Toplam 19,119 Hadis
Konular

Meryem Suresi Fazilet ve Tefsiri Kategorisi

İbn Abbas'm  şöyle  dediği rivayet  edildi:

#10,333
Resuiuilah   sallallahü  aleyhi  ve  seilem  Cifeni aleyhi'selam « Bize yapmakta olduğunuz ziyaretleri daha çok yapamaz mısınız?» diye sordu. Bundan  bir  kaç  gece  sonra şu ayet indi: «Biz melekler, ancak rabbinin emriyle inebiliriz; onundur ve varsa ilerimizde ve ne varsa gerimizde ve ne varsa gerimizde ve ne varsa Ikisi arasında (ve rabbin hiçbirşeyi unutmaz.)» [4]

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Tefsir Hn: 502/5 [4] Meryem (19). 64

Mesruk rahimullah dedi ki:

#1,857 سَمِعْتُ خَبَّابَ بْنَ الْأَرَتِّ، يَقُولُ: " جِئْتُ الْعَاصِي بْنَ وَائِلٍ السَّهْمِيَّ أَتَقَاضَاهُ حَقًّا لِي عِنْدَهُ، فَقَالَ: لَا أُعْطِيكَ حَتَّى تَكْفُرَ بِمُحَمَّدٍ، فَقُلْتُ: لَا حَتَّى تَمُوتَ ثُمَّ تُبْعَثَ، قَالَ: وَإِنِّي لَمَيِّتٌ ثُمَّ مَبْعُوثٌ؟ فَقُلْتُ: نَعَمْ، فَقَالَ: إِنَّ لِي هُنَاكَ مَالًا وَوَلَدًا فَأَقْضِيكَ فَنَزَلَتْ:ف أَفَرَأَيْتَ الَّذِي كَفَرَ بِآيَاتِنَا وَقَالَ لأُوتَيَنَّ مَالا وَوَلَدًاق الْآيَةَ
Habbab b. Eret r.a.’dan şöyle dediğini işittim. Kendinde bulunan bir alacağımı tahsil etmek için As b. Vail es Sehmi’ye geldim. O da Muhammed’i inkar etmedikçe bu alacağını sana vermeyeceğim, dedi. Bende sen ölüp tekrar diriltileceğin güne kadar bile olsa onu inkar edemem, dedim. Ben öldükten sonra diriltilecek miyim? dedi. Evet dedim. O da o zaman orada benim malım ve çocuklarım olacak sana orada veririm dedi. Meryem suresi 77. ayeti bu sebeble nazil oldu: “Ayetlerimizi inkar edip, “Bana muhakkak mal da, evlat da verilecektir” deyip isyan eden o adamı gördün mü?”

Tirmizi, Tefsiril Kuran: 20 Hn: 3162; Buhari, Büyü’ 27; Müslim, Sıfat-ül Kıyame: 17 ve diğerleri. Hennâd, Ebû Muaviye vasıtasıyla Â’meş’den bu hadisin bir benzerini rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.

Ebu Hüreyre r.a.’dan: Rasülullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

#1,856 إِذَا أَحَبَّ اللَّهُ عَبْدًا نَادَى جِبْرِيلَ إِنِّي قَدْ أَحْبَبْتُ فُلَانًا فَأَحِبَّهُ، قَالَ: فَيُنَادِي فِي السَّمَاءِ ثُمَّ تَنْزِلُ لَهُ الْمَحَبَّةُ فِي أَهْلِ الْأَرْضِ، فَذَلِكَ قَوْلُ اللَّهِ:ف إِنَّ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ سَيَجْعَلُ لَهُمُ الرَّحْمَنُ وُدًّاق، وَإِذَا أَبْغَضَ اللَّهُ عَبْدًا نَادَى جِبْرِيلَ إِنِّي أَبْغَضْتُ فُلَانًا، فَيُنَادِي فِي السَّمَاءِ ثُمَّ تَنْزِلُ لَهُ الْبَغْضَاءُ فِي الْأَرْضِ
Allah bir kulu sevdiği zaman: “Cebraile ben falanı sevdim sende onu sev diye seslenir.” Cebrail’de bunu gökyüzüne ilan eder. Sonra o kimsenin sevgisi yeryüzü halkına indirilir de böylece yeryüzündeki insanlar da o kimseyi sever hale gelir işte Meryem suresi 96. ayetinin anlamı budur. Allah bir kulundan da hoşlanmadı mı Cibrili çağırır ve: “Ben falan kuluma kızgınım onu sevmiyorum” der bu bildirin gökyüzünde ilan edilir. Sonra bu haber yeryüzüne indirilir de insanlar o kimseye nefret ederler.

Tirmizi, Tefsiril Kuran: 20 Hn: 3161; Buhari, Bed-il Halk: 27; Müslim, Birr ve Sıla: 17 ve diğerleri. Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Abdurrahman b. Abdullah b. Dinar babasından, Ebû Salih’den, Ebû Hüreyre’den bu hadisi benzeri şekilde rivâyet etmiştir.

