Toplam 25,104 Hadis
Konular

Cuma Kategorisi

Usame'nin bildirdiğine göre

#12,826
Resulullah (sallallahu aleyhivesellem): "Kim mazeretsiz olarak üç cumayı terk ederse, adı münafıklar arasında yazılır" buyurmuştur.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 3 Hn: 3178 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup senedinde ismi geçen Cabir el-Cu'fi çoğunluğa göre zayıftır.

Ebu'd-Derda'nın bildirdiğine göre

#12,692
Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: "Kim Cuma günü yıkanır, sonra en güzel elbiselerini giyinerek, varsa güzel koku sürünür, sonra sükunetle Cuma namazına gider, kimsenin omzuna basmadan, kimseyi rahatsız etmeden kendisine takdir edildiği. kadar namaz kılar ve imam namazdan ayrılana kadar (mescitte) beklerse, iki Cuma arasındaki günahları bağışlanır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 3 Hn: 3039 *Hadisi Ahmed b. Hanbel ve el-Mu'cemu'l-kebir'de Taberani, Harb b. Kays kanalıyla Ebu'd-Derda'dan rivayet etmiştir. Ancak Harb, Ebu'd-Derda'dan hadis işitmemiştir .

Ebu Eyyub el-Ensari bildiriyor:

#12,691
Resulullah'ı (sailallahu aleyhivesellem)
şöyle buyururken işittim: "Kim Cuma günü yıkanır, yanında varsa güzel koku sürünür, en güzel elbiselerinden giyinir, sonra çıkıp mescide vararak dilediği. kadar namaz kılar, kimseye eziyet vermez ve namazını bitirene kadar konuşmazsa, onun bu
hareketi, diğer cumaya kadar işleyeceği günahlanna kefaret olur" Diğer bir rivayette ise "Sonra sükunetle çıkıp mescide vanrsa" ifadesi geçmiştir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 3 Hn: 3038 *İki rivayeti de Ahmed b. Hanbel ve el-Mu'cemu'l-kebir'de Taberani rivayet etmiş olup ravileri güvenilir ravilerdir. ¹ ¹ Ahmed b. Hanbel, V, 420-421; Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir, no. 4006, 4007, 4008. Müsned'e göre el-Mu'cemu'l-keblr'de bazı ilave ifadeler bulunmaktadır.

Ata b. Ebi Rebah rahimehullah dedi ki:

#9,258 صَلَّى بِنَا ابْنُ الزُّبَيْرِ فِي يَوْمِ عِيدٍ فِي يَوْمِ جُمُعَةٍ أَوَّلَ النَّهَارِ، ثُمَّ رُحْنَا إِلَى الْجُمُعَةِ " فَلَمْ يَخْرُجْ إِلَيْنَا فَصَلَّيْنَا وُحْدَانًا " وَكَانَ ابْنُ عَبَّاسٍ بِالطَّائِفِ، فَلَمَّا قَدِمَ ذَكَرْنَا ذَلِكَ لَهُ، فَقَالَ: أَصَابَ السُّنَّةَ
"İbn Zübeyr (radıyallahu anhüma), bize bir cuma günü gündüzün başında (bayram) namazı kıldırdı. Sonra biz (öğle vakti) cuma namazı kılmak üzere (mescide ) gittik. İbnu'z-Zübeyr, bize (namaz kıldırmak üzere mescide) gelmedi. Biz de tek başımıza (öğle namazlarımızı) kıldık. O sırada İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) Taif'te idi. Medine'ye döner dönmez durumu ona açtık.

"Sünnet'e uygun hareket etmiş!" dedi.

Ebu Davud, Salat: 210-211 Hn: 1071; Ehadisul Muhtar Hn: 3922.

Ebû Bürde, babası Ebû Musa el-Eş'arî (radıyallahu anh)' tan naklediyor: 

#7,960 وعن أبى بُرْدَةَ عن أبيه أبى مُوسى ا‘شْعَرى رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]سَمِعْتُ رَسُولَ اللّهِ # يَقُولُ: هِىَ مَا بَيْنَ أنْ يَجْلِسَ ا“مَامُ الى أنْ تَنْقَضِى الصََّةُ[. أخرجه مسلم وأبو داود .
"Cum'adaki icabet saati imamın minbere oturduğu anla, namazdan çıkması anına kadar geçen vakittir" dediğini işittim." 

