Toplam 18,362 Hadis
Konular

Müzdelife Kategorisi

Amr b. Meymun şöyle diyordu:

#1,242 كُنَّا وُقُوفًا بِجَمْعٍ، فَقَالَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ: " إِنَّ الْمُشْرِكِينَ كَانُوا لَا يُفِيضُونَ حَتَّى تَطْلُعَ الشَّمْسُ، وَكَانُوا يَقُولُونَ أَشْرِقْ ثَبِيرُ، وَإِنَّ رَسُولَ اللَّهِ خَالَفَهُمْ، فَأَفَاضَ عُمَرُ قَبْلَ طُلُوعِ الشَّمْسِ
Biz, Müzdelife’de vakfe’de iken Ömer b. Hattab dedi ki: “Müşrikler güneş doğuncaya kadar Müzdelife’den ayrılmazlar ve ey sebir dağı güneşin ışıklarıyla aydınlan da biz Mina’ya hareket edelim derlerdi. Rasulullah (s.a.v.) onlara uymadı ve güneş doğmadan önce Mina’ya hareket etti, Ömer’de güneş doğmadan hareket etti.”

Buhari, Hac: 101; Tirmizi, Hac 60 Hn: 896; Nesai, Menasik: 213 ve diğerleri.ž Tirmizi: Bu hadis hasen sahihtir.

İbn Abbas r.a'dan:

#1,241 أَنّ النَّبِيَّ أَفَاضَ قَبْلَ طُلُوعِ الشَّمْسِ
“Rasülullah (s.a.v.), Müzdelife’den güneş doğmadan önce ayrılırdı.”

Tirmizi, Hac 60 Hn: 895; Ebu Davud, Menasik: 65; Buhari, Hac: 101 ve diğerleri.ž Tirmîzî: Bu konuda Ömer’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: İbn Abbâs hadisi hasen sahih olup cahiliye dönemi insanları güneş doğduktan sonra Müzdelife’den ayrılırlardı.

İbn Abbas r.a'dan:

#1,239 أَنّ النَّبِيَّ قَدَّمَ ضَعَفَةَ أَهْلِهِ، وَقَالَ: لَا تَرْمُوا الْجَمْرَةَ حَتَّى تَطْلُعَ الشَّمْسُ
“Peygamber (s.a.v.), ailesinden zayıf olanları Müzdelife’den öncelikle gönderdi ve güneş doğmadan önce şeytanı taşlamayın” buyurdu.

Buhari, Hac: 99; Müslim, Hac: 49; Tirmizi, Hac 58 Hn: 893 ve diğerleri.ž Tirmîzî: İbn Abbas hadisi hasen sahih olup ilim adamları uygulamalarını bu hadisle yaparlar zayıf ve güçsüz kimselerin Müzdelife’den erkenden çıkmasını ve Mina’ya ulaşmasının sakıncası yoktur derler. İlim adamlarının çoğunluğu uygulamalarını bu hadisle yaparak güneş doğmadan önce şeytanı taşlamazlar. Bazı ilim adamları ise geceleyin taşlamaya izin vermişlerdir. Doğru olan ve yapılması gereken uygulamaların bu hadise göre yapılmasıdır ki; “Gün doğmadan şeytan taşlanmaz” Sevrî ve Şâfii bu görüştedir.

İbn Abbâs (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#1,238 بَعَثَنِي رَسُولُ اللَّهِ فِي ثَقَلٍ مِنْ جَمْعٍ بِلَيْلٍ
“Rasülullah (s.a.v.) beni geceleyin Müzdelife’den yüklerimizle birlikte gönderdi.”

Buhari, Hac: 99; Müslim, Hac: 49; Tirmizi, Hac 58 Hn: 892 ve diğerleri. ž Tirmîzî: Bu konuda Aişe, Ümmü Habibe, Esma b. ebi Bekir ve Fadl b. Abbas’tan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizi: İbn Abbas'ın Rasülullah beni yüklerimizle gönderdi hadisi sahihtir. Şu’be bu hadisi; Müşaş, Atâ ve İbn Abbâs’tan rivâyet ederek “Peygamber (s.a.v.), ailesinden zayıf olanları Müzdelife’den öncelikli gönderdi” diye rivâyet etmiştir, ama bu hadisin senedi yanlıştır. Müşaş yanılarak Fazl b. Abbâs’ı da senede ilave etmiştir. İbn Cüreyc ve başkaları bu hadisi Atâ’dan ve İbn Abbâs’tan rivâyet ederler ve Fadl b. Abbas’ı ilave etmezler. Müşaş; Basralı olup kendisinden Şu’be rivâyet etmiştir.