Abdullah b. Mesud r.a.’dan rivayete göre:

#1,855 ف وَإِنْ مِنْكُمْ إِلا وَارِدُهَاق، قَالَ: يَرِدُونَهَا ثُمَّ يَصْدُرُونَ بِأَعْمَالِهِمْ
Meryem suresi 71. ayeti hakkında şöyle dedi: “Herkes o Cehenneme uğrayacak ve yaptıkları amellere göre oradan kurtarılacaklardır.”

Tirmizi, Tefsiril Kuran: 20 Hn: 3160; Darim, Rikak: 17 ve diğerleri. ž Muhammed b. Beşşâr, Abdurrahman b. Mehdî vasıtasıyla Şu’be’den, Süddi’den bu hadisin bir benzerini bize aktarmıştır. Abdurrahman dedi ki: Şu’be’ye dedim ki: İsrail bu hadisi bana Süddî’den, Mürre’den, Abdullah’tan rivâyet etti. Şu’be’ye şu karşılığı verdi. Bu hadisi Süddî’den merfu olarak işittim fakat onu bilerek rivâyet etmeyip bırakıyorum.

Süddi rahimullah der ki:

#1,854 سَأَلْتُ مُرَّةَ الْهَمْدَانِيَّ، عَنْ قَوْلِ اللَّهِ :ف وَإِنْ مِنْكُمْ إِلا وَارِدُهَاق فَحَدَّثَنِي أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ مَسْعُودٍ حَدَّثَهُمْ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ : " يَرِدُ النَّاسُ النَّارَ ثُمَّ يَصْدُرُونَ مِنْهَا بِأَعْمَالِهِمْ، فَأَوَّلُهُمْ كَلَمْحِ الْبَرْقِ ثُمَّ كَالرِّيحِ ثُمَّ كَحُضْرِ الْفَرَسِ ثُمَّ كَالرَّاكِبِ فِي رَحْلِهِ ثُمَّ كَشَدِّ الرَّجُلِ ثُمَّ كَمَشْيِهِ
Mürre el Hemedani rahimullah'a; Meryem suresi 71. ayetinin tefsirini sordum o da bunu kendisine Abdullah b. Mesud r.a.’un aktardığını söyledi. Rasülullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Tüm insanlar Cehenneme mutlaka uğrayacaklar sonra amelleri karşılığında oradan çıkıp kurtulacaklardır. Oradan ilk çıkacak olanların hızı şimşeğin parlaması gibidir. Sonra rüzgar gibi, sonra atın koşması sonra da devenin üzerindeki binici gibi, sonra da insanların koşması gibi daha sonra da insanın yürümesi gibi sırattan geçip Cehennem’den kurtulacaklardır.”

Tirmizi, Tefsiril Kuran: 20 Hn: 3159; Darimi, Rikak: 17 ve diğerleri.ž Tirmizî: Bu hadis hasendir. Şu’be, Süddî’den merfu olmaksızın rivâyet etmiştir.

İbn Abbas r.a. dedi ki: Rasülullah(s.a.v), Cebraile:

#1,853 مَا يَمْنَعُكَ أَنْ تَزُورَنَا أَكْثَرَ مِمَّا تَزُورُنَا؟ قَالَ: فَنَزَلَتْ هَذِهِ الْآيَةَف وَمَا نَتَنَزَّلُ إِلا بِأَمْرِ رَبِّكَق إِلَى آخِرِ الْآيَةَ
"Bizi yaptığın ziyaretlerden daha çok ziyaret etmene bir engel var mıdır? Diye sordu. Bunun üzerine Meryem suresi 64. ayeti nazil oldu: “Ve melekler: “Biz ancak, Rabbinin buyruğuyla ineriz. Geçmişimiz, geleceğimiz ve aralarındaki her şeyimiz O’nundur, yani O’nun emrine tabidir ve Rabbin asla hiçbir şeyi unutmaz.”

Tirmizi, Tefsiril Kuran: 20 Hn: 3158; Buhari, Bed-il Halk: 27 ve diğerleri. Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir. Hüseyin b. Hureys, Vekî’ vasıtasıyla Ömer b. Zerrin’den bu hadisin bir benzerini bize aktarmıştır.

Katade rahimullah'dan:

#1,852 فِي قَوْلِهِ:ف وَرَفَعْنَاهُ مَكَانًا عَلِيًّا. قَالَ: حَدَّثَنَا أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ، أَنَّ نَبِيَّ اللَّهِ قَالَ: لَمَّا عُرِجَ بِي رَأَيْتُ إِدْرِيسَ فِي السَّمَاءِ الرَّابِعَةِ
Meryem 57. ayeti hakkında şöyle dedi: Enes b. Malik, Peygamber (s.a.v)’in şöyle buyurduğunu bize aktarmıştır: “Mirac’a çıktığımda İdris peygamberi dördüncü kat sema’da gördüm.”