[Müslim, Cum'a 16, (853); Ebû davud, Salat 208, (1049).]

Ebu Hüreyre r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ebul Kasım r.a şöyle buyurmuştur:

#4,878
“Cuma günü içinde öğle bir saat vardır ki, Müslüman bir kul namazda o saat içinde Allah’tan ne isterse mutlaka kendisine verilir.” Biz de dedik ki “O zaman ne kadar kısa ve azdır.” 

Nesai, Cuma: 45 Hn:1415; Buhârî, Cuma: 36; Müslim, Cuma: 4

Ebu Hüreyre r.a’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdu: 

#4,877
“Cuma günü içerisinde öyle bir saat vardır ki, o saatte Müslüman bir kulun Allah’tan istediği her şey kendisine verilir.”

Nesai, Cuma: 45 Hn:1414; Buhârî, Cuma: 36; Müslim, Cuma: 4

Ebu Hüreyre r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,876
Tur’a gitmiştim. Ka’b’ta oradaydı, orada onunla bir gün bekledik. Ben orada ona Rasulullah s.a.v’in hadislerinden anlatıyordum, o da bana Tevrat’tan bahsediyordu. Ben de ona Peygamber s.a.v’in şöyle buyurduğunu söyledim: “Güneşin doğduğu en hayırlı gün Cuma günüdür. Adem a.s o gün yaratılmıştır ve o gün Cennetten çıkarılmıştır ve o gün tevbesi kabul edilmiştir ve o günde vefat etmiştir. O gün kıyamet kopacaktır. Ademoğlu hariç yeryüzündeki tüm canlılar Cuma günü güneş doğuncaya kadar korku içinde kıyametinkopmasını beklerler Cuma günü içerisinde öyle bir vakit vardır ki, o vakitte namaz da bir mü’minin istediği her şey kendisine verilir.”Ka’b: “O senede bir gündür” deyince, ben: “Hayır o saat; her Cuma’da vardır” dedim. Ka’b, Tevrat’a bakıp okudu. Sonra da: “Rasulullah s.a.v doğru söylemiş, o saat her Cuma günü varmış” dedi. Oradan ayrılınca Basra b. ebi Basra el Gıfari ile karşılaştım. “Nereden geliyorsun?” dedi. “Tur’dan” dedim. “Eğer önceden beni görseydin gitmezdin” dedi. Ben de: “Niçin” diye sordum. O’da şöyle cevap verdi: Rasulullah s.a.v’den işittim şöyle diyordu: “Üç Mescid dışında ziyaret için adım atılmaz. Mekke’deki Mescidi Haram, Medine’deki benim mescidim ve Kudüs’teki Mescidi Aksa” diye cevap verdi. Sonradan Abdullah b. Selam’la karşılaştım, keşke beni Tur’da görseydin, Ka’b’a rastladım. Ben ona Peygamber s.a.v’in hadislerinden bahsediyordum O da bana Tevrat’tan bahsediyordu, orada bir gün beraberce kaldık. Ona Rasulullah s.a.v’in şöyle buyurduğunu söyledim: “Güneşin doğduğu günlerin en hayırlısı Cuma’dır; Adem a.s o gün yaratıldı, o gün Cennetten çıkarıldı, o gün tevbesi kabul edildi, o gün vefat etti, o gün kıyamet kopacaktır. Adem oğlunun dışında, o gün tüm canlılar kıyametin kopacağından korkarak güneş doğuncaya kadar tüm dikkatleri ile beklerler. Yine Cuma günü içinde öyle bir saat vardır ki, o saatte namaz da iken isteyen herkese Allah mutlaka istediğini verir.” Ka’b, itiraz edip, o gün senede bir gündür dedi.Abdullah b. Selam: “Ka’b yalan söylemiş” dedi. Sonra ben devam ederek: “Ka’b Tevrat’ı okuyarak Rasulullah s.a.v doğru söylemiş, o saat her Cumada imiş” dedi. O zaman Abdullah: “Ka’b doğru söylemiş o saati ben biliyorum” dedi. Kardeşim onu bana da söyle dedim: “O Cuma gününün güneş batmadan önceki son saatidir” dedi. Ben de; Rasulullah s.a.v’in, “Mü’min o saatte namaz da iken bir şey isterse onun istediği verilir” dediğini duymadın mı? Halbuki o saatte namaz kılınmaz dedim. O da cevaben: “Sen Rasulullah s.a.v’in: “Kim namaz kılar da kıldığı yerden ayrılmadan oturduğu yerde diğer namazı beklerse o kimse namaz da imiş gibi sayılır” dediğini duymadın mı?” dedi. Ben de evet duydum dedim. “İşte o saat benim dediğim saattir” dedi.

