Toplam 19,048 Hadis
Konular

Feth Suresi Tefsiri Kategorisi

Übey b. Kab r.a.’dan rivayete göre:

#1,980 َنِ النَّبِيِّ : "ف وَأَلْزَمَهُمْ كَلِمَةَ التَّقْوَى، قَالَ: لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ
Peygamber (s.a.v), “Onları takva kelimesine bağladı” (Feth suresi 26) sözcüğünü “Lailahe illallah” sözüdür, buyurdu.

Tirmizi, Tefsiril Kuran: 49 Hn: 3265; Ahmed, Müsned: 20301 ve diğerleri. ž Tirmizi: Bu hadis garibtir. Bu hadisi merfu olarak sadece Hasan b. Kazae rivâyetiyle bilmekteyiz. Tirmizî: Ebû Zür’aya bu hadisi hakkında sordum merfu olarak sadece bu şekliyle bilinmektedir, dedi.

Enes r.a.'dan:

#1,979 أَنَّ ثَمَانِينَ هَبَطُوا عَلَى رَسُولِ اللَّهِ وَأَصْحَابِهِ مِنْ جَبَلِ التَّنْعِيمِ عِنْدَ صَلَاةِ الصُّبْحِ وَهُمْ يُرِيدُونَ أَنْ يَقْتُلُوهُ، فَأُخِذُوا أَخْذًا، فَأَعْتَقَهُمْ رَسُولُ اللَّهِ فَأَنْزَلَ اللَّهُ:ف وَهُوَ الَّذِي كَفَّ أَيْدِيَهُمْ عَنْكُمْ وَأَيْدِيَكُمْ عَنْهُمْ. الْآيَةَ
Sabah namazı vaktinde müşriklerden silahlı seksen kişi Tenim bölgesinden Rasulullah (s.a.v.)’ın ashabının üzerine indiler. Bunlar, Rasulullah (s.a.v.)’i öldürmek istiyorlardı. Hepsi yakalandı. Ve Rasulullah (s.a.v.), Bunların hepsini serbest bıraktı. Bunun üzerine Allah Feth suresi 24. ayetini indirdi: “O Allah ki, sizi onların üzerine galip getirdikten sonra, Mekke’nin göbeğinde onların elini sizden, sizin elinizi onlardan çeken O’dur. Allah ne yaparsanız hepsini görür.”

Tirmizi, Tefsiril Kuran: 49 Hn: 3264; Müslim, Cihad: 27; Ebu Davud, Cihad: 17 ve diğerleri.ž Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.

Enes r.a. dedi ki:

#1,978 نَزَلَتْ عَلَى النَّبِيِّ :ف لِيَغْفِرَ لَكَ اللَّهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِكَ وَمَا تَأَخَّرَق مَرْجِعَهُ مِنَ الْحُدَيْبِيَةِ، فَقَالَ النَّبِيُّ : لَقَدْ نَزَلَتْ عَلَيَّ آيَةٌ أَحَبُّ إِلَيَّ مِمَّا عَلَى الْأَرْضِ ، ثُمَّ قَرَأَهَا النَّبِيُّ عَلَيْهِمْ، فَقَالُوا: هَنِيئًا مَرِيئًا يَا رَسُولَ اللَّهِ، قَدْ بَيَّنَ اللَّهُ لَكَ مَاذَا يُفْعَلُ بِكَ، فَمَاذَا يُفْعَلُ بِنَا؟ فَنَزَلَتْ عَلَيْهِ: "ف لِيُدْخِلَ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الأَنْهَارُ حَتَّى بَلَغَ فَوْزًا عَظِيمًا
Rasulullah (s.a.v.)’e Hudeybiye dönüşünde (Feth suresi 2. ayeti); “Böylece Allah senin hem geçmişte, hem de gelecekteki bütün hatalarına karşı bağışlayıcılığını gösterecek, yani her türlü sıkıntı ve tasalardan seni kurtaracak ve sana kafa tutanları, sana baş eğdirmek suretiyle nimetini sana tamamlayacaktır ve gönderdiği son din ile Cennete götüren yola seni iletecektir.” İnmişti. Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v.), bana bir ayet indi ki; Yeryüzünde olan her şeyden bana daha sevimlidir. Sonra Rasulullah (s.a.v.), ashabına bu ayeti okudu Onlar da “Sağlık ve saadetle…” dediler. Allah sana nasıl muamele yapılacağını açıkladı ya bize nasıl muamele edilecektir? Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v.) (Feth suresi 5. ayeti) indirildi: “Ve Allah’ın mümin erkek ve kadınları, içinden ırmaklar akan Cennetlere sokması, günah ve kusurlarını örtmesi içindir. Bu Allah katında gerçekten büyük bir kurtuluştur.”

