Toplam 22,892 Hadis
Konular

Mümtehine Süresi Tefsiri Kategorisi

Abdullah b. Mes'ud,

#18,572
"Ey iman edenler! Kendilerine Allah'ın gazap ettiği bir kavmi dost edinmeyin. Zira onlar, kafirlerin kabirlerdekilerden (onların dirilmesinden) ümit kestikleri gibi ahiretten ümit kesmişlerdir." Yani ona inanmazlar, orada sevap almazlar. Aynen şu kafirin, ölüp de sevap durumunu gördüğü ve öğrendiği zaman umudunu yitirdiği gibi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11416. Bunu Taberani, zayıf biri olan hocası Abdullah b. Muhammed b. Said b. Ebi Meryem'den nakletmiştir. 4 3 Mümtehine Sur. 13. ; 4 el-Mu'cemu'l-kebir (9059)

Mus'ab b. Nuh el-Ensari anlatıyor:

#18,571
Ben, bizim aileden Peygamber' e (sallallahu aleyhi ve sellem) biat etmiş kadınlar arasında yer almış yaşlı bir kadına yetiştim. Şöyle anlattı: Bir gün Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) yanına gittik ve bizden ağıt yakmamak üzere söz aldı. Söz konusu yaşlı kadın: "Ya Resulallah! Bazı kimseler (başıma gelen) bir ölüm hadisesi sebebiyle ağıt yakıp beni memnun ettiler. Şimdi ise onların bir ölüsü var. Ben de ağıt yakarak onları memnun etmek istiyorum" demiş. Sonra gidip kendisine biat etmiş. O derdi ki: İşte Yüce Allah'ın "iyilik konusunda sana karşı gelmemek ... "1 ayetiyle kastettiği iyilik budur.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11415. Bunu Ahmed b. Hanbel rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir.2 1 Mümtehine Sur. 12. ; 2 Ahmed b. Hanbel (4/55)

Ümmü Seleme'nin bildirdiğine göre Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem):

#18,570
" ••• hiçbir iyi işte sana karşı gelmemek konusunda sana biat etmek üzere geldikleri zaman, biatlarını kabul et ve onlar için Allah'tan bağışlama dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir'' ayeti(nde geçen iyilik) ile "ağıt yakma"nın kastedildiğini belirtmiştir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11414. Bunu Ahmed b. Hanbel rivayet etmiş olup ravilerinden Şehr b. Havşeb, zayıf yönü bulunmakla beraber bir grup alim tarafından güvenilir görülmüştür. Diğer ravileri ise güvenilir kimselerdir.2 1 Mümtehine Sur. 12. ; 2 Ahmed b. Hanbel (6/320)

Abdullah b. Ebi Ahmed anlatıyor:

#18,569
Ukbe b. Ebi Muayt'ın kızı Ümmü Külsüm (Hudeybiye) antlaşma(sı) sırasında hicret etti. Peşinden iki erkek kardeşi Umare b. Ukbe ve Velid b. Ukbe de hemen yola çıkarak Resulullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yanına geldiler ve onunla Ümmü Külsüm hakkında konuşarak kız kardeşlerini kendilerine iade etmesini istediler. Bu yüzden Allah, Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ile Müşrikler arasındaki antlaşmanın, özellikle kadınlarla ilgili maddesini kaldırdı, kadınların müşriklere iade edilmelerini yasakladı. Bu konuda Yüce Allah, imtihan ayetini (kadınların gerçek niyetlerinin öğrenilmesi için soruşturma yapılmasına dair ayeti) indirdi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11413. Bunu Taberani, rivayet etmiş olup ravilerinden Abdülaziz b. İmran zayıftır.

İbn Abbas,

#18,568
Yüce Allah'ın "Ey iman edenler! İnanmış kadınlar hicret ederek size gelirlerse onları deneyin (hicretlerinin sebebini araştırın). Allah onların imanlarını daha iyi bilir" ayeti hakkında şu açıklamayı yapmıştır: Bir kadın Peygamber' in (sallallahu aleyhi ve sellem) yanına geldiğinde Hz. Ömer ona, bir yerden kaçıp başka bir yere yerleşmek arzusuyla gelmediği, dünyalık çıkar uğruna yola çıkmadığı; bilakis yalnız Allah ve Resulü'ne olan muhabbeti dolayısıyla yola çıktığına dair Allah adına yemin ettirirdi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11412. Bunu Bezzar rivayet etmiş olup ravilerinden Kays b. er-Rabi'yi Şu'be ve Sevri güvenilir görürlerken başkaları zayıf olarak değerlendirmişlerdir. Diğer ravileri ise güvenilir kimselerdir.2 1 Mümtehine Sur. 10. ; 2 Bezzar (2272). Aynca demiştir ki: Hadisin İbn Abbas' dan sadece bu isnadla rivayet edildiğini bilmekteyiz. Ebu Nasr' dan da yalnızca Halife rivayette bulunmuştur.