Nesai, Cuma: 45 Hn:1413; Ebû Davud, Salat: 207; Muvatta', Cuma: 7

İbn Ömer r.a’den rivâyete göre, 

#4,875
Rasulullah s.a.v: “Cuma namazının farzından sonra iki rekat sünnet kılardı.” 

Nesai, Cuma: 43 Hn:1410-1411; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 92; Ebû Davud, Salat: 244 Sâlim r.a’in babasından rivayete göre: “Rasûlullah s.a.v, Cuma’dan sonra evinde iki rekat namaz kılardı.”Dârimi, Salat: 207; Buhârî, Cuma: 38

Ebu Hüreyre r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,874
Rasulullah s.a.v şöyle buyurmuştur: “Sizden biriniz Cuma namazından sonra dört rekat daha namaz kılsın.” 

Nesai, Cuma: 42 Hn:1409; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 92; Dârimi, Salat: 207

Yine Numan b. Beşir r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,873
Rasulullah s.a.v, Cuma günü A’la ve Ğaşiye surelerini okurdu. Bazen bayram günü Cumaya rastlardı da hem Cuma hem de bayram namazında aynı sureleri okurdu. 

Nesai, Cuma: 40 Hn:1407; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 91; Ebû Davud, Salat: 218

Dahhak b. Kays r.a, Numan b. Beşir’e; 

#4,872
Rasulullah s.a.v’in Cuma günü Cum’a suresinden başka hangi sureyi okuduğunu sordu da, O da: “Ğaşiye suresini okurdu” diye cevap verdi. 

Nesai, Cuma: 40 Hn:1406; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 90; Ebû Davud, Salat: 218

Semure r.a'den rivâyete göre, 

#4,871
Rasulullah s.a.v Cuma namazında A’la va Ğaşiye surelerini okurdu.” 

Nesai, Cuma: 39 Hn:1405; Ebû Davud, Salat: 218; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 218; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 90

İbn Abbas r.a’tan rivâyete göre, 

#4,870
“Rasulullah s.a.v Cuma günü sabah namazında secde, insan dehr surelerini, Cuma namazında ise Cuma ve Münafıkun surelerini okurdu.” 

Nesai, Cuma: 38 Hn:1404; Ebû Davud, Salat: 218; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 90

Abdurrahman b. ebi Leyla r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,869
Ömer şöyle demiştir: “Cuma namazı iki rekattir. Ramazan bayramı namazı iki rekattır. Kurban bayramı namazı iki rekattır, yolculukta namaz iki rekattır. Rasulullah s.a.v'de hep böyle söyler ve böyle kılardı. Yolculukta namaz iki kılınınca eksik kılınmış sayılmaz.”

Nesai, Cuma: 37 Hn:1403; Müslim, Salatül Müsafirin: 1

Câbir b. Semure r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,868
“Rasulullah s.a.v’i, Cuma günü hutbe okurken gördüm, ayakta okuyordu. Sonra oturdu ve otururken hiç konuşmazdı sonra kalkıp ikinci hutbeyi okudu.” Kim, size Rasulullah s.a.v hutbesini oturarak yaptı derse yalan söylemiş olur. 

