Toplam 18,888 Hadis
Konular

İçecekler Kategorisi

Müslim'in bir rivayetinde şöyle denmiştir:

#8,450 وفي رواية لمسلم: ]نَهى عَنِ الحَنْتَمِ وَهِىَ: الجَرَّةُ، وَعَنِ الدُّبَّاءِ وَهِىَ: القَرْعَةُ، وَعَنِ المزَفَّتِ وَهُوَ: المُقَيَّرُ، وَعَنِ النَّقِيرِ، وَهِىَ: النَّخْلَةُ تُنْسَحُ نَسْحاً، وَتُنْقَرُ نَقْراً، وَأمَرَ أنْ يُنْبذَ في ا‘سْقِيَةِ[ .
"(Resulullah) hantemi yasakladı, bu (topraktan mamul her çeşit) küptür. Dübba'yı yasakladı. Bu su kabağıdır. müzeffet'i yasakladı, bu ziftlenmiş kaptır. Nakir'i yasakladı, bu kabuğu soyulup, içi oyulmuş hurma ağacıdır. Efendimiz, şırayı tuluklarda kurmamızı emretti."

Müslim, Eşribe: 57, (1997);İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 8/153.

Bir diğer rivayette şöyle demiştir: 

#8,449 وفي أخرى: ]كُنْتُ آخُذ قَبْضَةً مِنْ زَبِيبٍ، وَقَبْضَةً مِنْ تَمْرٍ فَأُلْقِيهِ في إنَاءٍ فَأمْرُسُهُ ثُمَّ أسْقِيهِ رَسُولَ اللّهِ #[. أخرجه أبو داود .
"Ben bir avuç kuru üzüm, bir avuç da hurma alıyor, bunları bir kaba koyuyor, parmaklarımla ovup sonra da (elde edilen şırayı) Resulullah'a içiriyordum."

Ebû Dâvud, Eşribe 8, (3708);İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 8/149.

Hz. Âişe (radıyallâhu anhâ) anlatıyor:

#8,448 وعن عائشة رَضِيَ اللّهُ عَنْها قالت: ]كُنَّا نَنْبِذُ لِرَسُولِ اللّهِ # زَبِيباً فَنُلْقِى فِىهِ تَمْراً[ .
"Biz, Resulullah (aleyhissalatu vesselam) için kuru üzümden nebiz kurardık, içerisine de hurma atardık."

Ebû Dâvud, Eşribe: 8, (3707);İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 8/149.

Câbir İbnu Zeyd ve İkrime (radıyallâhu anhümâ)'den rivayete göre, 

#8,447 وعن جابر بن زيد وعكرمة رَضِيَ اللّهُ عَنْه: ]أنَّهُمَا كانَا يَكْرَهَانِ الْبُسْرُ وَحْدَهُ وَيَأخُذَانِ ذلِكَ عَنِ ابْن عَبَّاسٍ رَضِيَ اللّهُ عَنْهما[. أخرجه أبو داود .
her ikisi de olgun hurmadan tek başına (da olsa yapılan nebizi) mekruh addediyorlardı ve bu hükmü İbnu Abbas (radıyallahu anhüma)'tan alıyorlardı. [İbnu Abbas: "Nebizin, Abdülkays'a yasaklanan müzza olmasından korkuyorum" derdi. Ben, Katade'ye: "Müzza nedir?" diye sordum da bana "Hantem (sırlı seramik) ve müzeffet (ziftlenmiş) denen kaplarda kurulmuş nebiz" diye cevap verdi."]

Ebû Dâvud, Eşribe: 9, (3709);İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 8/148-149.

Hasan İbnu Ali (radıyallâhu anhümâ) babasından naklen anlatıyor:

#8,446 وعن الحسن بن عليّ عن أبيه رَضِيَ اللّهُ عَنْهما قال: ]كانَ لِى شَارِفٌ مِنْ نَصِيبِى يَوْمَ بَدْرٍ، وَأعْطَانِى رَسُولُ اللّهِ # شَارِفاً مِنَ الخُمُسِ فَبَيْنَا شَارفاىَ مُنَاخَتَانِ إلي حُجْرَةِ رَجُلٍ مِنَ ا‘نْصَارِ فَجِئْتُ، فإذَا شَارِفَىَّ قَدْ جُبَّتْ أُسْنِمَتُهُمَا، وَبُقِرَتْ خَوَاصِرُهُمَا، وَأُخِذَ مِنْ أكْبَادِهِمَا، فَلَمْ أمْلِكْ عَيْنِى حِينَ رَأيْتَ ذلِكَ المَنْظَرَ، فَقُلْتُ: مَنْ فَعَلَ هذَا؟ قالُوا فَعَلَهُ حَمْزَةُ وَهُوَ في هذا الْبَيْتِفي شَرْبٍ مِنَ ا‘نْصَارِ غَنَّتْهُ قَيْنَةٌ، فقَالَتْ في غِنَائِهَا:أَ يَا حَمْزُ لِلشُّرُفِ النِّوَاءِ هُنَّ مُعَقََّتٌ بِالْفَنَاءِضَعِ السِّكِّينَ في اللّبَّاتِ مِنْهَا وَعَجِّلْ مِنْ قَدِيدٍ أوْ سِوَاءِفَوَثَبَ حَمْزَةُ إلى السَّيْفِ فَأجَبَّ أسْنِمَتَهُمَا، وَبَقَرَ بُطُونَهُمَا، وَأخَذَ مِنْ أكْبَدِهِمَا قالَ: فَانْطَلَقْتُ فَدَخَلْتُ عَلى رسولِ اللّهِ #، وَعِنْدَهُ زَيْدُ بْنُ حَارِثَةَ، فَعَرفَ في وَجْهِى الَّذِى لَقِيتُ، فقَالَ: مَالكَ؟ فَقُلْتُ يَا رسولَ اللّه: مَا رَأيْتُ: كَالْيَوْمِ: عَدَا حَمْزَةُ عَلى نَاقَتَىَّ فَاجْتَبَّ أسْنِمَتَهُمَا، وَبَقَرَ خَوَاصِرَهُمَا، وَهَا هُوَ ذَا في الْبَيْتِ مَعَهُ شَرْبُ، فَدَعَا # بِرِدَائِهِ فَارْتَدَاهُ، ثُمَّ انْطَلَقَ يَمْشِى وَاتَّبَعْنَاهُ حَتَّى جَاءَ الْبَيْتَ الَّذِى فِيهِ حَمْزَةُ، فَاسْتَأذَنَ فَأذِنَ لَهُ، فإذَا هُمْ شَرْبٌ، فَطفِقَ # يَلومُ حَمْزَةُ في فِعْلِهِ، فَإذَا حَمْزَةُ ثَمِلٌ مُحْمَرَّةٌ عَيْنَاهُ، فَنََظَرَ إلى رسولِ اللّهِ #، ثُمَّ صَعّدَ النَّظَرَ إلى رُكْبَتَيْهِ، ثُمَّ صَعَّدَ النَّظَرَ فَنَظَرَ إلى سُرَّتِهِ، ثُمَّ صَعَّدَ النَّظَرَ فَنَظَرَ إلى وَجْهِهِ، ثُمَّ قَالَ: وَهَلْ أنْتُمْ إَّ عَبِيدٌ ‘بِى، فَعَرفَ # أنّهُ قَدْ ثَمِلَ فَنَكَصَ عَلى عَقِِبَيْهِ الْقَهْقَرِى حَتَّى خَرَجَ وَخَرَجْنَا مَعَهُ، وذَلِكَ قَبْلَ نَحْرِيمِ الخَمْرِ[. أخرجه الشيخان وأبو داود. وليس عندهم من الشعر إ نصف البيت ا‘ول، واللّه أعلم.»الشّارِفُ« الناقة المسنة الكبيرة.    »وَالنَّوَاءُ« السمان.  »وَالجَبُّ« القطع.           »وَالْبَقْرُ« شق البطن.  x»وَالشَّرْبُ« بفتح الشين وسكون الراء: الجماعة الذين يشربون الخمر.»وَثَمِلَ الشّارِبُ« إذا أخذت منه الخمر فتغير. »وَنَكَصَ عَلى عَقِبَيْهِ« رجع إلى ورائه ماشيا .
 "Bedir savaşı ganimetinden hisseme düşen yaşlı bir devem vardı. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) da humus'dan (o gün) bana yaşlı bir deve daha verdi. Develerim, Ensar'dan bir zatın hücresinde ıhmış dururken (yanlarına) geldim. Bir de ne göreyim, develerimin hörgüçleri kesilmiş, böğürleri oyulmuş, ciğerleri de sökülmüştü. Bu manzarayı görünce kendimi tutamayıp, ağladım. "Bunu kim yaptı?" diye sordum. "Hamza yaptı. Şu anda, falanca evde, Ensardan birinin içki meclisindedir. Şarkıcı cariye ona şarkı okumuş, şarkısında şunları söylemişti" dediler: "Ey Hamza! şişman yaşlı develere dikkat et, Onlar avluda bağlıdırlar, Bıçağı onların sinesine vur, Pirzola veya benzerini çabuk yap!"[70] Bu şarkı üzerinde Hamza (radıyallahu anh) fırlayıp, kılıcı kapıp develerin hörgüçlerini kesmiş, karınlarını yarmış, ciğerlerini sökmüş." Hz. Ali (radıyallahu anh) devamla şunları söyledi: "Ben hemen gidip Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'ın huzuruna çıktım. Yanında Zeyd İbnu Harise vardı. Beni görünce, başımdan geçenleri yüzümden okudu. "Neyin var?" diye sordu. Ben: "Ey Allah'ın Resulü! Bugünkü gibi (dehşetli bir manzara) görmedim. Hamza iki deveme saldırıp hörgüçlerini kesmiş, böğürlerini yarmış. Hemencecik şurada, bir içki meclisinde!" dedim. Bunun üzerine Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ridasını istedi, getirdiler, giyip yayan gitti. Biz de arkasına düştük. Hamza'nın bulunduğu eve kadar geldi. İzin istedi, buyur ettiler. Girince bir içki meclisiyle karşılaştı. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) fiilinden dolayı Hamza'yı ayıplamaya başladı. Hamza sarhoştu, gözleri kızarmıştı. Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a baktı, sonra nazar edip aşağıdan dizlerine kadar süzdü, tekrar ayağından başlayıp beline kadar süzdü, sonra tekrar bakışlarıyla süzerek yüzüne kadar geldi ve: "Siz benim babamın kölelerinden başka bir şey misiniz?" dedi. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) onun sarhoş olduğunu anladı. Hemen izinin üstüne geri döndü, çıkıp gitti. Peşinden biz de çıktık. Bu vak'a hamr'ın haram edilmesinden önce idi." İbnu Hacerin belirttiği üzere, bu şiir Abdullah İbnu's Saib İbni Ebi's-Saib'e aittir. Şiirdeki bazı kelimelerin imla ve harekelerinin rivayetlerdeki farklılıklarına dikkat çekilmiştir. Şiire Teysir'in kaydettiği bütünlük ve şekle de bunlarda rastlanmaz. Teferruat mevzumuzu ilgilendirmez, orta bir mana verdik.

