Toplam 23,448 Hadis
Konular

Necm Suresi Tefsiri Kategorisi

Yine İbn Abbas:

#18,382
"Ve siz gaflet içinde oyalanmaktasınız (samidun)"1 ayetini, "Kur'an' dan yüz çeviriyorsunuz, uzak duruyorsunuz" şeklinde açıklamıştır.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11382. Bunu Taberini, rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir. 1 Necm Sur. 61.

Yine İbn Abbas:

#18,381
"Ve siz gaflet içinde oyalanmaktasınız"4 ayetiyle şarkı söylemenin kastedildiğini belirtmiştir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11381. Bunu Bezzar rivayet etmiş olup ravileri, Sahih'in ravileridir.5 4 Necm Sur. 61. ; 5 Bezzar (2264)

İbn Abbas,

#18,380
"Ve siz gaflet içinde oyalanmaktasınız" ayeti ile
ilgili olarak der ki: "Bunlar Peygamber' in (sallallahu aleyhi ve sellem) yanından
çalım satarak geçerlerdi. Buzağının nasıl çalımlı yürüdüğüne hiç
bakmadın mı?"

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11380. Bunu Ebu Ya'la rivayet etmiş olup ravilerinden Dahhak b. Muzahim, zayıflığı bulunmakla beraber güvenilir kabul edilmiştir. Diğer ravileri ise güvenilir kimselerdir. Aynca Dahhak. lbn Abbas'dan hadis işitmemiştir.3 Necm Sur. 61. ; 3 Ebu Ya'Ia (2685)

İbn Abbas,

#18,379
Yüce Allah'ın "Ufak tefek kusurları dışında, büyük günahlardan ve edepsizliklerden kaçınanlara gelince, bil ki Rabbin, affı bol olandır. O, sizi daha topraktan yarattığı zaman ve siz annelerinizin karınlarında bulunduğunuz sırada (bile), sizi en iyi bilendir. Bunun için kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü O, kötülükten sakınanı daha iyi bilir''1 ayeti ile ilgili olarak der ki: En büyük günahlar şunlardır: 1. Yüce Allah'a ortak koşmaktır. Zira Allah, "Kim Allah'a ortak koşarsa muhakkak Allah ona cenneti haram kılar''2 buyurmuştur. 2. Yüce Allah'ın rahmetinden umut kesmek. Zira Yüce Allah: "Allah'ın rahmetinden ancak kafirler toplululuğu umudunu keser''3 buyurmuştur. 3. Yüce Allah'ın azabından emin olmak. Zira Yüce Allah: "Allah'ın azabından ancak kendini ziyan etmiş topluluk emin olur''4 buyurmuştur. 4. Anne babaya saygısızlık etmek. Zira Yüce Allah, anne babasına saygısızlık eden kimseyi bedbaht bir zorba olarak nitelendirmiştir. 5. Allah'ın dokunulmaz kıldığı cana haksız yere kıymak. Zira Yüce Allah bu fiili işleyen hakkında "Cezası cehennemdir''5 buyurmuştur. 6. İffetli kadına zina iftirasında bulunmak. Zira Yüce Allah böyle kimseler hakkında: "dünya ve Ahirette lanetlenmişlerdir''6 buyurmuştur. 7. Yetim malı yemek. Zira Yüce Allah, bunu yapanlar hakkında: "Karınlarına ancak ateş doldurmuş olurlar. Ayrıca onlar tutuşturulmuş ateşe gireceklerdir''7 buyurmuştur. 8. Savaştan kaçmak. Zira Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "(Vur kaç gibi) Savaş taktiği gereği ya da kendi birliğine katılma gibi bir amaç dışında kim öyle bir günde arkasını döner kaçarsa, muhakkak Allah'ın gazabına uğramış olur ve onun varacağı yer cehennemdir. Bu ne kötü sondur!"8 9. Faiz yemek. Çünkü Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Faiz yiyenler ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar."9 10. Sihir yapmak. Zira Yüce Allah sihir hakkında: "And olsun ki, onu satın alanın ahiretten bir nasibi olmadığını biliyorlardı" 10 buyurmuştur. 11. Zina etmek. Zira Yüce Allah zina ile ilgili olarak: "Bunları yapan kimse, günaha girmiş olur. Kıyamet günü de azabı kat kat artırılır ve azapta horlanmış olarak temelli kalır"11 buyurmuştur. 12. Günah olan yalan yemin. Zira Yüce Allah "Allah'ın ahdini ve yeminlerini az bir değere değişenlerin, işte onların ahirette hiç bir nasipleri yoktur''12 buyurmuştur. 13. Ganimet malını zimmete geçirmek. Zira Yüce Allah: "Kim ganimet malını zimmetine geçirirse, kıyamet günü zimmetine geçirdiği mal ile gelir''13 buyurmuştur. 14. Farz olan zekatı vermemek. Zira Yüce Allah bu hususta: "O malla yüzleri dağlanır'' 14 buyurmuştur. 15. Yalan şahitlik etmek. Zira Yüce Allah "Şahitliği kim gizlerse, kalbi günaha girmiş olur''15 buyurmuştur. 16. İçki içmek. Zira Yüce Allah onu putlar(a tapmak)la birlikte zikretmiştir. 17. Namazı ya da Allah'ın farzlarından herhangi birini bilerek terk etmek. Zira Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "Kim namazı bile bile terk ederse, Allah ve Resülü'nün zimmeti/ahdi dışında kalır" buyurmuştur. 19. Anlaşmayı bozmak. 20 Akrabalık bağlarını koparmak.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11379.Bunu Taberani, hasen bir isnadla rivayet etmiştir.16 1 Necm Sur. 32. ; 2 Maide Sur. 72. ; 3 Yusuf Sur. 87. ; 4 A'raf Sur. 99. ; 5 Nisa Sur. 93. ; 6 Nur Sur. 23. ; 7 Nisa Sur. 10.; 8 Enfal Sur. 16. ; 9 Bakara Sur. 275. ; 10 Bakara Sur. 102. ; 11 Furkan Sur. 68-69. ; 12 Al-i İmran Sur. 77. ; 13 Al-i İmran Sur. 161. ; 14 Tevbe Sur. 35. ; 15 Bakara Sur. 283. ; 16 Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir (13023)

