Toplam 18,359 Hadis
Konular

İhlas Suresi ve Okumanın Fazileti Kategorisi

Ebul Aliye rahimullah dedi ki:

#2,082 أَنّ النَّبِيَّ ذَكَرَ آلِهَتَهُمْ، فَقَالُوا: انْسُبْ لَنَا رَبَّكَ، قَالَ: فَأَتَاهُ جِبْرِيلُ بِهَذِهِ السُّورَةِ قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ
Peygamber (s.a.v), müşriklerin tanrılarından söz etti onlar da dediler ki: Sen de Rabbinin nesebi hakkında bize bilgi ver. Bunun üzerine Cibril bu sureyi indirdi.

Tirmizi, Tefsiril Kuran: 93 Hn: 3365; Ahmed, Müsned Hn: 20372 ve diğerleri.ž Abd b. Humeyd bu hadisin bir benzerini bize aktarmış olup “Übey b. Ka’b’tan” dememiştir. Bu hadis Ebû Sa’d’ın ismi Muhammed b. Müyesser’dir. Ebû Cafer er Razî’nin ismi ise İsa’dır. Ebû’l Âliye’nin ismi Rüfey’dir. Kendisi köle idi Sabiye’nin karısı onu azâd etmiştir.

Übey b. Kab r.a.’dan:

#2,081 أَنَّ الْمُشْرِكِينَ قَالُوا لِرَسُولِ اللَّهِ : انْسُبْ لَنَا رَبَّكَ، فَأَنْزَلَ اللَّهُ:ف قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ { 1 } اللَّهُ الصَّمَدُ { 2 }ق فَالصَّمَدُ: الَّذِي لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ لَأَنَّهُ لَيْسَ شَيْءٌ يُولَدُ إِلَّا سَيَمُوتُ، وَلَيْسَ شَيْءٌ يَمُوتُ إِلَّا سَيُورَثُ، وَإِنَّ اللَّهَ لَا يَمُوتُ وَلَا يُورَثُف وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا أَحَدٌ، قَالَ: لَمْ يَكُنْ لَهُ شَبِيهٌ وَلَا عِدْلٌ وَلَيْسَ كَمِثْلِهِ شَيْءٌ
Müşrikler Peygamber (s.a.v)’e Rabbini bize tanıt nesebi hakkında bilgi ver demişlerdi de Allah’ta, İhlas suresini indirdi: “Samed” Doğmamış, doğurmamış. Kul köle olunmaya değer bir efendidir. Doğan herkes mutlaka ölecektir. Ölen herkesin mirası da paylaşılacaktır. Allah ise; ölmez ve mirası da alınmaz. Hiçbir şey ona denk ve benzer değildir. Onun benzeri bir varlık ta yoktur.

Tirmizi, Tefsiril Kuran: 93 Hn: 3364; Ahmed, Müsned Hn: 2037 ve diğerleri.

Enes b. Malik r.a. dedi ki:

#1,570 كَانَ رَجُلٌ مِنْ الْأَنْصَارِ يَؤُمُّهُمْ فِي مَسْجِدِ قُبَاءَ، فَكَانَ كُلَّمَا افْتَتَحَ سُورَةً يَقْرَأُ لَهُمْ فِي الصَّلَاةِ فَقَرَأَ بِهَا افْتَتَحَ بِ قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ حَتَّى يَفْرُغَ مِنْهَا، ثُمَّ يَقْرَأُ بِسُورَةٍ أُخْرَى مَعَهَا، وَكَانَ يَصْنَعُ ذَلِكَ فِي كُلِّ رَكْعَةٍ، فَكَلَّمَهُ أَصْحَابُهُ فَقَالُوا: إِنَّكَ تَقْرَأُ بِهَذِهِ السُّورَةِ ثُمَّ لَا تَرَى أَنَّهَا تُجْزِيكَ حَتَّى تَقْرَأَ بِسُورَةٍ أُخْرَى، فَإِمَّا أَنْ تَقْرَأَ بِهَا وَإِمَّا أَنْ تَدَعَهَا وَتَقْرَأَ بِسُورَةٍ أُخْرَى، قَالَ: مَا أَنَا بِتَارِكِهَا، إِنْ أَحْبَبْتُمْ أَنْ أَؤُمَّكُمْ بِهَا فَعَلْتُ، وَإِنْ كَرِهْتُمْ تَرَكْتُكُمْ، وَكَانُوا يَرَوْنَهُ أَفْضَلَهُمْ وَكَرِهُوا أَنْ يَؤُمَّهُمْ غَيْرُهُ، فَلَمَّا أَتَاهُمُ النَّبِيُّ أَخْبَرُوهُ الْخَبَرَ فَقَالَ: " يَا فُلَانُ، مَا يَمْنَعُكَ مِمَّا يَأْمُرُ بِهِ أَصْحَابُكَ وَمَا يَحْمِلُكَ أَنْ تَقْرَأَ هَذِهِ السُّورَةَ فِي كُلِّ رَكْعَةٍ "، فَقَالَ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِنِّي أُحِبُّهَا، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ : " إِنَّ حُبَّهَا أَدْخَلَكَ الْجَنَّةَ
Ensar’dan bir adam vardır. Kuba mescidinde imamlık yapardı. Okuyabileceği bir sureyi namazda onlara okuyacağında İhlas suresiyle başlar sonra başka bir sure okur ve her rekatta aynen böyle yapardı. Arkadaşları kendisiyle konuştular ve şöyle dediler: “Sen bir sureyi okuyor onu yeterli görmeyip başka bir sure daha okuyorsun. Ya daima bu sureyi oku veya diğerini oku.” Ensar’dan olan bu kimse dedi ki: “Ben bu İhlas suresini okumayı bırakacak değilim size bu sure ile namaz kıldırmamı isterseniz yaparım istemiyorsanız imamlığı bırakırım.” Bu kimseyi en değerli kişileri olarak gördüklerinden başka birisinin kendilerine imam olmasını istemediler. Peygamber (s.a.v.) onlara geldiğinde durumu ona haber verdiler. Bunun üzerine Peygamber (s.a.v.), Ey filan dedi; cemaatin söylediğinden seni alıkoyan ve her rekatta bu sureyi okumaya seni yönelten sebeb nedir? Buyurdu. O kimse: Ey Allah’ın Rasülü ben bu sureyi seviyorum. Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Bu surenin sevgisi seni Cennete sokacaktır.”

Tirmizi, Fedailil Kuran: 11 Hn: 2901; Darimi, Fedail-ül Kuran: 27 ve diğerleri. Tirmizi: Bu hadis Ubeydullah b. Ömer’in Sabit’den rivâyeti olarak bu şekliyle hasen garib sahihtir. Mübarek b. Fedâle, Sabit’den, Enes’den şöyle rivâyet etmiştir: Bir adam şöyle dedi: Ey Allah’ın Rasûlü! Ben bu İhlas sûresini seviyorum. Rasûlullah (s.a.v.)’de buyurdu ki: Senin o sûreyi sevmen seni mutlaka Cennete girdirecektir. Aynı şekilde Ebû Dâvûd, Süleyman b. Eş’as, Ebû’l Velid vasıtasıyla Mübarek b. Fedâle’den bu şekilde rivâyet etmiştir.

Ebu Hüreyre r.a. dedi ki: Rasülullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

#1,569 احْشُدُوا فَإِنِّي سَأَقْرَأُ عَلَيْكُمْ ثُلُثَ الْقُرْآنِ، قَالَ: فَحَشَدَ مَنْ حَشَدَ، ثُمَّ خَرَجَ نَبِيُّ اللَّهِ فَقَرَأَ " قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ " ثُمَّ دَخَلَ، فَقَالَ بَعْضُنَا لِبَعْضٍ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ : فَإِنِّي سَأَقْرَأُ عَلَيْكُمْ ثُلُثَ الْقُرْآنِ إِنِّي لَأَرَى هَذَا خَبَرًا جَاءَ مِنَ السَّمَاءِ، ثُمَّ خَرَجَ نَبِيُّ اللَّهِ فَقَالَ: إِنِّي قُلْتُ: سَأَقْرَأُ عَلَيْكُمْ ثُلُثَ الْقُرْآنِ، أَلَا وَإِنَّهَا تَعْدِلُ ثُلُثَ الْقُرْآنِ
“Toplanınız size Kuran’ın üçte birini okuyacağım. Bunun üzerine toplanan toplandı. Sonra, Rasülullah (s.a.v.) odasından çıkarak İhlas suresini okudu ve odasına girdi. Birbirimize şöyle dedik: Rasulullah (s.a.v.), size Kuran’ın üçte birini okuyacağım buyurmuştu. Ben kuvvetle tahmin etmekteyim ki bu kendisine gökten gelen bir haberdir. Daha sonra Rasülullah (s.a.v.) çıktı ve şöyle buyurdu: Size Kuran’ın üçte birini okuyacağımı söylemiştim, dikkat edin o okuduğum sure (İhlas suresi) Kuran’ın üçte birine denktir.”

Tirmizi, Fedailil Kuran: Hn: 2900; Müslim, Salat-ül Müsafirin: 27; İbn Mace, Edeb: 17 ve diğerleri.ž Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle hasen sahih garibtir. Ebû Hazım el Eşcaî’nin ismi Selman’dır.