Nesai, Cuma: 34 Hn:1400; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 85; Müslim: Cuma: 10

Abdullah b. ebi Evfa r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,867
“Rasulullah s.a.v çok zikreder, boş sözden hoşlanmaz, namazını uzatır, hutbeyi kısa tutardı. İhtiyaçlarını karşılamak için ihtiyar kadınlarla ve fakirlerle birlikte yürümekten bile çekinmezdi.”

Nesai, Cuma: 31 Hn:1397; Dârimi, Mukaddime: 13

Abdullah b. Bureyde r.a, babasından naklederek şöyle diyor:

#4,866
Rasulullah s.a.v hutbe okuyordu, Hasan ve Hüseyin’de üzerlerinde kırmızı elbise olduğu halde sağa sola yalpa yaparak mescide çıkageldiler. Rasulullah s.a.v hutbeyi keserek minberdenindi, onları kucağına aldı ve tekrar minbere çıkarak şöyle buyurdu:  “Mallarınız ve evlatlarınız sizin için birer fitnedir.” 8 Enfal: 28 diyen, Allah ne doğru söylemiş. Bu iki torunumun gömleklerine basarak yürüyüp gelmelerine baktım, dayanamadım ve sözümü kesip onları kucağıma aldım.” 

Nesai, Cuma: 30 Hn:1396; Ebû Davud, Salat: 233; İbn Mâce, Libas: 20

Husayn r.a’tan rivâyete göre, 

#4,865
Bişr b. Mervan Cuma günü minberde hutbe okurken ellerini kaldırmıştı da bunun üzerine Umare b. Ruveybe es Sekafi ona kızdı ve şöyle dedi: “Rasulullah s.a.v bu şekilde aşırı hareketler yapmaz sadece şehadet parmağını kaldırarak işaret ederdi.” Ellerini kaldırmazdı.

Nesai, Cuma: 29 Hn:1395; Ebû Davud, 230; Müslim, Cuma: 14

Harise b. Numan r.a’nın kızından rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,864
“Ben Kaf suresini, Rasulullah s.a.v; Cuma günü okurken ezberledim.” 

Nesai, Cuma: 28 Hn:1394; Müslim, Cuma: 13; Ebû Davud, Salat: 229

Ebu Bekre r.a’den aktarıldığına göre, şöyle demiştir: 

#4,863
Peygamber s.a.v’i minberde gördüm, Hasan’da yanında idi. Rasulullah s.a.v bir cemaate birde torununa bakarak şöyle diyordu: “Bu oğlum Seyid = efendidir. Belki de Allah, bu torunumu iki büyük cemaatin anlaşmasına vesile kılar.”

Nesai, Cuma: 27 Hn:1393; Buhârî, Menakıb: 25; Müsned: 19550

Ebu Said el Hudri r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,862
Cuma günü Peygamber s.a.v, hutbe okurken üstü başı perişan bir adam içeri girdi. Rasulullah s.a.v ona: “Namaz kıldın mı?” buyurdu. Adam: “Hayır deyince, Rasulullah s.a.v: “İki rekat namaz kıl”buyurdu. Ve cemaati sadaka vermeye teşvik edici sözler söyledi. Bunun üzerine cemaat elbiseler verdiler, o elbiselerden iki tanesini Rasulullah s.a.v o adama verdi. Ertesi Cuma o adam geldiğinde Rasulullah s.a.v yine hutbedeydi, bu sefer yine cemaati sadaka vermeye teşvik etti. Ravi diyor ki: Önceki hafta kendisine iki elbise verilen o fakir adam elbiselerinden birini sadaka olarak veriverdi. Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: “Geçen Cuma pejmürde elbiselerle geldi, insanları sadaka vermeye teşvik ettim, insanlar da elbiselerinden tasaddukta bulundular, Ben de o elbiselerden ikisini bu adama verilmesini emretmiştim. Bugün gelmiş, bende yine insanları sadaka vermeye teşvik ettim, o adam geçen hafta aldığı elbiselerden birini sadaka olarak veriverdi.” Rasulullah s.a.v o adamı azarlayarak: “Elbiseni al” buyurdu. 