İbn Abbas:

#18,378
"Kabahatler dışında büyük günahlardan ve hayasızlıklardan uzak duranlara gelince ... "3 ayetinde geçen "اللمم (kabahatler)" kelimesi ile ilgili olarak "lemme, zinaya girer" demiştir. Yine İbn Abbas'ın bildirdiğine göre Resullullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle niyaz etmiştir: "Eğer bağışlayacaksan Allah'ım, hepsini bağışla! Kabahat işlememiş bir kulun var mı ki!"

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11378. Bunu Bezzar rivayet etmiş olup ravileri, Sahih'in ravileridir.1 1 Bezzar (2262). Aynca: "Hadisin muttasıl olarak yalnız bu tarikten rivayet edildiğini bilmekteyiz" demiştir.

İbn Abbas der ki:

#18,377
(Müşriklerin putlarından) Uzza, Batn-ı Nahle'de; Lat, Taif'te; Menat ise Kudeyd'de idi. Ali b. Ca' d, Batn-ı Nahle'nin Amir oğullarının bahçesi olduğunu belirtmiştir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11377. Bunu Taberani, rivayet etmiş olup ravilerinden Ebü Şeybe zayıftır.

-Said b. Cübeyr'in iddiasına göre- İbn Abbas şöyle anlatmış:

#18,376
Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) Mekke' de idi. Necm suresini başından, "Gördünüz mü o Lat ve Uzza'yı! Ve üçüncüleri olan ötekini, Menat'ı"ı ayetine kadar okudu. O sırada (irade dışı olarak) dili "Bunlar yüce kuğulardırlar ve aracılıktan umulur" cümlesini söyledi. Mekke müşrikleri ondan bu cümleyi işitince pek sevindiler. Bu durum Resullullah'ta (sallallahu aleyhi ve sellem) sıkıntı yarattı ve derken Yüce Allah şu ayeti indirdi: "(Ey Muhammed!) Biz senden önce hiçbir resuI ya da nebi göndermedik ki o bir temennide bulunduğunda şeytan onun temennisine ille de (beşeri arzular) katmaya kalkışmasın. Ne var ki Allah şeytanın katacağı şeyi iptal eder. Sonra Allah, kendi ayetlerini sağlam olarak yerleştirir."2