Buhârî, Hums: 1, Büyû: 28, Şirb: 13, Meğâzî: 11, Libâs: 7; Müslim, Eşribe: 2, (1979); Ebû Dâvud, Harac: 20, (2986). (Bu kaynakların hiçbirinde şiir tam olarak mevcut değildir, birinci beytin sadece yarısı mevcuttur.);İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 8/140-141.

Ebû Saîd (radıyallâhu anh) anlatıyor: 

#8,445 وعن أبى سعيد رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]قالَ رَسولُ اللّه #: إنَّ اللّهَ تَعالى يُعَرِّضُ بِالْخَمْرِ فَمَنْ كَانَ عِنْدَهُ شَىْءٌ مِنْهَا فَلْيَبِعُهَا وَيَنْتَفِعُ بِهَا، فَمَا لَبِثْنَا إّ يَسيراً حَتَّى قالَ #: إنَّ اللّهَ تَعالى حَرَّمَ الخَمْرَ فَمَنْ أدْرَكَتْهُ هذِهِ اŒيةُ وَعِنْدَهُ مِنْهَا شَىْءٌ فََ يَشْتَرِهَا وََ يَبِعْهَا وََ يَنْتَفِعْ بِهَا، فَاسْتَقْبَلَ النَّاسُ بِمَا عِنْدَهُمْ مِنْهَا طُرُقَ المَدِينَةِ فَسفَكُوهَا[. أخرجه مسلم .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Allah Teala Hazretleri, hamrı mevzubahis etmektedir. Muhtemelen onun hakkında bir emir indirecektir. Şu halde, kimin yanında hamr varsa, onu satsın ve ondan istifade etsin." Aradan çok geçmedi. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) şunu söyledi: "Allah Teala Hazretleri hamr'ı haram kılmıştır. Öyle ise, bu ayet kendisine ulaşan herkes, yanında hamr olduğu takdirde, onu ne satın alsın, ne satsın, ne de ondan istifade etsin." Bu emirden sonra halk, hamr olarak evinde ne varsa Medine sokaklarına götürüp döktüler."

Müslim, Musâkât: 67, (1578);İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 8/138.

İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) demiştir ki:

#8,444 وعن ابن عمر رَضِيَ اللّهُ عَنْهما قال: ]نَزَلَ تَحْرِيمُ الخَمْرِ، وَإنَّ بِالْمَدِينَةِ يَوْمَئذٍ لَخَمْسَةَ أشْرِبَةٍ مَا فِيهَا شَرَابُ الْعِنَبِ[. أخرجه البخارى.
"Hamr haram edildiği zaman Medine'de mevcut beş çeşit içki arasında üzümden yapılan şarap yoktu."

Buhârî, Eşribe: 2, Teysîr, Mâide: 10;İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 8/138.

Abdullah İbnu Amr İbni'l-Âs (radıyallâhu anh) anlatıyor: 

#8,443 وعن ابن عمرو بن العاص رَضِيَ اللّهُ عَنْهما قال: ]نَهى رَسولُ اللّهِ # عَنِ الخَمْرِ وَالمَيْسِرِ وَالْكُوبَةِ وَالْغُبَيْرَاءِ، وقَالَ: كُلُّ مُسْكِرٍ حَرَامٌ[.قيل »الغُبَيْرَاءُ«: السكركة تعمل من الذرة: شراب تعمله الحبشة. أخرجه أبو داود.»الْكُوبَةُ«: طبل صغير مخصر ذو رأسين .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) hamr'dan, kumardan, davuldan, mısır şarabından yasakladı ve dedi ki: "Her sarhoş edici haramdır."

Ebû Dâvud, Eşribe: 5, (3685);İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 8/130.

Bir diğer rivâyette şöyle gelmiştir:

#8,442 وفي رواية ]سُئِلَ عَنِ الْبِتْعِ، فقَالَ: كُلُّ شَرَابٍ أسْكَرَ، فَهُوَ حَرَامٌ[.»الْبِتْعُ«: نبيذ العسل .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a bal şerbetinden sunulmuştu: "Sarhoşluk veren her içki haramdır!"diye cevap verdi."