Abdullah b. ez-Zübeyr anlatıyor:

#18,567
Malik b. Hasel oğullarından Uzza b. Abdi Es'ad'ın kızı Kuteyle, elinde keler eti, keş, tereyağı gibi hediyelerle kızı Esma binti Ebi Bekr'in yanına gitti. Kuteyle putperestti. Bu yüzden kızı Esma onun hediyelerini kabul etmedi ve kendisini evine almayı reddetti. Bu konuyu Hz. Aişe, Peygamber' e (sallallahu aleyhi ve sellem) sordu. Bunun üzerine Yüce Allah: "Allah, sizi, din konusunda sizinle savaşmamış, sizi yurtlarınızdan da çıkarmamış kimselere iyilik etmekten, onlara adil davranmaktan men etmez. Şüphesiz Allah, adil davrananları sever" ayetini indirdi. Ondan sonra Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) (Esma'ya) annesinin hediyesini kabul etmesini ve onu evine almasını emretti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11411. Bunu Ahmed b. Hanbel 2 ve Bezzar rivayet etmiş olup ravilerinden Mus'ab b. Sabit'i İbn Hibban güvenilir kabul ederken bir grup bilgin zayıf görmüştür. Diğer raviler ise Sahih'in ravileridir. 1 Mümtehine Sur. 8. ; 2 İlk matbu nüshada "Keler eti ve arpa ekmeği" ifadesi geçmiştir. Ahmed b. Hanbel (4/4). Fakat rivayeti Bezzar'ın Müsned'inde bulamadım.

İbn Abbas r.a.’dan:

#2,023 فِي قَوْلِهِ تَعَالَى: "ف إِذَا جَاءَكُمُ الْمُؤْمِنَاتُ مُهَاجِرَاتٍ فَامْتَحِنُوهُنَّ، قَالَ: كَانَتِ الْمَرْأَةُ إِذَا جَاءَتِ النَّبِيَّ لِتُسْلِمَ حَلَّفَهَا بِاللَّهِ مَا خَرَجْتُ مِنْ بُغْضِ زَوْجِي مَا خَرَجْتُ إِلَّا حُبًّا لِلَّهِ وَلِرَسُولِهِ
Mümtahine suresi 10. ayeti nazil olunca Rasulullah (s.a.v.)’e bir kadın, Müslüman olarak geldiğinde kendisinden Allah için şöyle yemin alırdı: “Ben kocamı sevmediğimden dolayı değil sadece Allah ve Rasulünü sevdiğimden dolayı hicret edip geldim.”

Tirmizi, Tefsiril Kuran: 61 Hn: 3308 ve diğerleri. Tirmizî: Bu hadis garibtir.

Ümmü Seleme el Ensariyye (r.anha) dedi ki:

#2,022 قَالَتِ امْرَأَةٌ مِنَ النِّسْوَةِ: مَا هَذَا الْمَعْرُوفُ الَّذِي لَا يَنْبَغِي لَنَا أَنْ نَعْصِيَكَ فِيهِ؟ قَالَ: " لَا تَنُحْنَ "، قُلْتُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِنَّ بَنِي فُلَانٍ قَدْ أَسْعَدُونِي عَلَى عَمِّي، وَلَا بُدَّ لِي مِنْ قَضَائِهِنَّ، فَأَبَى عَلَيَّ، فَعَاتَبْتُهُ مِرَارًا، فَأَذِنَ لِي فِي قَضَائِهِنَّ، فَلَمْ أَنُحْ بَعْدَ قَضَائِهِنَّ وَلَا عَلَى غَيْرِهِ حَتَّى السَّاعَةَ، وَلَمْ يَبْقَ مِنَ النِّسْوَةِ امْرَأَةٌ إِلَّا وَقَدْ نَاحَتْ غَيْرِي
"Kadınlardan biri Rasulullah (s.a.v.)’e: Sana karşı gelmememiz gereken İslam’ın emri nedir? diye sordu. Rasulullah (s.a.v.) de: Ölülere bağırıp çağırarak saç baş yırtarak ağlamayınız buyurdu. Bunun üzerine ben Ey Allah’ın Rasulü! dedim; falanoğulları amcamın vefatı üzerine beni ağıtlarıyla yardıma koşarak bize yardım ettiler. Benim de onlara karşılık vermem gerekir, dedim. Rasulullah (s.a.v.) bana müsaade etmedi. Fakat ben defalarca kendisine müraacat ettim, onlara karşılık vermeme izin verdi. Ben de ondan başka şu ana kadar hiç kimse üzerine sesli olarak ağlamadım. Oysa kadınlardan benden başka sesli olarak ağlamayan kadın kalmamıştır.