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11376. Bunu Bezzar ve Taberani rivayet etmiştir. Ancak Taberani şu ilaveyi nakletmiştir: " ...Kısır bir günün azabı ... "3 yani, Bedir savaşı. Her iki kaynağın ravileri de Sahih'in ravileridir. Ne var ki Taberani "Bunun sadece İbn Abbas kanalıyla Peygamber'den (sallallahu ~ vesellem) nakledildiğini bilmekteyiz" açıklamasını yapmıştır. Hac süresinin tefsirinde bundan daha uzun, fakat senedi zayıf mürsel bir hadis geçmişti. ı Necm Sur. 19-20. 2 Hac Sur. 52. 3 Hac Sur. 55.

Yine İbn Abbas der ki:

#18,375
"Kuşkusuz Muhammed, Rabbini görmüştür." İkrime: "Ey İbn Abbas! Allah «Gözler onu göremez; halbuki O gözleri görür»2 buyurmuyor mu?" deyince İbn Abbas: "Hay anasız kalasın sen. Bu ancak (Rab) gözlerin tahammül edemeyeceği bir keyfiyetle tecelli ettiğinde böyledir" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11375. Ben derim ki: İbn AbbAs'ın konuyla ilgili Tirmizi tarafından nakledilmiş bundan başka bir hadisi daha vardır. Bu hadisi ise Taberani rivayet etmiş olup ravilerinden İbrahim b. el-Hakem b. Eban metruktur. 2 En'am Sur. 103.

İbn Abbas bildiriyor:

#18,374
Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) Cebrail' e onu kendi suretinde görmek istediğini söyledi. O da: "Rabbine dua et" dedi. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) Rabbine dua etti. Cebrail ona Doğu tarafından göründü. Yükselip ilerlemeye devam etti. Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onu görünce bayıldı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11374. Bunu Bezzar hocası Muhammed b. Hasan el-Kirmani'den rivayet etmiştir ki bu zat hakkında bilgim yoktur. Aynca İbn Main'in belirttiğine göre İdris b. binti Vehb b. Münebbih'in ancak ahlak/zühd konusundaki hadisleri yazılır. Diğer raviler ise güvenilirdir. Necm Sur. 18.

İbn Abbas'ın bildirdiğine göre

#18,373
"Sidreyi kaplayan kaplamıştı" ayeti hakkında Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "Sidreyi gördüm. Hatta onu iyice ihata ettim. Sonra önünü altın pervaneler kapattı."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11373. Bunu Ebü Ya'la rivayet etmiş olup ravilerinden Cüveybir zayıftır. Necm Sur. 16.

İbn Abbas,

#18,372
Yüce Allah'ın "Öyle ki iki yay kadar, hatta daha da yakın oldu" ayetini, "قاب kadar; قوسين (iki yay) iki arşın, demektir" diye açıklamıştır.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11372. Bunu Taberani, rivayet etmiş olup ravilerinden Asım b. Behdele zayıftır; ancak hadisi hasen derecesinde değerlendirilebilir. Necm Sur. 9.

İbn Abbas,

#18,371
"Sonra yaklaştı, derken daha da yakınlaştı" ayetiyle ilgili olarak şunları söylemiştir: Maksat, Muhammed' dir (sallallahu aleyhi ve sellem). Yani, Rabbine yaklaştı, derken O'na daha da yakınlaştı, demektir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11371. Bunu Taberani, rivayet etmiş olup ravilerinden Ata b. es-Saib ahir ömründe bunamıştı. Necm Sur. 8.

İbn Abbas r.a.’dan:

#1,999 ف الَّذِينَ يَجْتَنِبُونَ كَبَائِرَ الإِثْمِ وَالْفَوَاحِشَ إِلا اللَّمَمَ. قَالَ: قَالَ النَّبِيُّ : " إِنْ تَغْفِرِ اللَّهُمَّ تَغْفِرْ جَمَّا، وَأَيُّ عَبْدٍ لَكَ لَا أَلَمَّا
Necm suresi 32. ayeti hakkında peygamberin şöyle söylediğini aktardı: “Allah’ım bağışlarsın çok bağışlarsın senin hangi kulun ufak tefek kusurlarda bulunmamıştır.”