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 8/124.

Hz. Âişe (radıyallâhu anhâ) anlatıyor: 

#8,441 عن عائشة رَضِيَ اللّهُ عَنْها قالت: ]قالَ رسُولُ اللّهِ #: كُلُّ شَرابٍ أسْكَرَ فَهُوَ حَرَامٌ[. أخرجه الستة .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Sarhoşluk veren her içki haramdır."

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 8/124.

Hz. Câbir (radıyallâhu anh) anlatıyor: 

#8,440 وعن جابر رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]دَخَلَ النَّبىُّ # حَائِطَ رَجُلٍ مِنَ ا‘نْصَارِ وَهُوَ يُحَوِّلُ المَاءَ في حَائِطِهِ، فقَالَ #: إنْ كَانَ عِنْدَكَ مَاءٌ بَاتَ هذِهِ اللّيْلَةَ في شَنَّةٍ، وَإَّ كَرَعْنَا، فقَالَ: عِنْدِى مَاءٌ بَارِدٌ، فَانْطَلَقَ إلى الْعَرِيشِ فَسَكَبَ في قَدَحٍ، ثُمَّ حَلَبَ عَلَيْهِ مِنْ دَاجِنٍ لَهُ فَشَرِبَ[. أخرجه البخارى وأبو داود.»الْكَرْعُ«: الشرب بالفم من النهر أو الساقية.»وَالْعَرِيشُ«: معروف .
 "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) Ensar'dan bir zatın bahçesine girdi. Bu sırada adam, bahçeye su çevirmekte idi. Resullulah (aleyhissalatu vesselam): "Yanınızda şenne (eskimiş tuluk) içerisinde akşamdan kalma suyunuz varsa (ver de içelim), yoksa, akan sudan "ağzımızla içeriz" buyurdu. Adam: "Evet yanımda soğuk su var!" deyip, kulübeye giderek bir bardağa su koydu, sonra da üzerine bir keçiden süt sağdı. Efendimiz ondan içti."

Buhârî, Eşribe: 14, 20; Ebû Dâvud, Eşribe: 18, (3724);İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 8/120.

Hz. Âişe (radıyallâhu anhâ) anlatıyor:

#8,439 عن عائشة رَضِيَ اللّهُ عَنْها قالت: ]كانَ النَّبىُّ # يُسْتَعْذَبُ لَهُ المَاءُ مِنْ بُيُوتِ السُّقْيَا[.قال قتيبة: »هِىَ عَيْنٌ بَينَها وَبَيْنَ المَدِينَةِ يَوْمَانِ[. أخرجه أبو داود .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a es-Sükya kuyularından tatlı su getirilirdi." Kuteybe der ki: "O (es-Sükya) Medine ile Mekke arasında iki günlük mesafe bulunan bir göze idi."

Ebû Dâvud, Eşribe: 22, (3735);İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 8/118.

Yine Buhârî ve Müslim'de gelen bir rivâyette şöyle denmiştir:

#8,438 وفي رواية لهما: ]اسْتَسْقَى #، فقَالَ رَجُلٌ يَا رسُولَ اللّهِ: أَ نُسْقِيكَ نَبِيذاً؟ قالَ: بَلى. قالَ فَخَرَجَ الرَّجُلُ يَشْتَدُّ، فَجَاءَ بِقَدَحٍ فِيهِ نَبِيذٌ، فقَالَ #: أَ خَمَّرْتَهُ، وَلَوْ أنْ تَعْرُضَ عَلَيْهِ عُوداً، وَشَرِبَ[.ولمسلم عن أبى حميد: إنَّمَا أُمِرْنَا بإبْكاءِ السِّقَاءِ لَيًْ، وَبِا‘بْوَابِ أنْ تُغْلَقَ لَيًْ[ .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) su istedi. Bir adam: "Ya Resulullah sana nebiz (şıra) sunmayalım mı?" diye sordu. Efendimiz. "Evet, sun!" buyurdu." Ravi der ki: "Adam hızla çıktı ve içinde nebiz (şıra) olan bir bardakla geri döndü. Resulullah (aleyhissalatu vesselam): "Ağzını kapamadın mı, hatta üzerine gereceğin bir çöple bile olsa?" dedi ve nebizi içti." Müslim'de Ebu Humeyd'den gelen bir rivayette şöyle buyurulmuştur: "Biz, geceleyin dağarcıkları bağlamakla emrolunduk. Kapıların da geceleyin örtülmesiyle emrolunduk."

Hadisin kaynağı önceki hadisin bâblarıdır. Rivayet Ebû Dâvud'da da gelmiştir (Eşribe 22, (3734);İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 8/117.

Hz. Câbir (radıyallâhu anh) anlatıyor:

#8,437 عن جابر رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]قال رَسُولُ اللّهِ #: غَطُّوا ا“نَاءَ وَأوْكُوا السَّقَاءِ[. أخرجه الشيخان وأبو داود.وزاد مسلم: »فَإنَّ في السَّنَةِ لَيْلَةً يَنْزِلُ فِيهَا وَبَاءٌ َ يَمُرُّ بِإنَاءٍ لَيْسَ عَليْهِ غِطَاءٌ، أوْ سِقَاءٍ لَيْسَ عَلَيْهِ وِكَاءٌ إَّ نَزَلَ فيهِ مِنْ ذلِكَ الْوَبَاءِ«.قالَ اللَّيْثُ: »فَا‘عَاجِمُ عِنْدَنَا يَتَّقُونَ ذلِكَ في كَانُونَ ا‘وَّلَ« .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kapların ağızlarını örtün, dağarcık (ve tulukların) ağzını bağlayın." [32] Müslim'in bir rivayetinde şu ziyade var: "Zira yılda bir gece vardır ki onda veba yağar. Şayet ağzı açık kaba veya bağsız dağarcığa rastlarsa bu vebadan ona mutlaka iner." el-Leys dedi ki: "Bizim yanımızdaki acemler bundan kanun-u evvel ayında sakınırlar."

Buhârî, Eşribe: 22, Bed'ü'l-Halk: 11, 14, İsti'zân: 49, 50; Müslim, Eşribe: 96-99, (2012-2014); Ebû Dâvud, Eşribe: 22, (3731-3734). İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 8/116.

Sehl İbnu Sa'd (radıyallâhu anh) anlatıyor:

#8,436 وعن سهل بن سعد رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]أُتِىَ النَّبىُّ # بِشَرابٍ فَشَرِبَ، وَعَنْ يَمِينِهِ غَُمٌ، وَعَنْ يَسَارِهِ ا‘شْيَاخُ، فقَالَ لِلْغَُمِ: أتَأذَنُ لِى أنْ أُعْطِِىَ هؤَُءِ، فقَالَ الْغَُمُ: وَاللّهِ يَا رسُولَ اللّهِ َ أُوثِرُ بِنَصِىبى مِنْكَ أحَداً، فَتَلّهُ رَسولُ اللّهِ # في يَدِهِ[. أخرجه الشيخان.وزاد رزين: »قالَ وكانَ الْغَُمُ الْفَضْلُ بْنَ الْعَبَّاسِ« .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam)'a bir içecek getirilmişti. Ondan, önce kendisi içti. Sağında bir oğlan, solunda da yaşlılar vardı. Oğlana: "Bardağı şu yaşlılara vermem için bana izin verir misin?" dedi. Oğlan da: "Ey Allah'ın Resulü, Allah'a yemin olsun bana sizden gelecek nasibime başkasını asla tercih edemem!" diye cevap verdi. Bunun üzerine Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bardağı onun eline koydu."[26] Rezin şunu ilave etti: "Zikri geçen oğlan el-Fadl İbnu Abbas idi."