Ebu Hüreyre r.a. dedi ki: Rasülullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

#1,568 قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ " تَعْدِلُ ثُلُثَ الْقُرْآنِ
“İhlas suresi Kuran’ın üçte birine denktir.”

Tirmizi, Fedailil Kuran: 11 Hn: 2899; Müslim, Salat-ül Müsafirin: 27; İbn Mace, Edeb: 17 ve diğerleri.ž Bu hadis hasen sahihtir.

Enes r.a.'dan rivayete göre, Nebi (s.a.v.) şöyle buyurdu:

#1,567 مَنْ قَرَأَ كُلَّ يَوْمٍ مِائَتَيْ مَرَّةٍ " قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ " مُحِيَ عَنْهُ ذُنُوبُ خَمْسِينَ سَنَةً إِلَّا أَنْ يَكُونَ عَلَيْهِ دَيْنٌ
“Kim İhlas suresini her gün ikiyüz kere okursa elli senelik günahları silinir. Ancak üzerindeki kul borcu bunun dışındadır.” Aynı senedle Rasülullah (s.a.v.)’in şöyle buyurduğu da rivayet edilmiştir: مَنْ أَرَادَ أَنْ يَنَامَ عَلَى فِرَاشِهِ فَنَامَ عَلَى يَمِينِهِ، ثُمَّ قَرَأَ " قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ " مِائَةَ مَرَّةٍ فَإِذَا كَانَ يَوْمُ الْقِيَامَةِ يَقُولُ لَهُ الرَّبُّ تَبَارَكَ وَتَعَالَى يَا عَبْدِيَ ادْخُلْ عَلَى يَمِينِكَ الْجَنَّةَ “Kim uyumak istediğinde yatağı üzerinde sağ yanına yatar sonra İhlas suresini yüz kere okursa kıyamet günü Rabbi ona şöyle diyecektir: Ey kulum! Sağından Cennete giriver.”

Tirmizi, Fedailil Kuran: Hn: 2898; Darimi, Fedail-ül Kuran: 27 ve diğerleri.ž Tirmizî: Sabit’in, Enes’den rivâyeti olarak bu hadis garibtir. Yine bu hadis Sabit’den değişik şekillerde de rivâyet edilmiştir.

Ebu Hüreyre r.a. dedi ki:

#1,566 أَقْبَلْتُ مَعَ النَّبِيِّ فَسَمِعَ رَجُلًا يَقْرَأُ قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ اللَّهُ الصَّمَدُ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ : وَجَبَتْ، قُلْتُ: وَمَا وَجَبَتْ؟ قَالَ: الْجَنَّةُ
Rasülullah (s.a.v.) ile beraber geldim Rasulullah (s.a.v.) bir kimsenin İhlas suresini okuduğunu işitti ve vacib oldu buyurdu. Ben ne vacib oldu? Dedim; “Cennet” buyurdular.

Tirmizi, Fedailil Kuran: 11 Hn: 2897; Ahmed, Müsned Hn: 7669 ve diğerleri.ž Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir. Bu hadisi sadece Mâlik b. Enes’in rivâyetiyle bilmekteyiz. Ebû Huneyn Ubeyd b. Huneyn’dir.

Ebu Eyyub r.a. dedi ki: Rasülullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

#1,565 أَيَعْجِزُ أَحَدُكُمْ أَنْ يَقْرَأَ فِي لَيْلَةٍ ثُلُثَ الْقُرْآنِ؟ مَنْ قَرَأَ اللَّهُ الْوَاحِدُ الصَّمَدُ فَقَدْ قَرَأَ ثُلُثَ الْقُرْآنِ
“Bir gecede Kuran’ın üçte birini okumaktan hanginiz acizdir? Kim Kulhüvallahu ehad (ihlas) suresini okursa Kuran’ın üçte birini okumuş sayılır.”

Tirmizi, Fedailil Kuran: 11 Hn: 2896; Nesai, İftitah: 27; Darimi, Fedail-ül Kuran: 17 ve diğerleri.ž Bu konuda Ebud Derda, Ebu Said, Katade b. Numan, Ebu Hüreyre, Enes, İbn Ömer ve Ebu Mesud’tan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Bu hadisi Zaide’den daha iyi rivâyet eden bir kimseyi tanımıyoruz. Fudayl b. Iyaz ve İsrail rivâyetlerinde ona uymuşlardır. Şu’be ve pek çok güvenilir kişiler bu hadisi Mansur’dan rivâyet etmekte ve karışıklığa düşmektedirler.