Tirmizi, Tefsiril Kuran: 61 Hn: 3307; İbn Mace, Cenaiz: 27 ve diğerleri.ž Tirmizî: Bu hadis hasendir. Bu konuda Ümmü Atıyye (r.anha)’dan da hadis rivâyet edilmiştir. Abd b. Humeyd diyor ki: Ümmü Seleme el Ensârîyye, Yezîd b. Seke’nin kızı Esma’dır.

Aişe (r.anha) dedi ki:

#2,021 مَا كَانَ رَسُولُ اللَّهِ يَمْتَحِنُ إِلَّا بِالْآيَةِ الَّتِي قَالَ اللَّهُ:ف إِذَا جَاءَكَ الْمُؤْمِنَاتُ يُبَايِعْنَكَ. الْآيَةَ " قَالَ مَعْمَرٌ، فَأَخْبَرَنِي ابْنُ طَاوُسٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ: " مَا مَسَّتْ يَدُ رَسُولِ اللَّهِ يَدَ امْرَأَةٍ إِلَّا امْرَأَةً يَمْلِكُهَا
Rasulullah (s.a.v.), ancak Mümtahine suresi 12. ayeti gereğince iman eden kadınları imtihan ederdi. Mamer diyor ki: Tavus’un oğlu babasından rivayet ederek şöyle demiştir: Rasulullah (s.a.v.)’in eli sahib olmadığı bir kadının eline asla değmemiştir.

Tirmizi, Tefsiril Kuran: 61 Hn: 3306; Buhari, Tefsir-ül Kuran: 27; Müslim, İmara: 17 ve diğerleri.ž Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.

Ali b. ebi Talib r.a. diyor ki:

#2,020 بَعَثَنَا رَسُولُ اللَّهِ أَنَا وَالزُّبَيْرَ، وَالْمِقْدَادَ بْنَ الْأَسْوَدِ، فَقَالَ: " انْطَلِقُوا حَتَّى تَأْتُوا رَوْضَةَ خَاخٍ، فَإِنَّ فِيهَا ظَعِينَةً مَعَهَا كِتَابٌ فَخُذُوهُ مِنْهَا فَأْتُونِي بِهِ "، فَخَرَجْنَا تَتَعَادَى بِنَا خَيْلُنَا حَتَّى أَتَيْنَا الرَّوْضَةَ فَإِذَا نَحْنُ بِالظَّعِينَةِ، فَقُلْنَا: أَخْرِجِي الْكِتَابَ، فَقَالَتْ: مَا مَعِي مِنْ كِتَابٍ، فَقُلْنَا: لَتُخْرِجِنَّ الْكِتَابَ أَوْ لَتُلْقِيَنَّ الثِّيَابَ، قَالَ: فَأَخْرَجَتْهُ مِنْ عِقَاصِهَا، قَالَ: فَأَتَيْنَا بِهِ رَسُولَ اللَّهِ فَإِذَا هُوَ مِنْ حَاطِبِ بْنِ أَبِي بَلْتَعَةَ إِلَى نَاسٍ مِنَ الْمُشْرِكِينَ بِمَكَّةَ يُخْبِرُهُمْ بِبَعْضِ أَمْرِ النَّبِيِّ فَقَالَ: " مَا هَذَا يَا حَاطِبُ؟ " قَالَ: لَا تَعْجَلْ عَلَيَّ يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِنِّي كُنْتُ امْرَأً مُلْصَقًا فِي قُرَيْشٍ وَلَمْ أَكُنْ مِنْ أَنْفُسِهَا، وَكَانَ مَنْ مَعَكَ مِنَ الْمُهَاجِرِينَ لَهُمْ قَرَابَاتٌ يَحْمُونَ بِهَا أَهْلِيهِمْ وَأَمْوَالَهُمْ بِمَكَّةَ، فَأَحْبَبْتُ إِذْ فَاتَنِي ذَلِكَ مِنْ نَسَبٍ فِيهِمْ أَنْ أَتَّخِذَ فِيهِمْ يَدًا يَحْمُونَ بِهَا قَرَابَتِي، وَمَا فَعَلْتُ ذَلِكَ كُفْرًا وَلَا ارْتِدَادًا عَنْ دِينِي وَلَا رِضًا بِالْكُفْرِ بَعْدَ الْإِسْلَامِ، فَقَالَ النَّبِيُّ : " صَدَقَ "، فَقَالَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ: دَعْنِي يَا رَسُولَ اللَّهِ أَضْرِبْ عُنُقَ هَذَا الْمُنَافِقِ، فَقَالَ النَّبِيُّ : " إِنَّهُ قَدْ شَهِدَ بَدْرًا، فَمَا يُدْرِيكَ لَعَلَّ اللَّهَ اطَّلَعَ عَلَى أَهْلِ بَدْرٍ "، فَقَالَ: " اعْمَلُوا مَا شِئْتُمْ فَقَدْ غَفَرْتُ لَكُمْ "، قَالَ: وَفِيهِ أُنْزِلَتْ هَذِهِ السُّورَةُ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا عَدُوِّي وَعَدُوَّكُمْ أَوْلِيَاءَ السُّورَةَ
Rasulullah (s.a.v.), ben, Zübeyr ve Mikdat b. Esved’i göndererek dedi ki: Gidiniz “Hah” bahçesine vardığınız da orada bir kadın bulacaksınız üzerindeki mektubu alıp bana getiriniz buyurdu. Biz de çıktık, atlarımız bizimle koşturuyordu. Nihayet o bahçeye geldik ve birdenbire yolcu kadınla karşılaştık bunun üzerine mektubu çıkar dedik. Ben de mektub falan yok dedi. Biz de ya mektubu çıkaracaksın veya üzerinden elbiseleri çıkaracaksın dedik. Bunun üzerine mektubu saç örgülerinin arasından çıkardı. Mektubu, Rasulullah (s.a.v.)’e getirdik. Bir de gördük ki mektup Hatib b. Beltea r.a.’dan Mekke’deki bazı müşrik kişilere gönderilmiş. Hatıb müşriklere Peygamber (s.a.v)’in bazı işlerini bildiriyor. Rasulullah (s.a.v.), Ey Hatib bu Nedir? diye sordu. Hatib: Ey Allah’ın Rasulü! hakkımda hüküm vermek için acele etme ben Kureyş’e sığıntı olarak gelip yerleşen biriyim. Gerçek Kureyşli değilim. Sizin beraberinizdeki olan muhacirlerin ise mallarını ve ailelerini koruyacak hısımları var. Ben bu Kureyş’in nesebinden olmadığım için onlara bir iyilikte bulunmak istedim ki bu yüzden benim yakınlarımı korusunlar. Bu işi kafir olduğum için veya dinimden döndüğüm için veya küfre razı olduğumdan dolayı yapmış değilim. Bunun üzerine, Peygamber (s.a.v), Doğru söyledi buyurdu. Ömer b. Hattab r.a. ise; Ey Allah’ın Rasulü! Beni bırak ta şu münafığın başını uçurayım. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurdu: O, Bedir gazasına katılmıştır, ne biliyorsun? Belki de; Allah, Bedire katılanlara bakmış ve onlara: “Dilediğinizi yapın, Ben sizi affetmişimdir,” buyurmuştur. İşte, Mümtahine suresi 1. ayet, Hatib b. Beltea hakkında inmiştir; “Ey iman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olan kimseleri dost edinmeyin. Onlar size gelen gerçek mesajı inkar ettikleri, Rabbiniz olan Allah’a inandığınızdan dolayı, Rasulünü ve sizi yurdunuzdan sürüp çıkardıkları halde, siz onlara sevgi belirterek mektup ulaştırıyorsunuz. Eğer benim yolumda savaşmak ve benim rızamı kazanmak için savaşa çıktınızsa, içinizde onlara sevgi mi besleyip gizliyorsunuz? Oysa ben sizin gizlediğinizi ve açığa vurduğunuz herşeyi bilirim. Sizden kim böyle yaparsa, gerçekten o doğru yolun ortasında, şaşırıp sapıtmıştır.”

Tirmizi, Tefsiril Kuran: 61 Hn: 3305; Buhari, Cihad: 27; Müslim, Fedail-üs Sahabe: 17 ve diğerleri. Amr dedi ki: İbn ebî Rafi’i gördüm, Ali b. ebî Tâlib’in katibi idi. Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Bu konuda Amr ve Câbir b. Abdullah’tan da hadis rivâyet edilmiştir. Pek çok kişi bu hadisi Sûfyân b. Uyeyne’den buradaki gibi rivâyet etmiş olup râvîler hadisteki şu bölümü aktarmışlardır: “Ya mektubu çıkarırsın veya elbiselerini atarsın.” Bu hadis aynı zamanda Ebû Abdurrahman b. Yahya’dan, Ali’den yukarıdaki hadise benzer şekilde rivâyet edilmiştir. Bazıları bu hadiste “Ya mektubu çıkaracaksın ya da elbiseni soyacağız” demişlerdir.