Tirmizi, Tefsiril Kuran: 20 Hn: 3157; Nesai, Salat: 27 ve diğerleri.ž Tirmizî: Bu konuda Ebu Said’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Saîd b. ebû Arûbe Hemmâm ve pek çok râvîler, Katâde’den, Enes’den, Mâlik b. Sa’sa’dan miraç hadisini uzunca rivâyet etmişlerdir. Bence bu hadis onun bir parçasıdır.

Ebu Said el Hudri r.a. dedi ki:

#1,851 قَرَأَ رَسُولُ اللَّهِ ف وَأَنْذِرْهُمْ يَوْمَ الْحَسْرَةِق، قَالَ: " يُؤْتَى بِالْمَوْتِ كَأَنَّهُ كَبْشٌ أَمْلَحُ حَتَّى يُوقَفَ عَلَى السُّورِ بَيْنَ الْجَنَّةِ وَالنَّارِ، فَيُقَالُ: يَا أَهْلَ الْجَنَّةِ، فَيَشْرَئِبُّونَ، وَيُقَالُ: يَا أَهْلَ النَّارِ، فَيَشْرَئِبُّونَ، فَيُقَالُ: هَلْ تَعْرِفُونَ هَذَا؟ فَيَقُولُونَ: نَعَمْ هَذَا الْمَوْتُ، فَيُضْجَعُ فَيُذْبَحُ فَلَوْلَا أَنَّ اللَّهَ قَضَى لِأَهْلِ الْجَنَّةِ الْحَيَاةَ فِيهَا وَالْبَقَاءَ لَمَاتُوا فَرَحًا، وَلَوْلَا أَنَّ اللَّهَ قَضَى لِأَهْلِ النَّارِ الْحَيَاةَ فِيهَا وَالْبَقَاءَ لَمَاتُوا تَرَحًا
Rasülullah (s.a.v.), Meryem suresi 39. ayetini okudu ve şöyle buyurdu: Ölüm, boz renkli bir koç şeklinde getirilip Cennetle Cehennem arasındaki bir noktada durdurulacaktır. Sonra Ey Cennet halkı denilecek hepsi başlarını döndürüp o tarafa bakacaklar. Sonra ey Cehennemlikler denilecek onlarda başlarını o tarafa çevirip bakacaklar ve hepsine birden şöyle sorulacak: “Bunu tanıyor musunuz?” Onlar da evet diyecekler bu ölümdür sonra o ölüm dedikleri koç yere yatırılıp boğazlanacaktır. Allah Cennetliklere yaşama ve ebedilik takdir etmemiş olsaydı sevinçlerinden ölürlerdi. Aynı zamanda Allah Cehennemliklere Cehennem’de yaşamak ve ebedilik takdir etmemiş olsaydı onlar da kederlerinden dolayı ölürlerdi.

Tirmizi, Tefsiril Kuran: 20 Hn: 3156; Buhari, Tefsir-ül Kuran: 27; Müslim, Cennet: 17 ve diğerleri. Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.

Muğire b. Şube r.a. dedi ki:

#1,850 بَعَثَنِي رَسُولُ اللَّهِ إِلَى نَجْرَانَ، فَقَالُوا لِي: أَلَسْتُمْ تَقْرَءُونَ يَا أُخْتَ هَارُونَ وَقَدْ كَانَ بَيْنَ عِيسَى، وَمُوسَى مَا كَانَ، فَلَمْ أَدْرِ مَا أُجِيبُهُمْ، فَرَجَعْتُ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ فَأَخْبَرْتُهُ، فَقَالَ: أَلَا أَخْبَرْتَهُمْ أَنَّهُمْ كَانُوا يُسَمُّونَ بِأَنْبِيَائِهِمْ وَالصَّالِحِينَ قَبْلَهُمْ
Rasülullah (s.a.v.), beni Necran’a göndermişti, Necranlılar bana dediler ki: siz Kuran’da Meryem suresi 28. ayetinde “Ey Harun’un kız kardeşi” diye okumuyor musunuz? Oysa Musa ile İsa arasında pek çok zaman geçmemiş midir? Onlara nasıl cevap vereceğimi bilemedim ve Rasulullah (s.a.v.)’e dönüp durumu ona anlattım. Buyurdu ki: Onlara kendilerinden önceki peygamberlerin ve Salih insanların isimlerini kullandıklarını haber vermedin mi?

Tirmizi, Tefsiril Kuran: 20 Hn: 3155; Müslim, Adad: 27 ve diğerleri. Tirmizî: Bu hadis sahih garibtir. Bu hadisi sadece İbn İdris’in rivâyetiyle bilmekteyiz.