Toplam 23,220 Hadis
Konular

Cin Suresi Tefsiri Kategorisi

İkrime ve başkaları,

#18,679
"Bir zaman cinlerden bir topluluğu Kur'an dinlemeleri için sana yöneltmiştik"2 ayetinde işaret edilen olayın Nahle'de gerçekleştiğini belirtmişlerdir. "Allah'ın kulu, O'na yalvarmaya (namaza) kalkınca, neredeyse onun etrafında keçe gibi birbirlerine geçeceklerdi" ayetinde geçen "لِبَدًا" kelimesini Süfyan: "[kat kat olan keçe gibi] üst üste binmek3" olarak açıklamıştır.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11442. Bunu Ahmed b. Hanbel rivayet etmiş olup ravileri, Sahih'in ravileridir.4 1 Cin Sur. 19. ; 2 Ahkaf Sur. 29. ; 3 İlave için bak. Ahmed b. Hanbel (1/167) ; 4 Ahmed b. Hanbel (1/167)

Kerdem b. Ebi's-Saib anlatıyor:

#18,678
Mekke'ye gitmek üzere babamla birlikte yola çıkmıştık. Bu, Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) adının duyulduğu ilk günlere rastlamıştı. Derken bir çobanın yanında konakladık. Gece yarısı olunca kurt geldi ve sürüsünden bir kuzu kaptı. Çoban yerinden fırlayıp "Ey Vadinin sahibi! Ben senin komşunum" dedi. O bunu deyince "Ey kurt! Kuzuyu serbest bırak!" diye bir ses işittik; ama sesin sahibini göremedik. Derken kuzu, gelip sürüye katıldı. Vücudundaki ısırık yarası iyice azmıştı. Sonra Medine' de bu konuyla ilgili olarak Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem): "Doğrusu insanlardan bazı kimseler, cinlerden bazılarına sığınırlardı da, cinler onların taşkınlıklarını artırırlardı" ayeti nazil oldu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11441. Bunu Taberani, rivayet etmiş olup ravilerinden Abdurrahman b. İshak el-Kufi zayıftır.2 1 Cin Sur. 6. ; 2 Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir (19/191)

İbn Abbas r.a. dedi ki:

#2,041 كَانَ الْجِنُّ يَصْعَدُونَ إِلَى السَّمَاءِ يَسْتَمِعُونَ الْوَحْيَ، فَإِذَا سَمِعُوا الْكَلِمَةَ زَادُوا فِيهَا تِسْعًا، فَأَمَّا الْكَلِمَةُ فَتَكُونُ حَقًّا، وَأَمَّا مَا زَادُوهُ فَيَكُونُ بَاطِلًا، فَلَمَّا بُعِثَ رَسُولُ اللَّهِ مُنِعُوا مَقَاعِدَهُمْ، فَذَكَرُوا ذَلِكَ لِإِبْلِيسَ، وَلَمْ تَكُنِ النُّجُومُ يُرْمَى بِهَا قَبْلَ ذَلِكَ، فَقَالَ لَهُمْ إِبْلِيسُ: مَا هَذَا إِلَّا مِنْ أَمْرٍ قَدْ حَدَثَ فِي الْأَرْضِ، فَبَعَثَ جُنُودَهُ فَوَجَدُوا رَسُولَ اللَّهِ قَائِمًا يُصَلِّي بَيْنَ جَبَلَيْنِ، أُرَاهُ قَالَ: بِمَكَّةَ فَلَقُوهُ فَأَخْبَرُوهُ، فَقَالَ: " هَذَا الَّذِي حَدَثَ فِي الْأَرْضِ
Cinler, göğe yükselirler ve vahyi dinlerlerdi. Bir kelime işittikleri zaman onu dokuz yalan ilave ederlerdi. Dinledikleri o kelime hak, ilave ettikleri ise batıl oluyordu Rasulullah (s.a.v.), peygamber olarak gönderilince gökteki oturma ve dinleme yerlerinden engellendiler. Bu durumu iblise aktardılar. Peygamber, gönderilmezden önce cinleri kovmak için yıldız atılmıyordu. İblis onlara: “Mutlaka bu engelleme işi yeryüzünde meydana gelen bir olay yüzünden olmuştur” dedi. Sonra iblis askerlerini gönderdi. Bu askerler; Rasulullah (s.a.v.)’i iki dağ arasında -zannedersem Mekke’de- ayakta namaz kılarken buldular sonra iblisin yanına geldiler ve ona haber verdiler. İblis’te: “İşte dünyada meydana gelen olay budur” dedi.

Tirmizi, Tefsiril Kuran: 70 Hn: 3324; Buhari, Ezan: 27; Müslim, Salat: 17 ve diğerleri.ž Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.