Tirmizi, Tefsiril Kuran: 49 Hn: 3263; Buhari, Meğazi: 27; Müslim, Cihad: 17 ve diğerleri.ž Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Bu konuda Mücemmi’ b. Cariye’den de hadis rivâyet edilmiştir.

Eslem el Adi rahimullah dedi ki:

#1,977 سَمِعْتُ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ، يَقُولُ: كُنَّا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ فِي بَعْضِ أَسْفَارِهِ، فَكَلَّمْتُ رَسُولَ اللَّهِ فَسَكَتَ، ثُمَّ كَلَّمْتُهُ فَسَكَتَ، ثُمَّ كَلَّمْتُهُ فَسَكَتَ، فَحَرَّكْتُ رَاحِلَتِي فَتَنَحَّيْتُ، وَقُلْتُ: ثَكِلَتْكَ أُمُّكَ يَا ابْنَ الْخَطَّابِ، نَزَرْتَ رَسُولَ اللَّهِ ثَلَاثَ مَرَّاتٍ كَلُّ ذَلِكَ لَا يُكَلِّمُكَ، مَا أَخْلَقَكَ بِأَنْ يَنْزِلَ فِيكَ قُرْآنٌ، قَالَ: فَمَا نَشِبْتُ أَنْ سَمِعْتُ صَارِخًا يَصْرُخُ بِي، قَالَ: فَجِئْتُ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ فَقَالَ: " يَا ابْنَ الْخَطَّابِ لَقَدْ أُنْزِلَ عَلَيَّ هَذِهِ اللَّيْلَةَ سُورَةٌ مَا أُحِبُّ أَنَّ لِي مِنْهَا مَا طَلَعَتْ عَلَيْهِ الشَّمْسُ إِنَّا فَتَحْنَا لَكَ فَتْحًا مُبِينًا
Ömer b. Hattab’ın şöyle dediğini işittim: Seferlerinden birinde Rasulullah (s.a.v.) ile birlikteydik. Rasulullah (s.a.v.) ile konuştum, sustu tekrar konuştum yine sustu sonra tekrar konuştum yine sustu. Ben de devemi hareket ettirdim ve bir kenara çekildim. Kendi kendime: “Ey Hattab’ın oğlu, anan acına yansın. Rasulullah (s.a.v.) ile üç kere ısrar ettin üçünde de seninle konuşmadı, dolayısıyla hakkında bir Kuran ayeti inmesine ne kadar da layık hale geldin” dedim. Tam bu durumda iken beni çağıran birini duydum, derhal Rasulullah (s.a.v.)’in yanına geldim. Rasulullah (s.a.v.): “Ey Hattab’ın oğlu! Allah bu gece bana bir sure indirdi ki bu sure karşılığında güneşin doğduğu her şey benim olsun istemem; “Şüphesiz biz senin için apaçık bir zaferin önünü açtık” (Feth suresi 1)

Tirmizi, Tefsiril Kuran: 49 Hn: 3262; Buhari, Meğazi: 27 ve diğerleri. Tirmizî: Bu hadis hasen sahih garibtir. Bazıları bu hadisi Mâlik’den, mürsel olarak rivâyet etmiştir.