Nesai, Cuma: 26 Hn:1391; Müslim, Cuma: 14; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 82

Abdullah b. Ömer r.a’den rivâyete göre, 

#4,861
Rasulullah s.a.v minberde ayakta olduğu halde: “Sizden biriniz Cuma namazına gideceğinde gusletsin” buyurdular.

Nesai, Cuma: 25 Hn:1390; Buhârî, Cuma: 2; Ebû Davud, Tahara: 129

İbrahim b. Neşit r.a’den rivâyete göre, 

#4,860
bizzat kendisi İbn Şihab’a, Cuma günü yapılması gereken gusülden sordu da; O da: “Sünnettir” dedi. Salim b. Abdullah babasından aktararak; “Rasulullah s.a.v minber üzerinde böylece söylemiştir” dedi.

Nesai, Cuma: 25 Hn:1389; Buhârî, Cuma: 2; Ebû Davud, Tahara: 129

İbn Ömer r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,859
Rasulullah s.a.v bir hutbe verdi ve şöyle dedi: “Biriniz cumaya gideceğinde gusletsin.”

Nesai, Cuma: 25 Hn:1388; Buhârî, Cuma: 2; Ebû Davud, Tahara: 129

Selman r.a'dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,858
Rasulullah s.a.v bana şöyle dedi: “Cuma günü emredildiği gibi gusledip veya abdest alıp evinden çıkan ve Cuma namazı için mescide giren, hutbe ve namaz bitimine kadar hiç konuşmayan kimsenin yaptığı tüm bu işler Cumadan o güne kadar işlediği günahlara keffarettir.” 

Nesai, Cuma: 23 Hn:1386; Ebû Davud, Salat: 235; Müslim, Cuma: 3

Ebu Hüreyre r.a’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdu: 

#4,857
“İmam hutbe okurken bir kimse, yanındakilere sus dese bile Cuma hutbesini dinleme sevabını kaçıracağından sevabını azaltmış olur.” 

Nesai, Cuma: 22 Hn:1384-1385; Ebû Davud, Salat: 235; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 238

 Amr b. Dinar r.a’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,856
Cabir b. Abdullah’tan işittim şöyle diyordu: Cuma günü, Rasulullah s.a.v minberde iken bir adam geldi. Rasulullah s.a.v ona: “İki rekat namaz kıldın mı?” dedi. Adam: “Hayır” deyince; Rasulullah s.a.v:“Öyleyse hemen kılıver” buyurdular. 

Nesai, Cuma: 21 Hn:1383; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 86; Buhârî, Cuma: 31

Abdullah b. Büsr r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,855
Cuma günü onun yanında oturuyordum şöyle dedi: “Bir adam geldi, cemaatin omuzlarına basarak ilerliyordu. Rasulullah s.a.v o adama: “Otur, rahatsız ettin” buyurdu. 

Nesai, Cuma: 20 Hn:1382; Ebû Davud, Salat: 238; İbn Mâce, İkametü’s Salat: 88

Ebu Ubeyde r.a’den naklediliyor: 

#4,854
Ka’b b. Ucre mescide girdi Abdurrahman b. Ümmil Hakem oturduğu yerden hutbe okuyordu. Bunun üzerine Ka’b şuna bakın, oturduğu yerden hutbe okuyor dedi. Halbuki Allah, Cum’a suresi 11. ayetinde: “İnsanlar dünyevi bir kazanç ve geçici bir eğlence gördükleri zaman ona doğru koşup Seni mescidde ayakta bırakıverdiler”  buyurmuştur. Yani hutbe ayakta okunur

Nesai, Cuma: 18 Hn:1380; Müslim, Cuma: 11

 Yine Saib b. Yezid r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#4,853
“Cuma günleri Rasulullah s.a.v minbere çıktığında Bilal ezan okurdu. Minberden inince de kamet getirirdi. Ebu Bekir ve Ömer zamanlarında bu böylece devam etmiştir.” 