Abdurrahman b. Yamer r.a. dedi ki:

#1,225 أَنَّ نَاسًا مِنْ أَهْلِ نَجْدٍ أَتَوْا رَسُولَ اللَّهِ وَهُوَ بِعَرَفَةَ، فَسَأَلُوهُ فَأَمَرَ مُنَادِيًا فَنَادَى: الْحَجُّ عَرَفَةُ، مَنْ جَاءَ لَيْلَةَ جَمْعٍ قَبْلَ طُلُوعِ الْفَجْرِ فَقَدْ أَدْرَكَ الْحَجَّ أَيَّامُ مِنًى ثَلَاثَةٌ، فَمَنْ تَعَجَّلَ فِي يَوْمَيْنِ فَلَا إِثْمَ عَلَيْهِ، وَمَنْ تَأَخَّرَ فَلَا إِثْمَ عَلَيْهِ
"Rasülullah (s.a.v.) Arafat’ta iken Necidlilerden bazı kimseler O’na gelip hac hakkında sordular. Rasülullah (s.a.v.)’de bir kimseyi görevlendirip şöyle ilan ettirdi: “Hac Arafat’tır her kim Müzdelife’de bulunması gereken gece gün aydınlanmadan önce gelip orada bulunursa hacca yetişmiş olur. Mina’da kalma süresi üç gündür acele edip memleketine dönüş için iki gün kalan günahkar sayılmaz üç günden fazla kalan da yine günahkar olmaz. Muhammed b. Beşşar dedi ki: Yahya’nın rivayetinde şu ilave vardır. “Bir adamı bu iş için görevlendirdi de o da bunu duyurdu.”

Tirmizi, Hac 57 Hn: 889 ve 890; Ebu Davud, Menasik: 68; Nesai, Menasik 203 ve diğerleri. 890- Yine Abdurrahman b. Ya’mer (r.a.)’den manâca önceki hadisin bir benzeri daha rivâyet edilmiş olup İbn ebî Ömer, Sûfyân b. Uyeyne’den naklederek: “Bu hadis Sûfyân es Sevrî’nin rivâyet ettiği hadislerin en sağlamıdır” der. ž Peygamber (s.a.v.)’in ashabından ve sonraki gelen kimselerin uygulamaları bu hadis üzeredir. Yani gün ağarmadan önce Arafat’ta bulunmayan kişi haccı kaçırmış demektir. Gün ağarmasından sonra gelmesi hac görevi için yeterli sayılmaz. O yaptığı umre olmuş olur bir sonraki yıl tekrar hac yapması gerekir. Sevrî, Şâfii, Ahmed ve İshâk bu görüştedirler. Tirmîzî: Şu’be’de Bükeyr b. Atâ’dan, Sevrî’nin rivâyetine benzer bir hadis rivâyet etmiş olup, şöyle demiştir: Carûd’tan işittim o da Vekî’den işittiğini söyledi. Vekî’ bu hadisi aktardıktan sonra: “Hacla alakalı vazifelerin anası bu hadistir” demiştir.

Abdullah b. Malik rahimullah'dan:

#1,224 صَلَّى بِجَمْعٍ، فَجَمَعَ بَيْنَ الصَّلَاتَيْنِ بِإِقَامَةٍ ، وَقَالَ: رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ فَعَلَ مِثْلَ هَذَا فِي هَذَا الْمَكَانِ
"İbn Ömer, Müzdelife’de bir kametle iki namazı bir arada kıldı ve “Rasülullah (s.a.v.)’in aynı yerde aynı şekilde yaptığını gördüm” dedi.

Buhari, Hac: 96; Tirmizi, Hac Hn: 887 ve 888; Nesai, Menasik: 190 ve diğerleri. 888- Saîd b. Cübeyr ve İbn Ömer’den de bu hadisin benzeri rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Muhammed b. Beşşâr, Yahya’dan diyerek rivâyet etmektedir. Doğrusu Sûfyân’ın rivâyet ettiği hadistir. Tirmizi: Bu konuda Ali, Ebu Eyyub, Abdullah b. Said, Cabir, Üsame b. Zeyd’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: İbn Ömer hadisinin Sûfyân’dan rivâyeti, İsmail b. ebî Hâlid’in rivâyetinden daha sahih olup Sûfyân hadisi sahih hasendir. İlim adamları bu hadisle amel ederler akşam namazı Müzdelife’ye gelmeden kılınmaz Müzdelifeye gelince iki namazı bir arada tek kametle kılmak gereklidir ve iki namaz arasında da nafile namaz kılınmaz ilim adamlarından bir kısmının tercihleri böyledir. Sûfyân es Sevrî bunlardan olup şöyle der: “Dilerse akşam namazını kılar yemeğini yer biraz istirahat edip kamet getirir ve yatsı namazını kılar.” Bazı ilim adamları ise: “Akşam ile yatsı namazını Müzdelife’de bir ezan ve iki kametle bir arada kılar.” Yani akşam namazı için ezan okur kamet getirir akşamı kılar sonra tekrar kamet getirip yatsıyı kılar. Şâfii’nin görüşü böyledir. Tirmîzî: İbn Ömer ve Saîd b. Cübeyr hadisi hasen sahihtir. Seleme bin Küheyl Said b. Cübeyr’den rivâyet etmektedir. Ebû İshâk ise; Mâlik’in oğullarından Abdullah ve Hâlid vasıtasıyla İbn Ömer’den rivâyet etmiştir.