Toplam 25,093 Hadis
Konular

Hakka Suresi Tefsiri Kategorisi

Yezid b. Amir es-Suvai'nin anlatığına göre

#18,675
kendileri putu tavaf ederken birden bir kişinin "Eğer o (Muhammed) bizim adımıza bir takım sözler uydurmuş olsaydı, onu kuvvetle yakalar, şah damarını koparırdık"2 dediğini işittik ve bundan ürktük. "Bu tanıdık bir söz değildir" dedik. Sonra baktık ki Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) geliyor.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11438. Bunu Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravilerinden Saib b. Yesar et-Taifi'yi tanımıyorum. Diğer ravileri ise güvenilir kimselerdir. 1 Hakka Sur. 44. ; 2 Hakka Sur. 44-45.

İbn Mes'ud,

#18,665
Yüce Allah'ın "حسوما" 4 ifadesine "peş peşe/ ardarda" anlamını vermiştir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11437. Bunu Taberani, zayıf biri olan hocası Abdullah b. Muhammed b. Said b. Ebi Meryem'den nakletmiştir.5 3 Kalem Sur. 42. ; 4 Hakka Sur. 7. ; 5 Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir (9061)

Abbas b. Abdulmuttalib r.a.’dan:

#2,037 زَعَمَ أَنَّهُ كَانَ جَالِسًا فِي الْبَطْحَاءِ فِي عِصَابَةٍ وَرَسُولُ اللَّهِ جَالِسٌ فِيهِمْ، إِذْ مَرَّتْ عَلَيْهِمْ سَحَابَةٌ فَنَظَرُوا إِلَيْهَا، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ : " هَلْ تَدْرُونَ مَا اسْمُ هَذِهِ؟ " قَالُوا: نَعَمْ، هَذَا السَّحَابُ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ : " وَالْمُزْنُ "، قَالُوا: وَالْمُزْنُ، قَالَ رَسُولُ اللَّهِ : " وَالْعَنَانُ "، قَالُوا: وَالْعَنَانُ، ثُمَّ قَالَ لَهُمْ رَسُولُ اللَّهِ : " هَلْ تَدْرُونَ كَمْ بُعْدُ مَا بَيْنَ السَّمَاءِ وَالْأَرْضِ؟ " فَقَالُوا: لَا وَاللَّهِ مَا نَدْرِي، قَالَ: " فَإِنَّ بُعْدَ مَا بَيْنَهُمَا إِمَّا وَاحِدَةٌ وَإِمَّا اثْنَتَانِ أَوْ ثَلَاثٌ وَسَبْعُونَ سَنَةً، وَالسَّمَاءُ الَّتِي فَوْقَهَا كَذَلِكَ، حَتَّى عَدَّدَهُنَّ سَبْعَ سَمَوَاتٍ كَذَلِكَ، ثُمَّ قَالَ: فَوْقَ السَّمَاءِ السَّابِعَةِ بَحْرٌ بَيْنَ أَعْلَاهُ وَأَسْفَلِهِ كَمَا بَيْنَ السَّمَاءِ إِلَى السَّمَاءِ وَفَوْقَ ذَلِكَ ثَمَانِيَةُ أَوْعَالٍ بَيْنَ أَظْلَافِهِنَّ وَرُكَبِهِنَّ مِثْلُ مَا بَيْنَ سَمَاءٍ إِلَى سَمَاءٍ، ثُمَّ فَوْقَ ظُهُورِهِنَّ الْعَرْشُ بَيْنَ أَسْفَلِهِ وَأَعْلَاهُ مِثْلُ مَا بَيْنَ سَمَاءٍ إِلَى سَمَاءٍ وَاللَّهُ فَوْقَ ذَلِكَ
Rasulullah (s.a.v.) ile birlikte Batha’da bir kısım insanlar oturuyordu. Derken üzerlerinden bir bulut geçti onlarda ona baktılar. Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v.), bu bulutun adı nedir biliyor musunuz? diye sordu: “Evet bu buluttur” dediler. Rasulullah (s.a.v.) de: “Bu müzündür” dedi. Onlar da “müzün” dediler. Rasulullah (s.a.v.): “O anandır” dedi. Onlar da: “Anandır” dediler. Sonra Rasulullah (s.a.v.): “Gök ile yer yüzü arasındaki mesafe ne kadardır, biliyor musunuz?” diye sordu. “Hayır vallahi bilmiyoruz” dediler. Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Aralarındaki uzaklık ya yetmiş bir ya yetmiş iki veya yetmiş üç senelik yoldur. Onun üzerindeki gök de böyledir.” Rasulullah (s.a.v.) böylece yedi göğe kadar saydı sonra şöyle buyurdu: “Yedinci göğün üstünde bir deniz bulunmaktadır, bu denizin altı ile üstü arası iki gök arası kadardır bunun da üzerinde koco koca dağlar vardır ki tepesi ile en alt tarafı bir semadan diğer semaya kadardır ki mesafe kadardır. Sonra bunların da tepesinde arş vardır. Arşın altı ile üstünün arası bir semadan bir semaya kadar olan uzaklık kadardır. Allah’ta bunun üstündedir.”

Tirmizi, Tefsiril Kuran: 68 Hn: 3320; Ebu Davud, Sünnet: 17; İbn Mace, Mukaddime: 27 ve diğerleri. Tirmizi:ž Abd b. Humeyd dedi ki: Yahya b. Main’den şöyle dediğini işittim: Abdurrahman b. Saîd, hac yapmalı ki bu hadis kendisinden işitilmiş olsun. Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir. Velid b. ebû Sevr bu hadisin bir benzerini Simak’den merfu olarak rivâyet etmiştir. Şerik ise bu hadisin bir kısmını merfu olmaksızın mevkuf olarak rivâyet etmektedir. Abdurrahman, İbn Abdullah b. Sa’d er Razî’nin oğludur.