Nesai, Cuma: 15 Hn:1377; Ebû Davud, Salat: 225; Buhârî, Cuma: 20

Saib b. Yezid r.a’ten aktarılmıştır. 

#4,852
Medine’de cemaat çoğalınca Osman üçüncü bir ezanın okutulmasını emretmiştir. Rasulullah s.a.v zamanında bir müezzinden başka müezzin yoktu. Cuma günü ezan da Rasulullah s.a.v minbere çıktığında okunurdu.

Nesai, Cuma: 15 Hn:1376; Buhârî, Cuma: 24; Ebû Davud, Salat: 225

Seleme b. Ekva’ r.a babasından naklederek şöyle diyor:

#4,851
Rasulullah s.a.v ile birlikte Cuma namazını kılardık, namazdan döndüğümüzde duvarların gölgesi henüz oturulacak şekle gelmemiş olurdu. 

Nesai, Cuma: 14 Hn:1374; Ebû Davud, Salat: 223; Müslim, Cuma: 9

Yine Câbir b. Abdullah r.a’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,850
Cuma günü, Rasulullah s.a.v ile birlikte Cuma namazını kılar sonra dönüp hayvanlarımızı otlatmaya götürürdük. Cabir’e: Hangi saatlerde diye sorulunca: “Güneş zevalde iken” diye cevap verdi.

Nesai, Cuma: 14 Hn:1373; Müslim, Cuma: 9; Müsned: 14012

Câbir b. Abdullah r.a, Rasûlullah s.a.v’in şöyle buyurduğunu haber vermiştir:

#4,849
“Cuma gününde on iki saat vardır ki o saatlerden birinde Müslüman’a her istediği verilir. O saati ikindiden sonraki vakitlerde arayınız.”

Nesai, Cuma: 14 Hn:1372; Ebû Davud, Salat: 208

Ebu Hüreyre r.a, Rasûlullah s.a.v’den naklettiği bir hadiste şöyle demektedir: 

#4,848
“Cuma günü mescidlerin tüm kapılarına gelenleri geliş sırasına göre yazan melekler otururlar. İmam, hutbeye çıkınca defterleri kapatıp hutbeyi dinlerler. Cuma namazına ilk saatlerde gelenler bir deve kurban etmiş sevabına erişirler. Sonra gelenler sığır kurban etmiş sevabını alırlar. Daha sonra gelenler koç kurban etmiş kimsenin sevabı gibi sevab kazanırlar, daha sonra gelenler bir tavuk tasadduk eden kimsenin sevabı kadar sevap kazanırlar, daha sonra gelenler ise bir yumurta tasadduk eden kimsenin sevabı kadar sevap kazanırlar.”

Nesai, Cuma: 13 Hn:1369-1370-1371; Buhârî, Cuma: 31; Müslim, Cuma: 7

Ebu Hüreyre r.a’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v şöyle buyurmuştur: 

#4,847
“Cuma günü, melekler mescidin kapısına oturup cumaya gelenleri yazarlar. İmam, hutbeye çıkınca melekler defterlerini kapatırlar. ”Rasulullah s.a.v şöyle devam etti:  “Cuma namazına erkenden ilk vakitlerde gelen; bir deve kurban etmiş gibi sevap kazanır. Sonra gelen, bir sığır kurban etmiş gibi sevap kazanır. Daha sonra gelenler, koyun kurban etmiş sevabı kazanır. Sonra gelenler ise kaz ve ördek tasaddukta bulunmuş gibi sevap kazanır. Daha sonra gelenler ise bir tavuk tasadduk etmiş gibi sevap kazanırlar. Daha sonra gelenler ise; bir yumurta sadaka vermiş gibi sevap kazanırlar.” 