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 8/113-114.

Ensardan bir zât olan Îsa İbnu Abdillah, babasından naklen anlatıyor:

#8,435 وعن عيسى بن عبداللّه رجلٍ من ا‘نصارى عن أبيه: ]أنَّ رَسُولَ اللّهِ # دَعَا يَوْمَ أُحُدٍ بِإدَاوَةٍ، فقَالَ. اُخْنُثْ فَمَ ا“دَاوَةِ، فَفَعَلْتُ، فَشَرِبَ مِنْ فَمِهَا[. أخرجه أبو داود.»ا“دَاوَةُ«، كالرّكوة. وقيل: هى السطحية .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) Uhud günü bir su kabı istedi. (Kap gelince): "Kabın ağzını dışa kıvır!" dedi, ben de kıvırdım. Sonra kabın ağzından su içti."

Ebû Dâvud, Eşribe: 15, (3721);İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 8/107.

Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: 

#8,434 وعن أبى هريرة رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]قالَ رَسُولُ اللّهِ #: َ يَشْرَبَنَّ أحَدُكُمْ قَائِماً، فَمَنْ نَسِىَ فَلْيَسْتَقِئ[. أخرجه مسلم .
"Resulullah (aleyhissalatu vesselam) şöyle buyurdular: "Sizden kimse sakın ayakta içmesin. Kim unutarak içerse hemen kussun."

Müslim, Eşribe: 116, (2026);İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 8/106.

Cerir r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#7,126
İbn Şübrüme su ve sütten başka bir şey içmezdi. 

Nesai, Eşribe: 58 Hn: 5662;  Sadece Nesâi rivâyet etmiştir

İbn Şübrüme r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#7,125
Talha, Küfelilere: Ekşimiş meyve suları fitnedir aldatıcıdır. Küçükleri besler büyütür yaşlıları da daha çabuk ihtiyarlatır dedi ve sözünü şöyle sürdürdü. Talha ve Zübeyd Küfelilerin düğünlerinde süt ve bal şerbeti dağıtırlardı. Talha’ya denildi ki: “Onlara şerbet dağıtmıyor musun?” O da şöyle dedi: “Benim sebebimle bir Müslümanın sarhoş olmasını istemem.”

Nesai, Eşribe: 58 Hn: 5661; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Ubeyde r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#7,124
İnsanlar ne olduğunu bilmediğim içecekler ortaya koydular yirmi yıldır bal şerbeti, su ve sütten başka bir şey içmiyorum.

Nesai, Eşribe: 58 Hn: 5660; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

İbn Mes’ud r.a’tan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#7,123
İnsanlar mahiyetini bilmediğim pek çok isimler vererek bir çok meşrubat ortaya koydular. Yirmi yıldan beri -Bir rivayette kırk yıldan beri- su ve sevikten başka bir şey içmiyorum dedi ve meyve sularını zikretmedi. 

Nesai, Eşribe: 58 Hn: 5659; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Said b. Abdurrahman b. Ebza r.a’nin babasından rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#7,122
Ubey b. Kab’a içilecek şeylerden sordum, o da şöyle söyledi. Bal şerbeti iç, su iç, sevik iç ve küçükken alışıp içtiğin sütü iç. Ben: “Şarap hakkında ne dersin?” deyince: “Şarap mı istiyorsun? Şarap mı istiyorsun?” dedi.

Nesai, Eşribe: 58 Hn: 5658; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Enes r.a’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#7,121
Ümmü Süleym’in ağaçtan oyularak yapılmış bir bardağı vardı. Ümmü Süleym r.anha der ki: Rasulullah s.a.v’e her türlü meşrubatı, suyu, bal şerbetini, süt ve şerbeti onunla verirdim. 

Nesai, Eşribe: 58 Hn: 5657; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Abdullah b. Said r.a’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#7,120
Ebu Usame r.a’den işittim şöyle diyordu: Şam, Mısır, Yemen ve Hicaz bölgesinde ilme düşkün Abdullahb. Mübarekten başka kimse görmedim. 

Nesai, Eşribe: 57 Hn: 5656; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Ebu Usâme r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#7,119
İbn-ül Mübarek’ten işittim şöyle diyordu: Sarhoşluk veren şeyler hakkında kolaylık gösteren İbrahim’den rivayet olunan hadislerden başka hiç sahih hadis görmedim. 

Nesai, Eşribe: 57 Hn: 5655; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Ebu Miskin r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#7,118
İbrahim’e şöyle sordum: Biz üzüm suyunun tortusunu temizliyoruz sonra kuru üzüm koyup üç sefer tortusunu süzüyoruz sonra da onu ekşiyinceye kadar bekletip içiyoruz. O da şöyle dedi: Mekruh olur.

Nesai, Eşribe: 57 Hn: 5653; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Ebu Ma’şer r.a'den rivâyete göre, İbrahim şöyle demiştir:

#7,117
“Kaynatılmış şerbet içmekte bir sakınca yoktur.”

Nesai, Eşribe: 57 Hn: 5652; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

İbrahim r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#7,116
Bir kimse bir şey içer de sarhoş olursa onu bir daha içmemesi gerekir. 

Nesai, Eşribe: 57 Hn: 5651; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Said b. Müseyyeb r.a’ten rivâyete göre,

#7,115
içkiye aklı giderip bulanık hale getirdiği için “Hamr” denilmiştir. Said b. Müseyyeb her şeyin tortusu üzerine yenisini ilave ederek şerbet yapmayı hoş görmezdi. 

Nesai, Eşribe: 56 Hn: 5650; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Said b. Müseyyeb r.a şöyle demiştir:

#7,114
“Şerbetin tortusu onun şarabıdır.” 

Nesai, Eşribe: 56 Hn: 5649; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Said b. Müseyyeb r.a’ten rivâyete göre, 

#7,113
şerbetin tortusunu keskinleşmesi ekşiyip şarap haline gelmesinden dolayı yeni şerbete katılmasını hoş görmezdi.

Nesai, Eşribe: 56 Hn: 5648; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Ebu Osman Nehdi değil’dan rivâyete göre, 

#7,112
Ümmül Fadl Enes b. Malik’e bir adam göndererek testide yapılan şerbetin hükmünü sordu. Enes’te oğlu Nadr’ın testide şerbet yaptığını ve sabah yapılan şerbeti akşam içtiğini söyledi. 

Nesai, Eşribe: 56 Hn: 5647; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Abdullah r.a’tan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#7,111
Süfyan’a şerbetten soruldu. O da şöyle dedi: “Akşam yap sabah iç”

Nesai, Eşribe: 56 Hn: 5646; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Bessam r.a’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#7,110
Ebu Cafer’e şerbetin hükmünü sormuştum, o da: Ali b. Hüseyin’e akşamdan şerbet yapılır sabahleyin içer sabahleyin yapılanı da akşam içerdi dedi. 

Nesai, Eşribe: 56 Hn: 5645; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

İbn Ömer r.a'den rivâyete göre, 

#7,109
kendisine kuru üzümden bir kapta şerbet yapılır o günün akşamına içerdi. Akşamleyin yapılanı da gündüz içerdi ve o kapları tertemiz yıkar ve içersinde tortu bırakmazdı. Biz de bu kaplarda yapılan şerbeti bal gibi içerdik.

Nesai, Eşribe: 56 Hn: 5644; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

İbn Abbas r.a’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#7,108
Rasulullah s.a.v’e kuru üzümden şerbet yapılırdı ve bir kaba koyulurdu ve o gün ertesi gün ve ondan sonraki gün o şerbetten içerdi, üçüncü günün sonunda ya kendisi içer veya başkasına içirirdi yine bir şeyler kalırsa dökülürdü.