žTirmizi, Tefsiril Kuran: 54 Hn: 3284 ve diğerleri. Tirmizî: Bu hadis hasen sahih garibtir. Ancak Zekeriyya b. İshâk’ın rivâyetiyle bilmekteyiz.

Abdullah b. Mesud r.a.’dan:

#1,998 ف مَا كَذَبَ الْفُؤَادُ مَا رَأَىق، قَالَ: رَأَى رَسُولُ اللَّهِ جِبْرِيلَ فِي حُلَّةٍ مِنْ رَفْرَفٍ قَدْ مَلَأَ مَا بَيْنَ السَّمَاءِ وَالْأَرْضِ
Necm suresi 11. ayeti hakkında şöyle dedi: “Rasulullah (s.a.v.), Cebrail’i pırıl pırıl bir kumaştan yapılmış elbise içerisinde gök ve yeryüzünü doldurmuş bir vaziyette görmüştü.”

Tirmizi, Tefsiril Kuran: 5 Hn: 3283; Buhari, Bed-il Halk: 27; Müslim, İman: 17 ve diğerleri.ž Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.

Abdullah b. Şakik rahimullah dedi ki:

#1,997 قُلْتُ لِأَبِي ذَرٍّ: لَوْ أَدْرَكْتُ النَّبِيَّ لَسَأَلْتُهُ، فَقَال: عَمَّا كُنْتَ تَسْأَلُهُ؟ قُلْتُ: كُنْتُ أَسْأَلُهُ، هَلْ رَأَى مُحَمَّدٌ رَبَّهُ؟ فَقَالَ: قَدْ سَأَلْتُهُ، فَقَالَ: " نُورٌ أَنَّى أَرَاهُ
Ebu Zerr (r.a.)’e Peygamber (s.a.v)’e ulaşmış olsaydım mutlaka kendisine sorardım dedim. Ebu Zerr, ona neyi soracaktın dedi. Ben de: Muhammed rabbini görmüş müdür? Diye sorardım, dedim. Ebu Zerr şu karşılığı verdi: Ben ona sormuştum da oda: “O bir nurdur, onu nasıl görebilirim” demişti.

Tirmizi, Tefsiril Kuran: 54 Hn: 3282; Müslim, İman: 27 ve diğerleri. Tirmizî: Bu hadis hasendir

İbn Abbas r.a. dedi ki:

#1,996 ف مَا كَذَبَ الْفُؤَادُ مَا رَأَى، قَالَ: رَآهُ بِقَلْبِهِ
"Necm suresi 11. ayetini okudu ve şöyle dedi: “Onu kalbi ile gördü.”

Tirmizi, Tefsiril Kuran: 5 Hn: 3281; Müslim, İman: 27 ve diğerleri.ž Tirmizî: Bu hadis hasendir.

İbn Abbas r.a.’dan:

#1,995 فِي قَوْلِ اللَّهِ "ف فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ أَوْ أَدْنَى { 9 } فَأَوْحَى إِلَى عَبْدِهِ مَا أَوْحَى { 10 }،ف وَلَقَدْ رَآهُ نَزْلَةً أُخْرَى { 13 } عِنْدَ سِدْرَةِ الْمُنْتَهَى { 14 } "، قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ: قَدْ رَآهُ النَّبِيُّ
"Necm suresi 9.10. ayetleri: “Aralarında iki yay mesafesi kalıncaya kadar, hatta daha da yakınına kadar. Böylece Allah, kuluna vahyedilmesini uygun gördüğü şeyleri vahyetmiş oldu.” Hakkında şöyle dedi: “Peygamber (s.a.v), O’nu görmüştür.”

Tirmizi, Tefsiril Kuran: 54 Hn: 3280; Müslim, İman: 27 ve diğerleri. Tirmizî: Bu hadis hasendir. Mevkuf.