Nesai, Cuma: 13 Hn:1368; Buhârî, Cuma: 30; Müslim, Cuma: 7

Abdullah b. Ömer r.a’den rivâyete göre, 

#4,845
Ömer b. Hattab, bir elbise gördü ve: “Ey Allah’ın Rasulü! şu elbiseyi alsanız da Cuma günleri ve yabancı elçiler geldiği zaman giyseniz” dedi. Bunun üzerine Rasulullah s.a.v.şöyle buyurdu: “Bu ipek elbiseyi ahirette nasibi olmayanlar giyer.” Sonradan buna benzer bir elbise Rasulullah s.a.v’e gelmişti de onu Ömer’e vermişti. Bunun üzerine Ömer: “Ey Allah’ın Rasulü! Onu bana mı giydiriyorsun. Halbuki Ufarid’in elbisesi için şöyle böyle demiştin” deyince: Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: “Ben onu sana giyesin diye vermedim.” Ömer de o elbiseyi henüz Müslüman olmamış bir kardeşine giydirmişti. 1366- Abdurrahman b. Ebu Said (r.a) babasından naklediyor; Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Akıl baliğ olan herkese Cuma günü gusletmesi, dişlerini misvaklaması ve imkan dahilinde koku sürünmesi gereklidir.”

Nesai, Cuma: 11 Hn: 1365;  Buhârî, Cuma: 2; Müslim, Cuma: 2

Kasım b. Muhammed b. Ebu Bekir r.a’den: 

#4,844
Ashaptan bir kısmı Aişe’nin yanında Cuma günü gusletmenin gerekip gerekmediği hakkında konuşuyorlardı da Aişe şu olayı nakletti: Bazı insanlar yüksek yerlerde oturuyorlar ve Cuma günü de bu mescide geliyorlardı,  bunların üst başları kirli idi. Bir rüzgar estiğinde kirli kokuları etrafa yayılır ve toplumu rahatsız ederlerdi. Bu durum Rasulullah s.a.v’e arz edilince: “Onlar yıkanmıyorlar mı?” buyurdu.

Nesai, Cuma: 9 Hn: 1362; Buhârî, Cuma: 15; Müslim, Cuma: 1

Câbir r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdu:

#4,843
“Her Müslüman’ın haftada bir yıkanma günü vardır. O da Cuma günüdür.” 

Nesai, Cuma: 8 Hn: 1361; Müsned: 13747

Ebu Said el Hudri r.a’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdu:

#4,842
“Cuma günü gusletmek akıl baliğ olan herkese gerekir.”

Nesai, Cuma: 8 Hn: 1360; Buhârî, Cuma: 3; Ebû Davud, Tahara: 129

İbn Ömer r.a’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v şöyle buyurmuştur: 

#4,841
”Biriniz Cumaya geldiğinde mutlaka gusletsin.” 

Nesai, Cuma: 7 Hn: 1359; Buhârî, Cuma: 3; Ebû Davud, Tahara: 129

Abdurrahman b. Ebu Saîd r.a, babasından naklediyor Rasûlullah s.a.v şöyle buyurdu:

#4,840
“Akil baliğ olan her kimsenin Cuma günü gusletmesi, dişlerini misvaklaması ve koku sürünmesi vaciptir.” Hadisin ravilerinden Bükeyr, Abdurrahman’ı zikretmemiş ve koku konusunda: “Kadın kokusu bile olsa sürünmelidir” demiştir.

Nesai, Cuma: 6 Hn: 1358; Buhârî, Cuma: 3; Ebû Davud, Tahara: 129

Evs b. Evs r.a’ten rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v şöyle buyurmuştur: 

#4,839
Günlerinizin en değerlisi Cuma günüdür. Adem a.s, o günde yaratıldı, o gün vefat etti, ilk sur’a o gün üfürülecek, ikinci sur’a yine o gün üflenecektir. Bana çok salevat getirin. Sizin salevatlarınız Bana arzolunur. Ashab: “Ey Allah’ın Rasulü! Siz çürüyüp toprak olduğunuz halde bizim salevatlarımız size nasıl arzolunmaktadır” diye sorunca, Peygamber s.a.v şu cevabı verdi:  “Aziz ve Celil olan Allah, toprağa Peygamberlerin cesetlerini çürütmeyi yasak etmiştir.”