Nesai, Eşribe: 56 Hn:5643-5641-5642; Müslim, Eşribe: 9; Ebû Davud, Eşribe: 10

İbn-üd Deylemî babasından rivâyet ederek şöyle demiştir: 

#7,107
Ey Allah'ın Rasulü dedik. Bizim üzümlerimiz var onları nasıl değerlendirelim? “Kurutursunuz. Akşam ıslatırsınız sabah içersiniz sabah ıslatıp akşam içersiniz, şerbeti tulumlarda yapınız testilerde yapmayınız tulumlarda bekleyince sirke olur” buyurdu.

Nesai, Eşribe: 56 Hn: 5640; Ebû Davud, Eşribe: 10; Dârimi, Eşribe: 13

Feyrûz r.a’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#7,106
Rasulullah s.a.v’in yanına giderek şöyle dedim: “Ey Allah'ın Rasulü! Bağlarım var, Allah da içkiyi haram kıldıüzümlerimi ne yapmalıyım?” Rasulullah s.a.v: “Kurutursun”  buyurdu. “Kurusunu ne yapacağım?” deyince “Akşam ıslatır suyunu sabah içersiniz sabah ıslatıp akşam içersiniz” buyurdu. “Keskinleşinceye eşiyinceye kadar bekletebilir miyiz?” diye sordum. Şöyle buyurdu: “Testilere koymayın tulumlara koyun, tuluklarda bekleyince sirke olur”buyurdu. 

Nesai, Eşribe: 56 Hn: 5639; Ebû Davud, Eşribe: 10; Dârimi, Eşribe: 13

Şa’bî r.a’den rivâyete göre, 

#7,105
meyve suları hakkında “Köpürüp ekşimemişse üç gün süreyle iç” dedi. 

Nesai, Eşribe: 55 Hn: 5638; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Ata’dan rivâyete göre, 

#7,104
meyve suları hakkında şöyle demiştir: “Köpürünceye kadar iç.” 

Nesai, Eşribe: 55 Hn: 5637; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Hişam b. Âiz el Esedî r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#7,103
İbrahim’e meyve sularının hükmünü sordum. Köpürmediği tadı ve keskinliği normal olduğu sürece iç dedi. 

Nesai, Eşribe: 55 Hn: 5636; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Said b. Müseyyeb r.a’ten rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#7,102
“Meyve sularını köpüklenmeden iç.”

Nesai, Eşribe: 55 Hn: 5635; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

İbn Abbas r.a’tan işittim şöyle diyordu: 

#7,101
Vallahi ateş bir şeyi ne helal kılar ne de haramlaştırır. İbn Abbas bu sözünü içki kaynatılınca helal olur sözü üzerineaçıklama şeklinde söylemiştir.

Nesai, Eşribe: 54 Hn: 5634; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Ebu Sabit es Sa’lebi r.a'den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#7,100
İbn Abbas’ın yanındaydım bir adam geldi ve meyve sularının hükmünü sordu. İbn Abbas: “Taze ise iç” dedi. Adam kaynattım fakat kalbimde şüphe var dedi. İbn Abbas: “Peki onu kaynatmadan önce içer miydin?” dedi. Adam: “Hayır” deyince, İbn Abbas: “Öyleyse ateş Kaynatmak haram olan bir şeyi helal kılmaz” dedi. 

Nesai, Eşribe: 54 Hn: 5633; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Mekhül r.a’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#7,099
Her sarhoşluk veren haramdır.

Nesai, Eşribe: 53 Hn: 5632; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Abdülmelik b. Tufeyl el Cezerî r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#7,098
Ömer b. Abdülaziz bize şunu yazmıştı: “Üzüm suyunu üçte biri kalıncaya kadar kaynatılmadan içmeyiniz. Tüm sarhoşluk veren şeyler haramdır.” 

Nesai, Eşribe: 53 Hn: 5631; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Enes b. Sirin r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#7,097
Enes b. Malik r.a’ten işittim söyle diyordu: Nuh a.s ile şeytan üzüm ağacının meyvesi konusunda münakaşa ettiler. Nuh a.s: “Benimdir; insanlar helal gıda olarak yiyecekler” dedi. Şeytan da: “Benimdir içki olarak içecekler” dedi. Üçte biri Nuh a.s’a yani helal olarak yiyeceklere üçte ikisi de içki olarak kullanacaklara kalmak üzere anlaştılar.

Nesai, Eşribe: 53 Hn: 5630;  Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Beşir b. el Muhacir r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#7,096
Hasan-ı Basriye:“Meyve sularının kaynatılmalarının hükmünü sordum. Üçte biri kalıncaya kadar kaynatılmalıdır” dedi.

Nesai, Eşribe: 53 Hn: 5629; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Ebu Reca r.a’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#7,095
Hasan-ı Basriye: “Üzüm suyu yarısı buharlaşıncaya kadar kaynatılırsa içilir mi?” diye sordum.“Hayır onu içme” dedi.

Nesai, Eşribe: 53 Hn: 5628; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Said b. Müseyyeb r.a şöyle derdi:

#7,094
“Üzüm suyu üçte biri kalıncaya kadar kaynatılırsa onun yenilip içilmesinde bir sakınca yoktur.” 

Nesai, Eşribe: 53 Hn: 5627; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Ya’la b. Ata r.a’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#7,093
Said b. Müseyyeb’ten işitmiştim bir bedevi yarısı buharlaşıncaya kadar kaynatılan şıra Pekmez içilir mi?  diye sormuştu. O da: “Hayır üçte biri kalıncaya kadar kaynatılmalıdır” dedi.

Nesai, Eşribe: 53 Hn: 5626; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Ebu Musa el Eş’arî r.a’den rivâyete göre,

#7,092
üzüm suyunun kaynatılıp üçte ikisi buharlaşıp üçte biri kalıncaya kadar kaynatılanından içerdi. 

Nesai, Eşribe: 53 Hn: 5625; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Said b. Müseyyeb r.a’ten rivâyete göre,

#7,091
Ebu’d Derda şıralardan üçte biri kalıp üçte ikisi buharlaşıncaya kadar kaynatılanları içerdi. 

Nesai, Eşribe: 53 Hn: 5624; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Davud r.a’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#7,090
Said’e Ömer’in hangi tür pekmezi helal saydığını sordum. Üçte ikisi buharlaşıp biri kalıncaya kadar kaynatılan pekmezleri dedi.

Nesai, Eşribe: 53 Hn: 5623; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Şa’bî r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#7,089
Ali insanlara katılaşıncaya kadar kaynatılan şıranın yenmesini emrederdi. Bir sinek o kaynatılan pekmezin içersinedüşerse, katılığından dolayı pekmezden çıkamıyordu.

Nesai, Eşribe: 53 Hn: 5622; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Abdullah b. Yezid el Hatmî r.a anlatıyor:

#7,088
Ömer bize şu mektubu yazmıştı şimdi içtiklerinizin üçte ikisi olan şeytanın payı buharlaşıncaya kadar kaynatın; o içeceklerinizden ikisi şeytanın payıdır biri de sizin payınızdır.