İbn Abbas r.a. dedi ki:

#1,994 رَأَى مُحَمَّدٌ رَبَّهُ، قُلْتُ: أَلَيْسَ اللَّهُ يَقُولُ:ف لا تُدْرِكُهُ الأَبْصَارُ وَهُوَ يُدْرِكُ الأَبْصَارَ. قَالَ: وَيْحَكَ ذَاكَ إِذَا تَجَلَّى بِنُورِهِ الَّذِي هُوَ نُورُهُ، وَقَالَ: أُرِيَهُ وَقَدْ رَأَى مُحَمّدُ رَبَّهُ مَرَّتَيْنِ
Muhammed, Rabbini görmüştür. Bunun üzerine İkrime, Enam 103. ayetini: “Hiçbir beşeri görüş ve tasavvur O’nu anlayamaz, halbuki O her türlü beşeri görüş ve tasavvuru çepeçevre kuşatır. Zira yalnız O’dur, hikmetine tam nüfuz edilemeyen ve her şeyden haberdar olan.” Okuyup, Allah, böyle buyurmadı mı? dedi. İbn Abbas: Yazık sana; O, Senin dediğin husus kendi nuruyla tecelli ettiği zamandır. Oysa Muhammed Rabbini iki defa görmüştür.

Tirmizi, Tefsiril Kuran: 54 Hn: 3279; Müslim, İman: 27 ve diğerleri. Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle hasen garibtir.

Şabi rahimullah dedi ki:

#1,993 لَقِيَ ابْنُ عَبَّاسٍ كَعْبًا بِعَرَفَةَ، فَسَأَلَهُ عَنْ شَيْءٍ، فَكَبَّرَ حَتَّى جَاوَبَتْهُ الْجِبَالُ، فَقَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ: إِنَّا بَنُو هَاشِمٍ، فَقَالَ كَعْبٌ إِنَّ اللَّهَ قَسَمَ رُؤْيَتَهُ وَكَلَامَهُ بَيْنَ مُحَمَّدٍ، وَمُوسَى، فَكَلَّمَ مُوسَى مَرَّتَيْنِ، وَرَآهُ مُحَمَّدٌ مَرَّتَيْنِ قَالَ مَسْرُوقٌ: فَدَخَلْتُ عَلَى عَائِشَةَ، فَقُلْتُ: هَلْ رَأَى مُحَمَّدٌ رَبَّهُ؟ فَقَالَتْ: لَقَدْ تَكَلَّمْتَ بِشَيْءٍ قَفَّ لَهُ شَعْرِي، قُلْتُ: رُوَيْدًا ثُمَّ قَرَأْتُ: "ف لَقَدْ رَأَى مِنْ آيَاتِ رَبِّهِ الْكُبْرَىق، فَقَالَتْ: أَيْنَ يُذْهَبُ بِكَ إِنَّمَا هُوَ جِبْرِيلُ، مَنْ أَخْبَرَكَ أَنَّ مُحَمَّدًا رَأَى رَبَّهُ، أَوْ كَتَمَ شَيْئًا مِمَّا أُمِرَ بِهِ، أَوْ يَعْلَمُ الْخَمْسَ الَّتِي قَالَ اللَّهُ تَعَالَى:ف إِنَّ اللَّهَ عِنْدَهُ عِلْمُ السَّاعَةِ وَيُنَزِّلُ الْغَيْثَق فَقَدْ أَعْظَمَ الْفِرْيَةَ، وَلَكِنَّهُ رَأَى جِبْرِيلَ، لَمْ يَرَهُ فِي صُورَتِهِ إِلَّا مَرَّتَيْنِ: مَرَّةً عِنْدَ سِدْرَةِ الْمُنْتَهَى، وَمَرَّةً فِي جِيَادٍ لَهُ سِتُّ مِائَةِ جَنَاحٍ قَدْ سَدَّ الْأُفُقَ
İbn Abbas r.a., Arafat’ta (ubey b.) Kab r.a. ile karşılaştı ve ona bir şey sordu. Bunun üzerine Kab öyle bir tekbir getirdi ki dağlardan yankısı duyuldu. İbn Abbas dedi ki: Biz Haşimoğullarındanız Kab ta şu karşılığı verdi: Allah görünmesiyle konuşmasını Muhammed ile Musa arasında taksim etti. Musa Rabbi ile iki sefer konuştu. Muhammed’de Rabbini iki sefer gördü. Mesruk şöyle dedi: Aişe’nin yanına girdim ve Muhammed (s.a.v.), Rabbini görmüş müdür? Diye sordum. O da şöyle cevap verdi: Öyle bir şey sordun ki tüylerim diken diken oldu. Ben de acele etmeyiniz, dedim ve Necm suresi 18. ayetini okudum. Aişe şu karşılığı verdi. Sen yanlış yorum ve tefsirler yaparak nerelere gidiyorsun? O peygamberin gördüğü kimse Cebrail’dir. Her kim sana Muhammed (s.a.v.)’in Rabbini gördüğünü veya kendisine emredilenlerden bir şeyi gizlediğini veya Lokman suresi 34. ayetindeki bilinmeyenleri bildiğini söylerse en büyük yalanı ve iftirayı yapmış olur. Fakat Peygamber (s.a.v), Cebrail’i görmüştür. Cebrail’i kendi şeklinde iki sefer görmüştür; biri Sidret-ül müntehada diğeri de Mekke’de mağarada ilk vahy indiği anda Ciyad mıntıkasında ki onun altı yüz kanadı vardı ve tüm ufku kaplamıştı.