Nesai, Cuma: 5 Hn: 1357; Ebû Davud, Salat: 207; İbn Mâce, Cenaiz: 65

 Semure b. Cündüp r.a’den rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v şöyle buyurmuştur:

#4,838
”Kim Cuma namazını mazereti olmaksızın terk ederse, bir dinar bedeli parayı tasadduk etsin, onu bulamazsa yarım dinar tasadduk etsin.” 

Nesai, Cuma: 3 Hn: 1355; Ebû Davud, Salat: 211

Rasûlullah s.a.v’in hanımlarından Hafsa r.anha, Peygamber s.a.v’in şöyle buyurduğunu naklediyor:

#4,837
”Akıl baliğ olan herkesin Cuma namazına gitmesi farzdır.”

Nesai, Cuma: 2 Hn: 1354; Ebû Davud, Tahara: 129

Rib’i b. Hıraş ve Huzeyfe r.anhüma’dan rivâyete göre, şöyle demişlerdir: 

#4,836
 Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: “Aziz ve Celil olan Allah, bizden öncekilere Cuma gününü kaybettirdi. Yahudilerin kutsal günleri Cumartesi Hıristiyanların ise Pazar günüdür. Allah, bize de Cuma gününü nasip etti böylece Cuma, Cumartesi, Pazar günleri mübarek ve kutsal günler oldular. Bu kutsal günlerde bize uyup arkamızdan geldikleri gibi kıyamet gününde de bizi takib edeceklerdir. Bu dünyada en son gelen ümmet biziz. Ahirette ise hesabı ilk görülecek olan yine biz olacağız.”

Nesai, Cuma: 1 Hn: 1351; Buhârî, Cuma: 1; Müslim, Cuma: 5

Ebu Hüreyre r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#4,835
Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu: “Biz, sonraki gelen ümmet olarak öncekileri geçenleriz. Bizden öncekilere kitap verilmişti bize de verildi. Cuma günü onlara da farz kılınmıştı fakat onlar ayrılığa düştüler. Bu yüzden Allah, Cuma gününü bizlere nasip etti. Böylece tüm insanlar bize uymuş oldular. Yani Cuma bizim günümüzdür. Ertesi gün  Cumartesi Yahudilerin daha ertesi gün de Hıristiyanların kutsal günü oldu.” 

Nesai, Cuma: 1 Hn: 1350; Buhârî, Cuma: 1; Müslim, Cuma: 5

Enes b. Malik r.a'den rivâyet edilmiştir:

#2,898 “أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ كَانَ يُفْطِرُ عَلَى تَمَرَاتٍ يَوْمَ الفِطْرِ قَبْلَ أَنْ يَخْرُجَ إِلَى الْمُصَلَّى”
 “Rasulullah s.a.v., Ramazan bayramında namazgaha çıkmadan önce bir kaç tane hurma yerdi.” 

Tirmizi, Cuma: 390 Hn: 543; Buhârî, Iydeyn: 4; Muvatta, Iydeyn: 3  Tirmîzî: Bu hadis hasen garib sahihtir.

Abdullah b. Büreyde r.a.’in babasından rivâyete göre, şöyle demiştir:

#2,897 “كَانَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لاَ يَخْرُجُ يَوْمَ الفِطْرِ حَتَّى يَطْعَمَ، وَلاَ يَطْعَمُ يَوْمَ الأَضْحَى حَتَّى يُصَلِّيَ”
“Peygamber s.a.v., Ramazan bayramı günü bir şey yemeden namaza çıkmaz, Kurban bayramında ise namaz kılıncaya kadar bir şey yemezdi.”

Tirmizi, Cuma: 390 Hn: 542; Buhârî, Iydeyn: 4; Muvatta, Iydeyn: 3  Tirmîzî: Bu konuda Ali ve Enes’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Büreyde b. Husayb el Eslemî hadisi garib hadistir. Muhammed diyor ki: Sevap b. Utbe’nin bundan başka bir hadis rivâyet ettiğini bilmiyoruz. Bazı ilim adamları Ramazan bayramı namazına çıkmadan bir miktar hurma yemeyi, Kurban bayramı namazında ise namazdan çıkıncaya kadar bir şey yememeyi müstehab görürler.