İbn Abbas r.a. dedi ki:

#2,040 مَا قَرَأَ رَسُولُ اللَّهِ عَلَى الْجِنِّ وَلَا رَآهُمْ، انْطَلَقَ رَسُولُ اللَّهِ فِي طَائِفَةٍ مِنْ أَصْحَابِهِ عَامِدِينَ إِلَى سُوقِ عُكَاظٍ، وَقَدْ حِيلَ بَيْنَ الشَّيَاطِينِ وَبَيْنَ خَبَرِ السَّمَاءِ، وَأُرْسِلَتْ عَلَيْهِمُ الشُّهُبُ، فَرَجَعَتِ الشَّيَاطِينُ إِلَى قَوْمِهِمْ، فَقَالُوا: مَا لَكُمْ؟ قَالُوا: حِيلَ بَيْنَنَا وَبَيْنَ خَبَرِ السَّمَاءِ وَأُرْسِلَتْ عَلَيْنَا الشُّهُبُ، فَقَالُوا: مَا حَالَ بَيْنَنَا وَبَيْنَ خَبَرِ السَّمَاءِ إِلَّا أَمْرٍ حَدَثَ، فَاضْرِبُوا مَشَارِقَ الْأَرْضِ وَمَغَارِبَهَا، فَانْظُرُوا مَا هَذَا الَّذِي حَالَ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَ خَبَرِ السَّمَاءِ، قَالَ: فَانْطَلَقُوا يَضْرِبُونَ مَشَارِقَ الْأَرْضِ وَمَغَارِبَهَا يَبْتَغُونَ مَا هَذَا الَّذِي حَالَ بَيْنَهُمْ وَبَيْنَ خَبَرِ السَّمَاءِ، فَانْصَرَفَ أُولَئِكَ النَّفَرُ الَّذِينَ تَوَجَّهُوا نَحْوَ تِهَامَةَ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ وَهُوَ بِنَخْلَةَ عَامِدًا إِلَى سُوقِ عُكَاظٍ وَهُوَ يُصَلِّي بِأَصْحَابِهِ صَلَاةَ الْفَجْرِ، فَلَمَّا سَمِعُوا الْقُرْآنَ اسْتَمَعُوا لَهُ، فَقَالُوا: هَذَا وَاللَّهِ الَّذِي حَالَ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَ خَبَرِ السَّمَاءِ، قَالَ: فَهُنَالِكَ رَجَعُوا إِلَى قَوْمِهِمْ، فَقَالُوا: يَا قَوْمَنَا:ف إِنَّا سَمِعْنَا قُرْءَانًا عَجَبًا { 1 } يَهْدِي إِلَى الرُّشْدِ فَآمَنَّا بِهِ وَلَنْ نُشْرِكَ بِرَبِّنَا أَحَدًا { 2 } فَأَنْزَلَ اللَّهُ عَلَى نَبِيِّهِ :ف قُلْ أُوحِيَ إِلَيَّ أَنَّهُ اسْتَمَعَ نَفَرٌ مِنَ الْجِنِّق وَإِنَّمَا أُوحِيَ إِلَيْهِ قَوْلُ الْجِنِّ
Rasulullah (s.a.v.), cinlere Kuran’dan bir şey okumadı ve cinleri de görmedi. Rasulullah (s.a.v.), ashabından bir gurupla birlikte Ukaz panayırına doğru yola çıkmışlar. Şeytanlarla sema haberleri arasına engel yapılmış haber almaya çalışan şeytanlar üzerine de akan yıldızlar gönderilmişti. Şeytanlar toplumlarına döndüklerinde, size ne oldu dediler. Onlarda: “Bizimle gök haberleri arasına sed çekildi ve üzerimize akan yıldızlar gönderildi” ve şöyle devam ettiler: Bizimle gök haberleri arasına mutlaka bir işten dolayı sed çekilmiştir dolayısıyla yeryüzünün doğularını ve batılarını dolaşınız. Sizinle gök haberleri arasına sed çeken bu şeyin ne olduğunu tesbit ediniz. Böylece yeryüzünün doğularını ve batılarını dolaşmaya başladılar kendileriyle gök haberleri arasına sed çeken bu şeyin ne olduğunu arayacaklardı. Şeytanların Tihame bölgesine yönelen kişileri de Ukaz panayırına gitmek üzere iken Nahle de bulunan Peygamber (s.a.v)’in yanına vardılar. Rasulullah (s.a.v.), ashabına sabah namazını kıldırıyordu. Kur’an-ı işitince ona kulak verdiler ve vallahi dediler sizinle gök haberlerinin arasına giren şey işte budur, dediler. Sonra kendi toplumlarına döndüler ve ey kavmimiz dediler. Biz doğru yolu gösteren ilginç bir Kur’an dinledik ve ona iman ettik. Artık Rabbimize hiçbir şeyi ve hiçbir kimseyi ortak koşmayacağız. Bunun üzerine Allah, peygamberine Cin suresini indirdi. Rasulullah (s.a.v.)’e sadece cinlerin sözü vahyedildi. İbn Abbas’tan aynı senedle şöyle dediği rivayet edilmiştir. Cinlerin kendi toplumlarına sözü şöyleydi: (Cin suresi 19. ayet) “Doğrusu Allah’ın kulu Muhammed Rabbine ibadet için kalkınca, inkarcı müşrikler neredeyse O’nun üzerine çullanıyorlardı veya cinler Kur’an’ı dinlemek arzu ve hırsıyla neredeyse aşırı kalabalıktan dolayı birbirini ezeceklerdi.” Cinler, Rasulullah (s.a.v.)’in namaz kıldığını ashabının da onun namazına uyduklarını ve onun secdesiyle secde ettiklerini gördükleri zaman, Ashabının ona bu derece itaat etmelerine şaşıp kaldılar ve kavimlerine: “Doğrusu Allah’ın kulu Muhammed; Rabbine ibadet için kalkınca inkarcı müşrikler nerdeyse onun üstüne çullanıyorlardı.”

Tirmizi, Tefsiril Kuran: 70 Hn: 3323; Buhari, Ezan: 27; Müslim, Salat: 17 ve diğerleri.ž Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.