Tirmizi, Tefsiril Kuran: 54 Hn: 3278; Müslim, İman: 27; Buhari, İman: 17 ve diğerleri.ž Tirmizî: Dâvûd b. ebî Hind, Şa’bî’den, Mesrûk’tan, Âişe’den bu hadisin bir benzerini rivâyet etmiş olup Dâvûd’un rivâyeti Mûcâlid’in hadisinden daha kısadır.

Şeybani rahimullah dedi ki:

#1,992 سَأَلْتُ زِرَّ بْنَ حُبَيْشٍ، عَنْ قَوْلِهِ :ف فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ أَوْ أَدْنَىق فَقَالَ: أَخْبَرَنِي ابْنُ مَسْعُودٍ، أَنّ النَّبِيَّ " رَأَى جِبْرِيلَ وَلَهُ سِتُّ مِائَةِ جَنَاحٍ "
Zirr b. Hubeyş rahimullah’a Necm suresi 9. ayeti hakkında sordum şöyle dedi: İbn Mesud r.a. bana bildirdi ki Peygamber (s.a.v), Cebrail’i gördü onun altıyüz kanadı vardı.

Tirmizi, Tefsiril Kuran: 54 Hn: 3277; Buhari, Bed-il Halk: 27; Müslim, İman: 17 ve diğerleri.ž Tirmizî: Bu hadis hasen garib sahihtir.

Abdullah (b. Mesud) r.a. dedi ki:

#1,991 لَمَّا بَلَغَ رَسُولُ اللَّهِ سِدْرَةَ الْمُنْتَهَى، قَالَ: " انْتَهَى إِلَيْهَا مَا يَعْرُجُ مِنَ الْأَرْضِ، وَمَا يَنْزِلُ مِنْ فَوْقَ "، قَالَ: فَأَعْطَاهُ اللَّهُ عِنْدَهَا ثَلَاثًا لَمْ يُعْطِهِنَّ نَبِيًّا كَانَ قَبْلَهُ، فُرِضَتْ عَلَيْهِ الصَّلَاةُ خَمْسًا، وَأُعْطِيَ خَوَاتِيمَ سُورَةِ الْبَقَرَةِ، وَغُفِرَ لِأُمَّتِهِ الْمُقْحِمَاتُ مَا لَمْ يُشْرِكُوا بِاللَّهِ شَيْئًا، قَالَ ابْنُ مَسْعُودٍ:ف إِذْ يَغْشَى السِّدْرَةَ مَا يَغْشَى، قَالَ: السِّدْرَةُ فِي السَّمَاءِ السَّادِسَةِ
Rasulullah (s.a.v.), Sidretül Müntehaya varınca şöyle buyurdu: “Yeryüzünden çıkan ve yukarıdan inen burada son buluyor.” Allah orada ona önceden hiçbir peygambere vermediği üç şeyi ona verdi: 1) Bakara suresinden son iki ayeti, 2) Beş vakit namaz 3) Allah’a hiçbirşeyi ortak koşmadıkları sürece ümmetin büyük günahlarının bağışlanması İbn Mesud, Necm suresi 16. ayetini okudu ve Sidre altıncı göktedir” dedi.

Tirmizi, Tefsiril Kuran: 54 Hn: 3276; Müslim, İman: 27; Nesai, Salat: 17 ve diğerleri.ž Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Sûfyân: Altından pervaneler dedi eliyle işaret edip elini titretti. Mâlik b. Mığvel’den başkası da şöyle diyor: Yaratıkların bilgileri Sidre’de son bulur. Onun üstündeki bilgilerden haberleri yoktur.