Toplam 18,354 Hadis
Konular

Hicr Suresi Fazilet ve Tefsiri Kategorisi

Ebû Saîd  el-Hudrî'-nin şöyle  dediği  rivayet edildi: Nebî sailallahü aleyhi ve sellem buyurdu  ki:

#10,331
«Müminin   süratli   anlayışından   sakının!   Zira  o, Allah tealanın  nuru ile bakar.» Sonra şu ayeti okudu: Meali): «Şüphe yok ki bunda düşünenlere ibretler var.» [2]

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Tefsir Hn: 500/3 [2] hicr (15), 75

Ebu Said el Hudri r.a.’dan rivayete göre dedi ki: Rasülullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

#1,799 اتَّقُوا فِرَاسَةَ الْمُؤْمِنِ فَإِنَّهُ يَنْظُرُ بِنُورِ اللَّهِ، ثُمَّ قَرَأَ: إِنَّ فِي ذَلِكَ لآيَاتٍ لِلْمُتَوَسِّمِينَ
"Mümin kimsenin firasetinden, anlayış ve keskin zekasından sakınınız. Çünkü O, Allah’ın nuruyla bakar, gerçekleri görür dedi ve Hicr suresi 75. ayetini okudu: “Şüphesiz bütün bunlarda, işaretlerden anlam çıkarmasını bilen kimseler için, çıkarılacak nice dersler vardır.”

Tirmizi, Tefsiril Kuran: 16 Hn: 3127 ve diğerleri. Tirmizî: Bu hadis garibtir. Sadece bu şekliyle bilmekteyiz. Bazı ilim adamları da bu hadisi rivâyet etmişlerdir. Ayette geçen “mütevessimîn” kelimesinin anlamı anlayışlı kimseler olarak tefsir edilmiştir-

Enes b. Malik r.a.’dan rivayete göre:

#1,798 عَنِ النَّبِيِّ فِي قَوْلِهِ: لَنَسْأَلَنَّهُمْ أَجْمَعِينَ { 92 } عَمَّا كَانُوا يَعْمَلُونَ { 93 }، قَالَ: عَنْ قَوْلِ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ
Peygamber (s.a.v), “Rabbine andolsun ki, onların hepsine soracağız. Hem de bütün yapıp ettiklerini hesaba katarak.” Hıcr suresi 92. 93. ayetleri hakkında şöyle buyurdu: La ilahe illallah sözünden.

Tirmizi, Tefsiril Kuran: 16 Hn: 3126 ve diğerleri.ž Tirmizî: Bu hadis garib olup sadece Leys b. ebî Süleym’in rivâyetiyle bilmekteyiz. Abdullah b. İdris, Leys b. ebî Süleym’den, Bişr’den, Enes’den merfu olmaksızın bu hadisin bir benzerini rivâyet etmiştir.

Ebu Hüreyre r.a.'dan: ubey b. Kab r.a. dedi ki: Nebi (s.a.v.) şöyle buyurdu:

#1,797 مَا أَنْزَلَ اللَّهُ فِي التَّوْرَاةِ وَلَا فِي الْإِنْجِيلِ مِثْلَ أُمِّ الْقُرْآنِ وَهِيَ السَّبْعُ الْمَثَانِي، وَهِيَ مَقْسُومَةٌ بَيْنِي وَبَيْنَ عَبْدِي وَلِعَبْدِي مَا سَأَلَ
"Allah, Tevratta ve İncil’de Fatiha suresi de denilen Ümmül Kuran gibi bir sure indirmemiştir. O Seb-ul Mesani’dir. O sure benimle kulum arasında taksim edilmiştir. Kuluma istediği verilecektir.

