهِ، وَمَنْ طَمِعَ مِنْكُمْ أَنْ يَقُومَ مِنْ آخِرِ اللَّيْلِ فَلْيُوتِرْ مِنْ آخِرِ اللَّيْلِ، فَإِنَّ قِرَاءَةَ القُرْآنِ فِي آخِرِ اللَّيْلِ مَحْضُورَةٌ، وَهِيَ أَفْضَلُ حَدَّثَنَا بِذَلِكَ هَنَّادٌ، قَالَ: حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي سُفْيَانَ، عَنْ جَابِرٍ، عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بِذَلِكَ “Sizden biriniz gecenin sonunda uyanamayacağından endişe ederse gecenin ilk saatlerinde yatmadan önce vitiri kılsın.” Gecenin son anında kalkmayı becerebilen kimse ise gecenin sonunda kılsın çünkü gecenin sonunda okunan Kur’an’ı dinlemek üzere melekler hazır bulunurlar ki bu daha değerlidir. Bu hadisi bu şekilde bize Hennad; Ebu Muaviye, A’meş, Ebu Sufyan ve Cabir’den nakletmiştir.

Tirmizi, Vitr: 334 Hn: 455; İbn Mace, İkame: 122; Ebu Davud, Vitr: 7 ve diğerleri. Tirmîzî: Ebu Hüreyre hadisi bu şekliyle hasen garibtir. Ebû Sevr el Ezdî’nin ismi Habib b. ebî Müleyke’dir. Sahabe ve tabiin dönemi ilim adamları vitr kılınmadan uyunmaması gerektiğini söylemişlerdir.

Ali (r.a.) dedi ki:

#2,475 الوِتْرُ لَيْسَ بِحَتْمٍ كَهَيْئَةِ الصَّلاَةِ الْمَكْتُوبَةِ، وَلَكِنْ سُنَّةٌ سَنَّهَا رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ،
“Vitr namazı farz namazlar gibi devamlı kılınması gereken bir namaz değildir. Fakat Rasülullah (s.a.v.)’in yaptığı bir sünnet (nafile) namazdır.”

Tirmizi, Vitr: 333 Hn: 454; Ebu Davud, Vitr: 1; İbn Mace, İkame: 115 ve diğerleri. Bu hadisi bu şekilde bize Ebû İshâk’tan, Sûfyân’dan, Abdurrahman b. Mehdî’den, Muhammed b. Beşşâr aktarmıştır. Bu rivâyet Ebû Bekir b. Ayyaş’ın rivâyetinden daha sahihtir. Mansur b. Mu’temir’de, Ebû İshâk’tan, Ebû Bekir b. Ayyaş’ın rivâyetine benzer bir hadis bize aktarmıştır.

Ali (r.a.) dedi ki

#2,474 الوِتْرُ لَيْسَ بِحَتْمٍ كَصَلاَتِكُمُ الْمَكْتُوبَةِ، وَلَكِنْ سَنَّ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، وَقَالَ: إِنَّ اللَّهَ وِتْرٌ يُحِبُّ الوِتْرَ، فَأَوْتِرُوا يَا أَهْلَ القُرْآنِ
Vitr namazı farz namazlar gibi kılınması gerekli bir namaz değildir. Fakat Rasulullah (s.a.v.) bu namazı kılmış ve şöyle buyurmuştur: “Allah tektir tek olanı sever, Ey Kuran’a inanıp ona bağlananlar siz de tek rek’atlı olan vitiri kılın.”

Tirmizi, Vitr: 333 Hn: 453; Ebu Davud, Vitr: 1; Darimi, Salat: 209 ve diğerleri. Tirmîzî: Bu konuda İbn Ömer, İbn Mesud ve İbn Abbas’tan da hadis rivâyet edilimiştir. Tirmîzî: Bu hadis hasendir.

Harice b. Huzafe (r.a.)’dan rivayet göre demişki, Rasûlullah (s.a.v.) yanımıza çıktı ve şöyle buyurdu:

#2,473 إِنَّ اللَّهَ أَمَدَّكُمْ بِصَلاَةٍ هِيَ خَيْرٌ لَكُمْ مِنْ حُمْرِ النَّعَمِ: الوِتْرُ، جَعَلَهُ اللَّهُ لَكُمْ فِيمَا بَيْنَ صَلاَةِ العِشَاءِ إِلَى أَنْ يَطْلُعَ الفَجْرُ
“Allah size beş vakit dışında bir namaz daha kılınmasını emir buyurdu ki o namaz sizin için kırmızı develerden daha hayırlıdır. Bu namaz vitr namazıdır kılınma zamanı ise, yatsıdan sonra başlayıp sabah namazının vakti girinceye kadardır.”

Tirmizi, Vitr: 332 Hn: 452; Ebu Davud, Vitr: 1; İbn Mace, İkame: 114 ve diğerleri. Tirmîzî: Bu konuda Ebu Hüreyre, Abdullah b. Amr, Büreyde, Ebu Basra el Gıfari’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Hârice b. Huzâfe hadisi garibtir. Bu hadisi sadece Yezîd b. ebî Habib’in rivâyetiyle bilmekteyiz. Bazı Muhaddisler bu hadisteki râvîyi şüphe ve tereddüde kapılarak Abdullah b. Râşid ez-Zürekî demişlerdir ki, bu doğru değildir. Ebû Basra el Gıfârî’nin ismi Humeyl b. Basra’dır. Bazı kimseler Cemil b. Basra demektedirler ki bu doğru değildir. Ebû Basra el Gıfârî başka bir kimse olup Ebû Zerr’den rivâyetle bulunan Ebû Zerr’in kardeşinin oğludur.