Nesai, Eşribe: 53 Hn: 5621; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Amir b. Abdullah r.a’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#7,087
Ömer’in Ebu Musa’ya yazdığı şu mektubu okumuştum. Şimdi yanıma Şamdan bir kafile geldi yüklerinde, deveye sürülen katran gibi siyah ve katı şerbet pekmez var. Kendilerine bunu ne kadar kaynattıklarını sordum. Bana üçte biri kalıp üçte ikisi buharlaşıncaya kadar kaynattıklarını haber verdiler, üzüm suyu kaynatılırken üçte biri kayboluncaya kadar kaynatılırsasarhoşluk veren durumu diğer üçte biri kayboluncaya kadar kaynatılırsa da şarap kokusu yok olurmuş, bu sebeple oradaki insanlara emret üzüm suyu üçte biri kalıncaya kadar kaynatılan pekmezden içsinler.

Nesai, Eşribe: 53 Hn: 5620; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Süveyd b. Gafele r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#7,086
Ömer b. Hattab bazı valilerine şöyle yazdı: “Müslümanlar üzüm suyunun üçte biri kalıp ikisi buhar olarak  üçüncüye kadar kaynatılarak meydana getirilmiş pekmezden içmelerine ve yemelerine izin veriniz.” 

Nesai, Eşribe: 53 Hn: 5619; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

İbn Sirin r.a şöyle demiştir:

#7,085
“Üzümü pekmez yapana sat içki yapana satma.”

Nesai, Eşribe: 52 Hn: 5618; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Mus’ab b. Sa’d r.a’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#7,083
Sa’d’ın bağları ve çok üzümleri vardı, işlerini gören güvendiği bir kimsesi vardı. Bir yıl üzümleri çokolmuştu bu sebeple o güvendiği kimse Sa’d’a mektup yazarak; “Bu yıl üzümlerin boşa gideceğinden korkuyordum. Uygun görürsen içki yapan kimselerse verip öylece değerlendireyim” dedi. Bunun üzerine Sa’d bir mektup yazarak: “Mektup’un sana ulaşır ulaşmaz işimdenel çek, Allah’a yemin olsun ki bundan sonra hiçbir konuda sana güvenim kalmamıştır” dedi ve adamı işinden uzaklaştırdı.

Nesai, Eşribe: 52 Hn: 5617; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

İbn Tavus r.a babasından rivâyete göre, 

#7,080
şarap yapan kimseye üzüm satmayı hoş görmezdi. 

Nesai, Eşribe: 51 Hn: 5616; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Câbir r.a’den rivâyete göre, 

#7,076
Yemenden ceyşan ve ceysan kabilesinden bir adam gelerek Rasulullah s.a.v’e kendi memleketlerinde Mısır’dan yapılan ve mizr adını verdikleri içkiden sordu. Bunun üzerine Rasulullah s.a.v: “O dediğiniz içki sarhoşluk verir mi? ”buyurdu. O da: “Evet” deyince, Rasulullah s.a.v: “Her sarhoşluk veren haramdır. Allah sarhoşluk veren şeyleri içenlere kıyamette “Tıynet-i habal” içireceğini bildirmiştir”  buyurdu. Oradakilerden “Tıynet-i habal” nedir diye sorduklarındaşöyle buyurdu:  “Cehennemliklerin teridir veya onlardan akan şeylerdir.”

Nesai, Eşribe: 49 Hn: 5613; Ebû Davud, Eşribe: 5; Müsned: 14351

Saib b. Yezid r.a anlatıyor: 

#7,074
Ömer yanımıza geldiğinde: “Ben falan kimsede içki kokusu seziyorum sanki ıtıla = bir çeşit içki kokusudur. Ona ne içtiğini soracağım eğer içtiği içki sarhoşluk verici ise kendisini değnekleyeceğim” dedi. Dediği gibi çıkınca adama tam ceza uygulayarak değnekledi.

Nesai, Eşribe: 48 Hn: 5612; Muvatta', Eşribe: 1

Utbe b. Ferkad r.a’ten rivâyete göre, şöyle demiştir:

#7,072
Ömer’in içtiği şerbet sirkeye dönüşmüştü aşağıdaki hadis bu hadisin sahih olduğuna delildir.

Nesai, Eşribe: 48 Hn: 5611; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Said b. Müseyyeb r.a anlatıyor: 

#7,070
Sekif, Ömer’le karşılaştı ve ona şerbet verdi. Ömer nebizi alıp ağzına yaklaştırınca keskinleştiğinden dolayı hoşuna gitmedi ve biraz su katarak hafifletti ve siz de böylece yapın dedi. 

Nesai, Eşribe: 48 Hn: 5610; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Ebu Rafi r.a’den rivâyete göre, Ömer b. Hattab şöyle demiştir:

#7,068
“Şerbetleriniz çok ekşiyip keskinleşince su katarak hafifletin.” Abdullah kendi rivayetinde ekşiyip keskinleşmeden demiştir.

Nesai, Eşribe: 48 Hn: 5609; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Halid b. Hüseyin r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#7,066
Ebu Hüreyre r.a’den işittim şöyle diyordu: Rasulullah s.a.v’in bazı günlerde oruç tuttuğunu biliyordum, iftar edeceği saati bekleyip akşam vakti kabak içersinde yaptığım şerbeti götürdüm ve: “Ey Allah'ın Rasulü! Bu gün oruçlu olduğunu öğrendim iftar için Sana şerbet hazırladım.” Rasulullah s.a.v: “Ey Ebu Hüreyre onu bana ver” dedi. Ben de O’nu ona verdim çok ekşimiş ve keskinleşmişti bunun farkına varınca: “Al bunu bahçeye dök çünkü bu Allah’a ve ahiret gününe inanmayanların içkisidir”buyurdu. 

Nesai, Eşribe: 48 Hn: 5608; İbn Mâce, Eşribe: 16; Ebû Davud, Eşribe: 12

Ebu Mes’ud r.a’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#7,064
Kabe’nin yanında Rasulullah s.a.v susamıştı su istedi tulumdan şerbet verdiler. Rasulullah s.a.v eline aldı kokladı ve yüzünü ekşitti. Bunun üzerine bana biraz zemzem verin dedi zemzemi o şerbete döktü ve içti. Bunun üzerine bir adam o haram mıdır? Ey Allah'ın Rasulü dedi. Peygamber s.a.v’de: “Hayır” buyurdu.

Nesai, Eşribe: 48 Hn:5607; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Amr b. Said’in kızı Rukayye r.anha’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#7,062
İbn Ömer’in evindeyim kendisi için akşamleyin kuru üzüm suya ıslatılıyor sabahleyin de onun şerbetini içiyordu sonra suyu alınan üzüm kurutuluyor üzerine tekrar kuru üzüm ilave ediliyor ve ikisi birlikte suya ıslatılıyor yine ertesi sabah onun şerbetini de içiyordu ertesi gün iki sefer suyu alınan üzümü atıyordu.

Nesai, Eşribe: 48 Hn:5606; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

İbn Ömer r.a'den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#7,061
“Her sarhoşluk veren içkidir ve her sarhoşluk veren de haramdır.”

Nesai, Eşribe: 48 Hn:5603-5604-5605; Dârimi, Eşribe: 8; Müslim, İman: 21

İbn Ömer r.a'den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#7,060
“Sarhoşluk veren her şeyin azı da çoğu da haramdır.”

Nesai, Eşribe: 48 Hn: 5602; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Zeyd b. Cübeyr r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#7,059
İbn Ömer’e içilecek şeylerden sormuştum. O da şöyle demişti: “Keskinleşip köpüren ve içki haline gelen her şeyden sakın.”

Nesai, Eşribe: 48 Hn: 5601; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

İbn Ömer r.a’den rivâyete göre,

#7,058
Bir adam içilecek şeylerden sormuştu da:“Keskinleşip köpüren ve içki haline gelen her şeyden sakın” demişti.