Tirmizi, Tefsiril Kuran: 16 Hn: 3125; Buhari, Tefsir-ül Kuran: 17; Müslim, Salat-ül Müsafirin: 27 ve diğerleri. Tirmizi:ž Kuteybe, Abdulaziz b. Muhammed vasıtasıyla Alâ b. Abdurrahman’dan babasından ve Ebu Hüreyre r.a.’den “Übey namaz kılarken Peygamber (s.a.v), onun yanına çıkageldi…” diye başlayan bu hadisin manaca bir benzerini bize nakletmiştir. Tirmizî: Abdulaziz b. Muhammed hadisi daha uzunca ve tamamdır. Bu rivâyet Abdulhamid b. Cafer’in rivâyetinden daha sahihtir. Pek çok kişi bu hadisi Alâ b. Abdurrahman’dan rivâyet etmişlerdir.

Ebu Hüreyre r.a. dedi ki: Rasülullah (s.a.v) şöyle buyurdu:

#1,796 الْحَمْدُ لِلَّهِ أُمُّ الْقُرْآنِ وَأُمُّ الْكِتَابِ وَالسَّبْعُ الْمَثَانِي
"Hicr suresi 87. ayetini tefsir ederek, Fatiha suresinin isimlerini şöylece saymıştır: “Elhamdülillah” Ümmül Kuran, Ümmül Kitap, Seb-ul Mesani.”

Tirmizi, Tefsiril Kuran: 16 Hn: 3124; Buhari, Tefsir-ül Kuran: 17; Nesai, İftitah: 27 ve diğerleri. Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.

İbn Ömer r.a.’dan rivayete göre, Nebi (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

#1,795 لِجَهَنَّمَ سَبْعَةُ أَبْوَابٍ بَابٌ مِنْهَا لِمَنْ سَلَّ السَّيْفَ عَلَى أُمَّتِي أَوْ قَالَ عَلَى أُمَّةِ مُحَمَّدٍ
“Cehennemin yedi kapısı vardır. Bunlardan biri ümmetime veya Muhammed ümmetine kılıç çekenler içindir.”

Tirmizi, Tefsiril Kuran: 16 Hn: 3123; Ahmed, Müsned Hn: 5431 ve diğerleri. Tirmizî: Bu hadis garibtir. Bu hadisi sadece Mâlik b. Miğvel rivâyetiyle bilmekteyiz.

İbn Abbas r.a.'dan rivayete göre dedi ki:

#1,794 كَانَتِ امْرَأَةٌ تُصَلِّي خَلْفَ رَسُولِ اللَّهِ حَسْنَاءُ مِنْ أَحْسَنِ النَّاسِ، فَكَانَ بَعْضُ الْقَوْمِ يَتَقَدَّمُ حَتَّى يَكُونَ فِي الصَّفِّ الْأَوَّلِ لِئَلَّا يَرَاهَا، وَيَسْتَأْخِرُ بَعْضُهُمْ حَتَّى يَكُونَ فِي الصَّفِّ الْمُؤَخَّرِ فَإِذَا رَكَعَ نَظَرَ مِنْ تَحْتِ إِبْطَيْهِ فَأَنْزَلَ اللَّهُ تَعَالَىف وَلَقَدْ عَلِمْنَا الْمُسْتَقْدِمِينَ مِنْكُمْ وَلَقَدْ عَلِمْنَا الْمُسْتَأْخِرِينَق
"İnsanların en güzellerinden bir kadın, Peygamber (s.a.v)’in arkasında namaz kılardı. Cemaatten bazısı onu görüp ibadetine zarar gelmemesi için ön safa doğru ilerlerlerdi. Bazıları da geri kalır arka saflarda namaz kılar ve ruku anında koltuk altından bakarlardı. Bunun üzerine Allah Hicr suresi 24. ayetini indirdi.

Tirmizi, Tefsiril Kuran: 16 Hn: 3122; Nesai, İmame: 17; İbn Mace, İkamet-üs Salat: 27 ve diğerleri.ž Tirmizî: Cafer b. Süleyman bu hadisi Amr b. Mâlik’den, Ebû’l Cevza’dan benzeri şekilde rivâyet etmiş olup “İbn Abbâs’tan” dememiştir. Birbirine benzeyen bu iki rivâyetten bu sonuncusu Nuh’un rivâyetinden daha sahihtir.