Nesai, Eşribe: 48 Hn: 5600; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

İbn Ömer r.a şöyle demiştir: 

#7,057
Peygamber s.a.v Kabe’de, Rüknün yanında iken bir adam elinde bir bardakla bir meşrubat ikram etmişti. Rasulullah s.a.v onu içmek için bardağı ağzına götürdü ve çok keskin buldu bardağı sahibine iade etti, orada bulunanlardan biri; “Ey Allah'ın Rasulü o haram mıdır?” diye sordu. Rasulullah s.a.v: “Adamı bana çağır” dedi. Adamı bulup getirdiler. Adam’dan bardağı aldı bir bardak su istedio suyu o meşrubatın içersine döktü ve ağzına götürdü içti ve yüzünü ekşitti sonra aynı şekilde tekrar su getirtti ve o meşrubatın içersine döktü ve şöyle buyurdu: “Bu kaplarınızdaki meşrubatlarınız fazla keskinleşince onların keskinliğini su ile hafifletin” buyurdu. 

Nesai, Eşribe: 48 Hn: 5599; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Kays b. Vehban r.a'dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#7,056
İbn Abbas’a sordum: “Bir testim var içinde şerbet yapıyorum, iyice köpürüp köpüğü yok oluncada içiyorum. İbn Abbas: Bunu ne kadar zamandır yapıp içersin diye sordu. O da: “Yirmi yıldır” -bir rivayette kırk yıldır- dedi. Bunun üzerine İbn Abbas: “Ne kadar çok zamandır damarların necis şeylerle sulanmış ve o şeyle tiryaki olmuşsun ”dedi.

Nesai, Eşribe: 48 Hn: 5598; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Ebu Cemre Nasr r.a'dan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#7,055
İbn Abbas’a şöyle dedim: “Ninem testide tatlı şerbet yapıyor ondan içiyorum çok içip toplum arasına oturunca sarhoş olup dengesizlik yapacağımdan da korkuyorum…” Bunun üzerine İbn Abbas şöyle dedi: Abdülkays kabilesinden bir heyet Rasulullah s.a.v’in yanına gelmişti, Rasulullah s.a.v onlara:“Hoş geldiniz geldiğiniz iyi oldu, geldiğinizden dolayı pişman da olamazsınız rezil de olamazsınız”buyurdu. Onlar da: “Ey Allah'ın Rasulü! Seninle bizim aramızda müşrik bir toplum var bu yüzden Sana her zaman gelip gidemeyiz ancak hac mevsiminde yani haram aylarda gelebiliriz. Bu yüzden bize öyle bir şey söyle ki onu yapınca Cennete girelim ve onunla kavmimizi uyarıp davet edelim” dediler. Rasulullah s.a.v’de şöyle buyurdu: “Size üç şeyi emredip dört şeyden de sizi sakındıracağım; emredeceklerim Allah’a imandır. Allah’a iman ne demektir bilir misiniz? ” Onlar da: “Allah ve Rasulü en iyi bilendir” dediler. Rasulullah s.a.v şöyle buyurdu:“Allah’tan başka gerçek hiçbir ilah olmadığını kabul etmenizdir. Sonra namazlarınızda devamlı ve duyarlı olmanızdır. Zekatı güzelce verip ganimetlerin beşte birini vermenizdir. Sizi dört çeşit kapta yapılan içkilerden de yasaklıyorum kabak, tahta fıçı, testi ve ziftlenmiş  sırlanmış küplerde yapılan içkiler.” 

Nesai, Eşribe: 48 Hn: 5597; Ebû Davud, Eşribe: 7; Müslim, İman: 6

Ebu Cemre r.a'den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#7,054
İnsanlarla İbn Abbas arasında tercümanlık yapıyordum. Bir kadın gelerek testide yapılan meşrubatın hükmünü sordu, ona o meşrubatın haram yasak olduğunu söyledi. Ben de Ey İbn Abbas ben yeşil çanakta tatlı şerbet yapıyorum, onu içince karnım gurulduyor dedim. Bunun üzerine bana: “Baldan tatlı bile olsa ondan içme!” dedi. 

Nesai, Eşribe: 48 Hn: 5596; Müsned: 2991

İbn Abbas r.a’tan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#7,053
Sadece ham Çağla hurmadan yapılan Nebiz = bir çeşit bira)da haramdır.” 

Nesai, Eşribe: 48 Hn: 5595; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Uyeyne b. Abdurrahman r.a babasından naklederek şöyle diyor: 

#7,052
Bir adam İbn Abbas’a: Ben Horasanlıyım ülkemiz soğuktur, üzümden, kuru üzümden ve diğer meyvelerden içkiler yapıp içiyoruz. Bu konu beni rahatsız ediyor dedi ve pek çok içki çeşidi saydı. İbn Abbas’ta bu kadar içki çeşidini anlıyamadı sanıyorum. İbn Abbas o adama: “Pek çok içki isimleri söyledin hurma, üzüm ve diğer meyvelerden yapılan ve her sarhoşluk veren içkiden uzak dur” dedi.

Nesai, Eşribe: 48 Hn: 5594; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Uyeyne b. Abdurrahman r.a babasından naklederek şöyle diyor: 

#7,051
Bir adam İbn Abbas’a: Ben Horasanlıyım ülkemiz soğuktur, üzümden, kuru üzümden ve diğer meyvelerden içkiler yapıp içiyoruz. Bu konu beni rahatsız ediyor dedi ve pek çok içki çeşidi saydı. İbn Abbas’ta bu kadar içki çeşidini anlıyamadı sanıyorum. İbn Abbas o adama: “Pek çok içki isimleri söyledin hurma, üzüm ve diğer meyvelerden yapılan ve her sarhoşluk veren içkiden uzak dur”  dedi.

Nesai, Eşribe: 48 Hn: 5593; Müsned: 2991

İbn Abbas r.a’tan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#7,050
Allah ve Rasulünün haram kıldığı şeyleri haram kılmaktan kim sevinecekse nebiz = bir çeşit birayı haram kılsın.

Nesai, Eşribe: 48 Hn: 5593; Müsned: 2991

Ebu’l Cüveyriyye el Cermî r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#7,049
Sırtını Kabe’ye dayamış olduğu İbn Abbas’a Bazak isimli içkiden sormuştum. O da şöyle dedi: Bazak içkisi Peygamber s.a.v’den sonra çıkmıştır sarhoşluk veren her şey adı ne olursa olsun haramdır. Ravi diyor ki bunu Araplardan ilk soran benim. 

Nesai, Eşribe: 48 Hn:5592; Buhârî, Eşribe: 9

İbn Abbas r.a’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#7,048
“İçkinin kendisi, azı ve çoğu ve her sarhoşluk veren meşrubat haram kılınmıştır.”

Nesai, Eşribe: 48 Hn:5589-5590-5591-5588; Müslim, Eşribe: 7; Dârimi, Eşribe: 7

Eban b. Sum’a’nın annesinden r.anhüma rivâyete göre,

#7,047
Âişe’ye içilecek şeylerden soranlara Âişe şöyle derdi:“Rasulullah s.a.v sarhoşluk eden her şeyi yasaklardı.”

Nesai, Eşribe: 48 Hn: 5587; Müslim, Eşribe: 7; Dârimi, Eşribe: 7

Hemmam’ın kızı Kerime r.anha, müminleri annesi Âişe’nin şöyle dediğini işitmiştir: 

#7,046
Kabakta meşrubat yapmaktan yasaklandınız, testide meşrubat yapmaktan yasaklandınız, ziftlenmiş kaplarda da şerbet yapmanız yasaklandı. ”Sonra kadınlara dönerek:  “Yeşil küplerde meşrubat yapmaktan sakının! Sevdiğiniz su bile olsa ve sizi sarhoş etse ondan asla içmeyin.”

Nesai, Eşribe: 48 Hn: 5586; İbn Mâce, Eşribe: 15; Müslim, Eşribe: 6

Amirî kabilesinden Decace kızı Cisre r.anha’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#7,045
Âişe’den işittim kendisine Nebiz = Bir nevi bira hakkında şöyle sormuşlardı: “Hurmayı sabah suya ıslatıp akşam içiyoruz akşam ıslatıp sabah içiyoruz caiz midir?” O da şöyle demişti: “Sarhoşluk veren hiçbir şeyi helal kılacak şekilde fetva verecek değilim, ekmek bile su bile olsa dedi ve üç sefer tekrarladı.”

Nesai, Eşribe: 48 Hn: 5585; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Âişe r.anha’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#7,044
“Her türlü meşrubatı için fakat sarhoşluk verenleri içmeyin.”

Nesai, Eşribe: 48 Hn: 5584; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Büreyde r.a’nin babasından rivâyete göre,

#7,043
Rasulullah s.a.v: “Kabak, testi, tahta fıçı ve sırlı küplerde meşrubat yapmayı ve bekletmeyi yasak etti.”

Nesai, Eşribe: 48 Hn: 5583; Dârimi, Eşribe: 3; Müslim, Eşribe: 6

Ebu Bürde b. Niyar r.a'dan rivâyete göre, Rasûlullah s.a.v şöyle buyurmuştur:

#7,042
“Bazı kaplarda bulunan meşrubattan için fakat sarhoşluk veren içkileri içmeyin.”

Nesai, Eşribe: 48 Hn: 5582; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Said b. Müseyyeb r.a’ten rivâyete göre, şöyle demiştir:

#7,041
Ömer b. Hattab Rabia b. Ümeyye’yi şarap içtiği için Hayber’e sürgün olarak göndermişti. O da Hiraklavarıp dinini terkederek Hristiyanlık dinine girdi. Bunun üzerine Ömer bundan sonra hiçbir Müslümanı sürgün etmeyeceğim dedi. 

Nesai, Eşribe: 47 Hn: 5581; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Dahhak r.a’tan rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#7,040
“Kim içki tiryakisi olarak ölürse son nefesinde dünyadan ayrılırken yüzüne Cehennem suyu hamim serpilir.”

Nesai, Eşribe: 46 Hn: 5580; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Abdullah b. Amr r.a’dan rivâyete göre, Peygamber s.a.v şöyle buyurdu:

#7,039
“Yaptığı iyiliği başa kakan, ana babaya isyan eden ve içki tiryakileri Cennete giremez.”

Nesai, Eşribe: 46 Hn: 5577; Müsned: 6251

Abdullah ed Deylemî r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir: 

#7,038
Abdullah b. Amr b. As’ın yanına girmiştim, kendisi Taif’te Veht ismi verilen bahçesinde idi. Kureyşten bir gençte -içki içtiği söylenen- onunla birlikteydi. Abdullah Rasulullah s.a.v' den şöyle işittiğini söyledi: “Kim bir yudum içki içerse kırk gün namazı kabul olunmaz. İçkiyi bırakıp tevbe ederse yine de Allah tevbesini kabul eder yine içki içmeye başlarsa kırk gün tevbesi kabul olunmaz. Yine tevbe ederse Allah tevbesini kabul eder. Yine içki içmeyedönerse Kıyamet günü Cehennemliklerden akan şeyleri o kimseye içirir.”

Nesai, Eşribe: 45 Hn: 5575; Müslim, Eşribe: 8; Dârimi, Eşribe: 3

Abdullah b. Amr r.a’dan rivâyete göre, Peygamber s.a.v şöyle buyurdu:

#7,037
“Kim içki içerse midesinde bulunduğu sürece Allah onun yedi gün sürece namazını kabul etmez. O süre içersinde ölürse kafir olarak ölür, içtiği içki aklını giderirse kırk gün namazı kabul olunmaz o süre içersinde ölürse kafir olarak ölür.”

Nesai, Eşribe: 44 Hn: 5574; Dârimi, Eşribe: 3; İbn Mâce, Eşribe: 4

İbn Ömer r.a’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#7,036
Kim, sarhoş olmasa bile içki içerse, midesine ve damarlarında şaraptan bir damla bulunduğu sürece namazı kabul olunmaz. O halde ölürse kafir olarak ölür. İçki içip sarhoş olan kimsenin kırk gün namazı kabul olunmaz o durumda ölürse de kafir olarak ölür.

Nesai, Eşribe: 44 Hn: 5573; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir. Bu hadislerde ki kafir olur itikadi değil ameli küfür olmalı allau alem…

Abdurrahman b. Haris r.a babasından naklederek şöyle diyor. 

#7,035
Osman’dan işittim şöyle diyordu: “İçki içmekten uzak durun çünkü o kötülüklerin anasıdır. Sizden önceki ümmetler arasında ibadetle meşgul olan bir adam vardı. Fahişe bir kadın ona kafayı taktı ve hizmetçisini göndererek; şahitlik için seni istiyoruz diye onu çağırttı, o hizmetçiyle beraber onun yanına kadar geldiler. Her bir kapıdan içeri girince hizmetçi kapıları kilitliyordu sonunda güzel bir kadının yanına geldi kadının yanında bir çocuk, bir kap içersinde de içki vardı. Kadın o gelen adama: Allah’a yemin olsun ki ben seni şahitlik için çağırmadım ya benimle ilişki kurarsın veya bu içkiden içersin veya buçocuğu öldürürsün. Adam öyleyse bana bir kadeh içki ver dedi. Kadın bir kadeh içki verdi, adam tekrar ver dedi ve sarhoş olunca kadınla zina etti çocuğu da öldürdü. İşte bu olaydan ibret alıp içkiden uzak durun! Allah’a yemin ederim ki şarap alışkanlığı ile iman bir arada olamaz mutlaka biri diğerini uzaklaştırır. 

Nesai, Eşribe: 44 Hn: 5572; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Mesruk r.a’tan rivâyete göre, şöyle demiştir:

#7,034
“Hakim hediye yerse haram yemiş olur. Rüşvet kabul ederse küfre kadar gider. Yine Mesruk derki: Şarap içen kafir olur. Küfrüne delil namazının kabul edilmemesidir.”

Nesai, Eşribe: 43 Hn: 5571; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

 İbn-ul Deylemî r.a Abdullah b. Amr’ın yanına girdi ve

#7,033
“Ey Abdullah Rasulullah s.a.v’den içki hakkında duyduğun bir şey var mıdır?” dedi. Bunun üzerine Abdullah: “Evet, Rasulullah s.a.v’den işittim şöyle diyordu: “Ümmetimden şarap içen kimsenin kırk gün namazı kabul olunmaz.”

Nesai, Eşribe: 43 Hn: 5570; Dârimi, Eşribe: 3; İbn Mâce, Eşribe: 4

Ebu Bürde b. Ebu Musa r.a’nın babasından rivâyete göre, şöyle derdi:

#7,032
“Allah’ı bırakıp ta şu direğe tapmam ile içki içmem arasında hiçbir fark yoktur.”

Nesai, Eşribe: 42 Hn: 5569; Sadece Nesâi rivâyet etmiştir.

Muhayriz r.a Rasûlullah s.a.v’in ashabından birinden nakleder: 

#7,031
Peygamber s.a.v şöyle buyurdu: “Ümmetimden bir kısmı şarap içerler ve onlara değişik isimler verirler.” 

Nesai, Eşribe: 41 Hn: 5564; Buhârî, Edahî: 3